Etiket: Sektörel

  • 2020 yılı Sektörel Rekabet Gücünün Geliştirilmesi Altyapı Programı ilan edildi

    2020 yılı Sektörel Rekabet Gücünün Geliştirilmesi Altyapı Programı ilan edildi

    Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı Sektörel Rekabet Gücünün Geliştirilmesi Altyapı Programı ilan edildi.

    Erzurum, Erzincan ve Bayburt illerinin tamamında uygulanacak olan programın toplam bütçesi 30 milyon TL olarak açıklandı. Sektörel Rekabet Gücünün Geliştirilmesi Altyapı Programına bölgede faaliyet gösteren kar amacı gütmeyen kurum ve kuruluşlar başvuru yapabilecek.

    Program çerçevesinde her bir proje için verilecek mali destek 200 bin TL ile 2 milyon 500 bin TL tutarlar arasında olacak.

    Proje başvurularının 28 Aralık 2020 saat 23:59’a kadar Kalkınma Ajansları Yönetim Sistemi (KAYS) üzerinden hazırlanması ve onaylanması gerektiği belirtildi. 28 Aralık 2020 saat 23:59 itibarıyla sistemin otomatik olarak kapanacağı ve sonrasında destekleyici belge ekleme ve projenin nihai halini onaylama da dâhil olmak üzere sistem üzerinden projeye dair hiçbir işlem yapılamayacağı bildirildi. Proje başvurularının tamamlanması için KAYS üzerinden alınan taahhütnamenin 04 Ocak 2021 saat 18.00’a kadar e-imza ile imzalanmasının esas olacağı kaydedildi.

    Taahhütnamenin e-imza ile imzalanmadığı hallerde, taahhütname başvuru sahibi tarafından ıslak imzalı olarak elden veya posta yolu ile 04 Ocak 2021 saat 18.00’a kadar Ajansa teslim edilmesi gerektiği belirtilerek, “Postadaki gecikmeler dikkate alınmayacaktır. Zamanında KAYS üzerinden başvuru sahibi tarafından onaylanmadığı için taslak olarak kalan ve/veya taahhütnamesi KUDAKA’ya zamanında teslim edilmeyen proje başvuruları değerlendirmeye alınmayacaktır” denildi.

    Sektörel Rekabet Gücünün Geliştirilmesi Altyapı Programının detaylarına http://pyb.kudaka.org.tr/Home/rb20 linkinden ulaşılabileceği bildirildi.

  • ATO sektörel istişare toplantılarına devam ediyor

    Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, isteyen herkesin istediği alanda işletme kurabildiğini ancak kurulan işletmenin çeşitli nedenlerle kısa sürede kapanmak zorunda kaldığını belirterek, bilgisiz ve plansız yapılan girişimcilikle sadece girişimcinin değil ülkenin de kaynağının boşa harcandığını söyledi.

    Sektörlerin sorunlarını istişare toplantıları ile masaya yatıran ATO, toplantılarına 60 No’lu Komite Restoran, Lokanta, Kafe Hizmetleri Meslek Komitesi Sektörel İstişare Toplantısı ile devam etti. ATO Congresium Hizmet Binası’nda İşletme Yeterlilik Belgesi ve sektörel konuların ele alındığı toplantının açılışında konuşan ATO Başkanı Gürsel Baran, son dönemde meslek komiteleriyle istişare toplantıları yaparak sektörel gelişimin önündeki engelleri ortadan kaldırmayı amaçladıklarını söyledi. Bu toplantılarda sektörlerde isteyen herkesin her alanda işletme kurabilmesinin hem hizmet kalitesinde düşüşe yol açtığını hem de fiyat konusunda haksız ve imha edici bir rekabete yol açtığını anlattıklarını dile getiren Baran, “İşletme kurmak bir kişinin tasarrufu. Gidip aynı işletmelerin olduğu bölgeye kurabiliyor. Ancak kurduğu andan itibaren girişimcinin bu tasarrufu o bölgedeki diğer girişimcileri, tüketicileri ve ülke ekonomisini etkilemeye başlıyor. İşler iyi giderse sorun yok ancak gitmezse işletmeler kapanmak zorunda kalıyor. Bu kez var olan kaynağın yanlış kullanımı nedeniyle sadece girişimcinin değil, ülkemizin ekonomisi de olumsuz yönde etkileniyor” dedi.

