Etiket: Satıyor

  • (Özel Haber) Kimsenin ekmediği meyvenin kilosunu 25 liradan satıyor

    Bursa’da Güney Marmara’da ilk yaban mersini bahçesini kuran girişimci, meyvelerin kilosunu 25 liradan satıyor.

    Orhaneli ilçesinde yaşayan Salih Arsil, Güney Marmara bölgesinin ilk yaban mersini bahçesini tesis etti. Salih Arsil, yaban mersinlerinin kilosunu 25 liradan satıyor. Arsil’in diktiği yaban mersini ağaçları 3 yıl sonra meyve vermeye başladı. Şimdi 6 yaşında olan ağaçlar birer kilo meyve veriyor. 2 dönüm alana 300 yaban mersini ağacı diken Arsil’den ürün almak için tüccarlar sıraya giriyor.

    Salih Arsil, 2 dönüm olan yaban mersini bahçesini diktiği yeni fidanlarla 10 dönüme çıkarttı. 6 yıl önce proje kapsamında bu fidanlarını ektiğini ifade eden Salih Arsil, “Bahçemden ilk 3 yıl hiç meyve alamadım. 3 yıldan sonra mahsul almaya başladım. Bu yetiştirdiğim meyveler tamamen organik. Benim bahçem Güney Marmara’da yetişen ilk bahçe. 2 dönüm alana 300 yaban mersini diktim. 1 ağaçtan 1 kilo meyve alıyorum. Kilosunu ise 25 liradan satıyorum” dedi.

  • 71 yaşındaki kadın 7 yıldır duvar üzerinde lif satıyor

    Tokat’ta, 7 yıldır bir okul duvarının demirleri üzerinde sergilediği banyo liflerini satan 71 yaşındaki Akgül Koç, çalışarak moral bulduğunu söyledi.

    Gülbahar Hatun Mahallesi’nde oğlu ve gelini ile birlikte yaşayan yaşlı kadın evde ördüğü banyo liflerini Gaziosmanpaşa Lisesi önüne getirerek satışa sunuyor. Sabah evden çıkarak bazı günler öğle saatlerine kadar çalışan Koç, duvar üzerinde oturarak müşteri bekliyor. Yaklaşık 5 yıl önce hayatını kaybeden eşine destek olmak için çalışmaya başladığını ifade eden Koç, evde sıkıldığını, çalışarak moral bulduğunu söyledi. Okul duvarının demirlerine astığı rengarenk lifleri satarak aile bütçesine katkı sağlayan Koç, “Burada lif satarken eşi dostu görüyorum, gelene geçene bakıyorum. O zaman moralim düzeliyor tekrar evime gidiyorum. Satış yapamadığım günler de oluyor ama olsun. 3 gündür siftah yapamamıştım bugün bir tane lif satabildim. Buna da şükrediyorum gidiyorum evime. El emeğimle ip alıp örüyorum sonrada satıyorum. Kötü bir şey yapmıyorum, kötü bir şey de satmıyorum. Zorla bir şey de satmıyorum. Allah’a şükür alnım açık yüzüm ak. İşine gelen alır, işine gelmeyenden de Allah razı olsun” dedi.

  • Bu fabrika beğeni satıyor

    Çin’de bulunan ’tık fabrikası’ ücret karşılığında takipçi ve beğeni satışı yapıyor.

    10 bini aşkın telefonun aynı anda beğeni ve takip yaptığı ’sahte tık’ fabrikası, takipçi sayınızı saniyeler içinde binli rakamlara çıkarabiliyor. Çin’deki tık fabrikasından çekilen görüntülerde, tüm sosyal medya hesapları ücret karşılığında beğeniliyor ya da takip ediliyor. Bununla da kalmayan fabrika, isteğe göre, mobil uygulamaları beğenerek, arama listelerinde üst sıralara çıkarıyor. Tık fabrikasının müşterileri arasında ünlüler de var büyük teknoloji şirketleri de. Onlarca çalışanın telefonları yönettiği fabrika’da, Bin İnstagram takipçisi 12 Dolara satılırken Bin Twitter takipçisi 10 Dolardan satış buluyor.

