Etiket: Serası

  • Serası zarar gören çiftçilere destek

    Serası zarar gören çiftçilere destek

    Zonguldak’ın Ereğli ilçesi Ziraat Odası, yoğun kar yağışı sonrası seraları zarar gören çiftçilere destek olacak.

    Kdz. Ereğli Ziraat Odası, yoğun kar yağışında serası zarar gören çiftçilere destek olacaklarına ilişkin açıklama yaptı. Çiftçilerin Tarım ve Orman Müdürlüğü’ne müracaat ederek zarar beyanında bulunabileceklerini bildiren açıklamada şu ifadelere yer verildi.

    “Bölgemizde yağan kar nedeniyle seraları zarar gören çiftçilerimizin 01.02.2021 Pazartesi günü mesai bitimine kadar İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’ne yazılı bir dilekçe ile müracaat etmeleri önemle rica olunur.”

  • Serası dolu nedeniyle zarar gören kadın çiftçinin tepkisi: ”Patlıcan pahalı diyenler şu halimize baksınlar”

    Serası dolu nedeniyle zarar gören kadın çiftçinin tepkisi: ”Patlıcan pahalı diyenler şu halimize baksınlar”

    Antalya’nın Kumluca ilçesinde meydana gelen aşırı yağış ve dolu nedeniyle serasındaki patlıcanları zarar gören kadın çiftçi yaşadıklarını anlatıp patlıcanın pahalı olduğunu söyleyenlere tepki gösterdi. Seranın ortasına kadar gelen doluyu gösteren kadın çiftçi, ”Patlıcan pahalı diyorlar, halimize baksınlar” dedi.

    Antalya’nın örtü altı üretim üssü Kumluca ilçesinde öğleden sonra meydana gelen aşırı yağış ve dolu nedeniyle bazı seraların plastiği çöktü ve su baskınları yaşandı. Mavikent Mahallesi İncekum mevkiinde etkili olan yağmur ve dolu nedeniyle bazı seraların içine su girerken dolu ağırlığını kaldıramayan plastik örtüler çöktü. Çöken seraların içine dolu aşırı yağmur nedeniyle oluşan sel suları seralara doldu. Dolu ve selden yaklaşık 150 – 200 dönüm seranın etkilendiği öğrenildi.

    Serasının naylon kaplaması dolu sebebiyle yırtılan ve patlıcan ekili örtü altı üretim alanı zarar gören Perihan Akıncı isimli kadın çiftçi yaşadıklarının anlatırken ağlamamak için kendini zor tuttu. Meşakkatli ve çok zor bir işle uğraştıklarını, millete sebze yedirebilmek için yaz kış çalıştıklarını söyleyen kadın patlıcan fiyatına pahalı diyenlere tepki gösterdi. Ağırlığı taşıyamadığı için yırtılan naylon kaplamanın göçmesi sebebiyle seranın içine giren doluları gösteren Akıncı, “Seranın içinde dolular doldu, ne yapacağız böyle. Patlıcan pahalı denilip duruyor çiftçinin halini görsünler sonra konuşsunlar böyle olmaz delirdik biz. Bizi bir tanısınlar baksınlar. Para kazanıyor diye konuşuluyor biz millete sebze yedireceğiz diye uğraşıyoruz, şu halimize bir baksınlar. halimizi gördükten sonra patlıcan ucuz desinler” dedi.

  • GÜBRETAŞ-GTÜ işbirliğiyle tarımın geleceğine yönelik Ar-Ge serası açıldı

    GÜBRETAŞ-GTÜ işbirliğiyle tarımın geleceğine yönelik Ar-Ge serası açıldı

    GÜBRETAŞ Ar-Ge Merkezi ve GTÜ Biyoteknoloji Enstiütüsü’nün koordinasyonuyla 2019 yılında iki kurum arasında imzalanan işbirliği protokolü kapsamında kurulan Ar-Ge Serası, tarım sektörünün geleceğine katma değer sağlayacak önemli araştırma geliştirme faaliyetlerinin merkezi olmayı hedefliyor.

