Etiket: Şehirlerde

  • Bakan Dönmez: “Madenciliğe alışık şehirlerimiz tam tersine bu tip faaliyetlerin bu şehirlerde artmasını istiyor”

    Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, maden işçileriyle buluştu. Bakan Dönmez, “Madenciliğe uzak şehirlerimizde ise endişeler hakim oluyor zaman zaman. Belki de oradan buraya getirip göstermek lazım. Madencilik şehri nasıl oluyor. Aslında başka bir ifadeyle yerin altı yerin üstünü nasıl şekillendiriyor gelip buraya bir görsünler” dedi.

    Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, TTK Kilimli Müessese Müdürlüğü Gelik İşletme Müdürlüğünde yerin eksi 150 koduna indi. İşçilerin sofrasına konuk olan Bakan Fatih Dönmez, işçiler ile birlikte yemek yedi. Maden ocağı ziyareti sonrasında kendisine çiçek takdim eden çift ile bir süre sohbet eden Bakan Fatih Dönmez, eşinin maden ocağında çalıştığını öğrendi bir kadın ile diyaloğunda, “Burada eşinizin çalıştığı madene indiniz mi? Birlikte ocağa inin. Çok esprili olmaz belki ama evlilik yıldönümü aşağıda olabilir. Doğum günü olabilir. Aşağıya inin bir görün” diye konuştu.

    Çift ile hatıra fotoğrafı çektiren Bakan Fatih Dönmez, gazetecilere yaptığı açıklamada şöyle dedi:

    “İki saati aşkın bir süredir aşağıdayız. Biz aslında fiilen çalışmadık. Sadece çalışanları seyrettik. Oradaki işçi kardeşlerimizin bu gün sofralarına iştirak ettik. Onlar ekmeğini taştan, kömürden çıkartan kardeşlerimiz. Emeklerinin karşılığını sonuna kadar hak ediyorlar. İnşallah biz de bize düşeni yapacağız. İş gücü eksikliği vardı. Sayın Cumhurbaşkanımız bu konuda zaten seçim öncesi bir söz vermişti. Biz o sözün gereğini de en kısa sürede yerine getireceğiz. Böylece iş gücü kaybımızı da eksiltmiş olacağız. Öte yandan özel sektöre devrettiğimiz sahalarda onlar da hazırlıklara hızlıca başlayacaklar. Orada bir taraftan istihdam olacak. Çok kısa sürede inşallah hem üretim hem istihdamı ikiye üçe katlayacağız. 5 yıl içerisinde arkadaşlarımızın bir hedefi var. Üretim miktarını 7 milyon tonun üzerine çıkartacağız. İstihdam da bugünkünün iki katına çıkacağını düşünüyoruz. Kazasız belasız günler diliyoruz. Onlar için gayet normal sıradan bir gün belki çünkü sürekli yerin altında çalışıyorlar. Bizim için önemli bir gün. Hiç şikayet edeni görmedim. Ben şunu da ifade edeyim madenciliğe alışık şehirlerimiz tam tersine bu tip faaliyetlerin bu şehirlerde artmasını istiyor. Madenciliğe uzak şehirlerimizde ise endişeler hakim oluyor zaman zaman. Belki de oradan buraya getirip göstermek lazım. Madencilik şehri nasıl oluyor. Aslında başka bir ifadeyle yerin altı yerin üstünü nasıl şekillendiriyor gelip buraya bir görsünler.”

    Kömürden yapılan heykelin takdim edilmesinin ardından Bakan Fatih Dönmez ve beraberindekiler maden sahasından ayrıldı.

  • Bakan Kurtulmuş: “Yeni şehirlerde abur cubur gökdelen mimarisi oluşuyor”

    Esenler’de Kültür-Sanat sezonunun açılışını yapan Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, “Yeni şehirlerimizde de abur cubur yüksek gökdelenlerden oluşan ruhsuz ve şekilsiz bir mimari var” dedi.

    Esenler’deki kültürel faaliyetleri vatandaşlarla buluşturan Esenler Belediyesi, 2017-2018 yılı “Nizamülmülk Kültür Sanat Sezonu”na özel birbirinden farklı etkinliler için açılış töreni düzenledi. Törene Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, İstanbul Vali Vekili Nihat Balbant, Esenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu, Esenler Kaymakamı Hulusi Şahin, ilçe protokolü ve vatandaşlar katıldı.

