Etiket: Sermayesini

  • ASKON, Katar sermayesini Türk teknoloji devleriyle buluşturuyor

    Anadolu Aslanları İşadamları Derneği (ASKON) 14-15 Kasım 2018 tarihleri arasında İstanbul Kongre Merkezi’nde, “Dönüşerek Daha Güçlüyüz” temasıyla “Smart Future Expo 2018 Akıllı Teknolojiler Zirvesi ve Sergisi” düzenleyecek. Diyarbakır Şube Başkanı Avukat Cevdet Nasıranlı, herkesi etkinliğe davet etti.

    Ticaret, sanayi, AR-GE, teknoloji, finansman, ihracat ve benzeri konularda müteşebbislere ve kuruluşlara gelişim ve büyüme için rehberlik yapmayı görev edinen, e-ihracat alanında Türkiye’nin en büyük ticaret portalı turkishbusinessplatform.com’u hayata geçiren ASKON, aralarında Türkiye’nin en büyük teknoloji markaları ve teknoparkların bulunduğu Türk üreticilerini ve girişimcilerini Katar sermayesi ile buluşturacak. Katar’ın elliye yakın önde gelen teknoloji firması Smart Future Expo 2018 kapsamında İstanbul’a gelerek, yerli yatırımcılar ve girişimcilerle ikili iş görüşmelerinde bulunarak ortak iş geliştirecekler.

    Dernek, 14-15 Kasım 2018 tarihleri arasında İstanbul Kongre Merkezinde, “Dönüşerek Daha Güçlüyüz’’ temasıyla “Smart Future Expo 2018’ Akıllı Teknolojiler Zirvesi ve Sergisi” düzenleyecek. Bir yıl içerde, bir yıl başka bir ülkede düzenlenecek olan zirvenin bu seneki konuk ülkesi Katar olacak.

    ASKON Diyarbakır Şube Başkanı Av Cevdet Nasıranlı, “Teknolojiyi yalnızca kullanan değil üreten ve ileri düzeye taşıyan ülkeler geleceği kurabilir. Milli değerlere bağlı yapımız ve yerli olmayı önemseyen misyonumuz ile ülkemizin dijital ve akıllı yeni dünya düzeninde söz sahibi olabilmesi için bilim ve teknoloji üretiminde yepyeni bir vizyon oluşturma amacıyla yola çıktık. Bu alanda topyekûn bir seferberlik başlatmanın zamanının geldiği bilinciyle, konumundan dolayı pek çok noktada dünyanın çeşitli uçlarını bir araya getiren Türkiye’nin, bilim ve teknoloji üretiminde de söz sahibi olması gerektiğine inanıyoruz. Türkiye artık teknoloji ithal eden ülke değil, ihraç eden ülke olmak zorundadır ve bunu başarabilecek güçtedir” dedi.

    “Yerli teknoloji üretimi ülkenin geneline yayılmalı”

    Ülkelerin büyümesi ve kalkınması için tek çıkış noktasının yüksek teknoloji üretiminden geçtiğine dikkat çeken Nasıranlı, “Küresel rekabet bugün ve gelecekte bilgiyi ve bilimi üretenlerin arasında gerçekleşecek. Hemen tüm sektörlerin teknoloji ve dijitalleşme ile dönüşümünü gerçekleştirebilmesinin yanında bilim ve teknoloji üretiminin temel motivasyon noktası olması zorunlu hale geldi. İşte bu motivasyon ile ülkemizde ve bölgemizdeki coğrafyada bilim ve teknoloji kullanımını yaygınlaştırmak, yerli teknoloji üretiminin ülkenin geneline yayılması tüm sektörlerin önceliği haline getirilmelidir. Bu konuda farkındalık ve bilinirlik sağlayacak ortamı oluşturmak, teknoloji tüketen değil teknoloji üreten nesiller yetiştirmeye katkı sağlamak süreci destekleyecek diğer adımlardır. Türkiye ekonomisinin dijitalleşme dalgasını yakalayarak yüksek katma değerli teknoloji üreten dijital bir ekonomiye dönüşmesi için çözüm platformu oluşturmak amacıyla Smart Future Expo Zirve ve Sergisinin ikincisini İstanbul Kongre Merkezinde 14-15 Kasım 2018 tarihlerinde düzenliyoruz. Tüm dostlarımızı ‘Türkiye’nin teknoloji ve dijital dönüşüm etkinliğinde ben de varım’ demeye davet ediyoruz” diye konuştu.

    10 binin üzerinde ziyaretçi bekleniyor

    Etkinlik, geleceğin teknoloji üreticileri ve hizmet sağlayıcılarının Türkiye’deki sanayici, iş dünyası temsilcileri ve yerel yöneticileriyle buluşması için planlanan en kapsamlı organizasyon olma özelliğini taşıyor. ASKON tarafından organize edilecek olan zirve ve sergiye iki gün boyunca başta bu yılın konuk ülkesi Katar’dan olmak üzere 10 binin üzerinde yerli ve yabancı ilgili profesyonel ziyaretçi, 150 konuşmacı ve 100 üzerinde fuar katılımcısı bekleniyor. Startup’ların ve teknolojik girişimcilerin teknoloji pazarına açılabilmeleri adına büyük büyük bir fırsat olacak etkinlik ile Türkiye’ye daha fazla sermayenin girmesi hedefleniyor.

