Etiket: Sempozyumu

  • Samsun’da Tip 2 Diyabet Sempozyumu

    Türkiye Metabolik Cerrahi Vakfı ve Büyük Anadolu Hastaneleri’nin düzenlediği “Tip 2 Diyabet ve Metabolik Cerrahi Sempozyumu” Samsun’da gerçekleştirildi.

    Sheraton Otel’de yapılan sempozyuma Samsun Halk Sağlığı Müdürü Dr. Mustafa Kasapoğlu, Samsun Kamu Hastaneleri Genel Sekreteri Uzm. Dr. Dursun M. Mehel, Samsun Tabip Odası Başkanı Doç. Dr. Fatih Özkan, Büyük Anadolu Hastaneleri İcra Kurulu Başkanı Dr. Hakan Taşlı, Büyük Anadolu Samsun Hastaneleri Genel Müdürü Güner Armutlu, konuşmacılar; Türkiye Metabolik Cerrahi Vakfı Başkanı Doç. Dr. Alper Çelik, Samsun Büyük Anadolu Hastanesi’nden Opr. Dr. Muzaffer Al ve İstanbul Medeniyet Üniversitesi’nden Prof. Dr. Aytekin Oğuz katıldı.

    Selamlama konuşması yapan Büyük Anadolu Hastaneleri İcra Kurulu Başkanı Dr. Hakan Taşlı, “Karadeniz de ilk ve tek özel hastane olma özelliğimizle birlikte insan sağlığı için çalışmalarımızı ve çeşitli faaliyetlerle sürdürüyoruz. Cerrahide yeni gelişmelerin olduğu bir zamanda biz de üzerimize düşen yenilikleri yapıyoruz. Bu anlamda bu sempozyumun herkes için faydalı olmasını diliyorum” dedi.

    METABOLİK CERRAHİ GRUBU İLK AMELİYATININ STARTINI SAMSUN’DA VERDİ

    Sempozyum öncesi Büyük Anadolu Hastanesi’nde gerçekleşen ameliyatta Doç. Dr. Alper Çelik, Opr. Dr. Muzaffer Al ile birlikte ilk canlı ameliyatı gerçekleştirdi. Ameliyat, askerliği döneminde ayağını kaybeden ve gazi unvanına sahip olan Aslan Şahin(36) adındaki bir hastaya uygulandı. 1 saat 50 dakika süren operasyon başarılı bir şekilde tamamlandı ve Şahin, ameliyattan sonra TİP 2 diyabetten erken yaşta kurtulmanın mutluluğunu dile getirdi. Şahin, tek bacak ile hayatına devam ettiğini ama yaşamı sevdiğini fakat şeker hastalığı yüzünden yaşamını ve organlarını kaybetmek istemediğini söyledi. Gazi Şahin, bu ameliyat ile hayata daha sağlıklı tutunacağını belirtti.

    AL: “DÜNYADA 382 MİLYON DİYABET HASTASI VAR”

    Diyabetin güncel durumu hakkında açıklamalarda bulunan Büyük Anadolu Hastanesi’nden Opr. Dr. Muzaffer Al, “Günümüzde tip 2 diyabet artan bir sağlık sorunu olarak karşımıza çıkmaktadır. Bunun başlıca nedenleri; beslenme tarzında değişim, yaşlanma, endüstri olarak sıralanmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü tarafından açıklanan rakamlara göre dünyada 382 milyon diyabet hastası olduğu ve bu sayının 2035 yılında 600 milyon civarında olacağı beyan edilmiştir. Ülkemizde erişkin popülasyonun yaklaşık yüzde 18’inin obez olduğu ve aynı popülasyonda yaklaşık yüzde 11-12 tip 2 diyabet hastası olduğu bilinmektedir. Diyabet hastalarında kalp krizi, felç, böbrek hastalığı ve böbrek yetmezliği gibi hayati fonksiyonlarda ciddi değişimler olmaktadır. Metabolik cerrahi ile tip 2 diyabet hastalarında yüzde 75-98 oranında rezolüsyon sağlandığı gösterilmiştir” şeklinde konuştu.

    OĞUZ: “TIP SEMPOZYUMU 2019’DA SAMSUN’DA”

    18 Mart’ta Çanakkale’de tıp sempozyumu düzenlediklerini söyleyen İstanbul Medeniyet Üniversitesi’nden Prof. Dr. Aytekin Oğuz, “Bu sempozyumu 19 Mayıs’ın 100. yılı dolayısıyla 2019’da Samsun’da yapmayı düşünüyoruz. Diyabet 2009 yılında yüzde 13’ken, 2012 yılında yüzde 17’ye gelmiş durumda. Samsun’a baktığımızda yüzde 14-17 gibi bir rakam görüyoruz. Şeker ve şekere eğilim ciddi boyutlarda” diye konuştu.

