Etiket: Şekeri

  • Jandarmadan bayram şekeri

    Manisa’nın Kula ilçesinde uygulama yapan jandarma ekipleri, durdurdukları araçlardaki vatandaşlara şeker ve kolonya ikram etti.

    Kula İlçesi Gökçeören Mahallesi Jandarma Komutanlığına bağlı trafik ekipleri yol kontrolünde durdurdukları sürücülere trafik kurallarına uymaları konusunda uyarıda bulunurken kolonya ve şeker ikram ederek bayramlarını kutladı.

    İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, Gökçeören Mahallesi girişinde kontrol noktası oluşturarak araçları durdurdu. Sürücüler ile araçlarda bulunanlara şeker ikram eden jandarma ekipleri, trafik kurallarına uymaları konusunda uyarıcı broşür dağıttı. Özellikle kemer takmaları konusunda araçta bulunanları uyaran jandarma ekipleri, sürücülere de uzun yolculuklarda dinlenmeleri tavsiyesinde bulundu. Vatandaşlar jandarmanın yaptığı uygulamadan memnun olduklarını belirtti.

  • Bayram şekeri yerine ipek kozası dağıttılar

    Bursa’nın İnegöl ilçesinde 100 yıldır ipek kozası üreten köyde hasat bayrama denk geldi. Köylü kadınlar el öpmeye gelen çocuklara da şekerle birlikte ipek kozası hediye etti.

    İhsaniye Mahallesi’nde evlerinin bahçesinde ipek kozası ayıklayan köylü kadınlar, eve bayram ziyareti için gelen misafirlerini de ağırlamaktan geri kalmadı. Köylü kadınlar el öpmeye gelen çocuklara da şekerle birlikte ipek kozası hediye etti.

    300 kilo rekolte beklenen köyde evlerinin bahçesinde ipek kozası ayıklayan köylüler, 40 günde 20 bin lira gelir elde edecek. Hasadı yapılan kozalar, Bursa Koza Birlik’ten gelecek olan yetkililere teslim edilecek. Köyde ikamet eden 5 hanedeki kadınlar, damızlık ipek böcekçiliği üretimi yapıp, hasadını da kendi elleri ile yapıyorlar. 100 yılı aşkındır süren geleneği devam ettiren kadınlar, üretimin git gide azaldığını söylediler. 75 yaşındaki Emine Buran, “45 yıldan bu yana koza üretimi yapıyorum. Önceden ilaç yoktu daha güzel üretim yapılırdı. Şimdi ilaç kullanımı ile beraber sıkıntı yapıyor. Geçtiğimiz yıllarda 10 hane koza üretimi yapardı. Şimdi ise 5 hane kaldı. 45 günde koza üretimi yapıyoruz. Satışını yapıyoruz. İlk defa hasat bayrama denk geldi. Mecburen hasat yapmak zorundayız. Bayramı evimizde geçirirken hemde hasat yapıyoruz. Torunlarımız geliyor el öpmeye onlara şeker yerine koza veriyoruz” dedi.

    Koza üreticisi Ahmet Aygün ise, “Ben kendimi bildim bileli üretim yapıyoruz. İlk defa hasat bayrama denk geldi. Kozanın zamanı geldiği zaman hasadı beklenmez. Bu nedenle öğlene kadar bayramlaştık öğleden sonra da hasat yapıyoruz. Asıl bayram ürünlerimizi teslim ettikten sonra olacak” dedi.

    İhsaniye Mahallesi Muhtarı Hayati Çiçek de, “Bu sene hasat biraz sancılı geçti. Aşırı yağışların olması üreticiyi zorladı. Ürünlerimiz yağışlara rağmen kaliteli oldu. Önceki yıllarda 10 civarında üretici vardı. Bu sene 5 haneye düştü. Her yıl düşme aşamasında. İşte burada Büyükşehir Belediyesi ve Koza Birlik’e büyük iş düşüyor” dedi.

