Etiket: Şehrin

  • Niğde Belediyesi kar ekipleri şehrin dört bir yanında

    Niğde Belediyesi şehirde etkili olan kar yağışıyla birlikte vatandaşların herhangi bir olumsuzlukla karşılaşmaması için kar küreme çalışması yapıyor.

    Niğde Belediyesi Temizlik İşleri personeli karla mücadele çalışmalarına şehir genelinde hızlı ve etkin bir şekilde devam ediyor. Ekipler vatandaşların kardan ve buzdan etkilenmemesi için çalışmayı sürdürüyor.

    Ekipler ana yolları temizlerken vatandaşın ulaşımını kolaylaştırmak adına ara sokaklarda da çalışmalar yapıyor.

    Yapılan çalışmalar ile ilgili açıklama yapan Belediye Başkanı Rifat Özkan; “Ekiplerimiz hummalı bir şekilde yayalarımız ve araç trafiğinin aksamaması için kaldırımları temizliyor. Hemşehrilerimizin işlerinin aksamaması için ekiplerimiz 24 saat işlerinin başında’’ dedi.

  • Adana’da “Kent Estetiği Şehrin Geleceği” paneli

    “Kent Estetiği Kentin Geleceği” konulu panel, Adana Valisi Mahmut Demirtaş başta olmak üzere seçkin bir davetli grubunun katılımıyla inşaat sektörünün duayenlerini bir araya getirdi.

    Sheraton Otel’de İnşaat Magazin Dergisi’nin organizasyonunda gerçekleşen ve Adana’nın kentleşme ve yapısal problemleri üzerinde durularak, şehrin geleceği hakkında çözüm odaklı fikirlerin tartışıldığı panelde, panelistler, kent estetiğine dair önerilerde bulundular.

    Moderatörlüğünü Ekonomi yazarı Mehmet Uluğtürkan’ın yaptığı panelde, bugüne kadar hiç kimsenin gündeme getirmediği gerçeklere dikkati çeken Halil Avcı Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Halil Avcı, yaptığı konuşma ile gündemi belirledi.

    Yurt içi ve yurt dışındaki prestijli projelere imza atan şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Halil Avcı, 1979’dan bugüne kadarki deneyimlerinden kısaca söz ettikten sonra, inşaat alanındaki tüm tecrübelerini sorulması durumunda herkesle paylaştığını söyledi.

    “Seyhan Baraj Gölü değerlendirilmeli”

    Adana’da kentleşme çerçevesinde güzel işler kadar yanlış işler de yapıldığına dikkati çeken Halil Avcı, Seyhan Baraj Gölü’nün kent estetiğinde değerlendirilmesinden, havaalanına kadar birçok konuya değinerek, şunları söyledi:

    “Seyhan Baraj Gölü’nden ne yazık ki bugüne kadar yeterince fayda sağlanmadı. Oysa bu iç göl ile suyu kullanmalıydık. Yaban hayatı Seyhan Baraj Gölü’nden kaldırılıp, Çatalan’a konmalı. Şu anda Adana’nın içme suyunu temin eden Çatalan Barajı korumasız. Burası yaban hayatı geliştirme sahası olmalı. Bu iki madde ile yapılabilecek bir şey ancak, şu anda yetki karmaşası söz konusu. Devlet Su İşleri, Büyükşehir Belediyesi, Turizm Bakanlığı gibi kurumlar arasındaki yetki karmaşasından dolayı gölü kullanamıyoruz. Bunu başarabilirsek bambaşka bir Adana’da yaşarız.”

    Planlama bütünsel olmalı

    Kentin planlaması konusundaki görüşlerini de dile getiren Halil Avcı, eskiden Büyükşehir Belediyesi’nin 4 ilçeyi kapsadığını anımsatarak, “Oysa şimdi tüm ili kapsıyor. Bu nedenle Yumurtalık’tan Tufanbeyli’ye, Karataş’tan Pozantı’ya kadar il planlaması bir bütün olarak ele alınmalı. Yani planlamalar yapılırken sadece il merkezi değil tüm ilçeler dikkate alınmalı.”

