Etiket: Sene

  • Geçen yıl çöpe giden arpacık soğanı bu sene 7 liradan satılıyor

    Bursa’nın Karacabey ilçesinde çiftçi arpacık soğanı fiyatlarından memnun.

    Karacabey Ziraat Odası Başkanı Erhan Erdem, “Geçen yıl satılmadığı için çöpe giden arpacıklar bu yıl az ekildi. Bu sebeple fiyatlar yükseldi. Geçen yıl 4 liradan satılan arpacık soğanı bu yıl 7 liradan satılıyor” dedi.

    2018 yılında bin dekarlık alan arpacık soğanı ekimi olduğunu belirten Erhan Erdem, “Geçen yıl arpacık fiyatları kilosu 4 liradan alıcı buluyordu. Geçen yıla göre yüzde 50 az ekim oldu. Az ekilmesi fiyatların yükselmesine sebep oldu. Şu anda arpacık soğanının kilosu 7 liradan satılıyor. Az ekilmesinin sebebi bir önceki yılda arpacıklar üreticinin elinde kaldı ve çöpe atıldı. Bu yıl ekilen bin dekarlık alandan 2 bin ton mahsûl toplantı. Karacabey’de üretilen arpacıkların yüzde 60’ı satıldı. Yüzde40’ı ise satışta. Şu anda tüccarın elin arpacıklar satılarak değerlendirilmeyi bekliyor. Geçen yıllara göre bu yıl çiftçimiz arpacık fiyatlarından memnun. Geçen yıl ellerinde kalan ürünler çöpe atıldığından dolayı bu yıl çiftçimiz az ekim yaptı. Az ekim yapılması fiyatların artmasına neden oldu. Çiftçilerimiz fiyatlardan 2018 yılı için memnun” şeklinde konuştu.

    Başkan Erdem, “Karacabey’de ekilen arpacıklar sıfır numaradan başlar, 6 numara ile biter. Sıfır numara tarlalara ekilirken, dekar başına 30-35 kilo arasında kullanılır. 1 ile 2 numaralı arpacıklar dekar başına 50-60 kilo ekilir. 3-4 numaralı arpacıklar tarlalarda dekar başına 70-80 kilo ekilir.5-6 numara dediğimiz arpacık yeşil olarak ekiliyor. Taze soğan olarak satışa sunuluyor. 5-6 numaralı arpacıklar marketlerde de ufak paketler halinde satışa sunuluyor” dedi.

  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş: “Hac hizmetlerimizi her sene daha iyi noktalara getirmenin gayretindeyiz”

    Kızılcahamam’da gerçekleştirilen “2018 Yılı Hac ve Umre Hizmetleri Değerlendirme Toplantısı”na katılan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, hac hizmetlerini her yıl daha iyi noktalara getirmenin gayretinde olduklarını söyledi.

    Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından Kızılcahamam’da gerçekleştirilen “2018 Yılı Hac ve Umre Hizmetleri Değerlendirme Toplantısı”nın açılış konuşmasını yapan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, haccın üç boyutu olduğunu ifade ederek, “Bireysel boyut olarak herkesin kendi dünyasıyla yüzleşmesi ve kendi özüne doğru yaptığı yolculuk. Sosyal boyut; kardeşlik, yardımlaşma gibi duyguların pekişmesi. Evrensel boyut ise, ümmet bilinci ve Müslümanların birlik ve beraberliğinin küresel düzeyde işlevsel hale getirilmesi” dedi.

    Erbaş, iki ay gibi bir süre içerisinde 80 bin hacı adayını kutsal topraklara götürüp ibadetlerini yaptırdıktan sonra tekrar Türkiye’ye getirmenin önemli ve büyük bir organizasyon olduğuna dikkat çekti. Organizasyonun görünen, görünmeyen birçok yönü, zorluğu ve çalışma alanı olduğuna vurgu yapan Erbaş, “Bunun için görevli birimlerin kendi içerisinde ve birbiriyle doğru ve sağlıklı bir ilişki içinde olmaları hayati öneme sahiptir” diye konuştu.

    Diyanet İşleri Başkanlığının hac organizasyonunda 40 yıllık büyük bir tecrübeye sahip olduğunu ve bu alanda bir kalite standardı ve marka olduğuna değinen Erbaş, “Bu güzellik ve itibarda emeği olan sizlere ve geçmişten bugüne hizmet eden herkese teşekkür ediyorum. Allah cümlemizden razı olsun” ifadelerini kullandı.

    Daha iyiye ulaşmanın önündeki en büyük engelin yaptığını yeterli görmek olduğunu vurgulayan Erbaş, “Dolayısıyla biz hac hizmetlerimizi her sene daha iyi noktalara getirmenin gayreti içinde olmak zorundayız” şeklinde konuştu.

