Etiket: Seferberliği

  • Koronaya inat yeşil seferberliği

    Koronaya inat yeşil seferberliği

    Kentsel dönüşüm çalışmalarının aralıksız sürdüğü Aziziye’de tek gündem maddesi Korona salgınına rağmen yeni sezon hazırlıklarına başlandı.

    Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Zafer Aynalı, Park ve Bahçeler birimi yöneticileri ve Aziziye Belediye Başkanı Muhammed Cevdet Orhan ile başkan yardımcıları Ilıca’da yeni projelerin hazırlığı için bir araya geldiler. Ilıca Aziziye caddesi üzerinde geçtiğimiz yıl yapılan kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamında ki yıkımlar sonrasında söz konusu alan üzerinde peyzaj çalışmaları, kent meydanı ve otoparkın inşasına başlanacağı öğrenildi. Termal turizmde büyük potansiyelleri bünyesinde barındıran Ilıca mahallesinde yeni projeler ile cazibenin artırılması hedefleniyor. Aziziye Belediye Başkanı Muhammed Cevdet Orhan, kentsel dönüşüm ile çehresi değişen Ilıca’nın eksikliği hissedilen projeler ile şifa kenti hüviyetine katkı sağlamayı hedeflediklerini söyledi.

    Yaz ayları ile birlikte yaklaşık 20 dönüme yakın alanın yeşillendirme çalışması yapılacağına vurgu yapan Başkan Orhan, “Büyükşehir belediyemizin de destekleri ile hazırladığımız şifa bahçeleri projesini hayata geçirmeyi planlıyoruz. Bu sayede hem görsel güzellikleri hem de ihtiyaç duyulan dinlenme alanlarını oluşturacağız. Bunlarla birlikte Ilıca’da son yıllarda ortaya çıkan otopark eksikliği içinde yeni projemiz var. 80 araçlık bir otopark ile trafik sorununu ortadan kaldırma amacındayız. Ilıca bizim için büyük önem arz ediyor. Buradaki termal potansiyellerin yatırım anlamında ortaya çıkması gelecekte Aziziye için kazanım demektir” diye konuştu.

  • ESMEK’lerde Kovid-19 seferberliği

    ESMEK’lerde Kovid-19 seferberliği

    Erzurum Büyükşehir Belediyesine bağlı ESMEK’lerde Kovid-19 seferberliği başlatıldı. ESMEK personelleri ve eğitimcilerinden oluşan ekip, günde 300 tulum önlük dikip sağlık kuruluşlarına teslim ediyor.

    Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen’in talimatıyla ESMEK’lerde başlatılan seferberlik, sağlık kuruluşlarıyla dayanışma adına sergilenen en güzel örneklerden birisi olurken, imalat ise hijyen kurallarına uygun olarak yapılıyor. Başkan Mehmet Sekmen, Büyükşehir Belediyesinin tüm birimlerini Kovid-19 salgınına karşı başlatılan mücadele sürecine dahil ettiklerini belirterek, ESMEK’lerin ise bu anlamda çok özel bir çalışmaya imza attığını dile getirdi.

    “Çok kıymetli bir çalışma”

    Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren ESMEK’lerin, Erzurum’un dört bir yanında hayata geçirilen sosyal sorumluluk projelerinden olduğunu vurgulayan Başkan Mehmet Sekmen, “ESMEK’ler, faaliyet gösterdikleri süre zarfında mesleki eğitime her zaman öncülük etti. ESMEK’lerde verilen eğitimler sayesinde piyasaların nitelikli iş gücü ihtiyacını gidermekle kalmadık, ekonomik bir değer de ürettik. İçinde bulunduğumuz süreçte ise ESMEK’ler sayesinde çok kıymetli bir çalışma daha yürütüyoruz. ESMEK’lerde günde tam 300 tulum önlük dikiyor ve sağlık kuruluşlarımızın istifadesine sunuyoruz” diye konuştu.

