Etiket: Sektöründe

  • Doğrudan satış sektöründe yüzde 7,7’lik büyüme

    Doğrudan satış sektörünün son verilerine göre dünyada yüzde 7,7’lik bir büyümeyle pazar büyüklüğü 183,7 milyar dolara yükseldi. Sektörde lider Asya Pasifik ülkeleri olurken ikinci sırada ise Amerika yer alıyor.

    Doğrudan satış sektörü tüm dünyada büyümesini sürdürüyor. Dünyada 150 ülkede, 10 milyonun üzerinde bağımsız temsilci ile faaliyet gösteren ve Türkiye’de 135 bin bağımsız temsilcisi bulunan doğrudan satış şirketi QNET’in Türkiye Genel Müdürü Cem Geyik son verileri değerlendirdi.

    “Doğrudan satış pazarı Türkiye cirosu: 762 milyon dolar”

    Dünya Doğrudan Satış Federasyonu (WFDSA) verilerini değerlendiren Cem Geyik, “Doğrudan satış sektörünün liderliği Asya Pasifik ülkelerinde. İkinci sırada ise Amerika yer alıyor. Asya Pasifik ülkelerinde; Çin, Güney Kore ve Malezya’nın ağırlığı hissediliyor. Dünyanın her yerinde yıllık satışlarda artış görülüyor. Doğrudan satış sektöründe her yıl ortalama yüzde 7-8 gibi bir büyüme gerçekleşiyor. Sektör, Türkiye’de 762 milyon dolarlık bir ciroya ulaştı. Yeni nesil sabah saat dokuz akşam saat altı yerine kendi çalışma saatlerini ayarlama fikrini seviyor. Bu sebeple Z jenerasyonu ile sektörün 2017’de daha da büyüyeceğini öngörüyoruz” dedi.

    “Doğrudan satışı e-ticaret ile birleştiren bir şirketiz”

    Doğrudan satış firmalarının birçoğunun Amerika merkezli olduğunu hatırlatan Cem Geyik, “QNET olarak Asya kökenli bir firmayız. Asya’dan Amerika’ya doğru ilerledik. Doğrudan satış sektöründe bağımsız temsilciler haricinde ürün satışı bulunmamaktadır. QNET ürünlerine internet sitemiz aracılığı ile herkes ulaşabilir. Doğrudan satış sektörü ile e-ticareti birleştiren dünyadaki ilk şirketiz” diye konuştu.

  • Proasist, teknik işletme hizmetleri ile sağlık sektöründe inovasyon üretiyor

    Sağlık kuruluşları için hizmetin sürdürülebilir ve nitelikli yapılmasının önemi gün geçtikçe daha çok artarken, şirket verdiği nitelikli hizmetle sağlık sektöründe de inovasyon niteliğinde çalışmalar imza atıyor.

    Hizmet sektöründe en hassas dinamiklere sahip olan sağlık sektörü için, özellikle hastalar ve hasta yakınlarının tam ve eksiksiz hizmet alabilmeleri, teknik hizmet şartlarıyla çok bağlantılı ilerliyor. Daha önce de sağlık sektöründe pek çok farklı marka ile nitelikli çalışmalar sürdüren Proasist, şimdi Dragos Bezmialem Hastanesi ile el sıkışarak, tam zamanlı olarak hastanede sağlık tesisine ait ısı merkezleri, kalorifer sistemleri, buhar kazanı eşanjör, doğalgaz sistemleri, hidrofor ve pompalar, hemşire çağrı sistemleri, kamera sistemleri, seslendirme ve görüntüleme sitemleri, genel acil anons sistemi, yangın ikaz, alarm ve söndürme sistemler, tv sistemleri, buhar sistemleri, soğutma grupları, buzdolabı ve soğuk hava depoları, paratoner ve topraklama sistemleri, jeneratörler, asansörler, su tasfiye cihazları, çamaşır ve kurutma makineleri, UPS(kesintisiz güç kaynakları), telefon santralleri, elektrik panoları ve elektrik donanımları, aydınlatma sistemleri, ahşap, boya badana, marangozluk hizmetleri, morglar, medikal gaz sistemleri, vakum sistemleri, sıhhi tesisatlara, su depoları dezenfeksiyonu ve temizliği (lisanslı firmalarca), su arıtma sistemleri, sıhhi tesisatın, elektik panoları, otomatik kapılar, kartlı giriş sistemleri, klima santralleri, VRV sistemleri, ehiller grubu, soğuk hava depolan, pnömatik sistemleri ile ilgili bakım ve onarım hizmetlerini gerçekleştiriyor.

