Etiket: Savaşını

  • Ferhat Usta Yaşam Savaşını Kaybetti

    Hakkari’de çalıştığı iş yerinin çatısında mahsur kalan güvercinleri kurtarmaya çalışırken düşerek ağır yaralanan Ferhat İdem yaşam savaşını kaybetti.

    Hakkari Küçük Sanayi Sitesi esnaflarından araba ustası 41 yaşındaki evli ve 3 çocuk babası Ferhat İdem, yaklaşık iki hafta önce çalıştığı iş yerinin çatı kısmında mahsur kalan güvercinleri kurtarmaya çalışırken dengesini kaybederek düştü. Ağır yaralanan Ferhat İdem, Hakkari Devlet Hastanesi’nde tedavi altına alındı.

    Ameliyat sonrası yoğun bakım ünitesinde tedavisi süren esnaf İdem, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. İlde sevilen ve sayılan bir kişiliğe sahip olan İdem’in ölüm haberini öğrenen vatandaşlar hastaneye akın etti.

    Kızıl Kümbet Aile Mezarlığı’nda toprağa verilen esnaf Ferhat İdem’in cenaze törenine yaklaşık 5 bin kişi katıldı. İdem, dualar eşliğinde toprağa verilirken, taziyesinin ise Dağgöl Mahallesi Kalealtı Mezarlağı Çatallar Camisi’nde kabul edildiği belirtildi.

  • 3 Buçuk Yıl Süren Yaşam Savaşını Kaybetti

    Kocaeli’de 2012 yılının Kasım ayında trafik kazası geçirerek komaya giren Göksel Yılmaz, 3 buçuk yıldır hastanede verdiği yaşam savaşını kaybetti.

    D-130 karayolu Kocaeli Başiskele geçişinde bulunan Seymen mevkiinde 2012 yılının Kasım ayında meydana gelen trafik kazasında 41 KU 959 plakalı aracın sürücüsü Göksel Yılmaz ve 3 arkadaşı yaralanmıştı. Kazanın ardından ilk olarak Gölcük Necati Çelik Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Yılmaz, daha sonra Kocaeli SEKA Devlet Hastanesi’ne sevk edilmişti. SEKA Devlet Hastanesi’nde bitkisel hayata girdiği anlaşılan Yılmaz, doktorlar tarafından gerekli donanıma sahip Aydın’ın Söke ilçesindeki Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi’ne sevk edildi.

    TEDAVİ SONUÇ VERMEDİ

    Evli ve bir çocuk babası olan Göksel Yılmaz’ın, Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi’nde yaklaşık 3 buçuk yıldır devam eden tedavisi sonuç vermedi. Göksel Yılmaz, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen hayata gözlerini yumdu. Yılmaz’ın cenazesi bugün Kocaeli’nin İzmit ilçesinde bulunan Ayaztepe Camii’nde kılınacak cenaze namazının ardından Kent Mezarlığı’nda toprağa verilecek.

  • Karabekir’in Kızı Çanakkale Savaşını Anlattı

    Bursa’da konferans veren Kazım Karabekir’in kızı Timsal Karabekir, Çanakkale savaşı ve milli mücadeleyi anlattı.

    Osmangazi Belediyesi Ördekli Kültür Merkezi’nde düzenlenen konferansa AK Parti Bursa Milletvekili Emine Yavuz Gözgeç, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Muhsin Özlükurt, Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı İsmail Selimoğlu, davetliler ve çok sayıda öğrenci katıldı. Kars’ta Gazi Muhtar Paşa Konağı’nda bulunan bir levhada okuduğu ‘Tarihini bilmeyenlerin coğrafyasını başkaları çizer’ yazısının kendisini çok etkilediğini belirten Timsal Karabekir, “Ben bir tarihçi değilim, ancak babamın arşivinden edindiğim bütün tarihi bilgileri gençlerimizle paylaşmak istedim. Benim anlattığım konu babam Kazım Karabekir’in hayatı. Mondros Ateşkes Antlaşması imzalandığında padişah bütün komutanları İstanbul’a çağırıyor. Babam Kazım Karabekir, İstanbul’a geldiğinde boğazda demirlemiş olan düşman gemilerini görüyor. Bugünkü Beyoğlu sokaklarında ve İstiklal Caddesi’nde silahlı İngiliz askerleri dolaşıyor. Açık açık vatanımızı paylaşmaya gelmişler. Bunları gören Kazım Karabekir, İstanbul’da bağımsızlık mücadelesini başlatamayacaklarını anlıyor ve Mustafa Kemal’i ziyaret ederek kendisini Anadolu’ya çağırıyor. Emperyalist devletler ülkemizi paylaşma planları yaparken, sadece Ankara ve civarındaki küçük bir alanı Türklere bırakıyorlar” dedi.

