Etiket: Savaşta

  • Elveda Alfredo savaşta ölen çocuklar için oynanacak

    Mizah Sanatı Derneği Gugulumdakiler Tiyatrosu “Elveda Alfredo” ile perdelerini acarken bu sezonki oyununu dünyada meydana gelen savaşlarda ölen çocuklara adıyor.

    Mizah Sanatı Derneği Gugulumdakiler Tiyatrosu 2018-2019 sanat sezonunu trajedi türünde tek perde bir oyun ile açıyor. Şükrü Üçüncü’nün yazdığı, Hüseyin Sabri Kurtuldu’nun yönettiği “Elveda Alfredo” oyunu 9 Kasım 2018 tarihinde saat 20.00’da Hüseyin Kazaz Kültür Merkezinde seyircisiyle buluşuyor. Tiyatro gurubu bu yıl ki oyunu dünya da meydana gelen savaşlarda hayatını kaybeden çocuklara atıyor.

    Tiyatronun geçmişteki oyunlarında rol alan Şükrü Üçüncü, Tamer Küçük, Kübra Genç, Mahmut Mutaf, Murat Küçük, Rüya Akgül, Asena Öztürk Parmak, Gözde Aydın Üçüncü, Ömer Arslan gibi isimlerin yanı sıra kalabalık bir oyuncu grubuyla sahnelenen oyun ilginç gelişmelerle yine izleyenlerine güzel tiyatro akşamları yaşatacak.

    Alfredo sanata ve özellikle tiyatroya rasyonel ve fakat bir o kadar da postmodern yaklaşım sergileyen bir karakterdir. Bu yapı, ona inanan grup arkadaşları tarafından destek görünce daha da belirginleşir. Onlara göre sanat, artık geleneksel, sıkıcı ve monolog yapısının dışına çıkmak ve daha interaktif icra edilmek durumundadır. Bu inançla geleneksel sanat biçimine inanan toplum katmanları ve organizasyonlara direnmeye ve sanatsal sokak gösterileri yaparak taraftar toplamaya çalışırlar. Pek tabi ki klasik şablona bağlı kalan yapı tarafından dışlanır ve sanat organizasyonlarından soyutlanmaya çalışılırlar. Tüm bu baskı ve ötekileştirme çabalarına karşın geleneksel yapı tarafından anarşizm olarak tanımlanabilecek bir gövde gösterisi yapmaya kalkışırlar. Madrid’in ünlü bir sanat merkezinde sergilenmekte olan klasik bir tiyatro gösterisini basarak seslerini duyurmaya çalışırlar. Olaylar bundan sonra birtakım komikliklere sahne olsa da ilginç bir şekilde trajediye dönüşür.

    Yılsonuna kadar 9 Kasım, 23 Kasım, 7 Aralık, 18 Aralık tarihlerinde oynanacak oyunun biletleri Trabzon Sanatevi, Kalender Kafe ve Lokanta, Ra Kitapevinden temin edilebilecek.

  • Oyuncu wilma Elles: “Savaşta ölen çocuklar için tüm insanlık utanç duymalı”

    Oyuncu Wilma Elles. savaşta ölen çocuklar için tüm insanlığın utanç duyması gerektiğini söyledi.

    Türkiye Milli Pediatri Derneği’nin “Çocuk Sağlığına Hizmet Ödülleri” Swiss Otel’de gerçekleştirilen törenle sahiplerini buldu. Türkiye’de çocuk sağlığının gelişimi için üstün çaba harcayan Çocuk hekimlerinin yanı sıra Barış Manço da ödüle layık görüldü. Wilma Elles de törene katılan isimler arasındaydı.

    Türkiye Milli Pediatri Derneği Genel Koordinatörü ve IPA Dış İlişkiler Direktörü Kerem Hasanoğlu, ödül töreni sırasında yaptığı konuşmada tüm dünyada artan savaşlara ve özellikle son zamanlarda Filistin’de katledilen masum çocukların durumuna dikkat çekerek, çocukların travmatik ortamlarda şiddet görerek büyümesi geleceğimizi olumsuz etkileyecektir” dedi. Hasanoğlu, ardından çocuklar için yaptığı çalışmalar nedeniyle Wilma Elles’i sahneye davet edip “O örnek bir anne. Hem kendi çocuklarına bakıyor hem de elinden gelince diğer çocuklar için yapılan çalışmalara katılıyor. Özellikle çocuklarla ilgili yaptığımız saha çalışmalarında da bundan böyle bizimle birlikte” dedi.

