Etiket: şeker

  • Eski MHP Milletvekili Bahattin Şeker “Millet İradesine Saygı Duymak Lazım”

    Bilecik’in eski MHP Milletvekili Bahattin Şeker, 1 Kasım seçimleriyle ilgili olarak değerlendirmelerde bulundu.

    Millet iradesine saygı duyulması gerektiğini belirten Şeker, başarısız olan muhalefet partilerinin ise bu sonuçları kendi iç yapılarında değerlendirmeleri gerektiğini söyledi. Bahattin Şeker yaptığı açıklamada, “Yeni bir seçim geçirdik. Seçimin memleketimiz ve milletimiz için hayırlı olmasını diliyorum. Tabii ki sandıktan çıkan millet iradesine saygı duymamız gerekiyor. Seçim sonuçlarına göre Adalet ve Kalkınma Partisi seçimi kazanmış ve tek başına iktidar olmuştur. Ülkemize ve memleketimize hayırlı olsun. Bilecik’imizde de AK Parti’den Halil Eldemir CHP’den ise Yaşar Tüzün milletvekili seçilerek TBMM’de Bilecik’i temsil etme yetkisi elde etmişlerdir. İki kardeşimize de meclis çalışmalarında başarılar diliyorum. İnşallah Bilecik’imize, ilçelerimize, beldelerimize ve köylerimize faydalı hizmetlerde bulunacaklardır. Bilecik’in eksikleri ve sorunları çoktur. Bu bağlamda gerekli tespitlerin yapılarak ilimizin kalkınması noktasında üzerlerine düşeni yapacaklarına olan inancım tamdır. Tabi bu seçim sonuçları önümüzde ki günlerde daha çok tartışılacaktır. Bu seçim sonuçlarına göre oylarını arttıramayan ve başarısız olan muhalefet partileri bu sonuçları kendi partilerinde genel kurullarında tartışıp yeni bir yol çizeceklerdir. Tekrar seçimin ülkemiz ve memleketimize hayırlı olması temenni ediyorum” dedi.

  • Şeker Pancarı’na Rekor Taban Fiyatı 200 TL İle Kayseri Şeker’den Geldi

    Pancar üreticisinin dört gözle beklediği ve 2014 yılında 157,5 lira olan şeker pancarı taban fiyatı 2015 yılında 16 polar için ton başına 190 TL olarak açıklanması Kayseri Şeker pancar çiftçilerine ayrıca bir sevinç yaşattı.

    Yaptığı yatırımlarla pancar çiftçisinin gelirini artırarak, yüzünü güldüren Kayseri Şeker’in Türk Şeker’in belirlemiş olduğu taban fiyatından 10 TL fazla fiyat vereceğini Kampanya açılışında belirtmişti.

    Konu ile ilgili olarak Kayseri Pancar Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay yaptığı açıklamada; “Kayseri Şeker olarak 4.5 yıldan beri her zaman söylüyoruz; Çiftçimize alın terinin karşılığı, hakkı ile ödenecek. Bu çerçevede 2015-2016 dönemi için 10 lira fazla uygulamasını gerçekleştirerek Türk Şeker’in belirlemiş olduğu 190 TL/Ton taban fiyatından 10 TL fazla fiyat vermek suretiyle Kayseri Şeker Pancar çiftçisinin üretmiş olduğu pancarını 16 polar için 200 TL /ton’ dan alacaktır. 61. Dönem kampanya açılışımızda söz vermiştik. Sözümüzde duruyoruz çiftçimiz için hayırlı olsun” dedi.

    Kayseri Şeker 2014-2015 Kampanya döneminde yaklaşık 9 Bin çiftçi ile pancar ekimi sözleşmesi yapmış olup toplamda beklenen 2 Milyon 200 Bin ton pancar hasadı sonrasında 430 Milyon TL Pancar bedeli ödemesi yapacağı ve bu ödemelere temiz pancar ve erken söküm primleri de eklendiği takdirde, bölge ekonomisine katkısı bakımından pancar çiftçisine ödenecek miktarın yaklaşık 450 Milyon TL’yi bulacağı belirtildi.

  • Şeker Hastalarınında Ayakkabının Hayati Önemi

    Türk Ortopedi ve Travmatoloji Birliği Derneği (TOTBİD) Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Önder Kılıçoğlu, şeker hastalığı olanların ayakkabı seçimine özen göstermesi gerektiğini belirterek, “Tümörlerden ölümü yüzde 5’lere düşürdük. Diyabetik ayaktaki akut enfeksiyondan sonra, iki 3 yıl içinde ölme olasılığınız yüzde 50 hiç kimse bunu söylemiyor. Kanser görünce korkmuyoruz. Diyabetik ayakta enfeksiyon yara varsa biz korkuyoruz” dedi.

