Etiket: serbestlik

  • Denetimli serbestlik yükümlüleri tarihi mekânları temizledi

    Denetimli serbestlik yükümlüleri tarihi mekânları temizledi

    Erzurum’da Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından düzenlenen programda, 18 yükümlü Çifte Minareli Medrese ve Üç Kümbetlerin bulunduğu alanda temizlik çalışması yaptı.

    Erzurum Denetim Serbestlik Müdürlüğü’nce, 26-29 Ağustos tarihleri arasında infaz uygulamaları kapsamında Denetimli Serbestlik Tedbirlerinden yaralanan yükümlülerden oluşan gruplar, şehitliklerde, tarihi alanlarda, okullarda, mesire alanlarında, parklarda ve piknik alanlarında temizlik çalışması yürüttü. Programın son gününde il protokolünün de katılımıyla Çifte Minareli Medrese ve Üç Kümbetlerin bulunduğu alanda bir temizlik çalışması yapıldı.

    Çifte Minareli Medrese’den başlayan program Üç Kümbetlerin ve çevresinin temizliği ile sona erdi. Program sonunda konuşan Cumhuriyet Başsavcısı Burhan Bölükbaşı, yılda 5 bin 500 yükümlüye hizmet verdiklerini belirterek, öncelikli amaçlarının uyuşturucu bağımlıların uyuşturucuyu bırakması ve bu tür çalışmalarla yükümlülerin topluma kazandırılması olduğunu söyledi.

    Denetim Serbestlik Şube Müdürlüğü olarak Erzurum İl Merkezinde yaptıkları çalışmaları aktaran başsavcı Bölükbaşı, şöyle devam etti: “15 Temmuz Milli Parkı içerisinde, Abdurrahman Gazi Türbesi mesire alanında, şehitliklerimizde ve en son olarak ta burada temizlik faaliyeti içerisine giriyoruz. Yükümlü arkadaşlarımız bu faaliyetlerimize gönüllü bir şekilde destek oluyorlar. Onlara da çok teşekkür ediyorum. Bizler bu faaliyetlerimizi devam ettireceğiz. İnşallah kamu kurumlarımız bu arkadaşlarımızı kurumlarında yardımcı hizmetlerde katkı sağlamak üzere kabul ettikleri takdirde onlara faydalı olacaklarını, onların topluma kazandırılmalarına destek olacaklarını bilmelerini ve bu anlamda da desteklerini bekliyoruz.”

    “Ecdada saygı lafla olmaz”

    Üç Kümbetlerin bulunduğu alanı “Türklerin Anadolu’ya mührünü vurduğu yer” olarak nitelendiren Vali Okay Memiş ise 1 Eylül’de Millet Bahçesi’nin ihalesi yapılarak bu alanda TOKİ tarafından inşaata başlanacağını belirtti.

    Özellikle tarihi mekânların bulunduğu alanların temizliğine daha dikkat edilmesi gerektiğinin altını çizen Vali Memiş, “Bir takım eksikliklerimiz var bunu görüyoruz ve ben bunu sürekli söylüyorum. Hala eksikliklerimiz var. Daha temiz bir turistik bölge istiyoruz. Bu konu tamamıyla Belediyelerimizin görevi. Bunu çok daha iyi seviyeye getireceğiz” dedi.

    Konuşmasına Cumhuriyet Başsavcısı Burhan Bölükbaşı’na, Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’ne ve yükümlülere teşekkür ederek devam eden Vali Memiş, şunları kaydetti: “Denetimli serbestlik yasasından dolayı bu kardeşlerimiz bize bu konuda yardımcı oluyor. Ben ilin valisi olarak yerde gördüğüm çöpü alan bir adamım. Biz bu duyarlılıkta olmak zorundayız. Herkesin bu duyarlılıkta olması lazım. Aksi takdirde bu imajımızı bozan bir şey olur. Nerede ecdadımıza saygı duymak. Ecdada saygı lafla olmaz. Bu çalışarak azmederek, dünyadaki diğer ülkelerle milletler rekabet ederek, bilimde ilimde teknolojide bunları sadece tüketen değil üreten bir millet olarak ecdadımıza saygı duyabiliriz. Bu kemanları tertemiz tutarak ecdadımıza saygı duyabiliriz. Bu lafta olmaz. Laf ile peynir gemisi yürümez. Ben bu kapsamda emeği geçen bütün yükümlü arkadaşlarımıza tek tek çok teşekkür ediyorum.”

