Etiket: Sempozyumu

  • Elazığ’da “Şehir Kültürü, Kültürlü Şehir” sempozyumu

    Elazığ’da “Şehir Kültürü Kültürlü Şehir”sempozyumu gerçekleştirildi.

    Elazığ Belediyesi ile Türkiye Yazarlar Birliği tarafından “Şehir Kültürü Kültürlü Şehir” sempozyumu düzenlendi. Belediye Kültür ve Kongre Merkezinde yapılan sempozyum, Elazığ Belediye Başkanı Mücahit Yanılmaz’ın konuşmasıyla başladı.

    Bir arada yaşama kültürün ne kadar önemli olduğununun bilim insanları tarafından inceleneceğini ve anlatılacağını ifade eden Belediye Başkanı Mücahit Yanılmaz, “ Elazığ Belediyesi olarak göreve başladığımızda 2014 ve 2015 yıllarını toparlanma yılları olarak ilan ettik. 2016-2017 yılları yatırım ve şantiye yılları oldu. 2018 yılını kültür ve sanat yılı olarak ilan ettik. Böyle özgün ağırlığı yüksek olan şehir kültürü ve kültürlü şehir konuşulan yerinde özgün ağırlığı çok önemliydi. Elazığ bu açıdan tam biçilmiş kaftandır. Kadım bir geçmişi kadım bir kültürü şiiri edebiyatı musikisini bir araya topladığımızda tam bir şehir. Kültürünün konuşulduğu olduğu bir yerde böyle bir konuyu konuşmak da çok anlamlı. Bir kısım konular ardınki konuştuğunuz yerle uyum sağlamaz. Mekana uyum sağlamadığınızda konuştuğunuz kelimeler uçar gider” dedi.

    Bu sempozyumun şehir kültürü kültürlü şehir olarak şekillendiğini dile getiren Türkiye Yazarlar Birliği Genel Başkanı Musa Kazım Arıcan, “Biz Türkiye yazarlar birliği olarak faaliyetlerimizi yaparken büyüklerimizle ince eleyip sık dokuyoruz. Gecen hafta ki tarihi yaşatmak şehri yaşatmak böyle bir programdı. Bu programda şehir kültürü kültürlü şehir meselesinde çok kıymetli ve değerli. Bu faaliyetleri icra ederken özelliklede ulusal değerleri önemsiyoruz. Türkiye yazarlar birliği olarak reklamımızı yapmak ekranlarda görünme gibi bir kaygımız yok. Bu ülkenin gönül coğrafyasına gönül coğrafyasına bir etkisi olan faaliyetler icra etmekteyiz” ifadelerini kullandı.

    Sempozyuma Elazığ Belediye Başkanı Mücahit Yanılmaz, Türkiye Yazarlar Birliği Genel Başkanı Musa Kazım Arıcan,Şanlıurfa Eski Belediye Başkanı Halil İbrahim Çelik, akademisyenler,yazarlar ve vatandaşlar katıldı.

  • ‘“Düşmeye Çok Yönlü Bakış 2’ sempozyumu devam ediyor

    Erciyes Üniversitesinin ev sahipliğinde Balıkesir Üniversitesi, Melikgazi Belediyesi ve Kayseri Tabip Odası tarafından düzenlenen ‘Düşmeye Çok Yönlü Bakış Sempozyumu 2’ ikinci gününde sunumlarla devam etti.

    Sabancı Kültür Sitesi’nde gerçekleştirilen etkinliğin ikinci gününde; Erciyes Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Çalış ile çok sayıda akademisyen katıldı.

    İç Hastalıkları, Geriatri, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon, Nöroloji, Psikiyatri, Kardiyoloji, Üroloji, Beyin Cerrahisi, Göz, Kulak Burun Boğaz ve Aile Hekimliği konularında sunumlarla devam eden etkinliğin ikinci gününde düşme nedenleri ve düşmenin önlenmesi ele alındı.

    Oturum Başkanlığını Rektör Prof. Dr. Mustafa Çalış ile Prof. Dr. Tuncay Duruöz’ün yaptığı oturumda, konuşmacılar ‘Kas-İskelet Sistemi Hastalıkları ve Düşme, Vertigo ve Düşme, Osteoporoz ve Düşme’ konularında sunum yaptı.