    Wilma Elles ise yaptığı konuşmada şöyle dedi: “Çocuklar Allah’ın bize emaneti olan meleklerdir. Dünyanın her yerinde çocuklar masumdur, masum varlıklara şiddet göstermek zorbalık uygulamak kabul edilemez. Bu bizim insanlık görevimiz. Özellikle savaşta öldürülen, aç kalan, şiddet gören masum bebekleri görünce öyle sinirleniyor ve utanıyorum ki, bir insan nasıl bu kadar kötü olabilir diye düşünüyorum. Savaşta ölen çocuk sayısının gün geçtikçe artıyor olması endişe verici. Tüm insanlık bu durumdan utanç duymalı. Bunun için kimse yapacak bir şeyim yok demesin. Yarın vicdanı rahat bir insan olabilmek için mutlaka hepimizin üzerine düşen bir şeyler var. Ben üzerime ne düşerse yapmaya hazırım. Derneğin yaptığı ve beni de dahil ettikleri tüm çalışmalar için teşekkür ediyorum.” dedi

    Ödül için teşekkür eden sanatçının oğlu Batıkan Manço, “Babam çocuklar için ‘Onlar bu ülkenin kısa boylu vatandaşları’ derdi. Onları önemser, fikirlerine ve görüşlerine önem verirdi. Yaptığı programlarda da özgüvenlerinin gelişimine önem verdiği için birer yetişkinlermiş gibi davranırdı. Şimdiye kadar yüzlerce ödül aldık. Aldığımız ödüller genellikle müzikle ve televizyonculukla ilgili olurdu. Ama sanırım çocuk hekimlerinden bu ödülü almak en anlamlısı oldu. Ölümünün üzerinden yıllar geçse de yaptıkları hala yaşıyorsa, bir nesil üzerinde pozitif önemli etkiler oluşturabilmişse bize ancak gururlanmak düşer.” dedi.

  • Savaşta yağmaladığı tabloları satmaya çalışan Suriyeli eski asker yakalandı

    Ülkesindeki iç savaştan faydalanarak müzeden yağmaladığı iki tabloyu satmaya çalışan Suriyeli eski asker, Mersin’de jandarma ekiplerince yakalandı.

    Edinilen bilgiye göre, bir istihbaratı değerlendiren Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri ile Mezitli İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, elindeki tabloları 150 euroya satmaya çalıştığı ileri sürülen Suriye uyruklu bir şahsın merkez Mezitli ilçesi Soli Kavşağı civarındaki evinde arama yaptı. Evde yapılan aramada 1 adet ’av ve insan’ tasvirli altın işlemeli olduğu değerlendirilen tablo ile 1 adet ’Meryem Ana, Hz. İsa ve arkadaşları’ tasvirli olmak üzere iki adet tablo ele geçirildi. Mersin Müze Müdürlüğünce yapılan inceleme sonucunda eserlerin her ikisinin de orijinal olduğu tespit edilirken, gözaltına alınan F.A. çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

    Zanlının Özgür Suriye Ordusu’nda mühendis teğmen olarak görev yaparken istifa ettiği öğrenildi.

  • Savaşta bacağını, kaçarken umudunu kaybetti

    Suriye’deki iç savaşta 2012 yılında bacağını kaybeden Omar Abdullah, umuda yolculuk yaparken yakalanarak umudunu da kaybetti. Çeşme’de aralarında Omar Abdullah’ın da bulunduğu 42 Suriye uyruklu kaçak göçmen yakalandı.

    Suriye’deki iç savaşta Deyr Ez-Zor’da patlayan bomba nedeniyle bir bacağını kaybeden 22 yaşındaki Omar Abdullah, yeni bir hayat kurma umuduyla çıktığı umut yolculuğunda yakalanarak umudunu da kaybetti. Çeşme Körfezinde devriye görevi yapan sahil güvenlik ekipleri, 02.30 sıralarında Kara Ada yakınlarında bir şişme bot belirledi. Şişme botu müdahale ederek durduran Sahil Güvenlik ekipleri, aralarında Omar Abdullah’ın da bulunduğu 42 Suriye uyruklu kaçak göçmeni Çeşme İskelesine getirdi.

