Etiket: Sektöründe

  • Mobilya sektöründe işbirliği halkası genişliyor

    Sektör içindeki sivil toplum kuruluşlarının iş birliğine büyük önem veren Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Cahit Doğan Yağcı, Ofis Mobilyacıları Sanayicileri Derneği Başkanı Levent Tüfekçi ve dernek üyeleriyle bir araya geldi. Ziyarette iş birliği mesajları verildi.

    Ofis Mobilyacıları Sanayicileri Derneği Başkanı Levent Tüfekçi ve dernek üyeleri, sektör içindeki sivil toplum kuruluşlarının iş birliğine büyük önem veren Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Cahit Doğan Yağcı’yı ağırladı. Son dönemde Ege Mobilya Sanayicileri Dayanışma Derneği ve İzmir Mobilyacılar ve Marangozlar Odası Başkanlarıyla da bir araya geldiklerini belirten Başkan Cahit Doğan Yağcı, mobilya sektörünün yıllık 2,2 milyar dolar dış ticaret fazlası veren Türkiye’nin göz bebeği sektörlerin birisi olduğunu söyledi. Yağcı, sektörün sivil toplum kuruluşlarının uyumlu çalışması sayesinde son 8 ay içerisinde; Mobilya Organize Sanayi Bölgesi, kalifiye iş gücü eksiğinin giderilmesi, Ar-Ge, tasarım konuları başta olmak üzere sektörün ihtiyaç duyduğu alanlarda hızlı gelişmeler kaydettiklerini dile getirdi.

    MODEKO Fuarı’nda alım heyeti organizasyonu yapılacak

    Ofis Mobilyaları Sanayicileri Derneği’nin İzmir merkezli Türkiye geneli bir dernek olduğuna dikkati çeken Yağcı, “Ofis mobilyaları mobilya ihracatımızda önemli bir kalemi temsil ediyor. 2018 yılının 11 aylık döneminde 161 ülkeye 110 milyon dolarlık ofis mobilyaları ihraç ettik. Ofis mobilyaları ihracatımız 2018 yılında yüzde 18 artış gösterdi. 6-10 Mart tarihleri arasında İzmir’de düzenlenecek olan MODEKO İzmir Mobilya Fuarı’na yönelik alım heyeti organizasyonu gerçekleştireceğiz. Bu organizasyona dünyanın dört bir tarafından ofis mobilyaları ithalatçılarını da davet edeceğiz” şeklinde konuştu.

    Türkiye’de ekonomik daralmanın yaşandığı süreçte firmaların bu darboğazdan ihracatla çıkabileceğini ifade eden Yağcı şöyle devam etti:

    “Krizi fırsata çevirmek lazım böyle dönemlerde uzun vadeli planlamalar yapmak; tasarım, pazarlama ve Ar-Ge ile ilgili eğitimler almak gerekir. Üretici firmaların krizden etkilenmemeleri için üretimlerinin en az yarısını ihraç edebilecek donanıma kavuşmaları gerekir. Bunun için orta ve uzun vadeli planlar yapmak gerekir.”

    Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği’nin mobilya sektörüne kalifiye iş gücü temini için üyelerinin katılımıyla meslek lisesi öğrencilerine burs fonu oluşturduğunu hatırlatan Yağcı, Ofis Mobilyaları Sanayicileri Derneği’nden bu fonun büyümesi ve meslek lisesi öğrencilerinin daha iyi yetişmesi adına mentörlük yapmaları talebinde bulundu.

    Türkiye genelindeki ofis mobilyacılarının üye olduğu İzmir merkezli bir dernek oldukları bilgisini veren Ofis Mobilyaları Sanayicileri Derneği Başkanı Levent Tüfekçi, ofis mobilyaları sektörünün gelişimi için Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği ile önümüzdeki süreçte sektöre nitelikli ara eleman yetiştirmek başta sektör ile ilgili her konuda işbirliği yapmak istediklerini dile getirdi.

