Etiket: Şaşkına

  • (Özel Haber) 5 Katlı Apartmanın Altındaki Yatır Görenleri Şaşkına Çeviriyor

    Osmanlı İmparatorluğu’nun kurucusu Osmangazi ve oğlu Orhangazi’nin türbelerinin bulunduğu tarihi Osmangazi Mahallesi Tophane Meydanı’nda 5 katlı apartmanın altındaki mezar görenleri hayretler içerisinde bırakıyor.

    Tophane meydanında 5 katlı bir apartmanın altında bulunan tarihi mezar ziyaretçilerini bekliyor. Bursalı Takkeci Sinan Hoca’nın kabri 5 katlı apartmanın altında kaldı. Osmanlı zamanında talebe yetiştiren ve kendisine ait 30 tane gayri menkulü vakfederek Tophane’de mektep yaptırarak burada yıllarca talebe yetiştiren Takkeci Sinan Hoca’nın 1800’lü yıllarda yaşadığı tahmin ediliyor. Yaptırdığı mektep 1903 yılına kadar talebe yetiştirdi. 1903 yılında zamanın valisi Reşit Mümtaz Paşa tarafından Tophane meydanını genişletmek için yıkılan mektebin kalan kısmı ise 1920 yılında ev yapılmak üzere satıldı. Takkeci Sinan Hoca’nın kendi yaptırdığı mektebin bahçesinde bulunan aile mezarlığı ise bu genişletme çalışmaları çerçevesinde talan edildi.

    Evi belediyeden alan vatandaş, Takkeci Sinan Hoca’nın kabrini yıkmayarak yaptığı 5 katlı apartmanı kabre zarar vermeyecek şekilde inşa etti. Takkeci Sinan Hoca’nın kabri Tophane meydanında bulunan 5 katlı bir apartmanın zemin katında ziyaretçilerini bekliyor.

    Bursalı tarihçi Erhan Yıldızalp, “Takkeci Sinan Hoca, kendi mal varlığından 30 tane gayri menkulü vakfederek Tophane meydanı önünde mektep yaptırmıştır. Ne zaman yapıldığı bilinmeyen mektebin 1845 yılında tamir edildiği bilinmektedir. Bu mektep 1902 yılında faaliyette iken 1903 yılında devrin valisi tarafından Tophane meydanını genişletmek için yıktırıldı. Meydanda kalan kısım ise ev yapılmak üzere 1920 yılında belediye tarafından satıldı. Bu zat vakfettiği mal varlığının geliri ile mektebin ihtiyaçlarını karşılıyor. Vefat ettiğinde de yaptırdığı mektebin haziresine defnedildi. Lami Çelebi’nin dedesi Yeşil Camii’nin müzehhibi Nakkaş Ali’nin kabri de Osmangazi Mahallesi Satı Caddesi’nde bir evin altında bulunuyor” dedi.

  • Fabrikaya Gelen İşçiler, Boş Bina Karşısında Şaşkına Döndü

    Kastamonu’da bayan giyim üzerine fason dikimi yapan tekstil firmasında çalışan 120 tekstil işçisi, taşeron firma patronunun iflas etmesi üzerine işsiz kaldı. Tekstil firması, gece yarısı fabrikadaki bütün makineleri kamyonlara yükleyerek kaçtı.

    Kastamonu’nun Araç ilçesine bağlı İğdir köyünde bayan giyimi üzerine üretim yapan bir tekstil firması işçileri, iflas eden patronlarının makineleri alıp kaçmasıyla haklarını bile alamadan işsiz kaldılar. Sabah saatlerinde fabrikaya çalışmak için gelen işçiler, boş bina karşısında şaşkına dönerek gözlerine inanamadı. 3 aylık alacaklarının yanı sıra üç yıllık tazminatlarının ve mesailerinin bulunduğunu belirten işçiler, tekstil firmasının sahiplerinden haklarını istediler.

    İğdir köyünde bulunan tekstil firmasının üç yıldır faaliyette bulunduğunu ve tüm haklarının makinelerle birlikte gittiğini belirten işçiler, “Makinelerin alındığı gece, saat 12.00’a kadar mesaideydik. Mesai bittikten sonra kamyonlara üretimini yaptığımız ürünleri yükledik, ondan sonra evlere gittik. Tekrar sabah geldiğimizde fabrikadaki bütün makinelerin gittiğini gördük ve büyük şaşkınlık içerisindeyiz” dediler.

    Şu anda tekstil firmasında iki aylık maaşlarının bulunduğunu ifade eden işçiler, “Birde üç yıllık tazminatlarımız bulunuyor. Ayrıca mesailerimiz de henüz ödenmedi. Böyle çekip gidemezler, bizler çalıştıklarımızın hakkını istiyoruz. Bizlere hakkımızı versinler, ondan sonra nereye giderlerse gitsinler. Bu kadar insanın parasını yemeye hakları yok. Hiç mi helal lokma diye bir şey bilmiyorlar, hakkımızı sonuna kadar arayacağız. Bu işin peşini bırakmayacağız” şeklinde konuştular.

    İki aylık maaşlarının ödenmediğini belirten işçiler, “Ödenmeyen maaşlarımızı almak istiyoruz. Herkes burada mağdur oldu. Fabrika köyümüzde üç yıldır faaliyette bulunuyor. Ama son 2-3 aydır maaşlarımız aksamaya başladı. Son olarak da Aralık ve Ocak ayının maaşlarını alamadık. Bize vereceklerini vaat ettiler ama maaşlar ödenmeden makineleri de alıp kaçmışlar. İnsanların haklarını ödesinler” diye konuştular.