    Toplantının açılışında ATO’nun 60 No’lu Restoran, Lokanta ve Kafe Hizmetleri Meslek Komitesi Başkanı Yunus Demirci ile Türk Akreditasyon Kurumu (TÜRKAK) Genel Sekreter Vekili Orbay Evrensevdi de birer konuşma yaptı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığından Araştırmacı Ferruh Parmaksız’ın moderatörlüğünü yaptığı toplantının devamında sektör temsilcileri restoran, lokanta ve kafelerin işletme sorunlarını ve çözüm önerilerini ele aldı.

    Toplantıda 60. Komite Başkan Yardımcısı Gürbüz Bekiş, 60. Komite ve Meclis Üyesi Süleyman Cici, 60. Komite Üyesi Hakan Sancur sektörel sunumlar yaparken, ATO İDEA Mesleki Yeterlilik Merkezi Müdürü Dr. Şükran Mutlu sektördeki mesleki yeterlilik konularına değindi. Sektör temsilcisi Murat Servi’nin insan kaynaklarına ilişkin sunumunun yer aldığı toplantıda Bilkent Üniversitesi Gastronomi Bölümü Öğretim Görevlisi Elif Denizci de akademik açıdan sektörel konuları ele aldı. Büyükşehir Belediyesi 1. Zabıta Şubesi Ruhsat Amiri Fatih Arslan’ın ruhsatlandırmaya ilişkin bilgi verdiği toplantıda, Ankara İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Kayıt ve Onay Şefi Esat Akpınar sektörel sunum gerçekleştirdi.

    Toplantıya ATO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Halil İbrahim Yılmaz, 60. Komite Üyesi Ahmet Cevdet Ergen, 60. Komite ve Meclis Üyesi Abdülbekir Yılmaz, 60. Komite ve Meclis Üyesi Ayşe Nilay Çelik katıldı.

  • ATO sektörel istişare toplantılarına devam ediyor

    Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, isteyen herkesin istediği alanda işletme kurabildiğini ancak kurulan işletmenin çeşitli nedenlerle kısa sürede kapanmak zorunda kaldığını belirterek, bilgisiz ve plansız yapılan girişimcilikle sadece girişimcinin değil ülkenin de kaynağının boşa harcandığını söyledi.

    Sektörlerin sorunlarını istişare toplantıları ile masaya yatıran ATO, toplantılarına 60 No’lu Komite Restoran, Lokanta, Kafe Hizmetleri Meslek Komitesi Sektörel İstişare Toplantısı ile devam etti. ATO Congresium Hizmet Binası’nda İşletme Yeterlilik Belgesi ve sektörel konuların ele alındığı toplantının açılışında konuşan ATO Başkanı Gürsel Baran, son dönemde meslek komiteleriyle istişare toplantıları yaparak sektörel gelişimin önündeki engelleri ortadan kaldırmayı amaçladıklarını söyledi. Bu toplantılarda sektörlerde isteyen herkesin her alanda işletme kurabilmesinin hem hizmet kalitesinde düşüşe yol açtığını hem de fiyat konusunda haksız ve imha edici bir rekabete yol açtığını anlattıklarını dile getiren Baran, “İşletme kurmak bir kişinin tasarrufu. Gidip aynı işletmelerin olduğu bölgeye kurabiliyor. Ancak kurduğu andan itibaren girişimcinin bu tasarrufu o bölgedeki diğer girişimcileri, tüketicileri ve ülke ekonomisini etkilemeye başlıyor. İşler iyi giderse sorun yok ancak gitmezse işletmeler kapanmak zorunda kalıyor. Bu kez var olan kaynağın yanlış kullanımı nedeniyle sadece girişimcinin değil, ülkemizin ekonomisi de olumsuz yönde etkileniyor” dedi.

    Toplantının açılışında ATO’nun 60 No’lu Restoran, Lokanta ve Kafe Hizmetleri Meslek Komitesi Başkanı Yunus Demirci ile Türk Akreditasyon Kurumu (TÜRKAK) Genel Sekreter Vekili Orbay Evrensevdi de birer konuşma yaptı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığından Araştırmacı Ferruh Parmaksız’ın moderatörlüğünü yaptığı toplantının devamında sektör temsilcileri restoran, lokanta ve kafelerin işletme sorunlarını ve çözüm önerilerini ele aldı.

