Etiket: Sempozyuma

  • SASKİ ekipleri sempozyuma katıldı

    DSİ tarafından düzenlenen 1. Uluslararası İçmesuyu ve Atıksu Sempozyumu’nda SASKİ’nin Türkiye’de bir ilk olarak SCADA sistemi ile atıksu arıtma tesislerinde personelsiz işletmeciliğe geçişi ve bu anlamdaki deneyimleri katılımcılarla paylaşıldı.

    Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) Genel Müdürlüğü, Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından Afyonkarahisar’da bulunan Korel Termal Otel’de düzenlenen 1. Uluslararası İçmesuyu ve Atıksu Sempozyumu’na katıldı. SASKİ Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı İbrahim Bal, sempozyumda ‘Türkiye’de Atıksu Arıtma Tesisleri İşletmesi SASKİ Genel Müdürlüğü Modeli’ başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. Sunumda atıksu arıtma tesisi işletmeciliğinde SCADA sistemi vasıtasıyla alanında ilk defa personelsiz işletmecilik yapan SASKİ’nin, diğer Su ve Kanalizasyon İdarelerine bu anlamda örnek teşkil edecek çalışmalarıyla ilgili kapsamlı bilgilendirmeler yapıldı. Diğer idarelere rehber bir doküman oluşturmak amacıyla SCADA işletim sisteminin getirdiği avantajlar ortaya konuldu.

  • Sempozyuma son gününde de yoğun ilgi

    Mardin Valiliği, Mardin Büyükşehir Belediyesi, DİKA, GAP İdaresi ve Hasan Kalyoncu Üniversitesi işbirliğinde düzenlenen Uluslararası Kadın Sempozyumu son gününde de yoğun bir katılım ile gerçekleştirildi.

    Mardin Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mustafa Yaman’in eşi Gülseren Yaman’ın da konuşmacı olarak katıldığı sempozyumda Mardin’de kadına yönelik yapılan çalışmalar, projeler ve başarılar anlatıldı.

    “Kadınlarımızın birleştirici gücü ile en iyi yerlere geldik”

    Mardin Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mustafa Yaman, şehirde 2 yıl içinde çok önemli değişimler olduğunu ve bu değişimi kadınlar ile birlikte başardıklarını söyledi. Mardin’in küllerinden doğarak ülkenin en gözde şehirlerinden birisi haline geldiğini dile getiren Yaman, “Bu şehrin morale ihtiyacı vardı. Bu moralin kazanılmasında kadınların payı unutulmazdır. Kadim şehir olan Mardin çok kültürlü, çok bilinçli ve kardeşçe yaşayan bir şehirdir. Özellikle son zamanlarda şehrin üzerine kara bulutlar düşmüştü. Yapılan çalışmalar ile ilimiz küllerinden doğdu. Son 1. 5 yıl içinde Türkiye’nin en çok ziyaret edilen illerinin başındayız. Bizim 6 bin 500 yatak kapasitemiz var. Bu rakam misafirhaneler ile 10 bindir. Tüm otellerimiz ve misafirhanelerimiz doludur. Bunda Cumhurbaşkanımızın kararlı duruşu çok önemlidir. Biz de burada tüm dinamikler ile bu duruma gelmek için mücadele verdik. Bizim sorumluluklarımız var. Bu sorumluluklarımızın her zaman bilincinde olmalıyız. Çünkü dünyadaki tüm mazlum insanların gözü ülkemizdedir. Biz onlar içinde ayakta durmak zorundayız. Yerelde de bunun içinde elimizden geleni yapmalıyız” dedi.

    “Kadınlarımızın rolü önemli”

    Yaman şehirde kadına verilen değer ile ilgili konuşmasına devam ederken şunları kaydetti:

    ”İşte bu sorumluluklarımızı gerçekleştirmemizde kadının rolü büyüktür. Çünkü kadın birleştiricidir ve bu birleştirici güç ile huzuru yaşamamızda da en büyük paylardan birisi onlarındır. Bugün ilimizde kadınlarımıza değer veren bir yapıda çalışmalarımızı sürdürmekteyiz. Belki de Türkiye’de bu konuda en başarılı şehirlerin başında gelmekteyiz. Düzenlediğimiz sempozyum da bunun en güzel göstergesidir. Kadınlarımızın sorunlarını beklentilerini, hayatımızdaki yerini, hak ve hukukunu burada en güzel şekilde bir kez daha işleyerek tüm dünyaya ses getirecek şekilde sunduk. Bizler bundan sonra da bu bilinçle çalışmaya devam edeceğiz. Bu vesileyle sempozyumda katkısı olan herkese çok teşekkür ederiz”

    Yapılan konuşmaların ardından Mardin Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mustafa Yaman’a katkılarından dolayı plaket takdim edildi. Sempozyum daha sonra farklı konular ile ve yoğun bir katılım ile devam etti.

  • Siirt TSO sempozyuma katıldı

    Siirt Ticaret ve Sanayi Odası, DİKA’nın düzenlediği Türkiye’nin Coğrafi İşaretler Beşiği Yukarı Mezopotamya Uluslararası Sempozyumu’nda başarıyla temsil edildi.