    Hiç tahmin etmediklerini ve şu anda büyük şok yaşadıklarını söyleyen işçiler, “Bizlere hep aile kavramından bahsederlerdi. Bizlere çok güzel aile dersi verdiler diyebiliriz. En son Kasım ayının maaşını aldık, onu da parça parça ödediler. Şu anda iki aylık maaşlarımız içeride bulunuyor” ifadelerini kullandılar.

    “İNSANLARIMIZI MAĞDUR EDENLERİ KINIYORUZ”

    Firmanın İğdir köyünde yaklaşık üç yıldır faaliyette bulunduğunu söyleyen İğdir Köyü Muhtarı Ayhan Ata, şöyle konuştu: “Bizden devamlı işçi bulmak için yardım istediler. Bizler de yardımcı olduk. Vatandaşlarımızın mağdur olmaması için, işsiz kalmamaları için, evlerine bir lokma yiyecek götürebilmeleri için, çocuklarına bakabilmeleri için her türlü elimizden gelen yardım ve desteği verdik. Ama bizim yaptığımız iyiliklere karşılık olarak onlar bize kalleşlik yaptı. Burada halkımızı mağdur ettiler. Tekstil firmasının sahipleri, makineleri de alıp giderek insanlarımıza çok büyük yanlış yapmışlardır. Bizim halkımız duyarlı bir insan, bunu bizlere açık bir şekilde söyleyebilirdi. Ama kaçarak kayıplara karışmalarını ayıplıyor ve kınıyoruz. Er ya da geç bir zamanda vatandaşlarımızın haklarını vermelerini talep ediyoruz. Öyle gümrükten mal kaçırır gibi gece yarısına kadar insanları çalıştırıp kandırmışlardır. Bunu planlayarak akabinde gece saat 01.30’a kadar makinelerini kamyonlara yükleyerek kaçmışlardır. Ayrıca yaptıkları üretimleri de kamyonlara yükleyip kaçırmışlardır. Bu vatandaşlara yazıklar olsun diyoruz. İnsanlarımızı bu duruma getirdikleri için kınıyorum. Bu insanların şu anda su borcu, elektrik borcu, kömür borcu, market borçları gibi borçları bulunuyor. Şimdi bu kadar insan ne yapacak. Bu insanlarımızın mağduriyetlerini gidermek için değerli büyüklerimizden de yardımlarını bekliyoruz.”

    Gün boyu tekstil firmasının önünde bekleyişlerini sürdüren işçiler, ayrıca fabrikada kendilerine ait özlük haklarını içerin dosyaları ve bazı mobilya eşyalarını aldılar. İşçiler, haklarını alana kadar mücadele edeceklerini ve her türlü hukuki yola başvuracaklarını belirttiler. Ayrıca fabrika önünde olası bir duruma karşı jandarma ekipleri geniş güvenlik önlemleri aldı.

  • Definecilerin Son Yöntemi Şaşkına Uğrattı

    Bilecik’in Bozüyük ilçesinde, sözde hocayla define aradıkları iddia edilen şüpheliler jandarma ekiplerinin düzenlediği operasyonla yakalandı.

    Edinilen bilgiye göre, Aşağıarmutlu köyü Baharözü mevkiindeki ormanlık alanda kaçak kazı yapıldığı ihbarını alan İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri operasyon düzenledi. Yapılan operasyonda defineyi bulabilmek için sözde hoca getiren şüpheliler S.Y., Y.Y., E.E. ve T.T. kullandıkları malzemelerle beraber suçüstü yakalandı. Şüphelilerin defineyi bulmak için kazı yaptıkları alanı sözde hocaya okutarak kazı yaptıkları öne sürüldü. Jandarmada ifadeleri alınan şüphelilerin, mahkemece tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldığı öğrenildi.

    Bir başka ihbarı değerlendiren jandarma ekipleri, Metristepe Köyü ormanlık alanında da operasyon gerçekleştirdi. Yapılan operasyonda kaçak kazı yaptıkları iddia edilen A.İ., E.K. ve M.Ç., kullandıkları araç gereçlerle birlikte suçüstü yakalandı. İfadelerinin alınmasının ardından mahkemeye sevk edilen bu şüphelilerin de tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldığı öğrenildi.

  • (Özel Haber) 145 Kiloluk Kabak Görenleri Şaşkına Çeviriyor…

    Bursa’da bir pazar alanında satışa sunulan 145 kiloluk kabak görenleri hayrete düşürüyor.

    Merkez Nilüfer ilçesinde bir pazarcı esnafının satışa sunduğu 145 kiloluk dev kabak, pazarın ilgi odağı oldu. Vatandaşlar kabak ile fotoğraf çektirmekten geri kalmazken, çocukların ise kabağın üzerine çıkıp poz vermesi dikkat çekti. Gözlerine inanamayanlar kabağa yaklaşarak gerçek olup olmadığını eliyle kontrol etti.

    Dev kabağı görenlerin tezgahın başında uzun süre kaldığını belirten Azim Aksu, “Bu kabaklar Adapazarı Akyazı ilçesinden geliyor. Bu kabaklar Amerikan tohumu bal kabağıdır. Bunlar normalde yurtdışına gidiyor. Biz de “milletimiz görsün” diye buraya getirdik. Kabakların üzerine Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in isimleri var. Ben o kabakları onlara hediye edeceğim. Bu kabakları oteller veya büyük restorasyonlar süs amacı ile kullanmak için alıyor. Bu kabakların fiyatı 500 ile 750 lira arasında değişiyor” dedi.