    Mobilya sektörünün göz bebeği MODEKO Fuarı’na Ege İhracatçı Birlikleri organizasyonunda gerçekleştirilecek olan alım heyetinin içeriğinin ve gelen firmaların kalitesinin nasıl artırılabileceği konusunda iş birliği yapılması yönünde görüş birliğine varıldı.

    Ofis mobilyalarında Almanya lider oldu

    Türkiye, 2018 yılının ocak-kasım döneminde 161 ülkeye 110 milyon 466 bin dolarlık ofis mobilyaları ihraç ederken, 2017 yılının aynı dönemine göre ofis mobilyaları ihracatı yüzde 18 artış gösterdi. Ofis mobilyaları ihracatında; Almanya, 15 milyon 581 bin dolarlık tutarla zirvede yer alırken, Irak, 9,3 milyon dolarlık ihracatla ikinci, Fransa ise, 8,4 milyon dolarlık ofis mobilyaları ihracatı ile zirvenin üçüncü basamağında yer aldı.

    En büyük artış Katar’a oldu

    Ofis mobilyaları ihracatında en büyük artış ise Katar’a oldu. Katar’a 2017 yılının ocak-kasım döneminde 1 milyon 880 bin dolar olan ofis mobilyaları ihracatı, 2018 yılının aynı döneminde yüzde 238’lik rekor artışla ihracatımız 6 milyon 358 bin dolara çıktı. İkinci önemli artış ise Libya pazarında yaşandı. Libya’ya ofis mobilyaları ihracatı yüzde 197’lik sıçrama ile 1,9 milyon dolardan, 5,7 milyon dolara çıktı. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) yüzde 221’lik artışla 3,1 milyon dolarlık Türk ofis mobilyaları tercih etti.

  • Mobilya sektöründe işbirliği halkası genişliyor

    Sektör içindeki sivil toplum kuruluşlarının iş birliğine büyük önem veren Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Cahit Doğan Yağcı, Ofis Mobilyacıları Sanayicileri Derneği Başkanı Levent Tüfekçi ve dernek üyeleriyle bir araya geldi. Ziyarette iş birliği mesajları verildi.

    Ofis Mobilyacıları Sanayicileri Derneği Başkanı Levent Tüfekçi ve dernek üyeleri, sektör içindeki sivil toplum kuruluşlarının iş birliğine büyük önem veren Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Cahit Doğan Yağcı’yı ağırladı. Son dönemde Ege Mobilya Sanayicileri Dayanışma Derneği ve İzmir Mobilyacılar ve Marangozlar Odası Başkanlarıyla da bir araya geldiklerini belirten Başkan Cahit Doğan Yağcı, mobilya sektörünün yıllık 2,2 milyar dolar dış ticaret fazlası veren Türkiye’nin göz bebeği sektörlerin birisi olduğunu söyledi. Yağcı, sektörün sivil toplum kuruluşlarının uyumlu çalışması sayesinde son 8 ay içerisinde; Mobilya Organize Sanayi Bölgesi, kalifiye iş gücü eksiğinin giderilmesi, Ar-Ge, tasarım konuları başta olmak üzere sektörün ihtiyaç duyduğu alanlarda hızlı gelişmeler kaydettiklerini dile getirdi.

    MODEKO Fuarı’nda alım heyeti organizasyonu yapılacak

    Ofis Mobilyaları Sanayicileri Derneği’nin İzmir merkezli Türkiye geneli bir dernek olduğuna dikkati çeken Yağcı, “Ofis mobilyaları mobilya ihracatımızda önemli bir kalemi temsil ediyor. 2018 yılının 11 aylık döneminde 161 ülkeye 110 milyon dolarlık ofis mobilyaları ihraç ettik. Ofis mobilyaları ihracatımız 2018 yılında yüzde 18 artış gösterdi. 6-10 Mart tarihleri arasında İzmir’de düzenlenecek olan MODEKO İzmir Mobilya Fuarı’na yönelik alım heyeti organizasyonu gerçekleştireceğiz. Bu organizasyona dünyanın dört bir tarafından ofis mobilyaları ithalatçılarını da davet edeceğiz” şeklinde konuştu.

