Etiket: Savaş

  • Rus Savaş Gemisi Çanakkale Boğazı’ndan Geçti

    Rus Donanması’na ait 016 borda numaralı ‘Georgy Pobedonosets’ Çanakkale Boğazı’ndan geçti.

    Rusya Donanması’na ait 016 borda numaralı ‘Georgy Pobedonosets’ Çanakkale Boğazı’ndan geçti. Ege Denizi’nden Çanakkale Boğazı’na giren Rus savaş gemisi, saat 18.00 sıralarında Çanakkale önlerine ulaştı. Sahil güvenlik botunun refakat ettiği gemi, Marmara Denizi’ne doğru yol aldı.

  • Şahin, Dünya İnsani Zirvesi’nde Savaş Mağduru Kadın Ve Çocukları Anlattı

    Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, belediye ile Kadın ve Demokrasi Derneğince (KADEM) İstanbul’da gerçekleştirilen Dünya İnsani Zirvesi’nde, ’Savaş mağdurları, kadın ve çocuklar’ konulu panelde konuşma yaptı.

    Lütfi Kırdar Kongre Merkezi Rumeli A Salonunda Prof. Dr. Aşkın Asan’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, KADEM Genel Başkanı E. Sare Aydın Yılmaz, Prof. Dr. Murat Ali Yülek ve Bülbülzade Vakfı Başkanı Turgay Aldemir konuşmacı olarak yer aldı. Dünyada yaşanan adaletsizlikleri anlatan Fatma Şahin, Suriyeli göçmenler sorununu çözmek için kamu, kurum ve kuruluş ile sivil toplum örgütleriyle beraber çalıştıklarını vurgulayarak, sorunları 4 başlık altında topladıklarını belirtti. Sorunların hızlı çözümü için anketler yaparak araştırma yaptıklarını anlatan Şahin, “En önemli ilk başlığın eğitim olduğunu gördük. Çok hızlı bir şekilde yönetmeliğin değişmesi için Milli Eğitim Bakanımızın yanına gittik. Çok hızlı bir şekilde yönetmeliği değiştirdik. Okulların kullanımıyla ilgili kısımda tekli öğretim aslında ne kadar yüksek bir fedakârlık yapıldığını gösteriyor. Tekli öğretime geçmeye çalışan bir eğitim politikasından yeniden ikili eğitime geçiyorsunuz. Sabah 9’da okula giden çocuk sabahın 6’sında ezanla beraber evden çıkmak zorunda. Çünkü Suriyeli mülteci bir çocukla sırasını paylaşmak durumunda. İkili öğretime geçtik ve bu 3 bin rakamını şu anda 60 binlere çıkardık iki yılda” dedi.

    30 bin çocuğun hala sistemin dışında kaldığını dile getiren Şahin, hızlı bir şekilde okul yapılması gerektiğine işaret ederek, 8 bin dersliğe ihtiyaç olunduğunu aktardı.

    SURİYELİ YETİŞMİŞ BEYİNLERİN İSTİHDAMINA YÖNELİK KOTA UYGULAMASI

    Alınan her kararın sorunu bitirmediğini anlatan Şahin, “Kadınlar önce Türkçe öğrenmeyi çok talep etmediler, bir an önce döneceklerini düşünüyorlardı ama 5 yıl geçti. Bir nesil kayboluyor, hayatlar geçip gidiyor, çocuklar genç oluyor. O yüzden Türkçe öğrenme talebi arttı. Biz bunları hızlı bir şekilde yerine getirmeye çalışıyoruz. Yani aldığımız her kararın yanında yeni bir destek sistemini hayata geçirmemiz gerekiyor. O yüzden çok kuvvetli projeler üretmeliyiz. Özellikle sizlere ihtiyacımız var başarmak ve sürdürülebilir açısından” şeklinde konuştu.