    Toplantıda 60. Komite Başkan Yardımcısı Gürbüz Bekiş, 60. Komite ve Meclis Üyesi Süleyman Cici, 60. Komite Üyesi Hakan Sancur sektörel sunumlar yaparken, ATO İDEA Mesleki Yeterlilik Merkezi Müdürü Dr. Şükran Mutlu sektördeki mesleki yeterlilik konularına değindi. Sektör temsilcisi Murat Servi’nin insan kaynaklarına ilişkin sunumunun yer aldığı toplantıda Bilkent Üniversitesi Gastronomi Bölümü Öğretim Görevlisi Elif Denizci de akademik açıdan sektörel konuları ele aldı. Büyükşehir Belediyesi 1. Zabıta Şubesi Ruhsat Amiri Fatih Arslan’ın ruhsatlandırmaya ilişkin bilgi verdiği toplantıda, Ankara İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Kayıt ve Onay Şefi Esat Akpınar sektörel sunum gerçekleştirdi.

    Toplantıya ATO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Halil İbrahim Yılmaz, 60. Komite Üyesi Ahmet Cevdet Ergen, 60. Komite ve Meclis Üyesi Abdülbekir Yılmaz, 60. Komite ve Meclis Üyesi Ayşe Nilay Çelik katıldı.

  • Selçuk’ta Sektörel Hizmetler Danışma Kurulu toplantısı

    Selçuk Üniversitesi (SÜ) Sektörel Hizmetler Koordinatörlüğü tarafından Sektörel Hizmetler Danışma Kurulu toplantısı gerçekleştirildi.

    Sektörel Hizmetler Danışma Kurulunun üniversitesi-sanayi iş birliğine atılan adımların devam niteliğinde ortaya çıkan bir süreç olduğunu söyleyen SÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Şahin, “Danışma kurulumuz, bundan sonra Selçuk Üniversitesinin sanayi, teknoloji, tarım ve gıda gibi alanlarda yapılacak çalışmaların planlanmasında danışılacak kuruldur. Selçuk Üniversitesinin teknolojik olarak yürüteceği süreçlerin tamamının karar merci olmasını biz arzu ediyoruz” dedi.

    Selçuk Üniversitesinin Türkiye’nin en kalabalık ikinci üniversitesi olduğunu söyleyen Rektör Şahin, “Ülkemizde, 15 araştırma üniversitesi var, bunların 10’u asil üye, 5 i yedek aday üniversitedir. Bizde, aday üniversitelerden biriyiz. Amacımız; araştırma üniversiteler arasına girmek çünkü hem kadro hem de kaynak ve finansman daha fazla sağlanıyor. Biz, genel üniversiteyiz. Üniversitemiz; misyon, konsept ya da tematik üniversite değildir. Bu amaca dönük Konya Teknik Üniversitesi kuruldu. Göreve başladığımız ilk günden beri ifade etmiştik. Havaalanın karşısında devredilen 800 bin metrekarelik bir arazi var, İnşallah Konya Teknik Üniversitesinin orada yapılanmasını arzu ediyoruz. Şehrin ileri gelenlerinin, bulunduğu ortamlarda tartışılarak karara bağlanan bir süreç var. Tabii bunu planlarken temel amacımız; öğrenci belirlenen alanlarda fabrikalara gitsin, makine nasıl çalıştırılıyor, yerinde görsün, öğrensin istedik. Bunun içinde sanayi içinde bir üniversite kurma çabası güdülmüştü” diye konuştu.

