Etiket: Sektörünü

  • MADSİAD Başkanı Efendioğlu: “Çin’deki durağanlık mermer blok sektörünü olumsuz etkiledi”

    MADSİAD Başkanı Erol Efendioğlu, Çin’de mermer sektöründe yaşanan durgunluğun Türkiye’yi de olumsuz etkilediğini belirterek, “Mermer blokta Hindistan bizim çok önemli pazarımız haline geldi. Hindistan’dan gelen bu talep artışı sektöre ilaç oldu” dedi.

    Türkiye Mermer Doğaltaş ve Makineleri Üreticileri Birliğinin (TÜMMER) istişare toplantısı, Maden Mermer Üretici ve Sanayici İş adamları Derneği (MADSİAD) işbirliğinde Bursa’da gerçekleştirildi. Bir otelde yapılan toplantıda mermer sektörüne ilişkin son gelişmeler ele alındı. MADSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Erol Efendioğlu, 2018 yılının küresel durgunluktan dolayı geçen yıla oranla durağan başladığını söyledi. Üçüncü ve dördüncü çeyrekte sektörün daha da toparlanacağını, gerek blok satışlarının gerekse işlenmiş ürün satışlarının çok daha iyi olacağını düşündüğü ifade eden Efendioğlu, “Bu durağanlık küresel bir sıkıntı. Sırf Türkiye’ye ait bir sıkıntı değil. ‘Aman yandım Allah’ şeklinde bir düşüş de yok. Hafif bir durgunluk var. Üçüncü ve dördüncü çeyrek çok daha iyi ve farklı olacak” dedi.

    “Çin’deki durağanlık mermer blok sektörünü olumsuz etkiledi”

    Çin’in mermer bloktaki en önemli pazarları olduğuna dikkat çeken Efendioğlu, “Çin’de inşaat sektöründe durgunluk var. Bu durgunluk Türkiye’ye de olumsuz şekilde yansıyor. 2011, 2012, 2013 yıllarında mermer blokculuğu altın dönemlerini yaşadı. 2013 yılında doğaltaş ihracatımız 2 milyar 300 milyon dolara yanaştı. Bunda Çin’e yaptığımız satışların katkısı çok büyüktü. 2018 yılında bilhassa Çin’deki bu durağanlık mermer blok sektörünü olumsuz etkiledi. İnşaatta gördüğünüz mermer basamaklar konusunda da dünya genelinde talepte biraz daralma var. Sırf Türkiye’ye ait bir şey değil. Umudumuz üçüncü ve dördüncü çeyrek. Eskiden Hindistan bizim çok önemli pazarımız değildi. Şimdi mermer blokta Hindistan bizim çok önemli pazarımız haline geldi. Hindistan’ın güzel tarafı mermer blok satın alma fiyatları çok iyidir. Yani kar oranı yüksektir. Sektör için bu çok sevindirici. Hindistan’dan gelen bu talep artışı sektöre ilaç oldu” dedi.

    “3 senedir Bursa çok başarılı şekilde mermer fuarını düzenliyor”

    Ekim ayında Bursa’da düzenlenecek Blok Mermer Fuarı’na Hindistan’dan çok ciddi katılımcının olduğunu vurgulayan Efendioğlu, “Bu çok olumlu. Dünya’daki tek mermer fuarı. Dünyada başka hiçbir ülkede yok. 3 senedir Bursa çok başarılı şekilde mermer fuarını düzenliyor. İran’dan, Mısır’dan stant açmak için talepler var. Alanlara ciddi talep geldi. 3 yılda Bursa Blok Mermer Fuarı yüzde 400 büyüdü. Yurt dışından gelen bu taleplere şimdilik olumlu talep veremiyoruz. Öncelik milli katılımın güçlü olması” diye konuştu.

