Etiket: Şehir”

  • Şehir Merkezinde “Eşekli” Protesto

    Eskişehir’de Gürleyik Doğal ve Tarihi Varlıkları Koruma Derneği tarafından yapılan eşekli protestoya, çocuklar yoğun ilgi gösterdi.

    Hamamyolu’nda bulunan Saatli Park’ta bir araya gelen dernek üyeleri, bir de eşek getirdi. Eşeğe çocuklar yakından ilgi gösterirken, protestonun sloganı ise “Bir Yeşil Dünya Bırakın Biz Eşek Sıpalarına” oldu. Ancak köylerde görme şansı olan eşeğin, şehir merkezinde vatandaşların yoğun olarak kullandığı bir caddede görülmesi başta çocuklar olmak üzere, yaşlıları da şaşırttı. Bazı çocukların eşeği sevdiği görülürken, bir kısmı ise korkarak ağladı. Aileleri tarafından bazı çocuklar ise eşeğe bindirildi. Bir süre ellerindeki taraklarla eşeği tarayan çocuklar, ayrılmak istemedi.

    Dernek Başkanı Halit Gürsoy, doğanın korunmasının önemini vurgulamak için bu etkinlikte görselliğe önem verdiklerini anlattı. Sıpayla çocukları da tanıştırmak için böyle bir yöntem izlediklerini dile getiren Başkan Gürsoy, “Bizim yazılı kompozisyonlarımızda görsellik yüzde 85 başka türlü vatandaşımızın aklında kalmıyor. Edebiyatçılar, şairler ve yazarlar romanlarında, hikayelerinde imge kullanırlar. Biz de bu görsel kompozisyonumuzda canlı imge kullandık. Yani hem de kent yaşamındakilerin yakından tanımalarını istedik. Esas mesajımız şu, biz büyüklere çocuklara bir yeşil dünya bırakalım. Aynı zamanda şu andaki akıllı, zeki, çalışkan ve başkaldırabilen çocuklar dediklerini büyüklerine yaptırabiliyor. Bizim kuşağımıza göre çocuklar daha duyarlı. Biz burada çocuklara önem verdiğimizi bu görsel kompozisyonumuzla Türkiye’de bir ilk gerçekleştiriyoruz. Onun için diyoruz ki biz büyükler çocuklarımıza miras bırakırken aynı zamanda çocuklarımıza güvendiğimizi de iletmek istiyoruz. Kent yaşamında insanlar böyle şeylerden uzakta kaldığı için böyle bir özlem görüyor” dedi.

    Etkinlikteki eşeği görünce geçmişini hatırlayan 86 yaşındaki Hasan Ceylan ise eski zamanlarda eşekleri çeşitli işlerde kullandıklarını anlattı. Ceylan, “Eskiden biz eşekle suya, yüke, tarlaya, kıra, bayıra giderdik. Eşeğe semeri vurup harmana giderdik. Biz alışkındık. Devamlı işimiz bu hayvanlarlaydı. İlçelerden kente gelip giderdik” şeklinde konuştu.

  • 10. Asırda Avrupa’yı Aydınlatan Şehir: Kurtuba

    Bursa Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş. tarafından Emir Buhari Kültür Merkezi’nde düzenlenen İslam, Şehir ve Medeniyet seminerlerinin konuğu olan Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Tarihi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yar. Doç. Dr. Şevket Yıldız, onuncu asırda Avrupa’yı aydınlatan şehir ‘Kurtuba’yı anlattı.

