Etiket: Savaşı

  • Milletvekili Çalık’tan 18 Mart Çanakkale Savaşı Mesajı

    18 Mart 1915 Çanakkale Zaferi’nin 101. Yıldönümü dolayısıyla bir mesaj yayımlayan AK Parti MKYK Üyesi ve Malatya Milletvekili Öznur Çalık “1915’te, Çanakkale’de ‘sen, ben, o yoktu, biz vardı” dedi.

    Çanakkale Zaferinin 101’inci yıl dönümü dolayısıyla yazılı bir açıklama yayımlayan AK Parti Malatya Milletvekili Öznur Çalık, 2000 yıllık tarihimiz inanç, kararlılık ve yiğitlikle kazanılmış birbirinden değerli zaferlerle dolu olduğunu belirtti. 1915 Çanakkale Zaferinin de milletin birlik ve beraberlik içerisinde verdiği bir kahramanlık destanı olarak tarihin unutulmazları arasına girdiğini belirten Çalık, “Bu zafer, büyük bir imanın, sarsılmaz cesaret ve mertliğin bir simgesi, ecdadımızdan bizlere bir ders, bir kılavuz niteliğindedir” ifadelerine yer verdi. Milletvekili Çalık, “Ülke olarak geçirdiğimiz şu zor günleri atlatmak için Çanakkale ruhunu yakalamamız, milletçe dayanışma ve birlik içinde teröre karşı durmamız elzemdir. Hangi görüşten olursa olsun, vatandaşlarımız, siyasi partilerimiz ve sivil toplum kuruluşlarımız ülkemize yönelen tehditlere karşı yekvücut halinde göğüs gerdiği zaman, tarihimizin de net bir şekilde gösterdiği gibi, hiç bir fitne ve fesat bu topraklarda başarı şansı bulamayacaktır. 1915’te Çanakkale’de ‘sen, ben, o’ yoktu, ‘biz’ vardı. Dünya tarihine damga vurmuş, tarihin akışını değiştirmiş bu zafer böyle bir ruhun neticesiydi. Şüphesiz ki aramızda siyasetçi, yazar, akademisyen, sanatçı kılığında, insanımızı kutuplaştırmak ve birbirine düşürmek isteyen; yalan, yanlış, asılsız iddialarla zihinleri kirletmeye, kirlenmiş zihinlerle toplumumuzun birlikteliğine ket vurmaya çalışan hasta ruhlu kişiler bulunmaktadır. Son dönemde maalesef bu kişilerin işlerini açıktan terör propagandası yapma aşamasına taşıdıklarına da dehşetle şahit oluyoruz. Başka amaçlara hizmet eden bu tür hasta zihniyetler Çanakkale Savaşı sürecinde de vardı, Kurtuluş Savaşı sürecinde de vardı, Kıbrıs Çıkartması sürecinde de vardı. Türkiye ne zaman bir sorunla karşı karşıya kalsa, bu kişiler ortaya çıktılar ve hain planların bir parçası olarak görevlerini yapmaya çalıştılar. Ancak devletimiz, hem ihanet planlarının hem de bu proje hainlerin üstesinden gelmeyi bildi. Bugün de gerek silahlı terör örgütü, gerekse terör örgütünün silahsız kuvvetleri amaçlarında başarılı olamayacak, milletimizi ayrıştırmayı, ülkemizi parçalamayı başaramayacaklardır. Türkiye Cumhuriyeti, köklü tarihi tecrübeleri, cesur ve kararlı duruşuyla bu belaların üstesinden mutlaka gelecektir. Bu düşüncelerle, 18 Mart 1915 Çanakkale Zaferinin 101. yıl dönümünde toprağımızı, bayrağımızı, ezanımızı borçlu olduğumuz kahraman atalarımızı rahmet ve minnetle yad ediyor, bize emanet ettikleri bu vatana ne pahasına olursa olsun sahip çıkacağımızın sözünü veriyorum. Ruhları şad, mekanları cennet olsun” ifadelerini yer verdi.