    Programa Erzurum Valisi Okay Memiş, 9’uncu ve Garnizon Komutanı Tümgeneral Veli Tarakcı, Cumhuriyet Başsavcısı Burhan Bölükbaşı, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcısı Ünal Bingül, Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Çomaklı, Emniyet Müdürü Mehmet Aslan ve kurum amirleri katıldı.

    Erzurum valisi Okay Memiş’in makam aracına bineceği sırada yanına yaklaşan bir vatandaş Vali Memiş’e kendi yazdığı şirini okudu; Ayakkabı boyacısı olduğu ve isminin Mehmet olduğu öğrenilen Vatandaş; “Önce Atam, Sonra Vatan, Sağ olasın sen Recep Tayyip Erdoğan” şeklinde şiirini okudu. Vali Memiş şiir okuyan vatandaşa teşekkür etti.

  • Erzurum Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’nden şehitlerimize ve Erzurum tarihine vefa

    Erzurum Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’nden şehitlerimize ve Erzurum tarihine vefa

    Erzurum Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’nde denetimli serbestlik tedbirinden yararlanan yükümlüler 15 Temmuz Şehitlerini andılar.

    8 – 12 Temmuz tarihleri arasında Yanıkdere, Karskapı Şehitliklerinin, Aziziye ve Mecidiye Tabyalarının, Çifte Minareli Medresesinin, Üç Kümbetlerin, Tarihi Erzurum Kalesinin ve ilimize ait diğer tarihi mekanların çevre temizliğini yaparak Aziz Kahramanlarımıza ve tarihimize vefalarını en güzel şekilde göstermiş oldular.

    Etkinlik kapsamında değerlendirmelerde bulunan Erzurum Denetimli Serbestlik Müdürü Mehmet Ofluoğlu, öncelikle Türkiye Cumhuriyeti’ni bölmeye yönelik 15 Temmuz Gecesi FETÖ Terör örgütünce yapılan darbe girişiminde canlarını hiçe sayıp kurşunlara göğüs gererek şehit olan tüm 15 Temmuz şehitlerini rahmetle andıklarını söyledi.

  • Oğuzeli MYO Öğrencilerinden Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne teknik gezi

    Gaziantep Üniversitesi(GAÜN) Oğuzeli Meslek Yüksekokulu Hukuk Bölümü Adalet Programı ve Ceza İnfaz ve Güvenlik Hizmetleri programı öğrencileri, Öğretim Görevlisi Ali Altunbaş ve Öğretim Görevlisi Ali Balkan’ın koordinatörlüğünde Adalet Bakanlığı Gaziantep Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne düzenlenen teknik geziye katıldı.

    Teknik gezi kapsamında öncelikle Gaziantep Denetimli Serbestlik Müdür Yardımcısı Erdal Başcı tarafından öğrencilere denetimli serbestliğin amacı ve yapılan faaliyetlerle ilgili sunum yapıldı. Erdal Başcı, denetimli serbestlik tedbiri; şüpheli, sanık ve hükümlüler hakkında mahkemelerce verilen ceza ve tedbirlerin uygulanması, toplum içinde denetim, takip ve iyileştirilmesini kapsayan faaliyet ve uygulamaların bütünü olduğunu söyledi. Başçı, “Denetimli serbestlik, hükümlülerin suç işlemesine neden olan davranışlarının düzeltilerek, tekrar suç işlemelerinin önlenmesi, ceza infaz kurumundan salıverilen hükümlülerin takip edilmesi, madde bağımlılarının rehabilitasyonu bu yolla toplumun korunmasıdır. Mahkemeler tarafından denetimli serbestlik kararı verildiğinde bu karar Denetimli Serbestlik Müdürlükleri tarafından kamuya yararlı ücretsiz bir işte çalıştırma, belirlenen bir konutta denetim ve gözetim altında bulunma, belirlenen yerlere imza yükümlülüğü, belirlenen programlara katılma, belirlenen bir sürede tedaviye tabi tutma şeklinde icra edilir. Buradaki amaç bu denetimlere tabi tutulan kişilerin takip ve iyileştirilmesi ve tekrar topluma kazandırılmasıdır” şeklinde konuştu. Kurum olarak denetimli serbestlik yükümlülüklerini yerine getirirken diğer kurumlardan ve sivil toplum örgütlerinden de destek alındığını ifade eden Başcı, “Gaziantep Üniversitesi bu konuda bize en büyük destek veren kurumların başında geliyor. Gaziantep Üniversitesi ile Gaziantep Denetimli Serbestlik Müdürlüğü işbirliğinde yürütülen ’Bir motif bir insan” projesi ile üniversite öğretim elemanlarından denetimli serbestlik kapsamında eğitim ve spor alanında birçok kurslarda eğitim alındı. Bu nedenle Rektör Prof. Dr. Ali Gür başta olmak üzere projede görev yapan ve bize destek veren herkese teşekkür ederim” ifadelerini kullandı.

