Etiket: seferberlik

  • Kale’de yeşil seferberlik

    Kentin simgelerinden Kadifekale’yi adım adım çarpık yapılaşmadan kurtarmaya çalışan İzmir Büyükşehir Belediyesi, bölgede yaklaşık 30 bin ağaç ve 70 bin çalı dikimi yaparak yeşil dokuyu güçlendirdi. Büyükşehir, Kale yamaçlarına sadece son 3 ay içinde 12 bin ağaç dikti.

    Bir zamanlar tamamı çarpık yapılarla dolu olan Kadifekale, İzmir Büyükşehir Belediyesinin adım adım yürüttüğü kamulaştırma, yıkım ve yeşillendirme çalışmalarıyla yeniden hayata dönüyor. Büyükşehir Belediyesi, 2011 yılından itibaren rehabilite etmeye başladığı bölgede diktiği fidanların defalarca yakılmasına rağmen, Kadifekale’yi yemyeşil bir kent ormanına dönüştürme hayalinden bir an olsun vazgeçmiyor. Bu çalışmalar çerçevesinde bölgeye, yaklaşık 30 bin ağaç ve 70 bin 500 çalı dikildi. 2018 eylül ayından bu yana ağaç dikimlerine hız veren belediye, sadece son 3 ay içinde 12 bin ağaç dikimi gerçekleştirdi. 44 hektarlık alan zeytinden süs eriği ve tesbih ağacına, fıstık çamından erguvana, sedirden ıhlamura kadar pek çok türde ağaçla donatılırken, başta sarı papatya ve zakkum olmak üzere mavi ardıç, sarı yasemin, yayılıcı kuşdili ve adaçayı gibi çalı türleri de bölgeye renk kattı.

    En fazla dikim 2018 yılında

    Kentsel Yenileme Projesi kapsamında Kadifekale’deki 2 bin 121 sağlıksız konutu boşaltarak yerine bir kent ormanı kuran İzmir Büyükşehir Belediyesi, bölgeye 2011 yılında 2 bin 532 adet ağaç, 2012 yılında 255 adet ağaç ve 625 adet çalı, 2013 yılında 5 bin 302 adet ağaç ve 4 bin 357 adet çalı, 2014 yılında 4 bin 170 adet ağaç ve 2 bin 834 adet çalı, 2015 yılında 2 bin 487 adet ağaç ve 4 bin adet çalı, 2016 yılında bin 140 adet ağaç, 2017 yılında 416 adet ağaç ve 343 çalı dikimi gerçekleştirdi. Büyükşehir Belediyesi tarafından, 2018 yılında ise bölgeye 13 bin 240 adet ağaç ve 58 bin çalı dikildi.

  • Köyde doğum yapan anne için seferberlik

    Van’ın Başkale ilçesinde yolu kar ve tipi nedeniyle kapanan mahallede kadınların desteğiyle doğum yapan kadın, Ulusal Medikal Kurtarma Ekibinin (UMKE) 12 saat süren çalışması sonucu hastaneye ulaştırıldı.

    Başkale ilçesine 40 kilometre uzaklıktaki Çakırdoğan Mahallesi’nde yaşayan 2 çocuk annesi İpek Aslan’ın doğum sancılarının artması üzerine yakınları tarafından sağlık ekiplerinden yardım istenildi. 3’üncü çocuğuna hamile olan Aslan için seferberlik başlatan karla mücadele ve sağlık ekipleri, kar ve tipi yüzünden kapalı olan mahalle yolunun açılması için yoğun mücadele verdi.

    Uzun uğraşların ardından ekipler mahalleye ulaşıncaya kadar köydeki kadınların yardımıyla İpek Aslan bir erkek bebek dünyaya getirdi. Doğum sonrası sancıları dinmeyen Aslan’a ilk müdahale UMKE ekipleri tarafından evinde yapıldı. Daha sonra UMKE aracına bindirilip yola çıkarılan Aslan ve bebeği, 12 saat süren zorlu kurtarma operasyonuyla Başkale Devlet Hastanesine ulaştırıldı. Tedavi altına alınan anne Aslan’ın sağlık durumunun iyi, bebeğinin durumunun ise kritik olduğu öğrenildi.