  • “Bilinmeyen Yönleri İle Çanakkale Deniz Savaşı”

    Girne Üniversitesi ve Girne Üniversitesi Vakfı işbirliği ile Çanakkale Zaferi’nin 101. yıldönümüne özel “Bilinmeyen Yönleri ile Çanakkale Deniz Savaşı” sergisi açılacak.

    18 Mart 2016 tarihinde Girne Üniversitesi Kampüsü’nde gerçekleşecek olan sergide küratörlüğünü, Girne Üniversitesi Denizcilik Tarihi Araştırma Merkezi Müdürü ve Deniz Tarihçisi Ali Rıza İşipek’ın yaptığı eserler ziyaretçileriyle buluşacak.

    Girne Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Dairesi Müdürlüğü’nden yapılan açıklamaya göre, Girne Üniversitesi Kampüsü’nde sergilenecek olan “Bilinmeyen Yönleri ile Çanakkale Deniz Savaşı” sergisinde deniz savaşlarının tüm yönleriyle aktarılması adına deniz harekatı ile ilgili yağlı boya tablolar, fotoğraflar, gemi modelleri, dioramalar, propaganda posterleri, savaşın anısına çıkarılmış olan ipek ve keten hatıra mendilleri, çeşitli objeler, Nusret’in dökmüş olduğu mayınlar ile Muavenet-i Milliye muhribimiz tarafından atılmış olan torpidoların gerçek ölçülerdeki replikaları, Osmanlıca şema ve haritalar ile çeşitli bilgi panoları yer alacak.

    “TARİHİMİZDEN ALDIĞIMIZ BAYRAĞI GELECEĞE TAŞIYORUZ”

    Girne Üniversitesi Kurucu Rektörü Cemre Günsel Haskasap, Çanakkale Deniz Savaşı’nın dünya ve Türk tarihinde önemli dönüm noktalarından biri olduğunu ve bu zaferlerden alınacak önemli dersler bulunduğunu ifade etti. Girne Üniversitesi Yerleşkesi’nde açılacak bu önemli serginin Kıbrıs Türk toplumunu olduğu kadar Kıbrıs’ta yaşayan ya da Kıbrıs’ı ziyaret eden diğer ülke yurttaşlarını da bu önemli zaferlerin bilinmeyen yönleri hakkında bilgilendireceğini söyledi. Cemre Günsel Haskasap, “Geçmişine sahip çıkarak geleceği tasarlayan Girne Üniversitesi bu gibi bilimsel, düşünsel ve sanatsal üretimleri ile Kıbrıs Türk toplumunu dünyada çok daha ileri noktalara getirmek için toplumla el ele ve içi içe çalışıyor. Girne Üniversitesi olarak tarihin akış yönünü değiştiren Çanakkale Zaferlerinin yüz birinci yıldönümünde “Bilinmeyen Yönleri ile Çanakkale Deniz Savaşı” sergisi gibi önemli bir görsel ve düşünsel faaliyeti gerçekleştirmekten mutluluk ve onur duyuyoruz. Çanakkale Zaferleri, Türk ve dünya tarihinde azmin, direncin ve ortak iradenin bayraklaştığı çok önemli zaferlerdir. Bu sergimiz ile bu önemli zaferlere olan saygımızı ve şehitlerimize olan minnettarlığımızı dile getiriyoruz. Geleceği doğru tasarlamak için geçmişteki bu büyük mücadeleleri ve zaferleri iyi anlamak ve onlardan güç almak gerekiyor. Biz geçmişten aldığımız bu bayrağı geleceğe gururla taşıyoruz. Çanakkale Zaferlerinin yüz birinci yılında düzenlediğimiz bu önemli sergi hem anavatan Türkiye ile olan kopmaz bağlarımızın hem de toplumumuzu geleceğe taşıma ülkümüzde ortak geçmişimize gösterdiğimiz saygı ve şükranın bir ifadesidir” dedi.