  • Yusufeli’nde yapıyor, dünyaya satıyor

    Artvin’in Yusufeli ilçesinde bıçak ustası Ali Tamyürek kendi elleriyle yaptığı bıçakları sipariş üzerine tüm dünyaya satıyor.

    Kendine ait atölyesinde kendi tasarımlarıyla bıçakları yapan Ali Tamyürek’in bıçaklarını diğerlerinden farklı kılan şey ise kabzaları. Kabzalarda Tamyürek, keçi ve geyik gibi birçok hayvanın boynuzunu kullanıyor. İşlemeli kabzalarıyla dikkatleri üzerine çeken bıçakları bölgeye gelen yerli ve yabancı avcıların dikkatini çekerken, bıçaklara koleksiyoncular ve askeri personel de yoğun ilgi gösteriyor.

    Bıçak üretimi ile ilgili bilgi veren Ali Tamyürek “Bölgenin tanıtımı üzerine üretmeye çalıştık ve öyle de üretiyoruz, gayet güzel oldu. Bıçakların öncelikle tasarımlarını yapıyoruz, hayal dünyasında oluşumunu sağlıyoruz, kağıda döküyoruz. Kağıda dökülen malzemeleri de kesiyoruz, şekillendiriyoruz ve çizimini yaptığımız son haline getirmeye çalışıyoruz” dedi.

    Bıçak yapılışının aşamalarını anlatan Tamyürek “İlk etapta çelikler kesilir, şekillendirilir. Şekillendikten sonra ağızları açılır, ısıl işlemleri yapılır, ısıl işlemlerden sonra seçilen özel malzemelerden kabzaları yapılır. Ona göre de kabzaların tasarımları uygulanır, şekillendirilir ve bitirilir. Ona göre kılıfını derisini de hazırlarız ve böylece eserimizi bitirmiş oluruz” şeklinde konuştu.

  • Uluslararası basındaki “Türkiye’de Suriyeliler böbreklerini satıyor” iddialarına tepki

    Türkiye Organ Nakli Vakfı, bazı yabancı basın kuruluşlarının “Türkiye’deki Suriyeli mültecilerin organlarını sattığına“ dair iddialarına tepki gösterdi. Vakfın Yönetim Kurulu Başkanı Eyüp Kahveci, “Bu haberlerin hiçbir dayanağı ve gerçekçi yönü yok. Tamamen hayal ürünü haberler. Bu haberlerin mültecilere kucak açan hem Lübnan için hem de Türkiye için bir karalama kampanyası olarak yapıldığını düşünüyoruz” dedi.

    Bazı yabancı basın kuruluşları, Türkiye’de bulunan mültecilerle ilgili dikkat çeken iddiaları gündeme getirdi. Türkiye’de yaşayan Suriyeli mültecilerin ekonomik sıkıntılar yüzünden para karşılığında böbreklerini sattığının öne sürüldüğü haberlerde 18 bin mültecinin böbreklerinden birer tanesini 30 bin euro karşılığında nakil yaptırdıkları aktarıldı ve organ nakillerinin Malatya’da yapıldığı iddia edildi.

    “Haberler Şam kaynaklı”

    Dünya basınına yansıyan “Türkiye’deki Suriyeli mültecilerin organlarını satıyor” iddialarının ardından konunun derinliğini araştırdıklarını ve haberlerin Suriye’nin başkenti Şam merkezli bir üniversiteden kaynaklandığını tespit ettiklerini dile getiren Türkiye Organ Nakli Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Eyüp Kahveci, İHA’ya bahsi geçen konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 18 bin mültecinin organ nakli yaptırarak organlarını maddi beklentiler karşılığında satmasının büyük bir hadise olduğunu belirten Kahveci, “Bu rakamların neye göre, nasıl tespit edildiği, bu kadar vakanın hangi ülkelerde organ nakli için böbreklerinin alındığı konusunda hiçbir bilgiye rastlamadık. Organların para ile alınıp satılması kabul edilemez bir şey olacağı gibi 18 bin gibi çok yüksek bir rakamın uluslararası alanda dolaşıma girmesi ve organ nakli için kullanılıyor olması büyük bir hadise. Bunun göz ardı edilmesi mümkün değil” diye konuştu.

