Etiket: Sebze-meyve

  • Çukurovalı çiftçi sebze-meyve kalıntı analiz laboratuarı istiyor

    Yüreğir Ziraat Odası Başkanı (YZO) Mehmet Akın Doğan, Adana’da sebze-meyve kalıntı analiz laboratuarı kurulması için Vali Mahmut Demirtaş’tan destek istedi.

    Vali Demirtaş’ın konuya sıcak baktığını belirten Başkan Doğan, kurulacak laboratuarın Adana’nın önemli bir eksikliğini gidereceğini söyledi.

    YZO Başkanı Mehmet Akın Doğan, odada görevli ziraat mühendisleri ile birlikte Vali Mahmut Demirtaş’ı makamında ziyaret etti. Ziyarette, başta işçi sıkıntısı olmak üzere bölge üreticilerinin çeşitli konulardaki talep ve beklentilerini aktaran Başkan Doğan, en önemli sorunlardan birisinin Adana’da sebze-meyve kalıntı analiz laboratuarı bulunmaması olduğu dile getirdi.

    Ürünler başka illere gönderiliyor

    Adana’nın Türkiye’nin en önemli tarım merkezi konumunda olduğuna dikkat çeken Başkan Doğan, “Tarımın başkenti diyoruz ancak bölgemizde ürünlerimizin analizini yaptırabileceğimiz bir laboratuarımızın bulunmaması üreticimiz için ciddi sorun teşkil ediyor. Bölge üreticilerimiz genellikle Mersin ve Antalya’daki laboratuarlarda ürünlerini analiz ettiriyor. Ancak Mersin ve Antalya’da sadece 300 etken madde tespit edilebiliyor. Bu da yetersiz kaldığı için ürünlerimizi daha detaylı inceleme için 600 etken maddeye bakan Manisa’daki sebze-meyve kalıntı analiz laboratuarına gönderiyoruz. Numune başına ise indirimli olmak üzere 150 TL ödüyoruz. Birden fazla numune gönderildiği için çitçimizin sırtına ekstra bir yük bindiriyor” dedi.

    Her üründe numune zorunlu

    Turfanda sebze ve meyve üretiminin gerçekleştirildiği Yüreğir’de iyi tarım uygulamaları yapıldığına dikkat çeken Başkan Doğan, şunları söyledi:

    “İyi tarım uygulamalarıyla üretim yapan çiftçilerimiz hasat dönemine yakın her üründen numune alarak analiz yaptırmak zorunda. Bu nedenle Çukurova Kalkınma Ajansı’nın da desteğiyle Adana’ya bir laboratuar kazandırmak istiyoruz. Adana’ya böyle bir laboratuarı kazandırdığımız taktirde bölge çiftçimizin de çok önemli bir sorununu çözüme kavuşturmuş olacağız.“

    Vali Demirtaş’tan destek sözü

    Yüreğir Ziraat Odası’nın çalışmalarını yakından takip ettiğini ve başarılı bulduğunu belirten Vali Demirtaş ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Adana’nın önemli bir tarım kenti olduğuna dikkat çeken Vali Demirtaş, sebze-meyve kalıntı analiz laboratuarı bulunmamasının ciddi bir eksiklik olduğunu kaydetti. Böyle bir laboratuarın Adana’ya kurulması için her türlü desteği vereceğini ifade eden Vali Demirtaş, “Adana’da neden böyle bir laboratuar olmasın. Siz projeyi hazırlayın ben onaylarım” diye konuştu. Vali Demirtaş, işçi sorunun çözümü için de gerekli çalışmaları yapacaklarının müjdesini verdi.

    Sivil toplum kuruluşları ve meslek örgütleriyle sıkça bir araya gelmeye özen gösterdiklerini dile getiren Vali Demirtaş, üreticilerin sorunlarının çözümü ve beklentilerinin yerine getirilmesi konusunda ellerinden gelen gayreti göstermeye devam edeceklerini söyledi.

