Etiket: “Şehidimizin

  • KKTC Turizm ve Çevre Bakanı Ataoğlu: “Şehidimizin vasiyeti yerine getirilecek”

    KKTC Turizm ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, Afrin’de devam eden Zeytin Dalı Harekatı’nda şehit düşen Piyade Binbaşı Mithat Dunca’nın vasiyetini öğrendiklerini ve Bakanlık olarak bu konuya duyarlılık gösterdiklerini söyledi.

    Afrin’de 15 Mart günü yaralanarak şehit düşen Binbaşı Dunka’nın eşi ve kızına Kuzey Kıbrıs’ta yapacakları tatillerini şehit olması halinde iptal etmemeleri yönündeki vasiyeti ile ilgi konunun gündemlerine geldiğini belirten Ataoğlu, “Şehidimizin vasiyetinin gerçekleşmesi adına gerekli çalışmayı başlattık. Aile ile irtibata geçip kendilerine uygun bir zamanda ülkemizde ağırlamaya hazır olduğumuzu ileteceğiz” diye konuştu.

    Türk askerinin gece gündüz demeden çetin koşullarda teröristler ile mücadele verdiğini ifade eden Ataoğlu, ülkenin huzur içinde yaşaması için canlarını feda eden kahraman şehidimizin yapmış olduğu vasiyetin kendileri açısından önemli olduğunu vurgulayarak, üzerlerine düşen görevi yerine getirmek istediklerini söyledi.

  • Başkan Aydın: “Şehidimizin hassasiyetine sahip gençler yetiştireceğiz”

    Eyüpsultan Belediye Başkanı Remzi Aydın, Simurg Şehit Musa Özalkan Rami Bilgi Evi’nin eğitime başlamasıyla ilgili, “Şehidimizin hassasiyetine sahip gençler yetiştireceğiz” dedi.

    Eyüpsultan Belediyesi Simurg Şehit Musa Özalkan Rami Bilgi Evi, eğitime başladı. Bilgi Evi öğrencileri, Zeytin Dalı Harekatı’nda üstün başarılar sergileyen Mehmetçiklere destek için mektup yazdı. Düzenlenen törenle haftasonu açılışı yapılan bilgi evinin öğrencileri, kocaman yüreklerinden gelen duyguları minik elleriyle kağıda döktü. Yazdıkları mektupları, asker ağabeylerine gönderilmesi için Eyüpsultan Belediye Başkanı Remzi Aydın’a teslim etti.

    Eyüpsultan Belediye Başkanı Remzi Aydın’ınkonuk olduğu ve sosyal medya üzerinden gelen soruların cevaplandığı programda, Eyüpsultan Belediyesi Simurg Şehit Musa Özalkan Rami Bilgi Evi hakkında da soru soruldu.

    “Bizim için oldukça anlamlı bir çalışma oldu”

    Ramili çocuklar için bir Bilgi Evi açmaya çok uzun zamandır istediklerini belirten Başkan Remzi Aydın şöyle konuştu:

    “Rami’deki açılışımız birçok özellik barındırıyor aslında. Rami mahallemizin buna çok ihtiyacı vardı. Biz de bunu biliyorduk ve bunun eksikliğini hissediyorduk. Ramili çocuklarımız için bir Bilgi Evini uzun zamandır açmak istiyorduk. Ve sağ olsun arkadaşlarımızın çalışmaları ile geç de olsa bilgi evimize kavuştuk. Bu bizim için oldukça anlamlı bir çalışma oldu.”

    Açılışta yoğun ilgiyle karşılaştıklarını vurgulayan Başkan Remzi Aydın, “O gün tabi başka güzellikler de oluştu. Açılışta çocuklarımızın ailelerinin, Ramili halkımızın, diğer misafirlerimizin çok yoğun, üst düzeyde bir teveccühü, beğenisi ve ilgi alakasıyla karşılaştık. Gerçekten o da bizi son derece memnun etti” dedi.