  • Evlerinde mahsur kalan diyaliz hastaları için seferberlik

    Muş’ta yoğun kar yağışı ve tipi nedeniyle evlerinde mahsur kalan diyaliz hastaları, yapılan çalışmalar sonucunda hastaneye ulaştırıldı.

    Muş’un Gündoğan ve Elçiler köyünde diyalize girmesi gereken hastalar için İl Özel İdaresi ve sağlık ekipleri seferber oldu. Kar ve tipi nedeniyle kapanan yollar, İl Özel İdaresi ekipleri tarafından yapılan yoğun çalışmayla yeniden ulaşıma açıldı. Ambulansa alınan diyaliz hastaları hastaneye ulaştırıldı.

    Kar yağışı nedeniyle yollarının kapandığını ifade eden Gündoğan Köyü Muhtarı Necmettin Gün, “Şu anda Gündoğan köyünde 3 diyaliz hastamız var. Bunlardan ikisi nefes darlığı ve biri de kemik erimesi hastası. Sağ olsun İl Özel idaresi ekiplerine telefon açtık ve gelip hastamızı kurtardılar. Şu anda hastamızı arabaya bindirip Muş’a gidiyoruz” dedi.

    Diyaliz Hastası Ali Haydar Toplu da, diyalize girmesi gerektiğini hatırlatarak, “Bugün diyalize girmem lazım. Servis gelemedi. Kar çok yağdı. Bizde evde ambulansın gelmesini bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

    Elçiler Köyü Muhtarı Mehmet Toplu ise köyde diyaliz hastamız olduğunu belirterek, “Ekipler hastayı kurtarmak için geldi. İl Özel İdaresi geldi, ambulanslar geldi. Gerçekten devletimiz bize büyük fedakarlık yapıyor. Yollarımız sık sık kapandığı için devlet her halükarda bize yardımcı oluyor. Allah devletimize zeval vermesin” diye konuştu.

    Babasının diyaliz hastası olduğunu kaydeden Cuma Toplu da, “Babam diyaliz hastası. Sabahtan beri yollar kapalıydı. Sağ olsun ekipler yolu açtı. 112 Acil Servis ekipleri geldi. Şu anda hastamızı alıp Muş Devlet Hastanesine götürüyoruz. Hepsine çok teşekkür ediyoruz” şeklinde konuştu.

    İl Özel İdaresi Operatör Şefi Tolga Akaydın ise bölgede yoğun kar ve tipi dolayısıyla birkaç köy yolunun kapandığını belirterek, “Birkaç hastamızın diyalize girmesi gerektiği haberini aldık. Acil müdahale edilmesi gerekiyordu. Ekiplerimizle birlikte müdahale ettik. Tipi ve yoğun kar yağışı dolayısıyla kapanan yollarımızı açtık. Hastalarımızı ambulanslara bırakarak hastaneye ulaşmasını sağladık” dedi.

  • Bataklığa saplanan at için seferberlik

    Batman’ın Hasankeyf ilçesi Dicle Nehri’nde bataklığa saplanan at, AFAD, jandarma ve itfaiye ekiplerince kurtarıldı.

    Edinilen bilgilere göre, Hasankeyf’e bağlı Kılıç köyünden geçen Dicle Nehri kenarında işletmecilik yapan Mehmet Yıldız, bataklığa saplanmış atı fark etti. Yıldız’ın durumu bildirmesi üzerine olay yerine AFAD, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Ekipler, bot ile nehrin karşısına geçerek, yaklaşık 2 saatlik çalışmanın ardından atı bulunduğu yerden kurtardı. Yabani olduğu öğrenilen at doğaya salındı.

    Köy Muhtarı Reşit Yıldız, atı kardeşinin fark ettiğini belirterek, “Biz de jandarma ekiplerini aradık. Jandarma ekipleri gelince, AFAD ve itfaiye ekiplerini aradı. 2-3 saat çalışmanın ardından atı kurtardılar. Atın sağlık durumu iyi. Bu zorlu ve başarılı çalışma için herkese teşekkür ediyorum” dedi.

    Atı fark eden Mehmet Yıldız, akşam saatlerinde bölgeden at sürüsünün geçtiğini anlatarak, “Sabah iş yerime geldiğimde beyaz bir atın bataklığa saplandığını fark ettim. Jandarmayı aradıktan sonra hemen olay yerine geldiler ve diğer ekiplere haber verdiler” diye konuştu.