    “Seferber olmuş durumdayız”

    Söz konusu çalışmanın 6 eğitmen ve 20 ESMEK çalışanının katılımıyla yürütüldüğünü anlatan Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, “Kovid-19 salgınıyla mücadele noktasında Erzurum’da sıra dışı bir performans sergiliyoruz. Tüm birimlerimizi bu sürece dahil etmiş olmakla birlikte 7/24 esasına göre çalışıyor ve mücadelemizi çok daha dirençli hale getirmek için de elimizden geleni yapıyoruz. Bu manada ESMEK’lerde ortaya koyulan gayreti de kutluyor, mesai arkadaşlarımıza kalbi şükranlarımı sunuyorum. Bu mücadeleyi başarıyla sonuçlandıracak ve salgını Allah’ın izniyle bir tehdit olmaktan çıkartacağız. Kurallara uyalım, mecbur kalmadıkça dışarı çıkmayalım ve evimizde kalalım” çağrısında bulundu.

  • Aziziye’de Korona seferberliği sürüyor

    Aziziye’de Korona seferberliği sürüyor

    Ülkemizde artarak devam eden Korona Virüsüne karşı özellikle yerel yönetimlerin tedbirleri dikkat çekiyor. Erzurum’da da yoğun bir şekilde gerek sosyal medyada duyuruları yapılan gerekse ilçe genelinde aldığı çalışmalar ile adından söz ettiren Aziziye Belediye Başkanı Muhammed Cevdet Orhan, dünyayı etkisi altına alan ve gündemin tek gündem maddesi olan bu salgının önlenmesinde vatandaşın duyarlılığına vurgu yaptı.

    Ülke genelinde istisnalar dışında yapılan çağrıların dikkate alındığına dikkat çeken Başkan Orhan, sağlık çalışanlarının fedakarlıklarının taktire şayan olduğunu kaydetti. Başkan Orhan, “Aziziye Belediyemizin çalışmalarına değinmeden önce tüm ülkede taktir gören sağlık çalışanlarımızın fedakarlıkları bizlerinde her daim unutmayacağı bir durum olacaktır. Onları buradan bir kez daha alkışlayarak ailem ve ülkem adına teşekkürü borç biliyorum. Korona virüs ile mücadelede 20 gün öncesinden bugüne kadar Basın Yayın ve Halkla İlişkiler, Temizlik İşleri, Park Bahçeler ve Fen İşleri müdürlüğü ekiplerimiz başta olmak üzere tüm belediye çalışanlarımız ile tam gün esaslı çalışmalar başlattık. Temizlik çalışmalarında sokak ve caddelerin yanı sıra eğitim kurumları ve kamu kurumlarının ortak kullanım alanları ve ibadethanelerde eksiksiz olarak temizlik ve dezenfeksiyon çalışmaları tamamlandı. Bunların dışında ilçenin tamamında ticari işletmelerin dezenfeksiyon işlemleri belediyemiz tarafından ücretsiz olarak yapılmıştır” dedi.

    Dezenfeksiyon otomasyonları ilgi gördü

    İlçenin çeşitli yerlerinde konulan dezenfeksiyon otomasyonu vatandaşlardan yoğun ilgi gördü. Merkezi bölgelerde vatandaşların sürekli olarak istifadesine sunulan otomasyonlar ile temizlik konusunda büyük bir eksiklik giderilmiş oldu. Aziziye Belediye Başkanı Muhammet Cevdet Orhan, ilçe genelinde tüm konutların ilaçlama çalışmalarının sürdürüldüğünü ve yeniden baştan başlamak suretiyle devam ettirileceğinin altını çizdi. İlçe sınırları içinde bir hafta içinde 20 bine yakın konutun bulunduğu alanın dezenfeksiyon işlemini bitirdiklerini söyleyen Başkan Orhan, “İlçe merkezimize bağlı mahallelerde ilaçlama çalışması sonrasında mahalle statüsündeki 69 köyümüzde bu çalışmaları bitirmek amacındayız.

    Korona virüs salgını tehdidi sona erinceye kadar da ilaçlama çalışmalarında sürekli olarak başa dönmek suretiyle etkinliğimizi sürdüreceğiz.

    Cumhurbaşkanımız tarafından açıklanan kamu kurumlarında esnek çalışma uygulaması kapsamında virüsün yayılmasını engellemek amacıyla çalışan sayımızı asgariye indirerek evlerinde bulunmalarını teşvik ettik. Tüm bunların yanında belediye hizmetlerinde teknolojiyi ön plana çıkarıp belediyemize gelmeden internet ortamında hizmet alabilmelerine imkan tanıdık. Basın ve Halkla ilişkiler Müdürlüğümüz aracılığıyla sosyal medyada vatandaşlarımızı bilgilendirme çalışmalarımızda son sürat devam etmektedir” diye konuştu.