    Çanakkale Savaşı’nın bir destan olduğunu dile getiren Timsal Karabekir, “Çanakkale’de büyük kahramanlıklar yaşanmıştır. Bu savaşın dünyada bir başka benzeri yoktur. Atalarımız 7 düvele karşı koymuştur. 12-13 yaşındaki çocuklar vatan için şehit olmuştur. Çanakkale Savaşı bir milletin vatanına duyduğu aşktır. Bugün de tek bilek tek yürek vatana sahip çıkmalıyız” dedi.

  • Talha Uğurluel: “1. Dünya Savaşı’nı Kaybetmedik”

    Tarihçi Yazar Talha Uğurluel, “Biz 1. Dünya Savaşı’nı kaybetmedik. Kaybettiğimiz cepheler var ama kazandığımız cepheler de var” dedi.

    Büyükşehir Belediyesi kültür ve sanat etkinlikleri kapsamında Ordu’nun Ünye ilçesine gelen Tarihçi Yazar Talha Uğurluel, “Tarihin Hafızası Çanakkale” konulu konferans verdi. Ünye Ticaret ve Sanayi Odası konferans salonunda gerçekleştirilen programa öğretmen, çok sayıda öğrenci ve vatandaş katıldı. Tarihçi Yazar Talha Uğurluel, fotoğraflar eşliğinde gerçekleştirdiği sunumunda salonu dolduran izleyicilere hem duygu dolu anlar hem de eğlenceli dakikalar yaşattı.

    İlk olarak Çanakkale Savaşı’nı genel bir bakış açısıyla değerlendiren Talha Uğurluel, “Çanakkale aslında bir savaş değil bir savaşın sadece bir cephesi ama o kadar önemli şeylere sebep olmuş ve dünyanın en büyük güçlerinin en sinsi planlarına karşı o kadar büyük bir başarı kazanılmış ki, bir cephe çok büyük bir savaş kadar önemli hale gelmiş. Bizim en zayıf olduğumuz ama karşı tarafın en güçlü olduğu dönem. Bir kere Osmanlı’yı her şeyi ile yok etmeyi kafalarına koymuş olan bu Avrupalı güruh, ilk kez bu kadar ittifak içinde ilk kez bu kadar güçlü bir şekilde saldırıya geçmişler ve ilk kez doğrudan İstanbul’u hedefleyerek. Çanakkale aslında bizlere düşmanın sinsi yüzünü tüm çıplaklığı ile gösteren çok önemli bir hakikat, Çanakkale bizlerin en aciz zamanda bile inancımızla gerildiğimiz ve birlik içinde hareket ettiğimizde dünyalara meydan okuyabileceğimizin önemli bir göstergesi, Çanakkale bizi güçlü yapan değerlerin ne olduğunu anlamamızı sağlayan yanılmaz bir ölçü” diye konuştu.

    “GAZZE’Yİ KURTARMAK İÇİN 3 BÜYÜK SAVAŞ VERDİK”

    1. Dünya Savaşı’nda sadece Çanakkale cephesinin olmadığını ve diğer cephelerde de mücadeleler verildiğini de aktaran Uğurluel, sadece Gazze’yi kurtarmak için 3 büyük savaş verildiğini belirterek “Biz Birinci Dünya Savaşı’nı kaybetmedik. Kaybettiğimiz cepheler var ama kazandığımız cepheler de var. Bakın biz Gazze’yi kurtarmak için 3 büyük savaş verdik. İkisini kazandık, üçüncüsünü kaybettik. Biz Bağdat’a İngilizleri sokmadık. İngilizler ’in hayatlarında en çok utandıkları savaş, hiç hatırlamak istemedikleri savaş Çanakkale değil Kut’ül Ammare kuşatmasıdır. Bu kuşatmada 20 bin İngiliz askerini tamamen esir ediyoruz. Bir tarafta Kafkas’ta insanın kanını donduran, öbür yanda Medine’de insanın beynini kavuran sıcaklar. Birinci Dünya Savaşı’nda cepheler bitmez. Bugün sokaktaki insana Bağdat’ta bir ölüyor deseniz ‘banane Allah’ın Bağdat’ından’ der ama Yahya Kemal Bağdatlı, atacak mıyız çöpe. Hangimiz onun kadar güzel vatan millet kokan şiirler yazabilir. Yahya Kemal Üsküplü, atacak mıyız, uzak mı göreceğiz. O yüzden biz kokan, bize ait, bizden çok iz taşıyan topraklar” ifadelerini kullandı.