    Tarım sektörünün öncü şirketlerinden biri olan GÜBRETAŞ, özellikle 2017’den itibaren hızlandırdığı Ar-Ge çalışmalarıyla ilgili önemli adımları gerçekleştirmeye devam ediyor. Özel sektör – üniversite iş birliği kapsamında çeşitli eğitim kurumlarıyla ortak çalışmalar yürüten şirket, ülkemizin en hızlı gelişen araştırma üniversitelerinden biri olan Gebze Teknik Üniversite (GTÜ) ile 2019’da 10 yıllık bir işbirliği protokol anlaşması imzalamıştı. Üniversite ile şirket tarafından imzalanan bu anlaşmanın ilk adımlarından biri, venlo tipi cam Ar-Ge Serası ile ortaya konuldu. İmzalanan protokol kapsamında, Biyoteknoloji Enstitüsü ile geliştirilecek olan projeler ve prototip ürünlerin, üniversite kampüsü bünyesinde kurulan Ar-Ge Serası’nda ve ayrıca tahsis edilecek açık arazide denemeler yapılması planlanıyor. Bu çerçevede inşa edilen toplam 500 metrekarelik seranın kurulumu ortaklaşa karşılandı.

    İşbirliğiyle üniversitenin Gebze yerleşkesinde kurulan Biyoteknoloji Enstitüsü Ar-Ge Serası, düzenlenen törenle açıldı. Törene GÜBRETAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Fahrettin Poyraz ve Genel Müdür İbrahim Yumaklı’nın yanı sıra GTÜ Rektörü Prof. Dr. Muhammed Hasan Aslan ve akademisyenler ile TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, Kocaeli Milletvekili İlyas Şeker, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Yaşar Çakmak, Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz ile misafirler katıldı.

    “İşbirliği için güzel bir örnek”

    Etkinliğin açılış konuşmasında Biyoteknoloji Enstitüsü hakkında bilgi veren Rektör Prof. Dr. M. Hasan Aslan, “Bugün açılışını yapıyor olacağımız Cam Ar-Ge Seramız, bu Sanayi işbirliklerine çok güzel bir örnek teşkil etmekte olup, ülkemizin gözde kuruluşlarından GÜBRETAŞ’ın çok değerli katkıları ile hayata geçmiştir. Tarım şirketi ve Üniversitemiz arasında geçen sene imzalanmış olan iş birliği protokolünün ürünü olan bu Ar-Ge Serası’nın ülkedeki nadir örneklerden olması bizleri gururlandırmaktadır. Gerek Ar-Ge Serası gerekse inşası yakın zamanda bitecek olan Biyoteknoloji Enstitüsü Binası’nda kurgulanmakta olan Sanayi Ar-Ge Laboratuvarları ile üniversitemiz ve enstitümüzün bilgi ve tecrübelerini bölgemiz ve ülkemiz sanayisinin hizmetine sunmak ve birlikte dünya çapında rekabet edebilir ürünler geliştirmek için emek birliği yapmak en büyük hedefimizdir” diye konuştu.

    “Misyonumuz, tarımla ilgili her alanda öncü olmak”

    Şirketin misyonuna değinerek sözlerine başlayan GÜBRETAŞ Genel Müdürü İbrahim Yumaklı, “1952’de Adnan Menderes döneminde Bakanlar Kurulu kararıyla sektörün ilk şirketi olarak kurulan şirketimiz, hep öncü olmak misyonuyla hareket etmiştir. Motivasyonumuz öncelikle yüksek tarımsal verimlilik için kaliteli ürünler üretip çiftçiye ulaştırmanın yanı sıra öncüsü olduğumuz bilinçli tarımı yaygınlaştırma etkinlikleri ve ar-ge faaliyetleriyle tarımdaki sorunlara çözümler üretmektir. Bu amaçla birçok saha çalışması yapmaktayız ama Ar-Ge çalışmalarının akademik ayağının olmazsa olmaz olduğunu kabul ediyoruz” dedi.

