Etiket: Savunma

  • ‘Milli Savunma Bakanlığı’nın adı Harbiye Bakanlığı olsun’ önerisi

    Türkiye’nin özellikle son dönemlerde sıçrama yaptığı savunma alanıyla ilgili isim değişikliği önerisi geldi. Araştırmacı-Yazar Elvan Küçük, Milli Savunma Bakanlığı’nın adının Türkiye’nin geldiği son noktayı tam olarak anlatmadığı gerekçesiyle değiştirilmesini talep etti. Sesini sosyal medyada paylaştığı mesajla duyurmaya çalışan Küçük, Milli Savunma Bakanlığı yerine ’Harbiye Bakanlığı’ isminin daha uygun olduğunu kaydetti.

    Milli Savunma Bakanlığı’nın adının değiştirilmesini istediğini dile getiren emekli subay aynı zamanda da Araştırmacı ve Yazar olan Elvan Küçük,bakanlığının mevcut isminin yanlış olduğunu düşündüğünü aktardı. Savunmanın harp türleri içerisinde, sadece bir tanesi olduğunu ve bu yüzden Savunma Bakanlığı’nın adının değişmesini istediğini söyleyen Küçük, son zamanlarda sosyal medya hesaplarında paylaşmış olduğu yazılarıyla dikkat çekti.

    “Harbiye istenmezse ‘Savaşa Hazırlık Bakanlığı’ da olabilir”

    Küçük, “Milli Savunma Bakanlığının isminin yanlış olduğunu düşüncesindeyim. Çünkü harp türleri içinde, savunma sadece bir tanesi. Taarruz da bir harp türüdür, savunma harp türüdür, geri çekilme harp türüdür. Ordular, silahlı kuvvetler hangisi o ülkenin o an için stratejik durumuna uygunsa onu tercih ederler, onu uygularlar. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda Osmanlı’dan sonra Müdafaa-i Milliye Vekaleti kurtuluş savaşı sırasında kurulması yani Savunma Bakanlığı’nın Osmanlıca ismi ile ve daha sonra onun isminin 1945 yılında Savunma Bakanlığı’na çevrilmesi ile biz hala devam ediyoruz. Şu anda dünyada gelinen noktada Türkiye Cumhuriyeti’nin hala savunma ismini kullanması bence yanlış. Türkiye zaten savunma sistemini değiştirdi. Bu konu ile ilgili dünyaya verdiği mesajlar açık ve net olarak söyleniyor. Tehdit ülkemize karşı nereden geliyorsa, o tehdidin geldiği yerde bertaraf edilmesi ile ilgili uygulanan bir icraat var. Benim teklifim bunun artık bütün dünyada ilanının istenmesi. Osmanlı kelimesi olmasından dolayı Harbiye istenmezse adı Savaşa Hazırlık Bakanlığı olabilir o bile Harbiye Nezareti ifadesini tam karşılamıyor” diye konuştu.

    Elvan Küçük’ün sosyal medya hesabında ’Harbiye Bakanlığı’ başlığıyla paylaştığı yazısı:

    “Milli Savunma Bakanlığının adı Osmanlı’da olduğu gibi Harbiye Bakanlığı olmalıdır. Savunma ile taarruz edene cevap veremezsin. Hep savunmada kalmak güçsüz, basiretsiz, edilgen devletlere yakışır. Türkiye’ye yanlış yapmak değil, yapmayı aklından geçirenin artık iki kere düşünmesi lazım. Savunma Bakanlığı adının değiştirilmesi bile savunmanın harpte tek alternatif olmadığının ilanıdır.”

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar Savunma Bakanını kabul etti

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar Savunma Bakanı Khalid Bin Mohammed Al Attiyah’ı kabul etti.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde Katar Başbakan Yardımcısı ve Savunma İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Dr. Khalid Bin Mohammed Al Attiyah’ı kabul etti. Kabul basına kapalı gerçekleşti.

  • Milli Savunma Bakanlığından İdlib açıklaması: “Çekilme tamamlandı”

    İdlib’de gerginliğin sonlandırılması ve karşılıklı çatışma riskinin ortadan kaldırılması maksadıyla ağır silahların Silahtan Arındırılmış Bölge’den (SAB) çekilmesi işlemlerinin tamamlandığını açıkladı.