    İki gün sürecek toplantıda hac ve umre organizasyonunda verimliliği artırmak için yapılan çalışmaların oturumlar halinde değerlendirmesi yapılacak. Toplantıya Diyanet İşleri Başkan Yardımcıları Osman Tıraşçı ile Prof. Dr. Ramazan Muslu, Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürü Enver Günenç, Yönetim Hizmetleri Genel Müdürü Haydar Bekiroğlu, Dini Yayınlar Genel Müdürü Dr. Fatih Kurt, Dış İlişkiler Genel Müdürü Erdal Atalay, 2018 yılında hac organizasyonunda görev yapan ekip başkanları, kafile başkanları ve irşat görevlileri katıldı.

  • Sene başı sergisi açıldı

    Selahattin İnal Güzel Sanatlar Lisesi öğrencileri tarafından hazırlanan resim sergisi açılışı gerçekleştirildi.

    28 öğrenci tarafından yapılan 92 eserin sergilendiği resim sergisinin açılış konuşması yapan okul müdürü Mehtap Meydaneri, sanatın insan hayatında önemli bir yer işgal ettiğini dile getirerek, “Sanat, insan ruhunu besleyen, onu nakışlayan, onu iyiliğin ve güzelliğin sahibi yapan en büyük etkendir. Kelimeleri olmayan bir şiirdir resim. Yan yana duran iki rengin şarkı söyleyişidir. Bazen geçmişe bir özlem, bazen geleceği hayal eden bir kadın, bazen çocuklarını seven bir anne, bazen acılar içinde bir savaştır, göz yaşıdır resim” ifadelerine yer verdi.

    Yapılan açılış konuşmasından sonra serginin açılışı katılan protokol tarafından gerçekleştirildi.

    Resim öğretmenleri, Okan Zeğerek, Zekeriye Harmanda, Fatih Harmanda ve Fatma Ceylan gözetiminde 28 öğrenci tarafından hazırlanan 92 parça eseri tek tek inceleyen Vali Aktaş, emeği geçenlere teşekkür ederek öğrencileri tebrik etti.

    Selahattin İnal Güzel Sanatlar Lisesi Yanığın Emine Sanat Galerisinde açılan sene başı resim sergisinin açılışına Vali Hamdi Bilge Aktaş, Belediye Başkan Yardımcısı Hasan Şuayip Büyükyavuz, Emniyet Müdürü Sadettin Aksoy, kamu kurum ve kuruluş temsilcileri ve öğrenciler katıldı.

  • Sivas Ziraat Odası Başkanı Çetindağ: “Bu sene de gübre firmaları zarar etsin”

    Sivas Ziraat Odası Başkanı Hacı Çetindağ, gübre fiyatlarındaki artışa tepki göstererek, “Bu sene de gübre firmaları zarar etsin. Çiftçiye destek verin. Çiftçi buğday üretemezse Türkiye sıkıntıya girer” dedi.

    Sivas Ziraat Odası Başkanlığı tarafından kentteki bir otelde düzenlenen programda muhtarlar ve çiftçiler gübre fiyatları konusunda bilgilendirildi. Ziraat Odası Başkanı Hacı Çetindağ, “Ülkemizde üniversitelerimiz var. Profesörlerimiz, veterinerlerimiz var. Emin olun yıllarca hep boşa çalışmışlar. Profesör olmuşsun da ne olmuş, gübre mi icat etmiş, farklı bir şey mi getirmiş, yerli tohum mu üretmiş, yerli bir hayvan ırkı mı üretmiş, yani elinden gelen herkes tarımı tamamen dışa bağımlı yapmışlar. Çıkıp televizyonda konuşmayla da bu iş olmuyor. Bizim kendi ırklarımızı, kendi tohumumuzu, kendi gübremizi yetiştirmediğimiz sürece emin olun çok büyük sıkıntılara gireceğiz. Cumhurbaşkanı da her zaman söylüyor. Ülkemizde büyük sıkıntı var. Bu daha başlangıç ’Kurtuluş Savaşı’ var diyor. Yani bütün dışarıdaki güçler bizim üzerimize yüklenmiş. Bizde diyoruz ki bu ülke hepimizin. Yani sadece çiftçiden bunu beklemeyelim. Hepimizden bekleyelim arkadaşlar. İşte gübre firmaları, madem çiftçinin dostu diyoruz çiftçiden geçiniyorsunuz madem bu senede siz zarar edin. Çiftçiye bir destek verin. Bizde önümüzdeki yıllarda size büyük destek verelim” dedi.