    ÇELİK: “TÜRKİYE NÜFUSUNUN EN AZ 7 MİLYONU DİYABET HASTASI”

    Türkiye’nin metabolik cerrahi alanında dünyanın en büyük ikinci serisine sahip olduğunu belirten Türkiye Metabolik Cerrahi Vakfı Başkanı Doç. Dr. Alper Çelik, Tip 2 diyabetin en etkili tedavisi olduğu bilinen ve bu hastalardan elde edilen bilgi ve tecrübelerin diğer hekimlerle paylaşılması gerektiğini ifade etti. Doç. Dr. Çelik konuşmasında, “Bizler girdiğimiz her platformda bilginin paylaşılarak arttığını belirtiyoruz. Bilimsel her çalışmanın temelinde bu davranış esastır. Bildiklerimizi ne kadar çok meslektaşımıza aktarırsak, diyabetle savaş konusunda o kadar çok yol kat edeceğiz. Önceden bu ameliyatlarla ilgili bilgi sahibi olabilmeniz için dünyayı dolaşmanız gerekiyordu. Ama artık bu ameliyatlar Türkiye’de de başarıyla uygulanıyor. Hatta yaptığımız ameliyatlarla şu anda dünyanın en büyük ikinci hasta serisine sahibiz. Dolayısıyla artık metabolik cerrahiye ilgi duyan ve çalışmalarına bu alanda devam etmek isteyen meslektaşlarımızın hiçbir yere gitmesine gerek kalmadı. Metabolik Cerrahi Okulu ile tip 2 diyabetin cerrahi tedavisi adına elde ettiğimiz her bilgiyi ve tecrübeyi hekim arkadaşlarımız ile paylaşıyoruz. Elde ettiğimiz her yeni tecrübeyi Türkiye Metabolik Cerrahi Vakfı çatısı altında toplayıp dünyada bu alanda yapılan bilimsel çalışmalara öncülük ediyoruz. Bu ameliyatların daha ulaşılabilir olması gerekiyor. Resmi rakamlara göre Türkiye nüfusunun en az 7 milyonu diyabet hastası. Etkisi ispat edilmiş tedavileri ne kadar çok lokasyonda uygulayabilirsek o kadar çok hastaya ulaşma imkânımız olacak” ifadelerini kullandı.

    Sempozyum sonunda konuşmacılara plaket takdim edildi.

  • “Karabük Acil Tıp Sempozyumu”

    Karabük Üniversitesi (KBÜ) Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Tıp Ana Bilim Dalı tarafından düzenlenen ve iki gün sürecek olan “Karabük Acil Tıp Sempozyumu” başladı.

    KBÜ Eğitim ve Araştırma Hastanenin toplantı salonu’ndaki açılış töreninde konuşan İl Sağlık Müdürü Dr. Ahmet Sarı, sempozyumu düzenleyenlere teşekkür ederek, “Bir önceki gün Karabük Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisi’ne 790 başvuru olmuş. Yani 24 saat içerisinde 790 vatandaşımıza burada hizmet verilmiş. Sağlık hizmetleri çok yoğun çok özveri gerektiriyor. Bu kadar özverinin arasında eğitime ayrılan, bu sempozyuma ayrılan vakit bizler için çok kıymetli. Acil sağlık hizmetleri tüm sağlık çalışanları için ciddi bir stres kaynağı. Bende acil serviste çalıştım” dedi.

    Sarı, sağlık çalışanlarında bilgi ve deneyim artışının güven ve mesleki tatmin duygusu oluşturduğunu kaydederek, “Bu sempozyumda anlatacağımız ’Temel ve ileri yaşam desteği kardiyoversiyon defibrilasyon’ konuları acilin olmazsa olmaz temel konuları. Bu konularda deneyimimiz, bilgi ve birikimimiz arttıkça kendimize güvenimiz, mesleki tatmin duygumuz da zirve yapıyor. Stresi yenmenin en önemli yollarından bir tanesi bilgiyi artırmak, bilgi düzeyini artırmak ve deneyimi artırmak. Bilgi ve deneyim artıkça üzerinizdeki stres daha da azalıyor.” İfadesinde bulundu.