    Türkiye’de ekonomik daralmanın yaşandığı süreçte firmaların bu darboğazdan ihracatla çıkabileceğini ifade eden Yağcı şöyle devam etti:

    “Krizi fırsata çevirmek lazım böyle dönemlerde uzun vadeli planlamalar yapmak; tasarım, pazarlama ve Ar-Ge ile ilgili eğitimler almak gerekir. Üretici firmaların krizden etkilenmemeleri için üretimlerinin en az yarısını ihraç edebilecek donanıma kavuşmaları gerekir. Bunun için orta ve uzun vadeli planlar yapmak gerekir.”

    Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği’nin mobilya sektörüne kalifiye iş gücü temini için üyelerinin katılımıyla meslek lisesi öğrencilerine burs fonu oluşturduğunu hatırlatan Yağcı, Ofis Mobilyaları Sanayicileri Derneği’nden bu fonun büyümesi ve meslek lisesi öğrencilerinin daha iyi yetişmesi adına mentörlük yapmaları talebinde bulundu.

    Türkiye genelindeki ofis mobilyacılarının üye olduğu İzmir merkezli bir dernek oldukları bilgisini veren Ofis Mobilyaları Sanayicileri Derneği Başkanı Levent Tüfekçi, ofis mobilyaları sektörünün gelişimi için Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği ile önümüzdeki süreçte sektöre nitelikli ara eleman yetiştirmek başta sektör ile ilgili her konuda işbirliği yapmak istediklerini dile getirdi.

    Mobilya sektörünün göz bebeği MODEKO Fuarı’na Ege İhracatçı Birlikleri organizasyonunda gerçekleştirilecek olan alım heyetinin içeriğinin ve gelen firmaların kalitesinin nasıl artırılabileceği konusunda iş birliği yapılması yönünde görüş birliğine varıldı.

    Ofis mobilyalarında Almanya lider oldu

    Türkiye, 2018 yılının ocak-kasım döneminde 161 ülkeye 110 milyon 466 bin dolarlık ofis mobilyaları ihraç ederken, 2017 yılının aynı dönemine göre ofis mobilyaları ihracatı yüzde 18 artış gösterdi. Ofis mobilyaları ihracatında; Almanya, 15 milyon 581 bin dolarlık tutarla zirvede yer alırken, Irak, 9,3 milyon dolarlık ihracatla ikinci, Fransa ise, 8,4 milyon dolarlık ofis mobilyaları ihracatı ile zirvenin üçüncü basamağında yer aldı.

    En büyük artış Katar’a oldu

    Ofis mobilyaları ihracatında en büyük artış ise Katar’a oldu. Katar’a 2017 yılının ocak-kasım döneminde 1 milyon 880 bin dolar olan ofis mobilyaları ihracatı, 2018 yılının aynı döneminde yüzde 238’lik rekor artışla ihracatımız 6 milyon 358 bin dolara çıktı. İkinci önemli artış ise Libya pazarında yaşandı. Libya’ya ofis mobilyaları ihracatı yüzde 197’lik sıçrama ile 1,9 milyon dolardan, 5,7 milyon dolara çıktı. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) yüzde 221’lik artışla 3,1 milyon dolarlık Türk ofis mobilyaları tercih etti.

  • Sağlık sektöründe fon kullanımı, altyapı ve yetenek konularında baskı azaltacak araştırma

    Finansal hizmetler şirketinin, sağlık hizmeti talep ve kaynaklarını, mevcut hasta sonuçlarıyla karşılaştırarak yapılan küresel araştırmanın sonuçları açıklandı. Araştırmanın özel sektöre yönelik finansman yöntemlerinin, gelişmiş ekipman ve teknoloji açısından ne gibi avantajlar sunabileceği içerdiği bildirildi.

