Etiket: Savaş

  • Rektör Savaş; “Biz araştırmalarımızla, bilimimizle ön plana çıkmalıyız”

    Uşak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Savaş yerel ve ulusal basın temsilcileriyle kahvaltıda bir araya geldi.

    Uşak Üniversitesi sosyal tesislerinde düzenlenen toplantıda Uşak Üniversitesinin hali hazır durumu değerlendirilirken ortaya konan hedefler ve bu hedefler doğrultusunda yapılacaklar konuşuldu.

    Yaklaşık 6 ay önce Uşak Üniversitesi Rektörlüğüne getirilen Prof. Dr. Ekrem Savaş bu zaman zarfı içerisinde yaptıklarını ve önümüzdeki dönemde yapmak istediklerini gazetecilere anlattı.

    Rektör Savaş konuşmasına kendisini tanıtarak başladı. Uşaklı olan Rektör Savaş köyünden ve çocukluk döneminden bahsederken Yörük olduğunun altını çizdi. Lisede okurken hep matematik öğretmeni olmak istediğini söyleyen Rektör Savaş üniversite öğrencisi iken üniversitede matematik hocası olmayı kendine yeni hedef olarak seçti. Mezun olduktan sonra işe başlayan hem okuyan hem çalışan Rektör Savaş insanın kendisine bir hedef seçmesini ve bu hedef doğrultusunda yılmadan usanmadan çalışması gerektiğini söyledi.

    “ÜNİVERSİTEMİZİN İYİ OLDUĞU YÖNLERİNİ ÖN PLANA ÇIKARABİLİRSEK BURAYA İYİ ÖĞRENCİLER GELECEKTİR”

    Basın mensuplarından Uşak Üniversitesinin daha etkin tanıtılması noktasında yardım beklediğini söyleyen Rektör Savaş iyi üniversiteleri iyi öğrencilerin tercih ettiğini hatırlattı. Savaş ; ” Dünyanın en iyi üniversitelerinden neden bahsediyoruz çünkü dünyanın en iyi öğrencileri oralara gidiyor. Biz Üniversitemizin iyi olduğu yönlerini ön plana çıkarabilirsek buraya iyi öğrenciler gelecektir. Hocalarımız bazen bize çok kötü öğrenciler geliyor diyor, ben de diyorum ki kusura bakmayın bu bizim hatamız. Biz araştırmalarımızla,bilimimizle ön plana çıksaydık ve bunu duyursaydık mesela Uşak Üniversitesinde bir eğitim fakültesi var, en iyi fakültelerden biri diye herkes oraya gelmek isteyecekti. Veya Uşak Üniversitesinde bir Tıp Fakültesi var ve en iyi Tıp Fakültelerinden biri, alt yapısıyla, yayınlarıyla vb. belki insanlar onu tercih etmeye başlayacaktı.” şeklinde konuştu.

    Uşak Üniversitesinin 2016 yılında misyon farklılaşması ve ihtisaslaşma konusunda deri, tekstil ve seramik konusunda pilot üniversite olarak belirlendiğine değinen Rektör Savaş bu minvalde yaptıkları çalışmalar hakkında bilgiler verdi. Göreve geldiklerinde misyon farklılaşmasın konusunda pilot seçilen diğer 4 üniversiteye 50-60 milyon TL civarı ödenek sağlanırken Uşak Üniversitesine 10 milyon TL gibi bir ödenek ayrıldığını belirten Rektör Savaş yapılan çalışmalar neticesinde, özellikle Milletvekili Av. Mehmet Altay ve 26. Dönem Milletvekili Dr. Alim Tunç’un destekleriyle bu ödeneğin 49 milyon 600 bin TL’ye çıkarıldığını söyledi. Rektör Savaş bu paranın son kuruşuna kadar verimli kullanılması noktasındaki hassasiyetini de ifade etti.

