Etiket: Seri

  • Bandırma Kırmızı seri peşinde

    Türkiye Basketbol Ligi 13. hafta karşılaşmasında Bandırma Kırmızı sahasında Petkim Spor’u misafir ediyor. Kırmızılı gençler 04 Aralık Pazar günü saat 13:00’de başlayacak bu zorlu karşılaşmada seyircisinin desteğini bekliyor.

    Geçtiğimiz hafta deplasmanda Mamak Belediyesi Ankara DSİ takımı ile karşılaşan Bandırma Kırmızı sahadan 75 – 87 galibiyetle ayrılmıştı. Petkim Spor ise kendi sahasında konuk ettiği Samsun BŞB Anakent takımını ise 75 – 68’lik skorla mağlup etmişti. Ligde Bandırma Kırmızı’nın başarılı pivot oyuncusu Talat Alp Altunbey 13,1 sayı ortalaması ile oynarken Eray Akyüz ise 3,5 asist ortalamasını yakaladı. Tonye Frank Jekiri ise 10 ribaund ortalaması ile mücadele etti. Bandırma Kırmızı kendi sahasında oynayacağı önemli mücadelede seyircisinin desteğini bekliyor.

  • Türkiye’nin ilk hibrit otomobili Toyota C-HR seri üretimine başladı

    Türkiye’de üretilen ilk hibrit ve crossover araç olan Toyota C-HR, üretim hatlarından çıkmaya başladı. C-HR üretimi ile birlikte Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye fabrikasının ihracat yaptığı ülke sayısı 52’den 97’ye, üretim kapasitesi ise yıllık 150 bin adetten 280 bine çıktı. Toyota Türkiye Pazarlama ve Satış A.Ş. CEO’su Ali Haydar Bozkurt, Türkiye’de 2017 yılında 10 bin C-HR satmayı hedeflediklerini söyledi.

    Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye, 9 Kasım 2016 tarihinde Sakarya’da bulunan üretim tesislerinde Toyota C-HR’ın seri üretiminin başlaması vesilesiyle bir tören düzenledi. Törene, Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye CEO’su Hiroshi Kato, Toyota Motor Corporation İcra Komitesi Üyesi Moritaka Yoshida ve Toyota Motor Avrupa Genel Müdür ve CEO’su Dr. Johann van Zyl katıldı.

    İşe alımlar devam edecek

    Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye’nin 22 yıldan beri devam eden yüksek kaliteli otomobil üretim tecrübesinin ve yüksek mühendislik kabiliyetinin bir göstergesi olan Toyota C-HR projesi 350 milyon Euro’luk yatırımla gerçekleştirildi. Toyota C-HR ile yıllık 150 bin adet olan üretim kapasitesi 280 bin adede çıkarken, İŞKUR programları aracılığıyla 2 bin kişi için ek istihdam olanağı sağlandı. Çalışan sayısının 5 binin üzerine çıktığı fabrikada, önümüzdeki dönemde işe alımların devam edeceği belirtildi.

    Günlük 960 adet üretiliyor

    Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye’nin 22 yılda gerçekleştirdiği toplam yatırım tutarı ise 1.7 milyar Euro’ya ulaştı. Toyota C-HR’ın yanı sıra aynı hatta Corolla ve Verso modellerinin de üretimine devam edecek olan Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye, Eylül ayında üç vardiya üretime geçerek, günlük üretimini 960 adede çıkardı.

    Türkiye’den dünyaya ihraç edilecek

    Toyota C-HR’ın, Avrupa pazarından sonra, en büyük ihracat pazarı Amerika Birleşik Devletleri, Kanada gibi Kuzey Amerika ülkeleri olacak. Toyota C-HR, Tayvan, Afrika ve Ortadoğu ülkelerinin de aralarında olduğu toplam 45 yeni pazara daha Sakarya’dan ihraç edilecek. Üretim bu yıl yüzde 33, 2017 yılında ise yüzde 140 oranında artacak, ihracat oranı ise yüzde 90’a çıkacak. Böylece Toyota Otomotiv Sanayi, Toyota C-HR ile Türkiye’nin otomotiv ihracatına büyük katkı sağlayacak.