    Siemens Finansal Hizmetler (SFS), dünyanın dört bir yanında hizmet veren sağlık sistemlerinin üzerindeki baskıları, elde edilen hasta sonuçlarını ve sağlık sisteminin sağladığı ’değeri’ mercek altına alan yeni bir araştırma yayımladı. Araştırmada özel sektöre yönelik finansman yöntemlerinin, gelişmiş ekipman ve teknoloji açısından ne gibi avantajlar sunabileceği gözler önüne serildi. Öte yandan sağlık dönüşümü girişimleri için muaf tutulan, acil ve operasyonel ekipman alımındaki ‘dondurulmuş’ sermaye de araştırma kapsamında yer aldı.

    Sağlık Değer Göstergesi’nde sektörün yüzleşmek zorunda kaldığı baskılar; fon kullanımı, altyapı ve yetenekler olarak üç ayrı kategoride değerlendirildi. Araştırmaya göre, Avrupa ve ABD gibi köklü sağlık sistemleri, özellikle finansal açıdan ciddi bir baskı altında. Türkiye, Rusya, Çin ve Hindistan gibi gelişen sağlık sistemleri ise giderek artan beklenti ve talepleri karşılayabilmek için ciddi çaba harcıyor.

    Teknolojik yatırımlar zorlaşıyor

    Araştırmayla hastalıklar, hasta sonuçları ve sağ kalım oranları, resmi yaşam kalitesi ölçümleri açısından değerlendirildi. Buna göre son teknoloji ekipmanlara sahip olmak bir ülkenin ’Sağlık Değer Göstergesi’ni olumlu etkiliyor. Örneğin, bir sağlık sistemi iyi kaynaklara sahipse baskı oranı düşük oluyor. Bu sayede iyi sonuçlar elde ederek yüksek puanla değerlendiriliyor. Bütçe nedeniyle yaşanan sıkıntılar, teknolojik yatırımları zorlaştırıyor ve değer göstergesini olumsuz etkiliyor.

    Teknoloji ve dijitalizasyon

    Gelişmiş teknoloji, klinik ve bakım becerilerini optimize ederek sağlık sistemleri üzerindeki baskıyı hafifleten önemli bir etken olarak öne çıkıyor. Dijitalizasyon sayesinde dengelenen maliyetler, çalışmada yer alan tüm ülkeler için büyük önem teşkil ediyor. SFS araştırması, önemli ekipman ve teknoloji yatırımlarından muaf tutulabilecek ve acil işletme finansman ihtiyaçlarına uygulanabilecek finans hacimlerini de değerlendiriyor. Araştırma ile teknolojik altyapı ve ekipman alımında yetersiz kalan ’donmuş’ sermayeyi ortaya çıkarabilecek özel finansman hacmi dünya geneli baz alınarak inceleniyor. Bu sayede hizmet anlayışını değiştirmek ve dijitalleşmeyi benimsemek için yeni yollar arayan sağlık kuruluşlarının üzerindeki baskının hafifletilmesi hedefleniyor.

    ’’Özel finansman yöntemleri mevcut’’

    Siemens Finansal Kiralama A.Ş. Satış ve Pazarlama Müdürü Selçuk Acılıoğlu, ’Sağlık Değer Göstergesi’ ile ilgili şu değerlendirmeleri yaptı: “Sağlık kuruluşları tarafından sağlık teknolojilerini geliştirmek ve sağlık hizmeti dönüşümünü desteklemek için kullanılan bir dizi özel finansman yöntemi mevcut. Kullandıkça ödeme yöntemi, varlığa dayalı kredilendirme ve buna benzer yöntemler tek bir ekipmanın satın alınmasından yeni bir sağlık tesisinin finanse edilmesine kadar oldukça geniş bir ihtiyaç yelpazesini kapsıyor. Sağlık kuruluşları bu sayede kaynaklar üzerindeki baskıyı hafifleterek hasta sonuçlarını en üst düzeye çekebiliyor. Dolayısıyla sağlık sisteminden kazanılan değeri geliştirmek için kullanılacak sermayeyi serbest bırakabiliyor’’.

