Etiket: Savunma

  • Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz Suriye Sınırında İncelemelerde Bulundu

    Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, ABD Başkanı Obama’nın, PYD hakkında söylediği ’PYD’nin kuzey Suriye’de ilerleyişinin kaygı verici olduğu’ yönündeki sözlerinin, ABD’nin genel bir bakışı olmadığını ve sadece bir konuya yönelik bakış açısı olduğunu belirtti.

    Yılmaz, Şanlıurfa’nın Ceylanpınar ilçesinde Suriye sınırda yapımı devam eden güvenlik duvarında incelemede bulundu.

    Ceylanpınar ilçesinde ilk önce 1. Hudut Piyade Bölük Komutanlığını ziyaret eden Yılmaz, askeri yetkililerden sınır hattı ve örülen duvar hakkında bilgi aldı. Daha sonra sınırın sıfır noktasına giderek Ateşoğlu Hudut Karakolu’nun karşısında yapımına devam edilen güvenlik duvarını yerinde inceleyen Bakan Yılmaz, yetkililerden çalışmalar hakkında bilgi aldı. İncelemelerinin ardından basın mensuplarını sorularını cevaplandıran Bakan Yılmaz, “Biz bu tarafta can verdik, mal verdik. Dolayısıyla sıkıntıya uğradık. İşte vatandaşın can ve mal güvenliğini sağlamak için sınır güvenliğini arttırma yolunda karar aldık. Bu yaptığımız beton duvar da sınır güvenliğini sağlamanın bir aşaması. Bunun daha ileri aşamalarında hem dikenli tellerle, hem kameralarla, hem insansız hava araçlarıyla, hem radarlarla, hem de balonlarla desteklenecek. Bu bitmeyen bir mimaridir. Teknoloji devam ettikçe güvenlik sistemlerini de artıracağız” dedi.

    PYD’NİN BİR TERÖR ÖRGÜTÜ OLDUĞU GERÇEĞİNİ KİMSE İNKAR EDEMEZ

    PYD’nin bir terör örgütü olduğunu yenileyen Yılmaz, “ Bu bir gerçek ki PYD bir terör örgütüdür. Kim ne derse desin. Birisi güneş yok dese güneş yok olur mu? Güneş balçıkla örtülemez. En yakın kim bulur bunu en yakın biz biliriz. Neden, çünkü karşı tarafta ne olduğunu biliyoruz, vatandaşımız biliyor ve iç içe yaşıyoruz. Bu coğrafyadaki insanın, gurubun ruhunu en iyi hangi ülke bilir deseler bunu en iyi Türkiye bilir. Dolayısıyla eğer dışarıdaki insanlar sağlıklı bir karara varmak istiyorlarsa bu konuda Türkiye’nin fikirlerine itibar ederlerse yanılmamış olurlar. Aksisi kendi yanılgılarını bir kez daha arttırır” dedi.

    OBAMA’NIN SÖZLERİ ABD’NİN GENEL BİR BAKIŞI DEĞİL

    ABD Başkanı Obama’nın PYD hakkında söylediği PYD’nin Kuzey Suriye’de ilerleyişinin kaygı verici olduğu yönündeki sözlerini de değerlendiren Yılmaz, Obama’nın sözlerinin ABD’nin genel bir bakışı olmadığını ve sadece bir konuya yönelik bakış açısı olduğunu belirtti.

    ABD’nin Suriye’deki her olayda farklı bir bakışı olduğunu söyleyen İsmet Yılmaz, “Farklı bir şekilde bakışları var. Bundan önce bizim Dışişleri Bakanlığımızın Kerry’nin de güvenilir olmadığı yönünde bir açıklaması var. Bu demek değildir ki bu yüzde yüz güvenilir değil. Belli bir konjonktürel durumda o yapıyı kullanma düşünülüyor. Dolayısıyla biz de diyoruz ki bu bölgenin insanı Rusya’nın maşası olmamalı. Bu bölgenin insanları üçüncü ülkelerin de maşası olmamalı. Bunun için ne yapmak lazım. Biz daha önce PYD’ye şunu söyledik, teröre başvurma, terör örgütüyle bağlantın olmasın. Demokratik taleplerde buluna halkın yanında ve rejimle işbirliği yapma. Biz doğruyu önerdik. Diğer ise Amerika’nın genel bir bakışı değil sadece bir olaya yönelik farklı bir yaklaşım” şeklinde konuştu.

    Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, sınırdaki incelemelerinin ardından Ceylanpınar ilçesinden ayrıldı.

  • Bilim, Sanayi Ve Teknoloji Bakanı Işık: “Savunma Sanayimizde Yerlilik Oranı Yüzde 65’e Çıktı”

    YOZGAT (İHA) – Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, savunma sanayide yerli oranının yüzde 65’e çıktığını, Türkiye’nin artık kendi tankını, kendi uydusunu ürettiğini belirterek, “Uydularımız, 2,5 günde bir Kandilden geçiyor. Şimdi, yeni hedefimiz bırakın 2,5 günü 6 saatte Kandil’in üzerinden geçecek uyduyu yapmak 2018’de bitirmiş olacağız” dedi.

    Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ile birlikte Yozgat’ta sanayici ve iş adamları ile Grand Ser Otel’de bir araya geldi. Bakan Işık, Türkiye’nin yeni bir sıçrama yapmak zorunda olduğunu, 36 milyar dolarlık ihracatı 158 milyar dolara kadar çıkardıklarını belirterek, “Ama 145 milyar dolar, 158 milyar doların da Türkiye için yeterli olmadığını hepimiz biliyoruz. 2023 hedefimiz 500 milyar dolardır. Biz 233 milyar dolardan almıştık gayri safi yurt içi hasılayı, 822 milyar dolara kadar çıkardık. Türkiye gibi bir ülke için 822 milyar dolar yeterli değil. Hedefimiz 2 trilyon dolar. Kişi başına milli gelir 3 bin 300 dolardan 10 bin 500 -11 bin dolar seviyesine çıkardık. Türkiye gibi bir ülke için bu rakamlar kesinlikle yeterli rakamlar değil, hedefimiz 25 bin dolarlar. Türkiye bunu başarmak zorunda, bunu başarmanın artık, sürümden kazanarak elde edilemeyeceğini biliyoruz” dedi.

    “BİR KİLOGRAMLIK TABLETE 4 BİN 400 GRAM ÜRÜN İHRAÇ ETMENİZ GEREKİYOR”

    Türkiye’nin kilogram ihracat fiyatının 1.7 dolar olduğunu ifade eden Bakan Işık, “Çok daha fazla mal sattığımız halde eğer kilogram ihracat fiyatımızı 1.7 dolarda tutarsak bunun bizim hedeflerimize bizi ulaştıramayacağımızı bilmek durumundayız. Türkiye’nin bu noktada çıkış yolu, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak ‘3Y’ olarak formüle ettiğimiz formüldedir. Yerli, yenilikçi ve yeşil üretimdir. Türkiye ölçek bazında ne üretebiliyorsa yerli üretmelidir. Özellikle Türkiye’de üretme imkanımız olduğu halde ithal ettiğimiz ürünlerin yerli üretime ciddi destekler veriyoruz. Ama ikinci başlığımız yenilikçi üretim. Artık Türkiye pahada ağır, yükte hafif ürünler üretmek zorundadır. Yani Türkiye kilogram fiyatını 3 doların üzerine çıkarmalıdır. Bir telefon şirketinin sadece ihracatı Türkiye’nin toplam ihracatından fazla. Bir otomobil firmasının ihracatı Türkiye’nin toplam ihracatından fazla. Bir kilogram tablet üreten firma için Türkiye’nin 4 bin 400 gram ürün ihraç etmesi gerekiyor. Bu artık Türkiye’nin daha fazla ayın ürünleri üreterek yoluna devam ederek, elde edeceği bir yolun olmadığını gösteriyor. Biz katma değeri daha yüksek ürün üretmek durumundayız. Biz üretimimizi nitelikli ve sürdürüle bilir hale getirmek durumundayız. Bunun icraatı çok zor. Eğer siz daha fazla katma değeri olan ürün üretmek istiyorsanız. Bir tek yolumuz var mecburu istikamet ARGE inovasyon. Kendi ürününüzü daha nitelikli hale getirmezseniz katma değerinizi yükselt emiyorsunuz. Aynı gömleği Türk markasıyla 26 dolara satıyorsunuz. Aynı gömleği İtalyan markasıyla sattığınızda 98 dolara satıyorsunuz. Aradaki fark ne. Aradaki fark birincisi marka, ikincisi tasarım. Kalite aynı kalite, çok firma da Türkiye’de üretiyor, kesimi dikimi hepsi Türkiye’de sadece amblemi bazen burada bazen orada koyuyor. 26 dolar nere 98 dolar nere” diye konuştu.

