Etiket: Sergileniyor

  • Tarihi Konya Lisesinde tarihi pullar sergileniyor

    Konya’nın en eski okullarından olan Konya Lisesinde arşivlerde bulunan tarihi pullar, ’pulların izinde’ temasıyla sergileniyor.

    Konya’nın en eski okullarından olan Konya Lisesi, önemli bir tarihi değeri gün yüzüne çıkardı. Konya Lisesi, PTT ile yaptığı ortak projeyle kurum kültürünü geliştirmek amacıyla arşivlerinde bulunan tarihi pulları, kartpostalları ve zarfları derleyerek Türkiye’de ilk sayılabilecek bir sergi açtı. Lisede sergilenen tarihi pullar ve eserler büyük ilgi görüyor.

    Sergi hakkında bilgi veren Konya Lisesi Müdürü Zübeyir Yavuz, “Bu sergi bizim milli eğitimimizin en eski eğitim kurumlarından Konya Lisesinin arşivimizin daha kullanılır ve daha çabuk hizmet vermesi amacıyla bir yenileme çalışmasına girdik. Bu sırada elimizde zaten bir miktar mevcut olan materyaller tarihi doneler vardı. Bunun yanında da bu arşiv güncellemesi sırasında zarflardan öğrenci kayıt kabul zarflarından çıkan pul, velilere ait zarflar, fotoğraflar, hatta emanet verilmiş nüfus cüzdanları ve bir takım kayıtlarımızda öğretmen ve öğrenci arşiv kayıtları, bazı yazışmalar ve o günden bu güne kalan elimizdeki tarihi resimlerden oluşan bir sergi açtık ama ana temamız ’pulların izinde’ şeklinde” dedi.

    “Pul bağımsızlık simgelerinden birisiymiş ben de bu çalışmaya girince öğrendim”

    Öğretmenlerin önerileri doğrultusunda bu sergiyi açtıklarını söyleyen Okul Müdürü Yavuz, “PTT ile görüşmeler başlattık. PTT Bölge Başmüdürü Akın Akıncı bey sıcak baktı konuya ve ortaya bu proje ortaya çıktı. Onlar dediler ki ‘Biz projenin hazırlanmasında teknik donanımları biz verelim, sergi malzemesi, pulların yerleştirilmesi gibi…’ Neticede bu projeyi PTT’nin genel müdürlüğüne sunduk, kabul ettiler. Şu anda medyanın göstermiş olduğu ilgiden Türkiye’de bir ilk olduğu anlaşılıyor. Bu nedenle bir kurumun müzesi yoksa; nasıl masanın bir ayağı yoksa eksik olursa kurumların da mutlaka müzesi olmalı. Çünkü pul bağımsızlık simgelerinden birisiymiş, ben de bu çalışmaya girince öğrendim. Pulu olmayan bir ülke uluslararası mektup gönderemiyormuş. Böyle bir tarih bilinci, tarihe sahip çıkma bilinci oluşuyor. Hem öğrencilerimizde hem de ilgiyle ziyaret eden ziyaretçilerde” diye konuştu.

    Ziyaretçilerin sergiye bakış açısını da anlatan Yavuz, “Çok enteresan buldular, farklı buldular. Bizim kaymakamımız olsun, milli eğitim müdürlerimiz olsun konuya çok yakın ve sahip çıktılar. Bu da bizim moral ve motivasyonumuzu arttırdı” ifadelerini kullandı.

    Dün gerçekleştirilen serginin açılışı Meram Kaymakamı Resul Çelik, PTT Konya Başmüdürü Akın Akıncı, İl Milli Eğitim Müdürü Mukadder Gürsoy, Halk Sağlığı Müdürü Dr. Hasan Öznavruz, İl Milli Eğitim Müdür Yardımcıları, Meram İlçe Milli Eğitim yöneticileri, öğretmenler, öğrenciler ve vatandaşlar tarafından gerçekleştirildi.

  • Dünyanın ilk çene protezli caretta carettası müzede sergileniyor

    Dünya’nın ilk çene protezli caretta carettası, Muğla’nın Ortaca ilçesindeki Deniz Kaplumbağaları Müzesinde sergileniyor.