    ’Medeniyetler insanlığın bahçeleri şehirler ise onun ağaçları, çiçekleridir. Bazı şehirler vardır ki uzun ömürlü bir çınar ağacı gibi bahçenin sembolü olurlar. Endülüs İslam Medeniyeti’nin en büyük çınarı ise 5 asırlık ömrüyle Kurtuba şehridir’ diyen Yıldız, Avrupa’nın birlikteliğin uyumunu ilk defa hem de tüm çeşitliliği ile Kurtuba’da hissettiğini söyledi. 10. asırda Avrupa’daki toplulukların İslam medeniyetinin eşsiz örneği Kurtuba’yı görebilmek için gruplar halinde kente geldiklerini söyleyen Yar.Doç Dr. Yıldız, Kurtuba’nın bir yandan bitmek bilmeyen güç mücadeleleri ile yorulurken, med ve cezir gibi paradokslarıyla çok hareketli bir şehir olduğunu ifade etti. Yıldız, “Müslüman’ı, Yahudi’si ve Hıristiyan’ıyla âlimler, Kurtuba toplumunda her zaman en saygı duyulan mevkide yer almış, sanatkârlar da özel ilgiye mazhar olmuşlardır. Nitekim Bağdat sarayının ünlü müzisyenlerinden Ziryab, Endülüs kültürünün en güçlü harçlarından olmuş ve Kurtubalı gençler onun her hareketini taklit etmek için yarışmışlardır’’ diye konuştu.

    İslam medeniyetine İbn Arabî gibi büyük bir düşünürü hediye eden Kurtuba’nın Yahudi ilim adamlarının çevirileriyle Rönesans, Reform ve Aydınlanma hareketlerinin ilham kaynağı olduğunu ifade eden Yıldız, “Avrupa, en karanlık dönemini yaşarken İslam Medeniyeti’nin Kurtuba’daki en güzel örnekleri ile tanışmıştır. Kurtuba camii, Endülüs sanatından günümüze gelebilen nadir eserlerden biri olarak 10. asırda doğudan ve batıdan âlimlerin, ilim taliplerinin, seyyahların ve tüccarların mutlaka uğramak istediği bir merkez olmuştur. Bugün İspanyol Cordoba’sını ziyaret edenler bütün değişim ve dönüşümüne rağmen halen Endülüs Kurtuba’sının ölümsüz ruhunu hissedebilirler’’ dedi.

  • Soma Şehir Merkezinde Kamyon Sıkıntısı

    Manisa’nın Soma ilçesinde, 7 Mart günü kamyonun altında kalan Linyit Lisesi öğrencisi için okul arkadaşları eylem yürüyüşü yaptı. Okuldan Cengiz Topel meydanına kadar okul müdürü Hüseyin Mutlu ve öğretmenleri eşliğinde yürüyen öğrenciler kamyon terörüne büyük tepki göstererek, “Kamyonlar şehir merkezine girmesin; bizleri ezmesin” sloganları attı.

    Cengiz Topel meydanında yapılan basın açıklamasında arkadaşları adına konuşan Soma Linyit Lisesi Okul Başkanı Burcu Akbulut, geçtiğimiz günlerde şoförler odası yanında meydana gelen trafik kazasında ayaklarını kaybeden arkadaşları Mizgin Ç.’nin ve ailesinin üzüntüsünü yaşadıklarını kaydetti.

    Akbulut, açıklamasında şu ifadelere yer verdi; “Onun ve ailesinin her zaman yanlarında olduğumuzu, her zaman maddi ve manevi olarak desteklediğimizi bilmelerini istiyoruz. Bizimde başımıza gelebilecek bu tarz kazaların bir daha yaşanmaması için sesimizi duyurmak amacıyla toplandık.”

    Soma’da kamyonların kent içi trafiğine sokulmaması ve mesken önlerine park edilmemesi hususunda gerekli çalışmaların bir an önce yapılmasını isteyen Akbulut, “Tepkimizin dile getirilmesinde sesimizin duyurulmasında bize gösterdiği ilgi ve alakadan dolayı Sayın Kaymakamımız Ahmet Altıntaş’a teşekkür ederiz” dedi.

    Öğrenciler, ’Kamyonlar girmesin bizleri ezmesin’ sloganları atarak okula döndü.

  • Burun Estetiğinde Şehir Efsaneleri

    Kulak Burun ve Baş Boyun Cerrahi Uzmanı Op Dr Bahadır Baykal, burun estetiğinin Türkiye’de ve dünyada oldukça sık yapılan bir operasyon olduğunu belirterek, “Burun estetiğinde doğru bilinen yanlışlarla, yanlış bilinen doğrular iç içe geçmiş durumda. Hal böyle olunca burun estetiği ile ilgili şehir efsaneleri kulaktan kulağa yayılıyor” dedi.

