Etiket: “Senin

  • Genç Memur Sen’in Türkiye 1’nciliği Malatya’ya

    Genç Memur Sen’in Türkiye 1’nciliği Malatya’ya

    Genç Memur Sen Malatya İl Başkan Yardımcısı Muhammed Karmış, Malatya ve tüm ilçelerinin sosyal medya hesaplarının Türkiye’de ilk olarak tamamlanmasından ötürü Türkiye 1’nciliği plaketi aldı.

    Memur Sen Malatya Temsilcisi ve Eğitim Bir Sen Malatya 1 nolu Şube Başkanı Hüseyin Söylemez, Genç Memur Sen Malatya İl Başkan Yardımcısı Muhammed Karmış’a Malatya ve tüm ilçelerinin sosyal medya hesaplarının Türkiye’de ilk olarak tamamlanmasından dolayı plaket takdim etti.

    Memur Sen Malatya Temsilcisi ve Eğitim Bir Sen Malatya 1 nolu Şube Başkanı Hüseyin Söylemez, yaptığı açıklamada, Karmış’ı başarısından dolayı kutlayıp plaket vererek, “Genç Memur Sen medya ve iletişimden sorumlu başkan yardımcısı olarak Malatya ve tüm ilçelerinde sosyal medya hesaplarını açarak tamamlamada Türkiye 1’ncisi olmanızdan dolayı teşekkür eder görevinizde başarılar dilerim” şeklinde konuştu.

    Türkiye 1’nciliği plaketi alan Öğretmen Muhammet Karmış da, “Memur Sen ve Eğitim Bir Sen Malatya İl Başkanımız Hüseyin Söylemez Hocama nazik ve ince düşüncelerinden ötürü çok teşekkür ediyorum. Cenabı Mevla hak davayı tüm platformlarda hakkıyla temsil edebilmeyi bizlere nasip eylesin” dedi.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Macron senin zaten süren az kaldı, gidicisin”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Macron senin zaten süren az kaldı, gidicisin”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Macron senin zaten süren az kaldı, gidicisin. Önce ben sana birkaç yıl önce ne demiştim? Bir telefon görüşmemizde tarih bilgin yok önce tarih öğren demiştim. Türkiye’ye tarih dersi verme“ dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezinde düzenlenen AK Parti İstanbul 100 bin Yeni Üye programına katıldı.

    “Gönüller bir olduktan sonra fiziki mesafelerin öneminin kalmadığını inanıyoruz”

    AK Parti İstanbul yeni üye katılım programında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Esasen bu programın 100 bin yeni üyemizin tamamının katılımıyla yapmayı istiyordum. Ancak salgın şartları sebebiyle bu şekilde sınırlı toplantıyla yapmak durumunda kaldık. Hedefimiz aslında İstanbul’un en büyük stadyumlarından birinde bu programı yapmaktı. Fakat salgın bunu ne yazık ki engelledi. Salgının engellemesi yürüyüşümüzü durdurmaz. Şu anda bu meydanda hamdolsun bu katılımla, bu coşkulu katılımla adımı attık, yolumuza devam ediyoruz. Gönüller bir olduktan sonra fiziki mesafelerin öneminin kalmadığını inanıyoruz. İstanbul teşkilatımızın 100 bin yeni üyemize büyük AK Parti ailesine hoş geldiniz diyorum. Yeni üyelerin partimize katılmasında emeği geçen tüm teşkilat mensuplarımızı tebrik ediyorum. Üye sayımız artıyor ailemiz büyüyor sloganıyla yürüttüğümüz bu çalışmanın bereketli bir şekilde neticelendiğini görüyoruz” dedi.