    Dalyan Mahallesi İztuzu Sahilindeki, Deniz Kaplumbağaları Araştırma, Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezinde (DEKAMER) 2015 yılında dünyada ilk kez 3 boyutlu yazıcı ile üretilen çene protezi takılan AKUT-3 isimli caretta caretta, Deniz Kaplumbağaları Müzesinde sergileniyor.

    Cam bölmede muhafaza edilen caretta caretta, ziyaretçilerden yoğun ilgi görüyor.

    AKUT-3 ismini verdikleri kaplumbağaya,2015 yılındaki Uluslararası Deniz Kaplumbağaları Sempozyumu esnasında, uluslararası bir ekibin katılımıyla yapılan operasyon ile dünyada ilk defa 3D çene protezi takıldığını hatırlatan Pamukkale Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve DEKAMER Müdürü Prof. Dr. Yakup Kaska, Kaplumbağanın merkeze ilk geldiği zaman alt çenesinin adeta bir balta ile kesilmiş gibi olduğunu dile getirdi.

    Tomografi çekilmesinin ardından eksik kısmın tamamlandığını aktaran Prof. Dr. Kaska; “Bu tamamlanan parça takıldı, yaklaşık 2 yıl Kaplumbağa normal faaliyetlerini sürdürebildi. İkincil komplikasyonlarının diğer sorunları ile birleşmesiyle kaplumbağamız maalesef yaşamını yitirdi” diye konuştu.

    Dünyaya örnek olan çalışmanın müzede sergilenmesine karar verdiklerini ifade eden Prof. Dr. Kaska, “Burada kaplumbağamızı sabitledik. Müzemizi ziyaret eden herkes, bir kaplumbağaya ilk defa Türkiye’de 3D çene protezi takıldığını öğrenmiş olacak” dedi.

  • 2,4 milyar yıllık fosil dünyada ilk defa Çankırı’da sergileniyor

    Varlığı milyonlarca yıl öncesine dayanan dünyanın en eski fosili ilk defa Çankırı’da görücüye çıktı.

    Çankırı Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren Fatih Sultan Mehmet Çocuk Akademisi’nde sergilenen 2,4 milyar yıllık dünyanın en eski fosili dünyada ilk defa Çankırılılarla buluştu. Tabiat ve Kültür Varlıkları Tanıtma Derneği Başkanı Yusuf Öncül tarafından gösterime sunulan paleontoloji biliminin ulaşmış olduğu son bulgular Çankırılılar tarafından ilgiyle karşılandı. Yüz milyonlarca yıl önceden günümüze uzanan gerçek fosiller görenleri büyülerken, sergide suda ve karada yaşayan canlılar ve birçok farklı bitkide var olan çeşitli canlı gruplarına ait fosiller yer aldı.

    İlk defa Çankırı’da sergileniyor

    Tabiat ve Kültür Varlıkları Tanıtma Derneği Başkanı Yusuf Öncül 2,4 milyar yıldır yaşam süren siyanobakterileri dünyada ilk defa Çankırı’da sergilediklerini ifade ederek, “Biz Tabiat ve Kültür Varlıkları Tanıtma Derneği olarak 3 senedir eğitim kurumlarında Paleontoloji bilimini anlatmak için fosiller sergiliyoruz. Şuanda da Çankırı’dayız. Dünyamızın yaşı 4,6 milyar yıl, bunun 3,7 milyar yılında canlılar yaşıyor. Bunlardan en önemlisi siyanobakteri dediğimiz bakteri türü. Şuanda Türkiye’de sadece burada, Çankırı’da sergiliyoruz” dedi.

    ABD’de bulundu, Çankırı’da görücüye çıktı

    2,4 milyar yıllık siyanobakteriye ait fosilin ABD’de bulunmuş bir fosil olduğunu ifade eden Öncül, “Biz dernek adına 3 yıldır Paleontoloji bilimini anlatmak için konferanslar ve sergiler düzenliyoruz. Sergimizde de şuanda 50’ye yakın paleontolojik eserler mevcuttur. Tek hücreli olan dünyadaki çok canlılardan bir tanesi siyanobakteri fosilidir. Fosillerimizin içerisin de, tek hücreli olan siyanobakterilerden tutunda çok hücreli olan ve kabrial dönemine ait 513 milyon yıllık denizlalesi, 350 milyon yıllık 6 bin tane göze sahip trilobit mevcuttur. Elimde gördüğünüz siyanobakteri fosiline ait 2,4 milyar yıllık bir fosildir. Siyanobakteri tek hücreli olduğu için görünmez. Mercek altında görülür. Bunları oluşturan siyanobakteri silüs denen bir bakteri salgılayarak bunları yapıştırıyor. Ve bu şekilde fosil oluşuyor. Bu elimde gördüğünüz sayaç 2,4 milyar yıllık” ifadelerini kullandı.

