Etiket: Sektörünü

  • Ayakkabı sektörünü Suriyeliler ayakta tutuyor

    Manisa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mehmet Güzgülü ayakkabı sektöründeki en büyük sıkıntının çırak ve kalfa yetişmemesi olduğunu belirterek, bu boşluğu da Suriyelilerin doldurduğunu ifade etti. İstanbul’da 10 bin İzmir’de 5 bin, Gaziantep’teki firmaların çoğunda da Suriyelilerin çalıştığını kaydeden Güzgülü, Suriyelilerin bugün gitmesi halinde Türk ayakkabı sektörünün bitme noktasına gelebileceğini dile getirdi.

    Manisa Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde, Manisa Ayakkabıcılar Odası ve Türkiye Umum Ayakkabıcılar Federasyonu işbirliğinde SNS Fuarcılık tarafından organize edilen 3’üncü Manisa Ayakkabı ve Moda Fuarı (MAYFU) düzenlenen törenle Manisa Fuar Merkezinde açıldı. 39 firmanın yer aldığı fuar 2-5 Şubat tarihleri arasında açık kalacak. Fuarın açılışına Manisa Valisi Mustafa Hakan Güvençer, Manisa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mehmet Güzgülü, Manisa İl Jandarma Komutanı Alb. Özcan Kaplan Şehzadeler Kaymakamı İsmail Çorumluoğlu, Manisa Ticaret ve Sanayi odası Başkanı Adnan Erbil, Manisa Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Hasan Geriter, Manisa Ayakkabıcılar Odası Başkanı Mehmet Narin, Yunusemre Belediye Başkan Yardımcısı Şule Uygur, oda başkanları ve davetliler katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve istiklal marşının okunmasının ardından fuarın açılış konuşmasını Manisa ayakkabıcılar Odası Başkanı Mehmet Narin yaptı.

    Dolar artışı sektörü etkiledi

    Esnaf ve sanatkarın devletin çakıl taşları olduğunu vurgulayan Başkan Narin, “Esnaf sanatkar demek devlet demek, hükümet demek. Devletimizin çakıl taşları esnaf sanatkarımız. Biz hep beraber sizlerin desteğiyle esnaf ve sanatkarımıza destek çıkacağız ve devletimiz, hükümetlerimiz esnaf sanatkarımıza destek çıkıyor. Ağustos ayında ikincisini yaptığımız fuarımızı darbe girişiminin gölgesinde yaptık. Şimdiki fuarımızda da bir dolar artışı var. Bu durum tabii ki bizi etkiliyor. Bizim sektörümüz dolara bağlı. Bütün girdilerimiz dolarla oluyor. Onun için biraz etkileniyoruz” dedi.

    “Suriyeliler giderse ayakkabı sektörü biter”

    Türkiye’deki eğitim sisteminin çırak yetiştirmeyi engelleyen bir sistem olduğunu vurgulayarak konuşmasına başlayan Manisa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mehmet Güzgülü ise “Alttan gelenimiz çok az ve bu yüzden Türkiye’ye dışarıdan yani Suriye’den gelenler ki Suriye’de de ayakkabıcılık sektörü çok güçlüydü bilhassa Halep dolaylarında. Onların bir kısmı İstanbul ve İzmir’de çalışıyor. 10 bin kişiye yakın İstanbul’da ayakkabı sektöründe Suriyelinin üretim yaptığını biliyorum. İzmir’de de bu sayı tam bilemiyorum ama duyduğum kadarıyla 3 bin ile 5 bin arasında olduğu söyleniyor. Yani çok büyük bir rakam. Şimdi onlar olmasaydı ayakkabı sektörünün altyapısında Gaziantep’te bir ayakkabıcının söylediği sözü söylemek istiyorum, ‘Bütün altyapımızda çalışan personelimiz Suriyeli. Eğer Suriyeliler bugün giderlerse bizim ayakkabı sektörünü kapatmak zorunda kalırız.’ Noktasında bir laf duydum. Bizim en büyük sıkıntımız çırak ve kalfa yetiştirememiz. Bu eğitim sisteminin burasının muhakkak düzeltilmesi gerektiğini, bunun tekrar gözden geçirilmesi gerekiyor. Bu sırf bizim dalımızda değil, marangoz için de aynı diğer branşlar içinde aynı” şeklinde konuştu.