    TÜMMER Yönetim Kurulu Başkanı Raif Türk ise ihracatta bu yıl öngörülerinin 2 buçuk milyar dolar olduğunu ancak dünyadaki çeşitli olumsuz gelişmelerin sektörde hafif bir duraklamaya sebep olduğunu söyledi.

  • Taflan: “Trabzon’da Arap tercümanlar ve ayakçılar emlak sektörünü baltalıyor”

    Trabzon İnşaatçılar ve Emlakçılar Odası Başkanı Ayhan Taflan, inşaat sektöründe hareketliliğin seçim sonrası başladığını ancak Arap tercümanlar ve ayakçıların emlak sektörüne zarar verdiğini söyledi.

    Trabzon’un Türkiye’de Arap yatırımcıların en çok konut aldığı iller arasında yer aldığını hatırlatan Taflan, “Arap yatırımcılara, emek hırsızları diye tabir ettiğimiz simsarlar ve ayakçılar tarafından verilen yüksek fiyat bölge insanına da yansıdığı gibi konut alımlarını zorlaştırıyor. Trabzon’da meydan parkında ve şehrin muhtelif yerlerinde odaklanmış ve kümelenmiş hiç bir mükellefiyeti ve yetkisi olmayan emek hırsızlarına vatandaşlarımızın itibar etmemelerini ve mağdur olmamalarını arzu etmekteyiz” dedi.

    “Geçtiğimiz iki sene içinde inşaat ve emlak sektöründe yaşanan yoğunluk bu sene daha da artacaktır” diyen Taflan “Yaz ayının gelmesiyle birlikte bilhassa seçimden sonra başlayan hareketlilik her sektörde olduğu gibi Trabzon’un lokomotifi olan inşaat emlak sektöründe de canlanma başlamıştır. Arap ülkelerinden bölgemize gelipte gayrimenkul almak isteyenlerin yatırımcıların, bölgemize dışardan gelen arapça bilen art niyetli kişilerin, yabancı müşteriye uygulanan fahiş fiyat uygulamasının Arap yatırımcılara verilen yüksek fiyat bölge insanına da yansıdığı gibi yerli tüketicilerin konut alımlarını zorlaştırıyor. Bunun yanında bir tercüman furyası aldı başını gidiyor. Arap yatırımcıların bu alım satımlarına aracılık edenler, Arapça bilen, genelde hiçbir yetkisi olmayan ilgisiz kişilerdir. Üniversitede okuyan Arap kökenli öğrenciler, bazı otel personelleri, bazı tur şirketlerinin tercümanları veya İngilizce ve Arapça bilen kişiler, inşaat firmaları ve gayrimenkul sahiplerine gittiklerinde, ‘Sana Arap müşteri getireceğim, daire başına 30 bin TL alırım’ gibi teklif verebiliyorlar. Haliyle bu fiyatlar yükseldiği gibi hem yabancı hem de yerli müşterileri sirayet etmektedir. İşin diğer üzücü tarafı, emlak sektöründe faaliyet gösteren mükellef olan iş yeri kirası, vergi ödeyen, istihdam sağlayan emlakçı esnafımız bazı inşaat firmalarından gayrimenkul sattıkları zaman yüzde 2+KDV olan yasal haklarını alamıyor olmasıdır. İnşaat firmaları emlakçı esnafına destek sağlamaları ve onların haklarını korumalıdırlar. Bu doğrultuda mükellef olan esnafın haklarını koruyup kollamak bizlerin görevi olduğu gibi ilgili kurumların da bir nevi görevidir. İnşaatçılar ve Emlakçılar Odası olarak kayıt dışılığa kayıtsız kalamayacağımız gibi bütün ilgili kurumların üzerine düşen görevleri yerine getirmelerini istiyoruz. Kayıt dışı çalışan ayakçılar yerli ve yabancı tüketiciye maddi ve manevi zarar verebiliyorlar. Bilhassa emlak sektörünün mevsim itibarı ve yabancı yatırımcıların bölgemize yatırım yapmalarından dolayı, gayrimenkul almak isteyen kişilerin alışveriş yapacak oldukları kişilere çok dikkat etmeleri, sorunlarla karşılaşmamaları için her şeyden öte dolandırılmamaları için kesinlikle mükellef olan esnafları tercih etmeleri gerekmektedir” ifadelerini kullandı.

