Etiket: Sarnıcı

  • 150 yıllık su sarnıcı sanat atölyesine dönüştü

    Muğla’nın Bodrum ilçesinde 150 yıllık su sarnıcı, sanat atölyesine dönüştü.

    Bodrum’da 150 yıllık geçmişi olan tarihi su sarnıcı sanat atölyesine dönüştü. Mümtaz Ataman Caddesi’nde bulunan su sarnıcı, amatör ve profesyonel sanatçıların atölyesi haline geldi. Sanat atölyesinden sergi salonuna birçok etkinlik için kullanılan su sarnıcına ev kadınlarının ilgisi ise oldukça yüksek. Sarnıçta eğitim gören kursiyerler hem el sanat becerilerini geliştiriyor hem de yaptıkları sanatsal ürünleri satarak ev bütçesine katkı sağlıyor. Bazı kursiyerler ise bin bir emekle yaptığı eserleri satmaya kıyamıyor.

    “Tırnaklarımla kazıdım”

    Su sarnıcını sanatseverlerle buluşturan el sanatları öğretmeni Pınar Kadıoğlu, tırnaklarıyla kazıyarak sanat atölyesine çevirdiği su sarnıcında, yakma tekniği gravür ve dekoratif süsleme kursu veriyor. Kadıoğlu, 150 yıl boyunca tarihe tanıklık etmiş su sarnıcında sanatla uğraşmaktan dolayı oldukça mutlu olduğunu ifade ederek, şu sözlere yer verdi: “Su sarnıcının 150 yıllık bir tarihi var. 150 yıllık tarihi olan su sarnıcının içinde sanatsal etkinliklerde bulunmak inanılmaz bir haz veriyor. Dingin, sakin huzur içerisinde çalışıyoruz öğrencilerimle. Yakma resim dersleri veriyorum. Kavak ağacı üzerine kontrplak üzerine çalışıyoruz. Birde dekoratif süsleme teknikleri ile çalışmalar yapıyoruz. Herkes çok mutlu çalışıyor burada. Sevgi ve mutluluk içerisinde günlerimizi geçiriyoruz bu sarnıçta.”

    “Yağmur suyu almaya başladığı zaman gelip müdahale etmeye çalışıyorum”

    Sarnıcın içerisi su dolduğu zaman müdahale ettiğini söyleyen Kadıoğlu, “Su sarnıcının görevi zaten içerisinin sularla dolması ve bu mahalledeki insanların su ihtiyaçlarını gidermesiydi. Su sarnıcının içerisine su dolmasını engellemek çok zor. Bu sarnıç su alsın diye yapılmış zaten. Suyu topraktan doğal olarak çekiyor. Yağmur suyu almaya başladığı zaman gelip müdahale etmeye çalışıyorum. Bazı bölgelerini kapattım korumaya aldım” dedi.

    Sarnıçta kurs gören Sema Yücel ise, “İki yıldır gidip geliyoruz buraya. Hem ahşap yakma hem de dekoratif süsleme teknikleri öğreniyoruz. Her seferinde severek koşa koşa geliyoruz buraya. Sarnıçta sanat yapmak çok otantik çok değişik. En başta o bizi etkiliyor. Atmosferi, sıcaklığı çok güzel. Burada keyifle çalışıyoruz” şeklinde konuştu.

    İki yıldır sarnıçta kurs gören Işıl Bakış da yakma resim sanatı yaptığını söyleyerek sarnıç içerisinde böyle bir sanat yapmanın çok güzel olduğunu açıkladı.

    18 kişi içerisinde tek erkek kursiyer olan sanatsever ise, “Sarnıcın doğallığı, otantik yapısı çok güzel. Bu da bizi daha çok motive ediyor” diye konuştu.

  • Yerebatan Sarnıcı, Türkiye’nin UNESCO’daki En İyi On Eseri Arasına Girdi

    542 yılında Bizans İmparatoru I. Justinianus tarafından yaptırılan Yerebatan Sarnıcı, seyahat yazarı, rehber, televizyon programcısı, öğretim üyesi ve gazetecilerden oluşan jüri tarafından Türkiye’nin UNESCO’daki en iyi on eserinden biri seçildi.