  • Kastamonu’da ‘Tarihi Şehri Yaşatmak’ Sempozyumu başladı

    Türkiye Yazarlar Birliği, Vakıflar Bölge Müdürlüğü, Kastamonu Belediyesi ve Kastamonu Üniversite’sinin ortaklaşa düzenlemiş olduğu “Prof.Dr. Hakkı Acun Hocanın Aziz Hatırasına” Tarihi Şehri Yaşatmak isimli Sempozyum başladı. İki gün boyunca devam edecek olan sempozyumda tarihi şehirler ile ilim ve bilim insanlarının önemi konu alınacak.

    Kastamonu Üniversitesi Bilgehan Bilgi Merkez Kütüphanesi Konferans salonunda gerçekleştirilen sempozyumda tarihi şehirler ve bu tarihi şehirlerde ön plana çıkmış bilim adamları ele alınacak. Konferansa Türkiye Yazarlar Birliği Mütevelli Heyeti Başkanı Mehmet Doğan, Türkiye Yazarlar Birliği Başkanı Musa Kazım Arıcan, Kastamonu Büyükşehir Belediye Başkanı Tahsin Babaş, AK Parti Kastamonu Milletvekili Metin Çelik, Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Seyit Aydın, AK Parti Kastamonu İl Başkanı Doğan Ünlü, Taraklı Belediye Başkanı Tacettin Özkaraman ile akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

    Sempozyum açılış konuşmasında konuşan Türkiye Yazarlar Birliği Mütevelli Heyeti Başkanı Mehmet Doğan, “Tarihi yaşatmak şehri yaşatmak bu faaliyet bizim için bir vefa borcu Kastamonu tarihimizin önemli merkezlerinden. Onun Osmanlı öncesi merkezi konumu yanında, Osmanlı döneminde de önemini koruduğunu biliyoruz. Ne yazık ki, bu güzel tarihi şehrimiz eski mevkinin gerisine düştü. Kastamonu’nun tarihi kimliği ile tanınması önem taşıyor. Bu sene Türk Dünyası Kültür Başkenti olması güzel bir fırsat. Belediyeler de eskisine göre daha dikkati tarihi yapılar hususunda. Buna rağmen, restorasyon faaliyetlerinin tarihi muhtevaya uygunluğu noktasında ciddi tereddütler var. Bu tereddüde yol açan elbette kötü örnekler. Bir bakıyorsunuz harabeye yüz tutmuş bir ev eski halini hatırlatır şekilde betondan yeniden yapılıvermiş. Gerçek bir tarihi eser onarılırken, dönemine yakışmayan unsurlar eklenmiş. Onarılan tarihi binalara da hakkını vermek zorundayız. Restore edilen tarih binalar ne yapılıyor? Bazıları ticari amaçlı kiraya veriliyor. Bir kısmı da kurumlara, dini yapılara, cemaatlere veriliyor tahsis ediliyor. Vaktiyle bu binalarda ne yapılırdı? Şimdi ne yapılıyor veya yapılmıyor. Geçmişimizin maddesini ayağa kaldırmak için onarım önemli. Bu şöyle veya böyle yapılıyor. Maddi onarımdan sonra manevi ve ruhi bir onarıma da ihtiyaç var. Bu da onarım görmüş tarihi yapının amacına uygun şekilde kullanılması” dedi.

    “Kastamonu Pir Şeyh Şaban-ı Veli Hazretlerinin himayesindedir”

