Etiket: Sektörüne

  • 15 Temmuz’un turizm sektörüne olumsuz etkisi

    Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Eskişehir Bölgesel Yürütme Kurulu II. Başkanı Hüseyin Kutlu Özekçin, 15 Temmuz darbe girişimi sürecinin kendileri için de zorlu geçtiğini ve sektördeki işletmelerin milyonlarca lira zararları olduğunu dile getirdi.

    Hüseyin Kutlu Özekçin, demokrasiye müdahale girişiminin yaşandığı 15 Temmuz’dan bu yana turizm sektöründeki insanlar olarak kendilerinin büyük sıkıntılar yaşadıklarını ifade etti. Geride bıraktığımız günlerde işlerinin neredeyse durma noktasına geldiğini belirten Özekçin, Kurban Bayramının yaklaşması ve memurların izin yasağının kalkmasıyla sektöre az da olsa canlılık geldiğinin altını çizdi. Eskişehirli seyahat acentesi sahiplerinin yaşanan süreçte zararlarının çok olduğuna dikkat çeken Özekçin, “Öyle ki şu üç hafta için tatil planı yapan müşterilerimizin yarısından fazlası iptal talebiyle geldi bize. Bunun yanı sıra bizim bir diğer işimiz de yurt dışı uçak bileti satışı. Yaşanan süreçte birçok müşterimiz bilet iptali de yaptı. Temmuz ayı biliyorsunuz ki biz turizm işiyle uğraşan insanlar için kazancımızın en iyi olduğu aydır fakat bu sefer öyle olmadı. Eskişehirli seyahat acentesi sahiplerinin milyonlarla ifade edebileceğim rakamlarda zararı oldu bu süreçte” dedi.

    “İndirimle birlikte kalite de düştü”

    Kendileriyle birlikte benzer sıkıntıları otel sahiplerinin de yaşadığına dikkat çeken TÜRSAB Eskişehir Bölgesel Yürütme Kurulu II. Başkanı Hüseyin Kutlu Özekçin, şöyle konuştu;

    “Bazı oteller sırf doluluk oranları azalmaması uğruna indirimler yaptı, fakat indirimle birlikte kalitelerinden de ödün vermek zorunda kaldılar. İndirim yapan otellere giden müşterilerimizden bu yönde birçok şikâyet aldık. Önümüzde Kurban bayramı var, memurlara izin yasağı da kalktı, Rusya ile ilişkilerde de mesafe kat ediliyor öyle sanıyorum. İşlerimiz ufak ufak düzeliyor, daha da iyiye gitmesini umuyoruz.”

  • Kültür ve sanat sektörüne yön verecek meslek, İKÜ’de

    İstanbul Kültür Üniversitesi Sanat Yönetimi Bölümü bünyesinde, bilgi ve becerileriyle harmanlayarak kültür ve sanat sektörüne yön verecek geleceğin sanat yönetmenlerini yetiştiriyor.

    İstanbul’un köklü vakıf üniversitelerinden İstanbul Kültür Üniversitesi (İKÜ) Sanat Yönetimi Bölümü kapsamında, uygulamalı ve sektörle iç içe verdiği eğitim programıyla geleceğin sanat yönetmenlerini yetiştiriyor. Türkiye’de yalnızca birkaç üniversitede bulunan Sanat Yönetimi Bölümü, İKÜ’de 4 yıllık lisans programıyla kültür-sanat sektöründe profesyonel olarak yer almak isteyen gençlere sanatla iç içe bir kariyer imkanı sunuyor.

    Türkiye’de özellikle 90’lı yıllardan sonra sanat üretimi ve sanata yönelik toplumsal talebin artmasıyla birlikte ihtiyaç haline gelen Sanat Yönetimi Bölümünü bitiren öğrenciler uluslararası kültür kurumları, müzeler, sanat galerileri, fuar, organizasyon ve yapım şirketleri, müzayede şirketleri, kamusal ve özel tiyatrolar, sanat vakıfları/dernekleri ile belediyeler ve Kültür Turizm Bakanlığı’ndaki kariyer imkanlarının yanı sıra küratörlük mesleği ya da ilgileri doğrultusunda sinema-televizyon alanına da yönelme şansına sahip olacak.