    Sunumun sonrasında Müdür Yardımcısı Erdal Başcı ve Denetimli Serbestlik Uzmanı Aydın Ökçüntekle tarafından öğrencilere Gaziantep Denetimli Serbestlik Müdürlüğünde yapılan faaliyetler tanıtıldı. Öğrenciler yapılan geziden memnuniyetini dile getirirken, Öğretim Görevlisi Ali Altunbaş, gezi sayesinde teoride öğrettiğimiz bilgilerin uygulamada karşılığının nasıl olduğunu ve öğrencilerce merak edilen birçok konuyu yaşanmış örnekleriyle burada dinleme olanağı elde ettiklerini belirtti.

    Teknik gezi ile Denetimli serbestlik kurumunun adalet sisteminde doldurmuş olduğu boşluğu yakından görme fırsatı yakaladıklarını vurgulayan Öğr. Gör. Ali Balkan, “Gerek Adalet Programı gerekse Ceza İnfaz ve Güvenlik Hizmetleri Programında öğrenim gören öğrencilerimiz bu tür teknik geziler sayesinde meslek uygulamalarını yakında görme imkânı bulmaktadırlar. Bu kapsamda bize bu fırsatı sunan başta Gaziantep Denetimli Serbestlik Müdürü Taylan Beydoğan olmak üzere Müdür Yardımcısı Erdal Başçı ve Denetimli Serbestlik Uzmanı Aydın Ökçüntekle’ye teşekkür ederiz” diye konuştu.

  • Prof. Dr. Özgenç: “4 yıldan az cezalar için denetimli serbestlik sistemi geliştirilmeli”

    Eski YÖK Başkan Vekili ve Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İzzet Özgenç, Türkiye’nin 208 bin 790 kişilik kapasiteyle en fazla infaz kurumuna sahip ülke olduğunu belirterek, “İnfaz kurumu kapasitesinin düşürülmesi için 4 yıldan az cezalar için denetimli serbestlik sistemi geliştirilmeli” dedi.

    Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ali Fuat Başgil Hukuk Fakültesinin kuruluşunun 10. yılı sebebiyle düzenlenen kutlama töreninde, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İzzet Özgenç, “Yaptırım Teorisi ve İnfaz Siyaseti” konulu bir konferans verdi.

    “Fakültemiz gelişiyor, eğitim kadromuz güçleniyor””

    Açılış konuşmalarıyla başlayan törende Ali Fuat Başgil Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hasan Tahsin Keçeligil, fakültenin kuruluşunda emeği geçenleri saygıyla andığını ifade etti. Keçeligil, “Fakültemiz yeni bir fakülte ve hızlı bir gelişme süreci içerisindeyiz. Bu süreç zarfında eğitim kalitemizi her yönüyle güçlendirmeye çalışıyoruz. Genç, dinamik bir eğitim kadromuz var ve sayıları her geçen gün artıyor. Önümüzdeki dönemde de aramıza yeni öğretim elemanları katılacak ve kadromuz daha da güçlenecek. Tüm gayemiz öğrencilerimize nitelikli bir eğitim ortamı ve programı sunarak onları hayata hazırlamak” diye konuştu.

