Etiket: Satıyor

  • Savaşta elini kaybeden küçük Hüseyin mendil satıyor

    Suriye’de süren iç savaş sırasında atılan bir bombadan dolayı elini kaybeden 5 yaşındaki Hanbel Hüseyin, Adana’da mendil satarak aile bütçesine katkıda bulunuyor.

    Suriye’de yaklaşık 6 yıldır süren iç savaş nedeniyle milyonlarca Suriyeli ülkelerinden göç etti. Bu savaş ve göçten en fazla etkilenenler ise çocuklar oldu. İç savaş sırasında Beşar Esad’a bağlı rejim güçlerinin attığı varil bombalarından yaralanan ve ailesiyle birlikte Suriye’den kaçarak Adana’ya gelen 5 yaşındaki Hanbel Hüseyin de bunlardan biri. Anne, baba ve kardeşleriyle birlikte savaştan kaçıp canlarını kurtarmışlar ancak atılan bombadan dolayı sağ elini bilekten kaybetmiş Hüseyin. Küçük çocuk, burada okula gitmesi gerekirken trafik ışıklarında mendil satarak aile bütçesine katkıda bulunuyor. Araçlar kırmızı ışıkta durduğunda yaklaşan Hüseyin, zayıf Türkçesiyle uzattığı mendil için 1 lira istiyor.

  • ’Gevrek Kraliçesi’ Lütfiye teyze 10 yıldır gece gündüz gevrek satıyor

    10 senedir gece, gündüz gevrek satarak yaşamını sürdüren İzmirli Lütfiye Gezer, kış aylarının gelmesiyle birlikte gece gevreği satışlarını hızlandırdı.

    İzmir’in Ödemiş ilçesinde yaşayan ve 5 yıl önce eşini kaybeden Lütfiye Gezer, eşinin işi olan gevrekçiliği sürdürüyor. Ödemiş’in en işlek caddesi olan Saraçoğlu Caddesi’nde gevrek satan Lütfiye Gezer, işini severek yaptığını söyledi.

    Kışın kendisini iyiden iyiye hissettirdiği şu günlerde gece saatlerinde gevrek arabasının yanında ısınmak için mangal yakan Lütfiye Gezer’in müşterileri de mangalın sıcaklığından faydalanıyor. Daha önce eşiyle birlikte gevrek sattığını ifade eden Gezer, “Eşimi kaybettikten sonra kendim gevrek satmaya devam ettim. 3 çocuğum var, onlara yük olmak istemiyorum. İşimi severek yapıyorum. Uzun yıllardır sürdürdüğüm için alıştım ve bu ortamdan kopmak istemiyorum” dedi.

    Sabah saatlerinde 60-70 civarında gevrek sattığını ifade eden, çevredekilerin taktığı isimle “Gevrek Kraliçesi”, geceleri ise 150-200 arasında gevrek sattığını söyledi. “Kendimi bildim bileli çalışmayı seviyorum” diyen Gezer, “Evde boş olmayı tembellik görüyorum ve tembel bir insan da olmak istemiyorum. Çok şükür sağlığım sıhhatim yerinde. Sağlığım el verdiği sürece de çalışmaya devam edeceğim. Hayat mücadelemi sonuna kadar sürdüreceğim” diye konuştu.

    Ayaklarının üzerinde durabilmekten çok mutlu olduğunu söyleyen ’Gevrek Kraliçesi’ Lütfiye teyze, “İşimi severek yapıyorum. Herkesin işini severek yapmasını diliyorum. Ben kimseye muhtaç olmak istemiyorum. Bana göre herkes çalışmalı ve herkes ayaklarının üzerinde durabilmeli. Ben kendi ekmeğimi kendim kazandığım için, ayaklarımın üzerinde durabildiğim için çok mutluyum. Bu durum bana güç veriyor ve işimi daha da mutlu yapıyorum” ifadelerini kullandı.

  • Hibrit otomobiller yok satıyor

    Hibrit otomobiller Bursa’da görücüye çıktı. 9. Otomobil, Ticari Araçlar, Motosiklet, Bisiklet ve Aksesuarları Fuarı’na (Bursa Oto Show 2016) katılan dünyanın en büyük otomobil devleri, Hibrit modellerini tanıttı.