    Vatandaşların bilhassa 65 yaş üstü yaşlıların evden çıkmamaları için farklı sosyal medya aktiviteleri ve destek hizmetleri sunmayı da ihmal etmediklerini hatırlatan Başkan Orhan,

    “Evinde yalnız olup dışarı çıkamadığı için ihtiyaçlarını temin edemeyen 65 yaş üstü dedelerimiz ve ninelerimize tabiri caiz ise el ayak olup Beyaz masa ekiplerimiz aracılığıyla hayır duaları karşılığında taleplerini karşıladık. İhtiyaç sahibi olanlar için ise yardım kolilerimizi göndermeyi unutmadık. Sürekli hale getirdiğimiz bu uygulamadan olumlu geri dönüşler alıyoruz. Tüm bunların dışında vatandaşlarımıza sürekli yapılan evde kalın uyarısını yenilemek istiyorum. Dezenfeksiyon konusunda sürekli talep geliyor. Vatandaş arasında ilaçlama ile bu hastalığa sanki hiç yakalanma olmayacağı algısı hakim. Bu salgına karşı en büyük ilaç ve silah sosyal mesafe ve evde kal çağrılarına riayet etmektir. Lütfen bu konuda uyarıları dikkate alalım” şeklinde konuştu.

  • ZMO Başkanı Demir: ‘Tarımsal üretim seferberliği ilan edilmeli’

    ZMO Başkanı Demir: ‘Tarımsal üretim seferberliği ilan edilmeli’

    Ziraat Mühendisleri Odası Erzurum Şube Başkanı Okan Demir, kıtlık ve açlık sorunu yaşamamak için ülkemizde derhal “tarımsal üretim seferberliği” ilan edilmesi gerektiğini söyledi.

    Demir, ‘’Nevruz Bayramını kutladığımız bugünlerde, doğa ile birlikte Anadolu da uyandı. Meyvelerimiz çiçek açarken, meralarımız tüm biyo çeşitliliği ile hayvanlarımızı cezbederken, tohumlarımız ve fidelerimiz toprak ile buluşmayı beklerken, vatandaşlarımız Covid-19 salgını karşısında sağlığını koruma, yeterli ve dengeli beslenme telaşında. Çiftçilerimiz ise bir yandan sağlık tehdidiyle uğraşırken, bir yandan da geçimi için üretim telaşında. Öncelikle, tüm dünyada ve ülkemizde vatandaş olarak alkışlarla destek verebildiğimiz özveriyle çalışan sağlık çalışanlarını yürekten kutluyor, özlük hakları dahil tüm mesleki ve insani haklarına kavuşmalarını diliyoruz.’ Dedi.

    Tarım sektörümüzde, ülkemizi de yoğun olarak etkileyen koronavirüs salgınının sektöre yıkıcı etkilerinin olacağının açık olacağını dile getiren Ziraat Mühendisleri Odası Erzurum Şube Başkanı Okan Demir, ‘’Bölgemizde Mart ve Nisan ayları; özellikle sebze tohumu ve fidesi ile ayçiçeği, mısır gibi ürünler için ekim, dikim, gübreleme ve ilaçlama zamanları. Üreticilerimiz, çiftçilerimiz ise bugün maalesef önlerini görememekte.Unutmayalım ki, bir aylık ekim sezonunu kaçırırsak, bir yıllık mahsulü kaybederiz.

    Üretmezsek beslenemeyiz. Üretemezsek tüketemeyiz. Üretemezsek kıtlık ve açlık yaşarız.Dışalım, normal zamanlarla birlikte, özellikle salgının dünyayı tehdit ettiği günümüzde de çözüm değil.Çözüm; çiftçilerimizin tarım ürünlerini üretebileceği olanakların güçlendirilmesi ve tüketicilerimizin de bu gıdalara uygun fiyatta sürdürülebilir bir şekilde ulaşmasının sağlanmasıdır.’’ Diye konuştu.