    Taflan, Arapça bile tercümanların ve ayakçıların Trabzon’a son dönemde şehir dışından geldiğine dikkat çekerek “Trabzon’daki ayakçıların yetmediği gibi artık Hatay’dan tutun Akdeniz Ege’ye kadar her yerden bölgeye yeni ayakçılar gelmektedir. Bizim sektördeki doneleri toplayıp Araplara satmaya çalışıyorlar. Ne oldukları kim oldukları belli değil. Kapkaççı mıdır dolandırıcı mıdır nedir bilmiyoruz. Bazı firmalar ve satıcılar bunlara izin vermekte ve bunlarla çalışmaktadır” şeklinde konuştu.

  • (Özel) Suriye’deki iç savaş, Türkiye’deki akvaryum balığı sektörünü vurdu

    Çıkan iç savaş sonrasında Suriyeli akvaryum balığı üreticilerinin balık ihracatını durdurması, en çok bu ülkeden balık alan Türkiye’deki petshop ve akvaryum balığı satıcılarını etkiledi. Balık satışını durduran birçok akvaryum balığı satıcısı, Suriye’den tekrar balık satışlarının başlamasını bekliyor.

    Suriye’de 7 yıldır devam eden iç savaş, şimdiye kadar yüz binlerce kişinin hayatını kaybetmesine, milyonlarca insanın da evlerini terk etmek zorunda kalmasına neden oldu. Savaş sonrasında büyük bir ekonomik krizin yaşandığı Suriye’de ibirçok alanda üretim durma noktasına geldi. Yaşanan savaş sadece Suriye’yi değil, Türkiye’yi de birçok yönden etkiledi. Türkiye’de akvaryum balıkçılığı sektöründe büyük bir paya sahip olan Suriyeli üreticiler, savaş sonrasında akvaryumlarını boşalttı. Petshop ve akvaryum balıkçıları, Suriye’den balık ithalatının durması ile olumsuz yönde etkilendi.

    Akvaryumlar boş kaldı

    Suriye’den gelen balık ithalatının durması ile petshop ve akvaryum balığı satıcıları, Avrupa ve Asya ülkelerine yöneldi. Kur değerinde yaşanan farklılıkları ve uzak bölgeden gelen balıkların ömür sürelerinin kısalması ise birçok akvaryum balığı satıcılarının sektörü terk etmesine neden oldu. Kocaeli’nin İzmit ilçesinde yaklaşık 40 yıldır petshop işletmeciliği yapan Feyzi Değirmenci de Suriye’den akvaryum balığı ithalatının son bulması ile balık satışını durdurdu. Balık satışından dolayı yaşadığı zararı, hayvan maması türü ürünleri satarak azaltmaya çalıştığını ifade eden Değirmenci, Suriye’deki akvaryum balığı üretiminin tekrardan başlamasını beklediklerini söyledi.

    “Avrupa’dan, Singapur’dan gelen balık bize bunun 2-3 katı fiyatla ulaşıyor”

    Avrupa ve Asya ülkelerinden gelen balıkların adapte olamadıklarını ve daha pahalı bir maliyetlerinin olduğunu kaydeden petshop işletmecisi Feyzi Değirmenci, “2004 yılından beri bu işi yapıyoruz. 2009 yılından itibaren kesintisiz olarak 2016 yılına kadar balığımızı sattık. O zaman balıkların yüzde 70’i, 80’i Suriye’den geliyordu. Çok hızlı bir sürede de gelen balıklar elimize geçiyordu. Suriye konusunda çok rahattık. Ama şimdi balıklar çok uzaktan geliyor. Balıklar, Singapur’dan Avrupa’dan ithal edildiğinde belirli sorun ve sıkıntılarımız oluyor. Onların suları ile bizim sularımızı birbirine çok benzer olmadığı için ve balıklar uzun yoldan geldikleri için buradaki sulara adapte etmek çok zor oluyor. Bu sebepten dolayı kayıplar çok fazla oluyor. Ama Suriye’den balık gelirken bu adaptasyon sorununu çok fazla yaşamıyorduk. Bir de Suriye’den balık ucuza geliyordu. Avrupa’dan, Singapur’dan gelen balık bize bunun 2-3 katı fiyatla ulaşıyor” dedi.

