Etiket: Sektöründe

  • Gıda sektöründe büyük işbirliği

    Yıllık 5 milyar dolarlık tarım ürünleri ihracatıyla Türkiye lideri olan Ege Bölgesi, üniversite ile ihracatçılar arasında işbirliğinin gelişimi için Bilim, Teknoloji ve Ekonomi Kurulunu hayata geçirdi.

    Ege İhracatçı Birlikleri bünyesinde bulunan 7 tarım birliği temsilcileriyle Ege Bölgesi’ndeki üniversitelerin ziraat ve gıda mühendisliği öğretim üyeleri ve araştırma enstitülerinin uzmanları, tarım-ihracatçı işbirliğini arttırmak için Ege İhracatçı Birlikleri bünyesinde çalışmalarına başladı. Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı Birol Celep, EİB Bilim, Teknoloji ve Ekonomi Kurulu’nda EİB bünyesindeki tarımla ilgili sektörlerin üretiminden kaynaklanan ürünün verimi, kalitesi, gıda güvenliği (pestisit, mikotoksin, diğer bulaşanlar vb.) gibi sorunların ele alınıp ortak çalışmalar yapılacağını, tarım ürünlerinin sorunlarının hızlı ve etkili çözümü için sanayi-üniversite işbirliğinin daha da güçlendirilerek sonuç odaklı projeler yürüteceklerini kaydetti. Ege İhracatçı Birliklerinin Türkiye genelinde gıda sektöründe yenilikçi fikirlerin sanayiye kazandırılması amacıyla uzun yıllar başarıyla yürüttüğü “Gıda Ar-Ge Proje Pazarı” etkinliği sırasında üniversiteler ile yoğun bir işbirliği içinde olduğunu belirten Celep, “Dünya nüfusunun 2050 yılına kadar yaklaşık 2 milyar kişi artacak olması ve bugünkü gıda üretimini yüzde 70 arttırma ihtiyacı üniversite-sanayi işbirliğini zorunlu kılıyor. Üniversite-sanayi işbirliğimizi geliştirerek, Ar-Ge ve inovasyon olanaklarıyla katma değerli ürünler elde ederek ihracatın arttırılması için üniversitenin bilgi birikimi ile sanayinin üretim deneyimini buluşturacağız. Arzu ettiğimiz noktada olmayan sanayi-üniversite birlikteliğini maksimize edeceğiz. Bu sayede Türkiye’nin 2023 yılı için ortaya koyduğu 40 milyar dolar gıda ürünleri ihracat hedefine de daha kolay ulaşacağız” şeklinde konuştu.

    AB, İsrail ve ABD model alınacak

    Tarımsal ihraç sektörlerinin üniversite ve araştırma kurumları ile ilişkilerinin arzu edilenin çok gerisinde olduğunu söyleyen Celep, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Geçmişte uzun elyaflı pamuk üretimi konusunda çalışmalar yapılmış, günümüzde ise incir-üzüm-kayısı gibi ürünlerde çalışmalarımız devam ediyor. AB, İsrail ve ABD’de olduğu gibi ülkemizde de üniversite-sanayi işbirliğinin tam anlamıyla sağlanması halinde sektör temsilcilerimizin herhangi bir ürünle ilgili araştırma taleplerini ilgili üniversite, fakülte, bölüm veya araştırma enstitüsüne sunabilmesi için uygun ortam ve platformlar oluşacak. Ülkemiz ve bölgemiz tarım ve gıda ihracatının ürün, ambalaj, işleme şekli olarak çeşitlendirilerek artışına önemli katkı yapacak.”

    Sanayi-üniversite işbirliğinden azami verim almak için İzmir Üniversiteler Platformu ile ortak çalışma zemini arayacaklarını dile getiren Celep, sektörlerin ve sektör mensubu firmaların İzmir’deki ilgili üniversitelere bağlı birimlerde araştırılmasını istedikleri konuların iletilmesi için tercihen İzmir’deki 4 üniversiteye bağlı teknoparklardan birisinde bir şirket veya benzeri bir yapı kurulması ile ilgili çalışma başlattıklarını, öncelikle mevcut 4 teknoparkın sağladıkları imkan ve desteklerin belirlenmesi için komiteden belirlenecek 5-6 kişilik bir grupla birlikte hepsinin ziyaret edileceğini kaydetti. Celep, uzun dönemde işbirliği yapılacak kurum ve kuruluşların ise Tarım ve Orman Bakanlığı, Bilim ve Teknoloji Bakanlığı, TÜBİTAK, İZKA, Araştırma Enstitüleri olacağını sözlerine ekledi.