    Eğitim sempozyumuna, KBÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Abdurrahman Eksik, Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Op.Dr. İsmail Kara ve Eğitim Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç.Dr. Alaadin Polat’ta katıldı.

  • 2. Ulusal Sosyal Yönleriyle Hepatit Sempozyumu

    Hepatitle Yaşam Derneği (HEPYAŞAM), Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Enfeksiyon Anabilim Dalı ve Viral Hepatitle Savaşım Derneği ile 2. Ulusal Sosyal Yönleriyle Hepatit Sempozyumu’nu düzenledi.

    Viral Hepatitle Savaşım Derneği Başkanı Prof. Dr. Fehmi Tabak, viral hepatitlerin tüm dünyada yaygın olarak görülen ve Türkiye’yi de yakından ilgilendiren önemli bir sağlık sorunu oludğunu belirterek, “Viral hepatitlerin tarihi insanlık tarihi kadar eski olup kliniği ilk olarak Hipokrat tarafından tarif edilmiştir. Blumberg’in 1963 yılında Avustralya antijenini (Hepatit B Virüsü) bulmasıyla viral hepatitlerin tarihinde yeni bir dönem açılmış ve takiben 1973 yılında hepatit A virüsü (HAV), 1977 yılında hepatit D virüsü (HDV),1989 yılında hepatit C virüsü (HCV) ve 1992 yılında hepatit E virüsü (HEV) bulunmuştur. Halen yeni hepatit etkenlerinin bulunması ve klinik önemleri konusunda çalışmalar olanca hızıyla devam etmektedir” dedi.

    Viral hepatitlerin dünya için önemli bir sorun oludğunun altını çizen Tabak, “HAV’nün gelişmişlik derecesi değişik toplumlarda insanların %70-90’ını enfekte ettiği,HBV ile karşılaşma oranının dünyanın değişik yerlerinde yüzde 10-90 arasında bulunduğu ve HBV taşıyıcılarının sayısının tüm dünyada 400-500 milyon olduğu, HCV’nün ise yaklaşık olarak tüm insanların yüzde 3’ünü etkilediği göz önüne alınacak olursa insanların büyük bir çoğunluğu yaşamları boyunca değişik hepatit virüsleri ile karşılaşmaktadırlar.Bu karşılaşma A ve E tipi viral hepatitlerde nadiren fulminan seyredip, genellikle iyileşip kronikleşmeye yol açmaz iken; B, C ve D tipi viral hepatitler değişik oranlarda kronikleşerek siroz ve karaciğer kanseri gibi arzu edilmeyen hastalıklara yol açarlar.

    Tamamen sağlıklı bir şahsın bir kan bağışından sonra B veya C tipi hepatit taşıyıcısı olduğunu öğrenmesi veya rutin kan kontrolleri sırasında karaciğer enzimlerinde yükseklik saptanmasını takiben yapılan incelemelerde kronik hepatit olduğunu duyması ve hepatitler ile ilgili abartılı ve kulaktan dolma bilgileri öğrenmesi ile psikolojisinin gereksiz yere ne kadar değişebileceğini tahmin etmek hiç de güç değildir. Yeterli ve doğru bilgilendirilmeme sonucunda şahsın ailesi ve yakın çevresi ile ilişkileri de gereksiz yere bozulmaktadır. Hepatit virüsleri ile belki de yaşam süresini hiç kısaltmayacak bir birlikteliği olan şahıs yine yanlış bilgilendirilme sonucu tüm ömrünü büyük bir karamsarlık içinde geçirecektir.

    Amacımız toplumu doğru bilgilendirmek, hastalıkla savaşımda başarılı olmaktır. Hepatitle savaşım; sağlık çalışanları, kanun yapıcılar, sağlık politikası üretenler ve toplum hep birlikte olur” diye konuştu.

    Hep Yaşam Derneği Başkanı Dr. Hilal Ünalmış Duda da, sağlıklı birey ve toplum için sürdürülebilir sağlık politikalarına gereksinim olduğunu belirterek, “Sağlık politikalarının sürdürülebilirliği de çok bileşenli bir durumdur. Ekonomik temeli vardır, sosyo-kültürel temeli vardır ve çevresel faktörler vardır. Sosyo-kültürel bağlamda sahneye çıkmış olan Sivil Toplum Kuruluşları da günümüzde sağlık politikalarının sürdürülebilirliğinde rol almaktadır. Günümüzde sosyo-ekonomik kavramlar arasına giren “Çözüm ortağı olma” durumu, sürdürülebilir sağlık politikaları çerçevesinde de hasta ve hasta yakınları derneklerinin sorumluluklarından biri olmaktadır” dedi.