    Türkiye’de üretilen ilk hibrit otomobil

    Toyota C-HR, Türkiye’de üretilen ilk hibrit ve ilk crossover olurken, Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye ise Yeni Global Platform’da (TNGA) Japonya dışında üretim yapan ilk fabrika oldu. Gövde dayanıklılığını daha da artıran Yeni Global Platform, sağladığı düşük ağırlık merkezi sayesinde daha güvenli ve keyifli sürüş imkanı sunarken, diğer yandan aynı platform üzerinde ortak parçaların kullanılabilmesine olanak vererek verimlilik artışı da hedefliyor.

    87 yerel yan sanayi

    Toyota C-HR’ın barındırdığı Yeni Global Platformun gereksindirdiği yeni teknoloji yatırımları da yan sanayiler tarafından bu süreçte gerçekleştirildi. Buna paralel olarak kaliteli ve istenilen miktarda üretim yapılabilme potansiyeli artırılmış oldu. Toyota C-HR projesi ile birlikte mevcut durumda, ilave 8 firma dahil olmak üzere toplam 87 yerel yan sanayi ile çalışma gerçekleştiriliyor.

    “Sadece Avrupa’da değil, global düzeyde de en iyi fabrikalardan biriyiz”

    Gerçekleşen törende konuşan Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye Genel Müdür ve CEO’su Hiroshi Kato, ”Ürettiğimiz araçların yüksek kalitesi sayesinde bu önemli projeye Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye atandı. Bu Toyota’nın fabrikamıza olan bakışının ve güveninin en önemli göstergesidir. Sadece Avrupa’da değil, global düzeyde de en iyi fabrikalardan biriyiz. Çalışmalarımızın bir ödülü olarak, bugünkü tarihi dönüm noktası, bizim için yeni bir dönemin başlangıcını işaret ediyor. Toyota C-HR ile şirketimizin Türkiye’nin önde gelen ihracatçıları arasındaki konumu daha da ileriye taşınacak. Proje için, hükümetimiz ve yerel yöneticilerimizin yatırım ve istihdam ekseninde çok önemli destekleri oldu. Bunun için kendilerine müteşekkir olduğumuzu ifade etmek istiyorum. Bu güvene ve desteğe layık olmaya çalışacağız. Bugün bulunduğumuz yere; yetenekli, kalifiye ve işine yürekten bağlı çalışanlarımızla geldik. Hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Ayrıca yan sanayilerimize de bir ekip ruhu içerisinde yakın işbirlikleri ve katkıları için çok teşekkür ediyorum” dedi.

    Türkiye’de 2017 yılında 10 bin adet satılması hedefleniyor

    Toyota Türkiye Pazarlama ve Satış A.Ş. CEO’su Ali Haydar Bozkurt, “C-HR tüm ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de de çok ciddi talepler var. Son 6 ayda formla başvurmuş binlerce müşterimiz var. Aynı durum diğer ülkelerde de yaşanıyor. Genel olarak pazarlarda gelen talep kapasitenin iki katı kadar. Önemli olan ne kadar satabileceğimiz değil ne kadar araç bulunabilecek diye sormak lazım. Biz önümüzdeki yıl için bu kadar çok talebin arasında bir aksilik olmazsa 10 bin civarında adet satmayı planlıyoruz. Daha sonraki yıllarda bu sayılar artabilir. En azından Türkiye için öngördüğümüz adetler bunlar. Talebin gerisinde kalıyoruz” dedi.

    Müşterilerin hibrit talepleri yarı yarıya

    C-HR ile ilgili beklentinin satışların yarısının hibrit versiyon olacağı yönünde olduğunu ifade eden Bozkurt, “Önümüzdeki yıllarda diğer Avrupa ülkelerinde olduğu gibi hibritin lehine doğru zamanla artacağı yönünde. Müşteri beklentilerine baktığımızda şuanda talepleri yarı yarıya görüyoruz. Ancak Önümüzdeki yıl için hibrit lehine dönecektir, tüm dünyada böyle oldu” diye konuştu.

