Etiket: Savaşa

  • (Özel Haber) Sayısız savaşa ve darbeye tanıklık etti, ilk kez 15 Temmuz’da adı değiştirildi

    Kurulduğu günden bu yana sayısız savaşa tanıklık eden, darbe yıllarında da dikkatleri hep üzerine çeken İstanbul GATA’da 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında yeni bir sayfa açıldı. Yaşanan onca tarihi olay sonrasında ilk kez adı değiştirilerek “Sultan Abdülhamid Eğitim ve Araştırma Hastanesi” adını alan hastanede sivil hasta başvuru sayısında dört kat artış yaşandı.

    15 Temmuz darbe girişiminin ardından 2016 yılının Temmuz ayında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararname ile Sağlık Bakanlığına bağlanan Gülhane Askeri Tıp Akademisi Haydarpaşa Eğitim Hastanesi (GATA), yeni adı Haydarpaşa Sultan Abdülhamid Eğitim ve Araştırma Hastanesi ismiyle hizmet veriyor.. Aradan geçen 7 aylık süre zarfında kapılarını askeri personelin yanı sıra sivil vatandaşlara da açan hastanede tedavi hizmetleri ileri teknolojik donanımlarla sağlanıyor.

    1846 yılında kurulan ve köklü bir geçmişi olan hastanenin tam teşekkülü olarak hizmet vermesi için çalıştıklarını belirten Anadolu Kuzey Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Doç. Dr. Kamil Özdil, “Dışarıdan uzman takviyeleri yaptık. Yeni doğan bakım ünitesini 6’dan 9’a çıkarıyoruz. Yeni doğan kalp ameliyatlarını da burada yapar hale getiriyoruz. Kardiyoloji konusunda etkin bir hizmet veremiyorduk. Şimdi yan taraftaki Siyami Ersek Hastanesinin bütün imkanlarından faydalanarak anjiyo hizmetini de devreye alıyoruz. By-pas yapılıyordu fakat şimdi güçlendiriyoruz. Acil servise başvuru oranı günlük 70 iken, şimdilerde 250’yi aştı. Polikliniklerde de 700 olan başvuru sayısı 2 bin 700. Yatması gereken göğüs hastalıkları hastalarının hepsini buraya da yöneltiyoruz. Ciddi doluluk oranlarına ulaştık. Burası şuanda güçlü bir göğüs hastalıkları merkezi oldu. Göğüs yoğun bakımı kurduk. Diğer hastanelerden buraya cihaz, teçhizat kaydırdık” diye konuştu.

    Doç. Dr. Kamil Özdil, hastanenin askerlere Mehmetçik Polikliniğinde hizmet verdiğini hatırlattı.

    İstanbul’da üç Basınç Odası Merkezinden biri bu hastanede

    Bu arada Deniz ve Sualtı Hekimliğine bağlı Basınç Odası Merkezi hastanede 1995 yılından beri bulunuyor. İstanbul’da üç basınç odasından biri olan bölümün bakımı da tamamlandı. Basınç tankı günde 12 hasta kapasiteli. Vurgun yiyen dalgıçlardan yola çıkılarak yapılan tankın temel amacı oksijensiz kalmış dokulara oksijen sağlamak. Yaklaşık 2 saatlik seanslarla 12 hasta tedavi oluyor.

    “Türkiye tarihi ile barışarak ilerliyor”

    Hastanenin sivilleşme sürecini Türkiye’nin tarihi ile barışma noktasında atılan bir adım olarak değerlendiren Sosyolog İsmail Öz, “Askeri personel öncelikli olarak hizmet alırken artık sivil vatandaşlar da hizmet alıyor. Bu anlamda Türkiye hem tarihi ile barışarak hem kendi zeminini daha da sivilleştirerek ilerliyor. 1846 Abdülhamit dönemine tekabül etmiyor. 15 Temmuz ve Abdülhamit’in ortaya çıkan mücadelesi ve son dönemde yaşadıklarımızla onun arasında zihinsel bağ kuruldu. Milletin Abdülhamid’e olan saygısı bu anlamda çok yüksek bir boyuta taşındı. Ben öyle zannediyorum ki burada Abdülhamit’in manevi şahsiyetine 15 Temmuz sonrasında birleşen ruhla örtüşmesine bir atıfla bu isimlendirme yapıldı” diye konuştu.

    Vatandaş da asker de memnun

    Vatani görevini Kastamonu’da yapan ancak tedavi amaçlı hastanede bulunan Mevlüt Göktaş, tedavi sürecinden memnun olduğunu belirterek, “Yemin töreni sırasında düştüm ayak bileğim kırıldı. Yapılan pansumanlardan gayet memnunum, bir sıkıntım yok” dedi.

    Asker Yunus Emre Şipka ise, “Daha önce GATA iken, yani Sağlık Bakanlığına devredilmeden önce hiç gelmedim. Ama halka faydası olacaktır” diye konuştu.