    “Şu an balık satışımızı durdurduk”

    Suriye’de savaş yokken satışların daha iyi olduğunu ifade eden Değirmenci, “Ama şu anda görüyorsunuz akvaryumlarımız bomboş. Bıraktık, balık satışını bıraktık. Ne zaman Suriye’de savaş biter, Suriyeliler evlerine döner, havuzlarını açarak balık yetiştirmeye başlarlarsa biz de hemen açar akvaryumlarımızı aktif hale getiririz. Ama şu andaki balıklar uzak yollardan geldikleri ve adaptasyon sorunları olduğu için biz bu konuda sorunlar yaşıyoruz. Uzaktan gelen balık o yoldan dolayı hasarlar görüyor. Balık bize yaşıyor olarak gelse bile o gördüğü hasarlardan dolayı müşteriye satıldıktan sonra ölüyorlar. Biz bu sorunlarla karşılaştığımız için şu an balık satışımızı durdurduk. Ama Suriye’den gelen balıklarda bu sorunu daha az yaşadığımız için biz kendi müşterilerimize bunun telafisini yapabiliyorduk” diye konuştu.

    “O dönemde yoğun olan kuş satışlarımızda etkilendi”

    Kuş satışlarının da yaşanan savaş sonrasında azaldığını kaydeden Değirmenci, “Bununla birlikte var olan kuş satışımız o dönemde baya yoğundu. Bu da etkilendi. Çünkü Suriye’den gelen muhabbet, kanarya, papağan kuşları çok rahat temin edilebiliyordu ve çok daha uygun fiyatlarla geliyordu. O dahi düşüşte. Balık akvaryumlarını kapattıktan sonra pet sektörü daha fazla ilerledi. Daha eskiden petshoplarda köpek ve kedi ürünleri yoktu. Durum böyle olunca biz de bu tür ürünleri arttırmaya karar verdik. Balık satmıyor olmamıza rağmen ciromuzda çok fazla bir azalma olmadı. O da kedi ve köpek mamaları, konserveler ve oyuncaklar türünde ürünleri satmaya başladığımızdan dolayı çok fazla etkilenmedik. Ama yine de balık satışını yapmak istiyoruz kısa zamanda yine inşallah” şeklinde konuştu.

  • Ayakkabı, çanta, deri sektörünü buluşturan fuar

    İzmir’de Yerli ve yabancı binlerce sektör temsilcisini buluşturan 43. Shoexpo-İzmir Ayakkabı ve Çanta Fuarı’nın yanı sıra, Leather&More-1. Deri ve Deri Giyim Fuarı da kapılarını açtı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, Perşembe gününe kadar 3 fuarın daha açılacağını belirterek, Fuar İzmir’in bu hafta aynı anda 5 fuara birden ev sahipliği yapacağını söyledi.

    Kente kazandırdığı Türkiye’nin en önemli fuarcılık merkezi Fuar İzmir’de düzenlenen etkinliklerle ekonomiye hayat veren İzmir Büyükşehir Belediyesi aynı gün iki önemli fuarın açılışını gerçekleştirdi. Bu yıl 43’üncüsü yapılan Shoexpo-İzmir Ayakkabı ve Çanta Fuarı’yla birlikte Leather & More- 1. Deri ve Deri Giyim Fuarı kapılarını ilk kez açtı.