    UŞAK’TA İKİ YERDE TEKNOPARK YAPILACAK

    Uşak’ta iki yerde teknopark yapacaklarını bu parklardan birinin buluş merkezi olacağını diğerinde ise bu buluşların prototiplerinin üretilmesinin planlandığını aktaran Rektör Savaş konuyla ilgili olarak şunları söyledi: ” Bir AR-GE yaptınız bir ürün ortaya çıktı bu ürünü üretip sanayiciye vereceğiz. Bugün Rektör yardımcımı İstanbul’a gönderdim oradaki Teknoparklar ı gezecekler. Gebze’deki ve Yıldız Üniversitesindeki teknoparkları gezecekler ve oradaki modeller beğenilirse dışlarının aynı olmasını iç dizaynının farklı olmasını düşünüyoruz. Dolayısıyla orada da hızlı bir çalışma yapıyoruz.”

    “ÖĞRENCİLERİMİZ BİZİM ASIL DEĞERLERİMİZİ KAYBETMEMELİ”

    Göreve geldiğinden bu yana kampus içerisinde çevre düzenlemesi yaptıklarını, yeşil alanları artırdıklarını, çok önemsedikleri gençler için bisiklet yolları yaptıklarını anlatan Rektör Savaş ; ” Gençler maalesef bu yaşta sosyal medya gibi yerlere takılıp en değerli zamanlarını kaybediyorlar. Biz istiyoruz ki kampuste ata binme, ok atma gibi ata sporlarının yapılabileceği alanlar olsun. Öğrencilerimiz buralarda ata binsin, bunları öğrensinler bunlar bizim esas değerlerimiz kaybetmememiz gerekiyor. Bunun için bir araştırma yapıyoruz. Spor Toto ile görüştük buradan gerekli finansmanı sağlayabilirsek kampüs içerisinde at çiftliği kurmayı istiyoruz” dedi.

    “ŞEHRE KATKIMIZ OLMASI İÇİN KOORDİNASYONLA ÇALIŞMAMIZ GEREKİYOR”

    Beş yıllık strateji planı hazırlıklarına başladıklarını aktaran Rektör Savaş bunu oturup masa başında da yazabileceklerini ancak böyle bir şey yapmak istemediklerini, Uşak’ın bütün dinamiklerinin bu planda yer almasını istediklerini vurguladı. Rektör Savaş: ” Basın gelsin, sanayici, yerel yönetim mensupları, kamu kuruluşları gelsin bizden ne bekliyorlarsa bu üniversiteden 5 yıllık planda ne istiyorlarsa ortaya koysunlar biz de stratejimizi ona göre ayarlayalım, bu insanların beklentilerine cevap verecek şekilde koşalım istiyoruz. Dolayısıyla stratejik planımızı bu insanların beklentileri doğrultusunda yaparsak biz Uşak’taki dinamiklerin ihtiyaçlarına cevap verebiliriz. Aksi halde ne olur? Biz burada eğitim öğretim yaparız, çocukları mezun ederiz diploma veririz giderler şehre katkımız olmaz. Şehre katkımız olması için koordinasyonla çalışmamız gerekiyor” dedi.

    “ÇÖZÜLMESİ GEREKEN ÖNEMLİ BİR YOL SORUNUMUZ VAR”

    Göreve geldikleri günden bu yana Uşak Valisi Salim Demir’in, Uşak Milletvekillerinin ve Uşak Belediye Başkanı Nurullah Cahan’ın kendisine her konuda destek verdiklerini vurgulayan Rektör Savaş hepsine ayrı ayrı teşekkür etti. Bisiklet yolu yaptığı için Belediye Başkanı Cahan’a ayrıca teşekkür eden Rektör Savaş Uşak Üniversitesindeki yaşanan bir sıkıntının da çözülmesi konusunda bu mercilerden yardım istedi. Yeni yapılan kız yurdundan gençlerin üniversiteye yürüyerek geldiklerini ve bazı kendini bilmez kamyoncuların öğrencilere tacizde bulunduklarını belirtti. Muratbey Uşak Basketbol takımının Uşak Üniversitesinin spor salonunu kullandığını ve maç zamanları girişi çıkış yoğunluğu sebebiyle gerekli önlemlerin alınmadığını ileri süren Rektör Savaş; ” Allah korusun birisi buraya bomba ile gelse ve patlatsa bir sürü insan ölse bunun sorumlusu kim olacak. Biz diyoruz ki bize arkadan bir yol yapın. Şimdi yeni yaptığımız stadyum da bitti orayı da şehir kullanacak. Biz bütün tesislerimizi halka açmak istiyoruz, halk gelsin kullansın devlet yapmış bunu milletin parası, niye bunları kapatalım ki? O nedenle girişin yan tarafından bir yol istiyoruz gelen oradan girsin stadyum da işi varsa görsün salona gitmesi gerekiyorsa gitsin kampusun içine girmesin istiyoruz. Öbür taraftan da kız öğrencilerimiz oradan alalım kampus içinde ring yapalım, duraklarımız olsun indir birdir yapalım oradan da çıksın. Saatlerce otobüsler burada park ediyor, 50 tane otobüs orada bekliyor dolayısıyla sıkıntı yaratıyor. Kız yurdu içinde çok önemli çünkü orada 3 bin tane öğrencimiz var. Buna bir çözüm bulunmasını istiyoruz”