    Suriyelilerin istihdamı konusunda da çalışmalar yaptıklarını anlatan Şahin, “İşsizlik bütün dünyanın sorunu fakat doktor gidiyor, iyi yetişmiş adamı kaçırıyoruz. Hiç olmazsa Suriyeli öğretmen Suriyeli çocuğu eğitsin, Suriyeli doktor Suriyeli hastaya baksın dediğimizde iki senemiz geçti. Daha yeni kariyer yapmışları sistemin içerisinde tutmak için çalışma yapıyoruz. Yani çok mücadele ediyoruz. Aldığımız her karar kendiliğinde alınmıyor. O kadar çok mücadele etmemiz gerekiyor fakat gözümüzün önünde biz yaşıyoruz. Ve iyi yetişmiş beyinler gidiyor. O yüzden akademik olarak iyi yetişmişleri sistemin içerisinde tutmamız gerekiyor. Kendi işsizimizi korurken, kendi esnafımızı korurken onları ‘nasıl entegre edeceğiz’ dedik ve bir kota sistemi yaptık. O kotayla Suriyeli mülteci çalıştıralım ki ben kendi işsizime de bir şey söyleyeyim. Veya kendi yoksuluma da ‘başkanım Suriyelilere destek veriyorsunuz’ dedikleri bir negatif algıyla da yeni kutuplaştırmalara, yeni milliyetçiliklere dönüşüyor. İşte entegrasyon, adaptasyon dediğiniz şey bir ve beraber yaşamadan geçiyor” dedi. Suriyeli mültecilerin göçüyle su, yol, konut ve daha bir çok alanda ihtiyacın artığını anlatan Şahin, Suriye’deki iç savaşın bitmesi için çok net bir duruş sergilenirken, dünya barışı içinde hızlı karar alan sistematik bir çalışma modelinin hayata geçirilmesi gerektiğine dikkati çekti.

    Sare Aydın Yılmaz ise “Savaşın gölgesinde var olma mücadelesi-Suriyeli sığınmacı kadınlar” başlığıyla yaptığı sunumda, ülkelerini terk etmek zorunda kalan Suriyeli kadınların yaşadığı sorunları anlattı. Sığınmacıların durumlarını iyileştirmek ve sağlıklı bir entegrasyon süreci yaşamalarını sağlamak için yapılması gerekenleri aktaran Aydın, bu konuda herkesin üzerine düşen ulusal ve uluslararası sorumluluklara dikkat çekti.

    Her savaşta olduğu gibi Suriye’deki savaşta da en ağır bedeli kadınlar ve çocukların ödediğini ifade eden Aydın, “Ailelerini, eşlerini, yakınlarını savaşta kaybeden ülkelerindeki fiziksel, cinsel baskı ve zulümden çocuklarını ve kendilerini korumak için kaçan milyonlarca kadın kaçış sırasında ve sonrasında fiziksel ve cinsel istismara maruz kalmakta, fuhşa zorlanmakta. Binlerce Suriyeli kadın bir savaş yöntemi olarak tecavüze maruz kalmakta. Bugün milyonlarca kadın sessizlik ve yılgınlık içinde kendilerine uzanacak bir yardım eli bekliyor. Bu kadınların durumlarını iyileştirmek için üzerimize düşen tüm ulusal ve uluslararası sorumlulukları bir an önce yerine getirmeliyiz. Hükumetlerin eğitim, ekonomi gibi alanlarda etkin ve hızlı yasal düzenlemelerle sığınmacıların sosyal uyumunu kolaylaştırması, sığınmacıların yerel halk tarafından fiziksel, cinsel, ekonomik, psikolojik olarak istismar edilmesini önleyici düzenlemeler yapılması, karar alma mekanizmalarına sığınmacıların katılmasını sağlayarak etkin ve kalıcı çözümler geliştirilmesi gerekmektedir” şeklinde konuştu.

    Panelde, tecrübe paylaşımları yapılarak, kamu kurumları, yerel yönetimler ve uluslararası kuruluşlar için değişen ihtiyaçlar, çıkarılan dersler ve yürütülen çalışmalar hakkında bilgilendirici bir kanal oluşturulması hedeflendi. Ana mesajı Suriye’de süren iç savaşa son verilmesi ve barışın sağlanması olarak belirlenen etkinlikte, eğitim, sağlık, sosyal uyum ve istihdam konusunda Gaziantep Büyükşehir Belediyesinin yaklaşımı katılımcılara anlatıldı. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan ve şehrin genel durumu ile belediyenin sosyal hizmet modelini anlatan kısa film gösteriminin gerçekleştirildiği panelde, savaştan dolayı ülkelerini terk ederek Türkiye’ye sığınan kadın ve çocukların sorunlarına da dikkat çekildi.