  • Yavuz Beller: “Korumacılık tedbirleri, demir çelik sektöründe sert dalgalanmalara neden oldu”

    Yavuz Beller: “Korumacılık tedbirleri, demir çelik sektöründe sert dalgalanmalara neden oldu”

    MTSO Metal Sanayi Meslek Komitesi Başkanı Yavuz Beller, dünyadaki korumacılık tedbirlerinin demir çelik sektöründe sert dalgalanmalara neden olduğunu, yatırımdaki durgunluk nedeniyle de sektörde stokların büyüyeceğini ve fiyatların düşeceğini söyledi. Türkiye’de bu sıkıntıların daha fazla hissedileceğini belirten Beller, dolardaki yükselişe bağlı olarak Türkiye’de fiyatların artacağını ifade ederek, “Fiyatlar TL bazında yükselse de aslında dünyada dolar bazında düşüyor olacak” dedi.

    Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) 32 No’lu Metal Sanayi Meslek Komitesi Başkanı Beller, sektörel değerlendirmeler yaparak komite çalışmaları hakkında bilgi verdi. İlk olarak dövizde yaşanan dalgalanmaların sektör üzerindeki etkisini değerlendiren Beller, tüm dünyada demir çelik sektöründe sıkıntı yaşandığını, ancak bu sıkıntıların Türkiye’de biraz daha fazla hissedildiğini anlattı. “Demir çelik sektörü sadece Türkiye’de değil, dünyada sert dalgalanmaların yaşandığı bir dönemden geçiyor” diyen Beller, “Tüm dünyada korumacılık tedbirleri nedeniyle sektörde sert dalgalanmalar yaşanıyor. Ülkeler kendilerini korumak adına ithalatta ciddi vergi artışlarına gitti. Bunun sonucunda her ülkenin ihracat durumuna göre fiyatları değişim göstermeye başladı. Yaşanan bu gelişmeyi fiyatlardaki dalgalanmaya neden olan ilk unsur olarak sayabiliriz. İkinci unsur ise dünyada yatırımlar noktasında bir durgunluk başladı. Yatırım yapan şirketlerin sayısının tüm dünyada azalması nedeniyle yatırım mamulleri satan ülkeler, demir çelik grubu daha az taleple karşılaşacak. Stoklar büyüyecek ve fiyatlar düşecek” diye konuştu.

    “Sıkıntılar gelecek yıl hissedilecek”

    Bu gelişimlerin Türkiye’ye yansımasının daha güçlü hissedileceğini anlatan Beller, dünyada demir çelik fiyatları düşerken, Türkiye’de dolardaki yükselişe bağlı olarak fiyatların artıyor gibi gözükeceğini söyledi. Beller, “Fiyatlar TL bazında yükselse de aslında dünyada dolar bazında düşüyor olacak” ifadelerini kullandı.

    Dolara endeksli olarak yaşanan fiyat artışı nedeniyle sektörde bu yıl stoklar eriyene kadar ciddi oranlarda karın defterlere yansıyacağını dile getiren Beller, ancak satılan ürünün sürekli artan maliyetlerden dolayı yerine konulmasının mümkün olmayacağını ve bu nedenle sıkıntıların asıl gelecek yıl hissedileceğini vurguladı.

    Mersin özelinde de değerlendirme yapan Beller, “Bu noktada kentimiz biraz daha şanslı iller arasında yer alıyor. Serbest Bölge ve limanın olması ihracatımızın artmasını da beraberinde getiriyor ve sektörde yaşanan olumsuz etkilerin daha az hissedilmesini sağlıyor. Dış ticarete yoğunlaşan firmalar daha az sıkıntı yaşıyor. Ancak bu yeterli değil. Her an çalıştığımız yurt dışı pazarlar da sekteye uğrayabilir. Bu nedenle ihracatçı firmalarımızın da ihraç noktalarını çeşitlendirmesi yerinde olacaktır” dedi.

