Etiket: Selçuk’ta

  • Mısır’dan gelen tarım üreticileri Selçuk’ta ağırlandı

    Mısır’dan Türkiye’ye gelen 18 kişilik üretici, İzmir’in Selçuk ilçesinde arazileri gezip gübre, ilaç gibi konularda bilgi sahibi oldu.

    Mısır’dan 18 kişilik heyet, tarım alanında bilgi almak için Türkiye’ye geldi. Heyet, Selçuk ilçesine de giderek gübre, ilaç gibi konularda bilgi aldı. Mısır’lı heyet, yerinde inceledikleri bir firmanın ürün ve çalışmalarına da hayran kaldı.

    Aynı zamanda tarım ilçesi de olan UNESCO kenti Selçuk’un Mısır’lı tarım üreticileri tarafından ilgi görmesinin oldukça önem taşıdığına dikkat çeken işletmeci İbrahim Gökçe, “Amacımız turizmde dünya markası olan bu güzel ilçemizin tarımda da aynı düzeye yükselmesidir. Bölgenin en iyi meyve ve sebzesinin yetiştirildiği Selçuk’un adı tarımda da dünya markası olması için üzerimize düşen görevleri yerine getirmeye çalışıyoruz. Bu anlamda davetimizi kırmayıp ilçemize gelen Mısırlı misafirlerimize teşekkür ediyoruz” dedi.

  • Selçuk’ta üçüncü caminin temeli atıldı

    Selçuk Üniversitesi Alaeddin Keykubat Yerleşkesinde Konyalı hayırsever Nurullah Eken ve Konya Müftülüğünün girişimleri ile kazandırılması planlanan 3 bin metrekarelik caminin temel atma töreni gerçekleştirildi.

    Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Şahin, kampüste faaliyette bulunan cami sayısının bu cami ile beraber üç olduğunu belirtti. Camilerin medeniyet tesisinde büyük önemi olduğuna değinen Prof. Dr. Mustafa Şahin, ”Günümüzde en başta Müslüman dünyası olmak üzere insanlık çok büyük inanç ve düşünce sorunları yaşamaktadır. Dinin ve İslam’ın öğretilmediği bir ortamda din adı altında çok yanlış işler ve icraatlar yapılmaktadır ve maalesef kötü niyetli insanlarında teşvik ve destekleriyle İslam ile terör bugün yan yana anılır hale gelmiştir. Yeryüzünde teröre en çok karşı çıkacak inanç ve düşünce İslam inancıdır ama bu istismar ediliyor. Yanlış İslami algıların ortadan kaldırılması noktasında İslami ilimler Fakültesi ile birlikte buranın bir mektep, bir okul, bir eğitim yuvası halinde faaliyet göstermesi için elimizden gelen bütün imkânları tahsis edeceğiz. Bu konudaDiyanet İşleri eski Başkanı Sayın Mehmet Görmez’in emeği ve katkılarını yadsımamak gerekir ” dedi.

    Konya İl Müftüsü Ahmet Poçanoğlu ise, “Hepimiz biliyoruz ki camilerin, mescitlerin inşası yeryüzünde tevhidin alameti farikasıdır” diyerek sözlerine başladı. Dinin, İslam’ın bir medeniyet görüntüsü olarak yeryüzüne ulaştığını İslam merkezlerinin ortaya çıkmasının mimari, teknoloji ve bilgi birikimiyle değerlendirildiği zaman önemli olduğuna değinen Poçanoğlu, “Mübarek vakitte böyle bir caminin temelini atmak hepimiz için büyük bahtiyarlıktır” şeklinde konuştu.

    Konya Selçuklu Müftüsü Nusret Karabiber, caminin yapılış aşamasının nasıl geçekleştiğini anlattı.

    Konuşmaların ardından Konya İl Müftüsü Ahmet Poçanoğlu’nun yaptığı dua ile caminin temeli atıldı. Temel atma törenine, Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Şahin, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hüseyin Kara, Konya İl Müftüsü Ahmet Poçanoğlu, Konya Selçuklu Müftüsü Nusret Karabiber, Genel Sekreter İbrahim Halıcı, Genel Sekreter Yardımcıları Atilla Yılmaz, Tevfik Sayın, daire başkanları, dekanlar, hayırseverler ile çok sayıda vatandaş katıldı.

