Etiket: Sebep

  • Yozgat’ta Buzlanma Kazalara Sebep Oldu

    Yozgat’ta buzlanma sebebiyle maddi hasarlı ve yaralamalı kazalar meydana geldi.

    Yozgat’ta gece hava sıcaklığının eksi derecelere düşmesi sonucu yollarda buzlanma meydana geldi. Sabah erkenden çıkıp işe giden onlarca araç sürücüsü yolda oluşan buzlandamadan dolayı kaza yaptı. İşe giden Mustafa Özbek isimli araç sürücüsü de Atatürk Yolu Çemsan mevkiinde buzlanmadan dolayı direksiyon hakimiyetini kaybedince refüjdeki elektrik direğine çarparak durabildi. Kaza yanında eşi ve çocuğu da bulunan Özbek’in eşi Dürkiye Özbek, şok geçirdi. Sürekli ağlayan Özbek, o an içerisinde çalıştığı iş yerini arayarak durumlarını bildirmeye çalıştı. Özbek, kendisinde bir şey olmadığını belirterek, olay yerine gelen 112 Acil Servis Ambulans ile hastaneye gitmek istemedi anca sağlık ekipleri hastaneye götürdü. Annesinin ağladığını görek minik kızlarını vatandaşlar kucağına alarak sakinleştirdi. Mustafa Özbek, buzlanmadan dolayı kaza yaşadığını söyledi. Özbek, “Süratli değildim fakat ne oldu bilemedim direksiyon elimden çıktı kaza yaptık” dedi.

    Kaza sonrası vatandaşlar Yozgat Belediyesi ve Karayollarına tepki gösterdi. Yollar tuzlansaydı kazaların yaşanmayacağını belirttiler. Şehrin çeşitli cadde ve sokaklarında da çok sayıda kaza meydana gelirken can kaybının olmaması sevindirdi.

  • Büyük Ve Ağır Memeler, Boyun Ağrısına Sebep Oluyor

    Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op.Dr.Muzaffer Çelik, büyük ve ağır memelerin boyun ağrısına sebep olduğunu söyledi.

    Op.Dr. Muzaffer Çelik, “Büyük ve ağır memeler boyun ve omuz ağrılarına bazen bel ve baş ağrılarına neden olabilir. Vücudun normal dik duruş şekli bozularak kamburlaşma ve çirkin bir görünüme sebep olur. Ayrıca sütyenlerin askıları omuz derisinde derin izler yapabilir” dedi.

    Op.Dr.Muzaffer Çelik, meme küçültme ameliyatının fazla meme dokusunun çıkarılıp yeniden şekillendirilmesi olduğunu belirterek, “Memenin büyüklüğüne göre yapılacak ameliyat tekniği de değişir. Mümkün oldukça az iz bırakacak teknikleri tercih etmekteyiz.En çok kullandığımız yöntem meme altında 5-6 cm lik tek düz çizgi şeklinde iz bırakan yöntemlerdir” diye konuştu.

    Ameliyatın genel anestezi altında ortalama 3 saat kadar sürdüğünü ve hastanede kalış süresinin bir gün olduğunu ifade eden Op.Dr.Muzaffer Çelik, “Çok geniş bir ameliyat sahası olmasına rağmen ağrılar sürpriz biçimde az ya da yoktur. Ayağa kalkıldığında, ilk günlerde bir miktar rahatsızlık duyulabilir ama birkaç günde bu şikayetler de geriler. Ödem ve şişliklerin gerilemesi ilk bir ayda hızlı olur.Sonraki altı ayda giderek meme dokusu yumuşar ve izler normal renge kavuştuğunda artık görünüm oturmuştur.Bu arada memenin görünümünde devamlı değişimler olacaktır.Ayrıca yer çekiminden dolayı ve kilo almayla birlikte ya da doğum kontrol hapları ile değişimlerin olması kaçınılmazdır” dedi.