    Türk Ortopedi ve Travmatoloji Birliği Derneği (TOTBİD) Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Önder Kılıçoğlu, halka kireçlenme deyince akıllarına bulaşık makinesi içindeki borudaki kireçlenmenin geldiğini söyledi. Öncelikli görevin halka olayın bu olmadığını anlatmak olduğunu aktaran Prof. Dr. Kılıçoğlu, “Kireçlenme ne yazık ki bir şeyin gelmesi değil, teflon tava gibi bir tabakanın gitmesidir. Sonuçta bir şey gittiği ilaçla ya da benzeri şeyle bunu yerine koymak mümkün değildir. Temel tedavi gitmiş olan bir tabakanın kalanı ile idare etmektir. Dizimiz kireçleniyor, koşalım, uzun süre yürüyüş yapalım dediklerinde neden ağrıların fazla arttığını böyle anlatabiliriz. Kalan kıkırdak yapısı gidene kadar idare ettiriyoruz. Gün geliyor kıkırdak tamamen yok oluyor. Onun yerine protez denilen eklem yüzeylerini değiştirme ameliyatları yapıyoruz. İçeriye giriyoruz. Aşınmış olanların yerine ara yüzler koyuyoruz. Başarılı olan bir ameliyat. En çok yüzümüzü güldüren hastalardı. 10 yılda yüzde 95’e yakın başarı sağlıyoruz” ifadelerine yer verdi.

    “RAHAT HİSSETTİĞİNİZ AYKABIYI GİYİN”

    Toplumda, “Çocuğuma nasıl ayakkabı alayım, kendime nasıl ayakkabı alayım” sorusu ile çok karşılaştıklarını söyleyen ve bu soruların aslında güzel bir cevabı olmadığını aktaran Prof.Dr. Kılıçoğlu, “Olsaydı herkes bulur ve birbiri ile paylaşırdı. En kolay cevabı hangi ayakkabıyla rahatsanız onu giyeceksiniz. Bunu bana soran herkes biliyor. Biraz topuklu giyebilir miyim. 2.5 santime kadar topuk giyebilirsiniz sorun yok. Ama bu sayı her zaman artıyor. O giyiyor yıllardır bir şey olmuyor, bende neden oluyor deniliyor. İnsanların bir grubu şanslı ayakkabıları istedikleri gibi giyiyorlar. Bir şey olmuyor. Bu durum anasına bak kızını al gibidir. Genetik geçiş var. Yaşla birlikte ayakta genişler. Bu grup yüksek topuk giydiğinde ayaklar öne yükleniyor, ardından ciddi sorun nasır ve yaralar ortaya çıkabiliyor. Topuklu giydiğinde dizleri bükük yürüyen kadınlar vardır. Kişi topuklu ile birlikte tam dik duramıyorsa diz eklemleri çok yüklenir, ciddi eklem ağrısı ve kalça sorunu çıkarabilir. Herkes hangi grupta olduğuna karar vermelidir” diye konuştu.

    “DİYABETİK AYAKTAKİ ENFEKSİYON RİSKİ”

    Yaşlı popülasyonda özellikle de şeker hastalarında ayakkabı seçiminin önemine değinen Prof.Dr. Kılıçoğlu, “Ülkemizde diyabet yüzde 10’a ulaştı. Bunların tanı koyanların yüzde 8’dir. Ciddi bir kısmı ayakkabısı vurduğu için ayağında ortaya çıkan yara ile tanı koyuluyor. Kanserde çok başarılıyız, tümörü çözdük. Tümörlerden ölümü yüzde 5’lere düşürdük. Diyabetik ayaktaki akut enfeksiyondan sonra, iki 3 yıl içinde ölme olasılığınız yüzde 50 hiç kimse bunu söylemiyor. Kanser görünce korkmuyoruz. Diyabetik ayakta enfeksiyon yara varsa biz korkuyoruz. Her şeker hastası ayakkabısına özen göstermelidir. Ayağını vazelinlemesi ve ayağından daha geniş ayakkabı giymesi gerekir. Diyabetiklilerin son derece yumuşak deriden yapılmış burunları yüksek ve geniş ayakkabı giymesi gerekir. Bu nedenle yara açma ve enfeksiyonla karlılaşma oranları düşüyor” dedi.

    “BEŞİK TABAN AYAKKABI ZAYIFLATMIYOR”

    Kılıçoğlu, “Beşik taban yuvarlanan ayakkabılar, zayıflatıyor diye piyasaya çıktı. Zayıflattıkları doğru değil. Dengesi normal olmayan yaşlılarda ciddi bir sorun ortaya çıkabiliyor. Ancak ayağının içindeki ağrılı eklemler bulunan hastaların rahat yürümesine yardımcı oluyor. Sağlıklı kişiler değil, ayak içinde sorunu olan hastalar için doğru seçenektir” şeklinde konuştu.

