Etiket: Satıp

  • El emeği göz nuru ürünlerini sosyal medyadan satıp aile ekonomilerine katkı sağlıyorlar

    El emeği göz nuru ürünlerini sosyal medyadan satıp aile ekonomilerine katkı sağlıyorlar

    Olurlu ev hanımları el emeği göz nuru yaptıkları ürünleri Instagram sayfasında satışa sunuyorlar.

    Olur Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde Halk Eğitim Müdürlüğü tarafından Olurlu ev hanımlarına yönelik açılan kurslarda el emeği göz nuru ile yaptıkları hediyelik eşyaları satarak evlerine ekonomik katkıda bulunuyorlar. @hem_el_emegi hesabı üzerinden ürünlerini pazarlayan ev hanımları ürünlerin büyük ilgi gördüğünü belirtiyorlar.

    Halk Eğitim Merkezindeki oya dantel ve biçki dikiş kurslarına yaptıkları kaneviçe işlemeleri anahtarlıklar Doğal bebekler yazma oyaları anahtarlıklar elbise gibi birçok ürünü kursa yönelik açtıkları ınstagram sayfasına fotoğraflarını yükleyip internet üzerinden satışlarını yapıyorlar. Kursiyer bayanlar, eski kıyafetlerini de yeniden farklı giysiler dikerek değerlendiriyorlar.

    Kursiyer bayanlar, “Evlerimizde boş boş oturuyorduk, kurslar sayesinde zamanımız çok güzel geçiyor evimize ekonomik katkıda bulunuyoruz, çok mutluyuz” dediler.

    Nakış Öğretmeni Öğretmeni Reyhan Keskin ise “Olur Halk Eğitim merkezinde hanımlar için kurs açtık. Kursumuzda hanımların yaptıkları ürünleri ınstagram adresinde satışa sunuyoruz, bu sayede kadınlarımız aile ekonomilerine katkıda bulunmuş oluyorlar. Yaptıkları ürünler Havlu, seccade, takılar, örgü bebekler anahtarlıklar gibi ürünler yapıyoruz, kadınlarımız para kazanıyorlar” dedi.

    Kursiyer Sema Meral, “Kursta el işleri yapıyoruz her türlü işleme nakış örgü ınstagram hesabımızda satışa sunuyoruz. Burada çok güzel vakit geçiriyoruz bulunduğumuz bölge küçük bir yer bu kurs bizim için çok iyi oldu aile bütçemize katkı sağlıyoruz. Yaptığımız ürünleri değerlendiriyoruz, ortam çok güzel” dedi.

    Kursiyer Zümrüt Çalışkan ise “Çocuklar sağlıklı oynasınlar diye bu bebekleri doğal ipliklerden yapıyoruz, çocuklar ağızlarına alınca hastalanmasınlar mikrop kapmasınlar diye bebekler yapıyoruz” dedi.

    Kurs Öğreticisi Rüveyda Akıncı, “Geri dönüşüm projelerimiz var. Bu projemizde evimizde atıl olan kullanılmayan giysilerimizden geri dönüşümler yapıyoruz. Önlük gibi çanta gibi ürünler yapıyoruz Hanımlarımız da güzel vakitler geçiriyorlar” dedi.

  • Pilav satıp hasta hayvanları tedavi ettiriyorlar

    Aydın’ın Efeler ilçesinde, bir grup üniversite öğrencisi hazırladıkları pilavları satarak, kazandıkları paralarla hayvanları tedavi ettiriyorlar.

    Aydın’da çoğunluğu üniversite öğrencileri ve vatandaşlardan oluşan hayvan severler, Sevgi Yolu’nda hasta olan sokak hayvanlarının tedavi masraflarını karşılamak için pilav satıyor. Her gün görevli bir kişi tarafından hazırlanan pilav seyyar araçta vatandaşlara satılıyor. Yaklaşık 3 aydır her gece pilav satan gençler, elde ettikleri kazançla hasta olan hayvanları tedavi ettiriyor, mama ihtiyaçlarını karşılıyor.