    Şirket, sağlık sektörünün hizmet kalitesini yükseltiyor

    Tarihimizin en önemli şifa kurumlarından olan ve yüzbinlerce vatandaşın sağlığını emanet ettiği Bezmialem Hastanesi zinciri, şimdi Dragos’da Proasist ile yaptığı işbirliği ile tam ve sürdürülebilir hizmet kalitesi için büyük bir adım atıyor. Şirket, özel yetişmiş teknik hizmet personeli ile sağlık sektörünün hizmet kalitesini yükseltiyor.

  • Kar, çay sektöründe kamunun görevine vurgu yaptı

    Sahip olduğu büyük tüketici kitlesi ile dünya çay sektörünün, ciro itibarı ile 2024 yılında 21 milyar dolarlık bir piyasa değerine ulaşacağı tahmin ediliyor.

    2016 yılı itibarı ile sektörün Türk çay sektörünün cirosu 1 milyar dolara yaklaşırken, özel sektörün piyasa payı yıllar sonra artarak 2016 yılında yüzde 50’ye ulaştı. Çay Sanayicisi İşadamları Derneği Genel Sekreteri Mustafa Yılmaz Kar, Çay sektöründe kamu ve özel sektör rekabetine değinerek, çay sektörünün kamunun öncülüğünde büyüyüp geliştiğini söyledi. Kar, “Türk çay sektörü bir ayağı üretici olan ve bir milyon insanın direkt olarak ilişkide bulunduğu bir sektördür. Sektörün istikrarlı bir biçimde büyümesinde üreticiye verilen desteklerin büyük önemi vardır. İç müşteri memnuniyeti denilen bu algı büyük bir maliyet ve fedakarlık gerektirmiştir. Özel sektörün sergilediği performans bu fedakarlığı yapabileceğinin göstergesini oluşturamadı. Zira kısıtlı kaynaklar sahibine bu alanda sorumluluk alma imkanı vermedi. Yaş çay alımlarında istikrar unsuru kamudur. Kamu bu günkü noktaya gelebilmek için büyük bir bedel ödemiş, istikrarın korunması için oluşan destekleme maliyetinin tamamını üstlenmiştir. Özel sektörün alım iştahı yıllara göre çok değişken bir performans gösterirken, kamunun dik duruşu ve sektördeki hakimiyeti özel sektör içinde çok rahat bir çalışma ortamı oluşturmuştur.”

    Kar, çay tüketicilerini endişelendiren sebeplere de vurgu yaparak hava kirliliği ve aroma çeşitlerinin doğal olmamasının sağlığımızı olumsuz etkilediğini söyledi. Mustafa Yılmaz Kar, Türk çayının bu anlamda masum olduğunu kış mevsimi boyunca kar altında kalan çay ağaçlarımızın zararlılardan arındığı gibi, hava kirliliğinin olmadığı çay bölgemizde dünyanın pestisit oranı en düşük çayının üretildiğini ifade etti.

    Kar şöyle devam etti:

    “Şimdi gururla ifade edebiliriz ki, Türk çay sanayicisi ham madde kalitesini yükselten teknolojileri kullanarak, çayın kendi aroması dışında katkı maddesi kullanmadan, tüketiciye en kaliteli doğal çayı üretmektedir.. Özel sektörümüz de kamu sektörünün kullandığı teknolojiyi kullanarak aynı kalitedeki doğal çayı üretiyor. Dünya çay pazarındaki değişimleri yakinen takip eden çay sektörümüz geleceğe yönelik, çay ağaçlarının yenilenmesi ve çay bahçelerinin birleştirilmesi yönünde çalışmalar yapmaktadır. “

    Türk çay sektöründe istikrar unsuru kamu olduğuna da değinen Kar, kamunun sektörden çıkması durumunda sektörün tüm ayaklarından yara alacağını, devletin bugün üstlendiği maliyetlerden çok daha büyük bir maliyeti üstlenmek zorunda kalacağının da asla göz ardı edilmemesi gerektiğine vurgu yaptı.