    Ameliyatlarda açık ten rengi olanların iz bakımından daha şanslı olduğunu söyleyen Op.Dr.Muzaffer Çelik, daha sonra şunları söyledi; “Ancak izler yine de derinin yapısal özelliklerine göre değişim gösterir.Hastalarımızdan genelde iz yüzünden şikayet olmamaktadır. Çünkü bizim kullandığımız düz tek çizgi şeklindeki izler ters T teknikle ameliyat olan hastaların sonuçlarına göre daha avantajlıdır. Bir sene sonra izleri kendileri bile fark etmeyebilirler. İşe başlama yapılan işe göre değişmektedir. Ofis işi ile uğraşılıyorsa 3-4 günde işe başlanabilir.Normal aktivite için 3 hafta kadar süre gerekir.Spor ve yüzme gibi aktiviteler için 6 hafta beklenilmelidir.

    Ameliyat ile hastanın duruş şekli zamanla normale dönecektir.Boyun,sırt,omuz ağrıları olan hastaların bu şikayetleri ortadan kalkacaktır. Fiziksel görünüm düzeldiğinde hastamız da mutlu olacaktır.Sonuçta hem kozmetik hem de fiziksel bir iyileşme olacaktır.

    Yapılacak meme küçültme tekniğine bağlı olarak değişir.Çok büyük memelerde büyük miktarda meme dokusu çıkarılacağından bu mümkün olmayabilir.Bir kısım meme bezi sağlam bırakılırsa süt verme azda olsa mümkündür.”

  • Polis, 17 Yaşındaki Hülya Seyyar’ın Ölümüne Sebep Olan Aracı Kumaş Lifinden Tespit Etti

    Antalya’da karşıdan karşıya geçen 17 yaşındaki Hülya Seyyar’a çarparak ölümüne sebep olduğu iddia edilen ilk aracın sürücüsü de gözaltına alındı. Olayın ardından ortadan kaybolan araç, kumaş izlerinden bulundu.

    12 Aralık günü, Kepez ilçesi Düdenbaşı mahallesi Hal caddesi üzerinde karşıdan karşıya geçen 17 yaşındaki lise öğrencisi Hülya Seyyar’a ilk önce beyaz bir araç çarpmış, ardından arkadan gelen başka bir araç da genç kızı altına alarak ara sokaklara kadar sürüklemişti. Kazada, genç kız hayatını kaybederken, Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri iki araç sürücüsünü de yakalamak için geniş çaplı soruşturma başlatmıştı. Çevredeki MOBESE ve işyeri kameralarını inceleyen ekipler, kısa süre sonra, genç kızı altına alıp sürükleyen sürücüyü yakalamayı başarmıştı.

    Çalışmasını Hülya Seyyar’a ilk çarpan aracı belirlemek için yoğunlaştıran ekipler, genç kıza çarpan ilk aracın 1 Aralık’ta İ.Z.isimi bir kişi tarafından rent a car’dan kiralandığını ve şahsın aracı 19 Aralık’ta teslim ettiğini belirledi. İ.Z.’nin aynı gün başka bir araç kiraladığı ve bu aracı zaman zaman yakın arkadaşı Ö.S’nin kullandığı tespit edildi.

    GPS kayıtlarında aracın kaza günü Hal caddesinden Hal kavşağına doğru seyir halinde olduğu tespit edilirken, aracın teknik serviste yapılan incelemesinde sağ ön çamurluk, sağ ön kapıda sürtünme ve kumaş izleri bulunduğu belirlendi. Elde edilen veriler doğrultusunda olay günü aracı kullandığı tespit edilen S.Ö., gözaltına alındı. Zanlı emniyetteki sorgusunun ardından adliyeye sevk edildi.

    Zanlının ifadesinde suçlamaları kabul etmediği öğrenildi.

  • Diş ETİ Rahatsızlıkları, Diş Problemlerine Sebep Oluyor

    Diş problemlerini beraberinde getiren en önemli faktörlerin başında sağlıksız diş etlerinin geldiğini belirten Yrd. Doç. Dr. Cenker Koyuncuoğlu, diş eti kanamalarının nedenlerine değindi.