    “Öğretim üyesi sıkıntımız her geçen gün giderilmekte”

    Çarşamba Belediye Başkanı Hüseyin Dündar’ın ardından konuşan Rektör Prof. Dr. Sait Bilgiç, “Hukuk Fakültesinin kurulma kararının alındığında rektör yardımcısı olarak senato üyesiydim. O günün üzerinden 10 yıl geçmiş. 10 yıl, bir fakülte için çok uzun bir zaman değil ama bu zaman içerisinde ne sıkıntılar yaşandığını biliyorum. Bugün gelinen noktaya bakıldığında ise fakültenin iyi bir durumda olduğunu söyleyebiliriz. Öğretim üyesi sıkıntımız her geçen gün giderilmekte ve aramıza yeni yetişmiş akademisyenler katılmakta” şeklinde konuştu.

    Açılış konuşmalarının ardından eski Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) Başkan Vekili ve Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İzzet Özgenç, “Yaptırım Teorisi ve İnfaz Siyaseti” konulu bir konferans verdi. Aynı zamanda günümüz Türk Ceza Kanunun Redaktörlüğünü de yapan Prof. Dr. İzzet Özgenç, hangi eylemlerin ceza hukuku kapsamında suç sayılabileceği, ceza hukuku uygulamaları ve infaz sistemi hakkında bilgi vererek görüşlerini paylaştı.

    “Ceza hukukunun amacı suçluyu yeniden topluma kazandırmak”

    Her haksız eylemin ceza hukuku kapsamında suç sayılamayacağına işaret eden Prof. Dr. İzzet Özgenç, “Hangi fiilin suç sayıldığı ve ceza hukukunun sorumluluğunda olduğunun iyi tespit edilmesi lazım. Kişinin eyleminin suç sayılması için ceza hukuku kapsamında kusurlu addedilmesi gerek. Herkesin hukukun icaplarına uygun davranma imkânı ve davranışlarını buna göre belirleme zorunluluğu var. Hepimiz insan onuruna saygılı olmak ve kimseye hakaret etmemek zorundayız. Kusurluluk halinin ise iki farklı durumu var. Birincisi ceza hukukuna tabi tutulup tutulmayacağı ikincisi ise ceza hukuku sorumluluğundaysa cezanın ölçüsünü belirlemek” dedi.

    Ceza hukukunun öncelikli amacının suçlunun cezasının farkında vararak pişman olması ve topluma yeniden kazandırılması olduğuna dikkat çeken İzzet Özgenç şöyle devam etti:

    “Ceza hukukunun uyguladığı yaptırım sonucunda mağdurun mağduriyetinin giderilmesi de esastır. Kişi işlediği suç sonucunda yoksunluğa mahkum edilerek etkin pişmanlık duyması amaçlanır. Daha sonra da topluma yeniden kazandırılması sağlanmaya çalışılır. Tehlikelilik durumunda ise tehlikeyi mümkün olduğunca azaltacak yaptırımlar uygulanır.”

    “En fazla infaz kurumuna sahip ülkeyiz”

    Türkiye ve Türkiye nüfusuyla mukayese edebilecek ülkelerin infaz kurumları hakkında da bilgiler ve sayısal veriler paylaşan Prof. Dr. Özgenç şunları söyledi:

    “İnfaz kurumlarının doluluğuna ve nüfusa oranla tutuklu kişi sayısına bakıldığında ABD, Rusya, Türkiye ve İran’da veriler hayli yüksek. Japonya ve Almanya gibi ülkeler ise iyi örnekler. Örneğin Türkiye’de 347 kişiden biri infaz kurumundaysa, Japonya’da bin kişiden biri infaz kurumunda. Ayrıca Türkiye ceza infaz kurumlarında en fazla tutuklu bulunduran ülke konumunda. 208 bin 790 kişilik kapasiteyle de en fazla infaz kurumuna sahip ülkeyiz. Bizim yeni infaz kurumu inşa etmeye ihtiyacımız yok, yeni bir infaz sistemi kurmaya ihtiyacımız var. İnfaz kurumu kapasitemizi düşürmemiz lazım.”

    “İnfaz kurum kapasitesinin düşürülmesi için denetimli serbestlik sistemi geliştirilmeli”

    İnfaz kurumu kapasitelerinin düşürülmesi için 4 yıldan az cezalar için denetimli serbestlik sisteminin geliştirilmesi tavsiyesinde bulunan Özgenç konuşmasını şöyle tamamladı:

    “Denetimli serbestlikten yaralanan insanları sadece kamu gücüyle denetleyemeyiz. Bunun için dünyanın çeşitli yerlerinde de uygulanan yöntemler var. Vakıflar, dernekler gibi sivil toplum örgütlerinden yararlanılabilir ya da güvence verebilecek gönüllü bir kişiye mahkum zimmetlenebilir.”