    Sayacılık kursu açılacak

    Manisa’da ayakkabı sektörüne altyapı oluşturmak için Büyükşehir Belediyesi olarak bir kurs hazırlığında olduklarının müjdesini de veren Güzgülü şunları söyledi:

    “Burada sayacımız çok azaldı. Nasip olursa usta öğreticilerimizi eski ayakkabıcılardaki sayacılardan faydalanarak Allah nasip ederse büyükşehir olarak bunun üzerinde bir çalışma yapıyoruz. İnşallah nasip olursa büyükşehir kurslarında bundan sonra sayacılık kursunu da göreceğiz. İnşallah buraya müracaat eden arkadaşlarımız olur ve Manisa ayakkabıcısı hem bazılarına ekmek kapısı açmış olur hem de birkaç kişiyi biz sayacılık mesleğine kazandırmış oluruz.”

    Yapılan konuşmaların ardından protokol üyeleri birlikte kurdeleyi keserek fuarın açılışını gerçekleştirdi. Manisa Valisi Mustafa Hakan Güvençer stantları tek tek gezerek ayakkabılar hakkında firma yetkililerinden bilgi aldı. Manisa Ayakkabıcılar Odası Standında bir ayakkabı yapımını da dikkatle izleyen Vali Güvençer ayakkabıcılık işinin gerçekten zor ve zahmetli bir iş olduğunu ifade ederek kolaylıklar diledi.

    Manisa Fuar Merkezinde bu yıl 3’üncüsü gerçekleştirilen MAYFU 5 Şubat Pazar gününe kadar devam edecek.

  • Yarıyıl tatili turizm sektörünü canlandırdı

    Aydın’da sıkıntılı bir dönem geçiren turizm sektörü, yarıyıl tatilinin başlamasıyla birlikte hareketli günler yaşamaya başladı. Tur firmaları tarafından yarıyıl tatiline özel olarak organize edilen gezilerde servisçiler tatilciler ile araçlarını doldururken, otellerdeki doluluk oranı turizmcilerin yüzünü güldürdü.

    Yarıyıl tatili sebebiyle Bozdağ Kayak Merkezi öğrenci ve velilerin akınına uğradı. Vatandaşlar, kayak pistlerini ve doyumsuz manzaraya sahip Bozdağ’da renkli görüntüler oluşturdu. Bazı özel tur firmalarının düzenlediği tatil programına katılarak Bozdağ’a gelen ve çoğunluğunu öğrenci gruplarının oluşturduğu tatilciler de kayak pistlerine akın etti.

    1998 yılında hizmete açılan ve tatil günlerinde 15 bin ziyaretçiye hizmet verebilen, Bozdağ Kayak Merkezine gelen aileler çocukları ile birlikte eğlendi. Çocukların tatilini öğrencilerden daha çok değerlendiren veliler adeta karın ve kış tatilinin keyfini çıkardılar.

    Aydın’da tur firması yetkilisi Ethem Karaceylan, yarıyıl tatili ile birlikte durgun olan turizm sektörünün canlandığını ifade ederek, öğrenci ve velilerin tatil beldelerine yoğun ilgi gösterdiklerini belirtti.

    Karaceylan “Yarıyıl tatili öncesi müşteri bulmakta zorlanıyorduk. Şimdi ise tatil sebebiyle aşırı yoğunluk var, tur firmalarının ve işletmecilerin yüzü biraz olsa da güldü. Aydın’daki tatilcilerin gözdesi kayak merkezleri ve termal oteller. Özellikle Bozdağ Kayak merkezi, Denizli-Pamukkale, Paşa Yaylası, Afyon Termal Oteller, Manisa Spil Dağı tatilcilerin gözdesi durumunda. Ayrıca bütçesi uygun olan tatilcilerin tercihi ise Bursa Uludağ oluyor. Şu an servis ve tur araçlarımız dolu olarak çalışıyor. Müşterilerimizin yarıyıl tatillerinde yolculuklarını sorunsuz bir şekilde tamamlamaları için gece gündüz çalışıyoruz” dedi.