    Toplantıya Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Adem Duru, İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Öntuğ ve Rektör Danışmanı Dr. Öğretim Üyesi Emre Vadi Balcı da katıldı.

    UŞAK ÜNİVERSİTESİ’NİN SON 6 AYLIK GELİŞİMİ

    TIP FAKÜLTESİ

    Tıp Fakültesi öğrenci sayısı 62 kişi iken, Yeni Kontenjan 92 kişi (Türk Öğrenci : 82 kişi – Yabancı Öğrenci : 10 kişi) olarak belirlendi;

    Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Sayısı, 45 kişiye ulaşıldı,

    15 Yeni Öğretim Üyesi Alınacak.

    Morfoloji Binasının onayı alındı projesine başlanacak,

    Ovademirler Köyünden 500 Dönüm arazi alınarak,

    Yaşlı bakımı, Fizik tedavi merkezi (Barınma Alanları-Hobi Bahçeleri-İş Atölyeleri-Kütüphane-AVM)

    İnme Rehabilitasyon merkezi

    Termal Rehabilitasyon merkezi

    Banaz Belediyesinden, Kür Rehabilitasyon Merkezi için, 100 dönüm arazi isteğinde bulunuldu,

    Hastanenin 500 yatak kapasitesi, 700 yatak kapasitesine çıkarıldı.

    EĞİTİM ÖĞRETİM

    Ortak seçmeli ders havuzu oluşturuldu,

    7+1 sistemi ile 7 dönem ders + 1 dönem uygulamalı eğitim modeli oluşturularak, Mühendislik Fakültesi öğrencilerine sanayi tecrübesi kazandırılmaya başlanılacak,

    Akademik görünürlüğü arttırmak adına BAP yönergesi usul ve esaslarında değişiklikler yapıldı,

    Lisans üstü yönetmeliği değiştirildi,

    Yurt dışı görevlendirme yönergesi revize edilerek,

    Akademik atama yönetmeliği taslağı üzerinde çalışılıyor.

    Kalite ve stratejik plan çalışmaları devam etmekte ve

    İlk öğretim ve Ortaöğretim düzeyindeki öğrenciler için USEM bünyesinde yaz okulları açıldı.

    Öğrenci için burs bulunarak yeniden öğrencilerin bölüm tercihlerinde ön plana çıkarılması hedefleniyor.

    Bu yıl açılan 2260 kişilik yabancı öğrenci kontenjanına, çeşitli ülkelerden 11948 kişi müracaat etti.

    BİLİŞİM VE ALT YAPI ÇALIŞMALARI

    Üniversitede Siber Güvenlik alt yapısı güçlendirildi,

    ISO 27001 Bilişim güvenliği standartlarına yönelik çalışmalar başlandı ve yıl sonu tamamlanması planlanıyor,

    Üniversite bünyesinde tüm personele ‘Bilişim Farkındalığı Eğitimi’ verilmiş,

    Personel ve öğrencilere her alanda hizmet vermeye yönelik otomasyon sistemlerine

    (Yemekhane – Havuz – Spor Salonu – Kütüphane Vb.) geçildi,

    Bilişim altyapısı, bilişim laboratuarlarına yönelik merkezi laboratuar sistemi ve alt yapı yenileme çalışmaları başlatıldı ve Mobil uygulama yeni kayıt dönemiyle birlikte öğrencileri karşılayacak.