    Amaçlarının hasta hayvanları tedavi ettirmek olduğunu kaydeden hayvan sever öğrenci Nazlı Toksöz “Tek isteğimiz hasta olan hayvanların iyileşmesi ve sıcak bir yuvaya sahip olması. Bu amaç doğrultusunda yaptığımız pilav satışına vatandaşlarımız yoğun ilgi gösteriyor. Çevre esnafımız da bizi yardımcı oluyor. Tüm vatandaşlarımızdan destek bekliyoruz. Hayvanların sağlığı için pilav satışı yapmaya devam edeceğiz” dedi.

  • AK Parti Isparta İl Başkanı Zabun: “FETÖ kalıntılarının evlerini satıp, spekülasyona destek verdikleri ihbarı aldık”

    AK Parti Isparta İl Başkanı Osman Zabun, FETÖ kalıntılarının evlerini satıp döviz satın alarak, spekülasyona destek verdikleri yönünde ihbarlar aldıklarını, bu ihbarları da devletin ilgili kurumları ile paylaştıklarını açıkladı.

    AK Parti İl Başkanı Osman Zabun, düzenledikleri basın toplantısında İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirinin sorusu üzerine, özellikle sosyal medya üzerinden spekülasyon ve yalan haberlere dayalı olarak döviz üzerindeki baskıyı olumsuz etkileyecek girişimlerle ilgili gerekli soruşturmaların başlatıldığını belirterek, “Bize de geliyor, vatandaşlarımız arıyor. Özellikle son bir ay içerisinde bu spekülasyona destek vermek amacıyla evini satıp dövize geçen birtakım olumsuz ve art niyetli yaklaşımların olduğuna dair ihbarlar geliyor. Biz de hem bu ihbarları devletimizin ilgili kurum ve kuruluşlarıyla paylaşıyoruz. FETÖ kalıntılarının bu anlamda bu spekülasyona destek vermek için geçmişteki hareketlerine benzer tarzda hareket ettiklerine dair ihbarlar var. İlgili kurumlar bunu araştıracak böyle bir durum varsa da hukuk içinde gerekli işlemler yapılacaktır” dedi.

    “17-25 Aralık’tan sonra Cumhurbaşkanımızın çağrısıyla dövizlerimizi bozdurmuştuk”

    Son günlerde döviz kurları üzerindeki dalgalanmalara ilişkin açıklamalarda bulunan Başkan Zabun, “Bunlar ekonomik verilerden kaynaklanan problemler değil. Türkiye’nin döviz ve altın rezervlerine, ihracat rakamlarına baktığınız zaman, yıllara sari olarak cari açıkta önemli artış olmamasına rağmen büyüme rakamları dünyada birinci sıraya oturmuşken bu tür dalgalanmaların olmasının ekonomik verilerle izah edilebilir herhangi bir tarafı yok. Ben ekonomist değilim ama siyasetçi olarak konuya baktığımız zaman bu dalgalanmaların tamamen spekülatif ve manipülasyona dayalı olduğunu hepimiz görüyoruz. AK Parti iktidarlarından önceki krizlerden yola çıkarak değerlendirecek olursak o krizlerde dövizlerin sürekli yukarı çıktığını görüyoruz. Yukarıya çıkıştan sonra kısa süre içerisinde ciddi oranlarda aşağı düşüş söz konuysa bu durumun Türkiye’nin ekonomik durumundan değil dışarıdan yapılan müdahalelerden kaynaklandığını görebiliriz. Milli direnç önemlidir. Milli direnç gösterilmesi gerekir. Cumhurbaşkanımızın çağrısı önemlidir. Dövizle alakası olmayan, ekonomi sektöründe faaliyet gösteren tüm firmalar açısından da anlamsız döviz depolamanın gereği olmadığından yola çıkarak özellikle doların bozdurulmasıyla ilgili bir mesajı olmuştur. Milletimiz bu mesaja çok güçlü destek vermiştir. Destek veren tüm hemşerilerimize teşekkür ediyoruz. 17-25 Aralık’tan sonra Cumhurbaşkanımızın çağrısıyla 3-5 kuruş neyse birikmiş döviz varsa bozdurmuştuk. O günden sonra dövizle hiç alakam olmadı. Dövize ihtiyacı olan bir sektörün içerisinde de değiliz zaten” ifadelerini kullandı.

