Etiket: Savaşının

  • Kurtuluş Savaşı’nın İlk Deniz Şehidi Anıldı

    Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde Kurtuluş Savaşı’nın ilk deniz şehidi Recep Kahya vefatının 95. yılında düzenlenen törenle anıldı. Recep Kahya’nın torunlarının katıldığı törende, kurtuluş savaşının ilk deniz şehidinin mezar yeri bulunamadığı ifade edildi.

    Kdz. Ereğli ilçesi Kaymakamlığı tarafından Gazi Alemdar Gemisi’nde Fransızların eline esir düştükten sonra kurtulmayı başaran ancak Fransız donanmasından açılan ateş sonucu hayatını kaybeden Kurtuluş Savaşı’nın ilk deniz şehidi Recep Kahya’nın 95. vefat yılı nedeniyle ilk kez anma töreni düzenlendi. Recep Kahya için ilk tören Alemdar Gemisi’nin 1921 yılında karaya oturduğu Süleymanlar Mahallesi İstasyon Caddesi’nde düzenlendi. Kdz. Ereğli Kaymakamı Nazım Madenoğlu, Karadeniz Bölge Komutan Vekili Deniz Albay Mustafa Kemal Öztürk ile Kdz. Ereğli Belediye Başkanı Hüseyin Uysal, Alemdar Anıtı’na anıtına çelenk koydu. Saydı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunduğu törene Gazi Alemdar Gemisi Mürettebatı Gazilerin torunları da katıldı. Buradaki tören günün anlam ve önemine ilişkin konuşmaların yapılmasının ardından sona erdi.

    Recep Kahya’yı 2. Anma töreni ise Gazi Alemdar Müze Gemisi’nde yapıldı. Buradaki törene Recep Kâhya’nın İstanbul’da yaşayan torunu Mehmet İpek ve eşi ile bazı akrabaları da katıldı. Törende konuşan Gazi Alemdar Müze Gemisi Yaşatma Derneği Başkanı Durmaz Demiroğlu, Recep Kahya’nın İstiklal Savaşı’nın ilk deniz şehidi olduğunu söyledi. Törende konuşan Tarihçi Yazar Can Canver, Gazi Alemdar Gemisi mürettebatı ve İstiklal Savaşı’nın ilk deniz şehidi Recep Kahya’nın mezarının şu anki Kız Yetiştirme Yurdu ile eski PTT binası arasında kalan şehitlikte olduğunun söylendiğini, 1960’lı yıllarda bölgede yapılan imar sonucu şehitliklerin kaldırıldığını ancak mezarların nereye taşındığının bilinmediğini söyledi. Canver konuşmasında şu anda boş olan Eski PTT binasının bulunduğu yere Recep Kahya için anıt mezar yapılmasını önerdi. Yapılan konuşmaların ardından TURKUAZ Sanat Derneği tarafından kahramanlık türküleri seslendirildi. Tören konserin ardından sona erdi.

    Recep Kahya’nın torunu Mehmet İpek gazetecilere dedesinin verdiği mücadele ile gurur duyduğunu belirterek, Alemdar Gemisi’nde yaşananları anlattı. Dedesi Recep Kahya’nın 7 yıl İngilizlerin elinde esir kaldıktan sonra 1920 yılında serbest kaldığını ve İstanbul’a döndüğünde Alemdar Gemisi’nde çalışmaya başladığını belirten Mehmet İpek, “Alemdar Gemisi ve mürettebatı Fransızlar tarafından esir alınıyor. ‘Öl esir olma’ lafı dedemin lafıdır. O sırada dedem ‘bunlara bir oyun yapalım’ diyor. ‘Biz nasıl olsa ölçeğiz, şunlara söyleyelim bize izin versinler horon oynayalım’ diyor ve başlıyorlar horon oynamaya. Osman Kaptan Fransızca biliyor ve onların söylediklerini tercüme ediyor. Horon oynarken askerleri içki ile sarhoş ediyorlar. Sarhoş olunca hemen ellerindeki tüfekleri alıyorlar. Kamaralardaki kendi arkadaşlarını serbest bırakıyorlar ve Kdz. Ereğli’ye doğru geliyorlar. Fransız gemileri işe uyanınca düşüyorlar Alemdar’ın peşine. Dedemin düşüncesi Alemdar ile birlikte peşinden gelen gemileri karaya oturtmak. Ama işe uyanıyorlar ve geri dönüyorlar. O zaman Ereğli halkı da kazma, kürek ve yabalarla Fransız donanmasına hücum ediyorlar” dedi.

    Dedesi Recep Kahya’nın mezar yerinin belli olmadığını dile getiren Mehmet İpek, babasının anlatımlarına göre dedesinin mezarının Kdz. Ereğli’de olduğunu bildiklerini ifade etti.

    Recep Kahya’nın torunlarını Kdz. Ereğli ilçesine getiren Tarihçi Yazar Recep Çetin de mezarın tam yerinin net olmadığını söyledi.