    Aralarında seyahat yazarı, rehber, televizyon programcısı, öğretim üyesi ve gazetecilerden oluşan büyük jüri, UNESCO’daki en iyi on eseri seçti. Büyük jürinin seçtiği eserler arasında Tarihi Yarımada’nın gözbebeği Yerebatan Sarnıcı da bulunuyor.

    Türkiye’nin UNESCO Dünya Mirası Listesi ve Dünya Mirası Geçici Listesi’nde toplam 75 eseri bulunuyor.

    Türkiye’de mutlaka görülmesi gereken on eser arasında Topkapı Saray, Ayasofya Müzesi, Süleymaniye Camii ve Yerebatan Sarnıcı’nın bulunduğu Tarihi Yarımada listenin başını çekiyor. Listede yer alan diğer eserler arasında Adıyaman’da bulunan Nemrut Dağı Kalıntıları, Göreme Milli Parkı ve Kapadokya, Hattuşa Antik Kenti, İzmir Efes Antik Kenti, Safranbolu Evleri ve Trabzon’da bulunan Sümela Manastırı bulunuyor.

    YEREBATAN SARNICI

    Tarihi Yarımada’nın ortasında bulunan Yerebatan Sarnıcı, 542 yılında Bizans İmparatoru I. Justinianus tarafından Büyük Saray’ın su ihtiyacını karşılamak üzere yaptırılmıştır. Suyun içinden yükselen mermer sütunlar arasındaki ihtişamından dolayı halk tarafından “Yerebatan Sarayı” olarak da anılıyor. Sarnıçta efsanevi Medusa heykel başı da bulunuyor.

    Yerebatan Sarnıcı, müze olarak hizmet vermesinin yanı sıra, ulusal ve uluslararası birçok etkinliğe de ev sahipliği yapıyor. Müze her gün 09.00-17.30 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor.

  • Bozdoğan’daki Tarihi Su Sarnıcı İlgi Görüyor

    Aydın’ın Bozdoğan ilçesinde yer alan ve bir asır önce hayvanların ve çiftçilerin su ihtiyacını karşılaması ve bölgedeki tarlaların sulanması için inşa edilen tarihi su sarnıcı, günümüzde de kullanılmaya devam ediliyor.

    Bozdoğan’ın dağ köylerinden Kızıltepe ile Konaklı mevkisi arasında yer alan ve yağmur suyuyla dolan bu sarnıcın tarihi bir sanat olduğunu söyleyen bölge sakinleri, çevrede birçok bahçe ve arazı olduğunu, çiftçilerin yararlandığını ifade etti. Sarnıcın yapısıyla ilgili bilgiler veren bölge sakinlerinden Sinan Çelen, “Sarnıçların ortak özelliği hayırsever vatandaşlar tarafından yaptırılmış olmasıdır. Yapıların giriş kapıları genellikle bulundukları arazi ile hemzemindir. Giriş kapısından yapı tabanına kadar uzanan merdivenler mevcuttur. Çoğu sarnıçtaki su seviyesi giriş kapısına yakın durumdadır. Yapılar yığma taş veya dolgu tuğla ile yapılmıştır. Çoğunun üzeri kerpiç veya beton sıva ile kaplanmıştır. Yapıların üzerleri genellikle beton veya dolgu tuğladan yapılmış kubbe ile örtülüdür. Bu sarnıçlara sel yatakları küçük kanallarla bağlanmış ve bunun yanı sıra oldukça geniş kubbesinden de içeriye yağmur sularının süzülmesi ve toplanmasına olanak sağlanmıştır” dedi.

    “KANUNİ’DE SARNIÇLARDAN FAYDALANMIŞ”

    Rivayetlere göre Kanuni Sultan Süleyman’ın Rodos Seferi sırasında ordusunun su ihtiyacını da sarnıçlardan karşıladığını söyleyen bölge sakinlerinden Servet Öztürk, “Bu sarnıç bir sırdan daha önce yapılmış. Dedelerimiz bize anlatırdı. Zamanında bu bölgelere su ulaşmadığından dolayı yağmur sularını biriktirmek adına bu sarnıç yapılmış. Bu sarnıç hem bölgedeki bahçe ve arazilerin sulanması için kullanılıyor hem de hayvanlar ve çiftçiler için su ihtiyacını karşılıyor. Belki bir asırdan önce yapıldı fakat hala da bu sarnıç burada kullanılıyor” diye konuştu.