    “AK Parti 10,5 milyonu aşkın üyesiyle bırakın Türkiye’yi dünyanın sayılı siyasi hareketlerinden biridir”

    Salgınla mücadele kuralları üye katılımında yeni yöntemler geliştirme yönelttiğini söyleyerek konuşmasını sürdüren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her şeyin dijitalleştiği bir devirde siyasetin bunun dışında kalması düşünülemez. Bizde üye başvurularını internet üzerinden alacak bir sistem kurduk. Yeni üyelerimizden 11 binin ön başvurularını az önce ifade edildi AK üyelik İstanbul org internet sitesi aracılığıyla aldık. Buradan başvuru yapan vatandaşlarımızı bizzat evlerinde ziyaret ederek üye kayıtlarını kesinleştirdik. Yeni üye seferberliğinin parti teşkilatımıza farklı bir dinamizm kazandırdığını görüyoruz. Salgın sebebiyle yüz yüze iletişimin zorlaştığı dünyanın birçok ülkesinde hayatın durma noktasına geldiği bir dönemde İstanbul teşkilatımızı bu kampanyası çok daha değerli ve anlamlıdır. Önümüzdeki süreçte ‘tamam’ diye sloganlaştırdığımız, temizlik, maske, mesafe tedbirlerini uygulayarak partimize yeni üye kazandırma çalışmalarına devam edeceğiz. Bu gün AK Parti 10,5 milyonu aşkın üyesiyle bırakın Türkiye’yi dünyanın sayılı siyasi hareketlerinden biridir. Ülkemizin bütün renklerini kucaklayan, bütün farklılıklarını kuşatan bu hareket bu dava Türkiye’nin en geniş ailesidir. Biz sadece üye sayısına göre değil aynı zamanda temsil kabiliyeti bakımından açık ara birinci partiyiz” diye konuştu.

    “AK Parti milletin partisidir, 83 milyonunu tamamının partisidir”

    “AK Parti’nin güçlü olması güçlü kalması Türkiye’nin birlik, bütünlük ve selameti açısında hayati öneme sahiptir” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu hareket ne kadar büyürse Türk demokrasisi de o derece güçlenecektir. Bu hareket ne kadar güçlenirse Türkiye’nin kalkınma gayretleri o derce hızlı neticeye ulaşır. AK Parti ne kadar geniş bir kitleye ulaşırsa milletimizin kardeşliği o derece kuvvetlenir. AK Parti özellikle genç kuşaklarla kadrosunu ne kadar tahkim ederse Türkiye’nin geleceği o derece aydınlık olacaktır. Üye çalışmalarımızı yürütürken yapılan her yeni kaydın partimizle birlikte ülkemizin de güçlendiğini asla aklımızdan çıkarmayacağız. Küçük olsun benim olsun düşüncesiyle değil, büyük olsun bizim olsun vizyonuyla hareket edeceğiz. Partimize emek vermiş eskilerin dediği gibi partinin tozunu yutmuş tüm yol arkadaşlarımızla irtibatımızı güçlendireceğiz. Gönülden yaparsan gönüller kazanırsın düsturuyla 83 milyonun her bir ferdini kucaklamaya çalışacağız. Yeni isimlerle, yeni yüzlerle, yeni hizmet erleriyle kadrolarımızı tahkim ederken tek bir gönüldaşımızı dışarıda bırakmayacağız. Hiç kimseyi dışlamadan, kırmadan, dökmeden hatta varsa kırık kalpleri tamir ederek faaliyetlerimizi yürüteceğiz. AK Parti milletin partisidir. 83 milyonunu tamamının partisidir. Bu partiyi kuranda 18 yıl boyunca iktidarda tutanda milletimizin kendisidir. Milletimizin sinesinden çıkmış bir hareket olarak bizim kimseyi dışlamaya, ötekileştirmeye inancından, fikrinden, hayat tarzından ötürü hakir görmeye hakkımız yoktur. Önce millet, önce memleket diyen Türkiye eksenli hareket eden herkese elimizi uzatmak durumundayız. Bu güne kadar uzattık, uzattığımız içinde Allah’a hamdolsun güçlüyüz. AK Parti çatısı altında terör ve şiddetle arasına mesafe koyan herkesle ne kadar aykırı olursa olsun her türlü görüşe yer vardır. Hakaret içermediği sürece, partimizin güçlenmesine katkı yapacak her türlü eleştiriye de kapımız açıktır. Hakikatin kıvılcımın fikirlerin yasaklanmasından değil, fikirlerin çarpışmasından doğduğuna inanıyoruz. Bu anlayışla hareket ettik. Farklı fikirlere açık olduk, inşallah bundan sonrada yolumuza bu şekilde devam edeceğiz. Özellikle şu an çalışmaları devam eden 7. Büyük kongre sürecimizi en değerli şekilde değerlendirmek istiyoruz. Büyük kongre hazırlıkları hem muhasebe yapma, hem kendimizi yenileme, hem de eksiklerimizi giderme fırsatı veriyor. Salgın sebebiyle kongremizi sadece teşkilat mensuplarımızla yapmak mecburiyetinde kalsak da milletimizin farklı kesimleriyle irtibatımızın kopmasına asla müsaade etmiyoruz. Salgın kurallarına uygun şekilde vatandaşlarımıza ulaşarak onlarla konuşarak fikirlerini alıp gönüllerini kazanmaya çalışıyoruz. Bu sürecin sonunda AK Parti çok daha güçlenmiş bir şekilde yoluna devam edecektir” dedi.