  • AK Partili Yasin Aktay: “Musul Petrolü Şuanda Esed’in Savaşını Finanse Ediyor”

    AK Parti Siirt Milletvekili Yasin Aktay, “Esed rejimi, DEAŞ, PYD ve İran can ciğer kuzu sarması. Şuanda İran ve Suriye petrol ihtiyacını DEAŞ’tan karşılıyor. DEAŞ’ın ve bölgedeki karanlık petrol tüccarlarının elinde bulundurduğu Musul petrolü şuanda Esed’in savaşını finanse ediyor” dedi.

    Parlamentolar Arası Birlik Komisyonu Başkanı ve AK Parti Siirt Milletvekili Prof. Dr. Yasin Aktay, Türkiye’nin DEAŞ terör örgütüyle mücadelesini eleştiren ülkelerin aslında şuanda DEAŞ’la işbirliği halinde olduğuna dikkat çekti. Erdemli Düşünce ve Eylem Platformu’nun (EDEP) “Türk Dış Politikasından Suriye’ye Bakış” konulu söyleşi programına katılan Aktay, bölgedeki gelişmeleri değerlendirdi. Geçmişten bugüne Türkiye’nin Suriye politikasına değinen Aktay, Türkiye’nin Suriye konusunda ilkeli duruşunu hep koruduğunu söyledi. Türkiye’ye Suriye ile ilişkisini kessin diye baskı yapılırken dönemin Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun Suriye’ye gittiğini ve Esed ile 6-7 saat süren görüşmeler yaptığını hatırlatan Aktay, Davutoğlu’nun o gün Esed’e ’Protestolarla mücadele etmenin bin bir türlü yolu var, illa öldürmek zorunda değilsin, öldürünce meşruiyetin gidiyor’ dediğine dikkat çekti. Fakat Esed’in görüşmelerde farklı, arkadan farklı tavırlar sergilediğini kaydeden Aktay, “O zaman edindiğimiz izlenimler, görüşmeler olumlu geçiyordu fakat Dışişleri Bakanımız Türkiye’ye döner dönmez yoğun bir katliam yapıldı. O zaman ABD Dışişleri Bakanı Clinton bize dedi ki ‘Suriye ile ilişkinizi kesin’. Bizde dedik ki herhalde biz ilişkimizi kesersek Esed rejimi hemen düşürülecek. Yalnız biz yine biraz daha zaman istedik” ifadelerini kullandı.

    “FİLM DAHA BİTMİŞ DEĞİL”

    “Her halükarda böyle bir caniyle, böyle bir zalimle ilişkimiz devam etmezdi” diyen Aktay, bazı çevrelerin “Suriye ile ilişkileri kesmemeliydik” eleştirilerine de şöyle cevap verdi:

    “Suriye ile ilişkileri kesmemek gibi bir lüksümüz yoktu. Bir ilkesel açıdan yok; yani kendi halkını hiç acımadan kıtır kıtır kesen bir caniyle daha fazla ilişkimizi sürdüremezdik. Şuan hala gidişatı izliyoruz, film daha bitmiş değil.”

    Suriye rejiminin İsrail’le ilişkilerine işaret eden Prof. Dr. Yasin Aktay, iki ülke arasında ciddi bir sorun yaşanmadığını, 1967 yılında Golan Tepeleri’nin İsrail’e devredilmesinin aslında danışıklı dövüş olduğunu ileri sürdü. Aktay, Golan Tepesi’nin Esad tarafından bir tane bile top atılmadan İsrail’e hediye edildiğini söyledi.

    “ARAP BAHARI İLK SURİYE’DE TÖKEZLEDİ”

    Arap Baharı’nın Suriye’de tökezlediğini kaydeden Aktay, orada tökezleme olmasaydı bugün bu coğrafyaların daha farklı olabileceğini belirtti. Rusya’nın Suriye üzerindeki emellerini anlatan Aktay, Suriye’nin Rusya’nın hep ilgi alanında olduğunu tarihten örneklerle aktardı. Rusya’nın sıcak deniz hayalinde Suriye’yi aracı bir coğrafya olarak gördüğüne dikkat çeken Aktay, “Rusya’nın sıcak denizlere inme sevdası her defasında ona pahalıya mal olmuştur” dedi.

    AK Parti hükümetlerinin Esad ile geçmişte can ciğer kuzu sarması olduğu yönündeki eleştirilere de cevap veren Aktay, Esad’la geçmişe dönük ilişkilerin eleştirmesinin çok tuhaf bir durum olduğunu söyledi. Esad’ın geçmişte katil olmadığını ama bugün katil olduğunu vurgulayan Yasin Aktay, babasından dolayı da kan davası güdülmediğini söyledi.

