Etiket: Sermayeli

  • Yerli sermayeli platformda hedef; üretime destek vermek

    Sanalpazar CEO’su Aytemiş, “Platformun ana stratejisi daha fazla satıcıyı platformunda konumlandırmaktan ziyade yerli üreticiyi destekleyen, eğiten, donatan, yönlendiren, üretim kalitesini ve pazar payını artıran kurgular oluşturabilmek şeklinde tasarlandı” dedi.

    Yüzde 100 yerli sermaye ile kurulan sıfır ve ikinci el ürünlerin alınıp satıldığı online alışveriş platformu sanalpazar.com’un, mevcut faaliyetleri ve gelecek hedefleri paylaşıldı.

    Sanalpazar CEO’su Mümin Aytemiş, 9 yıllık süreçte birçok inovasyona imza attıklarını ve platformun alışveriş ekosistemi arasında kendisini daha farklı bir pozisyonda konumlandırdığını ifade etti.

    Aytemiş yaptığı açıklamada, “Sanalpazar.com’un ana stratejisi daha fazla satıcıyı platformunda konumlandırmaktan ziyade yerli üreticiyi destekleyen, eğiten, donatan, yönlendiren, üretim kalitesini ve pazar payını artıran kurgular oluşturabilmek şeklinde tasarlandı.Bu doğrultuda Anadolu’nun her şehrine yaptığı yatırımlar ile özellikle unutulmaya yüz tutmuş, pazar payını kaybetmiş, ticari modeli konvansiyonel kalmış birçok üreticiyi sanalpazar.com platformuna taşıyarak satıcılarının işlem hacimlerinde, gelir dengelerinde, pazar payı oranlarında büyük artışlar sağlatmıştır” dedi.

    Aytemiş, “Geride bıraktığı 9 yıllık ticari hayatında Türkiye’nin tüm şehirlerinden platforma üye yaptığı 7 milyona yakın müşterisi, 200 binin üzerinde satıcısı, milyonlarca ürün çeşidi, 5 milyar TL’ye yakın işlem hacmi, 20 milyar TL’nin üzerinde ürün/sayfa görüntüleme sayısı, binlerce farklı kategorideki 10 binlerce markayı platformunda konumlanması ve satışa sunması, 10 milyona yakın sipariş alması ve 50 milyon adedin üzerinde ürünü alıcısı ile buluşturması önemli bir başarı hikayesi olmuştur.

    Yine bu süreçlerin yönetimi konusunda da öne çıkan başarıları arasında ortalama sipariş teslim hızının 1.4 gün olması, müşteri tarafından gönderilen her türlü öneri-şikayet-talep bildirimlerinin yüzde 99’un üzerinde cevaplanma oranı ve ortalamada müşteriye dönüş hızının 12 dakika seviyesinde olması, şikayet platformlarında aynı sektördeki rakiplerinin üzerinde bir başarı puanı ile ilk ikide yer alması önemli başarılar olarak öne çıkıyor” ifadelerini kullandı.

    Aytemiş, yakın gelecekte e-ihracat süreçlerini de başlatarak satıcısına daha geniş pazarlar sunmayı hedefliyoruz. Güçlü ekip ve iş modeli kurgusu ile hem ülke ekonomisine hem de alıcı-satıcı ekosisteminde değer katmaya devam edeceğiz” dedi.

  • Yabancı sermayeli firmaların Bursa’daki yatırımları artıyor

    Bursa’da devler listesinde bulunan 42 firmanın 2017 yılındaki yatırım tutarı 6,5 milyar TL’ye yükseldi.