    Hibrit otomobilleri 1980 yılından bu yana ürettiklerini belirten Toyota Akkayonlu Plaza Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Coşkun, en geç 10 sene zarfında benzinli ve dizel araçların kalmayacağını ileri sürdü. Hükümetin yürüttüğü politikalar sayesinde hibrit araçlardan alınan vergilerin yüzde 50 düşürüldüğünü, bu sayede satışların arttığını belirten Coşkun, “Toyota Yaris modelinde hibrit araçlarımız var. CHR modelimiz 1.8 hibrit olarak geliyor. Zaman içerisinde hibritlerin payı vergi avantajı sağlandığında oldukça artacak. Satışlarımız hibrit otomobillere doğru kayıyor” dedi.

    Dünyada İsveç, Norveç, Danimarka ve Hindistan’da dizel 2017’nin 6. ayından itibaren yasaklanacağını belirten Orhan Coşkun, “Benim tahminime göre 5 ila 7 sene arasında benzinli araçların pazar payı çok düşecek. 10 yıla kadar dizel ve benzinli otomobiller ortadan kalkacak. Hibrit otomobiller, hatta güneş enerjili otomobiller devreye girecek. Bunlarda 2 tane motor var. Fişe takma yok. Belli bir kısım elektrikle gidiyor, sonra benzin devreye giriyor. Çevre kirliliği hiç yok. Normal araçlara nazaran yüzde 60 yakıt tasarrufu sağlıyor” diye konuştu.

    Hibrit modellere büyük talep olduğunu anlatan Orhan Coşkun, “CHR otomobillerin fiyatı 83 bin liradan başlıyor. Fuar süresince ve bu ayın sonuna kadar tenzilat var. Hibrit olmayan modeller ile 10 bin lira civarında fark var. Şu anda hibrite talep çok. Bu sene 55 bin rekorunu kıracağız. Önümüzdeki sene de rekorları alt üst etmeye çalışacağız” dedi.

  • Bu bıçaklar yok satıyor

    Çanakkale’nin Ayvacık ilçesine bağlı Babakale köyünde tamamen el işçiliğiyle yapılan bıçaklar adeta yok satıyor. Sadece 2 atölyede üretilen bıçaklar için en erken Ocak ayına sipariş veriliyor.

    Yaklaşık 300 yıl önce, Osmanlı imparatorluğunun silah ihtiyacını Kazakistan’dan Babakale’ye getirilen ustalar sağladı. Savaş dönemlerinin bitmesinin ardından, bu meslek de kılıç yapımından bıçak yapımına döndü. Ancak seneler içerisinde, bu geleneği sürdüren sadece 2 atölye kaldı. Babakale’de tamamen el işçiliğiyle bıçak üreten Doğan Tosun, bu işin kendi atölyesi dışında bir de amcasının atölyesinde yapıldığını söyledi.

    Bir bıçağın boyutuna göre 5 saatle 3 gün arasında yapılabildiğini ifade eden Doğan Tosun, bu nedenle gelen taleplere yetişemediklerini söyledi. Doğan Tosun, “Babakale’de ve bölgemizde kültürel bir varlıktır bu. Tarihi 300 yıl öncesine dayanıyor. 1730’larda gelmiş bizim büyüklerimiz buraya. Kazakistan’dan kılıç ustası olarak gelmiş ve o zamandan beri silah ihtiyacını karşılamış. Tabanca tüfek çıkınca kılıç üretimi durmuş ve bıçağa dönmüşler. Baya bir esnaf dağılmış. Şu an iki atölyede yapıyoruz. Amcam ve ben yapıyoruz. Ben de oğluma aktarıyorum. Ama bitmeye yüz tutmuş mesleklerden birisi. Ben 32 senedir yapıyorum. Ben de babamdan öğrendim” dedi.

    Şu anda en erken Ocak ayına sipariş alabildiklerini vurgulayan Tosun, “En küçük bıçak 5 saat en büyük bıçak 3 gün sürüyor. Tamamen elde yapılıyor. Bu sabah en büyük boy bıçağa başladım. Akşama kadar ancak desenleri yapabileceğim. Yarın da sapını ve kılıfı yapmaya çalışacağım. Biz dövme çelikten yaparız. Krom çelik de var müşteri hangisini isterse. Yüzüne desen yaparız. Her ustanın kendi motifi vardır. Bu imza olarak geçer. Kimse taklit etmez. Sapları boynuzdan yaparız. Keçi veya koç boynuzu. Bunlar hayvan tüyü ne renkse boynuzu o renk olur. Yaz olduğu için talep oluyor. Bunları sipariş olarak not alıyoruz. Sırası gelen kişinin bıçağını yapıp gönderiyoruz. Bir kaç ay sonrasına gün verebiliyorum. Çünkü elde yapılıyor. Günde 1 yada 2 tane. Şu anda Ocak ayına gün verebiliyorum. Ancak bu şekilde yetişebiliyorum” diye konuştu.