    “SERGİDEN ELDE EDİLECEK GELİR EĞİTİMDE HAYAT BULACAK”

    Girne Üniversitesi Vakfı Müdürü Mutlu Soykurt, Türk halkının şahlanışının, ibret verici destanının yazıldığı “Bilinmeyen Yönleri İle Çanakkale Deniz Savaşı” sergisinin sanatsal ve tarihsel bir bütünlük içinde halkımızla buluşturmanın ve bugüne kadar tarihin akışını değiştiren bu zaferin bilinmeyen yönlerinin paylaşılacağı, geçmiş tarihimize ışık tutacak bilgilerin yer aldığı bu anlamlı sergiye Girne Üniversitesi ve Girne Üniversitesi Vakfı’nın işbirliğinde Girne Üniversitesi’nin ev sahipliğinde yapılmasının gururunu yaşadıklarını ifade etti.

    “Bilinmeyen Yönleri ile Çanakkale Deniz Savaşı” sergisine ev sahipliği yapmanın tarih ve sanat zenginliğinin yanısıra sergiyi ziyaret eden herkesin de küçük bağışlarla bir sosyal sorumluluğa imza atabileceğini, bu yardımların Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı tüm Meslek Liseleri’ndeki laboratuvarların iyileştirilmesi amacıyla kullanılacağına vurgu yaptı. Girne Üniversitesi Vakfı olarak benzer etkinliklere her zaman yer verileceğini de kaydeden Soykurt, bu vesile ile “Tarihe adını altın harflerle yazan aziz şehitlerimizi huzurlarınızda saygı ve rahmetle anıyoruz” şeklinde konuştu.

    “SERGİ, ÇANAKKALE DENİZ ZAFERLERİNE IŞIK TUTUYOR”

    Serginin küratörü ve Girne Üniversitesi Denizcilik Tarihi Araştırma Merkezi Müdürü Ali Rıza İşipek ise yaptığı açıklamada “Bilinmeyen Yönleri ile Çanakkale Deniz Savaşı” sergisinin içerdiği eserlerin öneminin altını çizerek bu sergide ziyaretçilerle buluşacak eserlerin Çanakkale Deniz Savaşlarını ve Zaferlerini ziyaretçilere ve yeni nesillere doğru aktarmak için özenle seçildiğine vurgu yaptı. İşipek, “Sergide deniz savaşlarının bütün yönlerinin ziyaretçilere doğru aktarılması için yağlı boya tablolar, fotoğraflar, gemi modelleri, dioramalar, propaganda posterleri, hatıra mendilleri, çeşitli tarihsel objeler bulunuyor. Deniz Savaşlarına odaklanan bu önemli serginin bugüne kadar yapılan çalışmalar arasında özgünlüğü ile zaferlerin farklı bir yönünü ortaya koyuyor. Çanakkale Savaşlarıyla ilgili bir çok çalışma yapıldı ancak bu çalışmaların büyük bir kısmında Çanakkale Zaferlerinin kara savaşlarına odaklanılmıştı halbuki 60 donanma gemisinin bu savaşa iştirak etti fakat bu yönü çok incelenmemişti. Girne Üniversitesi’nin düzenlediği “Bilinmeyen Yönleri ile Çanakkale Deniz Savaşı” sergisi bu özelliği ile bir ilki gerçekleştirecek. Sergi, Türk tarihin öğrenilmesi bakımından önemli bir yer tutuyor” ifadelerinde bulundu.

  • Doç. Dr. Ali Asker: “Türkiye İle Rusya Arasında Bir Enformasyon Savaşı Var”

    Karabük Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Asker, Türkiye ile Rusya arasında bir enformasyon savaşı olduğunu söyledi.