    Milli Savunma Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi’nde (İGAB) istikrarın temini için garantör devletler olan Türkiye ve Rusya arasında 17 Eylül tarihinde Soçi mutabakatının imzalandığı belirtildi. Mutabakat gereği sahanın coğrafi yapısı ile yerleşim alanlarının özellikleri de dikkate alınarak İGAB sınırları boyunca 15-20 kilometre derinliğinde Silahtan Arındırılmış Bölge oluşturulduğu ifade edilen açıklamada, “Garantör ülke olarak Türkiye mutabakattaki sorumluluklarını yerine getirmiş, bu kapsamda İdlib’de gerginliğin sonlandırılması ve karşılıklı çatışma riskinin ortadan kaldırılması maksadıyla ağır silahların SAB’tan çekilmesi 10 Ekim 2018 tarihinde tamamlanmıştır. İdlib’de sürdürülebilir ve kalıcı barışın tesisi için mutabakat kapsamında faaliyetlerimiz hız kesmeden sürdürülmektedir” denildi.

  • Savunma sanayiinde 560 milyon dolarlık çığır açacak buluş; ‘Şeffaf Zırh’

    Eti Alüminyum, halihazırda sadece ABD, Çin, Almanya ve Macaristan gibi ülkelerde üretilebilen;’Şeffaf Zırhı’ Türkiye’de üretmeye başladı. Türk mühendislerinin imza attığı bu başarı savaş gemileri, uçaklar, zırhlı araçlar ve füzelerde kullanılan ‘özel alümina’ sıkıntısını da giderecek.

    Türkiye’yi savunma sanayinde devler ligine sokacak gelişme, Eti Alüminyum’dan geldi. Ekonomi basınının temsilcilerini Seydişehir’de ağırlayan Eti Alüminyum Genel Müdürü Mehmet Arkan, yatırımdan istihdama, Ar-Ge’den savunmaya kadar birçok konuda önemli açıklamalar yaptı. Eti Alüminyum’un 2005 yılında özelleştirilerek Cengiz Holding bünyesine geçtikten sonra 540 milyon dolar yatırım yaparak bir başarı hikayesi yazdığını anlatan Arkan, Türk mühendisleri tarafından geliştirilen ve 560 milyon dolarlık yatırımın kapısını açan kapasite artırımı ve özel alüminyum hidroksit ve alümina adlı ürünün Türk savunma sanayinde devrim niteliğinde olduğunu söyledi.

    ‘Özel alümina’yı halihazırda sadece ABD, Almanya, Çin ve Rusya’nın üretebildiğini ifade eden Arkan, “Stratejik ürünlerde kimse teknoloji paylaşmıyor. Bu nedenle her ülke kendisi geliştirmek zorunda. ‘Şeffaf Zırh’ın hammaddesi olan özel alümina çok değerli ve temini zor olduğu için paranız olsa da istediğiniz kadar alamıyorsunuz. Bu ürünün geliştirilmesiyle birlikte yerli tank, yerli uçak, yerli otomobil, savaş gemisi, füze gibi çok önemli savunma sanayi araçlarının yapımında gerekli olan bir maddede sıkıntıyı aşmış olduk. Ayrıca Eti Alüminyum yaptığı Ar-Ge çalışmaları sonucu alevlenme geciktirici (özel ATH) ile kablo kompound ve özel kompozitlerin en önemli girdisini üretmeye başlamasıyla geçen yıl Avrupa bu ürüne zam yapamadı. Bütün dünya Türkiye’nin pazarda ne yapacağını ve fiyatı nerede tutacağını merak ediyor” dedi.