  • Türkiye ve Azerbaycan tarım sektöründe iş birliği yapacak

    Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli’nin Azerbaycan ziyareti kapsamında DEİK/Türkiye-Azerbaycan İş Konseyi ve Azpromo iş birliğinde toplam 200 kişinin katılımı ile düzenlenen Türkiye-Azerbaycan Tarım Forumu’nda tarım politikaları ele alınarak 100’ün üzerinde ikili iş görüşmesi gerçekleştirildi.

    Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli’nin Azerbaycan ziyareti kapsamında DEİK/Türkiye-Azerbaycan İş Konseyi ve Azpromo iş birliğinde toplam 200 kişinin katılımı ile düzenlenen Türkiye-Azerbaycan Tarım Forumu’nda tarım politikaları ele alınarak 100’ün üzerinde ikili iş görüşmesi gerçekleştirildi. Türkiye-Azerbaycan Tarım Forumu, Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, Azerbaycan Cumhuriyeti Tarım Bakanı İnam Kerimov, DEİK/Türkiye-Azerbaycan İş Konseyi Başkanı Selçuk Akat, Azerbaycan Sahipkarlar (İşverenler) Konfederasyonu (ASK) Başkanı Memmed Musayev, Türk Tarım Alet ve Makinaları İmalatçıları Birliği (TARMAKBİR) Başkanı Şenol Önal ile Türk ve Azebaycanlı iş insanlarının katılımıyla Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de gerçekleştirildi.

    Bakan Pakdemirli: “İki ülke olarak güçlerimizi birleştirirsek ciddi potansiyel oluşur”

    Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, Türkiye’nin Avrupa ve Orta Doğu, Azerbaycan’ın Rusya ve Orta Asya pazarlarına erişimi dikkate alındığında, birlikteliğin bölgenin ötesine taşınma potansiyelinin oldukça yüksek olduğunu kaydetti.

    Azerbaycan ile Türkiye’nin ortak tarih ve değerlere sahip birbirinden ayrılmaz iki ülke olduğunu ifade eden Pakdemirli, tarımın insanlık tarihinde önemli ama her zaman popüler olmayan yere sahip olduğunu, medeniyet, bilim ve toplumun temelini teşkil eden tarım sektörünün, önümüzdeki yıllarda giderek daha çok önem kazanacağını ve tarımı olmayan ülkenin mutfaksız eve benzediğini belirtti.

    Türkiye’nin tarım alanında iyi tecrübe, bilgi ve birikime sahip olduğunu ve bilgi birikimini Azerbaycan ile paylaşmak istediğini vurgulan Pakdemirli, “İki ülke olarak güçlerimizi birleştirirsek ciddi potansiyel oluşur, 21 trilyon dolarlık pazara mal satmamız söz konusu olur. Türkiye ve Azerbaycan, bölgenin refahından daha fazla pay almalı. İkili ticaret hacmimiz 1,7 milyar dolar. Cumhurbaşkanlarımızın koyduğu hedef ise 15 milyar dolar. Bu hedefin çok gerisindeyiz. Tarımsal ticaretimiz ise 130 milyon dolar. Genel ticaretimiz içerisinde tarımın aldığı pay yüzde 8. Azerbaycan’ın tarımsal ithalatı 1,3 milyar dolar, Türkiye’nin tarımsal ithalatı ise 12 milyar dolar. Tarımsal ticaretimizde ne alıp satacaksak, bunu öncelikle birbirimizle yapmamız gerekiyor” dedi.

    Azerbaycan Tarım Bakanı Kerimov: “Son yıllarda ekonominin petrol dışı alanlarının kalkındırılmasına önem verildi”

    Azerbaycan Cumhuriyeti Tarım Bakanı İnam Kerimov, başta Cumhurbaşkanı İlham Aliyev olmak üzere ülke hükümetinin son yıllarda ekonominin petrol dışı alanlarının kalkındırılmasına önem verildiğini belirterek, özellikle tarım sektöründe verimliliğin arttırılması amacıyla çiftçilere kolaylıkların sağlandığını söyledi.