    Bu konuda Pozantı ilçesini örnek gösteren Halil Avcı, “Otoban yapılmadan önce otobüsler burada konaklıyordu ve iç turizm bu yüzden oldukça hareketliydi. Otoban yapımından sonra bu bölge büyük gelir kaybına uğradı. Oysa otoban bir geceden sabaha yapılmamıştı. Bunun tedbirleri önceden alınabilirdi. Pozantı gelir kaybına uğrayınca oralardan da kente hücum oldu. Oysa önceden olabilecekleri kestirip tedbirler alınsaydı bunlar yaşanmazdı” dedi.

    Jansen Planı hatırlatması

    Cumhuriyet’in ilanının ardından planlı ve modern kentleşme için yapılan çalışmalar kapsamında, Alman Şehir Planlamacısı Hermann Jansen tarafından yapılan şehir planlarını da anımsatan Halil Avcı, şunları kaydetti :

    “Ankara gibi büyük kentlerde uygulanan bu plan, Adana’da da uygulanmıştır. Bugünkü Ziyapaşa, Gazipaşa Bulvarı, Atatürk Caddesi, İstasyon Meydanı, Yüzevler, Atatürk Parkı gibi bir çok yer Jansen planının örnekleriydi ancak, yoğunlaşan göçlerle planlar bozuldu.”

    Kent planlamasının önemine dikkati çekerken Adana’da müteahhitlerin yaptığı güzel işlerden de örnekler veren Halil Avcı, “Her şeye rağmen meslektaşlarımızla yarış için hep daha güzelini yapma çabasındayız. Kent estetiğine katkı sunan, sosyal donatılı konutlarla yaşanabilir mekanlar inşa ediyoruz” dedi.

    Çukurova Havaalanı’nın durumu

    Adana’nın birlik olmak ve lobisini güçlendirmek zorunda olduğunu savunan Halil Avcı, Çukurova Havalimanı gerçeğini de gündeme taşıyarak, şöyle devam etti:

    “Yıllardır tamamlanacak denilen havaalanının defalarca ihalesi iptal edildi. Ne zaman tamamlanacağı belirsiz. O yüzden Adana’nın havalimanında yıllardır yatırım yapılmıyor. Pist uzatılmıyor, 1950’li yılların üst yapısıyla hizmet verilmeye çalışılıyor. Türkiye’nin en büyük kentlerinden birine yakışmayan bir havaalanına sahibiz. Buranın geliştirilmesini talep etmeli ve ısrarcı olmalıyız.”

    “Yeni havaalanına asla karşı değiliz”

    Yeni havaalanı yapılmasına asla karşı olmadığını, bu nedenle sözlerinin yanlış anlaşılmaması gerektiğini ifade eden Halil Avcı, şöyle devam etti:

    “Adana, Osmaniye ve Mersin’e hizmet vermek üzere planlanan havalimanı inşaatı kaynak sıkıntısı nedeniyle yapılamıyor. Geçtiğimiz günlerde gazetede okudum, havalaanı inşaat sahasında kalan 150 dönümlük alanda yetiştirilen narlar kaynak oluşturmak için ihaleyle satışa çıkarılmış.Mevcut ekonomik durumda da yapımı uzayacağa benziyor. Bu nedenle biz diyoruz ki; Madem yeni havaalanı yapılamıyor öyleyse mevcudu daha kullanılır hale getirelim.