    2017’den itibaren hız kazanan akademik işbirlikleri ve Ar-Ge faaliyetleri hakkında da bilgi veren Genel Müdür Yumaklı,“Yenilikçi yöntem arayışlarımız 2018’de bizi bu üniversiteyle buluşturdu. Uzun görüşmeler neticesinde 2019’da protokol imzaladık. Ar-Ge Serası, bu protokolün sadece bir parçası. Çok önemli bir konu olarak en büyük problemimiz uluslararası literatürü tarayacak insan kaynağımız yok maalesef. Dolayısıyla açılışını yapacağımız Ar-Ge serasının içeriği sadece sera olmak değil; Gebze Teknik Üniversitesi işbirliğiyle yürüttüğümüz diğer projelerle birlikte uluslararası literatürü araştırmaları takip edecek insan kaynağını ortaya çıkarabilmeyi amaçlıyoruz. Protokolü dosyalara mahkum etmeden tüm çalışmalarımızı hayata geçiriyoruz. Bu amaçla iş birlikleri oluşturmaya devam ediyoruz” diye konuştu.

    “Asıl güç, yeni bir değer üretmekte”

    Konuşmasına üretmek için tüketmenin gerekli olmasına vurgu yaparak başlayan GÜBRETAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Fahrettin Poyraz ise bilgi çağında teorik bilginin pratik uygulamalarla desteklenmesi gerektiğini ifade ederek, “Bilginin tüketilmesi noktasında kanalların açık olması gerekir. Türkiye’nin en büyük çiftçi ailesi olan Tarım Kredi Kooperatifleri’nin en önemli şirketi GÜBRETAŞ’ın GTÜ ile gerçekleştirdiği bu proje, tam da bu amaca hizmet ediyor. Yeni dönemde bitki besleme ürünleri alanında yeni çalışmalar yapmamız gerekiyor. Bu da üniversitelerle işbirliğini gerektiriyor. Sadece bitki besleme ve koruma ürünlerini çeşitlilik anlamında artırmak yetmez, aynı zamanda bu sera gibi ortamlarda ve deneme arazilerinde uygulamayı en iyi sonuç alana kadar gerçekleştirmek gerek. Asıl güç, yeni bir fikir ve değer üretmekte. Ürettiğimizi aynı zamanda kanallar açık tutarak noktasındaki kabiliyetimizi de ortaya koymalıyız. Üniversitelerimiz, hocalarımız projelerimizle büyük bir heyecanla ilgileniyor. Bu da bizi umutlandırıyor” şeklinde konuştu.

    Ar-Ge bütçesinde pandemiye rağmen artış

    Açılış konuşmalarının ardından programın ikinci bölümünde TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, “Ar-Ge ve Yenilik Ekosisteminde Birlikte Geliştirme ve Birlikte Başarma” başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. Prof. Dr. Mandal, sunumuna Türkiye’de Ar-Ge harcamalarına ayrılan bütçe payında tüm dünyayı sarsan pandemi koşullarına rağmen artış yaşandığına dikkat çekerek başladı. Ar-Ge ve yenilik süreçlerine değinen Mandal, “Dönüşüm; geri beslemeli, açık, sistemik güçlük içeren, iş birliği ve disiplinler arası, sistematik, birlikte geliştirme ve ortak yeniliğe yönelik olmalıdır. Yeni TÜBİTAK stratejik yaklaşımı nitelikli bilgi ve nitelikli insan olarak iki anahtar kavramı öne çıkarmaktadır. Birlikte geliştirme ve etki odaklı yeni iş birliği modelleriyle daha güçlü, hedef odaklı, yüksek katma değerli, toplumsal ve ekonomik fayda sağlayan birlikte başarma yaklaşımını öne almaktadır. Ar-Ge ve yenilik çıktılarına, etkilerine odaklanarak ulusal hedefler doğrultusunda çıktıların toplumsal ve ekonomik faydaya dönüşümünü esas alıyoruz” açıklamasında bulundu.

    Avrupa Yeşil Mutabakat çağrılarında “Tarladan Sofraya” alt alanıyla sürdürülebilir gıda sisteminin hedeflendiğini de değinen Prof. Dr. Mandal, son olarak Türkiye’de tarım, tarım ekonomisi ve tarım makineleri Ar-Ge projelerine vurgu yaptı. Araştırma destek programları kapsamında son 10 yılda toplam 994 proje için 2020 sabit fiyatlarla 573,4 milyon TL destek sağlandığını ifade etti.