    Yurt dışındaki alıcılarda değişim beklediklerini, özellikle Avrupa’da sorunlar yaşanması nedeniyle pazarın yön değiştireceğini tahmin ettiklerini dile getiren Beller, bu dönemde Yakın Doğu ya da Afrika’dan talep artışı olabileceğini söyledi. Irak pazarının da yavaş yavaş açılmaya başlamasının umut verdiğine değinen Beller, “Ancak bu bölgedeki ülkelerin üzerinde kara bulutlar dolaşıyor ve ne zaman bir sıkıntı çıkacağını kestirmek zor. Yatırım iklimi devam ederse Türkiye’nin o bölgelerde ciddi bir şansı olacağına inanıyorum” değerlendirmesini yaptı.

    “Küme çalışmalarına devam edilmeli”

    Beller, komite olarak ihracatın bu dönemdeki öneminin daha da artacağı düşüncesiyle üye firmaları ihracata yönlendirme adına çalışacaklarını ifade etti. Geçmiş dönemde başlatılan küme çalışmalarının aralıksız devam ettirilmesi gerektiğini vurgulayan Beller, şöyle konuştu:

    “Belki hedeflediğimiz gibi bu dönemde bir araya gelerek yurt dışındaki yüksek montanlı işlerden pay alabilmemiz mümkün olmayacak, çünkü bir süre böyle yüksek montanlı yatırım gerçekleşmeyecek. Ancak bu da bir fırsat olabilir. Bu süreci küçük ve orta ölçekli firmalarımızı uluslararası talepleri karşılayabilecek standartlara getirmek adına değerlendirebiliriz. Eksiklerimizi tamamlayabiliriz. Pazarlar açıldığında hazır oluruz ve yeniden bir araya gelerek hedefimize ulaşırız.”

    Kümenin yanı sıra MTSO tarafından verilen Ticari Bilgi ve İstihbarat Merkezi hizmetinin büyük önem taşıdığına da değinen Beller, bu sistemi kullanarak nokta atışı ihracata yönelmek istediklerini belirtti. Doğru hedef pazarları tespit edip doğru iletişim adreslerine ulaşmak adına bu sistemi daha yoğun kullanmak istediklerini dile getiren Beller, üyelerinin de bu sistemden yararlanması adına komitenin gayret göstereceğini söyledi.

    “İç piyasada fiyatlar düşecek”

    İhracatını artıramayan firmaların ise iç piyasadan daha fazla pay alma yarışına gireceğini ifade eden Beller, bu durumun ciddi bir rekabete yol açacağını ve fiyatları, kar marjlarını büyük ölçüde aşağı çekeceğini bildirdi. Bu fiyat indirimini yatırım yapacak olan şirketlerin iyi değerlendirmesi tavsiyesinde bulunan Beller, maliyetler açısından yatırımcılar için doğru zaman olabileceğini anlattı.

    Sektöre verilen teşvikler ve KGF kredilerine de değinen Beller, bu desteklerin ve kredilerin piyasaya olumlu yansıdığını bildirdi. Finans olanaklarına erişim konusundaki çalışmalara önem verdiklerini ve komite olarak bu konuda da çeşitli etkinlikler düzenlediklerini kaydeden Beller, “Eğer doğru, ayağı yere sağlam basan adımlar atmak istiyorsak mevcut finansal tabloları doğru okuyup değerlendirmemiz gerektiğine inanıyoruz” dedi.

  • “İnşaat sektöründe yaşanan gerilemeyi hissedilir biçimde değiştireceğiz”

    “İnşaat sektöründe yaşanan gerilemeyi hissedilir biçimde değiştireceğiz”

    Birevim Yönetim Kurulu Başkanı Murat Çiftçi, geçtiğimiz günlerde açıklanan tüketici güven endeksi verilerini değerlendirmesinde “İnşaat sektörü dışında diğer sektörlerde yaşanan olumlu gelişmeyi, bu sektörde de önümüzdeki aylarda hissedilir biçimde değiştireceğiz” dedi.