    “Şehidimizin hassasiyetine sahip gençler yetiştireceğiz”

    Başkan Remzi Aydın, Bilgi Evi öğrencilerinin Zeytin Dalı Harekatı’nda üstün başarılar sergileyen Mehmetçik’e destek için mektup yazdıklarını ve kendilerine teslim ettiklerini belirterek, “Rami bilgi evindeki çocuklarımız gerçekten özellikle içinde yaşadığımız olağan üstü sürece bağlı olarak Afrin’deki operasyonlara yakından alakalarını gösterircesine Mehmetçik’imize bağlılıklarını sevgilerini muhabbetlerini dile getiren mektuplar yazdılar. Onları bana teslim ettiler. Zaten o gün de gördüğünüz gibi açtığımız bilgi evimizin ismini Şehit Musa Özalkan ismini verdik. Afrin’deki ilk verdiğimiz şehitlerimizden biriydi. Şehidimizin adını ilelebet yaşatmak, unutmamak, onun yolundan, onun hassasiyetine sahip gençler yetiştirmek adına öyle bir yaklaşımımız da vardı. Dolayısıyla bütün bu yaklaşımlarımızın hedeflerimizin amaçlarımızın bir anlamda hep kesiştiğini, örtüştüğünü ve bir araya gelerek güzel bir tablo oluşturduğunu adeta görmüş olduk.

    Dolayısıyla bundan dolayı da gerçekten mutlu oldum. Çocuklarımızın heyecanı bu konudaki duyarlılıkları hassasiyetleri gerçekten kayda değerdi.

    Şehidin vasiyetinin yerine getirilmesi de bize nasip oldu. Zannediyorum ilk defa belediye olarak şehidimizin vasiyetini yerine getirmek anlamında biz bir çalışma yapmış olduk. O da ayrı bir tevafuk ayrı bir güzellik diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

  • Fakıbaba: “Şehidimizin en küçük oğlu Muhammed’in sünnetine de geleceğiz ve kirvesi olacağım”

    Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, Kahramankazan ilçesine bağlı Ahi köyünü ziyaret etti. 15 Temmuz şehidi Ali Anar’ın evini ziyaret eden Bakan Fakıbaba, şehidin en küçük oğlu Muhammed’in sünnetine gelip kirvesi olacağını belirterek, 15 Temmuz’da tarlasını yakan Hicabi Bitik için ise, “Bu zekaya hayranım” dedi.

    Bakan Ahmet Eşref Fakıbaba, Ankara’nın Kahramankazan ilçesi Ahi köyünü ziyaret etti. İlk olarak 15 Temmuz’da şehit olan Ahi Köyü Muhtarı Ali Anar’ın ailesini ziyaret ederek yeni yıllarını kutlayan Bakan Fakıbaba, daha sonra Köy Konağı’nda çiftçilerle bir araya geldi. Fakıbaba son olarak ise, 15 Temmuz’da Akıncı Üssü’nden uçakların kalkmasını önlemek için tarlasını yakan Hicabi Bitik’i de evinde ziyaret etti ve yeni yıllını kutladı.

    “Şehidimizin en küçük oğlu Muhammed’in sünnetine de geleceğiz ve kirvesi olacağım”

    Ahi Köyü Köy Konağı’nda çiftçiler ile bir araya gelip burada bir konuşma gerçekleştiren Bakan Fakıbaba, “Özellikle bu akşam şehit ailelerini dolaşmayı çok arzu ediyordum. Bu istek de özellikle Cumhurbaşkanımızdan ve Başbakanımızdan gelince benim için çok anlamlı oldu. 15 Temmuz şehidi Ali Anar’ın evini ziyaret ettik. Onlar bizim de ailemiz. Şehidimizin en küçük oğlu Muhammed’i sünnetine de geleceğiz, kirvesi olacağım. Kahramankazan artık Türkiye’nin kalbinde olan bir yer. Kahramankazan’ın ne yaptığını herkes biliyor. Allah herkese şehitlik mertebesini nasip etsin. Şehit ve gazilerimiz olmasaydı biz şuan burada olmayacaktık, parçalanıp bölünecektik. Vatan hainlerinin de gerekli cezaya çarptırılacağına inanıyorum” dedi.

