Etiket: Sempozyum

  • Sanko Üniversitesi’nde “Engelleri Aşmak” konulu sempozyum

    Engelliler Günü dolayısıyla SANKO Üniversitesi’nde “Engelleri Aşmak” konulu sempozyum düzenlendi. Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, öğretim üyeleri ve sporcuların katıldığı sempozyuma ilgi yoğundu.

    Sempozyumda konuşan Şahin, “Engel elde, ayakta, kulakta değil, engel yaşarmayan gözde, nasırlaşmış kalptedir. Engelli hakkı, bir insan hakkıdır, bir imtiyaz değildir. İfadelerini kullandı.

    2005 yılında Türkiye’de ilk kez engellilerle ilgili yasa çıkarıldığını anımsatan Şahin, “Bu çok önemli. En önemli dönüşüm zihinsel dönüşümdür. 80 milyon herkesin bunun bir kalkınma yolculuğu olduğunu anlaması gerekiyor. Herkesi beraber kucaklayarak herkesi kapsayarak bu yolculuğa gitmek gerekiyor” şeklinde konuştu.

    Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Türkiye’nin dünyanın 10’uncu büyük ekonomisi olmayı hedeflediğine vurgu yaparak bunun için toplumun tüm kesimlerinin 80 milyon engelli, engelsiz, kadın, erkek, yaşlı, genç herkesin kalkınmanın bir parçası yapılması gerektiğine dikkat çekti.

    Engel gruplarındaki hukuki düzenlemelerin dört ana başlık altında yapılması gerektiğini kaydeden Şahin, şöyle devam etti:

    “Birincisi eğitim. Özel rehabilitasyon çok daha kuvvetlenerek yoluna devam etmesi gerekiyor. Engel elde, ayakta, kulakta değil, engel yaşarmayan gözde, nasırlaşmış kalptedir. Bir diğeri sağlık, her doğan çocuğun sigortalı doğması ve 18 yaşına kadar sağlık imkanlarından istifade edilmesi engelliler için büyük bir fırsat oldu.

    Ulaşılabilirlik; şehirde dolaşıp bir sanat ya da spor etkinliğine katılabilmesi, yapmak istediği her şeyi ulaşabilmesi ki, arkadaşlarımla ulaşılabilirlik erişebilirlik üzerine çok yoğun bir şekilde çalışıyoruz.

    Diğeri de sosyal destek sistemi.Her engel gurubu için özel çalışmamız gerekiyor. Türkiye’nin en büyük Engelsiz Yaşam Merkezi’ni yapıyoruz. Bu işi en iyi şekilde yapmak için sizlere ihtiyacımız var. Dünyanın en güzel tesisini yapsanız da bilim ne söylüyor diye bakmadığında eksik kalır.

    SANKO Üniversitesi’nin böyle bir bölümü var, başımızda böyle hocalar ve öğrenciler var. Pratik ve teoriği birleştirirsek bunu başarabiliriz. Zihinsel dönüşümü yapabilirsek bunu başarabiliriz. Mesele empati yapmak, birbirini anlamak, gönül diliyle konuşmak.”

    Fizyoterapistler Engelli Bireyler İçin Önemli

    SANKO Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Güner Dağlı da yaptığı konuşmada, engelli bireylere diğer bireylerle aynı düzeyde haklara sahip olduklarının bilinci ve insan onuruna yakışır biçimde fizyoterapi ve rehabilitasyon hizmetleri ile spor ve sanatta, eğitim ve istihdamda kendilerine yeten ve bağımsız bireyler haline gelmeleri sağlamanın, bilim yuvası olarak asli görevleri olduğuna vurgu yaptı.