    DERİ, TEKSTİL ve SERAMİK ALANLARINDA İHTİSASLAŞMA (DTS)

    Proje Toplam Bütçesi: 49.600.000

    2017 Alınan Bütçe: 2.152.000

    2018 Alınan Bütçe : 18.000.000

    Bölgesel kalkınma misyon farklılaşması ve ihtisaslaşması projesi kapsamında pilot üniversite seçilen 5 üniversiteden biri oldu. Bu çerçevede Deri,Tekstil,Seramik alanında yapılacak çalışmaların yol hartasını belirlemek için sanayicilerle bir dizi toplantılar ve çalıştay gerçekleştirildi. Buna bağlı olarak ilde öncelikli çalışma alanları belirlendi.

    Deri, Tekstil, Seramik kapsayan 7 ana program belirlendi. Bu alanlarla ilgili çalışmaları desteklemek için sürdürülebilir ekolojik yaklaşımların geliştirilebilmesi alanıyla ilgili olarak çağrıya çıkıldı.

    YAZ SPOR KURSLARI

    Uşak Üniversitesi Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı bünyesinde, 2018 yılı yaz dönemi için spor alanlarını Uşak halkına yönelik olarak faaliyetlere, fiziki ve beşeri altyapılarını oluşturarak yüzme, futbol, jimnastik ve tenis dallarında yaz etkinliği kursları açtı.

    Açılmış olan etkinlik kurslara, yaz dönemi yüzme dalında çeşitli yaş kategorilerinden 211 kişi, kreş ve kulüplere 176 kişi kayıt yaptırarak bu alanlarda 387 kişiye ulaşıldı, Tenis dalında 12 kişi, futbol dalında 10 kişi ve jimnastik dalında da 33 kişiye ulaşılarak yaz dönemi birinci aylık dönemde 442 kişiye hizmet veriliyor

  • Savaş değil kaza bilançosu: 210 ölü 7 bin 420 yaralı

    TÜİK tarafından açıklanan 2017 yılı Karayolu Trafik Kaza İstatistiklerine göre Manisa’da 16 bin 544 trafik kazasında 210 kişi hayatını kaybederken 7 bin 420 kişinin de yaralandığı öğrenildi.

    Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2017 yılı Karayolu Trafik Kaza İstatistiklerini paylaştı. TÜİK Manisa Bölge Müdürü Dr. Mehmet Akyol 2017 yılında meydana gelen kazalarda Manisa’da 210 kişinin hayatını kaybettiğini 7 bin 420 kişinin de yaralandığını açıkladı.

    TÜİK tarafından yayımlanan istatistiklere göre Manisa’da 2017 yılında 11 bin 929’u maddi hasarlı 4 bin 615’i yalanmalı ve ölümlü olmak üzere toplam 16 bin 544 trafik kazası meydana geldi. Meydana gelen kazalarda 90’ı olay yerinde 120’si hastanede olmak üzere toplam 210 kişi hayatını kaybederken 7 bin 420 kişi de yaralandı.

    Manisa, 2017 yılında meydana gelen trafik kazasında ölüm ve yaralanma sayılarında ilk on il içinde yer alırken en çok ölümün meydana geldiği 8. il olurken, en çok yaralanmanın meydanın geldiği 9. İl oldu. Manisa trafik kazası rakamlarıyla da Türkiye’de 81 il içinde 12. sırada yer aldı.

    Yapılan açıklamada kazalarda en büyük kusur oranının yüzde 89.9 ile sürücülere ait olduğu tespit edilirken, sürücü kusurlarını yüzde 8,5 ile yaya, yüzde 0,7 ile yol, yüzde 0,5 ile taşıt ve yüzde 0,4 ile yolcu kusuru olarak sıralandı.

  • (Özel) Suriye’deki iç savaş, Türkiye’deki akvaryum balığı sektörünü vurdu

    Çıkan iç savaş sonrasında Suriyeli akvaryum balığı üreticilerinin balık ihracatını durdurması, en çok bu ülkeden balık alan Türkiye’deki petshop ve akvaryum balığı satıcılarını etkiledi. Balık satışını durduran birçok akvaryum balığı satıcısı, Suriye’den tekrar balık satışlarının başlamasını bekliyor.

