Etiket: Satıyor

  • Ehram ürünleri yok satıyor

    Ehram ürünleri yok satıyor

    Erzurum 1. Organize Sanayi Bölgesinde Aziziye Belediyesi tarafından hizmete açılan El Sanatları Üretim İşletmesi coğrafi işareti tescil edilen ehram ile dünyaya açılıyor.

    Bir zamanlar Erzurum’da kadınların koyun yününden kendi elleriyle yaparak kullandığı çarşaf şeklinde ki giysi şimdilerde yerli ve yabancı turistlerin de ilgi odağı oldu. Kadın giyiminde tercih edilen ceket, etek ve çeşitli takılarda çeşitlendirilen bu tesiste erkekler içinde giysi ve takılar düşünülmüş. Cazibesi son yıllarda artış gösteren ehramın yaygınlaştırıp istihdam ve ekonomiye katkı sağlamayı düşündüklerini anlatan Aziziye Belediye Başkanı Muhammed Cevdet Orhan, yerel yönetimler olarak kültürün ve ekonominin gelişmesi anlamında çalışmalar yürüttüklerini dile getirdi.

    Yeni üretim tesisleri yeni istihdamlar hedeflediklerini söyleyen Başkan Orhan, “El Sanatları Üretim İşletmemiz ekonomiye katkı sunmaya başladı. Coğrafi işaretini aldığımız ehram kumaşından üretilen birçok ürün piyasada yerini aldı.” diye konuştu.

    Başkan Orhan, Üretim Tesisini İnceledi

    Başkan Orhan, beraberinde belediye yöneticileri ile üretim işletmesini gezdi. Aziziye Belediyesi olarak özellikle eksikliği hissedilen istihdamın artırılmasına yönelik projeler geliştirdiklerini anlatan Başkan Orhan, “Özellikle ev hanımlarımıza meşgale edinmeleri ve ev ekonomisine katkı sağlamaları amacıyla açtığımız benzer tesisler içinde projeler geliştiriyoruz” şeklinde konuştu.

  • 80 yaşında, 50 yıldır kumaş satıyor

    Şanlıurfa’da yaşamını sürdüren 80 yaşındaki adam hem ilerleyen yaşının getirdiği zorluklar hem de hayat şartlarına başa çıkarak çalışmaya devam ediyor.

    Şanlıurfa’da yaşayan 80 yaşındaki İmam Demir hem ilerleyen yaşının getirdiği zorluklar hem de hayat şartlarına başa çıkarak çalışmaya devam ediyor. Balıklıgöl Platosunda bulunan Dergah çarşısında kumaş satan Demir, hayatın zorluklarına rağmen 50 yıla aşkındır kumaş satarak, geçimini sağlıyor.

    “Hayatım hep çalışmakla geçti”

    İlerleyen yaşına rağmen çalışmaya devam eden kumaş satıcısı İmam Demir, “Ben 35 yıl devlet memurluğu yaptım. 50 yıldır bu çarşıdayım, kumaş satıyorum. Kumaşlarımız ithal malıdır. Kore ve Çin malıdır. Kumaşların metresi 50 liradan 100 liraya kadarda kalitesine göre değişiyor. Almanya’ya gidiyordum ithal kumaşları getirmek için. Alman kadifesi daha meşhurdur. Benim 6 kız ve 3 oğlum var. Çocuklarımı okuttum. Yaşım 80 olmasına rağmen hala çalışıyorum. Benim 30 tanede torunum var. Şimdi ise ben tek başıma yaşıyorum. Eşimde rahmetli olmuş. Sağlığım çok şükür yerindedir. Hayat böyle geçiyor” dedi.