    Engelli bireylerin hayatlarını daha iyi şartlarda devam ettirebilmeleri ve sosyal hayatın içinde yer almalarının iyi planlanmış bir rehabilitasyon programına ve bunu gerçekleştirecek ekibin içinde önemli ve yetkin bir göreve sahip fizyoterapistlerin eğitimi ile mümkün olduğunu dile getiren Prof. Dr. Dağlı, “SANKO Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi, Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümümüz bu amaç doğrultusunda yeterli bilgi ve donanıma sahip fizyoterapistler yetiştirmektedir. Geçen yıl engelliler haftasında başlattığımız ve toplumda farkındalığın oluşmasında önemli bir role sahip olan ‘Engelleri Aşmak’ temasını bu yıl bir sempozyumla sürdürüyoruz.

    Ayrıca geleneksel hale gelmesinden mutluluk duyacağım diğer bir konu da SANKO Üniversitesi öğrencileri ve öğretim elemanlarının seçimleriyle belirlenen “Yılın Sporcusu” ve ‘Yılın Takımı’ ödüllerinin dağıtılmasıdır. Gelecek yıl daha geniş bir seçim platformunda gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Sempozyumumuzun hedeflenen amaca ulaşmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.

    Prof. Dr. Nevin Ergun

    SANKO Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Başkanı Prof. Dr. Nevin Ergun, sempozyuma ev sahipliği yapmaktan duyduğu gurur ve mutluluğu dile getirerek, “1990 yılında bu işe başlayarak, ne kadar doğru bir karar vermiş olduğumu bir kez daha görüyorum” dedi.

    Ülkemizde yaklaşık 10,5 milyon engelli olduğunu ve yakınlarıyla birlikte bu sayının 25 milyona ulaştığını belirten Prof. Dr. Ergun, iletişim sıkıntısı yaşadıklarını bildirdi.

    Prof. Dr. Ergun, “Bir şairin dediği gibi, ‘İnsanların kanatları yok,insanların kanatları kalplerindedir’. Ben de sizlere kalplerinizin götürdüğü yere, güzel ülkemin güzel insanlarının kalplerine sadece bir gün değil her zaman ulaşmanızı diliyorum. Birlikteysek başarırız” ifadelerine yer verdi.

    Rektör Prof. Dr. Güner Dağlı ve Prof. Dr. Nevin Ergun moderatörlüğündegerçekleşen “Birlikte Başarmanın Yolları” konulu panelde konuşan Türkiye Bedensel Engelliler Spor Federasyonu Başkanı Arif ÜmitUztürk ise 18 branşta aktif spor yapıldığına değinerek, özetle şu bilgileri paylaştı:

    “Ülkemize ilk kez 2016 paralimpik olimpiyatlarında 2 altın madalya kazandırdık. Bireysel olduğu kadar takım sporlarında da çalışmalarımız sürüyor. Tekerlekli basketbolda 63 takımımız var ve ilk kez 2017 yılında Avrupa Şampiyonu olma gururu yaşadık. Ampute Futbol Milli Takımımız geçen yıl Avrupa Şampiyonu olarak, göğsümüzü kabarttı. Çocuklarımız, imkân tanındığı takdirde, neler yapabileceklerini gösterdi.”

    Türkiye Sakatlar Derneği Gaziantep Şube Başkanı Hulusi Kalender deher şeyin ötesinde engellilerin tıbbi sıkıntıları olduğunu ifade etti.

    “En büyük istediğimiz, kendimizi anlatmak. Bunun için de birlikte yaşamak çok önemli. SANKO Holding’in destekleri ile daima yanımızda oldu” diyen Kalender, “İşinize aşkınız gibi bakarsanız başarırsınız. Birlikte başarmanın yolu, birlikte çalışmaktan geçiyor” saptamasını yaptı.

    DİĞER KONUŞMACILAR

    Sempozyuma katılan Bedensel Engelliler Yüzme Milli Takımı Antrenörü Osman Çullu, bugünlere gelinceye kadar engelli sporcuların yaşadığı sıkıntılara ve imkansızlıklar nedeniyle yaşanan zorluklara ve sporcularla başarı öykülerine değindi.

    Ampute Milli Futbol Takımı Eski Sporcusu Fatih Karakuş da2017 yılına kadar ampute futbol takımında yer aldığını, ancak her zaman arkadaşlarının yanında olacağını söyledi.

