Etiket: Savunma

  • Savunma Bakanı Yılmaz, Duvar Arkası Radarı İnceledi Stm’nin Ürettiği ‘Duvar Arkası Radar’ İlk Kez Dimdex Fuarında Sergilendi

    Gelişen teknolojinin savunma sanayisinde kullanılmasının en iyi örneklerinden biri olan duvar arkası radar sistemi, ilk kez sergilendi. Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz’ın bizzat incelediği sistem, rehine kurtarma, afet ve terörle mücadelede önemli bir atılım olarak değerlendirildi.

    STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş. 25 yıllık mühendislik tecrübesiyle kritik bir teknolojiyi daha ülkemize kazandırdı. İleri düzey radar teknolojisi kullanılarak oluşturulan STM Duvar Arkası Radar (DAR); Katar’daki DIMDEX Fuarında sergilendi. Fuarın açılışına katılan Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Savunma Sanayi Müsteşarı İsmail Demir, STM’nin standını ziyaret ederek STM Genel Müdürü Davut Yılmaz’dan Duvar Arkası Radar hakkında bilgi aldı.

    Duvar Arkası Radar, rehine kurtarma operasyonları, afet durumlarında insanların tahliyesi, hedefteki kişilerin tespit edilmesi gibi oldukça önemli konularda çözüm sağlıyor. Günümüzde tüm dünyada gerçekleşen toplumsal olaylarda ‘güvenlik’ en önemli gündem maddesi olmaya başladı. Kritik teknolojileri Türkiye’ye kazandıran firma, görsel erişim ve keşif imkânının olmadığı kapalı mekanlarda bulunan insan ve canlı hedeflerin varlığını ve konumunu tespit etmek için Radyo Frekans (RF) dalgalarını kullanan yeni bir sistem geliştirdi. STM Duvar Arkası Radar (DAR), ileri düzey radar teknolojisini kullanarak duvar, kapı STM DAR, bina içerisinde bulunan insanların tespit edilmesinin kritik öneme sahip olduğu rehine kurtarma operasyonlarında; yangın, gaz kaçağı gibi afet durumlarında bina içerisinde kalan insanların tespitinde ve benzeri birçok senaryoda kullanılmak üzere geliştirildi. STM DAR aynı zamanda güvenlik birimlerince, rehine kurtarma veya aranan bir kişinin yakalanması operasyonlarını en az risk ve en yüksek başarıyla sonuçlandırılması için bina içindeki hareketli ve sabit hedeflerin tespitini gerçekleştirebiliyor.

    Tek kişi tarafından kolayca taşınıp kullanılabilen STM DAR, sağlam kasası, zorlu kullanım şartlarına dayanmasını sağlıyor. Kullanıcı, sistemi anlık olarak elinde veya uzun süreli olarak bir tripod üzerinde de kullanılabilen STM DAR, sistem ara yüzü, kullanım kolaylığı ve basitlik kriterleri temel alınarak geliştirilmiş olup rahat kullanımı ve  entegre dokunmatik ekranı ile ön plana çıkıyor.  STM’nin radar teknolojisi üzerine sahip olduğu uzmanlık sayesinde Duvar Arkası Radar’da birçok zengin özellik de bulunuyor. Türk güvenlik birimlerinin özel ihtiyaçları dikkate alınarak geliştirilen sistem geniş frekans bandı ve çok düşük güç yayımı ile yüksek performans, düşmana fark edilmeden kullanım ve radyasyon güvenliği de sunuyor.

  • Ömür Boyu Hapis Cezası Alan Gençten İlginç Savunma: “Ben Ördek Bile Vuramam”

    Edirne’de 2 yıl önce bar tuvaletinde kız meselesi yüzünden 26 yaşındaki genci başından tabancayla vurarak öldürdüğü iddiasıyla tutuklu yargılanan eski 643’ncü Kırkpınar Ağası ve iş adamı Mustafa Altunhan’ın oğlu Volkan Altunhan (30), müebbet hapis cezasına çaptırıldı. Volkan Altunhan, son savunmasında “Ben amcam ile bazen ava gittiğimde ördek bile vuramam. İnsan öldüremem” dedi.

    Hamzabeyli Sınır Kapısı Gümrük ve Turizm İşletmeleri’nde kantar görevlisi olarak çalışan Ömer Turgut’u öldürdüğü iddiası ile yargılanan Volkan Altunhan, 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıktı. Duruşmaya Altunhan’ın çok sayıda yakını ile birçok ünlü isme avukatlık yapan avukatlar katılırken, ölen Ömer Turgut’un ailesinden kimse katılmadı.