    Birevim Yönetim Kurulu Başkanı Murat Çiftçi, geçtiğimiz günlerde açıklanan tüketici güven endeksi verilerini değerlendirdi. Tüketici güven endeksinde tüm sektörlerde artarken inşaat sektöründe yüzde 54,1’den yüzde 53,9’a gerilediğini kaydeden Çiftçi, “Türkiye’de birçok inşaat firmasının vaatlerini yerine getirmemesi, inşaatları geç teslim etmesi, yarım bırakması, sorunlu tapu vermesi gibi sektörde yaşanan birçok sorun Birevim’in geliştirdiği finansal sistem ile çözüme kavuşuyor” dedi.

    “Herkesin bize rahatça ulaşmasını sağlamaya devam ediyoruz”

    Herkesi bir ev sahibi yapmayı amaçladıklarını söyleyen Murat Çiftçi, “Tüketici Güven Endeksi’nde inşaat sektörü dışında diğer sektörlerde yaşanan olumlu gelişmeyi, bu sektörde de önümüzdeki aylarda hissedilir biçimde değiştireceğiz. İnşaat sektöründe sunulan mevcut sistemler, sizi zorunlu ve belki de istemediğiniz bir inşaattan ev sahibi yapmayı amaçlıyor. Oysa biz müşterimizin hayalindeki evi istediği yerden almasını sağlıyoruz. Sıfır ya da ikinci el fark etmez hayaliniz sizin olsun ve oturacağınız size ait bir eviniz olsun diye Türkiye’nin dört bir yanında şubelerimizi artırmaya devam ediyor, herkesin bize rahatça ulaşmasını sağlamaya devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.

  • Uğur Soğutma sektöründe yine birinci

    Uğur Soğutma sektöründe yine birinci

    Ege İhracatçı Birlikleri, Türkiye’nin ihracatına 2018 yılında 23 milyar 110 milyon dolar döviz kazandıran 7 bin 500 üyesini temsilen sektörlerinde en fazla ihracat yapan 56 firmasını ödüllendirdi. İzmir’de gerçekleştirilen ‘İhracatın Yıldızları Ödül Töreni’nde Uğur Soğutma sektöründe yine birinci oldu.

    İzmir’deki bir otelde gerçekleştirilen ödül törenine Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, İzmir Vali Yardımcısı Ahmet Ali Barış ve Ege İhracatçı Birlikleri Başkanları ile ödül alan firmaların temsilcileri katıldı. İhracatın Yıldızları Ödül Töreni’nde bu yıl da Uğur Soğutma, iklimlendirme sektöründe en fazla İhracat gerçekleştiren birinci firma olmanın gururunu yaşadı.

    Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı İsmail Gülle, “Türkiye’nin temelinde, büyümesinde ihracat geçmişte de önemliydi bugün de önemli. Türkiye’nin büyümesinde ihracatın bundan sonra daha fazla pay alması için tüm önlemlerin önü açılacak. Bir dönem finans, bir dönem inşaat sektörü. Ama artık değişmeyen tek gerçek var. Üretim ve ihracat. Bundan sonra gün ihracatçıların günü olacak” dedi.

    Ödülü Uğur Soğutma çalışanları adına Genel Müdür Öksüzömer aldı

    ‘İhracatın Yıldızları Ödül Töreni’ sektöründe birinci olan Uğur Soğutma’nın ödülünü 2000’den fazla çalışanı olan Uğur Soğutma adına firmanın Genel Müdürü Yusuf Öksüzömer aldı.

    Bugün yarım asrı aşan tecrübesi ile 5 kıtada 146 ülkeye ihracat yapan Uğur Soğutma, 2000’in üzerindeki çalışanı ile 220 bin metre kare faal kapalı alana sahip ana fabrikası ve 91 bin metrekare kapalı alana sahip Nazilli Organize Sanayi’deki fabrikasında üretim yapıyor. 2000’den fazla çalışanı, 850’nin üzerinde satış noktası, 240a yakın Uğur Yetkili Servis Merkezi ile 5 kıtada 146 ülkede varlık gösteren Uğur Soğutma Türkiye’nin lideri konumunda olmanın haklı gururunu yaşıyor.