    Ziraat Mühendisleri Odası Erzurum Şube Başkanı Okan Demir, Covid-19 salgını karşısında ortaya çıkan sorunlara yönelik çözüm önerilerimiz ve tarımsal politikalar konusunda yapılması gerekenlere ilişkin somut önerilerini şöyle aktardı;

    ‘’ 2019 yılı destekleme ödemeleri tüm illerimiz için derhal ödenmeli, 2020 destekleme ödemeleri ise 2021 yılına sarkmadan ödenmelidir Bitkisel ve hayvansal ürünlerin destekleme kapsamı genişletilmeli, iyi tarım uygulamaları ve organik tarım destekleri sürdürülmeli, girdiler dahil ek ekonomik destek paketi açıklanmalıdır.

    Çiftçilerin Ziraat Bankası, özel bankalar ve Tarım Kredi Kooperatiflerine olan kredi borçları yapılandırılmalı, 2020 yılı için faiz alınmamalıdır. Borç ertelemesi, düşük faizli kredi yanında, çiftçi borçlarının silinmesi de gündeme gelmelidir. Çiftçilerin BAĞKUR ve SSK borçları, 2020 yılı hasat sezonu sonuna ertelenmelidir. Kredi Garanti Fonu (KGF) kredileri tarım işletmelerini de kapsamalıdır.

    TMO, buğday başta olmak üzere 2020 yılı için alım garantisi vermeli, piyasa spekülasyonlarına karşı üretim aliyetlerinin üzerinde alım fiyatı açıklamalıdır. Üretim için gübre, tohum, ilaç, yem, mazot, elektrik gibi temel girdilerin maliyetleri düşürülmeli, tarımsal girdilere destek verilmeli, KDV indirimi dahil üreticiyi ve üretimi rahatlatıcı önlemler ivedilikle alınmalıdır.

    Covid-19 salgını sürecinde tüm yurttaşlarımızın içme suyu ve çiftçilerimizin tarımsal su kullanım borçlarırtelenmeli, mümkünse su hizmetleri ücretsiz verilmelidir. İçişleri Bakanlığı Genelgesi ile getirilen 65 yaş üstü insanlarımızın sokağa çıkma yasağı; özellikle Mart-Nisan aylarının bitkisel ürünler için ekim, dikim ve bakım dönemi olması, süt gibi hayvansal ürünlerin günlük olarak alıcılara teslimi gerçeği göz önüne alınarak, tarım nüfusunun yaşadığı yerlerde kontrollü olarak kaldırılmalıdır. ÇKS`ye kayıtlı çiftçilere izin belgesi verilerek ekim, dikim, üretim bölgesinde seyahat etme ve üretim alanına ulaşma yasağı kaldırılmalıdır.

    Bitki koruma, gübre, tohum, tarım alet ve makinası gibi girdileri satan Tarımsal Bayilere yönelik halk sağlığının korunması ve haksız rekabet ortamı oluşmaması için Tarım ve Orman Bakanlığı`nca ülke düzeyinde ortak uygulama başlatılmalı ve süreç sıkı bir şekilde denetlemelidir. Sağlık Bakanlığı`nca yürürlüğe konulan Biyosidal Ürünler Yönetmeliği değişikliği yeniden değerlendirilmeli, biyosidal ürün veya aktif maddelerin imalinden sorumlu olacak meslek grupları içerisinde eskiden olduğu gibi yine Ziraat Mühendisleri de olmalı, halk sağlığı açısından biyosidal uygulaması yeterli eğitim almamış her meslek grubuna açılmamalıdır.

    Gıda egemenliği, gıda güvenliği ve gıda güvencesi ülke gündemindeki yerini almalı, olumlu resmi açıklamalara karşın, merdiven altı üretim, stokçuluk ve fahiş fiyatlar boyutu dahil uygulamalar doğru, etkin ve hızlı şekilde denetlenmelidir. Yaş sebze ve meyve pazarları ile Hallerde aracılık sistemi devreden çıkarılmalı, ürün sunumunda hijyenden ödün verilmemeli, etkin denetimler yapılmalıdır.Öncelikle tarımsal ilaç, gübre, tohum olmak üzere yerli girdi üretimine ve ıslah çalışmalarına yönelik gerekli ar-ge çalışmaları hızlandırılmalı ve süreç koşulsuz desteklenmelidir.