  • İstanbul dünya deri sektörünü ağırlayacak

    Türk deri sektörü, Erdoğan ve Putin görüşmesi sonrasında düzelen ilişkilerin rüzgarıyla Rusya’ya olan ihracatını yeniden yüzde 80’lere çıkarmayı hedefliyor. 1-3 Şubat tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde ’Deride Yüksek Ritm’ mottosu ile düzenlenecek olan ve TİM tarafından da desteklenen Alleather-IDF İstanbul Deri Fuarı, sektör için önemli bir sıçrama noktası olacak.

    Rusya ile birlikte ABD, Birleşik Arap Emirlikleri, Hollanda, Lübnan, Bulgaristan, Özbekistan, Kore, Kazakistan, Ukrayna, Hindistan, Türkmenistan, Pakistan, Litvanya, Belarus, Finlandiya gibi değişik coğrafyalardan profesyonel alıcı ve satıcılar, Ekonomi Bakanlığının destekleri ile düzenlenen Alım Heyeti Programı kapsamında Alleather-IDF İstanbul’da bir araya gelecek. Rusya ve Türkiye arasındaki ticari ilişkilerin geçmişi uzun yıllara dayanıyor. 1990’lı yıllardan sonra özellikle deri ve deri ürünleri alanında önemli bir pazar haline gelen Rusya’da 2015 yılında yaşanan ekonomik kriz ve sonrasında iki ülke arasında yaşanan talihsiz uçak krizi, deri sektörünü olumsuz yönde etkiledi. Bugüne kadar yaşanan tüm krizlerden kendini yenileyerek daha güçlü ve hızlı bir şekilde çıkmayı başaran Türk deri ve deri ürünleri sektörü, 2023 yılında 5 milyar dolar ihracat büyüklüğüne ulaşmayı hedefliyor.

    ’’Rusya piyasası bizim önceliğimiz’’

    1-3 Şubat tarihleri arasında İstanbul’da düzenlenecek deri fuarının Türk deri sektörünün sıçrama noktası olacağını belirten İstanbul Deri ve Deri Mamülleri İhracatçıları Birliği (İDMİB) Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Dinç, ’’Artık 2016 yılını unutalım. 2017 yılının Rusya ve Türkiye arasında hayırlara vesile olmasını arzu ediyoruz. Biz iş dünyası olarak istikrar, barış ve dostluktan yanayız. Fuarımıza Rusya’dan da katılım olacak. Rusya piyasası bizim önceliğimiz. Genel olarak bu fuar, Türk deri sektörünün sıçrama noktası olacak. Biz de iş dünyası olarak ikili ekonomi ilişkilerimizin geliştirilmesi için elimizden geleni yapacağız” şeklinde konuştu.

    ’’Ülke olarak birçok defa kriz yaşadık, ayakta kalmak, sakin olmak lazım”

    Rusya’nın Türkiye’nin en önemli ticari ortaklarından biri olduğunu ve dış ticaret yapmak için nüfus, yakınlık ve teslimat süresi açısından Türkiye’ye çok uygun bir ülke olduğunu ifade eden Deri Tanıtım Grubu Yönetim Kurulu Üyesi Ruken Mızraklı ise, Rusya’nın yaşadığı ekonomik kriz sonrasında Rus halkının satın alma gücünün düştüğünü ve eskisi gibi ihracat yapılamadığını söyledi. Mızraklı, şöyle devam etti:

    “Ekonomik kriz olması bizim karamsar olacağımız ve teslim bayrağı açacağımız anlamına gelmez. Mücadeleye devam ediyoruz. İş dünyası olarak kendi ihracatımız için farklı pazarlar, kapılar araştırmamız lazım. Modellerimizi çeşitlendirerek başka kanallara ulaşmamız lazım. Başka iş yapma stilleri araştırıyoruz. Artık tüm dünyada para kazanmak daha zor. 1990 yılından bu yana ticaretle uğraşıyorum. Ülke olarak birçok defa kriz yaşadık. Dolayısıyla ayakta kalmak, sakin olmak lazım.”