    Bu yıl koza festivali yapacaklarını aktaran Çiçek, “Büyükşehir belediyemiz söz verdi, festival olacak. İnşallah festival gerçekleşir. Önemli olan üreticimizi motive etmek. İpek böceği İnegöl’ün Bursa’nın gözbebeği. Geçen yıl 500 kilo üretim yapılıyordu, bu sene ise 300 kilo rekolte bekliyoruz. Yaklaşık kazanç ise 20 bin lira civarında” diye konuştu.

  • Bayram şekeri yedikten sonra yapılması gerekenler

    Samsun Diş Hekimleri Odası Başkanı Abdullah İlker, Ramazan Bayramı’nda tüketilen bol şekerli gıdaların ardından ağzın çalkalanması, su içilmesi ve dişlerin de 3 dakikadan fazla fırçalanması gerektiğini söyledi.

    Diş Hekimi Abdullah İlker, Ramazan Bayram’ında tatlı yiyeceklerin tüketilmesinin ağız ve diş sağlığına olan etkileri hakkında açıklamalarda bulundu. İlker, çok şeker tüketmenin dişlerin çürümesini hızlandırdığını söyledi.

    Diş çürümesinin önüne geçmek için açıklamalarda bulunan Abdullah İlker, “Ramazan’da tatlı tüketimi çok oluyor. Ramazan Bayramı’nda adet olarak baklava, şeker, lokum, çikolata ve sütlü tatlılar ikram edilir. Bu gibi karbonhidratlı maddeler diş çürümesini hızlandırır. Dişlerde var olan küçük çürükler, çatlaklar, diş eti çekilmesi, diş cebi gibi rahatsızlıkları karbonhidratlar arttırır. Bu gibi olumsuzlukları önlemek için tatlı şeyler yedikten sonra mutlaka ağzımızı suyla çalkalamamız ve üzerine su içmemiz gerekir. Ağzımızda tatlı karbonhidratların birikmesini önlememiz gerekir. Bu işlemlerin ardından da dişlerimizi fırçalamamız gerekir. Diş fırçalaması süresi de en az 3 dakikadan fazla olması gerekiyor. Biz, genelde dişlerimizi çok kısa sürede fırçaladığımızı zannediyoruz. Dişleri az fırçalamak, hiç fırçalamamakla eş değerdedir. Mutlaka bütün dişleri önden, arkadan, içeriden, dışarıdan 3 dakikayı açacak şekilde fırçalamamız gerekir” dedi.

    İlker, ayrıca diş protezlerinin de çıkartılarak fırça ile temizlenmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

  • Kardelen kestane şekeri ailesi iftar yemeğinde buluştu

    İlka Şekerleme, yurtiçi ve yurtdışındaki bayilerini geleneksel iftar yemeğinde buluşturdu.

    İlka Şekerleme Fabrikası’nda bu yıl 7. kez düzenlenen yemekte, sade bir menü ile orucunu açan konuklar bolca sohbet etme ve kaynaşma imkanı buldu. İftar yemeğine katılan misafirlerini karşılayan firma sahipleri Demet Ünlü ve Mümin Akgün, geleneksel hale getirdikleri iftar buluşmasında oruçlarını çalışanları ve bayileri ile birlikte açmanın mutluluğunu yaşadı. İlka Şekerleme Genel Müdürü ve firma ortağı Mümin Akgün, iftar yemeğinin, çalışanlar ve bayileri arasındaki bağları güçlendirdiğini ve kaynaşma fırsatı sunduğunu dile getirdi.

    Firma ortaklarından Demet Ünlü de, gösterişten uzak huzur dolu bir ortamda iftar açtıklarını ifade ederek, iftar yemeğinin çalışanların ve bayilerin firma ile daha sağlıklı ilişkiler kurmasına katkı sağladığını söyledi.