    RECEP KAHYA KİMDİR?

    Şehit Serdümen Er Recep Kahya 1 Temmuz 1873 tarihinde Rize Çayırlı Pekmezci köyünde doğmuştur. Recep Kahya, Arnavutoğulları eşrafından Mahmut ve Fatma’nın yedi oğlundan biridir. 1. Dünya savaşında İngilizlere esir düşmüştür. 1921 yılında esaretten dönüp İstanbul’a dönerek hemşerileriyle buluşmuştur. Eski arkadaşlarından çarkçı Osman Efendi ile Alemdar’da çalışmaya başlamış, Alemdar’ın milli mücadeleye k atılmasında etkili olmuştur. 9 Şubat 1921 yılında Fransızların açtığı ateş sonucu kalbinden yaralanmış ve karaya çıkartıldığında kan kaybından hayatını kaybetmiştir.

  • Özdağ: “Suriye İç Savaşının Türkiye’ye Çıkaracağı Fatura Daha Da Ağır Olacak”

    Bir dizi gezi, inceleme ve ziyaretlerde bulunmak üzere hafta sonunu Gaziantep ve Kilis’te geçiren Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Gaziantep Milletvekili Prof. Dr. Ümit Özdağ, önümüzdeki yıllarda Suriye iç savaşının Türkiye’ye çıkaracağı maliyetlerin daha da artacağına dikkat çekti.

    Özdağ yaptığı açıklamada, “Bunların başında PKK terör örgütünün Türkiye’ye Suriye’den yapacağı saldırılar oluşturmaktadır. Türkiye bu maliyeti ödemeye başlamıştır. PKK terör örgütünün halen Türkiye içinde devam eden kent terörü eylemleri PKK’nın adını Kobani diye değiştirmeye çalıştığı Ayn El Arap’tan kaynaklanmaktadır” şeklinde konuştu.

    “KİLİS’İ 500 BİN KİŞİLİK ŞEHİR YAPMAYA ÇALIŞIYORLAR”

    Türkiye’nin Suriye iç savaşından en ağır zarar gören şehrinin Kilis olduğunu kaydeden Özdağ, “Bugün Kilis’teki Suriyeli sayısı, Türk yurttaşlarından daha fazladır. Kilis’in gelecekte nüfusunun 500 bin olacağına dair planlar yapılmaktadır. Bu Kilis’in sadece adının kalacağı ancak Kilis’in ruhu ile birlikte yok olacağı anlamına gelmektedir” dedi.

    “CAN GÜVENLİĞİ YOK”

    Kilis’te can güvenliğinin olmadığını sözlerine ekleyen Özdağ, açıklamasında şu görüşlere yer verdi: “Kilis’te yaşamak her an başınıza bir bombanın düşebileceği anlamına gelmektedir. Bugüne kadar düşen bombalarda yaşanan can kaybının az olması tek tesellimizdir. Allah korusun okula düşen bomba anaokulunda onlarca bebeğimizin hayatını kaybetmesi anlamına gelebilirdi. Son yapılan bombardımanlarda Kilis’teki Suriyeli hastanesinin hedef alındığına dair iddialar mevcuttur. Bu hastanenin bir an önce bir başka bölgeye kaydırılması gerekmektedir. Aksi takdirde Kilis’te önümüzdeki günlerde acı can kayıpları devam edecektir. Kilis’e yönelik saldırıları durdurmanın yolu, saldırıyı yapanları yaptıklarına ağır şekilde pişman edecek askeri önlemlerin derhal alınmasıdır. Kilis’e ulaşabilecek mesafede herhangi bir çatışmanın gerçekleşmesine Türk ordusu müsaade etmemelidir. Bu alanda çatışma olur ise derhal Türk topçu birlikleri tarafından ağır bir atış ile çatışma söndürülmelidir. Kilisli sokakta güven içinde yürümeli, evde bıraktığı eşi ve okula yolladığı çocuklarının hayatları konusunda içi rahat olmalıdır.”

    ROKET MERMİSİ İSABET EDEN OKULDA İNCELEMELERDE BULUNDU

    MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Gaziantep Milletvekili Prof. Dr. Ümit Özdağ, Kilis’te 18 Ocak’ta Suriye tarafından atılan ve biri öğrenci iki kişinin hayatını kaybetmesine neden olan Katyuşa roket mermisinin düştüğü Eyüp Gökçe İmam Ortokulu’nda incelemelerde bulundu. Okul yetkililerinden bilgi alan ve tadilatı yapılan sınıfları gezen Ümit Özdağ, olayda ağır yaralanan ve Gaziantep’te tedavi gördüğü Üniversite Hastanesi’nde 11 günlük yaşam mücadelesini kaybeden 13 yaşındaki Gülten Canpolat’ın, Kilis’te düzenlenen cenaze törenine de katıldı.

    Ümit Özdağ, cenaze töreninin ardından olayda hayatını kaybeden Ayşegül Polat’ın evine giderek yakınlarına taziye ziyaretinde bulundu.