    Ar-Ge serasının açılışı yapıldı

    Konuşmaların ardından Ar-Ge Serası önünde GÜBRETAŞ ve GTÜ idarecilerinin yanı sıra protokol misafirlerinin katılımıyla açılış kurdelesi kesildi. Ardından serada incelemelerde bulunan katılımcılara, burada yapılacak çalışmalar hakkında Biyoteknoloji Enstitüsü Müdür Yardımcısı Kutman tarafından bilgiler verildi. Günün anısına plaketlerin verilmesi ve hatıra fotoğrafının çekilmesiyle etkinlik sona erdi.

    Verilen bilgiye göre, gerek tarımın gerekse biyoteknolojinin Türkiye’nin kalkınma hedefleri doğrultusundaki stratejik önemlerine dair farkındalığın giderek arttığı bugünlerde tarım şirketi ile üniversite işbirliğiyle kurulan ve Biyoteknoloji Enstitüsü bünyesinde hizmet verecek olan Ar-Ge serasında; başta yeni nesil, çevre dostu ve yüksek etkili gübreler, mikrobiyal gübreler ve biyostimülantlar olmak üzere yenilikçi bitki besleme ürünlerine ve bitki koruma ürünleri de dahil olmak üzere agro kimyasallara yönelik çalışmaların, biyofortifikasyon ve fonksiyonel ürün araştırmalarının, bitki biyoteknolojisi, bitki fizyolojisi ve tohum teknolojileri ile ilgili çalışmaların ve topraksız tarım ve tıbbi ve aromatik bitki araştırmalarının yürütülmesi planlanıyor.

    Seranın özellikle üniversite- özel sektör iş birlikleri ile geliştirilecek ve uygulanacak, çıktı odaklı Ar-Ge projeleri için bir çekim merkezi haline gelmesi, yenilikçi, yerli ve milli ürünler ile Türkiye’de sürdürülebilir ve rekabetçi tarım araştırmalarına yön vermesi ve ulusal gıda ve beslenme güvencemize önemli katkılar sağlayabilecek araştırmalara ev sahipliği yapması amaçlanıyor. Bu doğrultuda sanayi ortaklı Ar-Ge faaliyetlerinin yürütülmesinin yanı sıra, yine sanayici ve girişimcilere ürün etkinlik ve güvenlikleri ile ilgili test ve analiz hizmetleri verilecek. GTÜ Biyoteknoloji Enstitüsü, ayrıca ilgili sektörlerin doktoralı Ar-Ge personeli ihtiyacına cevap verebilecek nitelikli insan kaynağını yetiştirmeyi de amaç edinerek ve GÜBRETAŞ işbirliği dahilinde bu yıl kabul edilen TÜBİTAK 2244 Sanayi Doktora Programı projesi ile bu konuda da önemli bir adım atmış oldu.

    Türkiye’deki sayılı seralar arasına girecek

    Verilen bilgiye göre, kurulumu tamamlanan Venlo tipi cam sera, modern iklimlendirme otomasyonu, LED aydınlatmaları ve hem topraklı hem de topraksız tarım çalışmaları yapılabilmesine olanak tanıyan tasarımı ile dikkat çekiyor. Hassas iklim kontrolü, sulamanın bulaşmaları engelleyecek saf su ile yapılabilmesi, aydınlatma sistemi sayesinde gün uzunluğunun kontrol edilebilecek ve böylece 4 mevsim deneysel bitkilerin uluslararası literatürde kabul gören üst düzey standartlarda yetiştirilebilecek olması gibi özellikleri ile ticari seralardan farklılaşan Biyoteknoloji Enstitüsü Ar-Ge serası, Türkiye’deki sayılı cam Ar-Ge Serası arasında yerini aldı.

  • Türkiye’nin fabrika baca atığı ile ısıtılan ilk modern serası hizmete açıldı

    Türkiye’nin fabrika baca atığı ile ısıtılan ilk modern serası hizmete açıldı

    Son teknoloji , organik tarım yapımı amacıyla Kale Seramik Fabrikaları bünyesinde Çan ilçesinde kurulan Mavruz sera yapılan tören ile hizmete girdi.