    Konferansın sonunda katılımcıların sorularını cevaplayan Prof. Dr. İzzet Özgenç’e Rektör Prof. Dr. Sait Bilgiç fidan sertifikası takdim etti.

    Toplu hatıra fotoğrafının çekilmesinin ardından kutlama töreni sona erdi.

    Fakültenin Konferans Salonunda düzenlenen kutlama törenine ayrıca; Çarşamba İlçe Cumhuriyet Başsavcısı Gültekin Bülbül, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

  • Kocaeli’de yeşil alanları denetimli serbestlik yükümlüleri düzenleyecek

    Kocaeli’de denetimli serbestlikten yararlanan yükümlülerin topluma kazandırılması adına imzalanan protokol kapsamında her gün 40 yükümlü, park ve yeşil alanlarda çevre temizliği, ağaç dikimi ve bakımı işlerinde görev alacak.

    Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesi arasında denetimli serbestlikten yararlanan yükümlülerin yeşil alanların arttırılması, korunması, temiz kalınmasına katkı sağlanması, ağaç dikimi ve bakımı ile çevre temizliği konusunda farkındalıklarının arttırılması, yasalara ve toplumsal kurallara saygılı bireyler olması ve infaz koşullarının iyileştirilmesi amacıyla protokol imzalandı. “Bugünümüz Umut Yarınımız Yeşil Olsun” adı altında imzalanan protokol kapsamında hayata geçirilecek olan proje ile sabah saat 8.00-12.30 arasında 20, öğleden sonra 13.00-7.30 arasında 20 yükümlü olmak üzere günde toplam 40 yükümlü çalıştırılacak.

    1 yıl sürecek protokol kapsamında Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Park ve Yeşil Alanlar Dairesi Başkanlığı sorumluluk alanında olan ağaç dikimi ve bakımı, çevre temizliğinde görev alan yükümlülere herhangi bir ücret verilmezken, ulaşımları, iş kıyafetleri, kişisel koruyucu donanımları temin edilecek. Yükümlülerin kamuya yararlı olmalarının sağlanması amacıyla gerçekleştirilen projenin imzaları atıldı. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı arasında gerçekleştirilen projenin protokolünün imzası Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri ve Kocaeli Cumhuriyet Başsavcısı Habib Korkmaz tarafından atıldı. İzmit’te bulunan bir restoranda gerçekleşen imza törenine Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri ve Kocaeli Cumhuriyet Başsavcısı Habib Korkmaz’ın yanı sıra, Kocaeli Baro Başkanı Avkat Bahar Gültekin Candemir ve çok sayıda yetkili katıldı.

    Gerçekleşen törende konuşan Kocaeli Cumhuriyet Başsavcısı Habib Korkmaz, proje hakkında bilgiler aktararak, “Biz Denetimli Serbestlik Müdürlüğümüzce bu yıl yükümlülerimizi Kocaeli Büyükşehir Belediyesinin emrine vererek orada ağaçlandırma, park ve bahçelerin bakımı ve çiçek dikilmesi gibi farklı hizmetlerde değerlendirilmesinin sağlanması hedefleniyor. Büyükşehirimiz ile bunun iyi bir faaliyet alanı oluşturacağını düşündük ve iki kurumun mutabakatı ile bu proje hazırlandı. 1 yıl süreyle sabah 20, öğleden sonra da 20 hükümlümüz park ve bahçelerde çalışacaklar. Yükümlülerin ulaşım ve donanım ihtiyaçları Büyükşehir tarafından sağlanacak. Herhangi bir ücret ödemeyeceğiz. Zaten yükümlülüklerinin karşılığı için projeyi hayata geçirdik” dedi.

    Daha sonra konuşan Bayram ise, “Bu projeye ortak olmaktan dolayı son derece memnunuz. Sorunun hallolması nedeni ile yapmış olduğumuz bu proje hayırlı olsun. Katılımından dolayı herkese teşekkür ederim” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından Kocaeli Cumhuriyet Başsavcısıhabib Korkmaz ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri İlhan Bayram tarafından protokol imzalandı.