    “Kültürel bağımsızlık olmadan ekonomik bağımsızlık olmaz”

    Büyük Selçuklu Devleti’nin büyük veziri “Nizamülmülk’ün doğumunun 1000. yıldönümü vesilesiyle 2017-2018 Kültür Sanat Sezonu’nu ismini veren Nizamülmülk’ün belgesiyle başlayan törende Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş da salonda bulunanlara seslendi. Konuşmasına kültür ve ekonominin bir birinden bağımsız olmadığını ifade ederek başlayan Bakan Kurtulmuş, ekonomik bağımsızlık için kültürel bağımsızlığın olması gerektiğini söyledi. Günümüzde zengin olduğu halde kültürel bağımsızlığı olmayan ülkelerin hala var olduğunu belirten Kurtulmuş, “Bir ülkenin sadece zengin olması, ekonomik olarak teknolojik olarak bağımsız olduğu anlamına gelmez. Bağımsızlık öz ve milli değerlerine, milli kültürüne sahip çıkmak, onu yeniden üretip toplumun önüne koyabilmekten geçer. Bugün birçok ülkenin ekonomik olarak zengin olduğunu ama kültürel bağımsızlıkları olmadıkları için ekonomik ve teknolojik bağımsızlıklarının olmadıklarını da biliyoruz” dedi.

    “Ruhsuz, şekilsiz mimariler”

    Bakan Kurtulmuş Anadolu’nun mimarisi ve eserleriyle hala kültür merkezi olduğunu da kaydetti. Eski mimariyle yeni mimariyi de karşılaştıran Kurtulmuş konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

    “Hangi alana giderseniz gidin fevkalade eserlere sahip olan bir milletiz. Muhteşem şehir mimarileri olan Anadolu’nun en azından hala bir kısmına sahibiz. Eski Bursa’nın, Amasya’nın mahalleleri gibi Mardin’in muhteşem mimarisi gibi, Kapadokya’nın muhteşem mimarisi gibi hala o eski güzel mimarilere sahip olduğumuz yerler var. Ne yazık ki yeni şehirlerimizde de abur cubur yüksek gökdelenlerden oluşan bir mimari var. Ruhsuz ve şekilsiz bir mimari var.”

    Geçmiş yıllarda yaşanan yasaklamalara da değinen Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, batı kültürünü edinmek için radyolarda Türk Sanat Müziği’nin 2 yıl boyunca yasakladığını hatırlattı. Türkiye’de öze dönüşün sinyalleri olduğunu belirten Kurtulmuş, “Yıllardır şehit ve devlet erkanından cenazelerimiz oluyor. Bu cenazelerde hiç kimsenin anlamadığı, bir anlam da vermediği, haz etmediği Chopin’in cenaze marşıyla şehitlerimizi kaldırıyorduk yaklaşık bir ay öncesine kadar. Batıdaki o marşı ölümüzün de arkasında çalarsak bizim değerimiz artardı. Bu zihniyetle bunu ortaya koymuşlardı. Çok şükür Milli Savunma Bakanlığı kısa bir süre önce Chopin’in cenaze marşını bir kenara bıraktı. Şimdi şehitlerimizin cenazesinde Itri’nin Allahuekber marşıyla şehitlerimizi kaldırıyoruz” dedi.

    Başkan Kültür Kartı tanıttı

    Esenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu da bir konuşma yaptı. Yeni kültür-sanat sezonunda vatandaşlar için yenilik getirildiğini açıklayan Göksu Kültür Kart’ın tanıtımını yaptı. Vatandaşlara her etkinliğe geldiğinde puan kazandıracak kart hakkında açıklama yapan Başkan Göksu, “Bu sene içerisinde tiyatrolar, sinemalar, ulusal ve uluslararası organizasyonlar olan büyük bir kültür organizasyonuyla başlıyoruz. Bu sene bir farklı uygulama daha yapacağız. Bir ‘Kültür Kart’ projemiz var. Bu Kültür Kart projesi çok önemli. Bizim kültürel etkinliklerimize gelen bütün kardeşlerimiz bu kartı okutacaklar ve her etkinliğe geldiklerinde 1 puan alacaklar. Yılsonunda puanlara bakacağız. Buna göre belli bir sınırı geçen herkesi Kudüs’e göndereceğiz. Kültür ve sanat kazandıracak” dedi.

  • Akıllı şehirlerde verimliliğin anahtarı akıllı aydınlatma

    Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın yaptığı açıklamaya göre 2020 yılına kadar sokak aydınlatma lambalarının yüzde 75’inin akıllı led armatürlere dönüştürülmesi ve yıllık 600 milyon TL tasarruf sağlanması planlanıyor. Bu değişimin mevcut sokak aydınlatma sisteminin yıllık 1,2 milyar liralık maliyetini yüzde 40-50 arasında azaltarak, 500 milyon lira seviyelerine indirmesi bekleniyor.