    Aytaç Durak’ın Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde de bu konu üzerinde çok durulduğunu hatırlatan Halil Avcı, şöyle konuştu:

    “O dönemde ben Müteahhitler Birliği Başkanlığı görevini yürütüyordum. Dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak, pist kısa kalıyor, büyük uçaklar inemiyor, karşı çıkışlarının üzerine; pistin uzatılmasına imkan vermek için imar planında düzenleme yapılabileceğini açıklamıştı. Ben de o dönemde şunu önermiştim: Yeşilevler üst köprüsünün orada sıkışıp kalan Şakirpaşa Mahallesini kamulaştıralım. Oradaki insanları da asla mağdur etmeyelim. TOKİ, Büyükşehir Belediyesi İmar A.Ş aracılığıyla başka bir yerde modern, yaşanabilir ve her türlü sosyal donatısı olan konutlar üretelim.

    Uzun süre tartışılan havaalanı konusu halen belirsizliğini korurken, yeni havalananın yapılması belki on yılı bulacak. Bu süre zarfında mevcut havaalanımızın mutlaka bakımının yapılması gerekmektedir.”

    Mimar Tamer Gülcan ise Adana’nın yeni, heyecan verecek projelere ihtiyacı olduğunu belirterek, Halil Avcı’nın gündeme getirdiği Seyhan Nehri ve neden olduğu iç gölü daha etkin değerlendirme fikrinin desteklenmesi gerektiğini belirtti. Gülcan, “Böyle bir değer dünyanın birçok gelişmiş ülkesinde daha etkin kullanılabiliyor. Amsterdam küçücük kanallarındaki teknelerle şehri dolaştırıyor. Bunu kentimizde neden yapmayalım?” diye sordu.

    Şehir Plancısı Enver Yılmaz da, kaçak yapı sorununa dikkati çekerek, “Adana’da kaçak yapı Türkiye ortalamasının üzerinde. Kentin aldığı göç sosyoekonomik yapıyı bozmasının yanı sıra çarpık bir kenti beraberinde getirdi.En azından bundan sonra klasik imar planı anlayışını terk etmemiz gerekiyor” dedi.

    Panelistlerin ardından değerlendirme yapan panelin moderatörü Mehmet Uluğtürkan da, şu görüşlere yer verdi:

    “Müteahhit, mimar, inşaat mühendisi, inşaat sanayi temsilcisi sayısıyla Adana, Türkiye’nin ilk 5’ine girer. Çok tecrübeli, dünyanın her yerinde örnek yapılar ortaya koyan sektör temsilcilerimiz var. Ama kendi kentimizin estetiğinden memnun değiliz.Yapıları, planlamasıyla estetik bir şehirde yaşamak sadece göz zevkimiz için gerekli değildir.Konutlarımız, ofislerimiz estetikse eğer psikolojimize olumlu yansır. Üretkenlik, verimlilik artar. Şehrimizin gücünü, sanatını, kültürünü, değerini doğru sergilemiş oluruz. Adana’da Tepebağ başta olmak üzere dokunup düzenleyeceğimiz çok bölge var. Yeni dönemde yerel yönetimin sektör temsilcileriyle daha fazla işbirliğine ihtiyacı var.”

    “Benim Şehrim” temalı yarışma

    Panelin sonunda, il genelinde ilköğretim 1, 2, 3, 4. sınıflar arasında düzenlenen “Benim şehrim“ temalı resim yarışmasında dereceye giren öğrencilere ödülleri Halil Avcı Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Orhan Avcı tarafından verildi.

    Yarışmada, Yüreğir Doğankent İlköğretim Okulu Kübra Filiz birinci oldu. Seyhan Birinci İnönü İlkokulu öğrencisi Ezgi Çelik ikinci olurken, Yüreğir Seniha Çobanoğlu İlkokulu öğrencisi Buket Sert üçüncü oldu.

    Panele, Adana Valisi Mahmut Demirtaş, Adana Büyükşehir Belediye Başkanvekili Ramazan Akyürek, Seyhan Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Adana Milletvekili Ahmet Zenbilci, Adana Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Prof. Dr. Mehmet Tümay, Çevre Şehircilik İl Müdürü Ahmet Kırılmaz, MÜSİAD Adana Şube Başkanı Burhan Kavak, AGİAD Başkanı Halit Milli, ADSİAD Başkanı Süleyman Sönmez’in yanı sıra çok sayıda inşaat sektör temsilcisi katıldı.