    Azerbancan’ın coğrafi yerleşimi ve sahip olduğu doğal zenginlikler sayesinde önemli stratejik konuma sahip olduğunu vurgulayan Kerimov, 2017 yılında Türkiye ile Azerbaycan arasındaki tarım alanında ikili ticaretin 92 milyon dolar hacmine ulaştığını ve bu sektörde daha büyük potansiyelin olduğunu belirtti.

    Azerbaycan’da tarım alanında faaliyet gösteren firmaların vergiden muaf tutularak devlet desteği aldıklarından bahseden Kerimov, karşılıklı menfaate dayalı ortak işletmelerin kurulmasının, tohumculuk, fındık ve pamuk yetiştiriciliği konusunda yeni projelerin hayata geçirilmesinin faydalı olacağını kaydetti.

    Türkiye-Azerbaycan İş Konseyi Başkanı Selçuk Akat, Türkiye-Azerbaycan İş Konseyi’nin 1991 yılında kurulduğu hakkında bilgi vererek, Azpromo, ASK gibi kuruluşlarla iş birliği içerisinde, iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin daha da geliştirilmesi amacıyla iş forumları, seminerler, yuvarlak masa toplantıları ve ikili iş görüşmeleri gibi çeşitli etkinlikler düzenlediklerini söyledi.

    Akat, iki ülkenin dış ticaret hacmine değinerek, “2018 yılı Ekim ayı itibariyle açıklanan TÜİK verilerine göre 1,2 milyar dolar ihracatımız, yaklaşık 350 milyon dolar ithalatımız bulunuyor. İkili ticaret hacmimiz 2013 yılında yaklaşık 3,3 milyar dolar seviyesindeyken devam eden yıllarda potansiyelin çok altında kaldığını görüyoruz. Ancak iki ülkenin ekonomik ilişkilerini sadece dış ticaret hacmine bakarak değerlendirmek yanlış olur. Türkiye’nin Azerbaycan’daki yatırımları 11 milyar dolar, Azerbaycan’ın Türkiye’deki yatırımları ise 13 milyar dolara ulaştı” şeklinde konuştu.

    Akat ayrıca, şimdiye kadar İş Konseyi tarafından organize edilen ve katılım sağlanarak desteklenen başlıca etkinlikler hakkında bilgi verdi.

    ASK Başkanı Memmed Musayev, DEİK ile birkaç yıl önce başlatılan tarım alanında Türkiye-Azerbaycan iş birliği konusundaki etkinliklerin çok verimli olduğunu söyledi. Her iki taraftan özel sektör temsilcilerine fayda sağlandığını ifade eden Musayev, Azerbaycan nüfusunun yarısının köylerde yaşadığını, çiftçilik yaptıklarını ve bu nedenle tarım alanında her türlü iş geliştirme ve bilgi paylaşımının önemli olduğunu belirtti.

    TARMAKBİR Başkanı Şenol Önal, Türkiye’nin 2002 yılında dünyada 11’inci büyük tarım ekonomisine sahip olduğunu, 2017 yılında ise 6’ncı sıraya yükseldiğini söyledi. Avrupa’da ise 1’inci sırada Türkiye’nin yer aldığını belirten Önal, “Bu rakamlardan da anlaşılacağı üzere Türkiye, tarım arazilerinin büyüklüğü, tarım işletmelerinin sayısı, ürün deseni, çeşitliği ve üretim kapasitesiyle tarım makinaları için büyük bir pazardır” dedi.

    Forum, açılış konuşmalarının ardından, ikili iş görüşmeleri ile devam etti.

  • Çağrı merkezi sektöründe insan odaklı gelişim ihtiyacı vurgulandı

    Çağrı Merkezleri Derneği, sektör temsilcileri, fikir önderleri ve karar vericileri, gerçekleştirdiği 2018 ÇMD Geleneksel Çağrı Merkezi Zirvesi’nde bir araya getirdi. Derneğin 10. kuruluş yılında gerçekleşen zirvede sektörün insan odaklı gelişim ihtiyacı vurgulandı.