    “Üniversite-sanayi iş birliğinde olumlu dönüşler aldık”

    Sektörel Hizmetler Koordinatörlüğünün tanıtım çalışmalarında yaz boyunca fabrikaları ziyaret ettiğini ve firmalardan olumlu dönüşler aldığının altını çizen Rektör Şahin, “Üniversitemizden beklenen ara eleman yetiştirilmesi, bu son derece önemliydi. Özellikle de yurt dışı fuarlarda bilimsel olarak size katkı sağlayacak bir akademisyenin yanınızda bulunuyor, olmasını arzu eden iş adamlarımız oldu. Bu duruma biz de çok mutlu olduk. Bu birlikteliği sağlayarak aramızdaki mesafeyi ortadan kaldırmamız lazım. Zaman içerisinde şunu daha iyi gözlemliyoruz. Üniversiteler ülke için her şey değil ancak ülkenin geleceği için en önemli unsurlardan birisidir. Biz ilerlemek, büyümek, refah düzeyimizi artırmak, ekonomimizi güçlendirmek istiyorsak mutlaka bu sürecin içerisinde önemli paydaşlardan birisinin de üniversite olması lazım. Temel hedefimiz; üniversitemizin birikimleri var, bu birikimleri aktarmak istiyoruz. Konya’nın en önemli potansiyeli sanayidir. Özellikle; savunma sanayi, otomotiv ve tarım çok önemli, sanayide tersine mühendislik yürütülüyor, biz istiyoruz ki tasarlanmış mühendisliğe dönelim” ifadelerini kullandı.

    Patenti Selçuk Üniversitesine ait olan motor tasarlanacak

    BMC’nin isteği üzerine Selçuk Üniversitesi olarak 1000-1500 beygir gücünde bir diesel motor tasarlanacağını ifade eden Rektör Şahin, “Bu proje kapsamında yapılan hangarların birini Otomotiv Teknolojileri Araştırma Uygulama ve Tasarım Merkezi olarak tahsis ettik. 2 milyon dolarlık bir laboratuvar kuracağız. Bize, destek verecekler. İtalya’dan gelen bir ekip burada bizim belirleyeceğimiz 10-12 makine mühendisi ve elektrik elektronikçi arkadaşlarımızı eğiterek bu tasarımı gerçekleştirecek. Patenti ve lisansı Selçuk Üniversitesi ait olmak kaydıyla, finansmanı onlar sağlayacak. Otomotiv alanında makine mühendisliğimizin çok ciddi birikimleri var. Bütün bu alanlarda biz bilgimizi ve dünyadaki bilgileri sizin uygulamalarınıza ihtiyaç duyduğunuz oranda aktarmak istiyoruz. Mümkünse katma değer üreten çalışmalar yapmaya çalışacağız” dedi.

    Bilimsel altyapı hazırlamak için uygulama ve araştırma merkezleri kuruldu

    Selçuk Üniversitesinin faaliyetleri ve çalışma alanlarıyla sanayiye her zaman destek sağlayacaklarını söyleyen Rektör Şahin, “Bilimsel anlamda alt yapı oluşturmak adına kurduğumuz bazı araştırma ve uygulama merkezleri var. Bunlar; Otomotiv Teknolojileri Uygulama ve Araştırma Merkezi, Nükleer Malzemeler Uygulama ve Araştırma Merkezi ile Yenilenebilir, Temiz Enerji Uygulama ve Araştırma Merkezleridir. Uluslararası İlaç Mükemmeliyet Uygulama ve Araştırma merkezi kurduk, yerli ilaç üretimiyle ilgili süreç yürütülecek. Şu anda gerçekçi olmak lazım dünyada en güçlü firmalar medikal firmalardır. İlaçta çok fazla yapabileceğimiz bir şey yok ama kendimize ait ilaç üretmeye çalışacağız. Ancak tıbbi cihazlar konusunda dünyada ithal edilen toplam 7.8 milyar dolarlık cihaz Türkiye’ye geliyor. Bunlar; Konya sanayisinde üretilebilir. En önemli alanlarda birisi de KBRN’yle ilgili, kimyasal ve biyolojik tehlikeli patlayıcılarla ilgili bir merkez oluşturduk. Kimyasal ve biyolojik savunmayla alakalı olan dekontaminasyon ve solüsyonları da dâhil Konya sanayisinde üretilmesiyle ilgili 7 kişilik bir ekip bulduk. Ankara’dan Genel Kurmay Başkanlığı bağlantılı çalışan akademisyenler ve Sağlık Bakanlığı bünyesinde olanları üniversitemiz bünyesine dâhil edeceğiz. Ar-Ge yapılacak ve üretimle ilgili sunulacak” ifadelerini kullandı.