    ’’Türk deri ve deri konfeksiyon sektörünün gücünü gösterme zamanıdır’’

    Rusya’da kaybedilen ihracat rakamlarını geri kazanmayı hedeflediklerini ifade eden Türkiye Deri Vakfı (TÜRDEV) Başkanı Kıyasettin Temuçin, ’’Bu zamana kadar her iki taraf da aynı dili konuşup, birbirlerinin beklentilerini bilerek iş ilişkilerini sürdürdü. Bundan sonra da Türk firmalar kaliteli ve özgün tasarımları ile Rusya pazarına ihracat yapmaya devam edecekler. Şimdi her zamankinden daha fazla Türk deri ve deri konfeksiyon sektörünün gücünü gösterme zamanıdır. Alleather-IDF Fuarı’nda Türk firmalar hazırladıkları koleksiyonlar ve private label ürünler ile yeniden Rusya pazarına damgasını vurarak gelecek. Bu fuar, Türk deri sanayisinin potansiyeli yüksek hedef ülkelerdeki pazar paylarını artırmayı ve beraberinde özellikle son dönemde Rusya’da kaybedilen ihracat rakamlarını geri kazanmayı hedefliyor’’ dedi.

    Türkiye’nin ve içinde bulunduğu coğrafyanın zor bir dönemden geçtiğine dikkat çeken UBM EMEA (İstanbul) Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Tığlıoğlu, ’’UBM olarak böylesi bir dönemde Türkiye’de yatırım yapmaya devam ediyoruz. Çünkü, Türkiye halen üretime güçlü bir şekilde devam ediyor. Ürün temini açısından canlı bir pazar olduğu gibi sürekli gelişen, büyüyen dinamik ekonomisi ve elbette stratejik konumu sayesinde özellikle Avrupa, Asya, Kuzey Afrika ve Kuzey Amerika bölgeleri için çok önemli bir potansiyele sahip. İngiltere Borsası’na kote dünyanın en büyük fuar şirketlerinden biri UBM olarak uluslararası Türk deri sanayinin çatı örgütü TÜRDEV ile el ele vererek deri fuarını düzenliyoruz. Kendi deneyimlerimiz ve elimizde bulunan uluslararası güç ile fuarı destekleyerek zirvenin vazgeçilmezi haline getirmek istiyoruz’’ dedi.

    ’’Türk deri sektörü Alleather-IDF’te gövde gösterisi yapacak’’

    Türk deri sektörü, İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek Alleather-IDF İstanbul Deri Fuarı’nda kalitesi ve tasarım gücü ile gövde gösterisi yapacak. Ekonomi Bakanlığının destekleri ile düzenlenen Alım Heyeti Programı ile Rusya, ABD, Birleşik Arap Emirlikleri, Hollanda, Lübnan, Bulgaristan, Özbekistan, Kore, Kazakistan, Ukrayna, Hindistan, Türkmenistan, Pakistan, Litvanya, Belarus, Finlandiya olmak üzere toplam 18 ülkeden yaklaşık 100 alıcı fuara katılacak. Türkiye İhracatçılar Meclisi TİM tarafından da desteklenen fuarda gerçekleşecek B2B görüşmeleri ile uluslararası alıcılar ve katılımcı firmalar fuarda bir araya gelecek.

    Fuarda başta deri konfeksiyon firmaları olmak üzere deri ve deri aksesuar ürünleri, deri aksesuarları, bitmiş deri, deri makineleri ve kimyasalları gibi ürün grupları yer alacak. Fuarın katılımcı hedef kitlesi tabakhane, kimyasal makineciler gibi hammadde ve ekipman üreticileri ile distribütörleri ve konfeksiyon alanındaki üreticileri içeriyor. Ziyaretçi hedef kitlesi ise dericilik sektöründe ve yan sanayilerinde faaliyet gösteren tüm profesyonelleri kapsıyor.

  • Bakan Tüfenkci: “Müteahhitlik sektörünü her an her yerde destekledik, desteklemeye devam edeceğiz”

    2. Adıyaman İnşaat ve Yapı Fuarı’nın açılışını gerçekleştiren Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, “Müteahhitlik sektörünü her an her yerde destekledik, desteklemeye devam edeceğiz” dedi.