  • Bileziklerini satıp, organik solucan gübresi üretimine başladılar

    Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesinde 2 ev hanımı, bileziklerini satarak kurdukları solucan çiftliğinde 4 milyondan fazla solucanla ayda 4 ton organik solucan gübresi üretmeye başladı.

    Tesisteki solucanlar için tıpkı birer çocuk büyütür gibi özenle mama hazırladıklarını kaydeden girişimci kadınlar, eşlerinin de büyük desteği sayesinde kendilerine ‘Elinizin hamuruyla bu işe karışmayın’ diyenleri de utandırdı.

    Elbistan’da Aslı Nur Emiroğlu ve Emine Korelioğlu isimli 2 ev hanımı, yaklaşık 18 ay önce bileziklerini satarak organik solucan gübresi çiftliği kurmak için kolları sıvadı. İlçeye bağlı Çatova Mahallesi’nde bir besi ahırı kiralayan Emiroğlu ve Korelioğlu, eşlerinin de desteğini alarak 100 bin solucanla 700 metrekarelik alanda Martil Organik Solucan Gübresi adıyla bir üretim tesisi kurdu. Aradan geçen 1,5 yıl içerisinde tesisteki solucan sayısı sürekli artarak 4 milyonu aştı. 4 milyondan fazla solucanın aylık olarak ürettiği 4 ton organik gübre ise, bölge çiftçisinin tarlasında ve bahçesinde kullanması için paketlenerek satılıyor.

    Eşlerine destek olmak ve ev ekonomilerine katkı sunmak için bileziklerini satarak yola çıktıklarını kaydeden Aslı Nur Emiroğlu, İHA muhabirine yaptığı açıklamada şunları söyledi:

    “Yaklaşık 18 ay önce arkadaşım Emine Korelioğlu ile bir araya gelerek eşlerimize nasıl yardımcı olabileceğimizi konuştuk. Yaptığımız araştırma sonucunda solucan çiftliği kurmaya karar verdik. Bu konuda yaptığımız araştırmada solucan gübresi uygulamasının hiç yapılmadığını fark ettik. Ardından bu işi yapmaya karar verdik. Eşlerimizin de desteğiyle bu işe başladık. Biz bu işe başlarken kolumuzdaki bilezikleri sattık. Kendi çabalarımız ve eşlerimizin desteğiyle bu işe girdik. Başlangıçta 100 bin olan solucan sayımız şuanda 4 milyonu artmış durumda. Sürekli de artıyor.”

    Solucanların yetiştirilmesi ve organik gübre üretiminin aşamalarını da anlatan Emiroğlu, “Solucanlar çok verimli canlılardır. Uygun ortamda, uygun nem ve sıcaklıkta yemi de düzenli verildiğinde yılda 16 kata kadar çoğalabilmektedir. Solucanların beslenmesini ise, yüzde 70’i hayvan gübresi yüzde 30’u da bitkisel atıklardan elde ettiğimiz bu karışımla yapıyoruz. Bu karışımı, 2 ay fermante ettikten sonra solucanlara vereceğimiz yemi elde ediyoruz. Verdiğimiz bu doğal yemi yiyen solucanlar daha kaliteli bir atık sunuyor. Ve bu atık organik solucan gübresinin ta kendisi. Solucanlar yataklarda besleniyor. 2 tane yer yatağımız var. 8 tane de kasamızda 4 milyonu aşkın solucan var. Solucanlar, bu yatakların 20 santim altında bulunuyor. Solucanların mamasını hazırlıyoruz. Onlar birer çocuk gibi. Acıktıkça gidip mamalarını, yataklarının üzerine yerleştiriyoruz. Tesisimizde aylık 4 ton gübre elde ediyoruz. Tamamen organik olan solucan gübresi, uygulandığı bitkilerde ciddi oranda verim artışı sağlar” ifadelerini kullandı.