    Kulak Burun ve Baş Boyun Cerrahi Uzmanı Op Dr Bahadır Baykal, burun estetiğinde şehir efsaneleri hakkında şunları söyledi:

    LAZERLE BURUN ESTETİĞİ MÜKEMMEL SONUÇ VERİR

    “Tamamen yanlış. Lazer standart burun estetiği ameliyatlarında hiçbir şekilde kullanılamaz. Ancak burun cildi tümörü olan hastalar da ya da burun derisinin aşırı kalın olduğu özel durumlarda sadece cilt uygulamaları için lazer kullanılabilir. Ama bu durum o kadar azdır ki; ameliyatlarının neredeyse tamamına yakını burun estetiği olan bir doktor olarak söyleyeyim; binlerce ameliyat yapmama rağmen lazer ihtiyacı olan bir hastaya hiç rastlamadım. Sadece ben mi ? bu işi layıkıyla yapan hiçbir meslektaşımın da ne ülkemizde ne de dünya da lazer kullandığına tanık olmadım. Kaldı ki standart burun ameliyatında lazer kullanımı kişiye zarar verir. Aşırı ve gereksiz ısınmanın cildin yüzeyel tabakasında oluşturacağı zararı hiçbir doktor göze alamaz. Lazer asla kemik ya da kıkırdak dokuyu şekillendirmez.

    ESTETİK BURUN AMELİYATI AĞRILI VE ACILI BİR OPERASYONDUR

    Eğer ağrı eşiğinizle ilgili bir sorun yoksa burun estetiği sonrası ağrınız oldukça az olur. Çoğu zaman ilk haftayı ağrı kesici kullanmadan geçiren pek çok hastamız var. Dayanılmaz bir ağrıdan şikayet eden hastam hiç olmadı diyebilirim.

    AMELİYAT GÜZEL BİLE OLSA BİR SÜRE SONRA BURUN UCU DÜŞEBİLİR.

    Kesinlikle yanlış. Tecrübeli ve uzman ellerde doğru teknikle yapılan bir ameliyat sonrasında burun düşmesi asla olmaz. Burun ucu ve burun orta çatısı dengeli şekilde desteklenirse, ilave kıkırdaklar eklenirse yıllar sonra bile burnunuzda milim oynama olmaz.

    AMELİYAT SONRASI BURNA KONULAN TAMPONUN ÇIKARILMASI ÇOK AĞRILIDIR

    Burun estetiği sonrası burna ya hiçbir şey koymuyoruz ya da ertesi gün aldığımız oluklu ve nefes alabileceğiniz özel silikonlar yerleştiriyoruz. Uzun yıllar önce ameliyatlar da kullanılan bez tamponların çıkarılması oldukça zahmetli ve ağrılıydı ancak bu durum değişti. Silikonların çıkarılması ise oldukça rahat, acı oluşturmaz.

    RAHAT BİR NEFES İÇİN BURNUN İÇİNDEN, ESTETİK GÖRÜNÜM İÇİN BURNUN DIŞINDAN AMELİYAT YAPILIR

    Burun statik değil dinamik bir organdır. Burnun iç kısmındaki eğrilik nefes almayı etkileyebilir ama burnun dış kısmındaki bozukluklar da burun tıkanıklığına yol açabilir. Sadece iç kısımdaki eğriliği düzeltmek sağlıklı nefes almaya yetmeyebilir. Yine aynı şekilde şiddetli deviasyonlar burnun şeklini bozabilir. Bu nedenle burun hem fonksiyonel hem de estetik yönden bir bütün olarak düşünülmeli ve ameliyat planlanmalıdır. Bazen sadee nefes alma sorunuyla gelen bir kişiye estetik ameliyatı daha iyi nefes alması için önerebiliyoruz.

    GENÇ YAŞTA AMELİYAT YAPILMAZ!

