Etiket: Sayısı

  • Koruma Talep Eden Kadın Sayısı Arttı

    Ordu Barosu Başkanı Avukat İlhan Kurt, Altınordu ilçesinde şiddete uğrayarak adliyeye başvurup koruma kararı verilen kadın sayısının 2006’da 6 iken, günümüzde bu sayının kat kat arttığını söyledi.

    Son 10 yılda Altınordu ilçesinde Ordu Adliyesi’ne başvuran 4 bin 678 kadına koruma kararı verildiğini belirten İlhan Kurt, rakamın artmasının kadına şiddetin çok arttığı anlamına gelmediğini, aksine koruma kapsamının genişlemesi ve kadınların bilinçlenmesinden kaynaklandığını kaydetti.

    2012 yılından önce kadına şiddetin önlenmesine ilişkin çıkan kanunların yetersiz olması nedeniyle 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un çıktığını, 2013’te yürürlüğe giren bu kanunla birlikte adliyelerdeki şiddet başvurusu rakamlarının da resmi kayıtlara göre arttığını vurgulayan Kurt şunları söyledi:

    “Ordu’da adliyedeki resmi kayıtlara göre 2006’da 6 kadına şiddet nedeniyle koruma kararı talep edilirken, 2014 sonu itibariyle bu rakam bin 67’ye çıktı. 2015 yılı Ocak-25 Kasım arasında ise bugüne kadar 975 kadın koruma talebinde bulundu. Yalnız bu kadar büyük artış olması kadınlara karşı şiddetin çok arttığı anlamına gelmiyor. Kadına şiddet halen devam ediyor, fakat kanunla koruma kapsamı daha da genişledi. Daha önce, daha çok evli olan, eşinden şiddet gören kadınlar bu kapsamdayken, bugün tüm kadınlar koruma altında. Kadına karşı şiddet hala devam ediyor ama bu yasanın gelişmesi bu rakamları artıran ön önemli sebeplerden birisi. Bir diğeri de 1998 yılındaki teknolojik imkanlarla, günümüzdeki teknoloji farklı. Artık kadınlarımız haklarını biliyor, şiddete uğrayan her kadın daha bilinçli olduğu için polis ve adliyeye müracaat ediyor. Bu da koruma kararı sayısının artmasının en önemli diğer bir sebebi. Daha önceki yıllarda kadına karşı şiddet vardı başvuru azdı. Kadınlarımız yasal koruma altında değildi.”

    BAROYA BAŞVURANLARA AVUKAT TEMİN EDİLİYOR

    Şiddete uğrayan kadınların Ordu Barosu’na başvurması halinde yasalar çerçevesinde kendilerine yardımcı olunduğuna da dikkat çeken İlhan Kurt, “Şiddete uğrayan, maddi durumu iyi olmayan kadınlar varsa baromuza başvursunlar. Onlara avukat temin ediyoruz, istedikleri davayı açma hakları var. Yasalar çerçevesinde biz avukat temin etmeye çalışıyoruz. Ayrıca Baromuzun 11 kişilik yönetiminde 5 bayan yöneticimiz var. Kadın haklarıyla ilgili ne kadar duyarlı olduğumuzu bu temsil oranı da ortaya koyuyor. Ordu Barosu Kadın Hakları Komisyonumuz da bu konuda titizlikle çalışıyor” diye konuştu.

  • Kırmızı: “Türkiye’de Sigortalı Sayısı Artacak”

    Doğa Sigorta, Türkiye’de ilk kez başlattığı katılım sigortacılığıyla İslami hassasiyetlerinden ötürü hiç sigorta yaptırmayan kesime ulaşarak sigortacılık penetrasyonunu yükseltmeyi hedeflediğini açıkladı.

    Sigortacılık sektörünün önemli bir oyuncusu olan Doğa Sigorta, Türkiye’de ilk kez başlattığı katılım sigortacılığıyla İslami hassasiyetlerinden ötürü hiç sigorta yaptırmayan kesime ulaşarak sigortacılık penetrasyonunu yükseltmeyi hedeflediğini açıkladı. Şirketten yapılan açıklamada, kooperatif sigortacılığı ile sigortalılarına birçok imkan ve imtiyaz sağlayarak ve katılım sigortacılığı ürünleri ile sektörün daha da büyümesine katkıda bulunmayı hedeflediğini, bu sebeple Türkiye’de en çok tercih edilen şirketlerden biri olarak yer aldığını açıkladı.