    Gazişehir Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Tekerlekli Sandalye Takımı Genel Menajeri Ramazan Taşkın,imkânsızlıklarla yola çıkan tekerlekli basketbol takımının bugünlere nasıl geldiğinin bir özetini yaptı.

    Taşkın, kendilerine desteklerini esirgemeyen Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’e ve Kulüp Başkanı Adil Sani Konukoğlu’na teşekkürlerini iletti.

    Limitsiz Spor Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Salih Cem Pişkin“Bu tür toplantıların sayısının artması farkındalık oluşturmak ve sporcu sayısının artması açısından çok önemli” şeklinde konuştu.

    Pişkin, “Engelli sporcuların yaptıklarını gördükten sonra, onlara engelli demenin doğru olmadığını düşünüyorum. Çünkü onlar pek çok insanın yapamayacağı şeyleri başarıyorlar” dedi.

    Engelli sporcuların hayatına dokunmasıyla, hayatının değiştiğini söyleyen TRT Spor Engelsiz Spor Programı Muhabiri Cem Çınar, “Önemli olan televizyonda izlediğini değil, şimdi şu anda yanınızda olan sporculara bir dokunun, onlarla bir konuşun, inanıyorum ki sizlerin de hayatı değişecek” ifadelerini kullandı.

    Sempozyum Başkanı, SANKO Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Başkanı Prof. Dr. Nevin Ergun’un moderatörlüğünde “Hayata Renk Katanlar” başlığı ile düzenlenen oturumda ise şu sporcular başarı öyküleri ile topluma nasıl rol model olduklarını anlattı.

    Sempozyuma katılanlar ve başarı öyküleri ise şöyle:

    “Abdullah Öztürk, masa tenisinde 2015 Avrupa Şampiyonası’nda bireysel ikincilik, takım olarak birincilik, 2016 Rio Paralimpik Oyunlarında altın madalya, takım olarak bronz madalya, 2018 Paralimpik Masa Tenisi Dünya Şampiyonası Erkekler Class 4 kategorisinde gümüş madalya kazandı.

    Ali Öztürk, masa tenisinde 2015 Avrupa Şampiyonası’nda takım olarak üçüncülük, 2016 Rio Paralimpik Oyunlarında takım olarak bronz madalya, 2018 Paralimpik Masa Tenisi Dünya Şampiyonası Erkekler Class 5 kategorisinde altın madalya alarak Dünya Şampiyonluğu elde etti.

    Beytullah Eroğlu, yüzmede 2005 yılı Türkiye şampiyonu, 2011 Avrupa Şampiyonu, aynı şampiyonada ikinci, 2012 Londra ParalimpikOyunları’nda finalde yedincioldu, 2016 Rio Paralimpik Oyunları’nda finalde yüzdü, 2017 Dünya Paralimpik Yüzme Şampiyonu oldu ve toplamda 71 kez milli mayo giydi.

    Nazmiye Muslu Muratlı: Halterde 2012 Londra Paralimpik Oyunları’nda 109 kilo ile rekor kırarak altın madalya kazandı, 2016 Rio Paralimpik Oyunları’nda 104 kilo kaldırarak dünya rekoru kırdı, Paralimpik’te üst üste altın madalya kazanan ilk Türk sporcu olarak da tarihe geçti.

    Sevilay Öztürk, Yüzmede Almanya’nın Berlin şehrinde düzenlenen Uluslararası Yüzme Şampiyonası’nda 100 metre sırtüstünde birinci olarak altın, 50 metre kelebek stilde de ikincilikle gümüş madalya kazandı. 2018 Avrupa Paralimpik Yüzme Şampiyonası ikincisi, Rio Olimpiyatları’na katılarak finalde yarışma başarısı gösterdi.”