  • Bünyamin Baş: “İSMOB mobilya sektöründe önemli bir yere sahip”

    İstanbul Mobilya Fuarı (İSMOB), TÜYAP Fuarcılık ile Türkiye Mobilya Sanayicileri Derneği’nin (MOSDER) işbirliğinde bu yıl 13. kez düzenlendi. 1000’den fazla markanın katıldığı fuara bu yıl ilk kez katıldıklarını belirten DOVİ (Ofis Bazaar) stant sorumlusu Bünyamin Baş, İSMOB’un yurt içi ve yurt dışında mobilya sektöründe önemli bir yere sahip olduğunu söyledi.

    Şirket olarak e-ticaret sektöründe hizmet verdiklerini ifade eden Baş, “Şirketimiz 2011 yılında kuruldu; ancak markalaşma ve fuarlaşma konusunda daha yeni yeni adımlar atıyoruz. Sadece internet üzerinden ve GROS marketlere tedarikçi olarak çalışıyoruz. E-ticaret, artık piyasada en çok tercih edilen alışveriş şekli. İnsanlar oturdukları yerden alışveriş yapabiliyor ve bu sayede boşta kalan vakitlerinde diğer işlerini halledebiliyor” diye konuştu.

    İnsanların yaşam alanlarına renk katacak ürünler tasarladıklarını belirten Baş, konuşmasına şöyle devam etti:

    “Saklama üniteleri, kitaplık, çalışma masası, gardırop, bilgisayar koltuğu gibi uygun ve kaliteli ürünler üretiyoruz. Amasya Merzifon’daki fabrikamızda üretilen bu ürünleri e-ticaret üzerinden müşterilerimize sunuyoruz. Müşterimizin bizden aldığı herhangi bir ürünü aynı gün kargoya veriyoruz. Müşterimiz bu sayede ertesi gün o ürünü teslim alıyor.”

    Baş son olarak, “2017’de hedefimiz hem e-ticaret ortamında hem de toptan pazarda büyümeyi 2016’ya göre yüzde 30 ile yüzde 40 oranında arttırmak. O yüzden bu fuara katılmak bizim için çok önemli. İlk gün olmasına rağmen güzel ve verimli sonuçlar alıyoruz. İSMOB’un gerçekleşmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

  • İnşaat sektöründe mesleki yeterlilik belgesi alacaklara fırsat

    İnegöl Ticaret ve Sanayi Odası (İTSO), inşaat sektöründeki üyelerinin mesleki yeterlilik belgesi almaları için harekete geçti.

    Kurs sonunda, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) kurduğu Mesleki Yeterlilik Belgelendirme Merkezi A.Ş.’de (MEYBEM. A.Ş.) imtihana girip başarılı olan çalışanlara mesleki yeterlilik belgesi verilecek. İTSO Başkanı Metin Anıl, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nca bir tebliğ hazırlandığını söyledi. Tebliğde 48 meslek grubunun tehlikeli ve çok tehlikeli olarak tarif edildiğini ifade eden Anıl, “Bu meslek gruplarında çalışacak olanların mesleki yeterlilik belgesi almaları mecburi hale geldi. Belgesi olmayanları çalıştıranlara ise çalışan başına 500 TL ceza öngörülüyor” dedi.

    TOBB bünyesinde Mesleki MEYBEM. A.Ş’nin kurulduğunu söyleyen Metin Anıl, kurulan şirketin belge için başvuranların bilgi, beceri ve yetkinliklerinin ölçme ve değerlendirmesini yaptığını ve başarılı olanlara da mesleki yeterlilik belgesi verdiğini belirtti.

    İnegöl Halk Eğitim Merkezi ile görüştüklerini ve mesleki yeterlilik belgesi almak isteyenler için kurs düzenlenmesini talep ettiklerini söyleyen Metin Anıl, “Bu kursun ücretini odamız ödeyecek. Kursa katılanları MEYBEM’e yönlendireceğiz. Burada yapılacak ölçme ve değerlendirmede başarılı olanlar belgelerini alacaklar” diye konuştu.

    Başvurular sonrasında makul sayıya ulaşıldığında İnegöl Halk Eğitim Merkezi’nde kurs açılacağını belirten Anıl, kurs sonunda MEYBEM’de ölçme ve değerlendirme yapılacağını ifade etti.