    Kale Grubu tarafından 27 Temmuz 2017 tarihinde temelleri atılan Mavruz Sera eski Başbakanlardan Yıldırım Akbulut, Çanakkale Valisi Orhan Tavlı, Kale Grubu Başkanı (CEO) Zeynep Bodur Okyay, Kale Grubu Teknik Grubu Başkanı Osman Okyay, Çan Kaymakamı Mustafa Gürdal, Çan Belediye Başkanı Bülent Öz, Kale Grubu üst düzey yöneticileri ve Çan halkının katılımıyla düzenlenen tören ile açıldı. Kale Grubu Başkanı Zeynep Bodur Okyay törende yaptığı konuşmada, “Altyapı çalışmalarını tamamladığımız ve bugün yaklaşık 4,5 hektarlık bir alanda faaliyet gösteren Mavruz Tarım’ın açılışını yapmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Bu mutluluğumuzun sebebi yalnızca yeni bir işletmeyi hayata geçirmek değil. Esas mutluluk sebebimiz, bölgemizin zenginliğini koruyarak; yaşadığımız çevreye ve ekosisteme sahip çıkarak yaptığımız işe değer katmak. Aranızda bilenler vardır: Mavruz, Kurucumuz İbrahim Bodur’un doğduğu ve büyüdüğü köy Nevruz’un eski ismi. 1934 yılında ise, Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından Farsça’da “yeni gün” anlamına gelen Nevruz ismini almış. Umuyoruz, yeni yatırımımız bölgeye “yeni bir gün” gibi yenilikler ve güzellikler getirir. Gerek sanayi üretimi olsun, gerek tarımsal üretim olsun, üretmeden var olmamız mümkün değil. Bir ülkenin tarım politikalarının, sosyo-ekonomik yapı üzerinde hiç şüphesiz çok büyük etkileri var. Tarım politikaları, kentleşme oranından sanayide istihdam edilen nitelikli çalışan sayısına; ekonominin yapısından ülkenin dış ticaret dengesine kadar birçok denklemde kilit bir rol oynuyor. Malumları olduğu üzere, ülkemizde de geçmişten bu yana çeşitli tarım ve arazi politikaları uygulandı. Tüm bu politikalar sonucunda bugün geldiğimiz noktada ise tarımsal üretim açısından zayıfladığımızı, bir yandan tarım arazilerini ve yerli tohum çeşitliliğini kaybederken diğer yandan tarımda ithalata dayalı bir modele döndük. Gelişmiş ülke örneklerine baktığımızda, tarımın ekonomilerinde büyük bir yere sahip olduğunu görüyoruz. Hepinizin bildiği gibi, Hollanda bunun en iyi örneklerinden bir tanesi. Bizim de doğru modellerle bugün bulunduğumuz noktadan, Anadolu’nun bereketli topraklarının bize sunduğu olanakları daha iyi değerlendirdiğimiz bir yapıya geçmemiz şart. Ünlü bir atasözünde söylendiği gibi, “bu topraklar bize atalarımızdan miras kalmadı, biz onu torunlarımızdan ödünç aldık. Kale Grubu olarak, sürdürülebilirlik kapsamında değerlendirdiğimiz bu yatırım sözünü ettiğim bu hedefe tam olarak hizmet ediyor. Her zaman olduğu gibi, Kurucumuz İbrahim Bodur’un geleneğine sahip çıkıyor ve doğduğumuz topraklara yatırım yapmaya, bölgemizin ve ülkemizin kalkınması için çaba göstermeye devam ediyoruz. Mavruz Tarım’ın bölgesel kalkınmaya, istihdama ve sürdürülebilirliğe katkı sağlamasını arzu ediyoruz. Mavruz Tarım, ülkemizin fabrika bacasından çıkan sıcak su buharıyla ısıtılan, döngüsel üretim anlayışı ile faaliyet gösteren modern bir sera. Fabrika bacasından çıkan ısının yeniden kullanılmasıyla sağladığı enerji tasarrufunun yanı sıra, yüzde 95 kadın çalışan oranı ile bölgede kadın istihdamına da katkı sağlıyor. Önümüzdeki yıllarda bu sayının artmasını ve bölgemize daha fazla değer katmasını temenni ediyoruz. Bölgemizin, ülkemizin ve dünyanın sürdürülebilir bir şekilde büyümesi için üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmek için çaba göstermekten büyük mutluluk duyuyoruz. Bu vesileyle Mavruz Tarım’ın Grubumuza, bölgemize ve ülkemize hayırlı uğurlu olmasını diliyorum” dedi.