    BTSO’nun bu yıl 21’inci kez gerçekleştirdiği ‘İlk 250 Büyük Firma Araştırması’ kent ve ülke ekonomisine duyulan güven ve artan yatırımları da gözler önüne serdi. Buna göre 2017 yılında listede yabancı sermayeli 42 firma yer aldı. Listede yabancı payı bulunan firmaların ülkelere göre dağılımında ise Almanya 18 firma ile başı çekiyor. Almanya’yı 7 firma ile Fransa, 3’er firma ile Hollanda ve ABD, 2’şer firmayla ise Güney Kore ve İspanya takip ederken, İtalya, Japonya, İngiltere, Birleşik Krallık, İsviçre, Güney Afrika ve Lüksemburg sermayeli birer firma da 250 firma arasında bulunuyor. Bursa’nın devleri arasında yer alan 42 firmanın 19’u yüzde 100 yabancı sermaye ile faaliyet gösterirken, 23 firmadaki yabancı payı yüzde 90’ın üzerinde oldu.

    Firmaların cirosal büyüklüklerine göre listede yer alan yabancı sermayeli firmaların 2017 yılındaki yatırım iştahı da dikkat çekiyor. Söz konusu firmaların sermaye pay tutarları bir önceki yıla göre yüzde 44’lük artışla 4,5 milyar TL’den 6,5 milyar TL’ye yükselirken, öz sermayeleri yüzde 46 artışla 7,4 milyar TL’den 10,8 milyar TL’ye, cirosal büyüklükleri de yüzde 31 artışla 44,3 milyar TL’den 58,2 milyar TL’ye çıktı. Listede yer alan yabancı sermayeli 42 firma, katma değerde yüzde 35’lik artışla 7,5 milyar TL’ye, net aktiflerde yüzde 19’luk artışla 31,3 milyar TL’ye ulaştı. Dönem karlarını yüzde 50 artıran yabancı sermayeli firmalar, söz konusu rakamı da 2,4 milyar TL’den 3,6 milyar TL’ye yükseltti. Yabancı sermayeli firmaların Bursa ihracatına katkıları ise geçen yıla göre yüzde 6 artarak 9,6 milyar dolara çıktı.

    BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Türkiye’nin temelleri sağlam bir ekonomiye sahip olduğunu ifade ederek, “Türkiye, atılım yılı olarak belirlediğimiz 2017 yılında da üretimden ihracata kadar tüm ekonomik parametrelerde yüksek bir performans ortaya koymayı başarmıştır. Bu süreçte özellikle yabancı yatırımlardaki artış da kentimize ve ülkemize duyulan güvenin göstergesidir. Yatırımcısıyla birlikte kazanan Türkiye, ekonomik saldırılara ve engellere rağmen 2023, 2053 ve 2071 hedeflerine de kararlılıkla yürüyecektir” dedi.

    Başkan Burkay, performansıyla Türkiye ekonomisi için moral kaynağı olan Bursa’da yabancı sermayeli yatırımlardaki artışı da değerlendirdi. Bursa’nın Türkiye’nin dünyaya açılan kapısı niteliğinde olduğunu belirten İbrahim Burkay, şunları kaydetti:

    “Bizler tüm yatırımcılarımızı kentin bir değeri olarak ve Bursa firması olarak görmekteyiz. Yatırımcısıyla ortak bir gelecek hedefi doğrultusunda bütünleşerek, ‘Bursa Büyürse Türkiye Büyür’ inancını ortaya koyan tüm firmalarımızı yürekten kutluyorum. Bursa, başta yeni sanayi devriminin sembolü olan TEKNOSAB ve KOBİ OSB gibi projelerle birlikte ulusal ve uluslararası yatırımcılar için Türkiye’nin lokomotifliğini üstlenmeye devam edecektir.”

  • Kayyum atanan yabancı sermayeli şirkete Ukrayna Büyükelçisi’nden ziyaret

    Avrupa’nın en büyük tersanesi Ukrayna sermayeli DSV Yatçılık firmasını ziyaret eden Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Andrii Sybiha, firmanın sermaye ortağı Marmaris Yapı İnşaat Turizm Limited şirketi arasındaki anlaşmazlığa düşmesinden derin üzüntü duyduğunu belirtti. Büyükelçi, sorunun iki ülke arasındaki iyi niyet anlaşması çerçevesinde aşılabileceğini söyledi.