    Çağrı Merkezleri Derneği (ÇMD), 10. kuruluş yılında gerçekleştirdiği 2018 ÇMD Geleneksel Çağrı Merkezi Zirvesi ile iç kaynak-dış kaynak çağrı merkezleri ve sektöre hizmet veren tedarikçilerin üst düzey yöneticilerinden oluşan 400’e yakın profesyoneli bir araya getirdi. ‘10’un İçin’ temasıyla Derneğin insan odaklı gelişim yaklaşımı çerçevesinde gerçekleşen zirvenin ana sponsorluğunu ise Webhelp Türkiye üstlendi.

    “Markalar insanı merkezlerine alan stratejiler belirlemeli”

    Konferans programının açılışını Kişisel Verileri Koruma Kurumu 2. Başkanı Cabir Bilirgen yaptı ve kişisel verilerin korunmasına ilişkin kritik gördüğü konularda katılımcıları bilgilendirdi. Zirvede, insan faktörünün öneminin altı çizen Çağrı Merkezleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Metin Tarakçı; “Dijitalleşme ile birlikte markalar için müşteri memnuniyetinin önemi daha da arttı. Sosyal medya gibi yeni pek çok kanaldan müşteri hizmetleri sunabilen çağrı merkezleri de bu nedenle daha kritik bir konuma geldi. Günümüzde markaların başarısı, müşteri memnuniyetini sürdürülebilir kılmalarına bağlı ve bu noktada da çağrı merkezleri artık çok daha güçlü bir rol üstleniyor. Teknoloji hızla gelişip değişirken insanların bilgi alma ihtiyaçları değişmiyor. Markaların bu nedenle insanı merkezlerine alan stratejiler belirlemeleri, önce çalışan memnuniyeti sonra müşteri memnuniyeti anlayışını sahiplenmeleri gerekiyor” dedi.

    Programın devamında Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi, Stratejist ve İletişimci Haluk Sicimoğlu ise insan odaklı iletişimin önemine değinen bir konuşma yaparken, ‘Dijital Dönüşüm Deneyimi’ başlıklı konuşmasıyla TATA Communications Türkiye Ülke Müdürü Umur Can Yalçın, ‘Yeni Nesil İş Yaşamı’ başlıklı konuşmasıyla Dinamo Danışmanlık Kurucu Ortağı Evrim Kuran, ‘Dönüşen Dünyada İnsan Beyni’ başlıklı konuşmasıyla Sinir Bilimleri Uzmanı Dr. Kerem Dündar, ‘Türk Yıldızları’nda 10 Yıl’ başlıklı konuşmasıyla 2004-2014 Türk Yıldızları Akrobosi Timi Lideri ve Pilotu Evren Ayna beğeni toplayan paylaşımlarda bulundular.

    Etkinlikte aynı zamanda ÇMD’nin bu yıl 3. kez düzenlediği Altın Kulaklık Ödülleri de sahiplerini buldu. ‘En Samimi Müşteri Deneyimi Hikayesi’ kategorisinde Vestel Çağrı Merkezi’nden Merve Gezenoğlu, ‘Bu İşi Seviyorum, Çünkü’ kategorisinde Assistt Çağrı Merkezi’nden Elif Şahan ve ‘En Etkili Sosyal Sorumluluk Projesi’ kategorisinde ise DHL Express Çağrı Merkezi’nden Süleyman Mertcan Şemen ödüllerini ÇMD Başkanı Metin Tarakçı’dan aldılar.

    2018 ÇMD Geleneksel Çağrı Merkezi Zirvesi, Webhelp Türkiye’nin ana sponsorluğu ve TATA Communications’ın teknoloji sponsorluğunun yanı sıra Avaya, Atos Müşteri Hizmetleri, Tegsoft, CCR, Jabra Gn, Alotech, Merak Ediyor, Efa Tur, SYS, Sestek, Rubi By, Game of Call Center ve Ulak Net Çağrı Merkezi’nin katkılarıyla gerçekleşti.