    Suriye’de 7 yıldır devam eden iç savaş, şimdiye kadar yüz binlerce kişinin hayatını kaybetmesine, milyonlarca insanın da evlerini terk etmek zorunda kalmasına neden oldu. Savaş sonrasında büyük bir ekonomik krizin yaşandığı Suriye’de ibirçok alanda üretim durma noktasına geldi. Yaşanan savaş sadece Suriye’yi değil, Türkiye’yi de birçok yönden etkiledi. Türkiye’de akvaryum balıkçılığı sektöründe büyük bir paya sahip olan Suriyeli üreticiler, savaş sonrasında akvaryumlarını boşalttı. Petshop ve akvaryum balıkçıları, Suriye’den balık ithalatının durması ile olumsuz yönde etkilendi.

    Akvaryumlar boş kaldı

    Suriye’den gelen balık ithalatının durması ile petshop ve akvaryum balığı satıcıları, Avrupa ve Asya ülkelerine yöneldi. Kur değerinde yaşanan farklılıkları ve uzak bölgeden gelen balıkların ömür sürelerinin kısalması ise birçok akvaryum balığı satıcılarının sektörü terk etmesine neden oldu. Kocaeli’nin İzmit ilçesinde yaklaşık 40 yıldır petshop işletmeciliği yapan Feyzi Değirmenci de Suriye’den akvaryum balığı ithalatının son bulması ile balık satışını durdurdu. Balık satışından dolayı yaşadığı zararı, hayvan maması türü ürünleri satarak azaltmaya çalıştığını ifade eden Değirmenci, Suriye’deki akvaryum balığı üretiminin tekrardan başlamasını beklediklerini söyledi.

    “Avrupa’dan, Singapur’dan gelen balık bize bunun 2-3 katı fiyatla ulaşıyor”

    Avrupa ve Asya ülkelerinden gelen balıkların adapte olamadıklarını ve daha pahalı bir maliyetlerinin olduğunu kaydeden petshop işletmecisi Feyzi Değirmenci, “2004 yılından beri bu işi yapıyoruz. 2009 yılından itibaren kesintisiz olarak 2016 yılına kadar balığımızı sattık. O zaman balıkların yüzde 70’i, 80’i Suriye’den geliyordu. Çok hızlı bir sürede de gelen balıklar elimize geçiyordu. Suriye konusunda çok rahattık. Ama şimdi balıklar çok uzaktan geliyor. Balıklar, Singapur’dan Avrupa’dan ithal edildiğinde belirli sorun ve sıkıntılarımız oluyor. Onların suları ile bizim sularımızı birbirine çok benzer olmadığı için ve balıklar uzun yoldan geldikleri için buradaki sulara adapte etmek çok zor oluyor. Bu sebepten dolayı kayıplar çok fazla oluyor. Ama Suriye’den balık gelirken bu adaptasyon sorununu çok fazla yaşamıyorduk. Bir de Suriye’den balık ucuza geliyordu. Avrupa’dan, Singapur’dan gelen balık bize bunun 2-3 katı fiyatla ulaşıyor” dedi.

    “Şu an balık satışımızı durdurduk”

    Suriye’de savaş yokken satışların daha iyi olduğunu ifade eden Değirmenci, “Ama şu anda görüyorsunuz akvaryumlarımız bomboş. Bıraktık, balık satışını bıraktık. Ne zaman Suriye’de savaş biter, Suriyeliler evlerine döner, havuzlarını açarak balık yetiştirmeye başlarlarsa biz de hemen açar akvaryumlarımızı aktif hale getiririz. Ama şu andaki balıklar uzak yollardan geldikleri ve adaptasyon sorunları olduğu için biz bu konuda sorunlar yaşıyoruz. Uzaktan gelen balık o yoldan dolayı hasarlar görüyor. Balık bize yaşıyor olarak gelse bile o gördüğü hasarlardan dolayı müşteriye satıldıktan sonra ölüyorlar. Biz bu sorunlarla karşılaştığımız için şu an balık satışımızı durdurduk. Ama Suriye’den gelen balıklarda bu sorunu daha az yaşadığımız için biz kendi müşterilerimize bunun telafisini yapabiliyorduk” diye konuştu.