    Hayvancılığın gelişmesi sağlanarak, üreticinin gelir artışı yanında, vatandaşın sağlıklı et, süt ve süt ürünleri tüketmesi için kalıcı özel önlemler alınmalıdır. Beyaz et ve yumurta sektörü salgın boyunca desteklenmelidir. Kırmızı et sorununun giderilmesi için dönemsel olarak açılan tarife kontenjanlarıyla dışalım yolu tercih edilmemeli, devlet üretim çiftlikleri yoluyla üreticiye teknik destek sağlanmalı, yem, ilaç, aşı desteği verilmeli, meraların amaç dışı kullanımı önlenmelidir. Endüstriyel hayvancılık çok boyutlu değerlendirilmeli, agroekolojik hayvancılığa geçiş özendirilmelidir.

    Tarımsal Yayım ve Danışmanlık hizmetleri yaygın ve etkin olarak hızlı bir şekilde verilmelidir.

    Ülkemizin en büyük gücü her türlü olumsuzluğa karşın hâlâ tarımsal üretim potansiyelimizdir. Unutmayalım, boş rafları gıda maddeleri ile doldurmanın tek yolu, her koşulda tarımsal üretime devam etmektir. Her koşulda üretmeye devam etmek, üretimi ve üretenleri desteklemek hepimizin temel amacımız olmalıdır. Tarımın ve gıdanın önemini daha iyi anlamamız, anlatmamız ve buna uygun şekilde üretim politikaları geliştirmemiz, üreticiden tüketiciye kadar hepimizin sorumluluğudur. Yaşadığımız ekonomik, siyasal, yönetim ve de sağlık krizi ortamında tarım sektörümüzün tüm bileşenlerinin ortak mücadele etmesi bir zorunluluktur.

    Çiftçilerimizin, üreticilerimizin, tüketicilerimizin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için, bilimle tarımsal üretimi buluşturabilmek için, ülke olarak kendimize yetebilmemiz için, gıda güvenliği ve gıda güvencesi için, gecikmeden, derhal, yerli üretime ve istihdama dayalı bir seferberlik başlatma zamanıdır.

    Ziraat Mühendisleri Odası olarak; ülkemizde derhal “Tarımsal Üretim Seferberliği” ilan edilmesini talep ediyoruz.

    Virüs insanı, açlık insanlığı öldürür.

    Pazarlarda, marketlerde, manavlarda hızla tükettiğimiz ve hatta stoklamaya çalıştığımız gıda maddelerini tüm zorluk ve risklere karşın fedakârca üreten çiftçilerimize hak ettikleri değeri verelim, koruyalım, destekleyelim. Tarımsal üretimimizi planlı bir şekilde artıralım, yeterli ve dengeli beslenelim.

    Ziraat Mühendisleri Odası Erzurum Şubesi olarak, halen üretmek için direnen çiftçilerimiz ile birlikte, her koşulda üretimi ve verimliliği artırmak için üretim alanlarında her türlü riski alarak kamuda ve özel sektörde çalışan meslektaşlarımıza yürekten teşekkür ediyoruz. Üretenin hakkını aldığı, insanlarımızın aç, susuz ve yoksul yaşamadığı bir ülke özlemi ile hep birlikte sağlıklı ve güzel günlere.’’

  • Üretim seferberliği için videolu mesaj

    İhracatçı birlik başkanları ve TİM kadın konseyi üyeleri koronavirüsle mücadele amacıyla başlatılan üretim seferberliğine ilişkin mesajlar oluşan bir video yayınladı.

    61 ihracatçı birliği, 27 sektörü ile 95 bin ihracatçısıyla Türkiye ihracatın tek çatı kuruluşu olan Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), ‘Türkiye’nin Sağlığı İçin ÜreTİM Seferberliği’ başlattı. Bu kapsamda İhracatçı Birlik Başkanları ve TİM Kadın Konseyi Üyeleri mesaj yayınladı.

    TİM Başkanı İsmail Gülle, geçtiğimiz gün koronavirüsle mücadelede kullanılması amacıyla 1 milyon maske ve 100 bin litre dezenfektan üretileceğini duyurmuştu.