    Ameliyat olmak için Ordu’dan gelen Necdet Tan isimli vatandaş da, “Eskiden buraya hiç giremiyorduk. Ordu’dan buraya ameliyat olmak için geldim, hemoroidim vardı. Perşembe günü ameliyat olacağım” dedi.

    10 gündür yatan hastasına refakat eden Havva Özdemir ise, “Önceden burayı kullanma şansımız yoktu. Şuanda çok memnunuz, rahatlıkla muayene olabiliyoruz. Herkese açık olması bizim için iyi oldu” ifadelerini kullandı.

  • Maça değil savaşa gelmişler

    Çorluspor 1947 ile Edirnespor takımları arasında Çorlu General Basri Saran Stadyumu’nda oynanan maçta protokol tribünde kavga çıktı. Polislerin müdahale ettiği kavgada olay çıkaran Edirnespor yönetici ve taraftarlarından bazıları stat dışına çıkarıldı.

    Bölgesel Amatör Lig (BAL) 12. Grup takımlarından Çorluspor 1947 ile Edirnespor takımları arasında Çorlu General Basri Saran Stadyumu’nda oynanan maçı izlemek üzere Çorlu’ya gelen konuk Edirnespor taraftarlarını taşıyan otobüslerde sopadan demir çubuklara, odundan kazmaya kadar pek çok şey ele geçirildi. Deplasmana maça giden taraftarların kaldırım taşlarını da sökerek poşetlerle doldurdukları belirlendi.

    Konuk takım seyircilerini taşıyan otobüslerin stadyum bahçesine girişi ile başlayan olaylarda konuk seyircilerden bazılarının stadyumda bulunan ev sahibi taraftarlara taş attığını tespit edince bazı taraftarlar gözaltına alındı.

    Stadyumdaki olaylarda ise protokol tribününde bulunan bazı konuk yönetici ve taraftarlar ile ev sahibi Çorluspor 1947 taraftarları arasında başlayan sözlü tartışmalar kısa sürede kavgaya dönüştü. Polis ekiplerinin müdahale ettiği kavgada bazı Edirnespor yöneticileri ve taraftarları polis tarafından stadyum dışına çıkartıldı.

    Yaşananlar polis ekiplerinin zamanında müdahalesi ile büyümeden sona erdirildi.

    Son derece gergin bir ortamda oynanan maçı ev sahibi Çorluspor 1947, Edirnespor önünde 1-0 geriye düşmesine karşın karşılaşmadan 2-1 galip ayrıldı.

  • Sırbistan Cumhurbaşkanı’ndan Kosova Tehdidi: “Oğullarımla savaşa gitmeye hazırım”

    Sırbistan Cumhurbaşkanı Tomislav Nikoliç, Kosova ile yaşanan tren gerginliğinin ardından yaptığı açıklamada, “Arnavutlara cevap verilmezse Cumhurbaşkanlığı pozisyonundan çekilerek oğullarımla birlikte savaşa gitmeye hazırım” dedi.

    Sırbistan Cumhurbaşkanı Tomislav Nikoliç, Kosova ile yaşanan tren gerginliğinin ardından bölgedeki gerilimi tırmandıran açıklamalarda bulunmaya devam ediyor. Sırp milliyetçilerini taşıyan ve farklı dillerde “Kosova Sırbistan’dır” yazıları ve mesajlarla bezenmiş Belgrad-Mitrovitsa treninin Kosova’ya girişine engel olunmasından Kosova’ya askeri operasyon tehdidinde bulunan Sırbistan Cumhurbaşkanı Tomislav Nikoliç, bugün Sırp Kurir gazetesine yaptığı açıklamada “Arnavutlara cevap verilmezse Cumhurbaşkanlığı pozisyonundan çekilerek oğullarımla birlikte savaşa gitmeye hazırım” diye konuştu.

    Çetnik olduğunu gizlemeyen ve 9 Ocak’ta Bosna Hersek’te anayasa mahkemesi tarafından yasaklanmasına rağmen kutlanan Sırp Cumhuriyeti Günü kutlamalarına katılan Nikoliç, Arnavutların trenin güzergahına mayın döşediklerini iddia ederek Avrupa Birliği’ne Kosova’ya tepki gösterme çağrısı da yaptı. “Kosova’daki Sırpların korunması” konusunda Sırbistan hükümetinin kendisi ile hemfikir olduğunu söyleyen Nikoliç, Kosova’daki Sırpların saldırıya uğramaları halinde Sırbistan’ın buna sessiz kalamayacağını ve BM’nin bin 244 nolu karar çerçevesinde bin kadar askerini Kosova’ya geri gönderme hakkına haiz olduğunu söyledi. Sırbistan’da Nisan ayında yapılacak seçimlerde aday olmak istediğini açıklayan Cumhurbaşkanı Nikoliç, henüz partisi ve Başbakan Aleksandar Vuçiç’in desteğini alamadı.

