Etiket: Şarbon

  • Mersin’de “Şarbon” hastalığı eğitimi

    Mersin İl Tarım ve Orman Müdürlüğü personellerine, “şarbon” hastalığı ile ilgili olarak eğitim verildi.

    Adana Veteriner Kontrol Enstitüsü Uzman Veteriner Hekimleri tarafından Mersin İl Tarım ve Orman Müdürlüğü toplantı salonunda personellere yönelik, eğitim toplantısı düzenlendi.

    Toplantının birinci grubuna, il müdürlüğü ve 13 İlçe müdürlüğünde görevli, veteriner hekimler, Mersin Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği ile Mersin Koyun ve Keçi Yetiştiricileri Birliği veteriner hekimleri katıldı.

    İkinci gruba ise küçük ve büyükbaş hayvan yetiştiricileri, kasaplar ve marketlerin et reyonu çalışanları katıldı.

    Her iki gruba da şarbon hastalığı hakkında gerekli bilgiler verildi.

  • Kızıltepe’de ‘şarbon’ şüphesi

    Mardin’in Kızıltepe ilçesinde bir kadın, şarbon hastalığı şüphesiyle tedavi altına alındı.

    Edinilen bilgilere göre, Kızıltepe’nin Ersoylu Mahallesi’nde ikamet eden 64 yaşındaki A.D., geçtiğimiz günlerde kalp yetmezliği ve nefes darlığı nedeniyle İlçe Devlet Hastanesine kaldırılarak, tedavi altına alındı. Durumu ağırlaşan kadın, bir süre sonra, ilçedeki özel bir hastaneye sevk edildi. Burada yapılan testlerin ardından şarbon olabileceği ihtimali üzerinde duran doktorlar, A.D.’yi izolasyon odasına alarak, test sonuçlarını Sağlık Bakanlığına gönderdi.

    Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Başhekim Yardımcısı Op. Dr. Turan Pehlivan, “Bundan yaklaşık bir hafta önce hastanemize Kızıltepe Devlet Hastanesinden sevk edilen bir hastada yapılan kültürler sonucunda kanda şarbon kültürü şüphesine rastladık. Bunun üzerine Sağlık Bakanlığına bilgi verdik. Onlar da bizden örnek istediler. Bakanlıkta tekrar bakıp, çalışıp teyit edecekler. Bundan sonra kesin tanı olup olmadığını bize bildirecekler. Biz gerekli tedbirlerimizi aldık. Hastayı diğer hastalardan ayırdık. İzolasyon dediğimiz odamızda şuanda. Her ihtimale karşı diğer hastalarımızda da çeşitli tetkikler yaptık. Bakanlıktan haber bekliyoruz” dedi.

    Hastanın durumunun ciddiyetini koruduğunu belirten Pehlivan, “Hastamız zaten kalp yetmezliği ve zatürre teşhisi ile gelmişti. 3’üncü basamak yoğun bakıma sevk edildiği için bize gelmişti. Bu hastalar yoğun bakımdan çıkana kadar ciddi risk altındadır. Buna da ek olarak gerekli ilaçlar eklendi tedavisine. Şuan şarbon ile ilgili olan kısmı şüphe bile olsa tedavimizi devam ediyor” diye konuştu.

    Hastanın oğlu Halef D., “Annemizde şarbon şüphesi olduğunu söylediler. Kesin sonuçlar açıklanacak. Annemiz tedavi ediliyor” ifadelerini kullandı.

  • TÜRES’ten ’şarbon’ açıklaması

    TÜRES Genel Başkanı Ramazan Bingöl, son zamanlarda gündemde olan şarbon meselesi üzerine yaptığı açıklamada “Türkiye’de güvenilir yerlerde etler her daim veterinerler aracılığıyla kontrol ediliyor ve bu hastalığın merdiven altı olmayan yerlerde gözükmesi mümkün değil. Vatandaşlarımız merdiven altı yerlerden uzak durmalı güvenilir yerleri tercih etmeliler” ifadelerini kullandı.

