Etiket: Savaş

  • Doç. Dr. Savaş Zafer Şahin: “Obezite Tehlikesiyle Biz De Karşı Karşıyayız”

    Atılım Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Savaş Zafer Şahin, Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşanmakta olan obezite tehlikesiyle Türkiye’nin de karşı karşıya olduğunu söyledi.

    Günümüzde kentlerin ‘her noktasında hizmet sunulan yerleşmeler’ olma niteliğini kaybetme tehlikesi yaşadığını belirten Doç. Dr. Savaş Zafer Şahin, gelişmiş Batı ülkelerinde ortaya çıkan gıda çöllerinin bunun bir işareti olduğunu anımsattı. ‘Gıda çölleri’ kavramının nasıl oluştuğunu anlatan Doç. Dr. Şahin, açıklamalarına şöyle devam etti: “20. yüzyılda kentler gıda, sağlık, eğitim, kültür ve diğer birçok alanda gündelik temel hizmetlere erişimin kolaylıkla sağlanabildiği mekânlardı. Sanayi üretiminin merkezi olan kentlerin, ulaşım ve altyapı kanalları ile birbirlerine bağlanarak planlanması ve gelişmesi gerektiği görüşü hâkimdi. Bunun sonucunda kentlerin en ücra köşelerinde bile gündelik ihtiyaçların karşılanabileceğine; ekmek, gazete, meyve, sebze ve diğer temel gıda maddelerinin rahatlıkla bulunabileceğine inanıldı. Ancak hizmet sektöründe bulunan geleneksel ticari ünitelerin yerlerini süpermarketlere bırakmasının sonucu olarak piyasa mekanizması içerisinde karlı görülmeyen yoksul mahallelerde süpermarket zincirlerinin mağazalarını kapatmaları ya da hiç mağaza açmamaları sonucuyla karşı karşıya kalındı. Sonuç olarak da yürüme mesafesinde temel gıda maddelerinin satın alınabileceği yerlerin bulunmaması gıda çölleri olarak adlandırılan bölgelerin ortaya çıkmasına sebep oldu.”

    Temel gıdaların satın alınabileceği mekânların uzaklaşmasıyla geriye sade benzin istasyonları, fast-food restoranları ya da sadece gazete, sigara ve alkol satan dükkânların kaldığını söyleyen Şahin, Amerika Birleşik Devletlerinde son yıllarda kentlerdeki gıda çölleri ile artan obezite vakalarını ilişkilendiren önemli araştırmalar yayınlandığına dikkati çekti. “Artık birçok Batılı ülkede sağlıklı gıdaların satın alınabileceği süpermarketlere ulaşabilmek için otomobil odaklı bir yaşam sürülmesi bir zorunluluk halini almış durumda” diye konuşan Şahin, “Bu sürecin 21. yüzyılın başından itibaren giderek daha da hızlandığı, gıda çöllerinin birer hizmet çölüne dönüştüğü ve Türkiye’de de yaygınlaştığı görülmektedir. Çoğu zaman çok uluslu şirket zincirlerinin karlı lokasyonlarda yer seçmeleri yerel girişimleri zayıflatmakta, yerel ve çoğunlukla ekolojik yapıyla uyumlu ürünlerin pazardan çekilmesiyle sonuçlanmaktadır. Son yıllarda mahalle pazarlarının ve perakende satış yapılabilen semt hallerinin yaşam savaşı vermeye başlamaları bu süreçle ilişkilendirilebilir” açıklamalarında bulundu.

    Kentlerin yaşam kalitesinin arttırılması, sürdürülebilir bir kentsel gelişimin sağlanması ve hizmet çöllerinin ortadan kaldırılması için kentbilimciler ve kent planlama uzmanları tarafından hazırlanan önlemlere değinen Şahin, açıklamalarına şöyle devam etti: “Üst ölçekli planlarda ve ulaşım planlarında yaşamsal hizmetlere yürüme mesafesinde ya da tek toplu taşıma vasıtasıyla ulaşılmasını sağlayacak düzenlemelerin yapılması, kentlerimiz için bir kent merkezleri planlamasının yapılması, her mahalle ve kent bölgesi için yaşamsal hizmet noktalarının oluşturulması, alışveriş merkezlerinin esnafla ve yerel üreticilerle birlikte, hizmet çöllerinin oluşumunu engelleyecek biçimde var olabilmeleri için gerekli tedbirlerin alınması, eğitim, sağlık, sosyal güvenlik ve ulaşım politikalarındaki değişikliklerin kentler üzerindeki etkilerinin incelenmesi için etki değerlendirmesi çalışmalarının yapılması gerekmektedir. Kentlerin yakın çevrelerinde ve içlerinde sürdürülebilir kentsel tarım örnekleri desteklenmeli, sosyal adalet kavramı çerçevesinde tarımsal istihdamın sürekliliği için çaba harcanmalıdır. Aksi takdirde kentlerimiz yaşam kalitesinin odağı değil, çevreden kopuk ve yerel yaşam biçiminden uzaklaşan hizmet çöllerine dönüşecektir. Bunun önlenmesi için bir an önce konuyla ilgili bilimsel araştırma çalışmalarının sayısı arttırılmalı, bu araştırmalara göre başta yerel yönetimler olmak üzere tüm kamu kurumları ve araştırma kuruluşları gerekli önlemleri almalıdır.”