    Açılış töreninde konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, fuarcılığın Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk tarafından İzmirlilere verilen bir görev olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

    “1922 yılından beri bütün belediye başkanlarımız günün koşullarına göre elinden gelen her türlü desteği vererek İzmir’in fuarlar ve kongreler kenti olması için mücadele etmiştir. Hepsine şükranlarımı sunuyorum. Fuarcılık bir şirket işi değildir. Bir özel sektör işi değildir. Kent fuarcılığının omurgasını o kentin dinamiklerinin oluşturması gerekir. Tabi ki misafir fuarlar olacaktır. Ama böyle bir fuar alanını yapıyorsanız, İzmir’de Cumhuriyet kurulmadan başlayan fuarcılığı bugüne getiriyorsanız, bu fuarcılığın bir ana sahibi, bir de onu destekleyen kent dinamiklerinin olması, halkın fuarcılığı desteklemesi gerekir. İzmir bunu 96 yıldır başarmıştır. Zaman zaman altyapı eksiklerinden dolayı fuarcılığın daraldığı dönemler olmuştur. Ama bu mekanla, Fuar İzmir’le birlikte İzmir fuarcılığı yılda yüzde 30-40 aralığında büyüme kaydetmektedir. Altyapı olmadan bir yere varmanız mümkün değildir.”

    Bu hafta 5 fuar var

    Fuar İzmir’in sunduğu imkanlarla birlikte aynı anda çok sayıda fuarın düzenlenebildiğine dikkat çeken Başkan Kocaoğlu, “Bugün iki fuar açıyoruz. Ayakkabı Fuarı ile ve Deri ve Deri Giyim Fuarı. Yarın İzmir Beton Fuarı’nı açıyoruz. Perşembe günü Tekstil Hazır Giyim Tedarikçileri ve Teknolojileri Fuarı ile Asansör ve Asansör Teknolojileri Fuarı’nı açıyoruz. Yani Perşembe günü buraya gelen ziyaretçiler 5 fuarı birlikte gezecekler. Zaten dünyanın önemli fuar şehirlerinde de fuar hollerinde farklı fuarlar gerçekleştirilerek bir sirkülasyon sağlanıyor” diye konuştu.

    İzmir’in hedefi büyük

    İzmir Ticaret Odası Başkanı Mahmut Özgener ise Türkiye’nin en yeni ve modern fuar alanında olmaktan iki fuarın açılışında bulunmaktan büyük mutluluk duyduğunu belirterek, “Burada her yıl gelişen ve büyüyen fuarları birlikte açacağımıza inanıyorum. İzmir için fuarcılık vizyonumuz kentimizi dünyanın en büyük fuarcılık merkezlerinden biri haline getirmektir. Bize düşen bu potansiyelin hayata geçmesi için gereken desteği vermek. Biz İzmir Ticaret Odası olarak fuarları kent ekonomisini kalkındırmanın en hızlı ve etkili yollarından biri olarak görüyoruz. Mermer Fuarının 40’lı katılımcı sayılarıyla başladığını hatırlarsak, bu iki fuarımızın dünyaca tanınan fuarlar haline gelmesinin önünde bir engel olmadığını öngörebiliriz. İzmir, dünya fuarcılığının merkezlerinden biri olabilir. Bunun için ilk adım sektör temsilcileriyle bu fuarlara sahip çıkabilmektir” dedi.