    Etkinlikler kapsamında SANKO Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü organizasyonunda, SANKO Üniversitesi öğrencileri ve akademisyenleri yılın en başarılı sporcusu olarak, Nazmiye Muslu Muratlı’yı ve en başarılı takım olarak ise, Gazişehir Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımı’nı seçti.

    Sporculara ödüllerini vermek üzere sahneye gelen SANKO Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Abdulkadir Konukoğlu, Sevilay Öztürk’ün lise ve üniversite eğitim giderlerini karşılayacaklarını açıkladı.

  • Bandırma’da üç üniversiteden ortak sempozyum

    Balıkesir’in Bandırma On Yedi Eylül Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi ve Sakarya Üniversitesi iş birliği ile Bandırma On Yedi Eylül Üniversitesi Merkez Yerleşkesi’nde düzenlenen “II. Uluslararası Ekonomi, Finans ve Ekonometri Sempozyumu”nun (ISEFE) açılış töreni gerçekleşti.

    Bandırma On Yedi Eylül Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi ve Sakarya Üniversitesi iş birliği ile Bandırma On Yedi Eylül Üniversitesi Merkez Yerleşkesi’nde düzenlenen “II. Uluslararası Ekonomi, Finans ve Ekonometri Sempozyumu”nun (ISEFE) açılış töreni gerçekleşti. İki gün boyunca devam edecek olan sempozyumun açılış törenine Rektör Prof. Dr. Süleyman Özdemir, Bandırma Kaymakamı Günhan Yazar, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Alpaslan Serel ve Prof. Dr. Suat Uğur, Genel Sekreter Cihangir Boz, oda ve borsa başkanları, ilçe protokolü ve sivil toplum kuruluşları temsilcileri katıldı.

    24 farklı ülkeden gelen katılımcıların toplamda 118 bildiri sunacağı sempozyumun açılış konuşmasında, Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı ve Bandırma On Yedi Eylül Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğr. Üyesi Doç. Dr. Metahan Yılgör, “Üniversitemiz, İstanbul Üniversitesi ve Sakarya Üniversitesi iş birliği ile Merkez Yerleşkemiz’de düzenlenen ’II. Uluslararası Ekonomi, Finans ve Ekonometri Sempozyumu’nun açılış törenine hepiniz hoş geldiniz. Bugün ve yarın gerçekleşecek olan sempozyumumuzda, iki gün boyunca 24 farklı ülkeden, 41 oturumda, toplamda 118 bildiri sunulacaktır. Sempozyumumuzun hem katılımcılarımıza hem de akademik hayata faydalı olmasını diliyorum” diye konuştu.

    Rektör Prof. Dr. Süleyman Özdemir ise açılış konuşmalarında, “Türkiye henüz tam anlamıyla gelişmiş bir ülke olmadığı için bazı ekonomik sıkıntılarla karşılaşabiliyoruz. Bizim gibi ülkeler için bu durum aslında belki de çok normaldir. Ekonomide ve diğer alanlarda inşallah daha iyi bir noktaya geldiğimizde, bu sıkıntılar minimum düzeyde kalacaktır. Dünyada meydana gelen siyasi sıkıntılar da elbette ekonomimize yansıyor. Ekonomiyi anlamamız çok önemli, ekonomiyi anladığımız zaman geleceği de öngörebiliyoruz. Ekonomi ile ilgili çok değerli konuşmacılarımız var aramızda. Bundan dolayı ben sözlerimi fazla uzatmak istemiyorum. İki gün sürecek olan sempozyumumuz sayesinde, kendi alanında uzman birçok bilim insanı bilgi, fikir ve deneyimlerini burada bizlerle paylaşmış olacaktır. Bu gaye ile düzenlediğimiz sempozyum, siz değerli katılımcılarımızın teşrifleri, bilgi ve beceri aktarımları sayesinde amacına ulaşacaktır. Sözlerimi burada sonlandırırken ‘II. Uluslararası Ekonomi, Finans ve Ekonometri Sempozyumu’nun hem katılımcılara hem de ulusal ve uluslararası düzeyde akademik hayata faydalı olmasını diliyorum” dedi.