  • Şehrin içinde çağlayan güzellik

    Bursa’nın Yıldırım ilçesinde 80 metreden dökülen Küreklidere şelalesi sonbahar manzarasıyla büyülüyor.

    Uludağ eteklerinde yer alan, şehir merkezine 20 kilometre, Kestel ilçesine ise 5 kilometre mesafedeki Küreklidere şelalesi, sonbahar mevsiminde tabloları aratmayan manzaralar arz ediyor.

    80 metre yüksekten dökülen şelaleye ulaşım, araçlar için toprak bir yol ve yürüyüşçüler için Yıldırım Kent Ormanı’ndan başlayan 2 kilometrelik dik bir parkur ile sağlanıyor. Doğa fotoğrafçısı Yakup Altan, şelalenin sonbahardaki güzelliğini drone ile görüntüledi.

    Altan, “Burası sonbaharla birlikte bambaşka bir görünüme bürünüyor. Seyir terası ve banklarda çayınızı yudumlarken su sesi ve hazan mevsiminin renkleriyle içinizi huzur kaplıyor. Ulaşım biraz zahmetli olsa da bu güzelliği görmek için değer. Üstelik bu zorluk insan trafiğini azaltıyor ve bölge tabii yapısını koruyabiliyor” dedi.

  • Şehrin göbeğinde film sahnelerini aratmayan kovalamaca

    Bursa’da polis ekiplerinin dur ihtarına uymayan madde bağımlısı ve hırsızlık şüphelisi olduğu öne sürülen şahıs film sahnelerini aratmayan bir kovalamaca sonunda yakayı ele verdi. polis önce polise silah çekti daha sonra ters şeride girdi. Kaçan şüpheli şahıs önce 2 arabaya çarptı daha sonra bir ağaca çarptıktan sonra kıskıvrak yakalandı.

    Olay Bursa’nın merkez Yıldırım İlçesi Demirtaşpaşa Mahallesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre çevrede devriye atan ekipler şüphelendikleri Ramazan A. (23) isimli şüpheli şahsın kontrolündeki 16 AAJ 708 plakalı minibüsü durdurmak istedi.

    Ekiplerinin dur ihtarına uymayan iddiaya göre kullandığı uyuşturucunun etkisinde olan şüpheli sürücü polis ekiplerine silah göstererek Ankara yoluna doğru kaçmaya başladı. Ankara yoluna ters yönde giriş yapan sürücü yaklaşık yarım saatin ardından 2 araca çarptı. Polis ekiplerinin aldığı önlemi fark eden Ramazan A. panikleyip kaldırıma çıktı. Polis ekiplerinin ateş açması sonucu şahıs kaldırımda bulunan bir ağaca ve minibüse çarparak durdu. Film sahnelerini aratmayan yarım saatlik kovalamaca an be an kayıt altına alındı. Silahlı ve madde bağımlısı şahsı etkisiz hale getiren polis ekipleri, yaptıkları ilk aramada minibüste çalıntı olduğu öne sürülen bakır malzemeler ve bir miktar uyuşturucu ele geçirildi. Kazada yaralanan Ramazan A. Muradiye Devlet Hastanesindeki tedavisinin ardından ifadesi alınmak üzere emniyete götürüldü. Yarım saat süren film sahnelerini aratmayan nefes kesen kovalamaca kameralara an ben an yansırken çevrede bulunan vatandaşlar olayı korku dolu gözlerle izledi.

  • Durer: “Metruk binalar, şehrin kanayan yarasına dönüştü”

    Bitlis’te faaliyet gösteren Akademi Düşünce Derneği Başkanı Serdar Durer, atıl durumda olan metruk binaların şehrin kanayan yarasına dönüştüğünü belirtti.