    MENÜSKÜS

    Menüsküs sorununa da değinen Prof.Dr. Kılıçoğlu, “Menüsküs her iki dizde yer alan kıkırdak dokudur. Amartisördür aslında. Ay çöreği gibi bir dokudur. İki çeşit hastalığı var hepsinde yırtık geçiyor. Bir sporcuda, futbolcu da menüsküs yırtığından bahsediyorsak darbe ile olmuş ve sağlam dokunun kopmasıdır. Bu dikilebilen dokudur. İkinci grup ise dejenire aşınmış dizler. Yaşlı dizler. Onlar farklı bir grup, kalitesi bozulmuş dokunun liğme liğme olmasıdır. Onların farklı tip ve tamir edilmesi zordur. O yırtıkların çıkarılması nadir gereklidir. Her Menüsküs yırtığının belli yaştan sonra çıkarılması zorunlu değildir. Belli yaşın üzeri menüsküs çıkarılmaz” dedi.

  • Çimen: “Şeker Fabrikası Yeniden Revize Edilecek”

    Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Milletvekili Adayı Ertürk Çimen, Ilıca ve Oltu’da seçmenle buluştu. ‘‘Şeker Fabrikası yeniden revize edilecek’ diyen Çimen’e hem Ilıca’da hem de Oltu’da büyük ilgi vardı.

    AKP’nin özelleştirme adı altında şehirleri yoksulluğa, işsizliğe, garibanlığa sürüklediğini ifade eden MHP’li Ertürk Çimen, ‘Sanki kendilerinden başka iktidarlar hiçbir iş yapmamış. Peki özelleştirdiğiniz, sattığınız işletmeleri kim yaptı? Sata sata bitiremediğiniz yatırımların altında kimlerin imzası var’ dedi.

    Çimen, AKP’lilerin gittikleri her yerde algı operasyonları yaptıklarını, AKP iktidar olamazsa ülkenin her türlü krizle karşılaşacağını söylediklerini, 13 yıldır AKP’nin tek başına iktidar olduğunu ama ülke başını sıkıntıdan bu tarafa alamadığını, ifade eden Ertürk Çimen, şunları söyledi:

    ‘Bakın Erzurum’a, işsizlerle dolup taşıyor. Analar, babalar mutsuz. Çünkü çocuklarının geleceğinden endişe duyuyorlar. Hangi ilçeye giderseniz gidin, kahvehane sayısı en fazla olan yerlerdir. Kahvahanelerin çok oluşu işsizliğin, fukaralığın göstergesidir. Yazık bu genç kardeşlerimize. 13 yıldır tek başına iktidarsın. Çözebildin mi işsizliği? Çiftçinin, köylünün yanında olabildin mi? Emekliyi kucaklayabildin mi? Kamu çalışanlarının haklarını tam anlamıyla verebildin mi?

    Terörü çözüm süreci diyerek milletin başına bela etmedin mi? Şimdi bakıyorum AKP lilerin bir kısmı çözüm süreci buzdolabına kondu diyor, bir kısmı her şeye rağmen çözüm sürecini yeniden yapacağız diyor.

    1 Kasım de terör belası da bitecek, vatandaşın dertleri de çaresini bulacak. Çünkü MHP iktidar olacak. İktidara yürüyecek.’

    -OLTU’DA MHP’YE BÜYÜK DESTEK

    MHP’li Ertürk Çimen Oltu’da MHP’ye olan desteği gördüklerini, bundan çok mutlu olduklarını söyledi.

    Oltu’da sivil toplum kuruluşları, esnaf ve vatandaşlarla bir araya gelen Çimen, Oltulunun derdinin kendi dertleri olduğunu ifade etti.

    Çimen, ‘Oltu ilçemizi ziyaret ettik. Sivil Toplum örgütleriyle buluştuk, esnafımızı gezdik, vatandaşlarımızın dertlerini, sıkıntılarını dinledik. Oltu’nun bizlere gösterdiği desteğe teşekkür ediyorum’ diyen Çimen, sözlerini şöyle sürdürdü:

    ‘Her evde iki tane işsiz insan var. Türkiye o hale getirildi ki artık insanlar ekmek fişi ile susturulup baskın hale getirildi. Biz, Milliyetçi Hareket Partisi olarak ülkenin içinde bulunduğu bu sıkıntıdan Türk Milletini kurtaracağız. Biz iktidar olmak istiyoruz. Niye iktidar olmak istiyoruz. Ülkenin içinde bir sürü vahim durumlar var. Türkiye bölünme ve parçalanma durumuna getirildi. Türk Milleti ötekileştirme plan ve programlarının yapıldığı emperyalist bir proje olan yeni Türkiye yeni Osmanlı gibi aldatmacalarla Türk milletini hafızasıyla alay ediyorlar. Açılım bizim için çözüm değil çözümsüzlükle alay ediyorlar.