  • Büyükşehir kentin tarım sektöründe de adeta çığır açıyor

    Büyükşehir kentin tarım sektöründe de adeta çığır açıyor

    Erzurum Büyükşehir Belediyesi, şehrin tarım hayatında da adeta çığır açıyor. Erzurum Büyükşehir Belediyesi, DAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı ve Tarım ve Orman İl Müdürlüğü’nün işbirliğinde şehir tarımına yeni tarım makinaları kazandırıldı.

    ÇETAŞ Fidan Üretim Merkezi’nde gerçekleştirilen Erzurum Büyükşehir Belediyesi Tarım Makinaları Parkı’nın açılışında konuşan Erzurum Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Ali Rıza Kiremitci, “Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mehmet Sekmen’in öncülüğünde şehrin dinamiklerini harekete geçirmeye devam ediyoruz” dedi. Tarım ve Orman İl Müdürü Osman Akar da, kentteki tarım faaliyetleri ve hayvan varlığı hakkında bilgi verdi. DAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanı Adnan Demir de, “Malumunuz olduğu üzere Erzurum hayvancılık bakımından önemli bir şehrimiz. Fakat hayvan sayısından çok bizim nitelik dediğimiz hayvanı kaliteli yetiştirme konusunda uygun bir ortamı oluşturmamız lazım. Çünkü hayvanın iki önemli çıktısı vardır, bunlardan birisi et diğeri ise süttür” kaydını düştü. “Hayvan başına süt veriminin ve hayvan başına karkas ağırlığının artırılması en önemli hedefimiz olmalıdır. Onun için süt için et ve süt verimini sağlamak için de bizim yem bitkileri çeşitliliğini artırmamız lazım” diyen Başkan Demir, şöyle devam etti: “Yem bitkilerini ekmekle iş bitmiyor. Bunun uygun zamanda uygun ekipmanlarla hasadın yapılıyor olması lazım. Özellikle silajlık dediğimiz yem bitkilerinde bunun bir hasat zamanı vardır ve o hasat zamanını geçirmeyecek şekilde yeterli miktarda makine ve ekipman bulundurmak lazım. Bu amaçla, Tarım İl Müdürlüğü ile işbirliği içerisinde bugün bunun devir teslim törenini yapmış olacağız. 2015 yılında Aşkale ilçesine rulo balya paketleme makinesi alınarak bu işe başlanmış olup, ardından yem bitkileri üretimi için 2016 ve 2017 yılında Erzurum ve ilçelerinde toplam 200 ton tritikale tohumu 226 çiftçiye dağıtılarak yaklaşık 10 bin dekarlık alana ekimi sağlanmıştır. Başkanlığımız 15 ili kapsayan bir kurum olmasına rağmen Erzurum ilinde merkezinin olması sebebiyle birçok yenilikçi ve teknolojik desteklerden öncelikle Erzurum ilinin faydalanması adına çalışmalar yürütmüştür. Şu ana kadar Erzurum ili öncelikli olmak üzere bugünkü makinalarla beraber Erzurum’a 56 adet tarımsal mekanizasyonla ilgili makinaları çiftçilerimizin hizmetine sunduk. Alınan bu makinelerin kullanımı Erzurum Büyükşehir Belediyemiz tarafından yapılacak olup siz değerli üreticilerin makine taleplerini Belediye Başkanlığımıza sunmaları önem arz etmektedir. Bu makinelerin etkili ve verimli çalışması adına gereken tüm çabaların siz üreticilerce gösterilerek hayvancılığın geliştirilmesi sağlanacaktır.” Erzurum Vali Yardımcısı Ünal Coşkun da, şehirdeki tarım ve hayvancılık sektöründe elde edilen ivmenin önemine vurgu yaptı.