  • Gebelik şekeri, anne ve bebek sağlığı için ciddi risk oluşturuyor

    Mersin Özel Yenişehir Hastanesi Kadın Doğum Uzmanı Dr. Özgü Keskin Yılmaz, gebelik şekerinin anne ve bebek üzerinde erken doğumdan ani bebek ölümü ve ölü doğum riskine kadar çok ciddi etkileri olabildiğini belirterek, anne adaylarını uyardı. Uzm. Dr. Yılmaz, tüm gebelere şeker yükleme testi yaptırmalarını önerdi.

    Uzm. Dr. Keskin, yazılı bir açıklama yaparak, gebelik ile ilgili önemli uyarılarda bulundu. Gebelikte en sık karşılaşılan hastalıklardan birinin gebelik şekeri (gebelik diyabeti) olduğunu ifade eden Keskin, gebelik şekerinin 24. haftadan sonra ortaya çıktığını, doğum gerçekleşince sona erdiğini bildirdi. Gebelik şekerinde tedavide, genelde sadece diyet ve egzersiz yeterli olurken, bazen insülin tedavisinin de gerekebildiğine işaret eden Uzm. Dr. Keskin, “Günümüzde genç yaşlarda artan anne obezitesi, azalmış fiziksel aktivite, hazır gıda tüketiminin artışı, anne olma yaşının daha ileri dönemlere kayması gebelik diyabetinin görülme sıklığını artırmaktadır” dedi.

    “Gebelik diyabeti hem anne hem de bebek için ciddi problemler oluşturabilir”

    Gebelik diyabetinin tanısının erken dönemde konmasının ve gerekli önlemlerin alınmasının, bebek ve anne üzerindeki olumsuz etkileri önleyeceğine dikkat çeken Keskin, “Gebelik diyabeti, erken ve uzun dönemde hem anne hem de bebek için ciddi problemler oluşturabilir. Bunlar arasında erken doğum, iri bebek, ani bebek ölümü ve ölü doğum riski sayılabilir. Yeni doğan döneminde bebeğin kan şekerinin ve kan kalsiyum seviyesinin düşmesi, sarılık ve solunum sıkıntısında artış söz konusudur. Özellikle bebeğin doğum kilosunun 4 bin 500 gramın üstünde olması zor doğum, omuz takılması ve sezaryenle doğum olasılığını artırır. İleri dönemde bebekte obezite, diyabet ve hiperaktivite sıklığında artış saptanmıştır” ifadelerini kullandı.

    “Tüm gebelere şeker yükleme testini yaptırmalarını öneriyoruz”

    Tüm gebelerin şeker testi yaptırmasını öneren Uzm. Dr. Özgü Keskin, şunları kaydetti:

    “Annede tansiyon yüksekliği, bebeğin suyunun fazla olması, sonraki dönemde kalıcı tip-2 diyabetes mellitus ve koroner arter hastalığı riskini arttırır. 24-28. haftalar arasında 75 gram ile şeker yükleme testi yapılması uygundur. Önceden 50 gram ve 100 gram olmak üzere iki aşamalı test uygulanırdı. Ancak ülkemizde günümüz koşullarında, her gebeye tek basamaklı 75 gram şeker yükleme testi yapılması, maliyet ve hastanın uyumu açısından en uygun olandır. Önceden bu test içerisindeki şeker nedeni ile bulantı ve kusma şikayeti yapabilmekte iken, şu an kullandığımız solüsyonlarda bu yan etkiler azalmıştır. Testin anneye ve bebeğe hiçbir zararı yoktur. Solüsyonlarda kullanılan şeker miktarı 3 dilim baklavanın içinde bulunan şeker ile aynı miktara sahiptir. Zaten günlük yediğimiz tatlılarla çok daha fazlasını almaktayız. Tüm gebelere şeker yükleme testini yaptırmalarını öneriyoruz. Gebelikte şeker hastalığı anne ve bebek sağlığını riske atan son derece önemli bir durumdur, ihmal edilmemelidir.”