    Katılım sigortacılığının hızlı bir şekilde gelişeceğini öngören Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı, bu ürünün sigorta sektörünün hacmine katkı sağlayacağının altını çizmiştir. Katılım sigortacılığının yapısı itibari ile kooperatif sigortacılığına benzediğini de belirten Kırmızı, özellikle İslami hassasiyetlerinden ötürü sigorta sektörüne mesafeli duran kitlelere güvenli çözümler sunarak kooperatifçilik tecrübemizle oluşturduğumuz güven anlayışını katılım sigortacılığı ile de bir kez daha toplumun hizmetine sunuyoruz. Ayrıca, Türkiye’de değil tüm dünyada da katılım sigortacılığının gelişmeye başladığını ifade etti.

    Kooperatif olarak ilk kez katılım sigortacılığına başlamalarının inovatif çalışmalardan biri olarak sayılabileceğini belirten Kırmızı, “Bizimle birlikte katılım sigortacılığı yapan veya yapacak olan ve yeni kurulan şirketlerde var. Takipçilerimiz arttıkça katılım sigortacılığı daha da fazla güçlenecektir, çok daha geniş kitlelere ulaşıp, çok daha fazla ihtiyaca cevap verecektir. Bu anlamda ben katılım sigortacılığının sektöre katacaklarının tahmin edilenin çok ötesinde olduğunu düşünüyorum” dedi.

    Hazine’nin şu anda ayrı bir pencere açarak katılım sigortacılığı yapılmasına izin verdiğini hatırlatan Kırmızı, sektör büyüdükçe ihtiyaçların artmasıyla birlikte bazı düzenlemeler yapılmasının gerekebileceğini söyledi. Hazine’nin bu doğrultuda mutlaka çalışmalar yaptığını söyleyen Kırmızı, katılım sigortacılığının henüz çok yeni olduğunu söyledi. İhtiyaçlara göre mutlaka Hazine’nin veya Müsteşarlığın yapacağı çeşitli çalışmalar olacağını söyledi.

    EĞİTİM POLİÇELERİ

    Eğitim sektörüne yönelik geliştirdikleri yeni eğitim poliçelerine de değinen Nihat Kırmızı, Küreselleşen dünyamızda ön plana çıkan en önemli ihtiyaçlarımızdan birisinin eğitim olduğunu belirtti. Eğitimin bireylerin gelecekte oluşacak maddi ve manevi ihtiyaçlarını karşılayabilecek donanımda olabilmelerini sağlamak için yapılması gereken en kalıcı yatırımlardan biri haline geldiğini söyleyen Kırmızı sözlerine şöyle devam etti;

    “Elbette eğitim-öğretim faaliyetlerinde okul, veli ve öğrenci olarak 3 unsur ön plana çıkmaktadır. Eğitim sürecinde farklı rollere sahip bu unsurların başarılı sonuç alabilmesinin en önemli koşullarından birisi de ortak bir hedef doğrultusunda hareket edilebilmesidir. İşte bu ortak hedefin sağlanmasında dördüncü unsur olarak Doğa Sigorta faktörünü devreye sokuyoruz. Geliştirdiğimiz ihtiyaçlara uygun poliçelerle okulların, öğrencilerin ve velilerin öğrencinin eğitimi boyunca geleceğe daha güvenli bakabilmelerini sağlayacağız’’.

    DÜNYANIN EN İYİ REASÜRÖRÜYLE ÇALIŞIYORUZ

    Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı, “Sigortacılık faaliyetlerimizde Dünyanın en büyük reasürörleri ile çalışmamız güven avantajı sağlıyor. Sigortalılar yeni bir sigorta şirketine sigorta yaptırırken arkasında reasürör olarak Swiss-Re ve Hannover-Re gibi dünyanın en güçlü reasürörlerini gördüğünde çok daha fazla güveniyor” dedi.

    Kırmızı, aynı şekilde Doğa Katılım Sigortası çatısı altında birikecek fonların da hassasiyetlere uygun finansal enstrümanlar ve dünyaca tanınan güçlü Re-Tekafül ortaklıkları ile değerlendirilmesiyle de sigortacılık anlayışında yeni bir çağı başlatacağız diyerek sözlerini tamamladı.

  • Dünyadaki Diyabetli Sayısı 2025’te İki Katına Çıkabilir

    Dünyada 350-400 milyon civarında diyabetli olduğunu kaydeden Endokrinoloji Uzmanı Dr. Ahmet Görgel, 2025 yılında bu rakamın iki katına çıkabileceğini söyledi.