  • Rusya’dan Türk yapı sektörüne 700 milyon dolar

    Rusya ile Türkiye arasında düzelen ikili ilişkilerle, ertelenen siparişlerin tekrar gönderilmeye başladığını belirten İMMİB Yapı Komitesi Başkanı Serdar Urfalılar, “Sektör ihracatımız 2014 yılında 710 milyon dolardı. Olumlu süreç devam ederse kısa sürede bu rakamı tekrar yakalayacağımızı düşünüyoruz” dedi.

    İstanbul Maden ve Metaller İhracatçı Birlikleri Yapı Malzemeleri Komitesi Başkanı Serdar Urfalılar, Rusya ile Türkiye arasıdaki ikili ilişkilerin düzelmesinin ülke ticaretine ve özellikle yapı sektörüne olumlu katkı sağlayacağını belirtti.

    Düzelen ilişkilerle ertelenen siparişlerin tekrar gelmeye başladığını aktaran Serdar Urfalılar, “İki ülke arasında yaşanan sorunlar nedeniyle sektör ihracatının yılın ilk 6 ayında 73 milyon dolara kadar geriledi. Sektör olarak Rusya’ya ihracatımız 2013 yılında 800 milyon, 2014 yılında ise 710 milyon dolardı. Olumlu süreç devam ederse kısa sürede 2014 rakamlarının tekrar yakalayacağımızı düşünüyoruz” dedi.

    Rusya’nın sektörün en büyük pazarlarından biri olduğunu dile getiren Urfalılar, “Rusya 2015 yılında 7,2 milyar dolar ve 2014 yılında ise 12,5 milyar dolar yapı malzemeleri ithalatı yaptı. Rusya’nın ithalatında en yüksek kalemler de yine Türkiye’nin birinci olduğu çelik, alüminyum ve inşaat aksesuarları oluşturuyor. düzelen ilişkilerimizle Rusya’nın yapı malzemeleri ithalatında daha büyük paya sahip olmaya talibiz” diye konuştu.

    Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan İstanbul Demir ve Demir Dışı Metallar İhracatçıları Birliği Başkanı Rıdvan Mertöz, Türk-Rus ilişkilerinin hızla düzelmesi ile Türk ekonomisine yıllık 4,5-5 milyar dolarlık bir pozitif etki yapacağını söyledi. Rıdvan Mertöz şöyle devam etti: “Demir ve demir dışı metaller sektörü olarak temel hedefimiz düzelen ikili ilişkilerimiz doğrultusunda birlik alanımıza giren sektör ihracatlarının artışını sağlamak olacaktır. Bu kapsamda 2015 ve 2016 yılı ilk altı aylık süreçte miktar ve değer bazında oluşan yüzde 45-50 kaybımızı telafi etmek anlamında öncelikli olarak alüminyum, bakır ve yapı malzemeleri sektörü ihracat rakamlarını yukarı çekmemiz gerekiyor., Rusya Moskova’da uzun süredir yapı malzemeleri ve bağlantı elemanları sektörlerimiz konusunda söz sahibi olan Mosbuild ve Batimat fuarlarına katılıyoruz düzelen ilişkilerimizle bu ve benzeri fuarların bölgede artış göstereceği kanaatindeyiz. Bununla beraber Türk ürünlerimizin bölgede aktif tanıtımlarının yapılacağı bir Türk Ticaret Merkezi projemizde hali hazırda yürütülüyor” dedi.

  • Darbe girişimi nakliye sektörüne de darbe vurdu

    Türkiye’de 15 Temmuz Darbe girişimi ardından sınır kapılarında başlayan sıkı denetim nakliye sektörünü vurdu.

    Türkiye’nin Kafkasya’ya açılan kapısı olan Sarp Sınır Kapısı’nda TIR’larda denetimlerin sıklaştırılması ardından TIR kuyrukları önce Hopa’ya ve ardından 10 km uzakta bulunan komşu ilçe Arhavi’ye kadar uzandı.