    Genç yaştan neyi kastediyorsunuz bu mühim. Evet çok genç yaşta ameliyat yapmıyoruz. Çünkü yüz kemikleri gelişimini tamamlamadan yapılacak bir ameliyat başarıyı olumsuz etkileyebilir. 18 yaş ve sonrası ameliyat için uygundur. Burun estetiğine psikolojik yönden hazır olma yaşı varmı dır derseniz ? Bence kendi ayakları üstünde durmaya başlayan bir kişi kendi kararını kendisi verebilir.

    ERKEKLERDE ESTETİK BURUN AMELİYATI DOĞAL DURMAZ.

    Erkeğin yüz yapısı her zaman daha sert ve güçlü duran bir burnu doğal gösterir. Çok küçültülmüş ya da ucu fazla kaldırılmış bir burun elbette doğal durmaz. Yüze uyumlu ve orantılı bir burunsa bakışları güzelleştirir. Yapılan ameliyat güzelse erkelerde de kadınlarda da burun doğal durur. İyi ellerde yapılmış bir burun estetiği kolay kolay anlaşılmaz.”

  • Şehir Tiyatrosu’ndan, Dünya İşitme Günü’nde Anlamlı Gösteri

    Malatya Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi bünyesinde çalışmalarını sürdüren Şehir Tiyatroları (MBŞT), Dünya Kulak ve İşitme Günü dolayısıyla özel bir tiyatro gösterimi gerçekleştirdi.

    Büyükşehir Belediyesi Sanat Galerisi’nde bulunan MBŞT Kenan Işık Tiyatro Atölyesi’nde yapılan gösterime İl Halk Sağlığı Müdürlüğü ve Yeşilay Cemiyeti yetkilileri ile bir grup öğrenci katıldı. Bir işitme engellinin yaşadıklarını konu alan ve MBŞT oyuncularının sahnelediği “Beni Hayata Kat” adlı tiyatro oyunu büyük ilgi gördü. Katılımcılar, oyuna olan beğenilerini dile getirerek, MBŞT Genel Sanat Yönetmeni Burak Gün’e ve oyunculara teşekkür etti. MBŞT tarafından yapılan tiyatro gösteriminin, Dünya Kulak ve İşitme Günü dolayısıyla İl Halk Sağlığı Müdürlüğünce düzenlenen etkinliklere katkıda bulunmak amacıyla gerçekleştirildiği belirtildi. Yenidoğan bebeklerin işitme taramasının yapılmasının önemine dikkat çekmek amacıyla kutlanan Dünya Kulak ve İşitme Günü dolayısıyla çeşitli etkinlikler düzenlendiği kaydedildi.

    ERKEN TEŞHİS ÇOK ÖNEMLİ

    Türkiye’de 2004 yılında kampanya olarak başlatılan işime taraması, daha sonra Ulusal Yeni Doğan İşitme Taraması Programı’na dönüştürülerek, tüm bebeklerin doğum hastanelerinden taburcu olmadan önce işitmelerinin güvenli ve doğru olarak test edilmesinin sağlanması amaçlanıyor. Yenidoğan işitme taraması ile hedeflenen, işitme engeli ile doğan bebekleri doğumdan kısa süre sonra belirlemek, 3 aylık olmadan işitme testlerini tamamlamak, işitme engeli tanısı alanlara 6 aylık olmadan gerekli müdahalede bulunmaktır. Doğduktan sonra en geç 6 ay içinde işitme engeli tanısı konan ve işitme cihazı uygulanıp, işitme ve konuşma eğitimi alan bebeklerin konuşma becerisi, normal işiten yaşıtlarına benzer düzeyde gelişebiliyor. Erken işitme kaybı tanısı konulup, erken eğitilen bebeklerin, lisan gelişimine paralel olarak zihinsel, sosyal ve ruhsal gelişimlerinin de olumlu etkilendiğinin unutulmaması gerektiği vurgulanıyor.

    YEŞİLAY HAFTASI İLE BİRLİKTE KUTLANDI

    “1-7 Mart Yeşilay Haftası” ve “7-13 Mart Pulmoner Rehabilitasyon Haftası” olması münasebeti ile düzenlenen yürüyüşün teması ise“İşitme Kaybı Kaderiniz Değildir”, “Rahat Bir nefes için Harekete geçin” ve “Bağımlılıkla Mücadele” olarak belirlenmişti.