    Uluslararası sempozyumun “2019 Yılında Dünya ve Türkiye Ekonomisinde Beklentiler ve Fırsatlar” konulu açılış özel oturumunun moderatörlüğünü Bandırma On Yedi Eylül Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Alpaslan Serel yaparken, oturumun panelistleri ise İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kadir Tuna ve Hürriyet Gazetesi Ekonomi Müdürü Sefer Levent oldu.

    Serel: “Döviz kurlarına bakarak ekonomi iyi ya da kötü diyemeyiz”

    “2019 Yılında Dünya ve Türkiye Ekonomisinde Beklentiler ve Fırsatlar” konulu açılış özel oturumunun moderatörü Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Alpaslan Serel, “Türkiye’de özel sektördeki firmalar ve bireyler ekonomide borçlanma seviyesini belirlemede son derece önemli bir noktadalar. Bu durumda finans sektöründeki firmalara bankalar kredi verirken vade oranlarını belirlemede özen göstermelidir. Çünkü vade oranları finans ve reel sektörde farklı olarak ele alınmaktadır. Ayrıca döviz kurlarına bakarak ekonomi iyiye veya kötüye gidiyor diyemeyiz. Yani döviz kuru 7 TL olursa batıyoruz 5 TL olursa ekonomimiz çok iyi demek yanlış olur. 2019 yılı için dünyada büyüme oranları revize edildi ve gelecekte bizleri nelerin beklediğini şimdiden iyi hesaplamalıyız. Finans sektörünün işi çok zor. Bu süreçleri fırsata çevirmek için firmalara veya bankalara önemli görevler düşüyor” diye konuştu.

    Tuna: “Şirketler kur riskini yönetemiyor”

    Panelistlerden İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kadir Tuna, “En fazla konuştuğumuz konu reel sektörün durumu. Şunu belirtmeliyim ki, kurun yükselmesi her zaman bir olasılıktır, nedenler farklılaşabilir. Dünya ekonomisinin geldiği nokta, Amerika ve Çin’in tutumu, İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden çıkması gibi nedenler olabilir. Bunların yansımasını daha sonraları yaşayacağız, henüz yaşamadık. Reel sektör şu an günü kurtarmaya çalışıyor. Önümüzdeki süreci konuşmadan önce, şu anki dönem için borçlanmaya yönelik ekonominin sürdürülebilirliğinin olmadığını konuşmalıyız. Şirketlerin kur riskini yönetemediği ortada ve bu tablo içerisinde bu noktaya nasıl gelindiğinin de değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Yalnızca kurun yükselmesi veya düşmesi ekonomi hakkında bilgi vermez, farklı bir sürü gösterge de mevcuttur. Gördüğümüz kadarıyla vade yapılarında uyumsuzluklar var. Bu durumu düzeltebilmek için bankalarımız da çaba gösteriyor ama faizlerin ciddi anlamda düşürülmesi gerekiyor. Kriz yönetimi aşamasına gelmememiz için riskimizi yönetmemiz gerekiyor” dedi.

    Levent: “Borçlanmayı sever bir toplum haline geldik”

    Hürriyet Gazetesi Ekonomi Müdürü Sefer Levent ise, “Ekonomide sıkıntılı bir süreç yaşamaktayız. Merkez Bankası piyasaya para pompaladı, Türkiye gibi ülkelere para yağmaya başladı ve sıkıntı 10 yıl önce ortaya çıkmaya başladı. Sonrasında bunların önüne geçmek için önlem alınması gerektiği vurgulansa da biz, o dönem para harcamaya devam ettik. Üstelik kemer sıkmak yerine özel sektör, bireyler ve ülke olarak da borcumuzun arttığı bir döneme girdik. Artan döviz kurlarıyla geleceği öngörmedik ve sonrasında gerçekleşen hızlı döviz düşüşleriyle daha da kötü bir döneme girdik. Borçlanmayı seven bir topluluk haline geldik. Bankalardan aldığımız kredileri bize verilen bir nimet gibi görmeye devam ediyoruz. Böyle bir döneme gireceğimizi biliyorduk, bizler bu sürece göz göre göre geldik. Yerli ve milli projelerin desteklenmesini çok önemli görüyorum. Üretimimiz tüketimimize yetmiyor, önce bunu kabul etmemiz lazım. Gelişmekte olan ülkeler ile yarışırken avantajlı durumda olabilmemiz için gerçek anlamla sosyal güvenlik yatırımlarının sağlam olması da dahil olmak üzere her anlamda onlardan bir adım önde olmalıyız” şeklinde konuştu.