    Fuarlar tüm sektörlere kazandırıyor

    İzmir Esnaf ve Sanatkar Odaları Birliği Başkanı Zekeriya Mutlu da fuarın hem deri hem ayakkabı alanında dünyaya açılan bir pencere olduğuna dikkat çekti. Ancak sadece bu iki sektörün değil, birçok sektörün fuarlarla hayat bulduğunu dile getiren Mutlu, şöyle devam etti:

    “Bu fuarlardan konaklama sektörünün, yiyecek-içecek sektöründeki işletmelerin, ulaşım sektörünün, hediyelik eşya sektörünün olumlu etkilendiğini belirtmek istiyorum. Bu fuar esnaf teşkilatının bütün alanlarını etkilemektedir. Geçtiğimiz günlerde yapılan Mermer Fuarı sırasında kent merkezindeki hiçbir restoranda boş masa kalmadı. Hiçbir otelimizde, yakın ilçelerimiz de dahil olmak üzere yer kalmadı. İzmir’de çok iyi bilinen bir restoranda Mermer Fuarı süresince bir masa için günde 4 ayrı rezervasyon yapıldı. İşte bu nedenle bu fuarı kentimize kazandıran Aziz Kocaoğlu’na ve İZFAŞ yetkililerine çok teşekkür ediyorum.”

    Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Erkan Zandar da fuarın sektörün gelişimine katkı sağlayacağını belirterek emeği geçenlere teşekkür etti.

    Brezilya’dan Ukrayna’ya uzanan katılım

    43. Shoexpo-İzmir Ayakkabı ve Çanta Fuarı gelecek sezon modellerini vitrinlerden önce Fuar İzmir’e taşıdı. Ayakkabı ve çanta sektöründeki son gelişmeler, yenilikler, tasarımlar ve modelleri görme olanağını sunan Shoexpo’da kadın, erkek ve çocuk ayakkabıları ile çantalar sergileniyor. İzmir ve İstanbul başta olmak üzere Türkiye’nin çeşitli kentlerinden 119 yerli, Brezilya, Ukrayna ve Lübnan’dan toplam dört katılımcı fuarda stant açtı. Katılımcı firmaların profesyonel ziyaretçilerle bir araya gelme olanağı bulduğu fuarda bir firma ise Portekiz, İspanya, İtalya ve Yunanistan’dan getirdiği ürünleri sergiliyor.

    Ayakkabı ve derinin kucaklaşması

    Ayakkabı ile çantanın hammaddelerinin başında gelen deri sektörünün yer aldığı Leather&More-1. Deri ve Deri Giyim Fuarı’nda 33 katılımcının yanı sıra İran Dericiler Derneği adına katılan heyet de yer alıyor. Dört gün boyunca deri ve deri giyim markaları, perakendeciler, toptancılar ve tasarım firmalarının, önde gelen yerli ve yabancı deri ve deri giyim üreticileri ile bir araya gelmesi sağlanacak fuarda deri konfeksiyon, deri aksesuar ve tabak deri de sergileniyor.

    Deri için 46 ülkeden alıcılar geldi

    Türkiye’nin deri üretiminin yüzde 50’sinden fazlasını gerçekleştiren İzmir’de fuar döneminde oluşturulacak “Hosted Buyer” alanında alım heyetleri ile katılımcı firma temsilcileri ikili görüşmeler yapacak. 2018 yılının ilk üç ayında Türkiye’nin ayakkabı ihracatının yüzde 187 arttığı Rusya dahil 46 ülkeden ve Türkiye’nin çeşitli yerlerinden gelen satın alım heyetleri, fuarda hem gerçek deriler hem de ayakkabı üreticileriyle görüşmeler yapacak. Ticari anlaşmaların gerçekleştirmesi hedeflenen fuarlar sadece profesyonel ziyaretçilere açık olacak.

    Fuarlara Azerbaycan, Arnavutluk, Avusturalya, Almanya, Bulgaristan, Belçika, Brezilya, Beyaz Rusya, Cezayir, Dubai, Danimarka, Çekya, Estonya, Ermenistan, Güney Amerika, Gürcistan, Finlandiya, Hollanda, İsrail, İrlanda, İngiltere, İran, İspanya, İtalya, Kırgızistan, Kosova, Kazakistan, KKTC, Kenya, Kuveyt, Lübnan, Litvanya, Moldova, Makedonya, Meksika, Polonya, Portekiz, Pakistan, Romanya, Rusya, Özbekistan, Sırbistan, Suudi Arabistan, Ukrayna, Ürdün ve Yunanistan’dan satın alımcı gelmesi bekleniyor.