    BAŞKAN SEKMEN: “TARIM SEKTÖRÜ EKONOMİK SİSTEMLERİN AYRILMAZ BİR PARÇASIDIR”

    Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen de, “Gelişmiş ülke ve toplumların kalkınmasında önemli rol oynayan sektörlerden biri de kuşkusuz tarım sektörüdür” dedi. “Tarım sektörünün önemi, küreselleşen ekonomik sistem, artan rekabet ortamları ve hızla değişen pazar şartlarının da etkisiyle giderek artmaktadır” diyen Başkan Sekmen, şöyle devam etti: “Türkiye, içinde bulunduğu jeopolitik ve fiziksel konumu itibariyle sahip olduğu ekolojik çeşitlilikler nedeniyle gerek bitkisel, gerek hayvansal ve gerek su ürünleri açısından ayrı bir öneme sahiptir. Tarım sektörü genellikle ekonomik sistemlerin ayrılmaz bir parçasıdır. Tarım sektörünün ülke ekonomisi içerisindeki yeri, tarımın genel ekonomi içerisinde oluşturduğu katma değer ile ölçülmektedir. Bu katma değer ise, tarımsal faaliyetler sonucu ortaya çıkan hâsıla, tarımsal çıktı, dış ticaret, istihdam ve diğer sektörlere girdi sağlamaktadır. Erzurum Büyükşehir Belediyesi olarak ilimizde her sektörde de olduğu gibi tarım ve hayvancılık sektöründe de şehrimiz ve bölgemize katma değer sağlamak için 5 yıl altın değerinde dolu dolu yatırımlara imza attık. Her biri küçük bir baraj niteliğinde olan 270 gölet, 200 sulama tesisi inşa ettik. 10 ilçemize bölgelerindeki hayvancılığın daha teknik şartlarda yürütülmesi için canlı hayvan pazarları yaptık. Orta Doğu’nun en büyük tesisi olan Canlı Hayvan Borsası’nı nasip olursa birkaç ay içerisinde hizmete açacağız. Arıcılığın gelişimi için ‘Bal gibi Proje’ adlı güzel bir çalışmayla 1400 çiftçimize eğitim ve lojistik destek sağladık. Organik tarım faaliyetlerinin gelişimi için ekiplerimiz saha da eğitim çalışmalarını sürdürüyor. Erzurum’un dört bir sathına mobil ve modüler mezbahalar kurduk. Canlı popülasyon için 500 bin yavru balığı göletlere bıraktık. Paydaşlarımızla birlikte 10 bin sıvatı çiftçilerimize dağıttık.”

    İŞTE ÇİFTÇİMİZE ÖNEMLİ BİR HİZMET DAHA

    Başkan Mehmet Sekmen, Tarım Makinaları Parkı ile birlikte çiftçilere sağlanan kolaylığı şöyle anlattı: “Tarım Makinaları Parkı’nın birinci etabının açılışı hayırlı ve uğurlu olsun. Doğu Anadolu Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı’mız tarafından finanse edilen, Erzurum Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ve Belediyemiz tarafından projelendirilen 10 sılaj makinası ve 20 römorkla birlikte şehrimiz ve bölgemizde çiftçilerimize hizmet vereceğiz. Şöyle ki Erzurum Büyükşehir Belediyemize müracaat eden çiftçilerin tarım arazilerini ekin biçme döneminde kullanmaları için araç ve makine parkımızdan çok uygun bir ücretle yararlanmalarını sağlayacağız. Çiftçimiz böylelikle kapı kapı dolaşıp tarım makinası temin etme derdine artık düşmeyecek. Arazisinde mahsulünü toplamak isteyen kardeşlerimize tarım makinalarını biz temin edeceğiz. Görüldüğü gibi sadece yerel hizmetlerle değil hayatın bütün evresinde vatandaşlarımızla iç içeyiz. Bu arada çiftçilerimizin daha modern şartlarda tarım faaliyetlerini yürütmesi için yeni tarım makinalarını yeni filoları şehrimize kazandıracağız.” Konuşmaların ardından kurumlar arası devir teslim protokolü imzalandı, araçlar davetlilere tanıtıldı.