    Sergide konuşan Çankırı Belediye Başkanı İrfan Dinç de siyanobateri fosilinin Dünya’da ilk defa Çankırı’da gösterime sunulmasına dikkat çekerek, “2,4 milyar yıllık bu bakteri ilk defada şu anda Türkiye’de Çankırı’da sergileniyor. Bu da bizim bu konuya vermiş olduğumuz önemi ortaya koyuyor. Biz yavrularımızı çocuklarımız geleceğe en iyi şekilde hazırlamak istiyoruz. Bugün bu çalışmamız da bunlardan bir tanesi. Bugün en kötüsü 50 milyon yıllık olan fosillerle çocuklarımızı buluşturuyoruz” şeklinde konuştu.

  • Süleyman Şah Türbesi’nin sanduka örtüsü ilk defa sergileniyor

    Türkiye’nin en büyük arkeoloji ve mozaik müzesi olan Şanlıurfa Kent Müzesi’nde, Osmanlı’nın atası olarak bilinen Ertuğrul Gazi’nin babası Süleyman Şah’ın sanduka örtüsü, Müzeler Haftası kapsamında bir hafta boyunca sergilenecek.

    18-24 Mayıs tarihleri arasında kutlanan Müzeler Haftası kapsamında, Türkiye’nin en büyük arkeoloji ve mozaik müzesi Şanlıurfa Kent Müzesi’nde, Osmanlı’nın atası olarak bilinen Ertuğrul Gazi’nin babası Süleyman Şah’ın sanduka örtüsü düzenlenen sergi ile ziyaretçilere açıldı. Gün boyunca ziyaretçilerin ücretsiz olarak müzede gezebileceği ve Süleyman Şah’ın sanduka örtüsünü görme imkanı bulabileceği bildirilirken, örtünün bir hafta boyunca sergileneceği belirtildi.

    İlk kez sergileniyor

    Süleyman Şah Türbesi’nin sanduka örtüsü, Şanlıurfa Kent Müzesi’nde ilk kez sergileniyor. Şanlıurfa Kent Müzesi Müdürü Celal Uludağ, Müzeler Haftası kapsamında tüm Şanlıurfalıları müzeye davet ederek yaptığı açıklamada, “Süleyman Şah Türbesi’nin sanduka örtüsünü sergiye çıkardık. Sanduka örtüsü bizim için çok önemli Osmanlı’nın atası Ertuğrul Gazi’nin babası Süleyman Şah’ın örtüsü müzemizin envanterinde kayıtlıydı. Biz bu örtüyü Şanlıurfalıların ziyaretine açtık. Sanduka örtüsünün üzerinde Ayetel Kürsi, Fetih süresinin 27’nci ayeti ve Allah yazıları bulunmaktadır. Bir hafta boyunca müzede sergide kalacak. Tüm Şanlıurfalıları görmeye bekliyoruz. Müzeler Günü kapsamında müzemiz sabah 07.00’den akşam 23.00’e kadar ücretsiz olarak gezilebilecek. Ayrıca akşam 06.00’da Harran Üniversitesi müzik bölümünün 40 kişilik korosu tarafından ziyaretçilerimize müzik dinletisi gerçekleştirilecek. Harran Üniversitesi arkeoloji bölümünden hocalarımız tarafından bize bazı konularda bilgi verilecek. Okullardan gelen öğrencilerimiz ile birlikte kazı etkinlikleri gerçekleştireceğiz. Bir arkeolojik kazı nedir, nasıl yapılır, çıkan eserler nasıl korunur, biz Şanlıurfa Müzesi olarak müzemizi sadece eserlerin korunduğu bir yer olarak görmüyoruz. Biz müzemizi bir sanat merkezine kültür merkezine dönüştürmeyi hedefliyoruz. Tüm halkımızın öğrencilerimizin müzeye gelmelerini bekliyoruz. Burada onlarla etkinlikler gerçekleştirmeyi müze ile olan bağlarını arttırmayı hedefliyoruz. Tüm halkımızı sadece müzeler gününde değil her zaman bekliyoruz” şeklinde konuştu.