  • Yaş sebze-meyve ihracatında “hava kargo” dönemi

    Gıda AR-GE Proje Pazarı Yürütme Kurulu Başkanı Rıza Seyyar, yaş sebze meyvenin hava kargo ile taşınması için çalışma yaptıklarını belirterek, hedeflerinin ilk yıl için 12-13 bin ton yaş sebze meyveyi hava kargo ile taşımak olduğunu söyledi.

    Gıda sektöründe yenilikçi fikirlerin sanayi ile buluşması ve katma değerli üretim ile ihracatın artması amacıyla Ege İhracatçı Birlikleri tarafından 5. Uluslararası Gıda AR-GE Proje Pazarı düzenlendi. Etkinlik kapsamında gün boyu panel ve konferanslar düzenlenecek, sergi alanında ise projeler sergilenecek. Oylum Talu’nun sunucu olduğu etkinliğin açılış töreninde konuşan Gıda AR-GE Proje Pazarı Yürütme Kurulu Başkanı Rıza Seyyar, “Dünyanın en büyük kiraz, şeftali ve çekirdeksiz yaş üzüm üreticisiyiz ama bu ürünleri bizim 3’te 1’imiz kadar üreten ülkeler üç katı ihracat yapıyor. UR-GE çalışması yaptık ve ’rakip ülkeler’ diye baz aldığımızda karşımıza Şili çıktı. Şili, dünyanın her noktasına hava kargo ile her gün mal teslim ediyor. 1 kilo kiraz 50 dolara satılıyor. Bu bir tarım kültürü. Biz geleneksel yöntemlerle yola çıktık. Artık yeni çeşitler deneniyor. Dünyanın en büyük şeftali üreticisiyiz ama konserve yapacak bir tane şeftalimiz yok. Hava kargo ile ilgili 6 aydır görüşüyoruz. Hedef, ilk yıl için 12-13 bin ton yaş sebze mevyeyi hava kargo ile taşımak. Belki Türkiye’nin yakın gelecekte Türk Hava Yolları yolcu filosundaki büyüklükte kargo filosu olacak. Bütün enerjimizi buralara odakladık. İnovasyon, AR-GE, UR-GE, moda haftaları, tasarımlar gündeme geldiğinde başkanlar günü olarak hiçbir harcamaya ’hayır’ demiyoruz” diye konuştu.

    “Türk malı imajını yükseltmeliyiz”

    EİB Koordinatör Başkanı Sabri Ünlütürk de konuyla ilgili olarak, “Katma değerli üretimin artırılması gerekiyor. Yani bu Türk kirazını 5 euroya satmak yerine İtalyan kirazı gibi 11 euroya satmak. Türk malı imajını daha yukarıya taşımak istiyoruz. İyi üretim ve iyi inovasyon yapacağız. Türk malı imajını yükseltmek için de çaba sarf edeceğiz” ifadelerini kullandı.

    “Ekonomide her şeyin başı AR-GE”

    Açılışta konuşan Ekonomi Bakanlığı İhracat Genel Müdür Yardımcısı Musa Demir de, “Her şeyin başı sağlık” sözünü hatırlatarak, şunları söyledi:

    “Ekonomide de her şeyin başı AR-GE. AR-GE bir kültür. AR-GE konusunda Türkiye’de ilk destekleri veren kurumlardan biri Ekonomi Bakanlığıdır. Bakanlık olarak bu tür etkinliklere çok önem veriyoruz. Dünyada ülkelerin AR-GE sıralamasında Türkiye 15 yıl önce binde 5’ler civarındaydı. Şu an bu yüzde 1’in üzerine çıktı. Bunu yüzde 2-3’lere çıkarmamız lazım. AR-GE yapmazsanız gelecekte ekonomide var olamazsınız. Tarımda da Türkiye dünyada 7., Avrupa’da 1. sırada ama bulunduğumuz nokta yeterli değil. Daha ileri gitmemiz gerekiyor. Her birimiz her ne iş yapıyorsak yapalım dünyada en iyi yapan olmayı hedeflediğimizde daha iyi yerlere geleceğiz.”