  • Selçuk’ta ‘Doğa-İnsan İlişkileri Konferansı’ gerçekleştirildi

    Selçuk Üniversitesi (SÜ) ve Flora Araştırma Derneği’nin ortaklaşa düzenlediği I. Uluslararası Bitki Biyolojisi Kongresinde, “Sosyoekonomik Kalkınmada Doğa İnsan İlişkileri” konulu konferans, Türk Sineması oyuncularından Uzman Biyolog Ediz Hun tarafından verildi.

    Süleyman Demirel Kültür Merkezi’ndeki konferansta konuşan Türk Sineması oyuncusu Uzman Biyolog Ediz Hun, dinç kalmak için sürekli aktivite içerisinde olmak gerektiğini ifade etti. Sosyal yaşamın, insanı formda tuttuğundan bahseden Ediz Hun, kişilerdeki fiziksel, ruhsal durum ve sosyal yaşamın bireyler açısından önemli olgular olduğuna dikkat çekti. İlk çevre konferansının 1972’de yapıldığını söyleyen Uzman Biyolog Ediz Hun, o günden sonra 5 Haziran’ın, Dünya Çevre Günü olarak kutlandığını kaydetti. Evrende her şeyin bir enerjisi olduğuna dikkat çeken Hun, çevre konusunun herkesi ilgilendirdiğini dile getirdi. Çalışmanın önemine değinen Hun, insanların beynini çalıştırma olasılığının dinç kalma potansiyelini etkileyeceğini vurguladı. Sağlıklı kalmak için sevmek ve çevreyi korumak gerektiğini dile getiren Hun, çağdaş yönetim ve global yaklaşımda, demokrasi, hak ve hukuk ayrıca çevre koruma gibi üç temel unsurun olduğuna dikkat çekti. Bilim ve sanat için bir kuşun iki kanadı benzetmesini yapan Hun, bütün üniversitelerde bilim ve sanata önem verildiğini aktardı.

    “Herkes eşit haklara sahip”

    1952’den sonra çevre konularının gelişmiş ülkelerde konuşulmaya başladığını söyleyen Hun, dünyadaki tüm canlıların eşit yaşam hakkına sahip olduğuna dikkat çekti. Karadaki buzulların erimesinin çevreyi olumsuz yönde etkileyeceğinin altını çizen Hun, dengelerin bozulmaması açısından, insanların doğayı korumak zorunda olduklarını vurguladı. Zararlı kimyasalların azaltılmasının çevreyi olumlu yönde etkileyeceğinin altını çizen Hun, aşırı kalabalık yerine, iyi yetiştirilmiş insanların olması gerektiğini söyledi. Dünyadaki hiçbir şeyin sonsuz olmadığı bilgisini veren Hun, kaynakların rasyonel biçimde kullanılması gerektiğini belirtti.

    Sözlerinde “Sevgi” temasını da işleyen Hun, her insanın sevgi ile yoğrulması gerektiğini vurguladı. Hazreti Mevlana ve Yunus Emre’den sözlerinden örnekler veren Hun, “Yolumuz sevgi yolu” dedi.

    Selçuk Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Okka, kongrenin Edis Hun’un katılımıyla daha da güzelleşen bir program olduğunu vurguladı. SÜ’nün son 2 günde, 5 uluslararası kongreye ev sahipliği yaptığını ifade eden Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Okka, bu bakımdan da üniversitenin stratejik ve büyük olduğuna dikkat çekti. I. Uluslararası Bitki Biyolojisi Kongresi’nin ilk defa Konya’da düzenlenen bir organizasyon olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Mehmet Okka, program kapsamında önemli bitki florasının tartışıldığı bir etkinlik olduğuna dikkat çekti. Selçuk Üniversitesi olarak bu yıl 43. kuruluş yıl dönümünü kutladıklarını kaydeden Prof. Dr. Okka, girişimci üniversite sıralamasında son derece üst sıraya çıktıklarını dile getirdi. YÖK tarafından belirlenen araştırmacı üniversiteler sıralamasında olduklarını ifade eden Prof. Dr. Okka, her geçen gün Türkiye’nin stratejik üniversitesi olma yolunda ciddi adımlar attıklarının altını çizdi. Prof. Dr. Okka, bu ilerlemelerde düzenlenen oturumların, uluslararası kongre ve konferansların etkisinin son derece büyük bir öneme sahip olduğunu sözlerine ekledi.

    Konferans Başkanlığını Selçuk Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Tugay yaparken, programa çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı.

  • Selçuk’ta ’Jilet çek’ projesi

    Çöpe atılarak hem insan hem de hayvan sağlığına zarar veren jiletlerin toplanması ve geri dönüşüme gönderilmesi amacıyla Şirince Türetim Derneği tarafından başlatılan “Jilet çek” adlı sosyal proje, Selçuk’ta düzenlenen basın toplantısıyla berber esnafına tanıtıldı.