    İstanbul Aydın Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Periodontoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Cenker Koyuncuoğlu, sağlıklı diş etlerinin kendiliğinden ya da fırçalama ile kanamayacağını, diş eti kanamalarının diş eti rahatsızlığının habercisi olduğunu ifade ederek bu durumun mevcut diş eti hastalığının devam ettiğini de gösterebileceğini söyledi. Diş eti kanamalarının 2-3 günden fazla süre ile devam etmesi durumunda zaman kaybetmeden bir diş hekimine başvurmak gerektiğini belirten Yrd. Doç. Cenker Koyuncuoğlu merak edilen soruları yanıtladı.

    DİŞ ETİ KANAMASININ NEDENLERİ

    Yrd. Doç. Dr. Cenker Koyuncuoğlu diş eti kanamalarının en önemli nedenini şöyle anlattı; “Diş eti kanamalarının ilk nedeni mikrobiyal diş plağıdır. Etkin bir fırçalama, diş ipi ve ara yüz temizliği yapılmaması nedenleriyle bakteriler dişe tutunur. Zamanla bu plak tabakası gelişir ve dişetlerine zarar verecek hale gelir. Bu birikintiler diş taşına dönüşür ve kişinin ağız bakımını yapabilmesini daha da zorlaştıracak bir kısır döngü başlar”

    Yrd. Doç. Dr. Cenker Koyuncuoğlu, şeker hastalığı, sigara, hamilelik, menopoz ve adet dönemi gibi hormonal değişim yaşanan süreçler ile hatalı diş fırçalama, ilaç kullanımı (doğum kontrol hapları ile bazı tansiyon ilaçları) ve lösemi, hemofili ya da trombosit eksikliği gibi kan hastalıklarının diş eti sağlığını olumsuz yönde etkilediğini ve bu faktörlerin diş eti kanamalarına neden olduğunu ifade etti.

    DİŞ ETİ KANAMASI TEDAVİ EDİLMELİ MİDİR?

    Koyuncuoğlu, diş eti kanamalarının tedavi sürecine değindi: “Diş eti kanamaları genelde ciddiye alınmayan bir hastalıktır ama alınmalıdır. Diş eti kanamaları başladığında müdahale edilmemesi, gingivitis dediğimiz diş eti hastalığının devam etmesine neden olur. Bu aşamada kanamanın yanı sıra diş etleri şiş ve kırmızı renktedir. Eğer bu durum uzun bir süre devam ederse hastalık ilerleyebilir ve dişleri destekleyen kemiğe zarar verecek hale gelir. Hatta daha ileri durumlarda dişlerin kaybına yol açabilir”.

    DİŞ ETİ KANAMALARI NASIL ÖNLENEBİLİR?

    Diş eti kanamalarını önlemeye yönelik tavsiyelerini sıralayan Koyuncuoğlu, “Tek yolu ağız hijyeninin düzenli olarak sağlanması, dişlerin günde 2 defa uygun bir fırça ve doğru bir teknik ile fırçalanmasıdır. Ayrıca diş ipi ve ara yüz fırçası kullanarak dişlerin ara yüzeyleri temizlenmeli, beslenmeye özen gösterilmeli ve şekerli-yapışkan gıdalardan kaçınılmalıdır. Son olarak 6 ayda bir düzenli diş hekimi kontrolü de unutulmamalı ve gerektiğinde diş yüzeyi temizlikleri yapılmalıdır” diye konuştu.

  • Burun Tıkanıklığı Birçok Hastalığa Sebep Olabilir

    Kış aylarında yaşam konforunu en çok etkileyen rahatsızlıkların başında gelen burun tıkanıklığının hafife alınmaması yönünde uzmanlar uyarıda bulundu. Burun tıkanıklığının birden fazla nedeni olabileceğini söyleyen Op.Dr. Fırat Demirtaşoğlu, “Burun tıkanıklığı basit bir rahatsızlık olarak algılanmamalı. Burun tıkanıklığı sinüzit gibi birçok hastalığa yol açabilir” dedi.