    Medical Park Elazığ Hastanesi tarafından Dünya Diyabet Günü nedeniyle Muharip Gaziler Derneği’ne ve İşçi Emekliler Derneği’ne ziyaret gerçekleştirildi. Ziyarette Medical Park Elazığ Hastanesi Endokrinoloji Uzmanı Dr. Ahmet Görgel, dernek üyelerine diyabet hakkında bilgi verdi. Diyabetle ilgili bilgi veren Endokrinoloji Uzmanı Dr. Ahmet Görgel, herkesin bildiği gibi diyabetin yüksek kan şekeri olduğunu fakat sadece bununla sınırlı kalmadığını ifade etti. Diyabet denildiği zaman sadece yüksek kan şekerinin akla geldiğini belirten Uz. Dr. Ahmet Görgel, “Evet kısmen bu doğru kan şekeri yüksekliği diyabetin temel sonuçlarından bir tanesidir. Ama aslında şeker hastalığı bir çok farklı bozukluğun içinde bulunduğu bir grup hastalığının ortak ismi yani tek bir şeker hastalığı, tek bir diyabet yok. Birçok farklı hastalık aynı grupta ele alınır ve diyabet ismi ile adlandırılır. Temel 4 farklı diyabet türünden biz bahsederiz. Bizim her şeker hastalığı deyince, diyabet deyince anladığımız klasik şeker hastalığı ki bu tüm diyabetlilerin yaklaşık yüzde 90’ını ifade eder. Geri kalan yüzde 90’ının dışında kalan grubun büyük bir kısmını da tip bir diyabet dediğimiz daha çok çocukluk yaşlarında, erken yaşlarda ortaya çıkan ve mutlaka insülin kullanmak zorunluluğu olan diyabet grubu oluşturur. Bazı özel diyabet türleri vardır. Çok ender görüldüğü için onlardan çok az bahsedeceğiz. Bir takım ilaçlara bağlı, bazı genetik hormonal rahatsızlıklara bağlıdır. Bazı pankreas hastalıklarına bağlı özel diyabet türleri nadirdir. Bunu bir üçüncü grup olarak ele alabiliriz. Dördüncü grupsa tamamen gebelikte ortaya çıkan, gebelik döneminde ki kadınları ilgilendiren bir diyabet türüdür. Bizim diyabet dediğimizde, kastettiğimiz daha çok anlamamız gereken nokta tip iki şeker hastalığıdır” dedi.

    “DÜNYA GENELİNDE 350-400 MİLYON DİYABETLİ VAR”

    Dünya geneline bakıldığı zaman, diyabet hızındaki artışın en fazla yaşandığı ülkelerden birinin Türkiye olduğunu vurgulayan Görgel, “2000’li yılların başında dünyada 200 milyon civarında diyabetli olduğu biliniyordu. Bu artışın 2025’e gelindiğinde 300-350 milyona ulaşması bekleniyordu. Bu hızlı bir artıştır. Ama aslında gidiş beklenenden daha kötüdür. Yani 2025’te ulaşılması beklenen hedeflere biz 2010 yılında çoktan ulaştık ve dünya genelinde geçtik. Yani şuanda bilinen dünya genelinde 350-400 milyon diyabetli var. Bunun önümüzdeki 10 yıl 15 yıl içerisinde neredeyse ikiye katlanacağı tahmin ediliyor” diye konuştu.

    “ÇOK SUSAMA, SIK İDRARA ÇIKMA, GÖRME PROBLEMİ VARSA DİKKAT EDİN”

    Diyabetin belirtiler hakkında bilgi veren Görgel, “Peki diyabetle ilgili hangi durumlarda şüphelenmemiz lazım yani ne zaman acaba bende diyabet hastalığı var mı, acaba ben şeker hastası mıyım sorusunu kendimize sormamız lazım? Özellikle üç dört tane belirgin bunların vasfı var. Özellikle halsizlik, bitkinlik, çok susama, sık idrara çıkma, sık sık su içme isteği, görme ile ilgili problemler, görme problemleri, gece idrara sık çıkma gibi bu tür şikayetler diyabet kuşkusu yaratan durumlardır. O yüzden mutlaka bu şikayetleri olan kişilerin kan şekerlerini en azından bir kere ölçtürmelerinde fayda var” ifadelerini kullandı.

  • Paris’teki Saldırılarda Ölü Sayısı 129 Oldu

    Fransa’nın başkenti Paris’i kana bulayan terör saldırıları hakkında konuşan Paris Savcısı François Molins, ölü sayısının 129 olduğunu ve teröristlerin 3 farklı ekip halinde koordineli şekilde saldırılarını gerçekleştirdiğini açıkladı.

    Paris’te dün akşam saatlerinde konser salonu, stadyum, restoran ve barlara yönelik koordineli şekilde düzenlenen terör saldırılarında ölü sayısının 129 olduğu açıklandı. Paris Savcısı François Molins düzenlediği basın toplantısında hayatını kaybedenlerin sayısının 129 olduğunu ve 99’u ağır olmak üzere 352 kişinin de yaralandığını söyledi. Katliamın bilançosunun artabileceğini ifade eden Savcı Molins, ağır silahlı ve üzerilerinde patlayıcılar bulunan 7 teröristin de etkisiz hale getirildiğini söyledi.