  • Rus Savaş Gemisi Çanakkale Boğazı’ndan Geçti

    Rus donanmasına ait savaş gemisi, Çanakkale Boğazı’ndan geçti.

    Ege Denizi istikametinden gelerek boğaza giriş yapan 156 borda numaralı savaş gemisi ’Yamal’, Marmara Denizi’ne doğru devam etti. Savaş gemisinin geçişine Sahil Güvenlik botları refakat etti.

    Geminin gidiş rotası yönünde bilgi verilmedi.

  • Suudi Savaş Uçaklarında Dikkat Çeken Detay

    Konya’da düzenlenen Anadolu Kartalı Eğitim Tatbikatına katılan Suudi Arabistan Hava Kuvvetleri Komutanlığına ait savaş uçaklarında yer alan detay dikkatlerden kaçmadı.

    Türk Hava Kuvvetleri Komutanlığı tarafından düzenlenen Anadolu Kartalı 2016/1 Eğitim Tatbikatı yerli ve yabancı unsurların katılımıyla Konya’da bulunan 3. Ana Jet Üs Komutanlığında yapıldı. Hollanda, İtalya, Pakistan’ın yanı sıra Suudi Arabistan Hava Kuvvetleri, 8 adet tornado muharip jet uçağı ile tatbikata katıldı. Yaklaşık 400 kilometre derinlik ve 300 kilometre genişlikteki büyük hava sahası olan Anadolu Kartalı hava sahasında katılımcılar, gündüz yapılan uçuşlarda elektronik ortamda gerçek mühimmat kullanmadan eğitim seviyelerini yükseltiyor.

    Basın ve seçkin gözlemci günü dolayısıyla düzenlenen etkinlikte pist başında uçakların kalkışı sırasında Suudi savaş jetlerindeki yazı dikkat çekti. ’Allah Korusun’ yazısı Tornado muharip jet uçaklarının burun kısmında yer aldı. Arapça ve İngilizce ’Allah Korusun Seni’ yazılı uçakları ile basın mensuplarına el sallayarak poz veren pilotlar tatbikat için havalandı.

    Nisan ayında Türkiye’ye gelen Suudi Arabistan Kralı Selman Bin Abdülaziz’in kullandığı kraliyet uçağında da aynı yazının yer aldığı görülmüştü.

  • Rus Savaş Gemisi İstanbul Boğazı’ndan Geçti

    Rus Donanmasına ait “156” borda numaralı “Yamal” savaş gemisi, İstanbul Boğaz’ından geçerek Marmara Denizi’ne açıldı. Geminin boğazdan geçişi esnasında güvertedeki askerin uçak savar başında, diğerlerinin ise elinde silahla nöbet tutması dikkat çekti.

    Rus Donanması’na ait 156 borda numaralı “Yamal” savaş gemisi, saat 17.00 sıralarında İstanbul Boğazı’ndan geçerek Marmara Denizi’ne açıldı. Geniş güvenlik önlemi alınan savaş gemisinin geçişi sırasında karadan polis önlem alırken, denizden Sahil Güvenlik Komutanlığı’na bağlı bot ve gemi ile deniz polisi eşlik etti. Güvertesinde çok sayıda asker olan savaş gemisindeki mürettebattın dürbün ile etrafı izledikleri gözlenirken, bir askerin orta güvertede uçaksavarın başında beklediği görüldü.

    YİNE ELİNDE SİLAHLA NÖBET BEKLEDİLER

    Öte yandan savaş gemisinin geçişi esnasında güvertelerde çok sayıda askerin beklemesi dikkat çekerken, ön güvertede eli silahlı askerlerin nöbet beklediği görüldü. Karadeniz’den İstanbul Boğazı’na giren savaş gemisi, yaklaşık 1 saatte geçişini tamamlayarak Marmara Denizi’ne açıldı.

  • Akraba Kavgasında Ortalık Savaş Alanına Döndü

    Şanlıufa’da daha önceden aralarında husumet bulunan iki akraba aile hastane önünde karşılaşınca ortalık savaş alanına döndü.

    Edinilen bilgiye göre, Şanlıurfa’da daha önceden aralarında husumet bulunan akraba iki ailenin bireyleri Balıklıgöl Devlet Hastanesinin önünde karşılaştı. Sözlü sataşmayla başlayan tartışma kısa sürede taşlı, sopalı kavgaya dönüştü. Sokak ortasında kavga eden yaklaşık 20 kişilik gruba çevredeki vatandaşlar da müdahale edemedi. Kavgada yere düşenler sopalarla feci şekilde dövüldü. Kavganın ortasında kalan bir kadın da yediği dayaklar nedeniyle fenalaştı. Araya girenlerin güçlükle ayırmayı başardığı kavga hastane acilinde de devam etti. Olay yerine gelen polisler tarafları sakinleştirirken, 12 kişinin yaralandığı öğrenildi. Gözaltına alınan 7 kişi emniyete götürülürken, kavgayla ilgili soruşturma başlatıldı.