    “Türkiye olarak aynı anda birden çok cephede çetin bir mücadele veriyoruz”

    Türkiye’nin birçok cephede mücadele ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye olarak aynı anda birden çok cephede çetin bir mücadele veriyoruz. İçeride veriyoruz, sınır ötesinde ötenin ötesinde de veriyoruz. Sadece sınırlarımız içinde değil Irak’tan Suriye’ye Akdeniz’den Ege’ye kadar geniş bir alanda emperyalizmimin farklı yüzleriyle muhatap oluyoruz. Bir asır önce Anadolu’yu işgal edenlerle Libya’da, Doğu Akdeniz’de karşımıza dikilenlere niyet bakımından hiçbir fark yoktur. O dönemde işgalcilere alkış tutanlar olduğu gibi bugünde farklı kisveler altında mandacılığı savunanlar var. O dönem işgalcilerle birlikte olup millete ihanet edenler olduğu gibi bu günde gavurun kılıcını sallayanlar var. O dönemde kalemini işgalcilerin emrine verenler olduğu gibi bugünde batılı efendilerine şirinlik yapan kalemşörler var. Tıpkı bir asır önce olduğu gibi bunların karşısında ise istiklali ve istikbali için gerekiyorsa kanının son damlasına kadar mücadele etmeye hazır bir millet var. İşgale boyun eğmek yerine Ya istiklal ya ölüm parolasıyla Anadolu’yu yedi düvele dar eden Şerife Bacılar, Sütçü İmamlar, Nene Hatunlar, Şahin Beyler hala aramızdadır. Gezi olaylarıyla fitili ateşlenen, 17-25 Aralık girişimiyle devam eden, 15 Temmuz hain darbe teşebbüsüyle ayyuka çıkan saldırıların yegane hedefi yüz yıl önce yarım kalmış hesabı görmektir” şeklinde konuştu.

    “Macron senin zaten süren az kaldı, gidicisin”