  • Samsun’da “Tip 2 Diyabet Ve Metabolik Cerrahi Sempozyumu” Yapılacak

    Samsun Büyük Anadolu Hastaneleri tarafından 26 Aralık Cumartesi günü “Tip 2 Diyabet ve Metabolik Cerrahi Sempozyumu” düzenlenecek.

    Samsun Büyük Anadolu Hastaneleri Metabolik Cerrahi ve Obezite Merkezi ile Metabolik Cerrahi Derneği’nce 26 Aralık 2015 Cumartesi günü Sheraton Otel’de düzenlenecek olan “Tip 2 Diyabet ve Metabolik Cerrahi Sempozyumu” için Samsun Büyük Anadolu Hastaneleri, Kurumsal İlişkiler ve İş Geliştirme Müdürü Fatih Esen, basın mensuplarıyla bir araya geldi.

    Atamed Teşhis Merkezi’nde düzenlenen basın toplantısında konuşma yapan Samsun Büyük Anadolu Hastaneleri, Kurumsal İlişkiler ve İş Geliştirme Müdürü Fatih Esen, konuşmasına 19 Kasım tarihinde menfur bir hadise sonucu görevi başındayken hayatını kaybeden Opr. Dr. Aynur Dağdemir’i anarak başladı. Esen, “Samsun Büyük Anadolu Hastaneleri Metabolik Cerrahi ve Obezite Merkezi ile Metabolik Cerrahi Derneği tarafından 26 Aralık 2015 tarihinde saat 14.00’te Samsun Sheraton Oteli’nde gerçekleştirilecek olan ‘Tip 2 Diyabet ve Metabolik Cerrahi Sempozyumu’ gerçekleştireceğiz. Programımızda Samsun Büyük Anadolu Hastaneleri Genel Cerrahi, Obezite ve Metabolik Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Muzaffer Al, Metabolik Cerrahi Derneği Başkanı Doç. Dr. Alper Çelik ve İstanbul Medeniyet Üniversitesi’nden Prof. Dr. Aytekin Oğuz birer sunum yapacaklar. Sunumlarında, diyabetin güncel durumu, tip 2 diyabet ve metabolik sendrom, metabolik cerrahinin temel konsepti gibi konular üzerine konuşmaları olacak. Toplantımız soru önerileri, plaket sunumu ve gala yemeği ile son bulacak. Programda ayrıca hastanemizde gerçekleştirilecek olan tip 2 diyabet TB+SG metabolik cerrahi ameliyatının da videosu ayrıntılı bir şekilde akademisyenler tarafından gösterimi yapılacak” dedi.

    Sempozyumun Samsun, Sinop, Tokat, Amasya, Ordu, Giresun, Trabzon ve Rize illerinde görev yapan dahiliye, endokrinoloji doktorları ile Samsun’da bulunan aile hekimlerinin katılımlarıyla birlikte yapılacağını ifade eden Esen, “Sempozyumda tip 2 diyabetin artık çaresinin olduğu, yüzde 90’lara varan başarılı sonuçlar alındığı ifade edilecek. İnsanlar bu hastalığı obezite ile karıştırıyor bir anlamda verilen bilgilerle buda ortadan kalkacak. Bu ameliyatın Samsun Büyük Anadolu Hastanelerinde metabolik cerrahi merkezinde son teknolojiyle başarılı bir şekilde yapıldığının bilgisini bölgemizde ve tüm Türkiye de algısının oluşmasını sağlamak. Bu sempozyumumuzda Samsun Büyük Anadolu Hastanelerinin tip 2 diyabet ve metabolik cerrahi konusunda merkez olduğu anlatılacak ve yapılan çalışmalar hakkında sunumlar yapılacak. Hastanemiz adına konuyla ilgilenen hekim arkadaşlarımızı davet ediyorum” diye konuştu.

    “Tip 2 Diyabet ve Metabolik Cerrahi Sempozyumu” 26 Aralık Cumartesi günü saat 14.00’te başlayacak.

  • Maden İşletmelerinde İşçi Sağlığı Ve İş Güvenliği Sempozyumu Başladı

    Maden Mühendisleri Odası Adana Şubesi ile Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Maden Mühendisliği Bölümü tarafından ortaklaşa düzenlenen ’Maden İşletmelerinde İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Sempozyumu’ başladı.