    Daha sonra konuşan Türkiye Yazarlar Birliği Başkanı Musa Kazım Arıcan, “Medeniyetler tarihinin, bir yandan şehirlerin tarihidir. Medeniyetler şehirde hayat bulur, şehirler medeniyetlerin büyüleyip serpildiği beşiklerdir. İnsan, şehri inşa ederken, şehir de insanı inşa eder. Şehir inşa ve imar edilirken, esasen insanı ve tarihi inşa ve imar etmekteyiz. İnsan, ahlakıyla, inancıyla ve kültürüyle şehirleri inşa ederken tarihini de mühürlemektedir. İnsanla şehir bir ruh ve karakter kazanırken, gelecek nesiller de bu ahlak, inanç ve kültürle şehrin insanı olarak yetişir. İnsan şehri inşa eder, şehir de insanı. Tarih şehirlerde yazılır. Şehir ile ilişkisi olmayan tarih yok gibidir. Şehir olmadan tarih olamaz. Kastamonu’da Pir Şeyh Şaban-ı Veli Hazretlerinin himayesindedir. Lütfen şehirlerimize sahip çıkalım ki tarihe salimen teslim edelim. Betonlaşmaya kurban vermeyelim şehirlerimizi. Betonlaşan şehirler tarihe mal olamaz. Tarihi şehirlerimiz, tarihin derinliklerinden beri yaşaya gelen şehirlerimiz, betonlaşan şehirler değil, tas ve ahşap mimariyle inşa ve imar edilmiş şehirlerdir. Dikey büyüyen şehirler değildir tarihi şehirlerimiz, yatay büyümüş şehirlerdir yaşayan şehirlerimiz. Dikey büyüyen, gökdelenlerle kurulan şehirler tarihe mal olamayacak şehirlerdir. Yatay büyüyen şehirler, tarih kuran, tarihe mal olan ve yaşayabilme istidadı gösteren şehirlerdir” şeklinde konuştu.

    “Özellikle tarihi ve şehri yaşatmayı bir bütün olarak görüyoruz”

    Programda konuşan Kastamonu Belediye Başkanı Tahsin Babaş,” Bu yıl Kastamonu’da açılış töreniyle birlikte yapabildiğimiz kadar faaliyeti gerçekleştirdik. Özellikle Kastamonu’ya ait gelenek ve göreneklerin yaşatılmasında her türlü faaliyetin içerisinde olduk. Özellikle tarihi ve şehri yaşatmayı bir bütün olarak görüyoruz. Burada yaptığı çalışmalarla hem belediyemiz hem valiliğimz hem de buradan söylemek istiyorum vakıflar genel müdürlüğü ve Kastamonu Bölge Müdürlüğümüz çok teşekkür ediyorum. Büyük gayret gösteriyoruz. Hedefler koyuyoruz yapabildiğimiz kadar yapabiliyoruz ama daha çok çalışmamız gerektiğini düşünüyorum. Bugün hem tarihi hem şehri yaşatmak adına bu sempozyumda bu konunun gerçeklerini konuşmayı sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

    Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Seyit Aydın, “Hakkı Acun hepimizin iyi bildiği, bu toprakların yetiştirdiği bir sanat tarihçisiydi. Nihayetinde bir bilim insanıydı, bilim adamıydı. Merhum Hocamız, gerek yurt içinde gerek yurt dışında yürüttüğü ve katkıları olduğu birçok kazı ve restorasyon çalışmasını da imza atmıştır. Hakkı Acun’un bu yönüyle hem insanlık tarihine hem de Türk tarihine ve İslam dünyasına büyük katkıları olmuş bir şahsiyettir” cümlelerini kullandı.

    Programda konuşun AK Parti Kastamonu Milletvekili Metin Çelik, “Çok yaşımız ileri olmasa da kendi eğitim hayatımızda bile geriye dönüp baktığımda gelişmenin tarihi yok ederek olacağını bize söyleyerek okul hayatımıza devam ettik. Geriye dönüp baktığımda bugün geldiğimiz noktalarda bizim için daha önemli olacağını düşünüyorum. Yüzlerce eseri vakıflar bölge müdürlüğümüz ayağa kaldırdı. Belediyemiz son 4-5 yılda çok iyi çalışmalar yaptı” diye konuştu.

    Program konuşmaların ardından dersler ile devam etti. Sempozyum iki gün boyunca devam edecek.

  • 4. Bisanthe Uluslararası Taş Heykel Sempozyumu

    Tekirdağ Süleymanpaşa Belediyesi tarafından bu yıl dördüncüsü gerçekleştirilen Bisanthe Uluslararası Taş Heykel Sempozyumu’nda Macaristan’dan katılan heykeltıraş Beata Rostas, ‘Üzüm Hasadı” isimli eseri hakkında açıklamalarda bulundu.