    “Coğrafyamızda ve dünyanın pek çok yerinde yaptıklarını bize de uygulamak istiyoruz” diyerek sözlerine devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizi terörle, baskıyla ekonomik tetikçileriyle hedef alanların amacı bizi onurlu ve kararlı duruşumuzdan vazgeçirmektir. S&P kendine çeki düzen ver. Sen Türkiye’yi ekonomik yaptırımlarla bir yere çekemezsin. Bunu daha öncede yaptın, netice aldın mı alamadın. Bundan sonra da alamayacaksın. Biz senin üyende değiliz. Kuruş para da vermiyoruz, para mı istiyorsun sana bir kuruş yok. Böyle başkalarıyla bize kalkıp da ekonomik destur çekmeye çalışanlara kusura bakmasınlar. Bunların derdi ne AK Parti’yledir ne Tayyip Erdoğan’ladır. Bunların derdi milletimizin kendisiyledir. Toprağından devletine kadar Türkiye’nin varlığıyladır. AK Parti ve Tayyip Erdoğan üzerinden Türkiye’yi teslim almak diz çöktürmek için her yolu deniyorlar. Her ne kadar muhalefet görmek istemese de milletimizin bütün fertleri görüyor. Mücadelenin Tayyip Erdoğan’ın ikbal mücadelesi olmadığını, ülkemiz ve geleceğimiz için yürütülen bir istikbal mücadelesi olduğunu, vicdan ve izan sahibi herkes biliyor. Ne diyor bizim problemimiz Türk milletiyle değil, bizim problemimiz Erdoğan’la, Erdoğan’ı indirmemiz lazım. Macron senin zaten süren az kaldı, gidicisin. Önce ben sana birkaç yıl önce ne demiştim? Bir telefon görüşmemizde tarih bilgin yok önce tarih öğren demiştim. Türkiye’ye tarih dersi verme, bak biz sizi Cezayir’den tanırız, bir milyon Cezayirliyi siz öldürdünüz. 800 bin Ruandalıyı siz öldürdünüz. Biz sizi Libya’dan tanırız. Bize insanlık dersi veremezsiniz. Biz Osmanlı olarak buralara gittiğimiz zaman barış götürdük, buralar insanlığı götürdük. Önce bunu öğren. Bunu hazmedemiyor. Onun için çıldırıyorlar. AK Parti’nin şahsında zayıflatılmak istenen 83 milyonun birlik beraberlik kardeşliği olduğunu bütün herkes kabul ediyor. Halen Türkiye’nin açık ara en güçlü partisiysek bunun sebebi milletimizin basiret ve ferasetidir. Partimiz üzerinde oynanan oyunların hepsi Anadolu insanını irfanı karşısında başarısızlık” ifadelerini kullandı.

    “Bu gün geldiğimiz noktada AK Parti’nin kaderiyle ülkemizin kaderi de bütünleşmiştir”

    Doğu Akdeniz’de çalışmaların sürdüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi dertleri, Barbaros Doğu Akdeniz’de bir taraftan sismik araştırmalar bir taraftan sondaj çalışmaları, eğer bir de Türkiye petrolü bulduysa doğalgazı bulduysa vay halimize, dertleri bu çalış senin de olur. Biz şu anda çalışıyoruz. İki tane sismik araştırma gemimiz var, 3 tane sondaj gemimiz var. Bunlarla gece gündüz çalışıyoruz. Rabbim inşallah bunun neticesini bizlere lütfedecek. Milletimiz gerektiğinde canı pahasına bize karakaşımız için değil bu ülkeye olan sevdamızdan dolayı sahip çıkıyor. AK Parti Türkiye’yi savundukça, büyük ve güçlü Türkiye davasına omuz verdikçe milletimizde AK Parti’ye destek olmayı inanıyorum ki sürdürecektir. Bu gün geldiğimiz noktada AK Parti’nin kaderiyle ülkemizin kaderi de bütünleşmiştir. Türkiye varsa güçlüyse hedeflerine ilerliyorsa AK Parti işini doğru yapıyor demektir. Bırakın bu ülkenin başına bir şey gelmesini ayağına taş değse bunun vebali de hepimizin omuzlarındadır. Unutmayın Türkiye varsa biz varız, Türk milleti güçlüyse bizde güçlüyüz. Türkiye hedeflerine yaklaşıyorsa işimizi doğru yapıyoruz demektir. Ülke ve millet düşmanlarının hedefindeysek doğru yönde yürüyoruz demektir. Milletin ve ümmetin dualarını alıyorsak istikamet üzereyiz demektir. Mazlumların ve mağdurların umudu olmayı sürdürüyorsak hakka ve hakkaniyete uygun çalışıyoruz demektir. AK Parti olarak 19 yıldır bu şekilde çalıştık” şeklinde konuştu.