    Medya Trend Fuar ve Organizasyon tarafından gerçekleştirilen 2. Adıyaman İnşaat ve Yapı Fuarı’nın açılışına Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Adıyaman Valisi Abdullah Erin, Belediye Başkanı Hüsrev Kutlu,TBMM Başkan Vekili Ahmet Aydın, Milletvekilleri İbrahim Halil Fırat, Adnan Boynukara, Salih Fırat, AK Parti Adıyaman İl Başkanı Abdurrahman Dimez, kurum müdürleri, STK başkanları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı açılışta konuşan Bakan Tüfenkci, ekonominin temelinde sanayi ve üretmenin olduğunu vurgulayarak, “Ekonomimizin esasında temeli sanayidir, üretmektir, üretmekten geçer. Ürettiğinizi de pazarlayabilmelisiniz. Sadece üretmek yetmez, aynı zamanda pazarlamakta gerekir. Adıyaman aynı zamanda iyi bir tarım kentidir. Onun için her zaman diyoruz ki ürettiğiniz ürün değil, sattığınız ürün sizindir. Bunun için de bu fuarlar çok önemli. Tanıtım için önemli, üretici ve tüketiciyi, tüccarı bir araya getirmeleri bakımından çok çok önemlidir. Türkiye’nin üreten kahramanları, gerçek kahramanları buradaki insanlardır. 15 Temmuz gecesi olduğu gibi ülkemizin geleceğine, çocuklarımızın geleceğine sahip çıkmaya devam edeceğiz. 15 Temmuz’dan sonra sizlerin de desteğiyle milletimizin güveniyle piyasa göstergeleri Allah’a hamdolsun normale döndü. Milletimiz yaklaşık 12 buçuk milyarlık dövizini Türk parasına çevirerek ekonomiye enjekte etti. Bizler 2008’deki küresel kriz sonrası dünya ekonomisindeki sorunların halen devam ettiğini görüyoruz. Buna rağmen gelişmekte olan ülkeler yavaşlarken, Türkiye büyümeye devam ediyor. 27 çeyrektir büyüyen bir Türkiye var. Biz bütün terör faaliyetlerine rağmen, engellemelerine rağmen iç ve dış düşmanların iş birliği içerisinde adeta Türkiye’yi bir terör ağıyla sararken biz bir yandan terörle mücadele ederken, bir yandan da Türkiye’yi büyütmeye çalışıyoruz. Biz 15 Temmuz’un izlerini hızlı sildik. Ama asla ve asla 15 Temmuz’da yaşananları bu millet unutmayacak ve unutturmayacağız. Adıyaman’ın menfaati neyse, Elazığ’ın menfaati neyse, Manisa’nın menfaati neyse, Türk insanının menfaati neyse o şekliyle politikalar oluşturduk. İstedik ki bizim girişimcimiz, bizim sanayicimiz, bizim tüccarımız, yurt dışında diğer ülkelerin girişimcileriyle rekabet edebilsin. Onlarla orada başa baş mücadele etsin, daralan ticarette daha fazla pay alsın. Biz onun için müteahhitlik sektörünü her an her yerde destekledik, desteklemeye devam edeceğiz. 2015’te dünya inşaat harcamaları 9.8 trilyon dolar olmuştur. İnşaat sektöründe en hızlı büyüme gerçekleştiği yıllara baktığımızda 2011 ile 2014 arasıdır. Ve yüzde 5.3 toplamda büyüme katletmiştir. Bugün bu fuarda ürünlerini sergileyen firmalara baktığımızda öne çıkan firmaların özellikle teknik anlamda kendini geliştiren ve iyi iş gücünü yakalayan nitelikte firmalar olduğunu göreceğiz. İnşaat malzemeleri dış ticaretine baktığımızda ihracatımız 2012 yılında 21.1 milyar dolar olduğunu görüyoruz. 2015 yılında bu rakamın 16.9 milyar dolar gerilediğini, 2016 yılının Ocak ve Ağustos dönemindeyse 10.2 milyar dolar olarak dış ticaretimizin gerçekleştiğini görüyoruz. İthalatımıza baktığımızda 2012 yılında 8,5 milyon dolardan 2015 yılında 9.1 milyar dolara yükseldiğini görüyoruz. 2016 yılının Ocak ve Ağustos döneminde ise ithalatımız 6.5 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Bu durumda inşaat malzemeleri sektörü dış ticaretimizde 2015 yılı sonunda 7.8 milyar dolarlık bir dış ticaret fazlası da olduğunu dikkatlerinize çekmek istiyorum” şeklinde konuştu.