    “YERLİ UYDULARIMIZ 2,5 GÜNDE BİR KANDİLDEN GEÇİYOR, 2018’DE 6 SAATTE BİR GEÇECEK”

    2002 Türkiye’sinde kendi piyade tüfeğini dahi başkasının lisansıyla, her bir üretilen tüfek için başka ülkeye lisans bedeli ödeyen bir ülke konumunda olduğunu hatırlatan Bakan Işık, “Kendi piyade tüfeğimizi bile kendimiz yapamıyorduk. Aldığımız, kullandığımız tüm silahlar ithal. Yerlilik oranımız yüzde 24, kalite yerde sürünüyor. Sayın Cumhurbaşkanımız o zaman başbakan olarak verdiği ilk talimatlardan biri resmi komisyonları tamamen kaldırmak oldu. Bugün geldiğimiz noktada savunma sanayide yerlilik oranı yüzde 65’e çıkardık. Artık dünyanın en gelişmiş, gece görüş dürbünlü, termal kameralı piyade tüfeğini Türkiye kendi üretebiliyor. Türkiye kendi topunu üretebiliyor, kendi tankını, kendi helikopterini, insansız hava aracını üretebiliyor. Artık Türkiye kendi uydusunu üretiyor. Terörle mücadelede 23 Temmuz’da başlayan operasyonda, Türkiye Kandil’i yerle bir etti. Ama rastgele bomba atmadı. Milimetrik hedeflerle yaptı. Terör örgütünün kandilde barınma imkanı kalmadı. Nasıl başardınız derseniz. Kendi geliştirdiğimiz uydumuz 2,5 günde bir kandilin üzerinden geçti. Her 2,5 günde orda bir çukur mu kazıldı, bir tümsek mi var, bir duvar mı örüldü bunu tespit etti. Onların Türkiye Cumhuriyetinin haberinin olmasının mümkün değil dediği cephanelik üzerine yeşillik yapmışlar, ağaç dikmişler o cephaneliği vurdu. Niye yapılırken, 2,5 günde üzerinden geçiyorduk. Şimdi, yeni hedefimiz bırakın 2,5 günü 6 saatte Kandil’in üzerinden geçecek uyduyu yapmak 2018’de bitirmiş olacağız. Bu kadar bu sektöre savunma sanayinin Türkiye’nin yatırım yapmasının bedelini bugünlerde çok daha net olarak ortaya çıktı” şeklinde konuştu.

    “YERLİ OTOMOBİLDE 2020’DE SERİ ÜRETİME GEÇECEĞİZ”

    Yerli otomobilde Türkiye’nin bu defa da treni kaçırmasını istemediklerini belirten Bakan Işık, “Biz Türkiye’nin otomotiv teknolojilerinde üreten, geliştiren ve ihraç eden bir ülke olsun. Sağlam altyapımız var. Son derece iyi bir batarya teknolojimiz var, elektrik motoru teknolojimiz var. Sensör teknolojimiz var, bunları biraya getirip birleştirmek ve bunları ticarileştirmek de bizim görevimiz. Yerli otomobil son derece önemli bir projedir. Her şeyi sıfırdan yapacaktı. Bu bizim için 5 yıl, 1 milyar dolara yakın bir masraf. Ama baktık, şuanda üretimi olmayan, modelleri var onların fikri mülkiyet hakkını satın aldık. Şimdi onlara kendi teknolojilerimizi yüklüyoruz, Bu konuda dünya ile de işbirliği yapıyoruz. İnşallah 2018 yılının Haziran’ı gibi otomobilimizin tanıtımını yapmayı hedefliyoruz. 2020’den önce de seri üretimi hedefliyoruz. İnşallah bu defa Türkiye yapacak. Elbette rahatsız olanlar var, elbette Türkiye’nin bu noktada gelişmesini istemeyenler var. Çünkü bu alan Türkiye’nin hızlı gelişeceği bir alan. Artık mesafeleri kapatmak bazen çok zor, bazen de çok kolay. Bu alan Türkiye’nin mesafeyi çok kolay kapatabileceği bir alan. Onun için otomobili inşallah hayata geçireceğiz. Bu noktada sizlerin en azından manevi desteğini arkamızda, yanımızda görmek istiyoruz. Kamuoyundan çok büyük destek var. Bizde bir haya kırıklığı olmasın diye çok dikkatli çalışıyoruz, kılı kırk yaran titizlikle çalışıyoruz. Şuana kadar planladığımız şekilde çalışmalar sürüyor” ifadelerini kullandı.