    Bin 100 kişiye doğrudan istihdam

    Eti Alüminyum özelleştirildikten sonra yapılan 540 milyon dolarlık yatırım ve planlanan 560 milyon dolarlık yatırımla toplam yatırım miktarının 1 milyar 100 milyon dolara ulaşacağını söyleyen Mehmet Arkan, “Tesislerde şu anda 2 binin üzerinde çalışanımız var. Yeni yatırım tamamlandığında 1100 kişi daha istihdam ederek 3100 kişiye ulaşacağız. Dolaylı istihdamla birlikte en az 15 bin kişiye iş imkânı sağlayacağız. Eti Alüminyum 250 milyon dolarlık alüminyum ithalatının önüne geçiyor. Demek ki 10 yılda ortalama 2.5 milyar dolar ithalatı önlemişiz. Yeni yatırımla yılda 550 milyon dolarlık ithalatı önleyeceğiz. Türkiye’nin ithalata fren yaptıracak yatırımlar yapması gerekiyor” diye konuştu.

    “Yangından ölümler azalacak”

    Eti Alüminyum Ar-Ge mühendisleri tarafından geliştirilen ve ATH adı verilen yanmayı geciktirici ürün ise hem sanayide hem savunmada taşları yerinden oynatacak. Arkan, “Özellikle 20’nci yüzyılın ikinci yarısında dünya ekonomisine önemli ölçekte pazar payı ile giren polimer ve kompozit ürünler binalarda kullanıldıkça yangınlar da arttı. 1975 yılında 17 dakika olan yangından kaçış süreci günümüzde 3 dakikaya kadar indi. Eti Alüminyum tarafından geliştirilen ATH, elektrik kablo izolasyonunda, mutfak tezgahlarında, banyo malzemelerinde, cephe kaplamada alüminyum kompozit panellerinde, izolasyon malzemesi olarak yanmaz akustik süngerlerde ve doğalgaz borularının izolasyonunda, dekoratif bina iç mimarisinde, çatı kaplama membranlarında, zemin kaplama ve laminantlarda kullanılacak ve alevlenme süresini 3 kat azaltacak. Böylece 3 dakikaya inen yangından kaçış süresi de yaklaşık 3 kata çıkmış olacak” şeklinde konuştu.

    Türk askerine yanmayan elbise

    ATH’nin EtiFine markasıyla otomotiv, uçak ve tren sektöründe iç döşemelerin yanı sıra yanmaz halı üretiminde de kullanılacağını ifade eden Arkan, “ATH yanmaz askeri elbise üretiminde de kullanılabilecek. Olayı kaynağında çözmek için binalarda kullanılan malzemelerin yanmaz olması ya da bileşiminde yanmayı geciktirici sistemlerin kullanılması gerekmektedir. Alev geciktirici ATH kullanılması yangın sırasında çıkan ısının emilmesini sağlayarak yangından kaçış süresini uzatmakta, aynı zamanda açığa çıkardığı su buharı ile yangın sırasında açığa çıkan zehirli ve boğucu gazların bastırılmasını sağlamaktadır. İnsan sağlığı ve çevreye duyarlı ATH, herhangi bir toksik ve zararlı madde içermemektedir. Bu kapsamda çıkarılacak yönetmelik ve mevzuatlarla gerek halkın, gerekse de özellikle inşaat sektörüne malzeme sağlayan sektörlerin bilinçlendirilmesi gerekmektedir” açıklamasını yaptı.

    EtiAlu markalı ürünlerin ise sıcaklığa ve aşınmaya dayanıklı çimento üretiminde, mutfak ve yemek takımlarında, zırhlı askeri araçlarda, kurşun geçirmez camlar gibi sanayinin değişik alanlarında kullanılacağını sözlerine ekleyen Arkan, “Televizyon ve telefon ekranlarında, ampullerde, fren balatalarında ve güneş enerjisi panellerinde de bu ürün kullanılacak. Ampuller daha dayanıklı olacak, televizyon ekranı yüksek ısıdan zarar görmeyecek” dedi.

    İhtiyacın iki katı üretim yapılacak

    Türk mühendisleri tarafından geliştirilen iki stratejik ürünün Türkiye’nin ihtiyacından iki kat fazla üretileceğini de anlatan Eti Alüminyum Genel Müdürü Mehmet Arkan, üretimin geri kalanının ise ihraç edileceğini söyledi.

    Eti Alüminyum’da neler yapıldı?

    Atık gazda AB’ye fark attı

    Seydişehir Entegre Tesisleri’nin gaz salınımı için özelleştirme sonrasında 15 milyon dolarlık yatırım yapıldı. Bu yatırım sonrasında AB normları gaz salınım değerlerinin altında bir seviyeye ulaşıldı.