    “Öyle bir süreçten geçiyoruz ki doğru adımlar atarsak ülkemizin önünde yepyeni bir dönemin kapıları açılacaktır”

    Türkiye’nin kritik bir dönemden geçtiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Öyle bir süreçten geçiyoruz ki doğru adımlar atarsak ülkemizin önünde yepyeni bir dönemin kapıları açılacaktır. Şehitlerimizle beraber yürüyoruz. Rabbim şehitlerimize rahmet eylesin. Sadece darbeler, krizler, antidemokratik müdahalelerle kaybettiğimiz yılları telafi etmekle kalmayacak Türkiye’yi her alanda birinci lige taşıma imkanını bulacağız. Yanlış adımlar atmamızın bedelini ise sadece partimiz değil, milletimizle beraber umudunu bize bağışlamış 100 milyonlarca kardeşimiz de ödeyecektir. Tarihimizin en kritik döneminde bu kadroya çok önemli görevler düşüyor. Bu sorumluluğun bilinciyle hareket edeceğinden şüphe duymuyorum. Size inanıyorum ve güveniyorum. Partimiz ve davamız için İstanbul’un ne kadar önemli olduğunu sizler zaten biliyorsunuz. Hep birlikte çok daha fazla çalışarak önce 2023’te, sonra 2024’te İstanbul halkının teveccühünü rekor oy oranlarıyla sandığa yansıtacağımıza inanıyorum. İnşallah aynı gerçeği Türkiye genelinde de elde edeceğiz. AK Parti ailesine yeni katılan dava arkadaşlarıma aramıza hoş geldiniz diyorum” dedi.

  • Babasını dövüp, “Senin gibi babanın var ya” diye sitem etti

    Babasını dövüp, “Senin gibi babanın var ya” diye sitem etti

    Aksaray’da alkol aldı diye kardeşiyle kavga eden alkollü ağabey, araya giren babasını darp etti. Hastane girişinde şahsın, “Senin gibi babanın var ya” diyerek babasına sitem etmesi dikkat çekti.

    Olay, saat 20.30 sıralarında Ereğlikapı Mahallesi 1453 Sokakta bulunan bir evin önünde yaşandı. Edinilen bilgiye göre, alkol aldıktan sonra evlerinin bulunduğu sokağa gelen Mehmet Özkan Ç. (20), evin önünde babası Şaban Ç. (48) ile konuşan kardeşi M.Ç.’ye (17), ‘Sen yine mi alkol aldın’ diye bağırarak kardeşini dövmek istedi. Kardeşine saldırarak yumruklar sallayan Mehmet Özkan Ç.’ye babası Şaban Ç. engel olmak istedi. İki oğlunun kavgasını ayırmak isteyen baba büyük oğluna engel olamazken, Mehmet Özkan Ç. babasını başından ve vücudunun çeşitli yerlerinden darp ederek yaraladı. Mahalle sakinleri durumu polise bildirdi. Kısa sürede olay yerine gelen polis ekipleri babasını darp eden Mehmet Özkan Ç.’yi gözaltına aldı. İki oğul ve baba polis ekiplerince Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesine getirilirken, baba tedavi altına alındı. Hastaneye girişte hem kardeşini hem de babasını darp eden ağabey görüntü almak isteyen basın mensuplarına da saldırdı. Hastane girişinde babasına isyan eden Mehmet Özkan Ç., “Senin gibi babanın var ya” diyerek sitem etti. Polis ekiplerince zor kullanarak acil servise alınan Mehmet Özkan Ç., sağlık kontrolünün ardından ifadeleri alınmak üzere Aksaray Polis Merkezine götürüldü.

    “Oğlum dövdü beni, eve gelip beni dövüyor”

    Oğlu tarafından darp edilen ve başından, vücudunun çeşitli yerlerinden yaralanan baba Şaban Ç. ise hastane önünde gazetecilere ve polis memurlarına oğlunu şikayet ederek, “Oğlum dövdü beni. Evin içine geliyor beni dövüyor. Bu çocuk eve içmiş gelmiş. Bu da içmiş gelmiş beni dövüyor” dedi. Şaban Ç. hastanede tedavi edilirken durumunun iyi olduğu öğrenildi. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

  • Eğitim Bir- Sen’in eğitime bakış 2018 raporu

    Eğitim Bir-Sen Adıyaman Şube Başkanı Ali Deniz, Eğitim Bir-Sen’in 2018 yılı eğitime bakış raporunu açıkladı.