    Dünyada 25’ten fazla kentin 2025 yılına kadar akıllı şehre dönüşmesi bekleniyor. Bu dönüşümde akıllı aydınlatmanın önemi ön plana çıkıyor. Kâğıthane’deki Cendere yolu akıllı led aydınlatmalarla donatılarak değişimin İstanbul’daki örneği olarak hayata geçirildi. Projede belirlenen bir yoldan geçen araç sayısı ve araç hızına bağlı olarak aydınlatmanın nasıl olması gerektiğine karar veren bir otomasyon sistemi bulunuyor. Sistem hem trafikte güvenliği hem de enerjide tasarrufu amaçlıyor. Uzmanlar, 2.5 milyar doların üzerinde iş hacmine sahip aydınlatma pazarının akıllı şehir projeleri ile daha hızlı büyüyeceğini ve Endüstri 4.0 sayesinde gelişimini sürdüreceğini öngörüyor. Aydınlatma Türk Milli Komitesi tarafından bu yıl 11’incisi düzenlenecek olan Ulusal Aydınlatma Kongresi’nde Aydınlatmada Akıllı Teknolojiler 21-22 Eylül’de tanıtılacak.

    Led altyapısı hayat kalitesini yükseltecek

    Led altyapısı akıllı şehir projeleri başladığından beri şehirlerdeki, evlerdeki ve iş yerlerindeki hayat kalitesinin yükselmesinde çok önemli roller üstleniyor. Bugün hayata geçen birçok akıllı ev projesinde ledlerin tüm fonksiyonları akıllı telefonlarla kontrol edilebiliyor, açık unutuldu ise tek dokunuş ile kapatılabiliyor. Sektördeki sorunlar ve aydınlatma ile ilgili tüm unsurlar, bölgenin alanındaki en önemli organizasyonu olan 10’uncu Uluslararası Aydınlatma & Elektrik Malzemeleri Fuar ve Kongresi’nde yurt içi ve yurt dışından uzmanların katılım sağlayacak.

    11’inci Aydınlatma Kongresi sektöre ışık tutacak

    Aydınlatma Türk Milli Komitesi tarafından 21-22 Eylül tarihleri arasında IstanbulLight fuar alanında düzenlenecek olan 11’inci Ulusal Aydınlatma Kongresi, bilişim ve teknoloji alanında önemli isimlerinden M. Serdar Kuzuloğlu’nun ’Akıllı Teknolojiler’ sunumu ile başlayacak. Alanında uzman isimlerin katılacağı kongrede Aydınlatmada Akıllı Şehir Teknolojileri, Sağlıklı Yapılarda Aydınlatmanın Rolü, Led Standartları, Optik Tasarım teknikleri ve Optik Tasarımda Sanal Gerçeklik gibi daha birçok önemli konu ele alınacak.

  • “Yeşil çatılar, şehirlerde sel riskini azaltıyor”

    İstanbul’da hayatı alt üst eden aşırı yağış ve sel felaketiyle ilgili açıklama yapan Çatı Sanayici ve İş Adamları Derneği (ÇATIDER) Yönetim Kurulu Başkanı Adil Baştanoğlu, dünyada hızla yayılan yeşil (bitkilendirilmiş) çatı uygulamalarının, şehirlerde sel oluşumunu azalttığını belirterek, “Bitkilendirilmiş çatılardaki drenaj sistemleri ile çatı yüzeyine düşen yağmur suyunun tahliye sistemine ulaşımı bir saat kadar geciktirebiliyor” dedi.

    ÇATIDER Yönetim Kurulu Başkanı Adil Baştanoğlu İstanbul’da aşırı yağışa bağlı sel vakalarının meydana gelmesinden büyük üzüntü duyduklarını belirterek, dünyada ve Türkiye’de sayıları giderek artan yeşil çatı uygulamalarının bu sorunun çözümüne katkı sağlayabileceğini açıkladı.

    Baştanoğlu, hızlı kentleşme ile birlikte ortaya çıkan sorunlardan birinin de aşırı yağışların sele dönüşmesi olduğunu hatırlatarak, “Hızla artan nüfus ve yapılaşmaya bağlı olarak şehirlerimizde yağmur suyunu emen toprak ve yeşil bitki örtüsü azalıyor. Bununla birlikte üzerine gelen suyu hemen giderlere ve oradan da kanalizasyon veya yağmur tahliye sistemine aktaran yüzeyler artıyor. Şehre düşen tüm yağmur suyunun aynı anda tahliyesi, yağış miktarının artması ile sel felaketlerine yol açabiliyor. Yeşil çatılar, bu noktada hayati önem arz ediyor. Bitkilendirilmiş çatılarda kullanılabilecek olan drenaj sistemleri ile çatı yüzeyine düşen yağmur suyunun tahliye sistemine ulaşımı bir saat kadar geciktirebiliyor. Bu geciktirme, sel oluşum riskini azaltmada önemli bir rol oynuyor. İstanbul’da bitkilendirilmiş çatı uygulamaları yaygınlaşsa, sorunun çözümüne önemli katkılar sağlarız” ifadelerini kullandı.