    “Uçak dumandan kalkamaz diye düşündük”

    15 Temmuz’da Akıncı Üssü’nden uçakların kalkmasını önlemek için tarlasını yakan Bitik Mahallesi Muhtarı Hicabi Bitik, o günü şöyle anlattı:

    “Bir tane uçak geçti. Oturduğum sandalyede yere yıkıldım. Minarenin üstünde leylek yuvası vardı yere düştü. Başkanı aradık ne yapalım, dedik. Oda ‘ne yapılması gerekiyorsa yapın’ dedi. Biz de arkadaşlarla istişare yapıyorduk ve aklımıza anızları yakmak geldi. Belediyeden arabaları aldık. Lastikleri falan arabalara yükledik ve götürdük orada yaktık. Uçak dumandan kalkamaz diye düşündük ve öyle bir şey yaptık.”

    “Bu zekaya hayranım”

    Son olarak uçakların kalkmasını önlemek için tarlasını yakan Hicabi Bitik’i ziyaret eden Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba ise, bu zekaya hayran olduğunu belirterek “Vatandaşın reaksiyon verme kabiliyetine hayranım. Uçağı kaldırmama adına tarlayı da yakıyoruz, evimizi de yakıyoruz. Bu düşünce 15 Temmuz’u önleyen bir düşüncedir. Ben Hicabi Bey’i yürekten kutluyorum. Bütün Kahramankazan halkını yürekten kutluyorum. ‘Ben bu uçakların kalkmasını nasıl engellerim’ işte bu düşünce beni çok etkiledi. Bu sebeple Hicabi Bey ile tanışmak istedim ve buraya geldim. Böyle arkadaşlarımız olmasaydı emin olun şuan Türkiye olmayacaktı” ifadelerini kullandı.

  • Bakan Işık: “Hiçbir şehidimizin kanı yerde kalmayacak”

    Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, Kocaeli Başiskele’de düzenlenen iftar yemeğinde şehit ve gazi aileleriyle bir araya geldi.

    Milli Savunma Bakanı Fikri Işık şehit ve gazi ailelerinin davet edildiği iftar yemeğine katıldı. Başiskele’de düzenlenen iftar yemeği, Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, Kocaeli Valisi Hasan Basri Güzeloğlu, Gölcük Donanma Komutanı Oramiral Veysel Kösele, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu, milletvekilleri, ilçe belediye başkanları, siyasi partilerin il başkanları ile şehit ve gazi ailelerinin katılımlarıyla gerçekleşti.

    İftar yemeğinde konuşan Milli Savunma Bakanı Fikri Işık verilen mücadeleyi devam ettireceklerinin vurgusunu yaparak, “Hiçbir şehidimizin kanı yerde kalmayacak. Hiçbir hain de bu ülkede emeline ulaşamayacak. Bunun için gece gündüz mücadele veriyoruz. Bu mücadeleyi ta ki Türkiye Cumhuriyeti’ne yönelik hiç kimse yan gözle bakamaz hale gelene kadar sürdüreceğiz” dedi.

    Şehadet makamının önemine değinen Bakan Işık, “Şehit ailelerimiz bize şehitlerimizin en önemli emanetidir. Şahadet makamı bizim için peygamberlikten sonraki en yüksek makamdır. Biz de şehit olmak ölümlerin en güzeli ve en hayırlısıdır. Bu açıdan da şehitlerimizin, şehadet sebebi de ülkemizin varlık sebebidir. Şehitlerimiz bu topraklarda milletimiz hür ve bağımsız yaşasın, milletimiz kendi değerleriyle yaşayabilsin diye canlarını feda ettiler. Onlara layık olmanın en önemli ve öncelikli yolu şehadet değerlerine sıkı sıkıya bağlı kalmaktır” şeklinde düşüncelerini ifade etti.