    “Trafikte yürüyen daha çevreci araçlar satacağız”

    Bozkurt, “Teşvik olmasaydı bu kadar adedi konvansiyonel motor olarak satardık. Teşvik olduğu için bunun yarısını daha çevreci hibrit satmış olacağız. Önemli etkisi var teşviğin, trafikte yürüyen daha çevreci araçları satmış olacağız” derken, müşteri profili olarak genç çiftlerin ön planda olduğunu söyledi.

  • Seri katil Atalay Filiz’i yakalayan ekibin başındaki emniyet müdürü tutuklandı

    İzmir’de FETÖ soruşturması kapsamında gözaltına alınan polislerden aralarında seri katil Atalay Filiz’in yakalanmasında ekibin başında olan Menderes İlçe Emniyet Müdürü Ramazan Karakuş da bulunduğu 20 polis tutuklandı.

    Fetullahçı Terör Örgütü’nün 15 Temmuz darbe girişiminin ardından başlatılan soruşturmada, örgütün emniyet teşkilatlanmasında, iddiaya göre akıllı cep telefonlarında kullanılan ’Bylock’ isimli şifreli program üzerinden iletişime geçerek örgüte bilgi aktarıp talimat alan emniyet personeli belirlendi. İzmir’de bu kapsamda 96 polis gözaltına alınmış, emniyetteki işlemleri biten aralarında Güvenlik Şube Müdürü Yusuf Uysal, emniyet müdürlerinin de bulunduğu 33 polis, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanmıştı.

    Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nde sorgulamaları tamamlanan 60 polisten 22’si polis dün adliyeye sevk edilmişti. 3 kişinin cinayet zanlısı olarak aranan ve geçtiğimiz 12 Haziran günü İzmir’in Menderes ilçesinde yakalanan seri katil Atalay Filiz’i yakalayan ekibin başında olan Menderes İlçe Emniyet Müdürü Ramazan Karakuş ve Çiğli İlçe Emniyet Müdürü Uğur Yıldız’ın da bulunduğu 20 polis tutuklandı. İzmir’de tutuklu polis sayısı 53’e yükselmiş oldu. 2 polis ise adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı.

    Soruşturma kapsamında emniyetteki işlemleri devam eden 41 polisin adliyeye sevk edileceği bildirildi.

  • Otokar, Altay tankında seri üretim için son teklifini verdi

    Otokar, Savunma Sanayii Müsteşarlığı’nın talebi üzerine, ana yüklenicisi olduğu Altay tankının seri üretimi için en son teklifini verdi.

    Otokar, Savunma Sanayii Müsteşarlığı’ndan gelen talep üzerine, ana muhabere tankı Altay’ın seri üretimi için son teklifini sunduğunu açıkladı. Projede ana yüklenici olarak görev alan Otokar, sadece kendisine yapılan davet üzerine Altay tankı için ilk seri üretim teklifini de geçtiğimiz Ocak ayında Savunma Sanayii Müsteşarlığı’na vermişti. Altay’ın seri üretimi için Otokar’ın sunduğu bu son teklif, 250 adet ALTAY’ın seri üretimi ve bunların Entegre Lojistik Destek faaliyetlerini kapsıyor. Teklifle birlikte en son teknoloji ürünü alt sistemlere sahip Altay tankının vakit kaybetmeden seri üretim çalışmalarının başlaması ve modern ana muharebe tanklarının bir an önce Türk Silahlı Kuvvetleri envanterine girmesi hedefleniyor.

    Türk Silahlı Kuvvetleri’nin lider tedarikçisi olarak bu milli göreve hazır olduklarını belirten Otokar Genel Müdürü Serdar Görgüç, projenin hızla hayata geçirilmesinin ardından Türkiye’nin kendi ana muharebe tankına sahip olacağını belirterek, şu değerlendirmeyi yaptı: “Türk savunma sanayisine yeni teknolojiler ve yetenekler kazandıran Altay ile ülkemizin savunma sanayiindeki dışa bağımlılığı önemli ölçüde azalacak. Altay’ın tüm tasarım ve fikri mülkiyet hakları, Türkiye Cumhuriyeti’ne ait olacak.