    100 yıllık örtü

    100 yıllık olduğu tahmin edilen örtü ile ilgili konuşmasına devam eden Şanlıurfa Kent Müzesi Müdürü Celal Uludağ, “Sanduka örtüsünün yaklaşık 100 yıllık geçmişinin olduğunu düşünüyoruz. Ama elimizde net bir bilgi yok. 1982 yılında jandarma tarafından müzemize getirildi. O zamandan bu yana müzemizin envanterinde kayıtlı olarak bulunuyordu. İlk defa Süleyman Şah sanduka örtüsünü sergiye çıkardık. Önümüzdeki yıllarda da geçici sergilerde de ara ara çıkarmayı düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.

    Öte yandan, Suriye’nin Karakozak köyünde bulunan Süleyman Şah Türbesi, 2015 yılında Şah Fırat operasyonuyla bulunduğu yerden alınarak Şanlıurfa’nın Birecik ilçesinin karşısında bulunan Eşme köyüne getirilmişti.

    100 yıllık olduğu tahmin edilen örtü, Şanlıurfa Kent Müzesi’nde bir hafta boyunca vatandaşlar tarafından görülebilecek.

  • Öğrencilerin geliştirdiği robotlar Konya’da sergileniyor

    Konya’da düzenlenen Mevlana temalı 11. Uluslararası MEB Robot Yarışması için kente gelen öğrenciler yaptıkları robotları sergileme fırsatı buluyor.

    Mevlana temalı 11. Uluslararası MEB Robot Yarışması için Konya’ya gelen öğrenciler yaptıkları robotları Konya Büyükşehir Belediyesi Spor ve Kongre Merkezinde sergiliyor. Yarışmaya Yunanistan’dan katılan İskeçe Muzaffer Salihoğlu Azınlık Lisesi öğrencilerinin geliştirdiği ’robotik biyonik el’ de dikkat çekiyor. Robotik biyonik el, eldiven sayesinde insan elinin hareketlerini bire bir yapıyor. Elin özelliklerinden bahseden lise 2. sınıf öğrencisi Emre Homko, “Robotumuz üç farklı yolla çalışabiliyor. Birinci yolu eldiven sayesinde parmaklarımızın yaptığı hareketlerin aynısını yapabiliyor. İkinci yolu kaslara elektrotlar koyarak kaslarımızın yaptığı hareketler sayesinde bunu kontrol edebiliyoruz. Kolumuzda bu kasa bu elektrotları koyup biz elimizi kapattığımızda bunu da kapattırabiliyoruz. Aynı şekilde elimizi açtığımızda da açtırabiliyoruz. Üçüncü yol da sensör sayesinde. Sensörü başımıza takıyoruz ve düşünerek bu robotu kontrol edebiliyoruz. Yani eli kapatmak için tek yapmamız gereken elin kapandığını düşünüp konsantre olmak ve açmak için de rahatlamak” ifadelerini kullandı.

    “Garson robotumuzun amacı restoranlarda garsonların kalabalığını ortadan kaldırmak”

    Robot sergisinde garson robot da sergileniyor. Ali Osman Sönmez Mesleki Teknik Anadolu Lisesi öğrencilerinin geliştirdiği robotun yaptıklarını anlatan 11. sınıf öğrencisi Hamza Yeşilyurt, “Robotumuz garson robot. Bu robotumuzun amacı restoranlarda olan garsonların yaptığı kalabalıklar ya da acemi garsonların işi bilmeyişi diyelim. Robotumuzun buton kutusu masanın üzerinde bulunacaktır. Her bir buton bir menüyü temsil edecektir. Örneğin 1. menüyü istediğimizde 1. butona bir kere, 2. menüyü istediğimizde 2 kere basacağız. Sinyaller sayesinde istediğimiz menü mutfakta bulunan LCD ekrana yansıyacak ve aşçı istenilen menüyü hazırlayacak ve garson robota verecektir. Robot da istenilen masaya götürecektir” dedi.