    İstanbul Aydın Üniversitesi (İAÜ) Ortadoğu ve Kafkasya Uygulamaları ve Araştırma Merkezi ile İAÜ Türkiye Araştırmaları ve Uygulamaları Merkezi işbirliği ile düzenlenen Türkiye-Rusya İlişkileri Ulusal Sempozyumu’na katılan Karabük Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Asker, “Rusya’nın Enformasyon Savaşı” başlıklı konuşma yaptı.

    Türkiye ve Rusya arasındaki ilişkileri çok boyutlu olarak incelemek gerektiğini vurgulayan Dr. Ali Asker, “Türkiye ve Rusya arasındaki ilişkiler ekonomik, sosyal vb. konularda ele alınabilir fakat benim burada asıl dikkatimi çeken iki ülke arasındaki anlaşmazlığın bir enformasyon savaşına dönüşmesi. Rusya, Türkiye’nin verdiği tepkinin belki yüz katı Türkiye aleyhtarlığına propagandalar yapıyor. Bu propagandalar da devlet kurumları ve desteği ile yürütülüyor. Bunların yanı sıra, Türkiye ile Rusya arasında yapılan anlaşmalardan tutun da kütüphanelerdeki Türkçe Araştırma Merkezi’nin kapatılmasına kadar akıl almaz çözümler ortaya konuluyor. Rusya’nın bu enformasyon savaşıyla sadece dış politika bakımından değil aynı zamanda iç kamuoyunu vatanseverlik ve milliyetçilik konularında tatmin etmeye çalışıyor ”dedi.

    “SONUÇ BİZDEN ÇOK RUSYA’YA BAĞLI”

    Türkiye’nin Rusya hakkında çok iddialı açıklamalarda bulunduğunu dile getiren Asker, bu sürecin sonucunun daha çok Rusya’ya bağlı olduğunu söyledi. Asker, “ Türkiye’nin yaptığı iddialı açıklamalar karşısında Rusya’nın yapmış olduğu açıklamalar yenilir yutulur cinsten değil. Rus basınında hakim olan Türkiye karşıtı Ermeni kökenli gazetecilerin akıl almaz iddiaları ve bu işten Ermenistan’ın karlı çıkacağı hayalleri var. Bunlar tabi Rusya’ya hiçbir şekilde fayda sağlamıyor. Sağduyulu ve akılcı bir çerçevede Rusya- Türkiye ilişkileri çok önemlidir. Rusya ‘da çok fazla Türk toplulukları var ve bu da bizim için manevi bir değer taşıyor. Rusya’daki topluluklarımızla birlikte hem kişisel hem de toplumsal olarak ilişkilerimizin daha da ileri götürülmesi lazım” ifadelerinde bulundu.

    “BARIŞ HER ŞEYDEN ÖNEMLİDİR”

    Asker son olarak, “Hem ülkeler bakımından hem de toplumsal olarak baktığımızda barış her şeyden önemlidir. Rusya’yla aramızda olan güvensizlik sorunlarını büyük ölçüde atlatmıştık. Bu sorunlar ve kazanımlar kolay elde edilmemiştir. Karşılıklı olarak bu güvenin devam ettirilmesi ve olumlu yönde ilerlemesi lazım” diyerek sözlerini tamamladı.

  • Bir Anne Ve Üç Çocuğunun Yaşam Savaşı

    Osmaniye’nin Düziçi ilçesinde bağlı Yeşilyurt köyündeki Zindağı deresinde 7 Nisan 2015 Salı günü kaybolduktan 15 gün sonra cansız bedeni bulunan 3 yaşındaki minik Sultan Göl’ün annesi ve üç kardeşi açlık, yoksulluk ve sefalet içerisinde yaşam savaşı veriyor.

    Zindağı deresinde dramatik bir şekilde kaybolarak tüm Türkiye’yi yasa boğan 3 yaşındaki minik Sultan’ın 15 gün sonra bulunan cesedi tüm umutları bitirmiş ve olay yürekleri yakmıştı. İşte bu minik Sultan’ın Yeşilyurt köyünde bulunan ailesi şimdilerde 8 metrekareden oluşan tek odalı evde açlık, yoksulluk ve sefalet içerisinde yaşam savaşı veriyor.

