Etiket: Sempozyumu

  • Bayburt Üniversitesinde Mühendislikte Yeni Teknolojiler (Myt 2015) Sempozyumu Başladı

    Bayburt Üniversitesi Mühendislik Fakültesi organizasyonuyla 3 gün sürecek “Mühendislikte Yeni Teknolojiler” (MYT 2015) sempozyumu başladı.

    Bayburt Üniversitesi Yeni Kampüs Konferans Salonu’ndaki sempozyumun açılış toplantısına Bayburt Valisi Yusuf Odabaş, Bayburt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Selçuk Coşkun, KUDAKA Genel Sekreter Vekili Mehmet Ali Çakal, akademisyenler, bazı kamu kurum müdürleri ile öğrenciler katıldı.

    Saygı duruşundan ve İstiklal Marşı’nın okunmasından sonra Bayburt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Selçuk Coşkun yaptığı konuşmada ülkeler için bilimin ve teknolojinin önemli olduğunu ifade etti.

    Rektör Coşkun, “Eğer bir ülke dünyadaki diğer ülkeler arasında ilk 10’a girmek istiyorsa teknolojiyi yakalamak zorundadır. Bilgi ya da teknoloji bir başka ülkeden ithal edildiği sürece orijinal değildir. Her ülke yenisini, daha ilerisini üretmedikçe ürettiği teknolojiyi bir başka ülke ile paylaşmaz. Burada özellikle son dönemlerde üniversitelerin altyapısı ile ilgili önemli teknik donanıma sahip olduğumuzu söyleyebilirim. 2008 yılında kurulmuş Bayburt Üniversitesi, Merkezi Araştırma Laboratuvarı’nı açmak üzeredir. Bu laboratuvarımızda 2 bin metrekare kapalı alanda 6 analiz laboratuvarı, 5 araştırma laboratuvarı, konferans salonu, dinlenme alanları, dışarıdan gelen araştırmacılar için sosyal donatılar ve içerisinde ileri teknoloji cihazları bulunmaktadır. Eminim ki bunun gibi diğer üniversitelerimizde birçok laboratuvar var. Teknolojik altyapı bu halde iken bizim mühendislerimizden ithal bilgiyi değil de ülkemize ait, bize ait, özgün, orijinal bilginin üretilmesini bekliyoruz. Bu laboratuvarlar, milletin malıdır. Bütün akademisyenlerin malıdır. Bu cihazların atıl kalmasını istemiyoruz. Bayburt Üniversitesi Merkezi Araştırma Laboratuvarı hepinizin hizmetindedir. Verimli bir şekilde kullanmanızı talep ediyorum.” dedi.

    Bayburt Valisi Yusuf Odabaş ise, Bayburt’ta gelişen, kültürel etkinlikler ve sempozyumlar yapabilen Bayburt Üniversitesi’nin kendisine sevinç ve gurur verdiğini belirterek, “Bayburt ilimizde gelişen bir üniversitenin, kültürel etkinlikler, sempozyumlar yapabilen bir üniversitenin olmasını sevinçle, gururla izliyoruz. Rektörümüzün de belirttiği gibi yeni teknolojilere, yeni bulgulara ihtiyacımız var. Çok çalışmalıyız. Ülkemizin kalkınmasına, gelişmesine yardımcı olmak durumundayız. Ben ilimizde özellikle üniversitemizin geliştiğini görüyorum. Bunu sevinçle, gururla takip ediyorum. Ülkemizin mutlaka gelişmesi, kalkınması, muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkarılması zorunluluğu var. Bu zorunluluğu siz gençlerle birlikte hep beraber sağlayacağız. Bu günkü etkinliğin özellikle ilimize, gençlerimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu.

    Açılış oturumunda Prof. Dr. Ahmet Avcı, “Mühendislikte Nanoteknoloji Uygulamaları”; Prof. Dr. İhsan Efeoğlu ise “Savunma Teknolojilerinde Yüzey Mühendisliği Uygulamaları ve Örnek Ar-Ge Çalışmaları”na dair bildiri sundu. Prof. Dr. Baycan İbrahimoğlu da uzman kimyager Çiğdem Kanbeş Dindar ile birlikte su buharı ile çalışan plazmatron (plazma kesme makinesi) cihazının tanıtımını yaptı.

    Ardından Bayburt Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Aslan Gülcü tarafından Prof. Dr. Ahmet Avcı’ya; İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Süleyman Çiğdem tarafından Prof. Dr. İhsan Efeoğlu’na; Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Gavgalı tarafından da Prof. Dr. Baycan İbrahimoğlu’na plaket takdim edildi.

    Prof. Dr. Baycan İbrahimoğlu ise Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Gavgalı’ya Anadolu Plazma Teknoloji Enerji Merkezi tarafından üretilen su buharı ile çalışan plazma kesme makinesi cihazı hediye etti.

    Sempozyum oturumları Prof. Dr. Gökhan Budak Konferans Salonu’nda ve Mühendislik Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleşecek.

  • Uluslararası Alvarlı Efe Hazretleri Sempozyumu Başlıyor

    Uluslararası Alvarlı Efe Hazretleri Sempozyumu Başlıyor

    Atatürk Üniversitesi (AÜ) öncülüğünde düzenlenen Uluslararası Hace Muhammed Lütfi (Alvarlı Efe Hazretleri) Sempozyumu yarın başlıyor. 122 akademisyen çeşitli konularda sunumlar yaparak Alvarlı Efe’nin hayatına ışık tutacak. 25-26 Nisan tarihlerindeki sempozyum kapsamında Ahmet Hatipoğlu şefliğinde tasavvuf müziği konseri gerçekleşecek. Büyükşehir Belediyesi Kültür Merkezi Salonu’nda yapılacak konserde Alvarlı Efe’nin bestelenmiş gazelleri seslendirilecek.