    Cumhuriyet Savcısı Mustafa Kısakürek, Volkan Altunhan’ın, ’Kasten adam öldürmek suçundan’ ömür boyu hapis cezası ile cezalandırılmasını istedi. Öldürülen Ömer Turgut’un avukatı Furkan Kamalak, sanık Volkan Altunhan’ın iş yeri kameralarından cinayeti işlediğinin açıkça belirli olduğunu ve cezalandırılmasını talep etti. Volkan Altunhan’ın avukatları ise Ömer Turgut’u öldürdüğüne dair yeterli delil olmadığını savunarak sanık Volkan Altunhan’ın baretini istedi.

    “ÖRDEK BİLE VURAMAM”

    Ömür boyu hapis cezasına çarptırılan Volkan Altunhan mahkemedeki savunmasında bazen amcasıyla ördek avlanmaya gittiğini, ördek dahi vuramayan bir kişinin, insan nasıl vuracağını savundu. Olay gecesi barda kız arkadaşıyla oturduğunu ifade eden Volkan Altunhan, “Ben amcam ile bazen ava gittiğimde ördek bile vuramam. İnsan öldüremem. Kız arkadaşımı tuvalete götürdüm. Ömer arkamızdan tuvalete geldi. Tuvaletin çıkışında bana hakaret edip beni tuvalete çağırdı. Tuvalette boğazımı sıktı. Kafamı tuvaletin kapısına vurdu. Ben tuvaletten ayrıldım. Ben öldürmedim suçsuzum” diye konuştu.

  • Trakya Savunma Havacılık Ve Uzay Sistemleri Yan Sanayi Yerlileştirme Zirvesi Tekirdağ’da Yapıldı

    Trakya Savunma Havacılık ve Uzay Sistemleri Yan Sanayi Yerlileştirme Zirvesi Namık Kemal Üniversitesi’nde gerçekleşti.

    Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından başlayan organizasyona Tekirdağ Vali Vekili Ahmet Büyükçelik, Tekirdağ Milletvekilleri Ayşe Doğan, Metin Akgün, Savunma Sanayi Müsteşarlığı Sanayileşme Daire Başkanı Bilal Aktaş, Namık Kemal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Şimşek, Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yener Yörük, Trakya Kalkınma Ajansı Genel Sekreter Vekili Hüseyin Tuluğ Bayram, TUDEP Başkanı Murat Yetişgin, protokol üyeleri, çok sayıda özel sektör temsilcisi ve basın mensubu katıldı.

    Programın ilk bölümü açılış konuşmalarına ayrıldı. Programın ikinci bölümüne geçmeden önce davetliler Zirve kapsamında kurulan stantları ziyaret ederek kurum ve kuruluşların faaliyetleri hakkında bilgi aldı. Etkinlik kapsamında Trakya Bölgesi’nde savunma, havacılık ve uzay sistemleri konusunda halen tedarikçi olan veya tedarikçi olma potansiyeli taşıyan firmalar ile savunma, havacılık ve uzay sanayi ile ilgili ana yüklenici firmalar bir araya geldi.

    Trakya Kalkınma Ajansı’nın da organizasyon partneri olduğu Zirve Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Tekirdağ Valiliği, Namık Kemal Üniversitesi, NKÜ Teknopark, Eurasiatechnopark, Teknik Üretim ve İhracatı Destekleme Derneği, Tekirdağ, Çorlu ve Çerkezköy Ticaret ve Sanayi Odaları, SAHA İstanbul ve KOSGEB iş birliği ile düzenleniyor. 2 gün süren organizasyon ile Trakya’daki firmaların savunma, havacılık ve uzay gibi Ar-Ge ve teknoloji gerektiren üretim alanlarında daha fazla yer alması, bölgenin katma değeri yüksek teknolojik üretimle kalkınmasına destek sağlanması amaçlandı.

  • Apartman Dairesinden 5 Bin Personelli Savunma Şirketine

    ASELSAN Tedarik Zinciri Yönetim Müdürü Ali Rıza Kılıç, bir apartman dairesinde kurulduklarını, bugün ise 5 bin personelli büyük bir şirket olduklarını ifade etti. Kılıç yurt içi ve yurt dışında bulunan birçok tesis ile ASELSAN markasına olan ilginin artırıldığını söyledi.