    Mavruz Tarım Genel Müdürü Cengiz Genç, sera hakkında yaptığı bilgilendirmede, “4.4 hektar büyüklüğünde olan ilk faz modern topraksız seranın kış aylarında ihtiyacı olan ısı 4.5 km mesafedeki Çanakkale Seramik fabrikalarının bacalarından elde ediliyor. Fabrika ile arasında kapalı sistem bir jeotermal boru hattı bulunan sera bu yatırım ile üretim maliyetlerinin önemli bir kalemi olan ısıtma sorununu çözmek ile kalmıyor. Aynı zaman da çok önemli bir çevre ve sürdürebilirlik yatırımı yapmış oluyor. Bu anlamda bölgemiz ve Türkiye için önemli bir örnek teşkil etmiş oluyor. Proje aynı zamanda bölge kadınları içinde önemli bir istihdam sağlıyor” dedi.

  • Başkan Alıcık incir kurutma serası dağıtım törenine katıldı

    Nazilli Belediye Başkanı Haluk Alıcık, Aydın İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün hayata geçirdiği kuru incir üretiminde kalitenin artırılmasına yönelik tünel altında kurutma tekniğinin yaygınlaştırılması projesi kapsamında Bağcıllı Mahallesi’nde düzenlenen ‘İncir kurutma serası’ dağıtım törenine katıldı.

    Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından konuşma yapan Aydın İl Tarım ve Orman Müdürü Fuat Fikret Aktaş, “Aydın’da yıllık üretilen 185 bin ton incirin 60 bin tonu kurutulmakta, kuru incirin 40 bin tonu ise ihraç edilerek 75 milyon dolar kazanç sağlanmaktadır. Üretilen kuru incirin yüzde 10’u ekstra, yüzde 20’si ise birinci sınıf incirlerden oluşmaktadır. İncir sınıflandırılırken, böcek hasarlı, güneş hasarlı, yırtık, fermente olmuş ya da aşırı kuru olması dikkate alınır. Kaliteyi artırmak için üretim ve depolama aşamasındaki tedbirlere önem vermeliyiz. Kurutma kerevetlerde yapılmalı, yaprak ve yabancı otlarla temas olmamalı, gece kerevetler örtülmelidir. Küf oluşmaması için tam bir kurutma sağlanmalı ve kurutulan incirler kasalarla depolarda muhafaza edilmelidir. Kaliteyi artırmak için 2017’ de organik tarımın yaygınlaştırması projesinde yaklaşık 20 adet kurutma serası dağıtmıştık. Bu sene de bazı ilçelerde 30 kurutma serası dağıtmayı planlıyoruz. Bunun için 125 bin lira bütçe ayrıldı. Bin beş yüz lirası vatandaş katkısı olacak. Bundan sonra da çalışmalarımız sürecek. Üreticilerimiz için bereketli bir yıl olmasını diliyorum” diye konuştu.

    İncir’in Aydın bölgesinin en önemli ihracat ürünü olduğuna dikkat çeken Aydın Valisi Yavuz Selim Köşger, “İncir dünyada karşılığı olan bir ihracat ürünü. Eğer incir Almanya’da veya İsviçre’de yetişseydi, eczanelerde ilaç olarak satılırdı. Biz incirin kıymetini maalesef bilmiyoruz. Bölgemizde yetişen incirin kalitesini ve verimliliğini artırmamız gerekiyor. Bundan sonra geliştireceğimiz husus bu olmalı. Kutsal kitaplarda geçen bir ürün olan incirin dünyada hak ettiği yere gelmesi gerekiyor. Yalnızca üretimi değil pazarlanmasıyla ilgili çalışmalarımız da olmalı” sözlerini kaydetti.

    Bağcıllı’da kurutma tüneli ve kerevet projesine katılan 6 üreticiye teslim belgeleri Vali Köşger tarafından verildi.

    İncir kurutma serası teslim törenine Aydın Valisi Yavuz Selim Köşger, Nazilli Kaymakam Vekili ve Sultanhisar Kaymakamı Turgay Hakan Bilgin, Nazilli Belediye Başkanı Haluk Alıcık, Nazilli Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Akif Dönertaş, İŞKUR Aydın Müdürü Rahmi Terzi, daire müdürleri, muhtarlar, dernek ve STK temsilcileri, incir üreticileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.