    Siirt Ticaret ve Sanayi Odası (STSO) Türkiye’nin Coğrafi İşaretler Beşiği: Yukarı Mezopotamya Sempozyumu’nda açmış olduğu Siirt’in yöresel ürünlerinden coğrafi işaret alan Siirt fıstığı, Pervari balı, Siirt battaniyesi ve perde pilav standına yoğun ilgi gösterildi. STSO Başkanı Güven Kuzu, günümüz dünyasında ürünlerde coğrafi işaretlerin büyük bir önem kazandığını belirterek, bu zirveden Siirt ekonomisi yararına sonuçlar alınacağına inandığını söyledi. Coğrafi işaretli ürünlerin pazarlama sorunu yaşamadığını belirten Kuzu, oda olarak Siirt’e özgü ürünlerin coğrafi işaret almaları için girişimlerini sürdüreceklerini açıkladı. Kuzu, “Günümüzde ABD, Avrupa ve gelişmiş ülkelerde coğrafi ürünler pazarının 200 milyar doları aşmış durumda. Bizde bu durumu göz önünde bulundurarak DİKA’nın düzenlediği sempozyuma Siirt Ticaret ve Sanayi Odası olarak katıldık. Bizim bu pazardan çok rahat bir şekilde pay alabilecek birçok ürünümüz bulunmaktadır. Perde pilav, büryan, fıstık, bal ve battaniye için bu coğrafi işaretleri almış durumdayız. Ancak coğrafi ürün işareti alabilecek daha birçok ürünümüz bulunmaktadır. Önümüzdeki günlerde bunların coğrafi işaret işlemlerinin gerçekleştirilebilmesi için girişimlerde bulunacağız” dedi.

  • Sare Davutoğlu Konya’da Sempozyuma Katıldı

    Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun eşi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Sare Davutoğlu, Konya’da, Sağlıklı Doğum, Sağlıklı Yaşam sempozyumuna katıldı.

    Sare Davutoğlu, Dr. Faruk Sükan Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesinin 75. kuruluş yıldönümü nedeniyle Konya İli Kamu Hastaneleri Birliği tarafından düzenlenen Sağlıklı Doğum, Sağlıklı Yaşam sempozyumuna katıldı. Sempozyuma AK Parti Konya Milletvekilleri Leyla Şahin Usta ve Hüsnüye Erdoğan, hastane yöneticileri ve çok sayıda sağlık çalışanı katıldı.

    Programda konuşan Sare Davutoğlu, TÜİK verilerine göre Türkiye’de canlı doğan bebek sayısının 2014 yılında 1 milyon 345 bin 286’dan 2015 yılında 1 milyon 325 bin 783’e gerilediğini anımsatarak, toplam doğurganlık hızının 2014 yılında 2.18’den 2015 yılında 2.14’e gerilediğini kaydetti.

    Nüfus yenilenme oranının 2.1 olduğunu ve doğurganlık hızı düşmesine rağmen nüfusun yenilendiğinden rahatlıkla bahsedebileceklerini ifade eden Davutoğlu, “Doğum oranlarının azalması karşısında yaşam kalitesinin artması, sağlık imkanlarının gelişmesiyle nüfusumuz giderek yaşlanıyor. Türkiye’nin özelliği nedeniyle bir geçiş toplumu olduğumuzdan nüfus yaşlanmasının Türkiye’de çok hızla gerçekleştiği uzmanlar tarafından belirleniyor. Bunun için son yıllarda ortaya koyduğumuz ilerlemeyi sürdürebilmemiz için sağlıklı nesile ihtiyacımız var. Bu nedenle sağlıkla ilgili her unsurun, kadınlarımızın, annelerimizin, sağlık politikalarını üreten bürokratlarımızın ve hekimlerimizin hep birlikte dayanışma içinde gerçekleştirmesi çok önemli” dedi.

    “SAĞLIKLI YAŞAM SAĞLIKLI BİR DOĞUMLA, HATTA SAĞLIKLI BİR GEBELİKLE BİRLİKTE BAŞLAR”

    Sare Davutoğlu, sağlıklı yaşamın sağlıklı bir doğumla, hatta sağlıklı bir gebelikle birlikte başladığını vurguladı. Gebeliğin başından itibaren annenin beslenmesinin daha sonra da anne sütünden başlayarak bebeğin beslenmesinin onun ömür boyu sağlığının ne kadar belirleyici olduğunu gösterdiğini belirten Sare Davutoğlu, şöyle konuştu:

    “Özellikle beslenmeden başlayarak normal doğumla devam eden müdahalesiz bir doğumla annesine kavuşan bir bebeğin ne kadar yaşama avantajlı bir biçimde başladığını son yapılan araştırmalardan biliyoruz. Müdahalesiz doğum demek aslında doğumun kendi başlamasına izin vermek, ihtiyaç yoksa hiçbir müdahale yapmamak ama yeri geldiğinde gerekli müdahaleyi yapmak anlamına geliyor. Sezaryen de müdahalelerin en önemlilerinden bir tanesi. Gerektiği zaman sezaryene ulaşabilmekte bir anne ve bebeğin en önemli haklarından bir tanesi. Anne bebek bağlantısı ve bunu takip eden süreçte emzirmenin başarısının normal doğumla daha yüksek olduğunu biliyoruz.”