    Türkiye’nin inşaat sektöründe dünya ikincisi olduğunu vurgulayan TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu ise, “Odamız Adıyaman’ın tekstilde ülkemizin parlayan yıldızı olması için büyük çaba sarf ediyor. Mermer sektörünü geliştirip lokomotif sektörü yapmak için büyük çaba sarf ediyor. Bir taraftan borsamız hayvansal ve bitkisel analizinin yapılacağı tahlil laboratuvarı kuruyor. Öteki taraftan Adıyamanımızın gıda ticareti ve sanayinde çekim merkezi olması için hedef koymuş, bu vizyonda çalışıyoruz” dedi.

    İnşaat sektörünün katma değer ve istihdam açısından Türkiye’de ve dünyada son derece önemli olduğunu vurgulayan Hisarcıklıoğlu, “200’den fazla sektörü direkt ilgilendiren bir sektörümüz. Eğer inşaat büyümeye başladığı zaman 200 sektörle birlikte büyüme oluyor. Son 5 yılda Türkiyemizin büyümesinde inşaatın payı yüzde 15 olmuştur. Dolayısıyla inşaat yapı sektörümüzün vazgeçilmezidir. Yapmış olduğumuz müthiş bir başarı öyküsü var. İnşaat sektörü dünya ikincisiyiz. Çin’den sonra en çok iş yapan sektörde yer alan müteahhit sayısı itibariyle dünya ikincisi konumuna geldik” ifadelerini kullandı.

    Vali Erin ise, “Ülkemiz ilk defa bu kadar uzun süreli bir siyasi ve ekonomik istikrar havasını yakalamış durumda. 15-16 yıldır Allah’a şükür sarsılmaz bir şekilde güçlü bir iradenin temsil ettiği siyasi bir istikrarla ve bundan beslenen ekonomik istikrarla hep birlikte yaşıyoruz. Ülkemizin ve vatandaşlarımızın refah düzeyinin artışını rakamlarla ortaya koymak ve bunu kıyaslamak mümkündür. Burada bir kişinin daha istihdamına katkı sağlayan sanayicilerimize ve girişimcilerimizin hizmetinde ve emrinde olacağımızı ifade etmek istiyorum” dedi.

    TBMM Başkan Vekili Ahmet Aydın ise, “Özel sektörlerin açılıp desteklenmesiyle birlikte inanıyoruz ki hedeflerimize ulaşmak için ciddi bir efor ve ciddi bir çaba sarf etmiş olacağız. Türkiye üzerinde oynanan oyunlar ortada. Dünya genelindeki durumu biliyoruz. Biz artık bu dünyadaki bütün sıkıntılara rağmen, çevremizde olanlara rağmen, içimize fitne sokmaya çalışanlara rağmen tüm şer şebekelerinin, tüm terör örgütlerinin bu ülkeye karşı ittifak edercesine bu milletin yükselişini durdurmaya çalışan tüm bu engellere rağmen büyümek durumundayız. Fuarın açılışında ve yapılışında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” diye konuştu.

    Adıyaman Belediye Başkanı Kutlu da, “İş adamları başımızın tacıdır. Onların sağlamış oldukları işler sayesinde o işlerde yüzlerce vatandaşımız da faydalanarak ekmek yiyor. Bu tür konularda her türlü yardıma ve destek vermeye hazırız. Amacımız iş sahalarının artması, çalışan sayılarının artış göstermesidir” ifadelerini kullandı.

    Yapılan konuşmaların ardından 2. Adıyaman İnşaat ve Yapı Fuarı’nın açılışı gerçekleştirildi. Açılış sonrası Bakan Tüfenkci ve beraberindeki heyet fuar alanını gezdi.

  • Esnek Çalışma Tasarısı Doğrudan Satış Sektörünü Hareketlendirecek

    İş hayatına kolaylık sağlaması amacıyla çıkarılan ve kamuoyunda ‘esnek çalışma tasarası’ olarak bilinen düzenleme hayata geçti. Tasarının yürürlüğe girmesiyle birlikte doğrudan satış sektörü yeni bir ivme kazanıyor.