    “Yeni projeler üretiyoruz”

    Yapılan etkinlikle ilgili değerlendirmede bulunan Proje Pazarı Yürütme Kurulu Başkanı Rıza Seyyar, EİB olarak küresel rekabette öne çıkmanın yolunu açmak, gıda alanındaki yeni ve fark oluşturan projeleri sanayici ve girişimci ile buluşturmak için yola çıktıklarını söyledi. Seyyar, “AR-GE ve inovasyona verdiğimiz değeri, somut projelerle ortaya koymaya çalışıyoruz. Bu amaçla yaptığımız en önemli çalışmalardan birisi Gıda AR-GE Proje Pazarı’dır. Günümüzde tarladan sofraya tüm değer zincirinin dahil edildiği gıda sektöründe AR-GE ve inovasyon odaklı çalışmaların ve örnek projelerin desteklenmesi büyük önem arz ediyor. Ege İhracatçı Birlikleri olarak bu alandaki gelişmeleri yakından ve dikkatle takıp ediyor, bu farkındalıkla yeni projeler üretiyoruz” diye konuştu.

    417 proje başvurusu

    “2012 yılında ilk yola çıktıklarında proje başvuru sayısını artırmak için ihracat ve AR-GE arasındaki güçlü ilişkiyi çok iyi anlatmamız gerektiğini biliyorduk” diyen Seyyar, farklı kategorilerde 417 proje başvurusu aldıklarını, bunlardan 171’inin öğrencilere, 246’sının araştırmacılara ait olduğunu belirtti. Seyyar, ayrıca öğrencilerden 15’inin lise öğrencisi olduğunu sözlerine ekledi.

    143 proje kitapta toplandı

    Değerlendirme kurulu ile birlikte projeleri büyük bir hassasiyetle değerlendirdiklerini ve seçilen 143 projeyi kitapta toplayarak gıda sektörünün değerlendirmesine sunduklarını belirten Seyyar, bu 143 projeden 54’ünün bugün sergi salonunda sunulacağını ifade etti. Geçmişte sergilenen projeler arasında az sayıda da olsa hayata geçen ve geçmeye aday projelerin olduğunu kaydeden Seyyar, etkinliğin 5. yılında hala işin başında olduklarının da farkında olduklarını vurguladı. Bu yıl uluslararası partner üniversite sayısının da ikiye çıkartıldığını ifade eden Seyyar, İspanya ve Tayland’dan iki resmi proje ortağı bulunduğunu belirtti.

    “Yatırım motivasyonu”

    EİB Koordinatör Başkanı Sabri Ünlütürk de şöyle konuştu:

    “Ülkemiz, son yıllarda özellikle de 2023 milyar ihracat hedefinde, AR-GE ve inovasyona yaptığı yatırım motivasyonuyla dikkat çekiyor. Bizler bu desteklerin özellikle ticaret rekabetinde yoğun olduğumuz sektörlerde daha yoğunlaşmasını diliyoruz ki, bunların başında da gıda sektörü geliyor. Biz de Ege İhracatçı Birlikleri olarak hızla değişen ve büyüyen dinamik bir dünya içerisinde rekabet ortamından geri kalmamak için günden güne gelişen teknolojiye ayak uydurmak ve uygun araştırma teknikleri ile fark oluşturan buluşlar yapmak gerektiğinin farkındayız ve değişimi daha yakından takip etmek, üyelerimizde farkındalık oluşturmak için Türkiye İnovasyon Haftası, Gıda AR-GE Proje Pazarı, tasarım yarışması gibi etkinlikleri düzenliyoruz” ifadelerini kullandı.