    21’i çocuk olan kaçak göçmenlere, Uluslararası Göç Örgütü temsilcileri tarafından battaniye, yiyecek ve içecek dağıtılarak ihtiyaçları karşılandı. İç savaş nedeniyle vatanlarından uzakta yaşamak zorunda kalan göçmen çocukların bir bölümü, Uluslararası Göç Örgütü temsilcilerinin malzeme dağıtırken kullandıkları market arabalarına binerek, oyun oynarken, bir bölümü de banklarda uyumaya çalıştı.

    Kaçak göçmenlerin, işlemlerinin tamamlanmasının ardından İzmir Göç İdaresi Müdürlüğüne gönderilecekleri öğrenildi.

  • Kanserle savaşta psikolojik mücadelenin önemi

    Uzmanlar, kanserle mücadelede psikolojik sorunun iyileşme safhasında çok önemli olduğunu söyledi.

    Kanserin birçok insan hayatını derinden etkileyen ciddi bir hastalık olduğunu ifade eden uzmanlar, bedendeki bir sıkıntının ruhta da derinden etkileri olduğunu söyledi. Bu sebeple kanser teşhisi almak bir kişi için kolay olmamakla birlikte psikolojik açıdan sıkıntılar oluşturduğunu ifade eden VM Medical Park Bursa Hastanesi Uzman Psikolog Gözde Nilüfer, “Her kişi kanser olduğunu öğrendiğinde farklı tepkiler verse de belli ortak duyguların bu süreçte yaşanması son derece doğaldır. Örneğin, hasta teşhisini ilk öğrendiğinde durumu kabul etmek istemeyebilir ve bir şok evresi yaşaması olağandır. Bu süreçte kişi kendisine, çevresine öfke duyabilir ve zaman zaman ‘Neden ben?’ diye sorup acı çekebilir. Ayrıca kişi bir depresyon süreci yaşayabilir ve kendisini insanlardan soyutlama yolunu seçebilir. Bu süreçler yaşandıktan sonra hasta artık bir kabullenme sürecine girer ve hastalığıyla beraber oluşan yeni yaşam tarzına ve şartlarına uyum sağlar. Tüm bu duygusal tepkiler anormal bir duruma verilen normal tepkilerdir. Ancak bu tepkilerde hastaların kişisel deneyimleri, yaşam biçimleri, değerleri, inançları ve ihtiyaçları büyük bir rol oynar. Dolayısıyla bu tepkilerin yoğunluğu, süresi ve etkileri kişinin hastalıkla mücadelesindeki duygusal ve davranışsal tepkileri, baş etme yollarını, psikolojik durumunu ve yaşam kalitesini doğrudan etkilemektedir” dedi.

    Bazı hastaların durumu kabul etmesi ve uyum sağlaması diğer insanlara göre daha uzun zaman alabilmekte olduğunu belirten Nilüfer, “Hayat biçiminin değişmesi, tedavi sürecinde yaşanan sıkıntılar, beden bütünlüğünün bozulması, ölüm korkusu gibi durumlar hastayı derinden sarsmaktadır. Bu da hem tedavi sürecine hem de bireyin ruhsal sağlığına zarar verici etkiler oluşturur. Bu kişilerde depresyon, kaygı bozuklukları, umutsuzluk gibi durumlar sıklıkla gözlenebilir. Bunun için kanser hastaları için fiziksel tedavinin yanında psikolojik desteğin verilmesi büyük önem taşımaktadır” diye konuştu.

    Bu süreçte en önemli noktalardan biri yaşanan duyguları kabul etmek ve ifade etmek olduğuna dikkat çeken Nilüfer, “Duyguları bastırmak yerine, sizi anlayan birileriyle konuşun. Çok kaygılandığınızı ve öfkelendiğinizi düşündüğünüzde rahatlatıcı egzersizler yapın. Sizi rahatlatan bir yeri hayal etmek ya da derin ve doğru bir nefes almak bu egzersizlerdendir ve sizi o anki duygu yoğunluğundan uzaklaştırır. Bir insanın sürekli olumlu düşünebilmesi, keyifli olması pek mümkün değildir. Aksi halde bir de bunun suçluluğunu taşımayın. Şu da unutulmamalıdır ki, psikolojik mücadelede tek bir yol yoktur. Ancak temel amaç, hastalıkla yüzleşmek, olasılıkları algılamak, umutlu olmak ve mücadeleye sıkı sıkı sarılmaktır” şeklinde konuştu.