    Sınır kapısında yolcu ve araç trafiğinde zaman zaman yoğunluk yaşanırken, TIR sürücüleri uzun kuyruklar nedeniyle sıkıntılarını dile getirdi. Günlerce yollarda yatıp kalkan TIR sürücüleri yaşadıkları sıkıntıları anlatarak “Halimiz perişan, halimizi duyacak bir yetkili arıyoruz” diyerek yetkillilerden yardım istediler.

  • DATATECH, AKTEKNİK A.Ş. ile kalıp sektörüne iddialı

    Bursa, Sakarya ve Kocaeli’de Faaliyet gösteren DATATECH Grup şirketlerinden TOKSAN ve AKPRES, uzun süredir hazırlık yaptığı kalıp şirketi AKTEKNİK’i faaliyete geçirdi.

    Bursa’DA Nilüfer Köy’de bin 500 metrekarelik kapalı alana sahip fabrikalarında imalata başlayan AKTEKNİK, iç pazara yönelik kalıp üretimini geliştirerek orta vadede küresel pazarın iddialı markalarından biri olmayı hedefliyor. DATATECH Grubu Başkanı ve AKTEKNİK Kalıp A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Küçükoğlu, grup bünyesindeki TOKSAN ve AKPRES’e hizmet veren kalıphaneyi bağımsız bir kalıp şirketine dönüştürmek için geçen yıl başlattıkları çalışmayı tamamlayarak, kalıp üretimi yapan ayrı bir şirket kurduklarını açıkladı.

    Aynı zamanda TOKSAN ve AKPPRES şirketleri yönetim kurulu başkanlığı görevini de yürüten Oğuzhan Küçükoğlu, şimdilik iç pazara yönelik imalat yaptıklarını, ancak orta vadede küresel düzeyde bir kalıp üreticisi olmayı hedeflediklerini söyledi. Bünyesinde 26 tasarımcı ve montaj personeli bulunan AKTEKNİK’in uzmanlık alanının sac parça kalıbı üretimi olduğunu kaydeden Küçükoğlu, progressive kalıp, tandem kalıp ve transfer kalıp üretimini gerçekleştirebilecek yüksek yetenek ve kapasitelerinin bulunduğunu dile getirdi.

    Faaliyete geçirdikleri fabrikalarında Toyota, Nissan, Renault, VW grup, Fiat FCA grup ve Ford’a yönelik imalat yaptıklarını bildiren Oğuzhan Küçükoğlu, DATATECH bünyesindeki TOKSAN ve AKPRES olarak müşterilerine sundukları kaliteli ürün garantisini, kalıp sanayisinde de sürdüreceklerini belirtti. Küçükoğlu, DATATECH bünyesinde yer alan Kalite ve Yönetim Sistemleri Müdürlüğü’nün bu konuda çalışmalar yürüttüğünü de ifade etti.

    Oğuzhan Küçükoğlu, sanayileşmenin temelinde kalıp sektörünün yattığını belirterek, bu bilinçle ülke kalkınmasına da destek verecek bir sektör için yola çıktıklarını ifade etti. Kalıp olmadan üretimin gerçekleşemeyeceğinin altını çizen Küçükoğlu, “Seri üretim fikrinin yaygınlaştığı 20. yüzyılda modern kalıp sanayi gelişmeye başladı. Bilişim teknolojisinin hızlı gelişimi ve üretim sürecine katılmasıyla kalıpçılık sektörü daha da ivme kazandı” diye konuştu.

    Küresel ekonominin büyük oyuncuları olarak adlandırılan sanayileşmiş ülkelerin kalıp sanayinde çok ileri düzeyde olduğunu da vurgu yapan Küçükoğlu, rekabet ekonomisine dayalı küresel pazarda aktif rol alabilmek için sektöre girdiklerine dikkat çekti. Kalıp sektöründeki deneyimlerini teknolojiyle bütünleştirip müşterilerinin arzuladığı kaliteli ürünlerle pazardaki yerlerini alarak ülke ekonomisine katkı koymak istediklerini vurgulayan Küçükoğlu, “Bu sebeple endüstri 4.0 stratejisine entegre çalışmalar yaparak üretim süreci ve maliyetleri azaltarak kalıp sektöründe kaliteyi arttırmayı hedefliyoruz” dedi.