    Tüm Restoranlar Lokantalar ve Tedarikçiler Derneği (TÜRES) Genel Başkanı Ramazan Bingöl, son günlerde kamuoyunda sıkça konuşulan ve özellikle sosyal medyanın etkisiyle vatandaşlarda bir nebze de olsa panik havası oluşturan ‘şarbon’ konusunda önemli açıklamalarda bulundu. Bingöl, şarbonun gereğinden fazla abartıldığını ve bunun artık sektöre zarar verecek düzeye geldiğini söyleyip geçmişte yaşanan ‘kuş gribi’ vakasını hatırlattı.

    Sağlık Bakanlığı’nın, şarbon hastalığıyla ilgili halk sağlığını tehdit edecek bir durum yaşanmadığını ithal edilen büyükbaş hayvanların bir kısmında bu hastalık tespit edilse de bunun tüketime sunulmadığını açıkladığını anımsatan Bingöl, “Güvenilir yerlerde her daim veteriner kontrolü var” dedi.

    “Türkiye’de güvenilir yerlerde etler her daim veterinerler aracılığıyla kontrol ediliyor”

    Ramazan Bingöl şu ifadeleri kullandı:

    “Yurtdışından ithal edilen hayvanlarla ilgili şarbonlu oldukları iddiası sektörümüzü de olumsuz etkiliyor. Şarbon konusu çok hassas bir mesele olmakla birlikte yetkili birimlerimizin aldığı denetimler ve yaptığı incelemeler sonucu az sayıda bir vakada tespit edilmiş ve anında çözüm bulunarak bunun yayılmasının önüne geçilmiştir. Bu gelişmeler sonrası yayılma alanı bulmayan şarbon gerçeğine rağmen sosyal medyadan imzasız, kim tarafından gönderildiği belli olmayan ses kayıtları ile korku yayan içerikler vatandaşlarımızın kafasını karıştırmakta ve kırmızı ete yönelik bir algı oluşturulmaktadır. Öncelikle belirtmek isterim ki Türkiye’de güvenilir yerlerde etler her daim veterinerler aracılığıyla kontrol ediliyor ve bu hastalığın merdiven altı olmayan yerlerde gözükmesi mümkün değil. Vatandaşlarımız merdiven altı yerlerden uzak durmalı güvenilir yerleri tercih etmeliler.’’

    Geçmiş yıllarda yaşanan kuş gribi vakalarınıu hatırlatan Bingöl, “Güvenilir yerlerle ilgili paylaştığımız bu husustan sonra bir hatırlatma da geçtiğimiz yıllarda ülkemizde yaşanan kuş gribi ile ilgili olacaktır. Kuş gribi iddiaları zamanı da köylünün ve yerli üreticinin elinde bulunan bütün tavuklar telef edilmişti. Kuş gribi korkusu yüzünden kırsal kesimde üretim sıfırlanma noktasına gelmiş ve burada yaşayan vatandaşlarımız yumurtasını bile marketten almaya başlamıştı. Bu sürecin sonunda yerli üretici büyük zarar görmüştü. Vatandaşlarımız şarbon konusuna biraz da bu ‘kuş gribi’ örneğiyle bakmalı ve veteriner kontrolünde bulunan yerlere güvenmelidir’’ açıklamasını yaptı.

  • İl Sağlık Müdürü Dr. Yavuzyılmaz’dan ‘şarbon’ açıklaması

    Aydın il Sağlık Müdürü Dr. Fevzi Yavuzyılmaz, halk arasında Aydın nazilli ilçesinde şarbon vakası yaşanmış gibi söylentinin dolaştığını böyle bir durumun söz konusu olmadığını söyledi.

    Konuyla ilgili açıklamada bulunan Aydın İl Sağlık müdürü Dr. Fevzi Yavuzyılmaz, “Halk arasında ve bazı dijital mecralarda ilimiz Nazilli ilçesinde hastaneye gelen 3 kişiye ‘şarbon’ teşhisi onulmuş gibi bir söylenti dolaşıyor. Bu bilgi kesinlikle doğru bir bilgi değildir. Şarbon vakası bildirimiz orunlu bir hastalıktır. Bırakın Nazilli ilimizi ve Aydın il genelindeki resmi sağlık kuruluşlarımızı il genelindeki özel sağlık kuruluşları ve muayenehanelere bile gelmiş böyle bir vaka yoktur” diyerek Aydın il genelinde ‘şarbon’ ile ilgili herhangi bir vakanın yaşanmadığını söyledi.