    Sultan’ın babası aldığı 3,5 yıllık mahkumiyet nedeniyle cezaevinde bulunuyor. Annesi Elif Göl (34) kardeşleri Firdos (2), Sevcan (10), Fadıma’ya (12) eş dost ve tanıdıklarından gelen yardımlar ile bakıyor. Toprak olan damları yağmur yağdığında akıyor. Üç tarafı taş duvarlarla örülmüş olan ev, duvar aralarından rüzgar alıyor. Toprak olan yerler komşuların verdiği eski yolluk ve savanlarla kapatılarak kullanılıyor.

    Tek oda ev hem mutfak hem oturma odası hem de yatak odası olarak kullanılıyor. Çocuklar kış gününde ayaklarına giyecek çorabı bile zor buluyor. Aile şimdilik eş dost, komşu ve vakıftan aldığı yardımlarla hayata tutunmaya çalışıyor.

    Çok zor durumda olduğunu belirten anne Elif Göl, “Allah kimseyi açlıkla, susuzlukla ve de yoksullukla terbiye etmesin. Evimiz yağmur yağdığında akıyor, rüzgar estiğinde her yerinden hava alıyor. Kışları hayat bir çile oluyor. Gök gürleyip yağmur başlayınca çaresizce çocuklarımızla birbirimizin gözüne bakıyoruz. Çocuklarımdan ikisi okula gidiyor. Üzerlerine giydirecek ne bir şey var ne doğru düzgün ayakkabıları var. Yavrularımı okula gönderirken ’arkadaşlarına mahcup edip utandırma’ diye her gün Allah’ıma dualar ediyorum. Buradan herkese sesleniyorum. Ne olur bu sesimizi duyun. Ne olur bu yavrularımı bu küçük yaşta hayat mücadelesinde yaşam savaşında yalnız bırakmayınız. Bizim sesimizi duyun. Bize kulak verin” şeklinde konuştu.

  • Kalp Hastası Adamın Yaşam Savaşı

    Ağrı’da, kalp hastası olan altı çocuk babası Haydar Ergül, çöplükte topladığı yanmamış kömür parçalarını satarak ailesini geçindiriyor.

    Ağrı’da 6 çocuk ve eşiyle birlikte Fatih mahallesinde tek katlı müstakil bir evde ikamet eden Haydar Ergül, çöplerden yanmamış kömür parçalarını toplayarak satıyor. Sabah erken saatlerden gece geç saatlere kadar kentteki çöplükleri dolaşan Ergül, burada yanmamış kömür parçalarını ayıklayarak yanındaki çuvala doldurup el arabasıyla satmaya götürüyor. Topladığı yanmamış kömürlerin torbasını 10 TL’den satarak evinin masrafını karşılamaya çalışan Ergül, bir mesleği olmadığından dolayı bu şekilde çalışmaya mecbur olduğunu belirtti.

    Bir yıl önce kalp rahatsızlığı geçirip ameliyat olduğunu belirten Haydar Ergül, “Altı çocuğum var. Maddi durumum düşük. Topladığım kömürlerin torbasını 10 TL’ye satıyorum. Bir sene önce kalp ameliyatı oldum. Çalışmasam ekmek yok, 6 çocuğa bakmak kolay değil. Böyle toz toprağın içerisinde kömür çıkarıyorum. Çocuklarıma doğru dürüst elbise alıp giydiremiyorum. Çocuklarım lokantada düşük ücretle çalışıyor. Bazı geceler eve saat 24.00-01.00 gibi geliyor. Geç gelmelerinden dolayı geceleri başlarına bir şey gelecek diye korkuyorum. Ama geçinmek için çalışmaya mecburuz” dedi.