    Selçuk Esnaf ve Sanatkarlar Odasında yapılan bilgilendirme toplantısına, projeye destek veren oda başkanı Hayri Güller, Şirince Türetim Derneği Başkanı Mehmet Kuzu’nun yanı sıra Esnaf Odası Başkan Vekili Özgür Aydoğan, Geri dönüşüme Destek veren Çevre Teknolojileri San. Tic. Ltd. Şti (ECOREÇ) firmasından Ziraat Mühendisi Tuba Çelik ve berber esnafı katıldı.

    Daha çok berber esnafının kullandığı jiletlerin gelişigüzel çöpe atılmasını önlemek, hem insan hem de hayvan sağlığını korumak, ayrıca geri dönüşüme kazandırmak amacıyla başlatılan “jilet çek” projesi hakkında berber esnafı bilgilendirildi. Şirince Türetim Derneği Başkanı Mehmet Kuzu, Selçuk Esnaf ve Sanatkarlar Odası işbirliği ile hayata geçirdikleri projeye berber esnafının destek vermesini istedi. Kuzu, bir ay önce başlatılan projede çok sayıda atık jilet toplandığını, bu jiletlerin geri dönüşüme gideceğini söyledi. Projede kullanılan atık jilet kutucuklarının tüm berber esnafına ulaştırılacağını belirten Kuzu, “Böylece atık toplayıcıları ellerini kesmemiş olacak, hem bu atık jiletler yüzünden sokak hayvanlarımız hiçbir şekilde yaralanmamış olacaklar. Berber esnafımız da mekanlarını temizlerken jiletleri çöpe atmak zorunda kalmayacak” dedi.

    Projeye tam destek verdiklerini ifade eden Selçuk Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Hayri Güller, tüm berber esnafını bu konuda bilgilendireceklerini söyledi.

  • Selçuk’ta “Yaşam Boyu Başarı Ödülü” konferansı yapıldı

    Selçuk Üniversitesi (SÜ) tarafından düzenlenen “Yaşam Boyu Başarı Ödülü” konferansı Prof. Dr. Malik Badri’nin katılımıyla gerçekleştirildi.

    İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesinde ders veren Prof. Dr. Malik Badri’nin katılımıyla Süleyman Demirel Kültür Merkezinde gerçekleşen “Yaşam Boyu Başarı Ödülü” konferansına akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Prof. Dr. Malik Badri, İslami psikoloji ve bir kaynak olarak Kur’an-ı Kerim’deki Peygamber kıssalarından söz etti. Prof. Dr. Badri aynı zamanda Allah’ın Peygamberleri nasıl seçtiği konusuna da değindi.

    Hazreti Yusuf’un hayatına dair kesitler anlatan Prof. Dr. Malik, rüyaların şeytani, nefsani ve Rahman-i olmak üzere üçe ayrıldığını dile getirerek, “Şeytani rüyalar, anlamsız ve kafa karıştırıcıdır. Nefsani rüyalar; insanların kendi nefsinden kaynaklanan rüyalardır. Rahmani rüyalar ise Allah’tan gelen rüyalardır. Müslüman ya da kafir herkes bu tür rüyaları görür. Çünkü herkeste ilahi bir yön vardır. Rüyalarda insanlara özel bir mesaj mevcuttur. Hazreti Yusuf’un gördüğü rüyalarda da önemli psikolojik unsurlar vardır. Rüyaların gerçekten bir anlamı var mıdır? Yoksa rüyalar gelişi güzel gördüğümüz şeyler midir? Bilim bu konuda bize rüyaları neden gördüğümüzü açıklayamıyor” diye konuştu.

    Prof. Dr. Malik, Sigmund Freud’un rüyalarla ilgili düşüncelerinin kabul edilebilir olmadığının da altını çizerek rüyaların birtakım mesajlar taşıdığını söyledi. Yusuf Suresinde bazı ilhamlar olduğunun altını çizen Prof. Dr. Malik, “Bu surede psikosomatik hastalık izlerini de görüyoruz. Yani psikolojik sebeplerle ortaya çıkan bedensel rahatsızlıklar vardır. Örneğin; öfke nedeniyle tansiyonu sürekli yükselen bir insanda zamanla tansiyon hastalığı görülebiliyor. Dolayısıyla psikolojik durumlar insanlarda birtakım bedensel rahatsızlıklara sebep olabiliyor” şeklinde konuştu.