  • Yetkin: “Balıkesir’de şarbon hastalığı henüz görülmedi”

    Ankara ve Sivas’ın ardından İstanbul’da da şarbon hastalığının görülmesinin ardından açıklamada bulunan Balıkesir Veteriner Hekimler Odası Başkanı Mustafa Yetkin, Balıkesir’de şarbon hastalığının şu an için görülmediğini belirtti.

    Balıkesir Veteriner Hekimler Odası Başkanı Mustafa Yetkin, hayvancılıkta önemli bir yere sahip olan Balıkesir’de şarbon hastalığının bulunmadığını açıkladı. Ankara, İstanbul, Trakya ve İç Anadolu da birden bire ortaya çıkan şarbonun insanlarda ölüme sebebiyet verebileceğini söyleyen Yetkin, hasatlıktan korunma yöntemlerini açıkladı ve vatandaşlardan veteriner hekimlerin bulunduğu mezbahalardan gelen etleri yemeleri konusunda ikazda bulundu.

    Mustafa Yetkin, “Şarbon özellikle büyükbaş hayvanlarda, sığırlarda keçilerde görülüyor. Şarbon hayvanlardan insanlara geçebilen bir hastalık. Çok önemli. Genellikle bulaşmada bağırsak yoluyla, solunum ve temas yoluyla oluyor. 120-140 derecede sıcakta kaynatılmadan yenen etlerle mide yoluyla insanlara bulaşabiliyor. Tabii bu oran çok düşük, esas görülme oranı yüzde 95 ile deri yoluyla. Buna meslek hastalığı diyoruz, veteriner hekimlerde görülen bir hastalık. Kurban bayramında kesim yapanlarda görülen bir hastalık. Kasaplar yanlışlıkla elini kestiyse ve hayvan mikrobu taşıyorsa bulaşma oluyor. Buluşmaların çoğunluğu bu şekilde oluyor. Şarbon ölümlere sebep olabiliyor. Bunu önlemenin en büyük yolu hastalıklı hayvanların kesilmesinin önlenmesi. Hastalıklı hayvanlar zamanında teşhis edilip kesimi engellenirse şarbon olmaz. İtlaf edilmesi gerekir. Fark edilmemişse hayvan bir şekilde kesilmişse karşımıza çıkan tablo şu. Ölüm katılığı oluşmaz. Kestiğimiz hayvanın eti koyu, simsiyahtır ve pıhtılaşmaz. İç organlarına baktığınızda dalak normalin 7 misli büyümüştür ve çamur manzarasını almıştır. Bu tür etlerin hemen imhası lazım. 2 metre büyüklüğünde çukur kazıp oraya gömmek, mümkünse fırında yakmak gerekir. O işlerle uğraşan insanların elini ayağını dezenfekte etmesi gerekir, maske takması gerekir, eldiven giymesi gerekir. Veteriner hekim olmayan yerlerden gelen etleri yememek gerekir. Doğal olarak kesimlerin mezbahalarda ve yasanın el verdiği yerlerde yapılması gerekir ki insanlara yansımasın. Hastalığın çıktığı bölgede dezenfekte yapılması gerektiği gibi, hayvanlara 4,5 sene aşı yapılması gerekir. Hastalığın ülkemizde çok görülmesinin bir sebebi de dışardan getirilen ithal hayvanlar. Bunlar eskiden bakanlığın veteriner hekimleri tarafından kontrol edilir, 21 gün karantinada tutulduktan sonra ülkeye sokulurdu. Zannedersem et fiyatlarını düşürmek adına bunlar karantina süreleri bekletilmeden ülkemize sokuldu. İthalat izni verildi bazı şirketlere. Bu da bu tür hastalıkların hortlamasına sebep oluyor. Bizim bölgemizde şu ana kadar ne bize ne de kamuya gelen bir şarbon hastalığı yok. Şu an için bölgemizde bu hastalık görülmedi fakat görülmeyecek diye bir şey yok” şeklinde konuştu.