    Katma değeri yüksek ürünler vurgusu

    Özellikle gıda konusunda 2023 yılında öngördükleri 40 milyar dolarlık tarım ve gıda ürünleri ihracat hedefine ulaşmak için katma değeri yüksek ürünler oluşturmanın ne kadar önemli olduğunun bilincinde olduklarını vurgulayan Ünlütürk, şöyle devam etti:

    “5. Uluslararası Gıda AR-GE Proje Pazarı ile kendi iç dinamiklerimizi hayata geçirmek, gıda alanında her aşamada yenilikçi projelerin sanayici ile buluşarak hayata geçirilmesinin önünü açmak gibi bir hedefimiz var. Ülkemizde başarılı AR-GE projelerinin küçük çaplı üretimin ötesine geçmesi gerekiyor. AR-GE çalışmalarında önemli mesafeler katetmek istiyorsak, geliştirdiğimiz ürünleri yurt dışına ihraç edebileceğimiz ticarileşme sürecini hızlandırmamız gerekiyor.”

  • Şehit yakınlarına sebze-meyve bedava

    Samsun’da bir manavda sebze ve meyve, şehit yakınlarına bedava.

    Pazarcılık ve manav işi yapan esnaf Ertan Gülçiçek (39), Samsun İlkadım ilçesi Karadeniz Mahallesi Lise Caddesi’ne kurduğu manav tezgahında ihtiyacı olan şehit ailelerine ve yakınlarına ücretsiz olarak meyve ve sebze veriyor. 3 aydır tezgahın şehit yakınları şehit aileleri için açık olduğunu söyleyen Gülçiçek, tezgahın başına “Şehit aileleri buradan ücretsiz alışveriş yapabilir” yazısı astı.

    İhtiyacı olan şehit yakınlarına yardımda bulunmak için böyle bir uygulama başlattıklarını belirten Ertan Gülçiçek, “Yıllardır, pazar, sebze-meyve ve seyyar satıcılıkla uğraşıyorum. Şimdi bir manav dükkanı açtım. Ülkemizde bir sürü olaylar oluyor. Terör olayları ve dışarıda operasyon yapan askerlerimizin haberleri her gün geliyor. Biz bir nevi şehit ailelerinin moralini yükseltmek için eğer ihtiyaçları varsa böyle bir durumda yardımcı olmaya çalışıyoruz. İnsanlar bazen bu gibi durumları yanlış algılayabiliyor. Ama asla yanlış algıya düşmesinler. Biz bunu can-ı gönülden yapıyoruz. Çok iyi tepkiler de alıyoruz. Hatta yakın zamanda manavımdaki ciroyu şehit ailelerine bağış olarak yapacağız” dedi.

    Reklam gibi bir düşüncelerinin olmadığının altını çizen Gülçiçek, “Burada 3 aydır bu projeyi uygulamayı yürütüyoruz. İnsanlardan çok güzel tepkiler alıyoruz. Vatandaşlar bizi tebrik ediyor. Art niyetli bakan insanlar da var ama onlar çok az bir oranda. Onlara da saygı duyuyoruz. ‘Reklam amaçlı yaptın’ diyorlar. Bu uygulamanın kesinlikle reklamla bir alakası yok. Biz vatanımızı, milletimizi sevdiğimiz için şehit ailelerine bir destek sağlamak için buradayız. Bu işi onlar için yapıyoruz” diye konuştu.

    Vatandaşlar da uygulamadan oldukça memnun olduklarını dile getirirken, bu uygulamanın herkese örnek olması gerektiğini söylediler.

  • Yaz bitti, sebze-meyve fiyatları arttı

    Samsun’da haftanın belli günlerinde kurulan pazar yerlerinde yaz mevsiminin bitmesiyle birlikte sebze-meyve fiyatlarında artış yaşandı.

    Yaz mevsiminin sona ermesiyle birlikte soğuyan havalar nedeniyle halk pazarlarındaki sebze ve meyve çeşitliliği sona erdi. Pazarda son yaz ürünleri satışa sunulurken, yeni çıkan kış ürünleri de tezgahlardaki yerlerini aldılar. Pazarın bu haftaki zam şampiyonu ise fiyatı yüzde 100 artan salatalık oldu. Salatalık 1,5 liradan 3 liraya kadar yükseldi.