    Konuşmaların ardından Bakan Işık, iş adamlarının sorularını yanıtladı.

  • Bakan Işık: “Hedefimiz Savunma Ve Güvenlikte Dışa Bağımlılığı Ortadan Kaldırmak”

    Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, savunmada ve güvenlikte dışa bağımlı olmadan, yerli üretimi oluşturmak için çalıştıklarını söyledi.

    Yozgat Polis Meslek Eğitim Merkezi’nin 2016 eğitim-öğretim yılı açılışına katılan Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, yaptığı konuşmada son dönemde ülkemizin birlik ve beraberliğine, kardeşliğine, bütünlüğüne kasteden hainlere karşı polisin, askerin, jandarmanın özellikle Güneydoğu’da verdiği kahramanca mücadeleyi bir kez daha teşekkürler, takdirle anmak istediğini belirterek, “İnsanların yemekten sonra en önemli ihtiyacı güvenlik ihtiyacıdır. Bir devletin de en önemli görevlerinden birisi güvenlik hizmeti sunmaktır. Çok tartışılan bir konu özgürlük güvenlik dengesidir, ama kamu düzeninin olmadığı hiçbir toplumda demokrasinin de, özgürlüğün de teminatı olmaz. O açıdan polisimiz çok büyük görev ifade ediyor. Kamu düzenini sağlaması, hukukun üstünlüğü çerçevesinde insanlarımıza güvenlik hizmetinin sunulması elbette Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin en önemli görevlerinden bir tanesidir. Bugün kahraman polislerimiz bu görevlerini en güzel şekilde yapmaya çalışıyor” dedi.

    Coğrafyamızın dünyanın merkezi coğrafyası olduğunu ifade eden Bakan Işık, “Dünyanın merkez coğrafyası olmasının büyük avantajları var. Ama büyük de riskleri var. İçinde bulunduğumuz dönemde bu risklerin arttığı dönemdir. Bu dönemde hem içeriden, hem dışarıdan ülkemizde kamu düzeninin ortadan kaldırılmasına, ülkemizin zayıflatılmasına pek çok girişim ve faaliyet var. İşte bunlara hep birlikte karşı koymanın gayreti içerisindeyiz. Bu ülkeyi nasıl ecdadımızdan canları pahasına teslim aldıysak, bizler de canlarımız pahasına gelecek nesillere teslim etmenin sorumluluğunu yaşıyoruz” dedi.

    Güvenlik güçlerinin görevlerini yaptığını vurgulayan Bakan Işık, “Bizler de güvenlik güçlerimizin bu görevini yaparken hem güvenlik hem savunma alanında onları çağın en ileri teknolojisiyle donatma noktasında çok önemli çalışmalar yürütüyoruz. Türk askeri ve polisi çağdışı kalmış teknolojilerle terör ve teröristlerle mücadele etmiyor. Artık dünyanın en iyi teknolojilerini Türkiye’de yerli olarak üretmenin ve bunu güvenlik ve savunma güçlerimizin emrine sunma gayreti içerisindeyiz. Allah’a hamdolsun Türkiye büyük mesafeler aldı. Daha düne kadar tamamen dışa bağımlı olduğumuz savunma sanayimizde bugün yüzde 60’a varan yerlilik oranına sahibiz. Artık bu alanda da ihracatlar yapan ülke konumuna geldik. Bu çalışmalarımızı sonuna kadar sürdüreceğiz. Türkiye, kendi tankından kendi füzesine, insansız hava aracına yapar duruma geldi. Hedefimiz savunmada ve güvenlikte kesinlikle dışa bağımlı olmamak. Bu noktada büyük bir gayretle çalışıyoruz, çalışmaya da devam ediyoruz. Sizler ülkenin güvenliğini sağlamak ve ülkeyi savunmak için gayret gösterirken, bizler de sizler için güvenliğiniz için çalışmayı sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı.

  • MEÜ’de 21 Akademisyen Savunma Verdi

    Mersin Üniversitesi’nde (MEÜ), ’Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi’nin bildirisine imza attıkları için haklarında idari soruşturma başlatılan 21 akademisyen, yazılı savunmalarını rektörlüğe iletti.