    İzmir’deki Özel ENTO Kulak Burun Boğaz Cerrahi Tıp Merkezi doktorlarından Op.Dr. Fırat Demirtaşoğlu, burun tıkanıklığının nedenleri ve tedavi yollarını anlattı. Burun tıkanıklığı yapan çok çeşitli problemler olduğunu anlatan Dr. Demirtaşoğlu, “Bu problemleri enflamatuvar ve anatomik nedenler olarak iki grupta inceleyebiliriz. Enfelamatuvar nedenler hepimizin bildiği gibi basit gribal enfeksiyonlar veya alerjik reaksiyon gibi burun içinde tıkanıklığa sebep olan tüm sorunları içerisine alır. Bu rahatsızlar ilaç tedavisiyle geçebilecek geçici burun tıkanıkları yaratır. Bir de anatomik nedenler vardır. Burunda kemik eğrilikleri, konka dediğimiz burun içi et yapılarının normalden büyük olması, burun içerisinde uzun süren hastalıklara bağlı gelişen et yapıları anatomik burun tıkanıklığı nedenleridir. Çocuklarda burun tıkanıklığının en sık nedeni, ’geniz eti’ dediğimiz burnun arka kısmında bulunan dokudur. Anatomik burun tıkanıkları genellikle cerrahi tedavi edilebilen rahatsızlıklardır” dedi.

    BURUN TIKANIKLIĞI KALP HASTALIKLARINA VE SİNÜZİTE YOL AÇABİLİR

    Burun tıkanıklığı olan hastaların kış aylarını daha sıkıntılı geçirdiğini ifade eden Dr. Demirtaşoğlu, “Grip çok kolay bulaşabilen bir enfeksiyondur. Mevcut burun tıkanıklığının üzerine grip eklenirse burun tıkanıklığı çok daha sıkıntılı bir hale gelir. Bu hastalarda gribal enfeksiyonları iyileşme süresi uzar, üzerine çok kolay sinüzit eklenebilir. Öksürük gibi yakınmaları normalden daha uzun sürer. Uyku kaliteleri bozulur. Özellikle anatomik burun tıkanıklığı olan hastaların gribal enfeksiyonları daha rahat atlamaları için anatomik sorunun çözülmesinde fayda vardır. Burun tıkanıklığının en büyük rahatsızlığı kişinin burundan rahat nefes alamamasıdır. Bu yüzden gece horlama oluşur ve tam uyku alınamaz. Oksijenizasyonun bozulması nedeniyle kalbe de yük biner. Bu süreç uzun sürerse kalbe yük biner, uzun süreçte kalple ilgili (kalpte büyüme, hipertansiyon) hastalıklar ortaya çıkabilir. Ayrıca, burun tıkanıklığı olan hastalarda kulakla ilgili kulakta sıvı toplanması, orta kulak enfeksiyonları gibi problemler daha sık gözlemlenir. Burun tıkanıklığı basit bir rahatsızlık olarak algılanmamalı. Burun tıkanıklığı bir çok hastalığa yol açabilir. Burun tıkanıklığının en büyük problemi hastalarda oluşturduğu konfor bozukluğudur. Alerjik burun tıkanıklığı olan hastalar, alerji ilaçları kullanılmalı. Enfeksiyona bağlı olan hastalarda enfeksiyon tedavisi uygulanır. Kemik eğriliği, burun etlerinin anormal büyük olması durumlarda hastanın problemine yönelik cerrahi tedavi planlanmalı. Nezle ve gripte kullanılan ilaçların burunları rahatlatan özellikleri de var. Piyasada burun açan spreyler var. Ancak biz Kulak Burun Boğaz Uzmanları bu spreylerin uzun süre kullanılmasını önermiyoruz. Bu sprey tıkanıklığı daha da artırılabilir. Hastalar piyasada satılan tuzlu su karışımlarıyla burunları açabilirler” diye konuştu.