    Firma yöneticileri, temsilcileri ve kurum müdürleri üniversite sanayi iş birliğinin önemine dikkat çekerek eğitim ile uygulamanın birleşerek sektöre kaliteli insan kaynağının kazandırılmasını konusunu vurguladı.

    Rektör Şahin, firma yöneticileri, temsilcileriyle ve kurum müdürleriyle istişarede bulundu.

    Türkiye’nin henüz sanayi toplumu olmadığını söyleyen Konya Sanayi Odası Başkanı Memiş Kütükcü, “Sanayi toplumu dönüşümünü yapan ülkeleri konuşuyoruz. Bunların başında Almanya geliyor. Ancak sanayi toplumu olmaya dair yol almaya çalışıyoruz. Konya sanayi şehri olabilmeyi tamamlamış bir şehir değil, bu yolda ilerliyoruz. Yerel işletmelerle, uluslararası boyuta ulaşmış durumda ve dünyayla rekabet etmeye doğru hızla yol alıyoruz. Allah’a çok şükür. Ancak istiyoruz ki hemen bu eksikleri tamamlayalım. Dünyada yarış hızlandı, bu hıza ulaşabilmek için bizim dünyadaki rakiplerimizde daha çok koşmamız gerekiyor” şeklinde konuştu.

    Sektörel Hizmetler Koordinatörü Öğr. Gör. Dr. Bilgehan Yabgu Horasan, sektörel hizmetler sürecinin kurulmasından, sahada yapılan çalışmalar ve faaliyetler hakkında bilgilendirmede bulunarak sunum yaptı.

    Keykubat Köşkünde gerçekleşen toplantıya, Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Şahin, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ahmet Kağan Karabulut, Prof. Dr. Hüseyin Kara, Prof. Dr. Mehmet Okka, Konya Sanayi Odası Başkanı Memiş Kütükcü, KOSGEB İl Müdürü İsmail Özdemir, KOP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanı İhsan Bostancı, Bilim Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Uğur Özalır, Konya Teknokent Genel Müdür Yardımcısı Yeliz Erenler, Konya Teknik Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ferruh Yıldız, Sektörel Hizmetler Koordinatörü Öğr. Gör. Dr. Bilgehan Yabgu Horasan, dekanlar, çok sayıda kurum müdürleri, firma yöneticileri ve temsilcileri katıldı.

  • 2019 yılında sektörel bazlı beklenen gelişmeler

    TÜSAYDER Uluslararası İlişkiler Eğitim Komitesi Başkanı Sevgi Yılmaz, 2019 yılında en büyük sıkıntıyı yurt dışından ham madde tedariki yapan firmaların göreceğini söyledi. Yılmaz, gelecek yıl turizm ve demir çelik sektörlerinin ise sıçrama yapacağını kaydetti.

    Türkiye Satınalma Yöneticileri ve Profesyonelleri Derneği (TÜSAYDER) Uluslararası İlişkiler Eğitim Komitesi Başkanı Sevgi Yılmaz, 2019 yılı beklentilerini paylaştı. Yılmaz, 2019 yılında en büyük sıkıntıyı yurt dışından ham madde tedariki yapan firmaların göreceğini söyledi. Yavaşlayan ekonomik büyüme, artan döviz fiyatları, maliyetlerdeki artışın fiyatlara yansıtılamaması ve sektörel bazda yaşanan bazı sıkıntılar nedeniyle 2018’in birçok şirketin belinin büküldüğünü aktaran Yılmaz, “Uluslararası piyasalarda 7 lirayı geçen dolar ve 8 liranın üzerine çıkan euro, ham maddesini yurt dışından alan ya da döviz borcu olan şirketleri finansal açıdan zorluyor. Tekstil ve inşaat finansal açıdan en çok zorlanan sektörlerde başı çekiyor. Tekstilin bazı kollarında iflaslar yaşanması beklenirken, inşaattaki toparlanmanın ise 5 yılı bulabileceği belirtiliyor. Bu olumsuz genel çerçevenin aksine turizm ve demir çelik sektörlerinin 2019’da deyim yerindeyse yıldızı parlayacak” dedi.