    “Bu dünyadan hiçbir şey anlamadım”

    Bu dünyadan hiçbir şey anlamadığını sadece sabah namazında huzur bulduğunu belirten İmam Demir, “Dünya işiyle huzur bulamıyorum. Sabah namazında huzur buluyorum. Şimdiki insanlar çok değişmiş, ahir zaman az kalmıştır. Şimdiki çocuklar analarını, babalarını tanımıyor, saygı göstermiyorlar. Kıyametin kopması yakındır. İnsanlar değişiyorlar, her şey değişiyor. Şimdiki insanlarda merhamet, vicdan, namus kalmamış. Bunlar kıyamet alametidir. Şimdiki ailelerde çocuk aileye saygı göstermez, kadının, seni dinlemez. Saygı sevgi, anlayış yok. Şimdi her şey yalan dolan olmuş. Eski ile şimdiki insanlar çok farklıdır. Şimdiki zamanda hayır, bereket kalmadı. Eski zamanda bir evde 10 kişi vardı, sadece bir kişi çalışıyordu. Evin tüm ihtiyacını karşılıyordu. Biz 9 kardeştik. Ben tek çalışıyordum. Herkesi doyuruyordum. İdare ediyorduk. Şimdi bir evde 10 kişi varsa, hepsi de çalışıyor ama yetmiyor. Çünkü hayır, bereket kalmadı” diye konuştu.

  • Ayaz gören lahana yok satıyor

    Bayburt’ta soğuk hava gören lahanaya vatandaşlar yoğun ilgi gösteriyor.

    Bayburt’ta çiftçilerin önemli geçim kaynakları arasında yer alan ve normal şartlarda Eylül ayında olgunlaşan lahananın hasadı, soğuk havaların gelmesi beklenerek Kasım ayında yapılıyor.

    Bayburt ve yöresinde yetiştirilen, geniş ve kalınca kat kat yaprakları olan, güz ve kış sebzesi, lahananın soğuk hava görmesiyle daha lezzetli olduğunu belirten vatandaşlar ürün pazara inmeden tarlada satın alıyor.

    Bayburt merkeze bağlı Gümüşsu köyünde çiftçilik yaparak geçimini sağlayan Ali Rıza Kelleci, yıl boyunca büyük emek vererek yetiştirdiği organik fasulye, patates gibi sebzeleri sattığını ancak lahanayı soğuk hava görmesi için beklettiğini söyledi.

    Bugünlerde sattığı lahanaya vatandaşların yoğun ilgi gösterdiğini ve çoğu müşterisinin ürünlerini tarladan aldığını söyleyen Kelleci şunları kaydetti:

    “Bu lahanalar soğuk hava görünce sertleşir, sıkılaşır. Ondan sonra hasadı yapılır. Vatandaşta bunun farkında. Eğer lahana parlak ser, sıkıysa vatandaş hemen alıyor. Şu anda lahananın en iyi zamanı. Ama bir iki günde bütün lahanalar tükenir. Bundan 15 20 gün önceki lahana olsaydı o sadece yemeklik olurdu. Şu andaki lahananın hem muhafazası daha kolay hem de daha lezzetli. Şu andaki lahana serin bir yerde tutularak ilk bahara kadar muhafaza edilebilir.”

  • Sivas’ta üretiyor, dünyaya satıyor

    Sivas’ta bakkallık yapan ve hobi olarak başladığı ahşap ile çelik oyma sanatıyla çelik nacak, baston gibi birçok el sanatı eserler üreten Hayati Arslan ürettiği ürünleri Amerika başta olmak üzere birçok Avrupa ülkesine gönderiyor.

    Kent merkezinde Sait Paşa Caddesi üzerinde bakkal işleten evli ve üç çocuk babası Hayati Arslan (48) hobi olarak ahşap ve çelik oyma sanatıyla ilgilenmeye başladı. Arslan, evinde kurduğu küçük atölyesinde çelik nacak, baston, kemik tarak, sürahi, tespih ve tablo gibi ürünler üretiyor. Ahşabı ve nacağı el işçiliğiyle sanat eserine dönüştüren Arslan sipariş üzerine gelen talepleri özenle hazırlıyor. Sipariş üzerine hazırladığı ürünleri Arslan Amerika başta olmak üzere birçok Avrupa ülkesine gönderiyor. Baston ve çelik nacaklar bin lira ile 3 bin lira arasında satılıyor.