    ÇÜ Mithat Özsan Amfisi’nde düzenlenen ve 2 gün sürecek olan sempozyumun açılış törenine CHP Adana Milletvekili Zülfikar İnönü Tümer, Adana Vali Yardımcısı Azmi Yeşil, Maden Mühendisleri Odası Genel Başkanı Ayhan Yüksel, ÇÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hasan Fenercioğlu, Maden Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Sabahatdin Sakatoğlu, ÇÜ Maden Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ahmet Mahmut Kılıç, Ziraat Mühendisleri Odası Şube Başkanı Semih Karademir ve çok sayıda bilim insanı katıldı.

    Sempozyum, Manisa’nın Soma ilçesinde yaşanan maden faciasında hayatını kaybeden 301 madenciye atfedildi. Törenin açılış konuşmasını yapan Sabahatdin Sakatoğlu, ’Maden İşletmelerinde İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Sempozyumu’nun 5. kez düzenlendiğini söyledi. Sakatoğlu, “Ülkemizde iş kazaları maddi ve manevi kayıplara neden olmakta ve her yıl yüzlerce çalışan iş kazaları ve meslek hastalıkları sonucunda yaşamını yitirmektedir. Toplumumuzda işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda yeterli duyarlılık henüz oluşturulamamıştır. Bu bağlamda yapılacak çalışmalarda, sağlık ve güvenlik konularına yeterince önem verilmeli ve sosyal tarafların aktif katılımı ile gerekli bilincin yayılması için yoğun çaba gösterilmelidir” dedi.

    YÜKSEL: “SON İKİ YIL ACILARLA DOLU BİR DÖNEM”

    Daha sonra söz alan Maden Mühendisleri Odası Genel Başkanı Ayhan Yüksel, son iki yılın yaşanan maden faciaları ve iş kazaları nedeniyle acılarla dolu bir dönem olarak anılacağını söyledi. Yüksel şöyle konuştu:

    “Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) resmi istatistiklerine göre, 2001 ile 2012 yılları arasında iş yerlerinde 13 bin 162 ölüm olayı gerçekleşmiştir. Bu, günde ortalama iş kazası nedenli üç ölüme karşılık gelmektedir. SGK’dan alınan en güncel verilere göre, bu süre zarfında en yüksek ölüm oranı inşaat ve ulaştırma sektörlerinde gerçekleşmiştir. Bununla birlikte, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından hazırlanan bir araştırma raporuna göre, kazalarla karşılaşan işçi sayısının payının en yüksek olduğu sektör hem 2007’de hem de 2012’de madencilik olmuştur. Madencilik yalnızca ölüm olaylarının sayısı bakımından Türkiye’deki en ölümcül iş kolu olmasa da, uluslararası güvenlik performansı en düşük olan sektördür. Ayrıca, kömür madenlerinde güvenlik konusu, kaza başına çok fazla sayıda ölüm olayı meydana geldiği için de dikkat çekmektedir.”

    KILIÇ: “İŞ GÜVENLİĞİ BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR”

    ÇÜ Maden Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ahmet Mahmut Kılıç ise Türkiye’nin iş kazalarında Uluslararası Çalışma Örgütü verilerine göre Dünya’da 3’üncü, Avrupa’da ise 1’inci sırada yer aldığını söyledi. Kılıç sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Ülkemizde madencilik sektöründe yaşanan ölümlü iş kazalarında büyük üzüntüler yaşandı. Özellikle 13 Mayıs 2014’te Soma’da yaşanan ve 301 şehit verdiğimiz facia, hem madencilik sektörünün ve hem de ülkemizin en büyük iş kazası olarak tarihe geçmiştir. Ülkemizde 2016 yılı Temmuz ayında, ‘İş Sağlığı ve Güvenliği’ uygulamaları devletin tüm kamu kurum ve kuruluşları ile ülkemizin bütününde uygulanmaya başlayacaktır. İş kazaları ve meslek hastalıklarının önlenmesinde; Devlet, işveren ve çalışanlara büyük görevler düşmektedir.”

    CHP Adana Milletvekili Zülfikar İnönü Tümer ise yaptığı konuşmasında iş kazalarının önlenmesinde odalar kadar sendikalara da büyük görev düştüğünü söyledi.

    Sempozyum 22 Aralık Salı günü ÇÜ Mithat Özsan Amfisi’nde çok sayıda bilim insanının katılacağı oturumlarla devam edecek.