    Savunma sanayinde yerlileşme çalışmaları kapsamında, Tekirdağ’da düzenlenen ’Trakya Savunma Havacılık ve Uzay Sistemleri Alt Sanayi Yerlileştirme Zirvesi’ne katılan ve burada İHA muhabirine açıklamalarda bulunan ASELSAN Tedarik Zinciri Yönetim Müdürü Ali Rıza Kılıç, ASELSAN’ın günden güne büyüdüğünü ve büyürken de sadece kendi kaynaklarıyla değil, Türkiye’nin her yerindeki sanayiyle büyümeyi hedefleyen bir şirket olduğunu söyledi. Kılıç, “ASELSAN’ın yurt içinde farklı bölgelere, farklı şehirlere yayılmış birçok yan sanayi firması var ve bunların büyük çoğunluğu KOBİ niteliğinde. ASELSAN, strateji olarak yan sanayi firmalarıyla beraber kendini geliştirmeyi hedeflemiş bir şirket. Dolayısıyla yan sanayiye verdiği işle, yan sanayi firmalarımızın teknolojik gelişimlerine paralel olarak günden güne artıyor. Bu hedefimizi de aynı şekilde devam ettirmeyi düşünüyoruz. ASELSAN, stratejik öneminin farkında. 5 bin çalışanıyla, bunların çoğu mühendis. AR-GE’ye verdiği önemle, üniversitelerle yaptığı işbirlikleriyle, Türkiye’ye özgü ürünler kazandırmak ve Türkiye’nin savunma sanayi anlamında yurtdışına olan bağımlılığını en aza indirebilmek için çalışmalarına büyük bir kararlılıkla, güven veren teknoloji ilkesiyle çalışmalarına devam edecektir” dedi.

    “BİR APARTMAN DAİRESİNDEN 5 BİN ÇALIŞANLI BİR FABRİKAYA DÖNÜŞMÜŞ DURUMDAYIZ”

    ASELSAN’ın 1975 yılında Kıbrıs ambargosundan dolayı yurt dışına olan bağımlılığın azaltılması için Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı tarafından, halkın bağışlarıyla kurulduğunu hatırlatan Kılıç, “ASELSAN 1975 yılında kuruldu. Kurulduğu yıldan bu yana, bu sene 2015 yılında 40’ıncı yılımızı tamamladık ve 40 yılda geldiğimiz nokta, bir apartman dairesinden 5 bin çalışanlı bir fabrikaya dönüşmüş durumdayız. Oldukça önemli mesafeler kat ettik” diye konuştu.

    “BİLKENT ÜNİVERSİTESİ İLE TÜRKİYE’NİN İLK ÇİP FABRİKASINI HAYATA GEÇİRECEĞİZ”

    Merkezlerinin Ankara olduğunu belirten Kılıç, “Ankara’da 3 ayrı tesisimiz var. Bir tanesini geçen sene açtık. Gölbaşı’nda radar üzerine kurulmuş bir fabrika. Onun dışında yine Ankara’da mikro güdümlü elektrooptik ürünler üzerine kurulmuş bir fabrikamız var. Bir de merkezimiz olan, Ankara Macunköy’de hem haberleşme cihazlarımızın üretildiği hem savunma sistem teknolojileri grubumuzun faaliyetlerini sürdürdüğü hem de ulaştırma, güvenlik gibi sivil alanlara girdiğimiz faaliyetlerimizi sürdürdüğümüz bir fabrika var. Ayrıca ODTÜ Teknokent’te bir tasarım bölümümüz var. Bunun dışında yurt içinde birtakım iştiraklerimiz var. Bu sene hem Sivas’ta bir fabrika açıyoruz. Sivas’taki yerel girişimle birlikte, yüzde 50 ortaklıkla, tamamen hassas optik üzerine kurulu bir fabrika açıyoruz. Bu sene Bilkent Üniversitesi ile Türkiye’nin ilk çip fabrikasını hayata geçireceğiz. Bunun dışında İstanbul Teknik Üniversitesi’nde Arıkent’te elektronik tasarım şirketimiz var” ifadelerini kaydetti.

    “ASELSAN MARKASINA OLAN İLGİNİN GİDEREK ARTTIĞINI DÜŞÜNÜYORUZ”

    Yurt dışında da yatırımları olduğuna değinen Kılıç, “Yurt dışında Kazakistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelerde ortak girişimle kurduğumuz fabrikalar var. Burada ortağımız, o yörelerin, ülkelerin kendi devlet ya da özel teşebbüsleri ile ortaklık yapıp fabrikalar kuruyoruz. Suudi Arabistan’da da kurma planlarımız var. Dolayısıyla hem yurt içinde hem yurt dışında ürünlerimize, ASELSAN markasına olan ilginin giderek arttığını düşünüyoruz” şeklinde konuştu.