    Bakan Işık 35 yıldır süren terörle mücadelenin en yoğun olduğu bir dönemde bulunulduğunun vurgusunu yaparak, “Bir taraftan şehitlerimizin kanını yerde bırakmıyoruz. 35 yıldır terörle mücadele tarihinde en yoğun mücadelenin olduğu dönemdeyiz. Şehit veriyoruz. Her bir şehit haberi yüreğimizi dağlıyor. Şunu da çok iyi biliyoruz ki şehitlerimizin hiçbirinin kanı yerde kalmıyor ve kalmayacak. 23 Temmuz 2015’te hain terör örgütünün Ceylanpınar’da iki polisimizi yatağında şehit etmesinin ardından başlayan operasyonlarda bugüne kadar 10 bin 564 terörist etkisiz hale getirildi. Şundan emin olunuz ki, hiçbir şehidimizin kanı yerde kalmayacak. Hiçbir hain de bu ülkede emeline ulaşamayacak. Bunun için gece gündüz mücadele veriyoruz. Bunun için devletimizin bütün birimleri tam bir koordinasyon içerisinde hareket ediyor. Bu mücadeleyi ta ki Türkiye Cumhuriyeti’ne yönelik hiç kimse yan gözle bakamaz hale gelene kadar sürdüreceğiz” şeklinde konuştu.

    Terör örgütlerinin milletin bağımsızlığına el uzattığına değinen ve FETÖ terör örgütünün de bunlardan biri olduğunun vurgusunu yapan Bakan Işık, “Allah’a hamd olsun bu ayın 9’unda Savunma Sanayi Fuarı’nı gerçekleştirdik. Orada sergilediğimiz silahlarımız, mühimmatımız, teçhizatımız dostlarımıza büyük bir güven verdi. Düşmanlarımızda da büyük bir korku oluşturdu. Türkiye’nin artık eski Türkiye olmadığını herkes gördü. Bu açıdan bu çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz. Şu anda artık Türkiye Cumhuriyeti’nin sınırlarının hiçbir karışı terör örgütlerinin, ’Ben burada rahatım. Kimse operasyon yapamaz’ diye düşünebileceği bir yer değil. 15 Temmuz gibi bir hain darbe girişimini bu asil millet göğsünü kurşunlara siper ederek, tankların önünde durarak altına yatarak etkisiz hale getirdi. 15 Temmuz bir kez aha gösterdi ki Türkiye’de mücadele etmemiz gereken terör örgütleri sadece PKK, DEAŞ, YPG, veya PYD değil. Aynı zamanda FETÖ terör örgütü de milletin bağımsızlığına el uzatmaya çalışan örgütlerden biridir” şeklinde düşüncelerini ifade etti.

    Fırat Kalkanı operasyonunda 3 bin 563 teröristin etkisiz hale getirildiğinin altını çizen Bakan Işık, “Bir tarafta terör örgütüyle mücadele sürdürülürken sınırlarımızın dışındaki tehditleri bertaraf etmek için de askerlerimiz tüm gücüyle çalışmaya devam ediyor. Fırat Kalkanı operasyonu sırasında askerlerimiz tarafından 3 bin 563 tane DEAŞ’lı terörist etkisiz hale getirildi. Türkiye şu anda hem PKK hem DEAŞ hem de diğer terör örgütleriyle en fazla mücadele eden tek ülkedir. Bu mücadeleyi de kararlılıkla sürdüreceğiz” dedi.