    MEÜ Çiftlikköy Kampüsü Cumhuriyet Meydanı’nda bir araya gelen akademisyenler, ellerinde taşıdıkları pankartlarla soruşturmayı protesto etti. Grup adına açıklama yapan Yrd. Doç. Dr. Selim Çakmaklı, MEÜ’de 21 kişi hakkında idari soruşturma başlatıldığını hatırlatarak, idari soruşturmalar başlamadan 2 öğretim üyesinin 3 yılda bir yapılan görev uzatma işlemlerinin de reddedildiğini ve buna bağlı işten atıldıklarını ileri sürdü.

    Bazı akademisyenlere de sosyal medyadaki paylaşımlarından dolayı idari soruşturma açıldığını belirten Çakmaklı, şöyle konuştu: “Rektörlükle yapılan görüşmelerde, diğer imzacıların da görevlerinin uzatılmayacağı net bir şekilde ifade edilmiştir. İmzacılardan 4’ü hakkında sosyal paylaşım sitelerindeki paylaşımlarından dolayı adli soruşturmalar başlatılmıştır. İmzacılardan en güvencesiz durumda olan uzman ve araştırma görevlisi 3 arkadaşımız hakkında başlatılmış olan idari ve adli soruşturma gerekçe gösterilerek, görev uzatma dosyaları geri gönderilmiştir. Bizler Mersin Üniversitesi’nin yürütmekte olduğu gayri hukuki ve anti demokratik uygulamalara hukukun bize tanımış olduğu tüm hakları kullanarak sonuna kadar karşı duracağız. Bugün idari soruşturma açılan 21 akademisyen, öğretim görevlisi ve uzman olarak komisyona yazılı savunmalarımızı sunacağız.”

    İşine son verilen Yrd. Doç. Dr. Mustafa Şener ise çok kısa süre önce sözleşmesinin yenilenmediğini belirterek, yürütmenin durdurulması için mahkemeye başvuracağını söyledi. Rektörlüğün sözlü beyanında bütün imzacıların sözleşmelerini yenilemeyeceğini, kadrolarını vermeyeceğini beyan ettiğini ileri süren Şener, “Dolayısıyla bildiriye imza attığımız için bu muameleye maruz kaldığımız açıktır. Biz bunun için İdari Mahkemeye başvurmak üzereyiz. Avukat arkadaşlarla başvuru dilekçelerimizi hazırlıyoruz. Bu hafta içerisinde yürütmeyi durdurma istemiyle başvurmuş olacağız. Burada dikkatinizi çekmek istediğim bir husus, meselenin ne kadar usulsüz ve kuralsız olarak yürütüldüğüne dairdir. Örneğin, sözleşmemin gerçekleşmemesi için bana gösterilen gerekçe, fakülte yönetim kurulunun aldığı kararın rektörlüğe 3-5 gün geç gitmesidir. Böyle bir gerekçeyle işime son veriyorlar. Benimle ilgili hiç alakası olmayan, tamamen idare içi yazışmalarla ilgili olan bir sorun” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından haklarında idari soruşturma açılan akademisyenler, yazılı savunmalarını rektörlüğe sundu.

  • Milli Savunma Bakanı Yılmaz’ın Acı Günü

    Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, 67 yaşında vefat eden dayısı Hamit Yılmaz’ın Gürün ilçesinde düzenlenen cenaze törenine katıldı.

    Yılmaz, yüksek tansiyon hastalığı nedeniyle düşen ve hastaneye kaldırılırken hayatını kaybeden dayısının cenaze törenine katılmak üzere karayolu ile Ankara’dan Sivas’ın Gürün’e ilçesine bağlı Güneş köyüne geldi. 9 çocuk babası Hamit Yılmaz’ın cenazesi, öğle namazına müteakip Güneş Köyü Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından köy mezarlığına defnedildi.

    Törene Hamit Yılmaz’ın oğulları, Vali Alim Barut, Vali Yardımcıları Salih Ayhan ve Ömer Kalaylı, AK Parti Sivas Milletvekili Hilmi Bilgin ve bazı ilçe kaymakamları, diğer protokol üyeleri ile vatandaşlar katıldı. Yılmaz, törenin ardından taziyeleri kabul etti.

    Bakan Yılmaz, törenin ardından köyden ayrıldı.