    Başkan Ali Deniz, eğitim, eğitim sistemine ilişkin izleme ve değerlendirme raporları hazırladıklarını bu çerçevede, 2016 yılından itibaren milli eğitimin, 2017’den itibaren de yükseköğretim sistemini kapsamlı bir şekilde inceleyen eğitime bakış ve yükseköğretime bakış raporlarını yayınlamaya başladıklarını söyledi.

    Başkan Deniz, “Raporda sadece durum tespiti yapılmamış, yeni politika geliştirilmesi ve incelenmesi gereken alanları belirtmiş ve göstergelerdeki tartışmalardan hareket ederek, eğitim sisteminin iyileştirilmesi için politika önerileri geliştirmiştir.

    Mevcut atama ve yer değiştirme usulleri, Türkiye’deki bölgeler ve iller arasındaki farkları azaltmak yerine daha da artırma yönünde işlev görmektedir. Öğretmenlerin bölgelere ve illere daha dengeli bir şekilde dağılımını destekleyecek insan kaynakları politikaları üretilmelidir. Öğretmenleri şikayet mekanizması haline gelen, öğretmenin motivasyonunu tüketen Alo 147’nin kaldırılmasını, öğretmene yönelik performans değerlendirme çabalarının sona erdirilmesini öğretmene güvenen ve öğretmene güven veren hamleler olarak görüyoruz. Sözleşmeli öğretmenlikteki 3+1 değişimini de öğretmenlik mesleğinin saygınlığını artırmaya dönük doğru fakat eksik bir adımdır. Bakanlık, eksik adımı tamamlamalı ve sözleşmeli öğretmen istihdamını sonlandırmalı, sözleşmeli öğretmenlerin kadroya geçiş sürecini de ivedilikle başlatmalıdır. Öğretmenler açısından gereksiz bir ehliyet tartışmasına, kamu personel sistemi açısından da adalet duygusunun aşınmasına neden olan öğretmen atamalarındaki mülakat uygulamasına yönelik itirazlarımızı giderecek, tekliflerimizi hayata geçirecek bir hamleyi de olabilecek en kısa sürede bekliyoruz” dedi.

    Okul müdürü ve öğretmenlerin yetkilerinin arttırılması gerektiğini de belirten Başkan Deniz, “Türkiye, OECD içerisinde en katı merkeziyetçi eğitim sistemine ve dolayısıyla en güçsüz okul yapısına sahip ülkedir. Türkiye’deki aşırı merkeziyetçi idare anlayışı dolayısıyla okul müdürü ve öğretmenlerin yetkileri oldukça kısıtlanmıştır. Eğitim sisteminde verimliliği artırmak ve daha kaliteli bir eğitim sunabilmek için, okul müdürleri ve öğretmenleri güçlendirecek bir yetki devri reformu yapılmalıdır. Bugüne kadar okul müdürü ve öğretmenini yetkilendirmeyen Türkiye’nin, aynı anlayışı takip ederek, 21. yüzyılın bilgi temelli küresel rekabet ortamında başarılı olması mümkün görünmemektedir” şeklinde konuştu.

    Öğretmen arz ve talebi arasındaki uyumsuzluğu giderecek sahici politikaların üretilmesi gerektiğinden de bahseden Başkan Ali Deniz, “Halen 400 binler bandında olan KPSS eğitim bilimleri testi aday sayısının önümüzdeki yıllarda 600-800 binlere doğru hızla artacağı dikkate alındığında, öğretmen arz ve talebi arasındaki uyumsuzluğu giderecek sahici politikalar üretilmelidir. Bu çerçevede, YÖK’ün arz ve talep arasındaki uçurumu daha da açan politikaları terk etmesi gereklidir. Zira, bugünden sonra öğretmenliğe kaynaklık teşkil eden hiçbir yükseköğretim programına öğrenci alınmasa dahi, eski mezunlar ve halen üniversitede okuyan adaylar için gerçekçi alternatif kariyer imkanları sağlanmalıdır” ifadelerini kullandı.