    Vatandaşların en çok mandalinaya ilgi gösterdiğini belirten pazarcı Ayhan Arslan (49), “Şu anda pazarda yaz ürünlerinin sonu, kış ürünlerinin de başında çıkanlar yer alıyor. Pazarda yeni olarak çıkan mandalinada bir rağbet yaşanıyor. Elmalar ve armutlar yeni geldi ama şu anda onla rağbet yok. Mevsimsel olarak sera ürünlerine geçildiğinden domates, salata ve biberde azalma var. Bu yüzden fiyatlar biraz pahalı. Salatalık şu anda yok. Geçen hafta kilosu 1,5 lira iken bu hafta kilosu 3 liradan satılıyor. Kış ürünlerinin ve sera ürünlerinin piyasaya inmesiyle fiyatların düşeceğini umuyoruz” dedi.

    “Salatalık İMKB gibi oynuyor”

    Salatanın fiyatının her hafta değiştiğini söyleyen Ersin Salbaş (40), “Pazarda piyasa mevsim geçişi nedeniyle durgun. Fiyatlar yüksek ama satacak mal yok. Salatalık bu sene İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’ndan(İMKB) daha çok oynama gösteriyor. Bir hafta 1 lira iken, 1 hafta 3 lira oluyor. Salatalıkta bir Ali Cengiz oyunu var ama anlayamadık. Salatalık geçen hafta 1,5 liraydı, bu hafta ise 3 lira” diye konuştu.

    Pazara bu hafta giren yeni sezon bal kabağının kilo fiyatının 3 lira olduğunu ifade eden Metin Kılıç, vatandaşların bal kabağına pek ilgi göstermediğinden yakındı.

    Pazarda en çok kilosu 2 lira olan mandalinaya rağbet gösterilirken, kilosu 3 lira olan salatalığın ise yüzüne bakan olmadı.

  • Taze Sebze-meyve Kanserden Koruyor

    Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Alper Ata, fastfood yerine tencere yemeklerinin ve taze meyve-sebzelerin tercih edilmesinin kansere yakalanma riskini azaltacağını söyledi.

    Medical Park Tarsus Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Alper Ata, Kadın Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Sezin Saygı Özyurt, Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. İbrahim Halil Karakan, Çağ Üniversitesi’nde öğretim üyeleri ve öğrencilere kanser hastalığı konusunda bilgi verdi. Doç. Dr. Ata, özellikle internette ‘tüketilmesi halinde kanserden korunulacağı’ iddia edilen yiyecek listelerinin dolaştığını ve büyük ilgi gördüğünü ifade ederek, “Oysa kanserden korunma ve beslenme ilişkisinde önemli olan yiyeceklerin tazeliği, temizliği, uygun koşullarda pişirilip saklanması, tencerede pişirilmesi” diye konuştu.

    Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Ata, kanser hastalığının nedenlerini ise genetik kodlama bozuklukları, sigara, alkol, bakteriler, virüsler ve hava kirliliği olarak sıraladı.

    KADINLARDA KANSER TÜRLERİ

    Kadın Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Sezin Saygı Özyurt da seminerde jinekolojik kanserler hakkında bilgi verdi. Op. Dr. Özyurt, kadın üreme organı kanserlerinden en sık görülen kanser türlerinin dış genital organ kanserleri, rahim ağzı kanserleri, rahim kanseri ve yumurtalık kanserleri olduğunu belirterek, kanserden korunma yöntemlere ve erken teşhis için yapılması gerekenlere dikkat çekti. Özellikle taramalara işaret eden Op. Dr. Özyurt, her kadının yılda bir kez smear testi yaptırmasını önerdi.

    Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. İbrahim Halil Karakan ise, seminerde meme kanseri hakkında bilgi verdi. Op. Dr. Karakan, “Meme kanserinden değil, meme kanserinin tanısının geç konulmasından korkmak gerekir. Meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanserdir. Yaş ilerledikçe meme kanseri görülme oranı artmaktadır. Bu nedenle 40 yaşından sonra meme kanserinin erken tanısı için yıllık mamografi çektirilmesi, doktor kontrolü ve aylık kendi kendini muayene yöntemlerini öğrenip uygulamak gerekir” dedi.