  • Boztaş: “ Sigorta sektörünü KOSGEB kapsamına aldırdık ”

    -‘Sigorta Acente Muhasebesi Eğitimi’ açılışında konuşan MATSO Başkanı Boztaş, TOBB ve Bakanlık nezdinde yaptıkları girişimler sonucunda sigorta sektörünü KOSGEB kapsamına aldırdıklarını söyledi

    Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası (MATSO) ve Antalya Sigorta Acenteleri Derneği (ANSAD) işbirliğinde MATSO Toplantı salonunda Manavgat’ta hizmet veren sigorta acentelerine yönelik olarak ‘Sigorta Acente Muhasebesi Eğitimi’ gerçekleştirildi.

    Eğitime, MATSO Yönetim Kurulu Ahmet Boztaş, Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Akar, 12. Meslek Komitesi Başkanı Hilmi Acar, Antalya Sigorta Acenteleri Derneği (ANSAD) Başkanı İbrahim Düzenli ve çok sayıda sigorta acentesi yetkilisi katıldı.

    Toplantının açılışında konuşan MATSO Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Boztaş, MATSO sigorta sektörüne yönelik de çok sayıda toplantı düzenlediklerini belirterek sektörün gelişimine büyük önem verdiklerini söyledi. Sigorta sektörünün KOSGEB kapsamına alınması konusunda Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Konsey Üyesi olarak TOBB ve Bakanlık nezdinde girişimde bulunarak çeşitli çalışma yaptıklarını anlatan Boztaş, çalışmalar sonunda sigorta sektörünün KOSGEB kapsamına alındığı hatırlattı. Sigorta acentelerinin sorunlarıyla yakından ilgilendiklerini kaydeden Boztaş, “MATSO olarak bünyelerinde bulunan tüm sektörlere yönelik çalışma yaptıklarını hatırlatarak “Üyelerimizin talepleri doğrultusunda, üyelerimizin ihtiyaçları doğrultusunda toplantı seminer ve eğitimlerimiz devam edecek” diye konuştu

    ANSAD Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Düzenli, muhasebe eğitiminin sigorta sektörü için önemine vurgu yaparak eğitimli yetkin personel ve eğitimli yetkili acentelerle sektörün hak ettiği pozisyona geleceğini söyledi. Düzenli, “Eğitim faaliyetlerine son derece önem veriyoruz. İmkânlarımız doğrultusunda mesaimizin çoğunu bu konuda harcıyoruz. Kişi başına sigorta tüketimi en düşük olan ürünlerden biri hala sağlık sigortası ve hayat poliçeleri. Bu konuda kat edilecek büyük bir yol bulunuyor. Acentelerin daralan iş hacimleri için en temel satış büyüme konusunu bu doğrultuda sağlık ve hayat poliçeleri teşkil ediyor. Bu konuyu ANSAD olarak çok önem veriyoruz. Mesleki gelişimimizle refah seviyemizin hedefi doğrultusunda ben, sen, o demeyi bırakıp biz diyerek gelin bir olalım, iri olalım, diri olalım, güçlü olalım. Yönetim kurulumuzda hiçbir menfaati olmadan işimizden, ailemizden fedakârlık yaparak bu asil görevi severek ve çok çalışarak sizlerin desteğiyle en iyi şekilde yapmaya çalışıyoruz. Bu eğitimde bize ev sahipliği yapan, her türlü desteği veren ve eğitime katılan MATSO Başkanımız Ahmet Boztaş’a teşekkür ediyorum” dedi.

    Düzenli’nin konuşmasının ardından Polisoft Yazılım AR-GE Müdürü Volkan Kamadan tarafından katılımcılara Sigorta Acente Muhasebesi Eğitimi’ verdi.