    Açılış özel oturumu konukların ve öğrencilerin panelistlere sorularıyla devam etti.

  • Derik’te infertilite Sempozyum gerçekleştirildi

    Mardin’in Derik ilçesinde Kadın Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. Hakan Çoksüer tarafından İnfertilite ve tüp bebekle ilgili sempozyum verildi.

    Derik Belediyesi Sağlık ve Kültürel İşleri Müdürlüğünce düzenlenen İnfertilite sempozyumunda, Kadın Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. Hakan Çoksüer Derikli kadınlar tarafından yoğun ilgiyle karşılandı. Derik Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Hasan Kafkas, Derik Ak Parti İlçe Başkanı Süleyman Karahan, Derik Belediyesi Kültür Müdürü Halim Güven, Derik Halk Milli Eğitim Müdürü Mustafa Çekmez ve Derikli kadınların katılımıyla gerçekleştirilen sempozyumda Doç. Dr. Çoksüer, kadınlarin tüp bebek ve infertilite ile ilgili sorduğu soruları cevapladı. Sempozyum sonrasında Doç. Dr. Çoksüer 11 dilde yayınlanan doğurganlık beslenmesi ve annelik diyeti adlı kitabını hediye etti. Sempozyum bitiminde Doç. Dr. Hakan Çoksüer’e plaket, meşhur Derik zeytini ve zeytinyağı hediye edildi. Çoksüer seminere olan ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getirerek emeği geçenlere teşekkür etti.

  • Konya’da uluslararası sempozyum başladı

    Konya’da, “Buhara’dan Konya’ya İrfan Mirası ve XIII. Yüzyıl Medeniyet Merkezi Konya Uluslararası Sempozyumu” başladı.

    Konya Büyükşehir Belediyesi, Selçuk Üniversitesi, Necmettin Erbakan Üniversitesi, KTO Karatay Üniversitesi, İslam, Tarih, Sanat, Kültür ve Araştırma Merkezi ile TRT Avaz’ın işbirliğiyle Selçuklu Kongre Merkezi’nde düzenlenen sempozyuma Türkiye, Özbekistan, Kazakistan, İsveç, Azerbaycan, Ürdün, Fas, Fransa, Makedonya ve Saraybosna’dan 81 bilim insanı katıldı.

    “Dünya ariflerin anlayışı ile kurtulur”

    Sempozyumun açılışında konuşan Konya Büyükşehir Belediyesi KOSKİ Genel Müdürü Ercan Uslu, son yıllarda İslam dünyasında acıların çok arttığını, medeniyetimizin geçmişteki Doğu Bloku’nun yerine konduğuna vurgu yaparak, “İslam’ın eski kandil şehirlerinin bugün ışık veremez ve dünyayı aydınlatamaz duruma geldiğini maalesef görüyoruz. Ben, dünyanın ariflerin anlayışıyla kurtulacağına inananlardanım. Ama önce İslam dünyası olarak evimizin içini düzenlememiz lazım, kardeş kavgalarını önlememiz lazım. Şehirler olarak baktığımızda Konya’nın dünyaya mesaj verebilecek kandil şehirlerden birisi olduğuna inanıyorum. Bu irfan mirasına sosyal-genetik yoluyla sahip olduğunu ve bu mirasın taşıyıcılarından biri olduğumuzu düşünüyorum” diye konuştu.