    140 bin ağaç dikildi

    Özelleştikten sonra neredeyse baştan yaratılan Eti Alüminyum Seydişehir Tesisleri, sadece teknik olarak değil, çevresel olarak da yenilendi. Tesisin 2.5 milyon metrekarelik alanına bu zamana kadar özellikle sera gazlarını azaltıcı ceviz ağacı, kavak ağacı, karaçam ve akasya olmak üzere toplam 140 bin adetten fazla ağaç dikildi ve 400 bin adet daha ağaçlandırma çalışmaları devam etmekte.

    İki saatlik korkuya 221 milyon dolar

    Tesisin özelleştirildiği 2005 yılında acil yapılması gerekenler gözden geçirildiğinde, tesislere yenileme yatırımı yapılmaması nedeniyle tesisin her an durabileceği tespit edildi. Özellikle elektrolizhanelerdeki hücrelerin 2 saatlik durmasıyla elektroliz hücreleri donacağı için sistem 4 yıllık kapanma süreciyle karşı karşıya kalacaktı. Bu nedenle sadece elektrolizhane için 221 milyon dolarlık yatırım yapıldı.

    Metal kalitesinde minimum yüzde 99.8 saflıkta alüminyum üretme becerisine sahip, SAMİ teknolojisi ile projelendirilip montajı tamamlanan Avrupa’nın en yeni alüminyum elektrolizhanesi ise, çevre emisyonları açısından da Avrupa Birliği standartlarında.

    Fuel Oil’e 70 milyon dolar gitmeyecek

    Tesislerde kullanılan kükürt ve SO2 oranı yüksek 6 nolu Fuel-Oil’in çevreye daha fazla zarar vermemesi için 5 milyon dolar yatırımla doğalgaz dönüşümü gerçekleştirildi. 2008 yılından sonra tesislerde doğalgaz kullanılmaya başlandı. Yerli kömürün de devreye girmesiyle birlikte yılda 70 milyon dolarlık yakıt tutarının Türkiye’de kalması sağlandı.

  • Milli Savunma Bakanı Akar, şehit ailesini ziyaret etti

    Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler ve kuvvet komutanları ile birlikte Şehit Jandarma Uzman Çavuş Özgür Can İnce’nin ailesine taziye ziyaretinde bulundu.

    Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler ve kuvvet komutanları, 4 Ekim Perşembe günü Batman’da askeri aracın geçişi sırasında bölücü teröristlerce tuzaklanan el yapımı patlayıcının infilak etmesi sonucu şehit olan Jandarma Uzman Çavuş Özgür Can İnce’nin ailesine taziye ziyaretinde bulundu.

    Ailenin Elvankent’teki evinin önünde kurulan taziye çadırına gelen Akar ve komutanlar, şehidin acılı babası ve akrabalarına başsağlığı dileğinde bulundu. Şehidin ruhu için dua okunmasının ardından, Bakan Akar, taziye çadırında bulunanlara bir konuşma yaptı. Tüm güvenlik güçlerinin teröristlere karşı son derce saygıdeğer bir mücadele verdiğini belirten Akar, “Bu konuda büyük başarılar kazanılmakla beraber teröristler içeriden ve dışarıdan aldıkları desteklerden, hainlerle yaptıkları iş birliğinden dolayı varlıklarını sürdürüyorlar ama biz de diyoruz ki en son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar bu mücadele devam edecek. Durmak, beklemek yok. İster tırlarla, ister vagonlarla neyle silah mühimmat verirse versinler, bunun bir sonu olmadığını teröristlerin başındakiler anladılar, aşağıdakiler de bunu anlayacaklar. Yapılan mücadele çok saygıdeğer bir mücadele. Şu anda dahi dağda, tepede yurt içinde, yurt dışında bu memleketin kahraman evlatları büyük fedakarlıkla mücadeleyi sürdürdüler, sürdürüyorlar. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da şehitlerimizin, gazilerimizin kanı yerde kalmayacak, mutlaka bunların hesabı soruldu, sorulmaya devam edilecek” şeklinde konuştu.