    “Kimse elini taşın altına koymadı”

    Gübre fiyatları konusunda eleştirilerde bulunan Çetindağ, “Diyecek ki bu sene Gübretaş ’Ben gerekirse zarar ediyorum ama çiftçimize destek vereceğim’ diyecek ama bir türlü biz bunu bakan beyle de görüştüğümüz halde kimse elini taşın altına koymadı. Bizimde gücümüz buna yetti. Yani yalnız kalmış olduk. Ama şunu bu insanlar bilsin ki çiftçi eğer bu ülkede buğday ekmezse emin olun Türkiye çok büyük sıkıntılara girer. Bakın adamın elinde son model arabası var, son model cep telefonu var, lüks villaları var ne olursa olsun yarın ekmek bulamadığı zaman bir ekmeğe arabasını da verse, telefonunu da verse, villasını da verse o ekmeği bulamayacak. O ekmeğin ne kadar kıymetli olduğunu bunların anlamaları lazım. 81 milyon olduk, 6 milyon mülteci var, 25 milyon turist geliyor. Bu insanları biz besliyoruz. Dışarıdan ithal gelen buğdayla mümkünü yok dönmez. Bizim kendi çiftçimiz var. Hem işsizliği önlüyoruz, hem ülkeye ekonomik katkı sağlıyoruz. Kendi kendimize üretmezsek emin olun başımıza çok daha büyük sıkıntılar gelir” diye konuştu.

  • Yeni Eğitim ve Öğretim Yılı Sene Başı Değişim Liderleri Toplantısı yapıldı

    Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Ziya Selçuk’un katılımı ile 2018-2019 Eğitim ve Öğretim Yılı Sene Başı Değişim Liderleri Toplantısı yapıldı.

    Altındağ Cemil Meriç Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen toplantıya Ankara Valisi Ercan Topaca, Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Mustafa Safran, İl Milli Eğitim Müdürü Turan Akpınar, ilçe kaymakamları, ilçe milli eğitim müdürleri, okul müdürleri ve diğer yetkililer katıldı.

    Toplantıda konuşma yapan Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, bu toplantıya özellikle gelmek istediğini, kendisi için her zaman mutfağın, işin yapıldığı yerin çok önemli olduğunu belirterek, “Hayatımda hep okulların içinde olmayı çok önemsedim. Öğretmenler odasına girmeyi çok önemsedim ve aşağı yukarı iki haftada bir okulumuzu ziyaret etmek ve oralardaki arkadaşlarımızla çalışmalar yapma fırsatımız oldu. Benim Milli Eğitim Bakanlığına girişim bir nasip meselesi. Ben bu işlerden hep kaçtım. Çünkü çok büyük vebali olan işler ve çocukların hukukunu korumadan daha aziz olan daha yüksek olan bir vebal olamaz. Eğer biz attığımız imzalarda yaptığımız iş ve işlemlerle çocukların lehine olan şeyler yapmıyorsak zaten bu bizim için iki dünyamızı da karatan bir şeydir” şeklinde konuştu.

    On beş gün içinde gerçekleştirilecek bir lansman toplantısında üç yıllık bir makroplan ilan edeceklerini belirten Selçuk, şunları söyledi:

    “Türkiye’nin eğitim sistemi üç senede nereye gelecek, nasıl gelecek, hedeflerimiz nelerdir, bunların performans göstergeleri nelerdir? Üç sene sonra bu hedeflere gelemiyorsak Bakan da oturmasın, başkaları da oturmasın o koltukta. Bizim hedef koymamız lazım. Bizim çocuklar için, Türkiye için emperyalistlerin bu kadar üzerine geldiği bir ülke olan Türkiye için bir şey yapmamız lazım, farklı bir şey yapmamız lazım. İki katı, beş katı çalışmamız lazım.”