    SALDIRGANLARDAN BİRİSİ FRANSIZ VATANDAŞI

    Katliamın detayları hakkında bilgi veren Savcı Molins, saldırganlardan birinin daha önce adli sicil kaydı bulunan ancak cezaevinde hiç yatmamış ve Paris’in 25 kilometre güneyindeki Courcouronnes bölgesinden 30 yaşında bir Fransız olduğunu ifade etti. Molins, İsmi açıklanmayan bu Fransız vatandaşının daha önce güvenlik güçleri tarafından radikalleştiğine dair rapor edildiği ancak terörle mücadele kapsamında soruşturulmadığını belirtti. Bir canlı bombanın yanında ise Suriye pasaportunun bulunduğunu kaydeden Molins, 25 yaşındaki bu teröristin Fransız güvenlik kuvvetleri tarafından tanınmadığına dikkat çekti. Yunan makamları tarafından yapılan açıklamada ise Suriye pasaportu taşıyan saldırganın Leros Adası’ndan 3 Ekim’de Yunanistan’a girdiğini ve buradan Fransa’ya gittiği belirtildi.

    SALDIRIDA KULLANILAN SİYAH RENKLİ ARAÇLAR

    Savcı Molins ayrıca polisin saldırıda kullanılan iki siyah renkli araca odaklandığını ifade etti. Siyah renkli araçlardan birinin Seat marka olduğunu ve iki farklı noktadaki silahlı saldırılarda kullanıldığını söyleyen Molins, bu aracın hala bulunamadığını ifade etti. Diğer siyah renkli aracın Bataclan konser salonu saldırısında kullanılan Volkswagen Polo marka olduğunu söyleyen Molins, Belçika plakalı bu aracın Belçika’da yaşayan bir Fransız vatandaşı tarafından kiralandığını ifade etti.

  • Edirne’de Avukat Sayısı Artıyor

    Edirne Barosu’nda il genelinde avukat sayısı 348 olurken merkezde 218’e ulaştı. Gerçekleşen yemin töreniyle Edirne Barosuna bir avukat daha dahil oldu.

    Kırıkkale Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden 2014’te mezun olan Fehmi Gül, Edirne Adliyesi konferans salonunda yemin töreniyle avukatlık mesleğine adım attı. Ruhsatını yanında stajını yaptığı Av. Kaan Polat’ın elinden alan 24 yaşındaki Fehmi Gül’e cübbesini de Av. Polat giydirdi. İlk etapta hakim savcı olmayı düşündüğünü ancak staj döneminde avukat olmaya karar verdiğini kaydeden Gül, “Kendime yakışan bir meslek olduğunu düşündüğüm için avukatlığı tercih ettim. Çok iyi karar verdiğim kanaatindeyim. Mesleğimi de layıkıyla ifa etmeye çalışacağım” dedi.

    Gül ayrıca, “Bugün avukatlık mesleğine ilk adımımı atmış bulunuyorum. Ruhsatı almak, cübbeyi giymek için gerçekten çok çalıştım. 4 yıl süreyle fakültede emek verdim. Bir yıl süreyle staj eğitimi aldım. Uzun bir maratondan sonra cübbeyi giymek, ruhsatı almak gerçekten onur ve gurur verici. Ben aslen Çanakkaleli’yim. Bir yıl önce Edirne’ye geldim. Aileme, stajını yanında yaptığım. Av. Kaan Polat’a, Staj Eğitim Komisyonu Başkanı Av. İbrahim Karakoç’a, Baro Başkanı Av. Özgür Yıldırım’a, emeği geçen ve törene katılan herkese teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

    Staj Eğitim Komisyonu Başkanı Av. İbrahim Karakoç da, her törende olduğu gibi yine avukatlık mesleğinin önemine vurgu yaptı. Fehmi Gül’e mesleğinde başarılar dileyen Av. Karakoç, “Fehmi Gül kardeşimiz Edirne Barosu’nun 348’nci üyesi. Sayımız çoğaldıkça kalitenin, mücadelenin artacağını düşünüyorum. Bu rekabet ortamında adalete çok daha faydalı katkılı çalışmalar olacaktır. ’Avukatın sayısının artması topluma ne getirir? Ne fayda sağlar diye?’ bu soruyu sorup değerlendirdiğimizde örneğin benim gördüğüm en ufak bir işçi hakkı bile orta yerde kalmıyor” dedi.