    Milli ana muharebe tankımız için, yüzde 100 milli sermayeye sahip bir üretici olarak insan kaynağımız, deneyimimiz, bilgi birikimimiz ve teknolojimizle üzerimize düşeni en iyi şekilde yerine getirmeye hazırız. Altay tankının konsept tasarımını ve prototip üretimini yaptık, testlerini başarıyla sürdürüyoruz. Bu dönemde ayrıca seri üretim dönemi için tüm altyapı gereksinimleri ve hat planlamalarını çalıştık, Milli Savunma Bakanlığı’ndan ana muharebe tankı üretimi için gerekli olan Üretim İzin Belgesi’ni aldık. Sözleşmenin imzalanmasıyla birlikte düğmeye basılarak en kısa zamanda hattan ilk tankları çıkaracak şekilde üretim programımızı yaptık. Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nın ihtiyacı olan 250 adet Altay’ın 5 yılda imalatına ek olarak; ihracat potansiyeli, mayın temizleme, kurtarıcı, istihkam tankı gibi türev ve tamamlayıcı araç ihtiyaçları da göz önünde bulundurarak, yıllık uygun bir kapasite planlaması yaptık. Bu şekilde Savunma Sanayii Müsteşarlığı’nın veya diğer dost ve müttefik ülkelerin her türlü talebini karşılayabilecek, esnek bir üretim programına sahip olmayı hedefledik”.

    Otokar tasarımı ve üretimi olan araçların ağırlıklı olarak NATO ve Birleşmiş Milletler güçlerinde kullanıldığını belirten Serdar Görgüç, Altay’ın Türkiye’ye yeni ihracat fırsatları da yaratacağına işaret etti. Görgüç, “Seri üretimin başlamasını takiben ALTAY’ın farklı ülkelerden de talep göreceğine, hatta dost ve müttefik ülkelerin projeye katılması ile farklı coğrafyalarda da üretim olanaklarının önünün açılacağına inanıyoruz” dedi.

  • (Özel haber) ‘F’ seri numaralı bir dolarlara karşı ‘E ve B’ seri numaralı bir dolarlar

    Giresun’un Yağlıdere ilçesinde lokanta işleten Hüseyin Hamurcu, FETÖ’nün örgüt üyelerine dağıttığı ve ‘F’ harfiyle başlayan şifreli 1 dolarlarına karşı Cumhurbaşkanı ve Başbakan’ın isimlerinde bulunan harfleri taşıyan bir dolarları 15 Temmuz’da şehit ve gazi olanlar için toplanan yardım kutusuna attı.

    İş yeri sahibi Hamurcu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘E’, Başbakan Binali Yıldırım’ın ise ‘B’ harfini taşıyan bir dolarları yardım kutusuna atarak hükümetin ve demokrasinin böyle küçük oyunlarla asla yıkılamayacağı mesajı vermek istediğini söyledi.

    İş yerlerine uzun zaman önce bırakılan ve kimsenin almaya gelmediği yardım kutusunu 15 Temmuz darbe girişiminde şehit ve gazi olanlara yardım toplamak için kullandıklarını belirten Hamurcu, “İş yerimizde boş olan kutuyu değerlendirirken FETÖ kapsamında kullanılan ‘F’ seri numaralı bir dolarların yerine Cumhurbaşkanımızın isminde bulunan ‘E’ sembolü olan dolarları ve Başbakanımız Binali Yıldırım’ın isminde bulunan ‘B’ seri numaralı dolarları bu kutuya attık. Vatandaşlardan da büyük destek gördük biz de elimizden geldiği kadar yardımımızı yaptık” dedi.

    Birçok iş yerinde de yardım kutularına dolar atıldığı ilçenin bir diğer özelliği ise nüfusunun 4’de 3’ü ABD’de yaşıyor olması.