    Tekirdağ Süleymanpaşa Belediyesi tarafından düzenlenen ve bu yıl dördüncüsü gerçekleştirilen Bisanthe Uluslararası Taş Heykel Sempozyumu’nda, bu yıl ‘Tarih Boyunca Üzüm ve İnsan’ temasının işlendiği 4. Bisanthe Taş Heykel Sempozyumu’ndaki en büyük eserlerden birine imza atan Rostas, üzümün sembolik anlamlarına vurgu yaptı.

    Üzümün antik çağlardan beri insan tarihinin bir parçası oluğunu belirten Rostas, “Bir sembol olarak üzüm, antik çağlardan beri insanlık tarihinin ve mitolojinin bir parçasıdır. Memleketim Macaristan’daki Eger bölgesinde bu ilişkinin çok sayıda ve çeşitli örnekleri bulunduğundan, projemi kendi çocukluk dönemimle ilişkilendirdim. Oturan kadın figürü, üzüm kucaklayan çocuk olarak bize ayrıca Havva’yı hatırlatır. Nereden geldiğimizi, kim olduğumuzu ve köklerimizi unutmamamız gerektiğini söylemeye çalışır” dedi.

    Rostas, Bisanthe 4. Uluslararası Taş Heykel Sempozyumu’nda yer almaktan duyduğu memnuniyeti sözlerine ekledi.

  • IV. Uluslararası Sözlük Bilimi Sempozyumu başladı

    IV. Uluslararası Sözlük Bilimi Sempozyumu, Türk Dil Kurumu (TDK) ve Hacettepe Üniversitesi Sözlük Bilimi Uygulama ve Araştırma Merkezi iş birliğiyle 17 Eylül’de Hacettepe Üniversitesinin Bartın’daki İnkumu Tesisleri’nde başladı.

    IV. Uluslararası Sözlük Bilimi Sempozyumu, TDK ve Hacettepe Üniversitesi Sözlük Bilimi Uygulama ve Araştırma Merkezi iş birliğiyle 17 Eylül’de Hacettepe Üniversitesinin Bartın’daki İnkumu Tesisleri’nde saat 09.30’da açış konuşmalarıyla başladı. Sempozyumun açış konuşmalarını Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Gürer Gülsevin ve Hacettepe Üniversitesi Sözlük Bilimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Şükrü Haluk Akalın yaptı. TDK Başkanı Gülsevin, konuşmasında Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk kurumlarından olan Türk Dil Kurumunun asli vazifelerinden birinin sözlük hazırlamak olduğuna dikkat çekerek, günümüzde TDK deyince akla sözlük, Yazım Kılavuzu ve tabelaların geldiğini söyledi. 100 binden fazla kelimenin anlamlandırılıp örneklendirildiği Türkçe Sözlük’te gelişen sözlük bilimi açısından bazı güncellemeler yapılması gerektiğini belirten Gülsevin, bu gelişmelere bağlı olarak Türk Dil Kurumunda uzmanların haftada iki gün toplanarak sözlüğün yeni baskısı için çalıştıklarını ifade etti.

    Hacettepe Üniversitesi Sözlük Bilimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Akalın ise, farklı zamanlarda çok sayıda toplantıda sözlükçülük konusuna değinildiğini ancak yalnızca bu konuya hasredilmiş toplantıların düzenli olarak 2014’ten bu yana yapıldığını söyledi. Bu seferki toplantının “Sözlük Biliminde Tanımlama ve Tanıklama” olarak belirlendiğini ifade eden Akalın, geliştirilen yazılımların sözlükler için malzeme sağladığını ancak tanımlama ve tanıklama işinin yine sözlük bilimi uzmanlarına kaldığını belirtti.

    Açış konuşmalarından sonra “On İkinci Baskı Türkçe Sözlük’e Doğru: Sorunlar ve Çözüm Önerileri” adlı açık oturuma geçildi. Gülsevi’in başkanlığında düzenlenen açık oturumda Türkçe Sözlük’te gözetilen ilkeler ve bu ilkelerin sorunlu yanları üzerine TDK uzmanları tarafından hazırlanan sunumlar Adem Terzi, Belgin Aksu, Burcu Şen, Necla Yalçındemir ve Dr. Reşide Gürses tarafından sunularak katılımcıların konuyla ilgili görüşleri alındı. Yurt içinden ve yurt dışından katılan bilim adamları tarafından 33 bildirinin sunulacağı sempozyum 19 Eylül’de sona eriyor.