    Arama ve Kurtarma Teknisyeni Selahattin Çelebi ise “Su kenarında bir atın çamura saplandığını ve 2 gün boyunca çamurda kaldığı ihbarı üzerine geldik. Yaptığımız çalışmalar sonucunda hayvana zarar vermeden sağlıklı bir şekilde çıkararak doğaya saldık” ifadelerinde bulundu.

  • UMED Başkanı Aslan Değirmenci: “Yalan haberle mücadele için seferberlik başlatılmalı”

    Mersin’de Türkiye Kardeşlik Birliği (TÜRKAB) tarafından düzenlenen “Medya ve Algı Yönetimi” paneline katılan Uluslararası Medya Enformasyon Derneği (UMED) Başkanı Aslan Değirmenci, medyanın dünyanın aynası olması gerektiğini ifade etti.

    Medya üzerinden yapılan algı operasyonlarının en tehlikeli savaşlardan biri olduğunu vurgulayan Değirmenci, emperyalizm ve onun kontrolündeki terör örgütlerinin medyayı çıkarları doğrultusunda silah olarak kullandıklarını ifade etti.

    Batı’nın medyayı ayna olarak değil, aksine gerçekleri perdelemek için kullandığına dikkat çeken Değirmenci, “Fransa’da yüksek vergiler ve zorlaşan yaşam şartlarını protesto eden Sarı Yelekliler’e karşı kullanılan orantısız gücü görüyorsunuz. Fakat Batı medyası olaylar karşısında üç maymunu oynuyor. Söz konusu medya hem polisin şiddet eylemlerini yok sayıyor hem de haklarını aramak için sokağa çıkanların taleplerine yer vermiyor. Ancak konu Türkiye olduğunda anında psikolojik harekete geçiyorlar. Örnek Gezi olayları. Gezi olaylarında 24 saat canlı yayın yapan Batı medyası Paris’te yakılan isyan ateşini görmezden geliyor” dedi.

    Küresel şebekelerin kontrolünde olan medya organlarının algılarla oynayarak, toplumun masum insanlardan nefret etmesini, zalimleri ise sevmesini dayattığını belirten Değirmenci, “En basit örneği Suriyeli mülteciler. Irkçılığı besleyen yalan haberlerle bir takım çevreler düğmeye basıyor. Yalan haber dakikada sosyal medya üzerinden milyonlara ulaşıyor. Evlerinden, yurtlarından ayrılmak zorunda kalan kardeşlerimize karşı bir anda ön yargılar oluşuyor, mazlum kimlikleri yok sayılarak ötekileştiriliyorlar. Aynı çevreler bakıyorsunuz Mısır’da darbeci Sisi’nin, Suriye’de katliamcı Esad’ın yanın da duruyor. Hatta Suudi veliaht Prensi Selman’ın, Zayed ailesinin propagandasını yapmaktan geri durmuyorlar” şeklinde konuştu.

    Yalan haber ve internet ortamındaki yanlış bilgiyle mücadele noktasında üst düzey adımlar atılması gerektiğini de vurgulayan Değirmenci, gazeteci, aktivist, akademisyen, sivil toplum örgütleri temsilcileri ve sosyal medya uzmanlarından oluşturulacak bir platformla yeni bir strateji belirlenmesi gerektiğini ifade etti. Bilgi akışı ve yanlış bilgilendirmenin olağanüstü boyutlara ulaştığı bir dönemde herkesin sorumluluk alması, seferberlik başlatılması gerektiğine dikkat çeken Değirmenci, “Medya organları, yalan haberden uzak durmalı; ırkçı, mezhepçi, kışkırtıcı, kin ve nefret içeren bir dil yerine sağduyuyu öne çıkaran, birleştirici bir dil kullanmalıdır. İçeriği boşaltılmış, gerçekten uzaklaştırılmış, dezenformasyona uğramış bilgiler medya aracılığıyla kitlelere ulaştırılmamalıdır. Öte yandan bir bilgiyi ve fotoğrafı teyit ettiremiyorsak, doğrulatamıyorsak sosyal medyada paylaşmaktan uzak durmalıyız” dedi.