    Bakan Işık, TSK içerisinden 7 bin 800’ün üzerinde kişinin terör örgütüyle bağı olduğu gerekçesiyle temizlendiğini belirtirken, bir yandan Milli Savunma Üniversitesi’ne öğrenci alımıyla ilgili konuya da değinerek, “Bizler 15 Temmuz’un ardından peygamber ocağımız Türk Silahlı Kuvvetleri’nin içerisine sızan hainleri tek tek tespit ediyoruz. TSK içerisinden 7 bin 800’ün üzerinde kişiyi bu örgütle bağı olduğu gerekçesiyle uzaklaştırdık. Bir taraftan bu hainleri temizlerken, bir taraftan da ordumuzu güçlendirmeyi ihmal etmiyoruz. Milli Savunma Üniversitemizin 2016-2017 eğitim ve öğretim yılı için 5 bin 200 öğrenciye ihtiyacı vardı. Duyuruyu yaptığımızdan beri 305 bin gencimiz başvuru yaptı. Bu millet kendi ordusuna sahip çıkmayı sürdürüyor. Bundan sonra da sürdürmeye devam edecek. Birliğimizi, beraberliğimizi korudukça, hiçbir gücün Türkiye’nin bileğini bükmesi mümkün değil” şeklinde konuştu.

  • Kurtulmuş: “Şehidimizin Evi En Kısa Zamanda Yapılacak”

    ORDU (İHA) – Ordu’nun Akkuş ilçesine bağlı Salman Mahallesi’nde toprağa verilen şehit Jandarma Uzman Çavuş Nuh Özdemir’in cenaze törenine katılan Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, şehidin derme çatma evi için talimat verdiklerini ve en kısa sürede evin yapılacağını söyledi.

    Diyarbakır’ın Sur ilçesinde şehit olan Jandarma Uzman Çavuş Nuh Özdemir, memleketi Ordu’nun Akkuş ilçesine bağlı Salman Mahallesi’nde toprağa verildi. Salman Mahallesi meydanında yüzlerce vatandaşın katıldığı cenaze töreninde gözyaşları sel oldu. Cenazeye katılan Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, kılınan namazın ardından cenaze aracına binerek şehidin aynı mahalledeki babaevini ziyaret etti. Ziyaretin ardından Kurtulmuş mezarlığa geçti. Şehidin ailesine başsağlığı dileyen Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, burada yaptığı açıklamada şehidin derme çatma evi için talimat verdiklerini ve en kısa sürede evin yapılacağını söyledi.

    “KARDEŞİMİZİN ŞEHADETİ HEPİMİZİ DERİNDEN YARALADI”

    Terör faciasını bitirmek istediklerini ifade eden Kurtulmuş, “Allah rahmet eylesin, çok acı bir tablo. Nuh kardeşimizin şehadeti hepimizi derinden yaraladı. Allah sabırlar versin bütün ailesine, milletimize başsağlığı diliyoruz. Bu eşkıyaların yaktığı, tutuşturduğu ilk ocak değil bu. Ama son ocak olmasını temenni ederiz. Terörle verilen mücadelede ne kadar doğru olduğu bir kez daha görülüyor. Maalesef memleketin her yerinde şehit cenazeleri var. Ama ümit ediyoruz ki bu şehitlerimizin bereketine en kısa zamanda terör faciasını bitiririz, teröristler hak ettikleri cezaları almış olurlar. Türkiye’yi bölüp parçalamak isteyen, Türkiye’de halka hayatı zindan etmek isteyen bu terör çeteleri, terör yuvaları dağıtılır” dedi.

    “EV EN KISA ZAMANDA YAPILACAK”

    Şehidin Salman Mahallesi’ndeki mevcut evinin yanına en kısa sürede yeni bir ev yapılacağını aktaran Kurtulmuş, “İnşallah Vali beyimize talimatı verdik. En kısa zamanda mevcut evin yanındaki bir arsaları varmış. O arsada Valilik, Başbakanlık adına en kısa zamanda bir ev yapacak. Ayrıca ailenin diğer ihtiyaçlarının giderilmesi için de gerekli çalışmalar yapılacak. Şehidimizi geri getirmek mümkün değil ama hiç olmazsa geride kalan kederli ailesini de mağdur etmeyeceğiz, her türlü sıkıntılarında destek olacağız” diye konuştu.