    Kimler sıkıntı yaşayacak?

    Türkiye’nin önde gelen şirketlerinin satınalma birimi yönetecilerinin üyesi olduğu Türkiye Satınalma Yöneticileri ve Profesyonelleri Derneği (TÜSAYDER) Uluslararası İlişkiler Eğitim Komitesi Başkanı Sevgi Yılmaz, birçok ayakkabı firmasının finansal açıdan dar boğaza girerek iflas ettiğine dikkat çekerek, “Bu firmalar döviz bazlı ham madde alıyorlar ama içeride satışlarını TL ile yapmak zorundalar. Artan maliyetleri fiyatlara yansıtamayınca da dayanabilen dayanıyor dayanamayan da iflas ediyor. Önümüzdeki dönemde iflas ettiğini duyacağımız ayakkabı firmaları maalesef olacak” dedi.

    Yılmaz, bu firmaların yapmaları gereken tek şeyin satış vadelerini azaltarak, yerli ham madde kullanımına yönelmek olduğunu söyledi.

    Kimlerin yıldızı parlayacak?

    2019 yılında finansal açıdan en az demir-çelik sektörünün zorlanacağını belirten Yılmaz, ihracat yapan şirketlerin 2019’de ciddi karlılıklar yaşayacağını belirtti.

    “2019 yılında da hemen hemen tüm sektörlerin maliyetleri artacak” diye konuşan Yılmaz, “Karlılığını sürdürebilecek şirketler de olacak. Mesela ihracat yapan şirketler, demir-çelik ve turizm sektörleri kârlılıklarını 2019’da da sürdürecek” dedi. Döviz fiyatları nedeniyle Türkiye’nin şu anda yabancı turistler için ’en düşük maliyetli turizm cenneti’ olduğuna dikkat çeken Yılmaz, “Mesela yerli turist için 100 euroluk bir otel pahalı ama yabancı turist için bu fiyat uygun. Dolayısıyla 2019 turizm sektörünü için parlak bir yıl olacak” diye konuştu.

    “İnşaat sektörü 5 yıldan önce toparlanamaz”

    İnşaat sektörü için de uyarılarda bulunan Yılmaz, bu sektördeki dar boğazın süreceğini belirterek şöyle devam etti: “Bir zamanlar büyümenin lokomotifi olan inşaat sektörü şu anda ciddi sıkıntı yaşıyor. İnşaat firmalarının ellerinde ciddi bir konut stoğu oluşmuş durumda. Önümüzdeki dönemde konut fiyatlarının değeri düşecek. İnşaat sektöründe gözle görünür bir iyileşmenin yaşanması 5 yılı bulur.”

    Otomotivi ne bekliyor?

    Otomotiv sektöründe 2019 yılının ikinci ya da üçüncü çeyreğinde hareketlilik beklediğini belirten Yılmaz, “Türkiye’de yaşanan döviz artışı nedeniyle otomotiv fiyatları yükseldi dolayısıyla satışlar durgun. Bu sektördeki hareketlenme 2019 yılının ortasını bulacaktır” dedi.

    STZ18’de yerli ürün kullanımına dikkat çekilecek

    Ham madde kullanımını yurt dışından yapmak yerine yurt içinden yapan şirketlerin finansal geleceklerini olumlu yönde etkileyeceğinin de altını çizen Yılmaz, “TÜSAYDER olarak 1 Aralık’ta İstanbul’da Satınalma Zirvesi 2018’de (STZ18) yüzlerce satınalmacı bir araya geleceğiz. Bu yıl 8.’sini düzenleyeceğimiz zirvede yerli ürün kullanımına özellikle dikkat çekeceğiz. STZ18’in ana temasını da bu doğrultuda ’Yerli ve Milli Dönüşüm=Yerelden Globale’ olarak belirledik. STZ her yıl olduğu bu yıl da hem yurt dışından hem de yurt içinde önemli konuşmacıları ağırlayacak. IFPSM CEO’su Malcolm Youngson, Uluslararası Satınalma ve Pazarlık Danışmanı ve Eğitmeni Omid Ghamami ve Ekonomist ve yazar Mahfi Eğilmez bu yılki STZ18’de bizimle birlikte olacak isimlerden bazıları”