    Son zamanlarda Bitlis’te de uyuşturucu kullanımında artış yaşandığına dikkat çeken Akademi Düşünce Derneği Başkanı Serdar Durer, geleceğin teminatı olan gençlerin bu bataklığa terk edilmemesi gerektiğini belirtti. Durer, “Bitlis, tarihin şafağında doğmuş, birçok medeniyette beşiklik etmiş kadim bir kenttir. Bu kentte başta madde bağımlılığı olmak üzere, son süreçte çeşitli alışkanlıkların hat safhaya çıktığını hep beraber üzüntüyle görmekteyiz. Bu sıkıntıların minimize edilmesi içinde düşünce akademisi olarak bir gayret içerisindeyiz.” dedi.

    “Düşünce akademisi olarak daha önce bu ve buna benzer viran ve metruk yerlerin yıkılmasıyla ilgili çalışmamız oldu” diyen Durer, şunları söyledi. “TOKİ mevkiinde AFAD konutlar vardı. Bunların yıkılmasıyla ilgili çabalarımız oldu. Nihayetinde kısa bir süre sonra o mevkiinde bulunan AFAD konutlar olmak üzere çeşitli yerlerde bulunan bu ve buna benzer viran, metruk ve atıl durumda bulunan yerlerin yıkılmasıyla ilgili ciddi manada bir çalışma başlatıldı. Bitlis’in birçok mahalle ve sokağında bulunan bu metruk ve atıl durumdaki evler, maalesef Bitlis’in kanayan yarsı durumuna gelmiştir. İnanıyorum ki önümüzdeki günlerde bir seferberlik ilan edilerek, bu ve benzer yerlerle ilgili daha ciddi bir çözüm üretilir.”

    Uyuşturucuyla mücadelede yasaların caydırıcı olmadığının altını çizen Durer, daha ciddi ve caydırıcı yasaların oluşturması gerektiğini söyledi.

    Durer, açıklamasının devamında, “Farklı kesimdeki arkadaşlarımızla yaptığımız çalışmalarda şu ortak kanaate varıyoruz. Aynı konuyla ilgili adli makamların önüne çıkarılan, aynı kişilerin farklı cezai müeyyidelerle karşılaştıkları, bu müeyyidelerin herkese farklı uygulandığı yönünde iddialar var. Biri içiciymiş, biri satıcıymış, biri bilmem kaç gram taşırsa ceza alacakmış da o gramdan az taşıyan pasif bir durumda değerlendiriliyormuş. Oysa olaya mantıken bakmak lazım. Belli bir gramın altında taşıyanlar pasif içicidir, satıcı değildir diye bir durum olmamalı. O kişi belki azar azar satıyor. Buradaki müeyyidelerin biraz daha caydırıcı olması gerektiğiyle ilgili herkeste ortak bir kanaat oluşmuş durumda” diye konuştu.

    Bitlis’te bulunan tescili evlerin restorasyonuyla ciddi adımların atılması gerektiğini dile getiren Durer, “Eğer siz bu kadar eserin olduğu bir kente, olayları sadece bu ve benzer metruk yapılarla sınırlandırırsanız bu da olmaz. Vakıf ve kültür eserlerinin de rehabilitasyonuyla ilgili çalışmalar hızlandırılmalı. Bu yapıların yıkılmasıyla ilgili bir talepte de bulunamıyoruz. Talepte bulunsak da reddedilir. Tescilli yapılar mutlak surette rehabilite edilmeli. Bununla ilgili çalışmalar yapılmalı. Vakıflar Genel Müdürlüğümüzden ve Kültür Bakanlığımızdan istirham ediyoruz. Tüm içtenliğimizle buradan sesleniyoruz. Bu kente siz de sahip çıkın” şeklinde konuştu.