     

    Sempozyum koordinatörü Prof. Dr. Cengiz Gündoğdu, programın, AÜ Kültür ve Gösteri Merkezi’nde Geleneksel Türk İslam Sanatları ve El İşi Sergisi açılışıyla başlayacağını kaydetti. Gündoğdu, “Efem isimli belgesel filmin gösterimi yapıldıktan sonra açılış konuşmaları yapılacak. Sempozyum 4 oturum şeklinde gerçekleşecek. Kapanış oturumu cuma günü öğleden sonra olacak. Sempozyumdan sonrasında ise Ahmet Şahin ve Mehmet Kemiksiz tarafından Hülasatu’l-Hakayık’tan Efe Hazretleri konseri verilecek.” dedi.

    Gündoğdu, sempozyumda sunum yapmak için 138 kişinin başvurduğunu, bunlardan 122’sinin kabul edildiğini aktardı. Azerbaycan‘dan 2, Moğolistan veKırgızistan‘dan ise 1’er akademisyen de sempozyumda sunum gerçekleştirecek. 27 Nisan‘da ise Alvar köyüne gezi düzenlenecek.

     

     

    ALVARLI MUHAMMED LÜTFİ EFE (Alvar İMAMI)

    Erzurum Pasinler‘in Kındığı köyünde doğan Alvar İmamı, babası Hoca Hüseyin Efendi’nin yanında eğitim gördü. Babasından icazet aldıktan sonra Erzurum‘da tanınmış bazı alimlerin derslerini takip etti. 1891 yılında Hasankale’nin Sivaslı Camii’ne imam tayin edildi. Aynı yıl babasıyla birlikte Bitlis’e giderek Nakşibendi şeyhi Muhammed Pir-i Küfrevi’ye intisap etti. Riyazetini tamamladıktan sonra Pir-i Küfrevi’nin halifesi olarak Hasankale’ye döndü. Bir süre buradaki görevine devam etti, daha sonra Erzurum‘un Dinarkom köyüne giderek imamlık görevi üstlendi. 12 Şubat 1916’da Ruslar’ın Erzurum çevresini İşgale başlaması üzerine babasıyla birlikte Erzurum‘a geldi. Rus istilası süresince Tercan‘ın Yavi köyünde imamlık yaptı. Ruslar’ın çekilmesi ve Ermeniler’in katliama girişmeleri üzerine Yavi ve komşu köylerden topladığı altmış kişilik bir müfrezeyle Ermeniler’e karşı koydu. Oyuklu köyü yakınlarında Ruslar’a ait büyük bir silah deposunu ele geçirdi. Daha sonra Haydari Boğazı’ndaki Zergide köyünde Türk ordusuna katıldı ve ordu ile birlikteErzurum‘a girdi. Aynı gün babası şehit oldu.

     

     

    Erzurum‘un kurtuluşundan sonra tekrar Hasankale’ye döndü. Kendisine teklif edilen Hasankale müftülüğü görevini kabul etmeyerek Hasankale’ye bağlı Alvarköyü halkının isteği üzerine oraya yerleşti. Halk arasında ‘Alvar imamı’ ve ‘Efe hazretleri’ unvanıyla tanındı. Bir Nakşibendi Halidi şeyhi olarak 1939’a kadar bu köyde, bu tarihten sonra da Erzurum‘da bölge halkını irşad ile meşgul oldu. 12 Mart 1956’da vefat etti. Cenazesi Alvar köyüne götürülerek oraya defnedildi.

    Arapça, Farsça ve Türkçe şiirler yazan Alvarlı Muhammed Lütfi Efendi’nin şiirleri ölümünden sonra oğlu Seyfeddin Mazlumoğlu tarafından derlenerek Hulasatü’l-Hakayık adıyla yayımlandı. Bu divanda çeşitli nazım şekilleriyle söylenen 700’ü aşkın şiir mevcut. Hece vezni ve oldukça sade bir Türkçe’nin kullanıldığı bu şiirlerden bazıları bestelendi. Birçok ünlü ses sanatçısının dillendirdiği Seyreyle Güzel isimli gazel de Alvar İmamı’na aittir.

     

     

    Alvar İmamı’nın, 21. yüzyılın önemli ilim ve fikir adamlarından olan Fethullah GülenHocaefendi’nin hayatı üzerine önemli etkileri bulunmaktadır. Gülen, birçok vaaz ve sohbetinde Alvar İmamı’nın fikirlerine de yer vermektedir. Gülen, Alvar İmamı’nı anlatırken, “O’nu, çocukluğumun başına konmuş büyük bir iltifat sayacağım. ‘Talebem’ sözüyle her başımı okşadıkça, o günkü hislerimle kendimi sağlam bir emniyet noktasına dayamış hisseder, ruhumu bir inşirahın sardığını duyardım. Aradan bunca zaman geçmiş olmasına rağmen, hala O’nun ipekten ellerini kulaklarımda hisseder, hala ‘Kulaklarını biraz yumuşatayım da zekan açılsın’ dediğini duyar gibi olurum.” ifadelerini kullanıyor.