    Şehrimizde işsizlik almış başını gitmiş. Yoksulluk, perişanlık, sefalet diz boyu. Köylümüz tarlasını ekemiyor, gübre ve mazota gücü yetmiyor bankalara olan borcu artmış. İsmi adalet ve kalkınma partisidir ama buradan bütün Erzurum kamuoyuna sormak istiyorum kalkınma partisi kendi milletvekillerini mi kalkındırmıştır, kendi mensubu olan siyasetçileri mi kalkındırmıştır yoksa Erzurum mu kalkındırmıştır.

    Artık kurutuluş çaresi Milliyetçi Hareket Partisi’nde. 1 Kasım seçimlerinde inşallah Erzurum halkı ile beraber iktidara yürüyerek Türkiye’de ki sosyal sorunları, kültürel sorunları, ekonomik sorunları el ele verip çözeceğiz. 1Kasım seçimlerinin ülkemize, milletimize hayırlara vesile olmasını dilerim.’

  • MHP Milletvekili Başkan’dan Şeker Fabrikası Eleştirisi

    Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Tokat Milletvekili Abdurrahman Başkan, özelleştirme idaresinde olan THY’ye yatırım yapılırken şeker fabrikalarına yatırım yapılmadığını ileri sürerek, “Şeker fabrikalarının da üvey evlat muamelesi görmemesini istiyoruz” dedi.

    MHP Tokat Milletvekili Abdurrahman Başkan, Turhal Şeker Fabrikası’nı gezerek üretim çalışmaları ile ilgili bilgi aldıktan sonra Şeker İş Sendikası Şube Başkanı Mehmet Elvan Yılmaz’ı ziyaret etti. Ziyarette Yılmaz, Tokat Sigara Fabrikası’nın özelleştirilerek kapatılması nedeni ile yaşadıkları acıyı Turhal Şeker Fabrikası’nda da yaşamak istemediklerini kaydetti. Turhal Şeker Fabrikası’nda geçici işçilerin kadroya alınarak fabrikada üretimin devam etmesini arzu ettiklerini ifade eden Elvan, Turhal Şeker Fabrikası’na sahip çıkılmasını beklediklerini söyledi.

    MHP Tokat Milletvekili Abdurrahman Başkan ise Şeker Fabrikası’na yatırım yapılmadığı eleştirisinde bulunarak, “Kaynak sorunu olduğu, özelleştirme idaresine devredildiği için yatırım yapılamadığından bahsediliyor. Ama THY’de özelleştirme idaresi içerisindedir. En büyük yatırımlarını yapıyorlar. Yani THY niye yatırım yapılıyor demiyoruz. Bunun aynısının şeker fabrikaları içinde yapılması gerektiğini, şeker fabrikalarının da üvey evlat muamelesi görmemesini istiyoruz. Burası Turhal’ımız ve Tokat’ın bir bütünü için en önemli gelir kaynaklarından bir tanesi. Sigara fabrikasının kapatılmasından muzdarip olduk. Yani Tokatlılar bir tane sarı öküzü vermiştir. Turhal Şeker Fabrikası olarak ikinci sarı öküzü asla vermeyeceklerdir. Bunun bütün mücadelesini siyasi platformlarda vereceğiz. Tokat ekonomisinin önemli gelir kaynağından birisi olan şeker fabrikalarımızın kapanmaması adına hatta revizyona girilip yenileştirilerek daha modernleştirilerek ispirto tesisleri olmak üzere şekere bağlı yan sanayi ürünlerini geliştirip yöre ekonomisine inşallah katkı sağlayacağız” diye konuştu.

    Turhal Şeker Fabrikası’nda insanlar büyük bir özveri ile özel sektör zihniyetinin ötesinde bir performansla çalıştığını ifade eden Başkan, “Buraların ekonomiye yük olduğu söyleniyor. Adalet ve Kalkınma Partisi tek yaptığı iş Cumhuriyetin tüm kazanımlarını satıp paraya çevirmek. Cumhuriyet bunları kurarken sadece kar amacıyla düşünmemiş aynı zamanda sosyal ekonomik olarak düşünmüş. Çiftçimizin en önemli ihtiyacı olan hem yem sanayimizin desteği olan küspe üretmek hem milli ekonomimizin çok önemli kaynağı şeker üretiminin yanında bunları üreten makine fabrikası üretimleri bizim en önemli kazanımlarımızdır” ifadelerini kullandı.