    “DÜŞMAN TEHDİTLERİ BERTARAF EDİLECEK”

    Son olarak ‘KORAL’ adlı yerli savunma sistemi hakkında bilgiler veren Kılıç, “KORAL projesi, bizim sınır güvenliğine yönelik olarak geliştirdiğimiz bir proje ve Türk Silahlı Kuvvetlerimize teslim ettik. Sayısı da artırılarak sınırımızın bütün sıkıntılı yerlerinde kullanıma alacağımız bir proje. Bu proje ile düşman tehditlerinin bertaraf edilmesi, karıştırılması hedef saptırılması gibi birtakım kazanımlar elde etmeyi planlıyoruz. Önemsediğimiz 1 proje. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin de başarıyla kullanacağını düşündüğümüz bir proje” diyerek sözlerini noktaladı.

  • Trakya Savunma Havacılık Ve Uzay Sistemleri Alt Sanayi Yerlileştirme Zirvesi Tekirdağ’da Başladı

    TEKİRDAĞ (İHA) – Savunma sanayinde yerlileşme çalışmaları kapsamında, Tekirdağ’da ’Trakya Savunma Havacılık ve Uzay Sistemleri Alt Sanayi Yerlileştirme Zirvesi’ başladı.

    Trakya Bölgesi’ndeki firmaların savunma, havacılık ve uzay gibi Ar-Ge ve teknoloji gerektiren üretim alanlarında daha etkin olması, bölgenin katma değeri yüksek teknolojik üretimle kalkınmasına destek sağlaması beklenen zirveye bölge yatırımcılarının ilgisi büyük oldu.

    Zirve ve düzenlenecek sergi öncesi açıklamalarda bulunan SAHA İstanbul Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Hava Yolları yetkilisi Halil Tokel, savunma sanayinde yüzde 100 yerlileşmek gerektiğine vurgu yaparak, “Biz de savaş uçağı yapmak istiyoruz. Biz de yolcu uçağı yapmak istiyoruz. Kendi başımıza yapabilir miyiz? Evet yaparız. Türkiye istesin, istediği en karmaşık, en kompleks savunma sanayi aracını, uçağı, denizaltı aracını her ne varsa yapabiliriz. Bu potansiyeli var. Tarihinde bu tecrübesi var. Çok kaliteli, çok üst düzey mühendisleri var. İnsan potansiyeli var. Her şeyi var. Yapabilir mi? Yapabilir. O zaman yapacağız” dedi.

    Savunma Sanayi Müsteşarlığı Sanayileşme Daire Başkanı Bilal Aktaş ise, “Müsteşarlığımızın temel 2 görevi var. 1’incisi Türk Silahlı Kuvvetlerinin modernizasyonu ve 2’ncisi, belki de en önemlisi savunma sanayinin geliştirilmesi ve kalkındırılmasına yönelik faaliyetler. Bu kapsamda da benim ana sorumluluğum Sanayileşme Daire Başkanlığı olarak, tedarik ettiğimiz tüm sistemlerin azami derecede yurt içerisinde yapılabilmesi için gerekli koordinasyonu yapmak, politikaları oluşturmak, gerekiyorsa teşvikler, destekler vermek. Şirketler arasındaki koordinasyon ve hatta gerekiyorsa Müsteşarlığın bu şirketleri koordine etmesi. İnşallah 2017’den itibaren de seri üretim sözleşmeleri başlayacak. Biz, daire olarak her bir sistemin en ince cıvatasına kadar yardımcı oluyoruz ve hangi ürünlerin nerelerden alınması gerektiği konusunda yönlendirici oluyoruz” diye konuştu.

    Son olarak açıklamalarda bulunan Namık Kemal Üniversitesi Rektörü Osman Şimşek de, “Son yıllarda dünya ekonomisinin yoğunlaştığı Avrupa ve Ortadoğu ülkeleri arasında jeopolitik olarak geçiş güzergahında bulunan Türkiye, oldukça önem arz eden bir konuma gelmiştir. Bugüne kadar, dışa bağımlı olarak savunma sanayisi ithal eden Türkiye, son 10 yılda ciddi mesafeler almış, hatta dış ülkelere de ihraç etme imkanına kavuşmuştur. Türk Savunma Sanayi, Türk ordusunun ihtiyacını karşılayabilmek için gelişmekte. Dünya firmalarıyla rekabet edebilir hale gelmek için çalışmaktadır. Savunma sanayisi, küresel süreçte ülkelerin ekonomik ve siyasal güçlerini belirlemede en önemli etkendir. Tabi ki bunu gerçekleştirecek olan ise, üniversite ve sanayi kuruluşlarının işbirlikleri olacaktır. Çünkü üniversiteler, beyin gücü ile savunma sanayine yapacakları katkı önemli olacaktır” ifadelerini kullandı.

    Namık Kemal Üniversitesi Rektörlük Binasında bugün başlayan zirve, yarın da devam edecek.