    İkili eğitim ve taşımalı eğitimin sorunlar çıkardığına değinen Başkan Ali Deniz, “Türkiye’de son on yılda toplam derslik sayısı yüzde 54 oranında, şube sayısı ise yüzde 37 oranında artmıştır. Aynı dönemde tüm kademelerdeki öğrenci sayısının artışı ise yüzde 16,5 civarındadır. Bu veri, derslik ve şube başına düşen öğrenci sayısı ile ikili eğitim yapan okul sayısının azaldığını göstermesi açısından önemli görülmektedir. Özellikle kırsal bölgelerde görece dağınık yerleşim yerlerinde az sayıdaki öğrencinin eğitime erişimi için uygulanan taşımalı eğitim, mevcut haliyle pedagojik birçok sorunu içermektedir. Bu nedenle taşımalı eğitim uygulamasını en aza indirmek için etkin alternatif politikaların geliştirilmesi gerekmektedir” diye konuştu.

  • Kazayı senin yüzünden yaptım diyerek başına çekiçle vurdu

    KOCAELİ (İHA) – Kocaeli’de yaptığı trafik kazasında aracında 100 bin TL’lik zarar oluşan ve oluşan zararı tartıştığı arkadaşına ödetme teklifini kabul etmeyince başına çekiçle vurarak darp eden 4 kişi gözaltına alındı.

    Olay Körfez 17 Aralık Pazartesi günü Körfez ilçesi Kirazlıyalı mevki’i ormanlık alanda meydana geldi. Edinilen bilgiye M.E.D.(23) adlı şahıs, kendisine ait araçla karıştığı trafik kazası sonrasında aracında oluşan 100 bin TL’lik zarara arkadaşı O.G.(32)’nin neden olduğunu iddia ederek yanına gitti. Körfez ilçesinde O.G. ile buluşan M.E.D., yaşadığı trafik kazasına aralarında yaşanan tartışma sonucu meydana geldiğini söyleyerek 100 bin TL’lik zararını ödemesini O.G.’ye teklif etti. O.G.’nin teklifi kabul etmemesi üzerine buluşma yerinden ayrılan M.E.D., bir hafta sonra O.G.’ye yeniden görüşme teklifinde bulundu.

    Kirazlıyalı ormanlık alana buluşma için giden O.G.’nin yanına bir süre sonra iki ayrı araçla aralarında M.E.D.’nin de olduğu 4 kişi geldi. Araçtan inen M.E.D. ve arkadaşları, aracın zararının giderilmesi O.G.’ye yeniden teklif ettiler. Teklifi kabul etmeyen O.G.’nin başına çekiçle vurarak darp eden M.E.D., O.G.’nin abisini arayarak, 100 bin TL getirmemesi halinde kardeşini bırakmayacaklarını söyledi. Bunun üzerine O.G.’nin abisi Körfez ilçesinde bulunan polis merkezine giderek şikayetçi oldu.

    Kaza masrafını ödemeyince başına çekiçle vurdular

    M.E.D. ve yanındaki 3 kişi, yaklaşık 1 saat alıkoydukları O.G.’yi elindeki 2 cep telefonunu gasp ederek Derince ilçesinde bir petrol istasyonuna bırakarak gözden kayboldular. Kendi imkanları ile Derince Eğitim ve Araştırma Hastanesine giderek tedavi olan O.G. ise daha sonra Körfez Polis Merkezine giderek şikayetçi oldu.

    Polisin takibi sonrası 4 şüpheli kıskıvrak yakalandı

    Şikayetin ardından inceleme başlatan Kocaeli Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro ve Cinayet Büro Amirliği ekipleri, kiralık araçla ormanlık alana gittikleri belirlenen M.E.D. ve 3 kişiyi takibe aldı. Takibin ardından olaya karıştığı belirlenen aracın İzmit Yenişehir Mahallesi’nde olduğunu belirleyen ekipler, yaptıkları takip sonucunda M.E.D., C.B. ve Y.D.’yi Yenişehir’de Y.T.’yi ise Körfez’de gözaltına aldı. İşlemleri için polis merkezine götürülen 4 şüphelinin yapılan incelemelerinde kasten yaralama ve tehdit suçlarından çok sayıda kaydı olduğu tespit edildi. Emniyette işlemlerinin ardından 4 şüpheli, Körfez Adliyesine sevke edildi.