    Muğla’nın Marmaris ilçesi Bozburun Mahallesi’nde bulunan DSV Yatçılık firması hafta sonu sürpriz bir misafiri ağırladı. 80 milyon lira üzerinde yatırımı ile Türk ekonomisine büyük katkı sağlayan yabancı sermayeli DSV’nin sermaye ortağı Marmaris Yapı İnşaat Turizm firması geçtiğimiz günlerde şirketin zarar ettiğini öne sürerek mahkeme kararı ile kayyum atanmasını istemişti. Mahkeme şirketin talebini kısmen kabul ederek 3 kişiden oluşan kayyum atamış ancak şirketin faaliyetini ve müdürü Hülya Alizade’nin yetkilerinin devam etmesine karar vermişti.

    İki ortak arasında yaşanan anlaşmazlığı öğrenen Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Andrii Sybiha, hafta sonu Marmaris’e gelerek DSV’nin kurucu ortakları Ukraynalı iş adamı Valeriy Stepanenko ile şirketin kurucusu ve müdürü Hülya Alizade’ye tersanede ziyarette bulundu.

    Büyükelçi Sybiha ziyarette, DSV Yatçılığın Türkiye’de büyük yatırım yaparak yatçılık sektöründe dünyada ödüller aldığına dikkat çekti. Sybiha, açılan dava hakkında kurucu ortaklardan bilgi aldı.

  • Prof. Dr. Osman Okka: “Yabancı sermayeli bankaların davranışları kontrol altına alınmalıdır”

    KTO Karatay Üniversitesi İşletme ve Yönetim Bilimleri Fakültesi İşletme Bölümü Başkanı Prof. Dr. Osman Okka, 24 Haziran seçimleri öncesi dolar üzerinde yapılan ekonomik operasyonu değerlendirerek, “Amaç Türk ekonomisini çökertmek ve arkasından Türkiye’yi bölmektir. Türkiye’deki yabancı sermayeli bankaların davranışları kontrol altına alınmalıdır. Geçmiş tarihlerde serbest piyasada bunların doları nasıl tetiklediklerini, ekonomiyi alt üst ettiklerini gördük” dedi.

    24 Haziran seçimleri öncesi dövizde yaşanan hareketlilik ile ilgili değerlendirmelerde bulunan KTO Karatay Üniversitesi İşletme ve Yönetim Bilimleri Fakültesi İşletme Bölümü Başkanı Prof. Dr. Osman Okka, Türkiye’nin istikralı duruşunu bozmak isteyenlerin çeşitli araçları kullanarak ekonomik operasyona giriştiğini belirtti. Prof. Dr. Osman Okka, “Benzer yükselişleri 1997, 2000, 2001 tarihlerinde de görmüştük ve o dönem ekonomimiz büyük bir yıkıma sürüklendi. Şu anda ise ekonomimiz 2002 tarihine göre 3 kat daha güçlü, ekonomide serbest kur sistemi hakim ve iktidar ekonomiyi iyi derecede kontrol edip yürütüyor, bankacılık sistemi oldukça gelişmiş durumda, IMF ile ilgili bir borç politikamız yok ve hükümet ekonomik yönetime hakim. Ekonomi canlı bir varlık gibidir. Bazı yerler aksayabilir de hükümetin müdahalesiyle bunların çoğu giderilir. Fakat döviz ile Türk ekonomisini yıkmak için başlatılan saldırı çok farklı bir şey. Gördüğümüz kadarıyla döviz saldırısı küresel sermaye grupları ve emperyalist NATO ortaklarımız tarafından Türkiye’nin Suriye ve Irak’tan çıkması, İsrail karşıtı bir politika yürütmemesi, Akdeniz Gaz yataklarından pay almaması, küresel güç olmaması için yapılan Londra merkezli bir saldırıyı yaşıyoruz. Amaç Türk ekonomisini çökertmek ve arkasından Türkiye’yi bölmektir. Türkiye’deki yabancı sermayeli bankaların davranışları kontrol altına alınmalıdır. Geçmiş tarihlerde serbest piyasada bunların doları nasıl tetiklediklerini, ekonomiyi alt üst ettiklerini gördük” şeklinde konuştu.