  • Fransız Savaş Gemisi Çanakkale Boğazı’ndan Geçti

    Fransiz muhribi D615 borda numaralı ‘Jean Bart’ Çanakkale Boğazı’ndan geçti.

    Fransa Donanmasına ait ‘Jean Bart’ adlı savaş gemisi, Çanakkale Boğazı’ndan geçti. Marmara Denizi yönünden boğaz girişi yapan D615 borda numaralı ‘Jean Bart’ adlı gemi Sahil Güvenlik eşliğinde Çanakkale önlerine ulaştı. Gemi, Ege Denizi’ne doğru seyrini sürdürdü.

  • Rus Savaş Gemisi Çanakkale Boğazından Geçti

    Rusya Donanması’na ait savaş gemisi ’Caesar Kunikov’, Çanakkale Boğazından geçerek Marmara Denizi’ne açıldı.

    Ege Denizi’nden Çanakkale Boğazı’na giriş yapan Rusya Donanması’na ait 158 borda numaralı Caesar Kunikov adlı savaş gemisi, saat 16.10 sıralarında Çanakkale önlerine ulaştı. Savaş gemisinin güvertesinde çok sayıda mürettebat olması dikkat çekti. Bir Sahil Güvenlik botunun da eşlik ettiği savaş gemisi, Çanakkale Boğazı’ndan geçerek Marmara Denizi’ne açıldı.

  • Hitler Ordusunun Efsane Savaş Uçağı İstanbul’da

    2. Dünya Savaşı’nda Alman Kuvvetlerinin en önemli avcı uçağı Messerschmitt Bf (Me) 109-G6 ’Gustav’ ilk kez Hisart Canlı Tarih ve Diorama Müzesi’nde sergileniyor.

    2. Dünya savaşına damgasını vuran, dönemin hava harpleriyle tarihe not düşüren Alman hava saldırılarının efsane uçağı Messerschmitt Bf (Me) 109-G6 ’Gustav’ Türkiye’de ilk kez Hisart Canlı Tarih ve Diorama Müzesi’nde görkemli bir tanıtım eşliğinde sergilenmeye başlandı.

    1 Eylül 1939 tarihinde Almanya’nın Polonya’yı işgal etmesiyle başlayan 1939- 1945 yılları arasında yaşanan 2.Dünya Savaşı, 1942 yılında Amerika ve Japonya’nın da savaşa katılmasıyla, gerçek bir dünya savaşına dönüşmüştü. Karadan olduğu kadar havadan da tüm şiddetiyle devam eden savaş, Dünya tarihinin en büyük ve en kanlı savaşı olarak tarihe geçti. Alman Hava Ordusu’nun en güçlü silahı olarak tüm cephelerde görev yapan ve tek başına 300’den fazla uçak düşüren Messerschmitt Bf (Me) 109-G6 ’Gustav’ model uçak bu savaşta efsaneye dönüştü. Dünyada sadece 3 adet bulunan bu eşsiz uçak ilk Kez Hisart Canlı Tarih ve Diorama Müzesi’nde tarih meraklıları ile buluşuyor.

    Hisart Canlı Tarih ve Diorama Müzesi kurucusu ve Çuhadaroğlu Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Nejat Çuhadaroğlu müze hakkında şu bilgileri verdi: ’’Müze 2 sene önce hizmete girdi.Yaklaşık bin senelik savaş tarihi anlatan işleyen müzedir. Müzemizde, Doğu Roma (Bizans), Selçuklu, Osmanlı dönemi, 1. Dünya Savaşı, 2. Dünya Savaşı, Kore Savaşı, Vietnam Savaşı, Kıbrıs Barış Harekatı, Körfez Savaşı gibi konuları ve tüm önemli olayları işleyen eserler yer alıyor. Bu konuları işlerken hem her ölçekte maket ve dioramalarla yapıyor hem de gerçekleri aynı anda sunuyor. Müzemiz bu şekli ile dünyada ilk tek’’.