  • (Özel Haber) Tüm Sermayesini 50 Yıllık Koleksiyonuna Verdi

    Siirtli koleksiyoner, saat, para, pul, plak, gazete-dergi ve sigara paketlerinden oluşan koleksiyonu için 50 yılını verdi. Koleksiyonerin neredeyse ömrünü ve tüm sermayesini harcayarak oluşturduğu koleksiyon görenlerin gözlerini kamaştırıyor.

    69 yaşındaki Tevfik Yeşilbaş, 50 yıl önce askerde hobi olarak başladığı koleksiyona yıllar sonra müteahhitlikten kazandığı tüm parasını ve ömrünü verdi. Yeşilbaş, kağıt ve madeni parayla başladığı koleksiyonunu daha sonra saat, gazete, dergi, pul, plak, piyango biletleri ve fotoğrafla zenginleştirdi. Osmanlı zamanından kalma kağıt ve madeni paralar, Cumhuriyet tarihinin ilk yıllarından kalma ve dünyanın her ülkesine ait sigara paketleri, Avrupa ülkelerinin 100 yıl önceki pulları, ulusal ve Siirt’in yerel gazetelerinin 50 yıl öncesinin baskıları, ilk çıkan plaklar, antika değerindeki saatlerden oluşan önemli eserler nadir koleksiyonda yer alıyor.

    OTOMOBİLLE TAKAS ETTİ

    1975 yılında koleksiyonuna paha biçilmez bir saati katmak için sıfır kilometre bir otomobili takas yapan ve 10 bin lira ödeyen Yeşilbaş, koleksiyonuna büyük sermaye harcadı. Tüm eserlerinin yer aldığı koleksiyonunu Bahçelievler Mahallesi Hami Efendi Caddesi’nde bulunan 100 metrekarelik iş yerinde sergileyen Yeşilbaş, koleksiyona sağlık sorunları nedeniyle fazla ilgi gösteremediğini söyledi.

    Hastalığı yüzünden konuşmakta güçlük çeken Yeşilbaş, koleksiyonculuğa olan merakını şöyle anlatıyor, “50 yıl önce askeri görevimi yaparken koleksiyonculuğa olan merakım başladı. Orada koleksiyonculuğa merak saran asker arkadaşlarım vardı. O günden beri bu merak bende devam ediyor. Altın saat koleksiyonum vardı, zamanla çoğu saatler satıldı. Son zamanlarda sağlık sorunlarım nedeniyle zaman ayıramıyorum, güzel konuşamıyorum, derdimi anlatamıyorum. Pul koleksiyonum var, Türkiye’nin sayılı koleksiyonculardan aldığımız pul var. Türkiye’nin sayılı pulları koleksiyonumda şuan mevcuttur. Ama şimdi yaşlandım artık uğraşamıyorum” dedi.

    MADENİ PARALAR BALKONU ÇÖKERTTİ

    Yaklaşık 1 ton madeni parası olduğunu da belirten Yeşilbaş, madeni paralar yüzünden her gün eşiyle kavga ettiğini belirterek, “Koleksiyon zenginleşip büyüdükçe artık eve sığmaz oldu. Eşim bunları evden götürmemi istedi. Madeni paraları, evde yer olmadığı için balkona koymuştum. Bir gün balkonum çöktü” diye konuştu.

    “BU KOLEKSİYONUN MALİYETİ PARAYLA ÖLÇÜLEMEZ”

    Annesiyle ilgili başından geçen bir olayı daha anlatan Yeşilbaş, koleksiyonunun maliyetinin parayla ölçülemeyeceğini söyledi. Yeşilbaş, “Şırnak’ın Cizre ilçesinde çalışıyordum. Cebimde dolu para vardı. Annemi de hacca göndermek için, 30 dolar karşılığında deste deste Irak dinarı aldım. Ancak daha sonra annem vefat etti. Aradan yıllar geçtikten sonra da Saddam Hüseyin devrildi, deste paralar da elimde kaldı. Ayrıca 1975 yılında koleksiyonuma katacağım bir saat karşılığında sıfır kilometre bir otomobil ve 10 bin TL ile takas ettim. Koleksiyona harcadığım parayla Siirt’in en gözde yerlerini satın alabilecek durumdaydım. Koleksiyonun bana maliyeti parayla hesaplanamaz” şeklinde konuştu.

    “ÜZERİNDE KURT OLAN TÜRK PARALARI VAR”

    Yeşilbaş, Cumhuriyet tarihinin ilk yıllarından kalma paraları göstererek açıklamalarını şöyle sürdürdü:

    “Üzerinde kurt olan Türk paraları, hatta İsmet İnönü zamanında İngiltere’de bastırılan ancak daha sonra geminin batmasıyla tedavüle verilmeyen 50 kuruş ve 1 lira paralar var. Sigara koleksiyonumda ise, Cumhuriyetin ilk yıllarında ve dünyada tüm ülkelere ait sigara paketleri bulunuyor. İlk çıkan plaklar, dönemin ulusal ve Siirt’teki yerel gazeteleri bulunuyor. Büyük emek harcadığım bu eserlere artık ayıracak zamanım kalmadı. Bir çoğunun da ayrı bir hatırası bulunuyor.”