    “Organ nakli sistemi Türkiye’de çok sıkı denetime tabi olan bir sistem”

    Haberlerin Türkiye’yi zedeleme çabasıyla yapıldığına işaret eden Kahveci, Türkiye’nin 3 milyona yakın mülteciye ev sahipliği yaptığını hatırlatarak şunları ifade etti:

    “Türkiye 3 milyon mülteciye ev sahipliği yapıyor. Bunun için maddi ve manevi birçok kaynağını harcıyor. Buna karşılık bu şekilde haberlerin yapılması insan onurunu zedeleyici, etik dışı ve mağdur durumda olan insanların bu şekilde kullanılmasına yönelik bir izlenim ortaya çıkaracağından dolayı bunların kabul edilmesi mümkün değil. Bunlar zedeleyici haberler. Organını satarak Türkiye Cumhuriyeti içerisinde bir kişinin organ nakli olması mümkün değil. Organ nakli sistemi Türkiye’de çok sıkı denetime tabi olan bir sistem; bir kişinin sistemde yasa dışı yollardan bir nakil olarak bu sistemin içerinde takip altına girmesi mümkün değil. Ancak bunlar yurt dışında bu işle ilgili yasal düzenlemelerin olmadığı ve adli kontrol sitemlerinin zayıf olduğu ülkelerde yapılabilir.”

    “Çok ilgi çekici ve acı verici”

    Kahveci, uluslararası basında yer alan “Türkiye’deki Suriyeliler böbreklerini satıyor” haberlerinin Avrupa Parlamentosunun geçen sene yayımladığı raporda yer almasını da eleştirerek, “Astronomik rakamlardan bahseden asılsız haberlerin bazı uluslararası kuruluşların raporlarına da girmiş olması çok ilgi çekici ve acı verici. Özellikle Avrupa Parlamentosu organ trafiğine yönelik geçen sene bir rapor yayımladı. Bu raporun içerisinde bu gazete haberlerine dayanarak bir takım ifadeler kullanılmış. Burada Türkiye’nin de adı geçiyor. Bu kabul edilebilir bir şey değil. Bu haberlerin hiçbir dayanağı ve gerçekçi yönü yok. Tamamen hayal ürünü haberler olduğunu, belki de mültecilere kucak açan hem Lübnan için hem de Türkiye için bir karalama kampanyası olarak yapıldığını düşünüyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

    “Hiçbir bilgi ve belge yok”

    Düzenledikleri hukuk sempozyumunda mültecilerin böbreklerini sattığına ilişkin haberleri irdelediklerini belirten Kahveci, şunları kaydetti:

    “Ne TBMM İnsan Hakları Komisyonuna bu konu hakkında yansıyan bir bilgi var ne Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliğine gelen bir bilgi var ne de Sağlık Bakanlığı kayıtlarında kamplarda yaşayan mültecilerin böbreklerinin alındığına dair ve organ ticaretine bulaştıklarına dair hiçbir bilgi ve belge yok. Kamplarda uzun süre incelemelerde bulunan uzmanların gözlemlerinde de böyle bir bilgi yok. Dolayısıyla bunlar tamamen uluslararası alanda Türkiye’yi karalama haberi olarak çıktığını düşünüyoruz. Başka hiçbir türlü bir izahı mümkün değil. Bir somut bilgi, belge olsa biz bunun üzerine gideriz ve Sağlık Bakanlığı ve ilgili kuruluşları bunun üzerinde titizlikle duracaklardır diye düşünüyorum. Bizim bu konu ile ilgili son derece katı yasalarımız var. Artı bu alandaki organ trafiğinin uluslararası alanda önlenmesine yönelik en ciddi çalışmalar son iki seneden beri Türkiye ayağından yürüyor.”