    “O dönemde yoğun olan kuş satışlarımızda etkilendi”

    Kuş satışlarının da yaşanan savaş sonrasında azaldığını kaydeden Değirmenci, “Bununla birlikte var olan kuş satışımız o dönemde baya yoğundu. Bu da etkilendi. Çünkü Suriye’den gelen muhabbet, kanarya, papağan kuşları çok rahat temin edilebiliyordu ve çok daha uygun fiyatlarla geliyordu. O dahi düşüşte. Balık akvaryumlarını kapattıktan sonra pet sektörü daha fazla ilerledi. Daha eskiden petshoplarda köpek ve kedi ürünleri yoktu. Durum böyle olunca biz de bu tür ürünleri arttırmaya karar verdik. Balık satmıyor olmamıza rağmen ciromuzda çok fazla bir azalma olmadı. O da kedi ve köpek mamaları, konserveler ve oyuncaklar türünde ürünleri satmaya başladığımızdan dolayı çok fazla etkilenmedik. Ama yine de balık satışını yapmak istiyoruz kısa zamanda yine inşallah” şeklinde konuştu.

  • Mustafa Savaş; “24 Haziran’da milletimizin demokrasi bayramını kutlayacağız”

    AK Parti MKYK Üyesi ve Aydın Milletvekili Mustafa Savaş, “Başbakan Binali Yıldırım’ın Aydın mitingi ile ilgili değerlendirmesinde; “Aydın coşkulu mitingine ev sahipliği yaptı. Emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz” dedi.

    AK Parti’li Savaş, mitingin ardından yaptığı açıklamada, rekor katılım için hemşerilerine teşekkür etti. Savaş; “Efeler diyarı Aydın’ımız bugün Sayın Başbakanımıza olan desteğini, muhabbetini en güzel şekilde gösterdi. Milletimizde işte bu coşku, bu heyecan oldukça hiçbir engel bizi yolumuzdan geri çeviremez. Aydın bir kez daha tarih yazdı. Bu tablo güçlü Türkiye için birlik ve beraberliğimizin göstergesidir. Hemşerilerimizle, milletimizle ele ele verip 24 Haziran’da milletimizin demokrasi bayramını kutlayacağız. Mitinge katılan tüm vatandaşlarımıza, mitingin organizasyonunda görev alan partililerimize ve mitingde görev alan kamu çalışanlarının hepsine katkılarından dolayı teşekkür ederim. Bu coşkulu mitingi gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyoruz” dedi.

    “Türkiye tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olan 24 Haziran seçimlerine kısa süre kala gerçekleştirdiğimiz bu miting yeni hükümet sisteminin, yeniden büyük değişimin ve şahlanan Türkiye’nin habercisidir” diyen Savaş; “24 Haziran’da Türkiye’nin gelecek asırdaki istikametini belirleyeceğiz. Türkiye için istiklal ve istikbal mücadelesi anlamına gelen 24 Haziran seçimlerinde tüm seçmenleri sandık başına çağırırken, sandıktan çıkacak güçlü bir irade ile tüm dünyaya mesaj verip dünya mazlumlarının umudu olacağız”

  • Öğretim Üyesi Savaş Eğilmez: “Terörün meşruiyet sembolü Kandil”

    Atatürk Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Savaş Eğilmez, son günlerde Türk Silahlı Kuvvetleri’nin çok etkili bir operasyon icra ettiği Kandil’de teröristlerin yüzde 80 azaldığını ifade ederek, “Terörün meşruiyet sembolü Kandil” dedi.

    Kandil’in stratejik konumu hakkında bilgi veren Eğilmez, “Son günlerde Türk Silahlı Kuvvetleri’nin çok etkili bir operasyon icra ettiği Kandil, Türkiye sınırından kara yoluyla 100 km, kuş uçuşu ise 80 km uzaklıktadır. Dağın batı etekleri Irak, doğu etekleri ise İran sınırlarındayken, çevresinde İran’ın yaklaşık 150.000 nüfuslu Piranşehir ve Irak’ın en önemli şehirlerinden biri olan Süleymaniye şehirleri bulunmaktadır.” dedi.