    “DOĞUMLARIN KENDİLİĞİNDEN BAŞLAMASINA İZİN VERMELİYİZ”

    Yapılan araştırmaların, gerekmedikçe sezaryen yapılmaması gerektiğini ortaya koyduğunu dile getiren Davutoğlu, doğum başlamadan önce yapılan sezaryenlerin koku duygusu gelişmeden yapıldığı için emzirmeyi olumsuz etkilediğini, aynı zamanda bebeğin bağışıklık sistemine de olumsuz etkileri olduğunu söyledi.

    Son yapılan araştırmalara değinen Sare Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Biz artık biliyoruz ki, sezaryen tıbbi endikasyonla yapıldığında anne-bebek sağlığını, hatta hayatını korumasında son derece etkili bir yol. Sezaryen aslında bir kurtarma ameliyatı ve gerektiğinde sezaryene ulaşabilmek çok önemli bir insan hakkı. Çünkü dünyanın geri kalmış pek çok bölgesinde birçok anne ve bebek hem sezaryene ulaşamadığı için kaybediliyor ya da ömür boyu çok çeşitli sakatlıklarla hayatlarına devam etmek durumunda kalıyor. Ancak her ameliyat gibi sezaryenin de sadece gerektiği zaman yapılması son derece önemli.”

    Konuyla ilgili yapılan araştırmalara değinen Davutoğlu, şöyle konuştu: “Araştırmalar yine şunu göstermiş, yüzde 15’in üzerindeki bir sezaryen oranı ne anne ne de bebek sağlığına herhangi bir katkıda bulunmuyor. O sebeple sezaryene sadece gerektiğinde başvurmalı, doğumların kendiliğinden başlamasına izin vermeliyiz. Maalesef 2015 yılında 135 anne ölümü gerçekleşmiş. Bunlar sadece dosyası kapanmış olanlar. Sebebi belirlenememiş anne ölümleri var. Bunlar arasında 34’ü normal doğum, 101 tanesi sezaryenle doğum sonrası gerçekleşmiş. Bu sebeple maalesef OECD ülkelerinde bizi birinciliğe yükselten, gerçekleşen 100 doğumumuzdan 53’ünün ve ilk gebeliğini yaşayan 100 gebemizden yüzde 26.8’inin sezaryenle bebeğine kavuştuğu bu verileri el birliğiyle değiştirmek ve toplumsal olarak ciddi bir farkındalık oluşturmak durumundayız.”

    Açılış konuşmalarının ardından sempozyuma geçildi.

  • Diyanet İşleri Başkanı Görmez, Antalya’da Sempozyuma Katılacak

    Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, İl Müftülüğü ve Akdeniz Üniversitesi İlahiyat Fakültesi tarafından ortaklaşa düzenlenen 8. Diyanet İşleri Reisi İbrahim Bedrettin Elmalı Sempozyumu’na katılacak.

    Akdeniz Üniversitesi yerleşkesi Atatürk Konferans Salonu’nda 6 Kasım 2015 günü saat 10:00’da başlayacak sempozyumda, Bedrettin Elmalı’nın hayatı, ilmi kişiliği, Diyanet İşleri Başkanlığı ve iki dönem milletvekili olarak katıldığı siyasetteki çalışmaları ele alınacak.

    AÜ İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Ahmet Ögke, Türkiye Cumhuriyeti’nin 8. Diyanet İşleri Başkanı İbrahim Bedrettin Elmalı’nın hiç tanınmadığını belirterek, “Şunu iyi biliyoruz ki şehirler, yetiştirdikleri ve bağırlarına gömdükleri, ama zihin ve gönül dünyalarında hep yaşattıkları büyükleriyle bir ruh ve anlam kazanırlar. AÜ. İlahiyat Fakültesi Dekanlığı olarak Antalya İl Müftülüğü ile birlikte düzenlediğimiz 8. Diyanet İşleri Reisi İbrahim Bedrettin Elmalı Sempozyumu ile, üniversitemizin ve fakültemizin üzerinde kurulduğu bu toprakların yetiştirdiği büyük değerlerimizden biri olan Bedrettin Elmalı’nın din ve diyanet için, vatan ve millet için adadığı ömrü boyunca sürdürdüğü bereketli çalışmalarını ve verimli faaliyetlerini günümüz insanının ve ilim dünyasının dikkatlerine sunmayı amaçlamaktayız. Bir süre başkanlığını yaptığı kurumun himayesinde çıkarılan Diyanet İslam Ansiklopedisi’nde, muhtemelen sehven unutularak, adına bir madde bile yazılamayan Bedrettin Elmalı’yı bu vesile ile yad etmeyi bir vefa borcu olarak telakki ediyoruz” diye konuştu.

    Prof. Dr. Ahmet Ögke sempozyuma, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez’in de katılacağını sözlerine ekledi.