    Emine Korelioğlu ise bu işe başlarken çevrelerinden ‘Elinizin hamuru ile bu işe karışmayın’ diyenlerin olduğunu hatırlattı.

    Kadınların her işi başaracağını en güzel şekilde ispatladıklarını vurgulayan Korelioğlu, “Türkiye’nin 4. büyük ovası olan Elbistan bölgesinde yaşıyoruz. Bölgemizdeki arazilerde yoğun olarak kimyasal gübre kullanılıyor. Kimyasal gübrenin, hem ürüne hem de sağlımıza olan zararlarını saymakla bitiremeyiz. Bizim amacımız, daha verimli, daha ucuz ve sağlıklı gübre kullanılmasını tüm çiftçilerimize aşılamak ve ülke genelinde kimyasal gübre kullanımına son vermektir. Bu sayede daha çok ve daha sağlıklı ürün elde ederek en başta bölgemiz ve daha sonra da tüm Türkiye’de sağlıklı bir yaşama kavuşabiliriz. Solucan gübresi, geçtiğimiz şubat ayında yayımlanan yönetmelikle organik gübre olarak kabul edildi. Ülke olarak geç kalmış sayılabiliriz ama bu bizim için sorun değil. Zararın neresinden dönersek kardır. Tüm çiftçilerimizin, organik tarımın faydalarını görmeleri için de elimizden geleni yapacağız. Başlarda çevremizden yoğun tepkiler aldık. ‘Siz yapamazsınız’, ‘Elinizin hamuruyla bu işe karışmayın’ dediler. Onlara buradan sesleniyoruz: Biz kadınız. Her işi başarırız ve başaracağız” şeklinde konuştu.

  • Otomobilini satıp ticarete atıldı, 47 ülkeye ihracat yapıyor

    Bursa’da, 2006 yılında otomobilini satıp ticarete atılan Ayhan Denizci, tekstilde ikinci şubesini açtı.

    Bursa’da 26 yıldır tekstil işiyle uğraşan 50 yaşındaki Ayhan Denizci, en büyük hayali dış ticarete başlamak için 2006 yılında ikinci el otomobilini satıp, kendi şirketini kurdu. Bugün dünyanın 47 ülkesine perde ihraç eden Denizci, evinin odasında başladığı bu işte ikinci şubesini açtı. Toplam 15 kişi istihdam eden Denizci, “Perde ve kumaş ihracatı yapıyoruz. Şu anda 47 ülkeye ihracat yapmaktayız. Kendi iş yerimizin ikinci şubesini açıyoruz. Pazarlama firmamızdan sonra üretim firmamızı açıyoruz. 15 çalışanımız var. Dışarıda kendi koleksiyonumuzu fason yaptırıp yurt dışına ihracat yapıyoruz. Kalite konusunda hassas olduğumuz için bu tesisi kurduk” dedi.

    Bu işin kendisi için bir özlem olduğunu anlatan Denizci, “Çeşitli firmalarda yurt dışı pazarlama müdürü olarak çalışıyordum. Bu işe karar verdiğimde elimde hiç param yoktu. Sadece sermaye olarak aracım vardı. İlk başlarda ofisim olmadığı için evi kullandım. Çeşitli fuar ve seyahetlerin ardından işimizi büyüttük. Şu anda iki iş yerimiz var. 47 ülkeye ihracat yapıyoruz” dedi.