    Restoranlar da istiyor

    Bıçakların daha çok hediye olarak istenildiğini söyleyen Tosun, “En çok ilgi avcı bıçağına oluyor. Bunu av için değil de süs olarak kullanıyorlar. Hediyelik kullanılıyor. Yemek bıçağı yaptıran oluyor. Restoranlar istiyor. Hem yurt içinden hem de yurt dışından. En belirgin özelliği şekil itibariyle hiç bozulmamış olması Kulaklı yapıyoruz. Ege yöresindeki efe bıçakları gibi. Günümüzde bunu yapamıyoruz. Bazı takımları büyütmemiz lazım onu yapabilmek için. Genellikle kulaklı yapıyoruz” şeklinde konuştu.

  • Bafra karpuzu yok satıyor

    Samsun’un Bafra Ovası’nda yetişen kavun ve karpuzun iyi para etmesi üreticinin yüzünü güldürdü.

    Adana karpuzunun bittiği dönemde çıkan Bafra karpuzu büyük rağbet görüyor. Tüccarlar ürünü tarlada alırken, ilçede hale ilk kez ürün indi. Bafra Ovası’nda bu yıl örtü altı olarak 10 bin dekar alanda karpuz, 9 bin dekar alanda da kavun yetiştirildi.

    Bafra Ziraat Odası Yönetim Kurulu Üyesi üretici Mehmet Bilgiç, “Bu yıl Bafra Ovası’nda yetişen mahsuller çok güzel para yapıyor. Bafra karpuzunu şu anda yok satıyoruz. Bafra kavunu bal gibi. Kavunun da satışları çok güzel, fiyatlar çok iyi” dedi.

    Kozak karpuzun kesilmesini engellemek için Kaymakamlık, İlçe Gıda ve Hayvancılık Tarım Müdürlüğü, Hal Müdürlüğü olarak komisyon kurduklarını belirten Bilgiç, “Şu anda biz örtü altı üretimde çok güzel boşluk yakaladık. Bunu da değerlendirmek istiyoruz. Kozak karpuz yani ham karpuz kesmememiz lazım. Bu erkenciliği devam ettirmek lazım” diye konuştu.

    Karpuz ve kavunun tarlada para etmesi nedeniyle boş kalan Bafra Hali’ne ilk karpuzu traktörle getiren üretici Arif Acar, “Geçen seneye göre fiyatlar çok iyi. Geçen sene bütün çiftçi zarar etti” açıklamasında bulundu.

    Üretici de tüccar da kazanıyor

    Halde karpuz alım-satımı yapan Zafer Boz, “İlk karpuzu getiren bu arkadaşımız. Ben de ilk karpuzu alan kişiyim. Alışverişten memnunuz” ifadelerini kullandı.

    Karpuz ve kavunun hasadının başladığını ifade eden İlçe Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürü Ahmet Dursun ise şunları söyledi: “İlk olarak kavun hasadı başladı. Kavunun faturalı fiyatı 1 TL, karpuz fiyatları ise 75 kuruş civarında. Bafra Ovası geçen yılla aynı ekim alanına sahip. Fakat diğer bölgelerdeki ekimin az olması, küresel ısınmadan dolayı iklimin kurak gitmesi sebebiyle Bafra Ovası kavun ve karpuzda cazibe merkezi haline geldi. Şu anda Bafra Ovası’na Türkiye’nin çeşitli yerlerinden gelen tüccarlar karpuzu hasat edilmeden tarlada pazarlık usulü ile alıp pazarlıyorlar. Bu yılın bereketli bir yıl olacağını düşünüyoruz. Geçen yıl yaşanan olumsuzlukların bu yıl yaşanmayacağını ve üreticinin yüzünün güleceğini tahmin ediyorum.”