    “15 Temmuz’un ardından bu kez ekonomi üzerinden saldırıyorlar”

    Dövizdeki hareketliliği Türkiye’nin başkanlık sistemine geçmesine bağlayan Prof. Dr. Okka, “Batı başkanlık sistemini kendisi kullanırken bize parlamenter sistemi dayattılar. En büyük tepkilerinden birisi sistem değişikliğine karşıdır” diye konuştu.

    Bugün ki dolar üzerinden yapılan spekülasyonların geçtiğimiz dönemlerde de farklı şekillerde karşımıza çıktığını aktaran Prof. Dr. Okka, “Bu saldırı 15 Temmuz gecesi tanklarla, uçaklarla, helikopterlerle yapıldı. Halkımız bu vahşi saldırıyı durdurdu. Böyle bir ekonomik saldırının geleceği çoktandır beklenmekteydi. Şimdi karşımıza çıktı. Burada Türkiye ekonomisinin çok güçlü ve sağlam olduğunu görüyoruz. Türk iş dünyasında, ekonomi çevrelerinde ve vatandaş nezdinde döviz kurları üzerinden bir panik ortamı üzerinden manipülatif bir sonuç almaya çalışıyorlar. Böyle bir harekete prim vermememiz gerekiyor” ifadelerini kullandı.

  • Türkiye’deki yabancı sermayeli şirket sayısı her geçen gün artıyor

    2017 yılında Türkiye genelinde kurulan yabancı sermayeli şirket sayısı, bir önceki yıla kıyasla yüzde 6,3 artış göstererek 5 bin 930’a çıktı ve son 5 yılın en yüksek seviyesine ulaşmış oldu.

    Medya takibinin önemli kurumu Ajans Press Türkiye’deki yabancı sermayeli şirket sayısını ve medya başlıklarını inceledi. Ajans Press’in Ekonomi Bakanlığı’nın Uluslararası Doğrudan Yatırım verilerinden ve medya yansımalarından derlediği bilgilere göre, Türkiye’de 2017 yılında kurulan yabancı sermayeli şirket sayısı, bir önceki yıla kıyasla yüzde 6,3 artış göstererek 5 bin 930’a çıktı ve son 5 yılın en yüksek seviyesine ulaşmış oldu. Böylelikle Türkiye’de 2012 yılında kurulan uluslararası sermayeli firma sayısı toplamda 33 bin 424 iken, 2017 sonu itibarıyla bu rakam 58 bin 594 olarak kayıtlara geçti.

    ITS Medya ve Ajans Press’in gerçekleştirdiği medya incelemesine göre yabancı sermayede yaşanan artışın haber çıkışlarıyla medyada da yer aldığı belirlendi. 2015 yılında 3 bin 520 olan haber sayısı, 2016’da 3 bin 40 geçtiğimiz yıl ise 4 bin 661 haber çıkışına konu oldu. Yabancı sermayeli şirketlerden 22 bin 559’u Avrupa Birliği (AB) ülkeleri sermayeli olurken, AB ülkeleri ortaklı şirketleri içindeki ilk sırayı 7 bin 151 şirketle Almanya aldı. AB’nin ardından 21 bin 309 şirketle, Yakın ve Orta Doğu ülkeleri geldi.

    Buna ek olarak, Türkiye’de son 5 yılda düzenli artış gösteren Asya sermayeli şirket sayısı 4 bin 230, Afrika sermayeli şirket sayısı ise 2 bin 530 olarak kayıtlara geçti. Yabancı sermayeli şirketlerde en çok toptan ve perakende ticaret sektörü faaliyet gösterirken, bu sektördeki şirketlerin sayısı 22 bin 319 olarak belirlendi. Toptan ve perakende ticaret şirketlerini , 9 bin 583 şirketle gayrimenkul, kiralama ve iş faaliyetleri izlerken, imalat sanayisinde faaliyet gösteren yabancı sermayeli şirket sayısı 7 bin 14, ulaştırma, haberleşme ve depolama hizmetleri alanında ise 5 bin 722 olarak belirlendi.