  • İnegöllü iş adamlarından ekonomik savaşa karşı hamle

    Türkiye’ye ekonomik darbe vurulmak istenmesi karşısında iş dünyası karşı harekete geçti.

    Türk lirasının dolar karşısında değer kaybetmesinin ardından hükümet bir dizi ekonomik tedbir aldı. Kamu kurum ve kuruluşlarına sözleşmeleri TL ile yapma mecburiyeti getirildi. TMSF alacaklarını ve ödemelerini TL ile yapacak. İhracatçılar da Merkez Bankası’ndan döviz alarak yaptıkları satışın ardından geri ödemelerini TL olarak yapacak.

    TİM Yönetim Kurulu Üyesi, İstanbul Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı, Mobilya Sanayicileri ve İşadamları Dernekleri Federasyonu (MOSFED) Başkanı Ahmet Güleç, “İnegöl bir ihracat merkezi. Dış ticaret fazlası veren bir ilçeyiz. Mobilyacımız bu konuda üzerine düşeni zaten yapıyor. Sektörümüzdeki tedarikçilerimiz ürünlerini ithalatla yani dolar üzerinden alıyor. Sektör olarak özellikle tedarikçilerimizden istirhamımız, artık TL üzerinden fiyat vermeleri. Artık her şeyin, yol, köprü ücretlerini dahi TL üzerinden hesaplanması lazım. Dünya 5’ten büyüktür dendiği bir ortamda, 2023 ve 2071 hedeflerinin konuşulduğu bir dönemde artık TL’yi uluslararası zeminlere de kabul ettirmemiz gerekiyor. Bu konuda hükümetin aldığı tedbirleri sonuna kadar destekliyoruz. Aynı zamanda da tedarikçilerimiz mobilya sektöründe verdikleri dolar fiyatlarını artık TL olarak vermelerini talep ediyoruz. Bütün mobilyacı esnafı, tedarikçilerinden dolarla değil TL üzerinden fiyat istemelidir” dedi.

    “Dövizini bozdur, yerli ürün al”

    “Dövizini bozdur ve yerli ürün kullan” çağrısı yapan Ticaret ve Sanayi Odası (İTSO) Başkanı Metin Anıl ise, ABD Merkez Bankası’nın (FED) faiz arttırma kararına bağlı olarak, başta gelişmekte olan ülkeler olmak üzere bütün dünyada ABD dolarının fiyatının arttığını söyledi. Donald Trump’un ABD Başkanı seçilmesi ile de dünya piyasalarında dalgalanma yaşandığına vurgu yapan Anıl, bu gelişmelerin Türkiye’deki ekonomik hayatı da etkilediğini söyledi. Yaşanan gelişmeler üzerine Ekonomi Koordinasyon Kurulu toplantısı yapılarak ekonomi kurmayları tarafından mevcut durumun masaya yatırıldığına dikkat çeken Metin Anıl, bu toplantıda alınan kararlar sonrasında dövizdeki hızlı yükselişin durduğunu belirterek, “Ekonomi kurmayları birtakım tedbirler alarak piyasalara olumlu yönde müdahale ediyorlar. Bu konuda iş dünyasına ve vatandaşlarımıza da önemli sorumluluklar düşüyor. Hep birlikte hareket ederek bu olumsuzluğu gidereceğiz” dedi.

    Hükümetin aldığı tedbirleri desteklediklerini belirten İnegöl Mobilya Sanayicileri Derneği (İMOS) Başkanı Yavuz Uğurdağ ise, “Son dönemde dolarda ciddi bir yükseliş hakim. Doların değerlenmesi sırf Türkiye ile alakalı değil. Ciddi anlamda dışarıdan gelen müdahalelerle ve alınan kararlarla ilgili bir yükselme söz konusu. Bu noktada bizim de iç dinamiklerle ciddi tedbirler almamız gerekiyor” diye konuştu.

  • Maça değil savaşa gelmişler

    Konya’da oynanan Galatasaray-Beşiktaş Süper Kupa maçı öncesi stada girmek isteyen bazı taraftarların üzerinden adeta küçük cephanelik çıktı.

    Konya’da oynanan Süper Kupa maçı öncesi çıkan olayların ardından polisler tarafından geniş güvenlik önlemleri alındı. Maç öncesi çıkan olaylara karışan ve stada girmek isteyen taraftarların üzerlerinde yapılan aramalarda; silah, döner bıçağı, kama, balta, çekiç, maket bıçağı, tokmak, zincir, beyzbol sopası, çeşitli boylarda bıçak, keser, muşta, cop, torpil, çok sayıda meşale, çok sayıda çeşitli boylarda sopa ve alkol ele geçirildi. Maç öncesi olaylarına karışan ve taşınması ve kullanması yasak olan ürünleri üzerinde bulunduran 12 kişi polis tarafından gözaltına alındı.

    Öte yandan, maç öncesi Beşiktaş ve Galatasaraylı taraftarlar arasında çıkan kavgada 4 kişi bıçaklanarak yaralanmıştı.