    ABD işgalinin Kandil’in dönüm noktası olduğunu kaydeden Atatürk Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi

    Savaş Eğilmez, “Terör örgütü PKK, Kandil’e Celal Talabani’nin desteği ile ilk kez 1992 yılında yerleşmeye başladı. Bu tarihten 2003 yılına kadar terör örgütünün bölgeye yerleşimi belli bir seyir izlerken söz konusu tarihte, ABD’nin Irak’ı işgaliyle birlikte PKK, Kandil’i ana üs haline getirdi.

    Yıllar geçtikçe terör örgütünün bölgedeki kamp sayısı 100’e ulaşırken terörist başları Murat Karayılan ve Cemil Bayık da Kandil’de barınmaya başladı. Artık terör örgütünüm insanlık dışı saldırıları burada planlanıyor, örgüte talimatlar Kandil’den gönderiliyordu. Terörist sayısı yüzde 80 azaldı. Bu güne kadar Türkiye’ye yönelik yapılan pek çok saldırı Kandil’den planlandı. Terör örgütünün Kandil talimatıyla Çukurca, Erzincan, Silvan, Hakkâri ve Dağlıca’da yaptığı saldırılarda, Türk Devleti ne yazık ki 85 şehit verdi.

    Kandil’e 2003 yılından 2017 yılına kadar yaklaşık 6000 terörist yerleşti. Son dönemde Türk Devleti’nin terörle mücadele kapsamında bölgede yürüttüğü etkin operasyonlar neticesinde Kandil’deki terörist sayısının yaklaşık 1000 dolaylarına düştüğü tahmin edilmektedir.

    Terör örgütü Kandil ve çevresinde yaklaşık 50 km karelik bir alanı kontrol ediyor. PKK’nın ana üs olarak Kandil’i seçmesinin en önemli sebebi dağın topoğrafik özellikleridir.

    Oldukça sarp bir yapıya sahip olan dağda çok sayıda mağara ve ormanlık alanlar mevcut. Kandil’de terör örgütüne ait eğitim kampları, cephanelikler ve seyyar sağlık üniteleri bulunuyor. Kandil, komuta kontrol merkezi, lojistik, eğitim kampları ve toplantı alanlarıyla PKK terör örgütü için hayati öneme sahip bir mevki.

    Türkiye sınırına 9-10 günlük yürüme mesafesinde olan Kandil’de örgütün farklı bölgelerden getirdiği militanlara hem askeri hem de doktrinel eğitim veriliyor.” diye konuştu.

    Öğretim Üyesi Savaş Eğilmez, terör örgütünün bölgeyi askeri açıdan ele geçirilemez ve ulaşılamaz olarak gördüğünü kaydederek, şöyle konuştu:

    “Bu algının yanında Kandil Dağı terör örgütünün temsili içinde tartışılmaz bir konuma sahip. Çünkü terör örgütünün sözde yöneticileri Kandil Dağı’nda kendine yakın kuruluşları, ülkemizde sözde demokrasi havalisi ve örgütün siyasi uzantısına mensup milletvekillerini hatta Amerika ve Avrupa’dan devlet ve terör sever sivil toplum örgütlerinin temsilcilerini ağırlıyor, dış dünyaya karşı Kandil merkezli meşruiyet algısını oluşturuyor.

    Terör örgütü için Kandil bir temsil sembolüdür. Kandil terör merkezi dağıtıldığında PKK’ya askeri ve lojistik açıdan ağır bir darbe vurulmasının yanında örgütün meşruiyet merkezi de imha edilecektir.

    Kandil’i kaybeden terör örgütü mensupları Türkiye sınırına yöneldikleri an açık hedef haline gelecektir.

    Kısacası kandili kaybeden bir PKK, militanlarını, kamplarını, lojistiğini, motivasyonunu ve çok daha önemlisi meşruiyetini kaybedecektir.”