    “RUSYA EKONOMİSİ SURİYE ÜZERİNDEN BİR SAVAŞI KALDIRACAK GÜÇTE DEĞİL”

    Rusya’nın uzun vadede Suriye üzerinden bir savaşı ekonomik olarak asla kaldıramayacağını vurgulayan Aktay, Türkiye’nin de şuanda asla Rusya ile savaşa girmek gibi bir düşüncesinin olamayacağını dile getirdi. Aktay, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Biz Rusya ile ittifak kurmaya hazırız. Şangay 5’lisine dahil olmak istedik, Avrupa Birliği’ne rest çektik biz. Rusya adam olsa beraber olmak zorundayız. Rusya bizimle ittifak kurduğu takdirde kendisi için de, bölge için de daha iyi olacaktır. Rusya burada çok ince düşünemiyor, kaba düşünüyor. Böyle bir krizde kendi içinde büyük infial yaşıyor. Rusya’nın Suriye üzerinden yaptığı bazı planlar ve uygulamalar bizi rahatsız ediyor. Buna karşılık Türkiye’nin tutumu ilkeseldir.”

    “GEÇMİŞTE AMERİKA VE AVRUPA’YA RAĞMEN RUSYA’NIN YANINDA OLDUK”

    Rusya’nın büyük bir siyaset hatası yaptığını yineleyen Aktay, “Rusya şuanda çok iyi manada düşünebilirse Türkiye’den daha iyi bir müttefikinin olamayacağını bilir. Biz Rusya ile ilişkilerimizi bugüne kadar Amerika’ya ve Avrupa’ya rağmen yürüttük” dedi.

    Rusya savaş uçağının sınır ihlalinin birileri tarafından bilinçli bir şekilde saptırıldığını kaydeden Aktay, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Ege’de uçaklar tarafından sınırımızın ihlal edilmesiyle Suriye sınırında bu konjonktürdeki sınır ihlalleri karıştırılmamalı. Şimdi sen angajman kuralları diye bir şey koymuşuz, bizim oradaki duyarlılığımız en üst seviyede. Sen bu sınırı böyle rastgele ihlal edemezsin. Ettiğin anda da bizde bu tavrı göstermek zorundayız. Bunun şöyle bir hayırlı tarafı olmuş oldu; bütün dünyanın dikkatini Rusya’nın Suriye’de yapmakta olduğu planı gösterme fırsatı oldu. Ne yapıyor? Orada terörle mücadele falan etmiyor. DAEŞ’le mücadele adına giriyorlar Suriye’ye fakat DAEŞ’e dokundukları yok. Şimdi ortaya çıktı ki rejim, DEAŞ, PYD ve İran can ciğer kuzu sarması. Şuanda İran ve Suriye petrol ihtiyacını DEAŞ’tan karşılıyor. Neden DEAŞ’tan karşılıyor? Çünkü aslında DEAŞ Suriye rejiminin ürettiği bir şube.”

    “TÜRKİYE’NİN MUSUL’DAKİ AMACI DEAŞ’I TEMİZLEMEKTİR”

    Irak merkezi hükümetiyle yaşanan Musul gerginliğiyle ilgili olarak Irak Başbakanı Haydar Abadi’nin açıklamalarına sert tepki gösteren Aktay, Abadi’nin cazgırlık yaptığını söyledi. Türkiye ile Irak arasında gerçekleşen birkaç toplantıya bizzat kendisinin katıldığını belirten Aktay, o toplantılarda bizzat Abadi’nin Musul’da askeri eğit donat için birlik istediğini ifade etti. Hatta birlikleri yeterli bulmayıp sayısının artırılmasını da Abadi’nin teklif ettiğini vurgulayan Aktay, “Türkiye’nin amacı Musul’u terör örgütü DEAŞ’ten temizlemektir. Bunu da bizzat bizim askerlerimiz değil, eğitim alan Iraklılar yapacak. Musul’da bulunan ordu tamamen Şii’ydi. 24 bin asker tek bir kurşun sıkmadan pılını pırtısını bile toplamadan kaçıp gitti. Sanki DAEŞ’e bırakılması danışıklı bir şey. DEAŞ’ın asıl silahlı unsurları Esed tarafından Suriye’deki hapishanelerden çıkarılmış mahkumlardır. Dolayısıyla DEAŞ’ta Esed’e tek bir kurşun sıkmıyor ve Esed’e petrol satıyor. DEAŞ’ın ve bölgedeki karanlık petrol tüccarlarının elinde bulundurduğu Musul petrolü şuanda Esed’in savaşını finanse ediyor. Türkiye’de bu oyunlara karşılık kendisi oyun kuruyor ve ‘DEAŞ’la mücadele ise hadi gerçekten mücadele edelim’ diyor” ifadelerini kullandı.