    Ankara Valisi Ercan Topaca, Ankara’da kayıt altına alınan resmi ve özel öğrenci sayısının 976 bin 972 olduğunu belirterek “Ülkemizin zenginliğini, insan kaynağının genişliğini ve gelecekte ülkemizin sorumluluğunu üstlenecek ne kadar çok gencimiz, evladımız olduğunu göstermesi açısından bu rakamlar önemlidir. Okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve lise sayısıdır bu. Ankara’da okul sayımız ise 2868. Bunun 1741’i resmi okullarımız 1127’si de özel okullardan oluşmaktadır. Öğretmen sayımız da hakikaten gurur verici bir sayı: 71 bin 937 öğretmenimiz var. Eğitim ordumuz bunlardan oluşuyor. Derslik sayımız 41 bin 623. Bunun yeterli olmadığını biliyoruz ki hızla bu sayıyı yukarı çekmeye çalışıyoruz. Kamunun, devletin okullarındaki derslik sayısı 28 bin 71. Özel okullardaki derslik sayısı da 13 bin 352. Bu derslik ihtiyacını karşılamak üzere şu an ilimizde bir seferberlik yapıyoruz. Bu konuda tabi Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatı, desteği, o dönem Başbakanımız olan Binali Bey’in özellikle bizi yüreklendirmesi, Sayın Bakanlarımızın aynı şekilde bu yönde bizi motive etmeleri ile çok büyük bir yatırım hamlesine başladık. Ankara ilimizde 2019-2020 eğitim-öğretim yılının başına kadar tekli eğitime geçiş için ciddi bir yatırım hamlesi başlatıldı. Bu kapsamda şu an itibariyle, hayırsever yatırımlar da dâhil olmak üzere, 365 okulun -ki bunun içerisinde atölyeler var, otellerimiz var 3 tane, 4 tane yaklaşık 4000 kapasiteli yurdumuz, spor salonları var 29 tane- projesi devam ediyor” dedi.

    Çocukların sabahın saat altı buçuk yedisinde yollara düşmesini istemediklerini, bu anlamda olağanüstü bir gayret gösterildiğini vurgulayan Topaca, “Bize bu konuda destek anlamında kaymakamlarımız, ilçe milli eğitim müdürlerimiz, il milli eğitim müdürlüğündeki ekibimiz, belediye başkanlarımız, okul müdürlerimiz, herkesin çok önemli katkıları var. Bunu, inşallah sona ulaştırmak için bu katkıların devamını, kimsenin motivasyonunun eksilmemesini özellikle rica ediyorum. Her okul müdürümüz kendi okul çevresindeki inşaatında doğal kontrolörüdür. Gitsinler inşaatımız nasıl gidiyor kaliteli mi yanlış giden bir şey var mı onlara da sık sık baksınlar. Bizi bu konuda da uyarmalarını özellikle rica ediyorum” diye konuştu.

    “Okullarda uyuşturucu olayı yok, genelde yakın çevresinde oluyor”

    Topaca, kamu önünde çok tartışılan ve yanlış bir algı oluşan uyuşturucu konusunda ise şunları söyledi:

    “Uyuşturucu konusunda sürekli okullarımız töhmet altında bırakılacak şekilde deniyor ki; ‘Uyuşturucu ilkokula kadar geldi.’ Bunların çok net bir şekilde söyleyebiliyorum, aslı astarı yok. Bir kısım sorunlarımız var. Uyuşturucu bütün dünyanın derdi, günümüzün bir problemi ve gençliğin bir problemi. Uyuşturucu olayı dediğimiz olaylardan okul çevresinde olan, okulun içinde olan olay sayısı hiç yok, sıfır. Okulun yakın çevresinde diyebiliriz, geçen eğitim-öğretim yılında olan olay sayısı 11’dir ve bu olaya karışan öğrenci sayısı da 14’dür. 976 bin içerisinde 11 olay, 14 öğrenci. Biraz daha Ankara’nın geneline baktığımız zaman da uyuşturucu olayı dolayısıyla hakkında işlem yapılan veya karışan öğrenci sayısı da bütün Ankara genelinde 145’dir. Ancak uyuşturucu konusunda 2018 yılında dün tarihi itibariyle uyuşturucudan tutuklanan kişi sayısı bin 626. Bu konuda 6 bin 558 kişiyi gözaltına aldık. Bunlardan bin 626’sı tutuklandı. Köşe bucak bunları kovalıyoruz. Bu konuda da müdür arkadaşlarımızın, öğretmen arkadaşlarımızın polise çok önemli destekleri var, özellikle bunun devam etmesini rica ediyorum. Hakikaten uyuşturucu aldı başını gidiyor gibi bir algı var. Böyle bir şey yok. Ciddi bir mücadele var. Birlikte hareket ettiğimiz zaman Allah’ın izniyle bunun üstesinden geleceğiz. İçişleri ve Milli Eğitim Bakanlığımız arasında yapılan protokol çerçevesinde sizlerle iletişim hâlinde olan, okul güvenlik görevlileridir. Onlarla da iyi bir iletişim içerisinde olarak bu konuları, uyuşturucuyla mücadele konusunu, birlikte yürütelim Böyle bir algı oluşturulmaya çalışılıyor, bazı kötü niyetli kişiler tarafından. Hakikaten okullarımız tertemiz, okullarımızın içinde hiçbir şey yok, yakın çevresinde yok, bunu net bir şekilde söyleyebiliyorum.”