    “Buhara’dan yetişen Alperenler Konya’da insanlığın aradığı mesajı vermişler”

    Necmettin Erbakan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Şeker, “Ata yurdumuz Buhara bir başkadır” diyerek, “Buhara’da zirve isimler, bizim medeniyetimizin besleyici alperenleri, öncü şahsiyetler orada bir hamur yoğurmuşlar ve orada yetiştirdikleri alperenleri Anadolu’ya yolcu etmişler. Her geçtikleri göç yolculuğunda geçtikleri yerlerden istifade ederek birikimlerini geliştirerek oralara da tebliğlerini ileterek sonunda Konya’ya kadar ulaşmışlar ve Anadolu’ya verdikleri mesaj aslında günümüz insanını aradığı mesaj” diye konuştu.

    KTO Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bayram Sade, Konya’nın tarihteki önemine vurgu yaptığı konuşmasında üniversitenin eğitim sisteminden söz etti. Rektör Sade, “Konya’nın kadim başkent olma şuuruna sahip çıkan ve Karatay Medresesi’nin günümüzde hayat bulmuş hali olan Konya Ticaret Odası Karatay Üniversitesi, medeniyetimize ait değerlerin yaşatılması noktasında geleceğimizin irfan nesillerinin yetiştirmesinde gelenekten geleceğe neslini yetiştirme gayretindedir” dedi.

    “Tasavvuf milletimizin maneviyatının zenginleşmesinde önemli rol oynamıştır”

    Sempozyumun Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Dilaver Gürer’in bilgilendirme yaptığı programda söz alan Buhara Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Arif Kadirov, “Büyük ecdadımızın sönmez ebedi mirası, insanlığın eğitim ve öğretiminde özel bir yere sahip olan tasavvuf, asırlar boyunca milletimizin maneviyat ve ahlakının gelişmesinde, zenginleşmesinde önemli rol oynamıştır. İnsan ruhunun temizlenmesi, ilahi aşk ile yükselmesi, bu eğitimin esas gayesidir” ifadelerini kullandı.

    Özbekistan Uluslararası İslam Akademisi’nden Bahadır Hocayel ise, Türkiye ve Özbekistan halkları olarak uzun bir geçmişe sahip olduklarını altını çizdiği konuşmasında, “İki kardeş ülkenin ilişkileri çok eskilere dayanıyor. Bugünkü sempozyum da bunu çok iyi bir şeklide vurgulamaktadır” dedi.

    Kazakistan Televizyonu Direktörü Bukabejan Kazabek, Kazakistan’daki manevi değişimin kendilerini çok mutlu ettiğini belirterek, “Geçmişte Kazakistan’daki cami ve mescitlerin sayısı çok azdı. Şükürler olsun ki şimdi camilerin sayısı 3 bini geçti. Düzenlenen sempozyum için çok mutluyum” diye konuştu.

    Sempozyum 3 gün sürecek

    Açılış konuşmalarının ardından sempozyumun oturumlarına geçildi. “İslam’ın İrfan Boyutu ve Tasavvuf”, “Orta Asya ve Anadolu’da Tasavvufi Düşünce”, “13. Yüzyıl Konya’sında Dini ve Sosyal Hayat” ve “ İmam Buhari Özelinde Hadis-Tasavvuf İlişkisi” ile daha birçok başlık ve konuda alanında uzman isimler, üç gün sürecek sempozyumda bilgi ve birikimlerini programa katılanlara aktaracaklar. Sempozyum programı kapsamında konuşmacılar, Konya’nın tarihi ve kültürel birçok yerini de görme imkanı bulacaklar.

  • “Türk Sinema ve Televizyonunda Aile” konulu sempozyum başladı

    Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından, T.C Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü ve Malatya Valiliği’nin katkılarıyla 9-15 Kasım 2018 tarihinde düzenlenecek 8. Malatya Uluslararası Film Festivali, bu yıl da ‘Festivale Doğru’ başlığıyla önemli bir sempozyuma ev sahipliği yapıyor.