    TÜRKİYE’DE İLK VE TEK

    Messerschmitt Bf (Me) 109-G6 ’Gustav’, 2. Dünya Savaşında Alman avcı savaş uçağı olduğunu söyleyen Çuhadaroğlu, ’’Almanların en ünlü daha doğrusu dünyada bilenen en iyi uçaktır. Messerschmitt Bf (Me) 109-G6 modeli kısaca ismi Gustav’dır. Bu uçağın üretimi, savaşın başından sonuna kadar aralıksız sürmüştür. Bu uçak tüm Almam Hava Ası pilotlarına hizmet vermiştir.Dünyada en çok düşman uçağı düşüren uçaktır. İlk 10’a veya ilk 20’ye giren savaş uçağı pilotları Alman’dır. Hepside bu uçağı kullanmıştır. Dünya en çok savaş uçağı düşüren pilot da Alman Hava Ası’dır. Erich Hartman 352 uçak düşürmüştür ki, bu kırılması çok zor rekordur. Buradaki uçak, Hermann Graff’ın kullandığı uçağın aynısıdır. Onun logosu, desenleri ve kamuflajı ile restore edilmiştir. Orjinaline uygun yapılmıştır. Şuanda Türkiye’de sergilenen ilk ve tek Messeschmitt uçağıdır. Dünya genelinde 3-4 tane müzede vardır. Bizim için gurur verici kültürel ve tarihsel eserdir.

    TARİH MERAKLILARI İÇİN BULUNMAZ FIRSAT

    Tarih meraklıların için mesaj veren Çuhadaroğlu, ’’Müzemizde hem Osmanlı -Türk tarihi hem de dünya tarihi var. 2. Dünya Savaşı meraklıları maalesef Türkiye’de ve dünyada daha fazla. İleriki zamanlarda bu terse dönecektir. Türk-Osmanlı tarihine daha fazla merak ve ilginin artacağını düşünüyorum. Bu müzeye geldikleri zaman daha önce görmedikleri, eşi benzeri olmayan eserlerle karşılaşacaklarına garanti veriyoruz’’ diye konuştu.

    ’’KUT’ÜL AMARE KÖŞEMİZ VAR’’

    Tüm halkımızın tarihe olan ilgisini artması gerektiğini dile getiren Çuhadaroğlu, ’’Çünkü anlı şanlı tarihimizle övünüp, kendi tarihini bilmeyen belki tek milletiz. Günümüzde Kut’ül Amare’nin 100. yılı kutlandı. Kut’ül Amare’yi 100 yıl aradan sonra hatırlayabildik. Müzemizde kurulduğu günden beri Kut’ül Amare köşemiz vardır. Bu açıdan kendi tarihimizi öğrenmenin elzem olduğunu düşünüyorum. Eğer bu topraklarda yaşıyorsak, çevremizin ne kadar karışık ve savaşlarla çevrili olduğunu düşünürsek, günümüzü daha iyi anlayıp ve geleceğe daha iyi görebilmemiz için geçmişimizi kesinlikle öğrenmemiz gerekir’’ diye konuştu.

    MESSERSCHMİTT BF (ME) 109 G6 “GUSTAV” HAKKINDA

    Messerschmitt Bf (Me) 109 “GUSTAV” 2. Dünya Savaşı Alman avcı uçağı. Willy Messerschmitt tarafından 1930’larda tasarlanmıştır. Messerschmitt 109, ilk uçuşunu prototip Bf 109 V1 olarak Mayıs 1935’de yaptığı zaman döneminin en gelişmiş tek kişilik avcı uçağıydı. 1937 Şubat ayında üretilmeye başlanan Jumo motorlu “B-1”, Luftwaffe’de servise girdi. Jumo 210 motoru, “B”, “C” ve “D” modellerinde de kullanıldı. Ocak 1939’dan 1942’nin başlarına dek üretimde kalan Bf 109 E modelinde Daimler-Benz DB 601 motoru kullanılmıştır. “G” modelinin üretimine 1942 Mayıs’ında başlanmıştır. Messerschmitt 109, yaklaşık 24,500 tanesi Bf 109 G olmak üzere toplam 35,000 civarında imal edilmiştir.