    “Isı adalarını da engelliyor”

    Baştanoğlu, küresel ısınma süreci ile birlikte şehirlerde ısı adaları oluştuğunu vurgulayarak, “Bu ısı adaları, alanlar arasında büyük sıcaklık farklılıklarına, bozulmuş toprak; hava koşulları değişimi, su kaynaklarının ziyan olması gibi sorunlara neden oluyor. Bitkilendirilmiş çatılar, gün içinde toplanan enerjinin büyük bir bölümü toprak ve bitki içinde tutarak, gün batımı saatlerinde dışa yansımalarını önleyebiliyor. Böylece kırsal kesime nazaran ısı adaları içinde oluşan fark azaltılabilir. Bitkilendirilmiş çatılar, oksijen üretiminden, ısı adalarının azalması ve enerji verimliliğine kadar birçok sorunun çözümüne katkı sağlıyor” açıklamasında bulundu.

    “Avrupa’da, yeşil çatı teşvik ediliyor”

    ÇATIDER Yönetim Kurulu Başkanı Adil Baştanoğlu, Avrupa başta olmak üzere birçok gelişmiş ülkede yeşil çatı uygulamalarının teşvik edildiğini ve hızla yayıldığını ifade ederek, “Yeşil çatı, yağmur suyu zayiatının, kentsel ısı adası etkisinin ve enerji kayıplarının azalmasına katkı sağlayarak, kentlere ekolojik, estetik, psikolojik ve ekonomik kazanımlar sağlar. Özellikle Avrupa’da birçok şehirde yeni ve renovasyon yapılan yapılarda bitkilendirilmiş çatı yapımı teşvik ediliyor. Türkiye’de de yeşil çatı örnekleri var ancak bu örnekleri hızla artırmalıyız” dedi.

  • Gittiği şehirlerde hem geziyor hem çalışıyor

    Almanya’da yaşayan 24 yaşındaki Durukan Yıldırım, Türkiye’yi şehir şehir hem geziyor hem de çalışıyor.

    Maddi ihtiyacını karşılamak için gittiği şehirlerde kısa süreli çalışan Durukan Yıldırım, Edirne’ye geldi. Edirne’ye gelerek gezdiğini ve para ihtiyacı için Bahri Bey&Kemal Usta ciğercisine gelerek çalışmak istediğini belirten Yıldırım, “1,5 saat çalışırsam bana 5 ya da 10 TL gönüllerinden ne koparsa verebileceklerini söyledim. Onlar da kabul etti” dedi.

    Yıldırım, “Ben Türkiye’yi geziyorum, nereye gidersem gideyim orada çalışarak orada para kazanarak, başka bir şehre geçmek için ya da elbiselerim kirlendiğinde kuru temizlemeye gidip çalışarak onun karşılığına temizlik yaparak. Bazen senden bir şey istemiyoruz, senin kıyafetlerini yıkayabiliriz diyen insanlara denk geliyorum. Böyle gezmeye devam ediyorum” diye konuştu.

    Yaklaşık 1,5 yıldır gezdiğini kaydeden Yıldırım, “3 ayda bir ailemin yanına uğruyorum. Bu özel günlere denk geliyor. Almanya’da garsonluktan sıkıldım ve gezmeye karar verdim. Sonuçta annem Türkiyeli, zaten çok fazla şehir kalmadı. Yaklaşık 27-28 tane şehir kaldı gezmediğim. Onları da gezip bu yıl bitecek inşallah. Edirne’ye dün gelerek Selimiye bahçesine çadır kurdum. İlk olarak Bahri Dinar Bey’in yanına geldim ve ’Burada çalışırsam bana 5 ya da 10 TL verebilir misin?’ şeklinde teklifte bulundum. Onlar da tamam diyerek olumlu karşıladı” dedi.

    Edirne’yi Tanıtma ve Tava Ciğer Kalite Koruma Derneği Başkanı Bahri Dinar, işlettikleri mekana gelen Durukan’ın çalışma isteğinde bulunduğunu kaydederek, “Durukan çok şanslı, hiç çalışmadan 10 lirayı alıp gidecek. İş olsaydı da zaten Durukan’ı çalıştırmayacaktık. Durukan çok gezmiş, yorulmuş, çokta dürüst bir şekilde durumunu anlattı. Zaten iş olsa da biz onu çalıştırmayacaktık. Durukan bizim 1,5 saat misafirimiz olacak, hep birlikte Edirne’nin meşhur tava ciğerini yiyeceğiz ve 10 lira takdim ederek onu yolcu edeceğiz” şeklinde konuştu.