    Geçtiğimiz yıl ilki düzenlenen ve bu yıl festivale bir ay kala gerçekleştirilen “Türk Sinema ve Televizyonunda Aile ”başlıklı sempozyumun ilk günü 10 konuşmacının katılımıyla 2 oturum halinde tamamlandı.

    Sempozyumun ilk oturumunun açılışına, Malatya Uluslararası Film Festivali Başkanı ve Büyükşehir Belediye Başkanı Hacı Uğur Polat’ın yanı sıra, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Cemal Nogay, İl Kültür Turizm Müdürü Çetin Şişman, Malatya Uluslararası Film Festivali Direktörü Suat Köçer, İnönü Üniversitesi Sinema Televizyon Bölüm Başkanı Gülbuğ Erol, İnönü Üniversitesi Sinema Tv Bölümü öğrencileri ve Malatyalı sinemaseverler katıldı.

    Türk sinemasının evrensel bir kurum olan aile ve içinde bulunduğu toplumu ayakta tutan değerlerinin sinemaya olan yansımalarının tartışıldığı sempozyumun açılış konuşmalarını sırasıyla Festival Direktörü Suat Köçer, Malatya Uluslararası Film Festivali Başkanı ve Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Hacı Uğur Polat ve ünlü Edebiyatçı Yıldız Ramazanoğlu yaptı.

    Film Festivalinin çatısı altında Türk sinema ve televizyonunun temel meselesinin tartışılmasının önemine dikkat çeken Festival Direktörü Suat Köçer, “Türk sineması günümüzde çok önemli yerlere geldi. Artık dünyanın birçok ülkesine dizi ihraç ediyoruz. Bu da bizleri mutlu etmekte. Festival Başkanımız ve Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Hacı Uğur Polat ve emeği geçenlere teşekkür ediyorum” ifadelerine yer verdi.

    Açılışta bir selamlama konuşması yapan Malatya Uluslararası Film Festivali Başkanı ve Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Hacı Uğur Polat ise, festivalin uluslararası bir boyutkazandığının altını çizerken, iki yıldır gerçekleşen sempozyumunun da festivalde ayrı bir yere sahip olduğunu dile getirdi.

    İki gün boyunca birbirinden değerli sinemacıları Malatya’da ağırlıyor olmaktan duydukları mutluluğu dile getiren Başkan Polat, Türk sinema ve dizilerinin aile tartışmaları etrafında önemli bir kavram olduğunu, bu sempozyumun sinemamızın düşünsel boyutuna büyük katkılar sağlayacağını ifade etti. Polat ayrıca 9-15 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek 8. Malatya Uluslararası Film Festivali’ne büyük bir heyecanla hazırlandıklarını söyledi.

    Edebiyatçı Yıldız Ramazanoğlu ise Malatya’nın bu yıl sinema ile bir yıldız gibi parladığını ve her geçen yıl kendi kültürünü oluşturarak Türkiye’de bambaşka bir yer edinmesinden duyduğu mutluluğu dile getirdi.

    Yapılan açılış konuşmalarını ardından ‘Türk Sinemasında Aile’ konulu sempozyuma geçildi. Oturum başkanlığını Tuba Deniz’in yaptığı ilk oturumda Dr. Öğretim Üyesi Ahmet Oktan ‘Sinemanın kahramanı, Babalar ve Oğullar’, Suat Köçer ‘Türk Sinemasında Kadın İmajı’, Prof. Dr. Nilüfer Pembecioğlu ise ‘Türk Sinemasında Çocuk’ konularında bilgiler verdiler.

    Sempozyumun öğleden sonraki ikinci oturumunda ise ‘Televizyon ve Türk Dizilerinde Aile’ konusu ele alındı. Burada da Ünlü sinema ve tiyatro oyuncusu Rasim Öztekin, Özlem Türkad, Ayhan Özen konu ile ilgili konuşmalarını gerçekleştirdi.