    Türkiye’nin yeni yasa tasarısı ile birlikte hedefi 200 bin üyeye ulaşmak. Türkiye’nin doğrudan satış sektöründeki hızlı büyümesiyle birlikte, eski doğu bloku ülkeleri de Türkiye’de iş hayatına kolaylık sağlaması ve verimliliği artırması amacıyla hazırlana ‘Esnek Çalışma’ düzenlemesi Mayıs ayı başında yürürlüğe girdi. Bu düzenleme ile işçi ile işveren arasındaki ilişkilerde yeni adımlar atıldı. İş dünyasının desteklediği

    düzenlemenin aynı zamanda doğrudan satış sektörüne ivme kazandırması bekleniyor.

    Dünyanın önde gelen Uzakdoğu Merkezli doğrudan satış firması QNET Türkiye Genel Müdürü Cem Geyik, yeni tasarı ile üye sayısının 200 bine ulaşmasını hedeflediklerini söyledi. Geyik, esnek çalışma saati düzenlemesi ile birlikte Türkiye’nin doğrudan satış konusunda bölgesinde daha güçlü bir konuma geleceğini ifade etti.

    Doğrudan satış sisteminin getirileri ve avantajlarının her geçen gün daha fazla görüldüğünü söyleyen Geyik, “Kendi işine sahip olarak kazanç sağlamanın yanı sıra

    ürünleri uygun fiyata almak sektörün cazibesini artırıyor. Yeni esnek çalışma yasa tasarısı ile beraber Türkiye’de sektöre ilgi artaca” dedi. Türkiye’deki doğrudan satış potansiyelinin altını çizen Genel Müdür Cem Geyik,

    doğrudan satış sektörünün dünya üzerinde 200 milyar dolarlık hacme sahip olduğunu

    söyledi. Doğrudan satışın yüzde 45’inin Asya Pasifik ülkelerinden geldiğini söyleyen Geyik, “Bu sistem, Türk kültürüyle özdeşleşen bir sistem. Sistemin içinde barındırdığı

    insan ilişkileri, güven, sosyalleşme gibi kavramlar sistemin özellikle Türkiye yüzde 39 de başarılı olmasını sağladı. Dünyadaki örneklere bakarak doğrudan satışın Türkiye’de henüz doldurulmamış bir potansiyeli olduğunu söyleyebiliriz.” değerlendirmesini yaptı.

    Doğrudan satış sisteminin Türkiye’de ilk olarak 1992 yılında kurulduğunu anlatan Cem Geyik, “Doğrudan satış burada 20-25 yıllık bir sektör ve daha emekleme çağında. Şu anda sektörün büyüklüğü 1 milyar dolar civarında. Önümüzdeki yıllarda sektörün 5-6 milyar dolar büyüklüğe ulaşması bekleniyor.” Dedi. Türkiye’deki temsilcileri arasında, tam zamanlı bir işte çalışmayı tercih etmeyen, emekliler, öğrenciler, işten ayrılmış kişiler, iki iş arasında geçiş dönemi yaşayanlar bulunduğunu söyleyen Geyik, “Özelikle kadınlar kendi ekonomik bağımsızlıklarını daha kolay

    kazanacakları ve kendilerine zaman özgürlüğü sağlayan bu sektörde çalışmak istiyor”.

    QNET Türkiye Genel Müdürü Cem Geyik’in verdiği bilgiye göre doğrudan satış sistemi Türkiye genelinde rağbet gören bir sektör ama büyük şehirlerde iş hacmi

    yoğun olduğu için buralardaki talepler de hatırı sayılır bir biçimde. Türkiye’den 30 ülkeye ürün satılıyor Uzakdoğu merkezli doğrudan satış firması QNET, 2010 yılından beri Türkiye’de faaliyet gösteriyor. Türkiye’de 130 binden fazla bağımsız temsilciye gelir sağlayan şirket bu alanda yüzde 100 e-ticareti kullanan ilk firma olarak hızlı büyümesini sürdürüyor. QNET’in ürün portföyünde Vitanew gıda takviyeleri, Couleurs by QNET makyaj malzemeleri, Brille Premium diş ve ağız bakım seti, Bernhard H Mayer saatleri, HomePure su arıtma cihazı, Airpure hava temizleme cihazı, Physio Radiance cilt bakım ürünleri, Swiss e Learning Institute uzaktan eğitim, Q-breaks konaklama gibi çeşitli ürünler yer alıyor. Bu ürünlerden kozmetik ve gıda takviyesi Türkiye’de üretilerek 30 ülkeye satılıyor.