    Meslek hayatıma bakkal olarak devam ettiğini ve hobi olarak ahşap ve çelik oyma sanatına başladığını anlatan Arslan,”Oyma sanatına başladım, tespihle uğraştım. Ondan sonra nacak oyma, baston oyma, çömlek oyma falan derken gece dükkanı kapattıktan sonra sabaha kadar bu işlerle uğraşıyorum. Zamanla talepler artmaya başladı, nacak talebi artmaya başladı. Sivas’ımızda kaybolmaya yüz tutmuş bazı şeyler vardı biz bunları gün yüzüne çıkartalım dedik. Kaşıktır, kemik taraktır, Sivas bıçağıdır, su testisi, çömlektir bunlarla beraber bastonu da ön planda tutarak tespih oyma sanatı, işleme sanatı bunlarla uğraşıyorum. Taleplerimiz gün geçtikte daha çok artıyor. Yetişmek için uğraşıyorum. Bu mesleği arkamdan gelecek yeni nesillere bırakmak istiyorum. Çıraklar yetiştirmek istiyorum. Bu unutulmaya yüz tutmuş bir sanattı” dedi.

    “Amerika ve Avrupa’ya gönderiyorum”

    Ürünlerinde çiçek motifi kullanmayı sevdiğini ifade eden Arslan, “Çiçek motifi daha güzel oluyor. Osmanlı motifleri de kullandığımız oluyor ama Osmanlı motiflerinde üç boyutlu canlılık verme zor oluyor. Tamamen yüzeysel olduğu için Osmanlı motifi biz genelde canlı çiçek motiflerini kullanıyoruz. Sivas’ımıza ait kültürel olarak Çifte Minare, Eğri Köprü gibi şeyleri isteyenler oluyor. Canlı obje çalışmayı sevmiyorum. Kendime ait motiflerim var. Genelde yurt dışından talepler oluyor. Amerika ve Almanya’dan isteyenler oluyor. İş adamlarına gönderdiğimiz oluyor. Hediye olarak bürokratlar gönderiliyor. Taleplerimi devamlı artıyor. Sivas’ın ismi duyulsun istiyorum. Unutulmaya yüz tutmuş eserlerimiz gün yüzüne çıksın istiyorum” diye konuştu.

  • 33 yıldır aynı yerde kestane satıyor

    Çorum’un Kargı ilçesi’nde kış aylarının vazgeçilmezi kestane satışları başladı.

    Kargı’da 1985 yılından buyana kestanecilik yapan Muharrem Minez her yıl Ekim ayında Atatürk Caddesi’nde PTT önünde tezgahını kurarak Kargılılara kestane lezzetini sunuyor.

    33 yıldır aynı yerde kestane satan Muharrem Minez, geçen seneye oranla fiyatların biraz yüksek olduğunu belirterek, “Kış aylarının vazgeçilmezi kestanede sezonu açtık. Geçtiğimiz yıl kestaneye halkın ilgisi vardı. Bu yılda talep oldukça iyi ancak fiyatlar biraz yükseldi. Soğuk kış günlerinde vatandaş sobanın üzerinde kestaneyi pişirip yiyor. Sağlık açısından birçok faydası bulunan kestane, muhabbetin de baş tacı oluyor. Fakat artık birçok evde soba bulunmadığı için biz bu hizmeti halkımıza sunmaya devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.

    Geçen sene kavrulmamış kestanenin kilosu 9 TL ile 15 TL arasında değişken bu sene 10 TL ila 20 TL arasında değişiyor. İlçe’de en çok tercih edilen kestane türü olan kavrulmuş kestanenin kilosu ise 30 liradan satılıyor.